tıpçının bölümümü sevmiyorum demesi

nefret edilesi insan tipi. defol git başka bölüme kontenjan işgal etme. dayak yiyen doktorların %90ını oluşturan gruptur ayrıca. her şey doktorlarsitesinde anlatıldığı gibi tozpembe değil.

edit: bana cevaben yazılan entry için; başıma gelmedi gelemez ama şahit oldum. misal 70 yaşında kadına oğlunun yanında bağırır laf çarparsanız yumruğu yersiniz. başıma gelirse benden de yumruk yersiniz. misal2; destur demeden hadi çabuk sırala şikayetlerini başka işim var derseniz yumruğu yersiniz. ben bunu sineye çekebilirim, başıma geldi. ama herkes çekmez. seansına 140 tl verdiğim doktor bunu yapamaz.
misal3; yakınını yeni kaybetmiş hastayakınının yanında gülüp eğlenemezsiniz. bu meslek etiği değil insanlıktır

bu saydığım gibi yapan karşıma çıkarsa -ki genelde sabırlı, sakin, kavga sevmeyen, elit ve kültürlü bir ortamda yetişmiş biri olan ben bile- damarıma basmış sayarım. varın siz düşünün herhangi biri ne yapar.
bende diyorum ki bu kadar insanlara nefret duyabilen doktorlarda defolsun gitsin.bu işe sahip kişilerde olması gereken özelliklerde bölümünü sevmek olduğu kadar meslektaşına saygı duymak, destek olmakta var.tabi bunlar olmasa bile kimseyi mesleğinden kovma gibi bir yetkimiz yok, o ancak kişinin kendi bileceği iştir.

edit:bolumune cokta severek girmemis bir doktor yuksek is ahlaki ve calisma disiplinine sahip olabilir.yazdiklarinizin baslikla alakasi yok, ikisini karistirmayin.
olağandır. öğrencilere şiir yazdırır:

"aklın başındayken gözüm liselim,
günahı boynuna at tıpa gelme
başbelası olur hazırlık belkim
öss formunu yırt, tıpa gelme.

simsiyah saçların eline gelir
yirmibeşe varmadan keline gelir,
not boyun aşmazsa beline gelir
gövdeyi bir işe at, tıpa gelme.

hocalar bir alem, dersler bir alem
kurtaramaz seni gelse sülalen
inek der, alay eder, güler elalem
bir meslek sırrına yet, tıpa gelme.

cayır cayır paran gider her sene
çatlasan tek kuruş girmez kesene
bir de bütünleme patlar ensene
meslek okulunda yat, tıpa gelme.

derse yetişilmez, akşamdan gitsen
gene geç kalırsın, amfide yatsan
bir senede bitmez nota göz atsan
başka bir belaya çat tıpa gelme.

çalışsan günlük otuz, kırk saat
her türlü sınavda edersin rahat
sende değil gönderende kabahat
sonuç belgeni yut, tıpa gelme.

kitaplar, notlar kafayı yersin
kadavradan evvel kefen giyersin
her gece rüyanda kemik sayarsın
akşamdan mezara yat tıpa gelme.

hazırlık bitmeden canına yeter
evin, memleketin gözünde tüter
dönem bir, iki, üç ölümden beter
davarı, sığırı güt tıpa gelme.

yok mu yerine gönder ikizin
dua eder sana oğlun kızın
yanına koşul sarı öküzün
sabana, düvene git tıpa gelme."
eğitim sistemimizin gençlere ve üniversitelere bir nevi armağanıdır! tıp fakültesini ya da farklı bir bölümü,mezuniyet sonrası sahip olunan statü ve parayı referans alarak bu bölümlere tercih yaparlar. akıllar başa ise çok sonradan gelir. amma velakin okudukları bölümleri sevmediklerini fark ettikten sonra onlar adına okul ve iş hayatı çok daha zor geçecektir. bir de bu kategoriye kısmen giren; bölümünü başta sevse bile sonradan zorla bölümünden soğutulan öğrenci gurubu vardır.
bu işi gerçekten para için yapamayacağımızı bilin. herkes bir yaşında bir çocuk sadece ağzını açsın diye yarım saat uğraşmaz dil dökmez ona eldiven şişirmez . ya da kızının oğlunun bakmadığı yaşlı bir insanın yanında oturup onu dinlemez. kimse gece uykusuz sevdiklerinden ayrı başkaları ayrı kalmasın diye uğraşmaz. biz yaparız.
bu yüzden bizler bu gurur duyulası mesleğin fertleriyiz. bunu yapamıyorsanız kendinizeki yazık etmeyin insanlara da. önerim laboratuvar ile uğramanız. ya da iyi bir esnaf,iyi bir aşçı iyi bir mühendis olmanız bizim kadar kazanırsınız. hatta daha çok . bu iş ancak yüreğinizde varsa içinizde bir yer bir insan iyi olacak bir bebek iyi olacak dediğinizde kalan her şeyi unutuyorsa işte o zaman dünyanın en güzel işi. şükür ki ben böyle hissediyorum . umarım hepimiz böyle hissederiz
git mühendis ol, mimar ol, avukat ol dedirtir.. artık para da yok.. siyasiler oy arttırmak için şaka gibi kararlar çıkarıyor.. boş bi bölüm yani.. sevmiyorsan çekilecek gibi değil.
yargılamak istemesem de madem sevmiyorsan sevdigin yere git dedirtir ki bu şekilde tanıdıklarım az değil ayrıca sevmek işini kötü ya da iyi yapmak için etken olsa da kesinlik değildir bence . sadece bir işi severek yapmayan biri nasıl mutlu olur ki ? bunu kendine neden yapar
hemen bırakabilir bölümünü , sonuçta bu mesleği 40 sene icra edecek sevmeden olmaz bu iş
bir şeyi sevgi ile yapmadıktan sonra, gerçekten istemedikten sonra bunun esaretten ne farkı var?
bölümümü sevmiyorum. gelsin malignler çünkü öğretim sistemi bilimsel değil ve akademisyenlerimiz bilimsel yetkinliğe göre degil, birilerine liyakata göre belirlenen şahsiyetler. sil maligni ver benigni tabi ki her meslek gibi etik değerlere uydukça ve ticari kaygıdan uzaklaştıkça saygı görecektir; görmelidir alkışlar
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim