türk tıbbında akademisyenliğin bulandırılması

son zamanlarda gözlemlediğim durumdur.
1- üniversitelerde tus’ta yök ve yanında sba dahil fazla sayıda kontenjan açılarak eğitimin kalite sınırı zorlanmakta, bilim insanı eğitimi örselenmekte
2- eah’larda tıbbiye öğrencisi yüzü görmemiş meslektaşlarımız sırf ‘kelli felli oldu artık doç, prof olmalıdır’ anlayışı ile hareket edilerek unvanlar almaktadır.
ben bunlara karşıyım arkadaş. akademisyen üniversite, akademi görmüş kişidir. sırf ‘bilen veya araştıran’ değil ‘bildiklerini aynı zamanda fakültede ders olarak öğreten’ demektir, benim görüşüm eah’lar sbü paravanı altında akademisyenlik dağıtmaya son vermeli. yoksa türkiye’de doçent veya profesör olmanın bir anlamı olmayacak.
tüm bunların arkasında ne olduğunu merak ediyorsanız sizi unvan endüstrisi başlığına davet ediyorum. bu olaylar unvan endüstrisidir. yapılan işin önüne unvan kazanma harisliği geçerse orası çürür. tevfik sağlam adında eski bir doktorumuz bu konu ile ilgili ilgili yollar evvel yazıp çizmiş. ne hazin ki çok değişen bir şey olmamış.

içerik kuralları - iletişim