türk siyasetinin çıkmazları

özetlenmek istenirse
"aynı fokun laciverti" şeklinde olabilecek siyasi partiler ve ideolojilerin siyasetimizi çıkmaza soktuğu durumlardır.
bir çok örnek var.
bir tanesi benden olsun

yakın zamana kadar chp, akpartiyi kürtleri yok saymak onları bitirmeye çalışmak üzerlerinde baskı kurmak ile eleştiriyordu.hatta bu durum bazen pkk destekleyiciliğine kadar gidebiliyordu [bu durum bir kaç yıl önce akparti için böyleydi]

neyse burda önemli olan tutunulan tavrın doğruluğu yada yanlışlığı değildir.bunun adı siyasettir bir fikir sunarsın halk beğenirse alır beğenmezse almaz.iş bundan sonra değişikliğe uğruyor.

`kürdistan bölgesel yönetimi bayrağının atatürk havalimanında göndere çekilmesi` hadisesinde şapkalar değiş tokuş edildi; bu sefer akparti kürtleri destekleyen bir pozisyon alırken chp den gelen ses bu paçavranın türkiyede ne işi var oldu.

bunun gibi yüzlerce örnek sayılabilir işte tutarsızlık çıkmaz ve çelişki budur.
türk siyaseti’nin başlıca çıkmazı tüm kutuplarıyla osmanlı’nın son devrinden miras kalan bir hastalık ile çeşitli oranlarda enfekte olmuş olmasıdır. bu kronik ve devlet çürütücü yaman hastalığın adı idare-i maslahattır.
bu hastalığın başlıca belirtileri
1)toplumun her kesimine yaranmaya çalışmak ve her kesimin dileklerini süzgeçten geçirmeyerek yürütmeye koyarak karışıklığa neden olmak
2)ulusal bilincin zayıflığı nedeniyle farklılıkları vurguluyorum derken türkiye cumhuriyeti’nin temel değerlerine kontrast vaziyette bulunan fikir ve ideolojilerin devlet sistemini erode etmesinin önünü açmak. kusura bakmasınlar her parti bu işin içinde.
yani, bir siyasetçi olarak yola çıkıyorsan...
-farklılıkları vurguluyorum diyorsun. vurgulama! ortaklıkları vurgula. temel değerlerde birleş, önce ulusçu ve cumhuriyetçi ol
-yabancılar, turistler ülkemde rahat etsin diye her türlü şaklabanlığı yaparım diyorsan, yapma! bırak yabancılar senin ülkenin yasalarına uysunlar. onlar için kendini hırpalama. mesela örnek olsun, almanya’da yazısız bir kural vardır. “man spricht deutsch in deutschland”. almanya’ya gelen almanca konuşur kardeşim der, ingilizce konuşsan bilmiyormuş numarası yapar, cevap vermez.
-ya lanet olsun, en önemlisi de, bir şeye müdahale edilmesi gerekiyorsa müdahale et. el ne der, halk ne der, oy kaybeder miyim diye bilimsel ve doğru olanı savunmaktan imtina etme. bazen halka rağmen halk için durumu olabilir. burada tavrından vazgeçme.

içerik kuralları - iletişim