tıbbiyelinin sinemada izlediği ilk film

  • /
  • 6
kardeşimin zoruyla transformers :(
o zamanlar güzelliğini anlayamıyordum bir kız olarak ama şu an efsane seri diyebiliriz
bir geisha nın anıları, koskoca salonda birbirini tanımayan iki kişiydik
the village
allahım bir film bu kadar sıkıcı olabilir mi ya. öyle bir uykumu getirdi öyle bir getirdi ki kafamı yukarda tutamadım film boyu. sinemayla kötü bir tanışmamız olmuştu sayesinde.
yes man
lise 2-3 felandım.yaz tatiline girişte karneleri aldık iki erkek çıktık çarşıya gezmeye gidelim diye.okuldan iki kız arkadaşla karşılaştık sinemaya gidiyorlarmış.ben baya utangacım tabi o zamanlar.arkadas daldı biz de gidiyoruz diye.öylece beraber gitmiş oldum.
pokemonun bir filmi idi.
kaçak gelin.
julia roberts filmiydi.
daha okuma yazmam yokken annem tarafından alt yazılı bir filme götürülmüştüm ve film boyu uyumuştum.
bir ara filmden bi kelime anlamanın sevinciyle şey diye bağırdığımı hatırlıyorum: anneeee yes dedi yes dediii.

yazık be böyle şeyler etmeyin çocuklarınıza.
yıl 2004, yürüyen şato.
2004 yılında vizyona girmiş olan örümcek adam 2 filmi idi. filmde doktor octopus duvara tırmanırken salonda inanılmaz bir şekilde ses çok yüksekti. filmdeki sahnelerden değil ama sesin etkisinden korkup devamlı elimdeki patlamış mısırı yere döküyordum.
yıl 2001, 5 buçuk yaşındayım. ilk kez uzun metrajlı bir film için sinemaya gideceğim. sinemaya aşırı ilgisi olan babam harika bir film seçmiş: anne hathaway'in oynadığı "acemi prenses". fakat bir şeyi hesaba katmamış, film altyazılı ve ben daha okuma yazmayı bilmiyorum. film başladıktan bir süre sonra babamın kolunu çekiştirip "anlamıyorum ben" dedim. dışarı çıkıp görevliye anlamadığımı ve mümkünse başka bir filme geçip geçemeyeceğimizi sordu. görevli bizi apar topar başka bir salona götürdü, sessizce girip oturduk. film de "deli yürek-bumerang cehennemi". o gün geri kalan hayatımın özetiymiş meğer. anne hathaway'den kenan imirzalıoğlu'na uzanan bir yaşam öyküsü...
  • /
  • 6

içerik kuralları - iletişim