Tıbbiyeli Radyo Yayında!

tıbbiyeli itiraf

  • /
  • 90
bir insan ya üretecek, ya öğrenecek, ya da öğrendiklerini aktaracak. başka bir şekilde hayata tutunmanın mümkün olduğunu düşünmüyorum.
"ne kadar vaktimiz var?" diye sormuştum sana.
gözlerin ruhumu delip geçiyorken "çok.." diyebilmiştin sadece, o güzel başını sallarken o gece..

aslında birbirimizin olduğumuz son anmış, bilmiyordum.
çok yanlış sularda yüzüyorum sözlük çok.
müzik yapmayı seviyorum, bu gece bir kafede kendimizi geliştirmek adına amatör biçimde müzik yapıyoruz. yani düzenli bi para alma durumu da yok ortada aslında şimdiye kadar da 50-60 lira arası bir miktar kazanabildik arkadaşımla. ama mesele para değil şimdilik, cidden bulunduğum ortamdan inanılmaz derecede keyif alıyorum. insanların sizi dinlemesi sizden şarkılar istemesi size eşlik etmesi iyi hissettiriyor. bir sesine sağlık sözü yeterli oluyor, en nihayetinde bundan 2 ay önce birilerinin karşısında böyle müzik yapamıyordum lakin artık, sahne heyecanını yendiğimi düşünüyorum. kars gibi küçük bir yerde böyle şeyler yapabileceğimi düşünemezdim ama beklediğimden daha güzel ve samimi bir şehirde yaşıyorum...
hayat acımasız derslerine devam ediyor; ben her gün biraz daha öğreniyor, biraz daha aydınlanıyorum. kendimi tanıyorum, sınırlarımı keşfediyorum. umutlarım, hayallerim için neler yapabileceğimi, neleri feda edebileceğimi artık görebiliyorum.

dünden bugüne bir gün daha büyüdüm. bir güncük değil, koskoca bir gün.
ya her şeyim ya hiçim. sorma dünyam ne biçim.
büyüdüğüm şehri çok seviyorum, kaç yıl geçse de unutamadığım insanlarla tanıştım orada, kimse umursamıyor ama ben hâlâ bakarım neredeler neler yapıyorlar. güzeldi be sözlük, farklılardı buradakilerden çokca. bu yaşadığım yerdeki insanların bağnaz olmayanı bile bağnaz, dar bir görüşten çıkamıyorlar. ha ben öyle değil miyim de bunları eleştiriyorum, bilemiyorum. ama coğrafya gerçekten kadermiş sözlük. ne diyelim allah güzel insanlarla karşılaştırsın
bugün yaşadığım 4 saat hayatımın tam 4 yılına bedeldi.
hatta onun özeti gibiydi, ama özet hikayenin aslından daha güzeldi.
bunun neresi itiraf derseniz,tarihe not düşmeye değecek bir zaman dilimiydi.
bilmemem, görmemem gerekirdi..
ama bir konuşmaya şahit oldum bugün.
anlamsızdı;
''ereshkigal'i sev.''
karşılığı zahmetsiz ve yalın olduğu kadar da kesifti..
''sonsuza dek.''
kendi değersizlik duygularını başkaları üzerinden kastıkları ego ile kapatmaya çalışan insanlara tahammül etmekten yoruldum.

tahammül edemediğimden değil bu yorgunluk, tahammül edebilmek için gözardı etmek ve insanların iğrençliklerine dayanabilmek gerekliliğinin verdiği tükenmişlik.
  • /
  • 90

içerik kuralları - iletişim