utançtan yerin dibine girdiğiniz anlar

yıllar önce olsalar da etkisi uzun süre hissedilebilen anlar. lisedeyim, kardeşimle birlikte bisiklet sürmeye çıktık. her neyse yaya geçidi geldik, indik bisikletlerden, yeşil ışıkta geçiyoruz, tam önünden gecerken adamın biri korna çalmaya başladı. durup dururken, hiçbir olay yok. ben baktım arabaya, sinirlendim başladım saydırmaya " hayatında hiç mi bisikletli görmedin, ne var ne diyorsun. yeşil ışık yandı geciyoruz lan işte ne basıp duruyorsun kornaya " şeklinde. kardeşim bir anda gülmeye başladı, sonra ona da sinirlendim "sen de ne gülüyorsun saçma sapan. ne var " diyorum. karşıya geçtik bu hala gülüyor, ben daha da sinirleniyorum. sonra dedi ki, arabada korna çalan adamı tanımadın mı * akrabamızmış yanında küçük oğlu da varmış, beni de duymuşlar biraz şaşırmışlar minnoş bir kızdan sert bir çıkış ehehe. dedim şimdi mi söylüyorsun bunu. evet yerin dibine girdim, bir süre adamların yanına gitmemeye çalıştım. onlar da hiç sözünü etmediler, etseler açıklama da yapardım. bu da böyle rezil bir anımdır.
pediatri stajında anamnez aldığım kişiye çok genç göründüğü için soruları kardeşiniz diye sordum. kardeşim değil benim bebeğim dedi. öyle mi çok pardon çok genç görünüyorsunuz. kaç yaşındasınız dedim. 19 dedi. hımm küçükmüşsünüz zaten dedim. kız ne diyeceğini şaşırdı. birbirimize boş boş bakmaya başladık. neyse ben sonra geleyim deyip kaçtım.
benden 10 yaş büyük kuzenle playstation oynuyoruz, lise 2 ye gidiyorum o zamanlar.. 3 maç arka arkaya kazandım. baktım morali falan çöktü,

+ne üzülüyorsun abi yaa sanki kısır mısın..yenmek de var yenilmek de
-evet kısırım

adam o gün tanı almış. üzerine 7 8 maç daha yaptık. ben bilerek yenildim. bir kelime bile etmedik
dahiliye intornlüğüm sırasında hocanın 'bu öğle sunum var arkadaşlarını çağır,yemek de olacak ' demesi uzerine whatsapp grubundan tüm dahiliye grubuna 'öğlen sunum var yemek olacak herkes gelsin ' şeklinde mesaj atmam,arkadaşların sunuma gelmesi ve sunumun sadece hemato intörn ve asistanlarina olduğunu öğrenmeleri sonucu hayal kırıklığıyla geri dönmesi şeklinde gerçekleşmiş bir anım mevcuttur.megerse hematoda rutin sunummuş ne bileyim ilk haftamdı swh
12-13 yaşlarındayken arkadaşımla belediye otobüsündeyiz, arkamızda yabancı dil konuşan iki kadın var. çekik gözlü olanın kaşları dövme olduğu için bizim ilgimizi çekti, o yaşlarda daha hiç öyle bir şey görmediğimiz için garip geldi ve hakkında sesli bir şekilde konuşmaya başladık. sonra ben arkadaşıma aynı ses tonuyla "ulan bir de türkçe biliyormuş?" dedim, kadın usulca "evet biliyorum." demesin mi?! anında önümüze dönüp otobüsten indik. üzerinden yıllar geçmiş olsa da dün gibi hatırladığımız anılarımızdan biridir.
bizim dönemin en güzel kızı uygulama öncesi bana selam vermişti ve ben dönüp arkama bakmıştım
hatırlamak için kafamı yastığa koymam gerekli
şimdi gülerek andığım hatıralar.

ilkokul 2 ya da 3. sınıftayım. sabah bahçede sıraya girmişiz, andımız okunuyor. sona yaklaşırken, bir sınıfa gitmeye hazırlanış biçimi olarak usulca en yakın kız arkadaşımın koluna giriyorum. bileğinden yukarı yavaş çıkıyorum çünkü sırayı birden bozduğum fark edilirse öğretmene yakalanırım. andımızın son cümlesiyle benim kola girme işlemim tamamlanmış, sınıfa çıkmaya hazırım fakat neden sağımda bana bön bön bakan bir surat var. benden hoşlanan çocuk değil mi bu? yoksa?! hayır ya olamaz. başımı dik tutup fark edilmeyeyim derken kolları karıştırmışım. offfff bir de gizli gizli yavaşça hareket ettim diye kesin yanlış anladı. çek hemen kolunu, çek çek! resmen rezil oldum ya...
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim