tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 96
tekrar depresyona girmek istemiyorum. bu üçüncü olacak. bu kez sağ çıkabileceğimden emin değilim.
sigarayı bırakmama ailem o kadar sevindi ki... ışığım kapalı, uyudum sanıyorlar ve bilin bakalım ne yapıyorum.
güzel olduğunu düşündüğüm gözlerine bir gün yakından bakmak istiyorum be sözlük.
merak ediyorum sözlük..
oysa samimiyetle yazıp gönderdiğim entryleri sırayla eksileyen yazarlara ne yazmış olup da onları böylesine rahatsız ettim. bilmiyorum. ama dostça konuşmak, tartışmak isterdim..
ve zahmet edip de oyladığınız için müteşekkirim.
her ne olursa olsun derinlerinizden gelen o birkaç parça sözcüğün okunmuş ve başkalarıyla paylaşılmış olduğu duygusu çok güzel..
yahu cidden sakatlandım, canımın acısından neredeyse ağlayacağım. otururken bile dizlerimin yanları ağrıyor, şansıma evde ağrı kesici de kalmadı, katarinin içerisindeki parasetamolden nemalansam mı acaba etkisi olur mu?
bir ruhsal yükseliş döneminde hissediyorum kendimi. enerjim yükseldi, kendime verdiğim değer arttı, özgüvenim ideal seviyesine yükseldi. artık toplum içinde konuşurken sıkılmıyorum ama bu seviyeye bu kadar geç gelmiş olmak beni bir yandan üzüyor. düşüncelerim uçuşuyor kafamda içimdeki enerji ile sanki dünyayı kurtarabilecekmişim gibi hissediyorum tabi sorarsanız çalışma var mı diye yok. allahım sen bu içimdeki umudu hep koru ve yayılmasını sağla. kelebek etkisine inanmak istiyorum
çin'de yapılacak olan bir uluslararası kongreye davetli konuşmacı adı altında bir davetiye mektubu aldım. çok heyecanlandım sözlük. gerçi biraz da endişe etmedim değil. çünkü bir avrupa ülkesine gitmiyorsun sonuçta. çin'den bahsediyoruz. bir uzak doğu ülkesinden...

oturduğum yerden bana yazılmış olan davet mektubunu birkaç kez daha okudum. mektup iyi bir ingilizce ile yazılmıştı. çok içtendi.


ardından bir an düşüncelere dalıp, kendimi çin'deymişim gibi hayal ettim. bir şehirde yürüdüğümü hayal ediyorum. adını bile bilmediğim bir şehir. yürüyorum ama caddeler meydanlar insan seli. birbirinize dokunmadan geçemiyorsunuz.
olacak iş değil. çekik gözlü insanların yanında kabak gibi sırıtacağımı bile düşündüm, düşünmez olayım. haklıyım. onların yanından geçerken bana ufaktan bir bakış attıklarını görüyorum. acaba o insanlara nasıl görünüyorumdur?

neyse hayali bir şehrin kaldırımlarında yürümeye devam ediyorum. dillerine dair en ufak bir kelime bilmişliğim yok. başımı kaldırsam tabelaların üzerine düzgünce yazılmış olan şekilli şukullu onlarca yazı.. acaba ne demek istiyorlar ??

neyse hayallerimden sıyrılıp gerçeğe döndüğümde, hemen telefona sarıldım. babamı aradım lakin telefona annem çıkmıştı.
çin'de yapılacak olan kongreye davetli konuşmacı olarak seçildiğimi anneme söyledim.
ancak annem çin'e gitmeme sert bir dille karşı çıktı ve ardından
'sen acından ölürsün orda' dedi.
annemin bu sözü karşısında avalladım kaldım. düşüne düşüne bunu mu düşünmüştün şimdi ?!
insan motive edici bir şeyler söyler. oğlu ile gurulanır, mutluluk duyar ne bileyim!

gerçi farklı bir kültür gözümü korkutuyordu. bir bahane arıyordum gitmemeye. anneee bu sözün ilaç gibi geldi. ne yalan söyleyeyim.

iyi de, ben adamlara şimdi ne cevap vereceğim ana ?
yaklasik iki hafta sonra 5. sinif bitiyor. icimden deli gibi aglamak geliyor be sozluk. sozlu sinavlardan, slayt okumaktan, ders calismaktan, gerim gerim gerilmekten, her sabah erken kalkmaktan cok sikildim. gercekten cok. her sabah soverek geldigim okul bitmek uzere. eminim seneye de cok hizli gececek, nasil oldugunu anlayamadan hop mezun olmusum. gecen senelerimin kiymetini bilememisim, arkadaslarimla yeterince zaman gecirememisim, hep ders ders ders gozlerim baska sey gormez olmus. ogrenciligimi yasayamamisim sanki. okulda yeni tanistigim insan sayisini da cok arttiramamisim. silik bi karakter gibi geldim ve oyle gidicem sanki. kimse beni hatirlamicak, hocalardan zaten beklentim yok ama belki alt donemlerden olabilirdi. bilmiyorum gelecek senenin is yukunden de korkuyorum. nobetler bi yandan tus calismak bi yandan hocalar filan filan. diyorum ki bari bunun tadini cikar. sonra cok pisman olcaksin.. daha dun gibi aklimda anatomi kitaplarini parcalamak isteyisim filan filan.. iyice duygusallastim gidip agliyim biraz daha.. bu yaziyi okuyan alt donemler varsa okulun tadini cikarin.. nefret ede ede gelseniz de bi gun bitecegi icin uzuluyorsunuz...
yoruldum sözlük. çevremdeki insanlar teker teker azalıyor. nerede yanlış yapıyorum anlamıyorum. gerçekten bunun tek sebebi ben miyim? bu kadar kötü bir insan miyim gerçekten? bilmiyorum..
sanırım farkında olmadan yanlış yapıyorum. en kötüsü dönüp baktığımda yaptığım yanlışları göremiyorum. durup dururken oluyor her şey. ne olduğunu anlamadan konuşmayı kesiyorlar.tavşan dağa küsmüş dağın haberi olmamış, aynı o hesap. bende saf gibi gidip konuşuyorum selam veriyorum karşılık gelmeyince 'naptım yine ben' oluyorum sonrada gidip 'hayırdır ne oldu' da demiyorum çünkü gücüm yok. çünkü insanlarla uğraşmaktan, bencilliklerinden, hep ben yanlış olmaktan yoruldum.. çok canımı sıkıyor bu durum, kimseye de anlatamıyorum derdimi, anlamıyorlar.
ama sanırım en büyük yanlış benim
  • /
  • 96

içerik kuralları - iletişim