utançtan yerin dibine girdiğiniz anlar

pediatri stajındayken bi hastanın anamnezini alırken bebeklerin annelerine(2 kez yaptım bunu) siz babaannesi misiniz diye sormuştum hayır annesiyim diyince çok mahcup olmuştum 1.de yaptın bari ders al be kızım bi daha niye pot kırıyon
anestezi sözlü sınavında entübasyon tüpüne hortum demiştim. bu gaftan haberdar olan 8 öğretim üyesinin hepsi benim sınavı nasıl 80le geçebildiğimi çözmeye çalışıyordu.
sınıf kapısını açarken kapıyı yanlışlıkla kafama vurmam ve hoca dahil bütün sınıfın hunharca bana gülmesi.
nası sıkışmışım hemen bi tuvalet bulmam lazımdı daldım bi çayocağına tuvalete doğru gidiyorum boş mu dolumu bilmiyorum kilitli de deilmiş laaap diye açtım kapıyı alstırka pozisyonundaki yaşlı dayının halini mi sorarsınız benim utançtan yerin dibine girme mi sorsrsınız? dayının o halde bana bi bakışı vardı hala gözümün önünde...
karşılaştıkca sohbet ettiğin arkadaşının adını hatırlayamamak, bi de sana el sallıyor diye düşündüğün arkadaşının , sarılmak için yanına giderken onun yanından geçmesi. aslında çok da utanılacak bi şey yok ama her başına gelen 'hay allah beni napsın 'demiştir diye düşünüyorum
dilenen insanlara güvenmediğim için bana bu amaçla yaklaşanlara "elin ayağın tutuyor. gel sana bir iş bulalım." derim. ve genelde çoğu bunu duyunca tıpış tıpış uzaklaşır benden. bir gün yemekhaneden çıkmışım havada nasıl güzel esiyor, yaktım sigaramı derinlere dalmışım. yer çekimi teorisi hakkında çıkan söylemlerden sonra, teorinin çöküşünün sonuçlarını falan düşünüyorum nasıl bir kafa hayal edin. o kadar dalmışım ki dibime kadar gelen sokak çocuklarını farketmemişim. bir anda "abi bir cigara versene abi" seslenişleriyle irkildim. dedim evladım yaşınız küçük hadi gidin. bunlar serseliğe başladılar. üstüme falan yürüyorlar bende daha evvelki hayatımdan alışkınım bu tip durumlara, sert çıkıştım çocuklara. çocuk dediysem 16 18 yaşlarında 3 genç. ben korkmayınca afalladılar alışmışlar insanların çekinip hemen isteklerini kabul etmesine. abi nolur 1 sigara, abi para diye yalvarmaya başladılar. o an bunlara dedim ki "ulan para versem nereye harcayacağınız meçhul, gelin karnınızı doyurayım desem çeker gidersiniz.."

bu sözümden sonra önerime öyle şaşırdılar ve tepkilerinde öyle samimiydiler ki. yerin dibine girdim. çocuklar açtı, aç. zorla mendil sattırıyormuş biri bunlara, paralarını da harcamalarına izin vermiyormuş. isimlerini de öğrenmiştim ki kahretsin hafızam yetmiyor. yıllar oldu.. yaşadıkları yerleri, eğitim durumlarını, nasıl yaşadıklarını vs uzunca konuştuk her şeyi. ne zaman mı? aklım başıma geldi de çocukları okulun kantinine götürdüm orada belki de aylar sonra ilk defa düzgünce karınlarını doyururken. yavrucaklar orada bile rahat değildi, bunların gözcüsü varmış. o gelir de bizi burada görürse kötü olur diye korka korka, çabuk çabuk yediler. ben varım korurum sizi desem de kar etmedi. bir daha görüşmek üzere diye ayrıldık ama kaç zaman oldu bir daha görmedim onları...
uyanıp ineceğim durağı geçtiğimi sanınca şehirlerarası otobüste ayağa kalkıp durun ben inecektim diye haykırmam.
akabinde otobüs durmuş kapı açılmış ben tam çıkacakken henüz gelmediğimizin idrakıyla geri dönmeye meyledince kapıya sıkışmışımdır.
kapıdan kurtarılıp otobüstekilerin yorum ve gülüşmeleri eşliğinde kös kös yerime geçtikten sonra muavinin kızmış değil de gururu incinmiş bir tavırla gelip hanımefendi ben zaten ineceğiniz otogar gelince söylüyorum diye sitem etmesi de üstüne tuz biber ekmiştir.
ınternlugum sirasinda basima gelen seydir. cocuk endokrin poliklnigindeyim gunde 80 hasta bakilan bir poliklinik artik boy kilo olcme isini de gectim hasta cagirmak disinda herhangi bir iste kullanilmadigim sirada iceriye 8 yaslarinda bir erkek annesiyle geldi sikayetlerini hatirlamamakla birlikte genital muayeneye baslanacagi sirada; [ ben : b, cocuk : c, anne : a ]
b : gel oglum uzan buraya.
c : ( suratima bile bakmaz camdan disariyi seyreder )
a : x oglum haydi uzan sedyeye
c : ... ( doner bakar yine cevap vermez camdan bakmayi surdurur. )
b : haydi gel ( kolundan tutup sedyeye kadar yuruduk )

cocuk bu noktaya kadar tek ses cikarmadi agzindan, yavas hareketlerle sedye uzandi.

b: haydi cikar pantolonunu.
c: ...
b: eee oglum haydi.
c:...

annesi tam bu sirada sedyeye yaklasti cocugu soymak icin iste tam o anda agzimdan cikan su sozler ve aldigim cevapla kosarak poliklinikten kacma, yere yatip cenin pozisyonun sallanma fikirleri olustu ;

b: masallah oglunuzu da prens yetistirmissiniz..
a: benim oglum otistik.
b: ...... ( hassss.. )

ne imi hastalarin var olan hastaliklarinin anamnezi cok degerliymis.

edit: imla
ortaokulda bir arkadasım vardı adı yaģmur biz onunla eve dönerdik. bir gün canım çikolata çekti . 6 ya da7. sinifiz. evin sokağında bim vardı. bime girip çikolata alacaktım. sonra ben girerken yaģmur girmedi. neden diye sordugumda birilerinin onu bime girerken gormesinden korkuyormuş, utanıyormuş. bütün hevesim kaçtı kapıdan geri döndüm ve onun sevgili olaylarını " yok o bana baktı" "yok şu cocuk cok yakisikli" lı cümlelerini dinleyerek eve döndüm. o gün onun adına öyle bir utandım ki düşününce hala yüzüm kızarır
sünnetten sonra herkesin gelip kesik başa baktığı zaman.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim