tıp okumanın insanın tek vasfı haline dönüşmesi

fark ettirmeden vantilatördeki 0 tuşu olduran, ekstra kendini beğenmişlik içeren bi karakterle, insanlığa dair tevazu, empati ve iletişim becerilerinden yoksun olarak sefil bir hayat sürmeye sebep olan olay.

hep aklıma gelir. lisedeki coğrafya hocam "hayata tek dal ile tutunmayın. tek bir şeyde çok iyi olacaksınız diye bir şey yok, sevdiğiniz birçok şeye bağlanın. tutunduğunuz o tek dal kırılırsa düşersiniz" demişti. birçok konuda, meyilli olduğum halde insanlardan üstün olduğumu düşündüğüm bi dal varsa elimde o dalın kırılmasından korkarım. çünkü tutunduğum dallar insanlara gösteriş yapma aracım değil, hayata bağlanma sebebimdir ve ben bunu unutmuşumdur. ve hayat bunu her zaman acı şekilde anlatır.
hastaneden çıkamadığımız için diğer bütün vasıflarımızı terk etmek zorunda kalışımızdandır.
başlıktaki olay zaman zaman bazılarımıza olmuyor değil açıkçası. bir tarafa eklemek için başka şeyden feda etmeniz gerektiği oluyor. hayat... ben de olmaması için uğraşanlardanım. bunun için zamanımı nadir ayırabilsem de küçük hobilerim, kendimi dinlendirmek, kendime zaman ayırmak adına yaptığım şeyler var. basketbol, satranç, çengel bulmaca, gidip bir müze gezmek, gidip dışarıda koşmak gibi. basit görünen gerekli şeyler bence.

içerik kuralları - iletişim