adını sen koy

Durum: 322 - 0 - 0 - 0 - 22.06.2019 22:42

Puan: 3730 -

2 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

Anlatmama gerek yok okuyorsunuz!
  • /
  • 33

tıbbiyeli itiraf

hayatımda güzel şeyler olduğu zaman arka planda kendimi olabilecek kötü şeylere dair hazırlıyorum. olur da bir gün düşecek olursam düşüşüm yavaş olsun istiyorum.

gelecekteki sevgiliye mektup

aorticdissection

pek değerli hemşehrimdir kendileri. aylaarr belki de yıllarr önce, sözlükçe muş turu yapsak mı diye konuşmuştuk.. sanırım ikimiz de muş için gerek olmadığını anladık ki konu kapandı*... sesi çok güzelmiş diyollaa.. radyoda canlı yayın yapsa da dinlesek keşke*.

pax atomica

benim de herkes gibi kelimelikten tanıdığım yazardır kendileri*. kaderinin doğuda yazıldığına dair şüphelerim var*.

barones frozbit

bazen çok mutlu, bazen asi, bazen duygusal.. hoş sohbet yazarımız.. sataşmayı pek bir sever *. bir süredir katılamıyor olsam da katıldığım kadarıyla radyo yayınları efsodur.
 spoiler!
onu gülüşünden tanıyabilirsiniz..

uzunyolunyolcusu

daha önce nasıl nick6ına yazmadığıma şaşırdığım yazar. sempatikliği ile gönüllere taht kuran güzel, hoş sohbet üyemiz.. aktif üyelerimizdendir.
asıl ilginç olan ne biliyor musunuz? hüzün bile yakışır ona..

moz

nick6nın boş olduğuna şaşırdığım üye. çok fazla muhabbet etmemiş olsak da enerjisinden anladığım kadarıyla çokkk fenaaa**. şaka bir yana sevilen üyelerdendir.

geceye bir şarkı bırak

içinizi dökme defteri

her gece uyumadan önce yaptığım aktivitelerden biri diş fırçalamak ise diğeri dua etmek. bir kaç gün önce yine duamı ederken bir an durdum, düşündüm ve, “benim şu zamana kadar hiç bir duam kabul olmadı ki” dedim. bunu o an sesli söylemek o kadar koydu ki bana. içimi bir hüzün kapladı. bir çaresizlik. ve o çaresizliği her zaman yaşıyor olmama rağmen allah’tan beklentimin olması biraz olsun hafifletiyormuş meğer çaresizliğimi... o an bu gerçekle de yüzleşince iyice ortada kalmışım hissi yarattı bende. kendimi yolunu kaybetmiş, bu zamana kadar bulamamış ve hala daha bulamayacakmış gibi hissediyorum.. çok acı.

tıbbiyeli itiraf

bazı konularda çok cesaretsizim.
  • /
  • 33

aşkı en güzel anlatan şiirler

yokluğun, cehennemin öbür adıdır
üşüyorum, kapama gözlerini.

(bkz: ahmed arif)

tıbbiyeli itiraf

çok fazla düşünüyorum her şeyin mükemmel olmasını bekliyorum kendimde. her şey mükemmel olmayınca da bunalıma giriyorum. beğenmiyorum kendimi ne ruhumu ne aynadaki halimi. her şeyime bir kulp buluyorum. sürekli daha iyisi olabilirim diyorum olmak için çabalamıyorum garip bir insanım. seslere toleransım çok düşük dün çekirdek yüzünden ağladım. her geçen gün artıyor böyle şeyler. ilerde bir aile kurmayı son zamanlarda istemeye başladım ama başka biriyle aynı yatakta uyumayı düşününce göğsüm daralıyor. peki anne olabilecek kadar sabırlı mıyım? özverili miyim? mükemmelliyetçiliğimi çocuğa da yansıtacağım o da böyle olacak. mükemmelliyetçilik ne kadar iyi biriyim kötü özelliği değil gerçekten başa bela bir şey. ve ben çok düşünüyorum.

bir insanı yüreğinde öldürmek

-ne diyorsun sen zeze? babanı mı öldüreceksin?!
+evet, yapacağım bunu. başladım bile. öldürmek, jones’un tabancasını alıp güm diye patlatmak değil! hayır. onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek. ve bir gün büsbütün ölecek.
(bkz:şeker portakalı)

bir insana (öldürene mi, öldürülene mi?) verilebilecek en büyük cezalardan...

tıbbiyeli itiraf

kendi değersizlik duygularını başkaları üzerinden kastıkları ego ile kapatmaya çalışan insanlara tahammül etmekten yoruldum.

tahammül edemediğimden değil bu yorgunluk, tahammül edebilmek için gözardı etmek ve insanların iğrençliklerine dayanabilmek gerekliliğinin verdiği tükenmişlik.

geceye bir söz bırak

beni hayal kırıklığına uğratan, kendimden başkası değil.
franz kafka

adını sen koy

radyoda tanıştığım, muhabbet etmekten keyif aldığım yazarımız. belki bir yıl olmuştur, radyoda ikimiz kalınca dertleştiğimiz güzel bir günü hatırlıyorum. çok çok narin bir kalbi var.
sözlüğe bir süre gelmeyince gözlerim aradı, dönmesine çok sevindim. hep yazarsın umarım ask.

adını sen koy

kelimelik sayesinde tanıştığım, sözlüğümüzün çok kıymetli yazarlarındandır. şu sıralar tus illeti ile boğuşmaktadır. kendisine burdan gönlündeki sonuca ulaşması dileklerimi iletiyorum tekrardan :) bugün radyodan ögrendim, kendisiyle yaşıtmışız. tıbbiyeli radyo'da ask adı ile marka olmaya emin adımlarla ilerlemektedir :)

adını sen koy

kızdırması çok eğlenceli olan ayrıca hayatınızda görebileceğiniz en düzgün kişi galiba. eskisi gibi radyoya ve sözlüğe teşrifini bekleriz...

adını sen koy

kendini özleten yazarlardan biri daha. sozluk hatunlarindan, hoş sohbetiyle eski radyoculardan daha cok gorsek keşke dedirten yazar.
aileyle yaşamak nedir onu bir ben anliyorum *

tıbbiyeli itiraf

yaşıtlarıma bazen dünyadaki en büyük acı aşk acısı değil diyerek bağırmak istiyorum ve tek dertlerinin bu olmasına da üzülüyorum. insanların aşkından ölecekmiş gibi yapmasından bıktım.

dünyada her gün yüzlerce kişi tip 2 diyabet tanısı alıyor. bunların yarısından çoğu çok yemekten hasta olmuşlar. öte yandan dünyanın en çok öldüren hastalığı sıtma, insanlar afrika'da ateşler içinde bir deri bir kemik ölüyor hem de bir sivrisinekle. tedaviye ulaşacak paraları yok. dünyanın bir yanı zenginlikten ölürken diğer yanı fakirlikten ölüyor. buna dayanamıyorum.

bazen kendime çok sinirleniyorum çünkü gündüz söylediğim bir lafım akşam aklıma geliyor ve akşamımı zehir ediyor. o zaman gündüz o lafı söylemeyeceksin steril, bu kadar basit.

bir insanı kırdığımda, kızdırdığımda biraz sakinleşmesi için zaman tanıyor sonrasında açık açık bana gelip söylemesini istiyorum, uzun süre trip atmasından küsmesinden hiç hoşlanmıyorum. biraz net biriyim sanırım. konuşmazsak nasıl çözebiliriz, küsmek gerçekten çözüm mü olacak bu probleme? yanına gidip seni kırdım değil mi diye soruyorum hala anlatmıyor, işte buna çok sinirleniyorum.

bu entry rahatlamak için yazılmış tam bir itiraf entrysi olup sonradan okununca muhtemelen bu sinirli ergenler gibi hallerime gülünecek ve silinecektir, şimdilik yine de yazmak istedim. tahammül sınırlarımın aşıldığı şu günlerde bana iyi gelen tek şey çocuk parkına yalnız başıma gidip çocukların uzaktan şen şakrak oyun oynamalarını izlemek. iyi ki varsınız çocuklar.
ben birazcık deliriyorum galiba.swh

Toplam entry sayısı: 322

tıbbiyeli itiraf

kendim için ne yapıyorum? kendim için yapıyorum da mutlu oluyor muyum? ne için yaşıyoruz? hayatı istediğimiz gibi mi yaşıyoruz? yoksa hayatın bize sunduğu şeyleri mi yaşamaya çalışıyoruz? hiç bir şey bilmiyorum.

günün sözü

kapı açılır, sen yeterki vurmayı bil! ne zaman? bilemem! yeterki o kapıda durmayı bil!

hz. mevlana

ali gaffar okkan



silahlı ve bombalı saldırı sonucu öldürülen diyarbakır emniyet müdürü gaffar okkan 1952 yılında sakarya’nın hendek ilçesinde dünyaya geldi. ilk ve ortaokulu memleketinde tamamladıktan sonra ankara polis enstitüsü'ne girdi ve 1970 yılında görevine başladı. ege üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi mezunu olan okkan, izmir emniyet müdürlüğü’nde emniyet amirliği rütbesine kadar çeşitli birimlerde görev yaptıktan sonra, şanlıurfa, eskişehir, kars il emniyet müdürlüğünde görevlendirildi. 18 kasım 1997 tarihinde diyarbakır il emniyet müdürü olarak göreve başladı.
gaffar okkan, görev süresi boyunca diyarbakır halkının gönlünü fethetmiştir. şehre geldiği daha ilk günlerde, sivil kıyafeti ile halkın arasına karışan okkan, halkın nabzını tutmuş, halkı anlamış ve onlarla bütünleşmiştir. 
ve ilk telsiz konuşmasını yapar. 3310’dan tüm birimlere; diyarbakır halkına eziyet edeni yakarım!
insancıl davranışlarıyla diyarbakır halkının gönlünü fetheden ali gaffar okkan, diyarbakır il emniyet müdürlüğü görevinde iken 24 ocak 2001 günü saat 17:40 sıralarında makâmından valilik binası'na makam aracıyla seyir hâlinde iken kimliği belirsiz kişilerce pusuya düşürülerek açılan ateş sonucu olay yerinde şehit edildi.
bu cinayet hala çözülememiştir...
emniyet müdürü'nün öldürülmesine tepki gösteren diyarbakır halkı, cenazenin olduğu gün kepenk kapattı ve şehrin sokaklarında protesto yürüyüşü yaptı. aynı sebepten şehirlerarası otobüs firmaları ile şehiriçi yolcu taşıyan minibüsler seferlerini iptal ederken, çok sayıda işçi ve memur işe gitmedi; okullarda öğrenci ve öğretmenler ders yapmadı. gaffar okkan’ın yakından ilgilendiği ve sürekli maçlarını izlediği diyarbakırspor da idmanını iptal ederek tüm yönetici ve sporcularla birlikte on binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninde yer aldı.
okkan’ın cenaze namazı 26 ocak 2001’de sakarya hendek merkez büyük camii’nde binlerce kişinin katılımıyla kılındıktan sonra hendek mezarlığı’nda toprağa verildi.
hakkında pek çok gazete yazısı ve kitap yazıldı. ayrıca, hayatını ve bu suikastı konu alan pek çok yayın yapıldı.
ruhun şad olsun...
seni hiç unutmayacağız...

korktun mu

bu saçma akıma verilen en güzel tepkidir*.

akustik dissection

anlatmaya gerek yok görüyorsunuz tarzı bir yayın oldu*. bayıldıkk ama iyi güldükkk.. aortic ile ertuditunun uyum içinde olması o enerjinin bize geçmesi falan derken yayın nasıl geçti anlamadık. şarkı listesi ayrı bir güzeldi. tekrar ağzınıza, emeğinize sağlık..

çocuklarla diyaloglar

bir gün ilkokul öğretmeni sınıfa girer. öğretmen bir anda hapşırır,

-öğrenci: çok yaşayın öğretmenim

-öğretmen: her beraber

-öğrenciler: çoooookkk yaaşşaaaaa..... *

sagopa ile kolera'nın boşanması

bu haberi ilk gördüğümde şoka girdiğim durumdur. şoka girmemin nedeni boşanmaları değil, yıllardır onların kardeş olduğunu sanıyor oluşumdur asdfgs

ali gaffar okkan



silahlı ve bombalı saldırı sonucu öldürülen diyarbakır emniyet müdürü gaffar okkan 1952 yılında sakarya’nın hendek ilçesinde dünyaya geldi. ilk ve ortaokulu memleketinde tamamladıktan sonra ankara polis enstitüsü'ne girdi ve 1970 yılında görevine başladı. ege üniversitesi siyasal bilgiler fakültesi mezunu olan okkan, izmir emniyet müdürlüğü’nde emniyet amirliği rütbesine kadar çeşitli birimlerde görev yaptıktan sonra, şanlıurfa, eskişehir, kars il emniyet müdürlüğünde görevlendirildi. 18 kasım 1997 tarihinde diyarbakır il emniyet müdürü olarak göreve başladı.
gaffar okkan, görev süresi boyunca diyarbakır halkının gönlünü fethetmiştir. şehre geldiği daha ilk günlerde, sivil kıyafeti ile halkın arasına karışan okkan, halkın nabzını tutmuş, halkı anlamış ve onlarla bütünleşmiştir. 
ve ilk telsiz konuşmasını yapar. 3310’dan tüm birimlere; diyarbakır halkına eziyet edeni yakarım!
insancıl davranışlarıyla diyarbakır halkının gönlünü fetheden ali gaffar okkan, diyarbakır il emniyet müdürlüğü görevinde iken 24 ocak 2001 günü saat 17:40 sıralarında makâmından valilik binası'na makam aracıyla seyir hâlinde iken kimliği belirsiz kişilerce pusuya düşürülerek açılan ateş sonucu olay yerinde şehit edildi.
bu cinayet hala çözülememiştir...
emniyet müdürü'nün öldürülmesine tepki gösteren diyarbakır halkı, cenazenin olduğu gün kepenk kapattı ve şehrin sokaklarında protesto yürüyüşü yaptı. aynı sebepten şehirlerarası otobüs firmaları ile şehiriçi yolcu taşıyan minibüsler seferlerini iptal ederken, çok sayıda işçi ve memur işe gitmedi; okullarda öğrenci ve öğretmenler ders yapmadı. gaffar okkan’ın yakından ilgilendiği ve sürekli maçlarını izlediği diyarbakırspor da idmanını iptal ederek tüm yönetici ve sporcularla birlikte on binlerce kişinin katıldığı cenaze töreninde yer aldı.
okkan’ın cenaze namazı 26 ocak 2001’de sakarya hendek merkez büyük camii’nde binlerce kişinin katılımıyla kılındıktan sonra hendek mezarlığı’nda toprağa verildi.
hakkında pek çok gazete yazısı ve kitap yazıldı. ayrıca, hayatını ve bu suikastı konu alan pek çok yayın yapıldı.
ruhun şad olsun...
seni hiç unutmayacağız...

tıbbiyeli itiraf

çaktırmıyorum aşırı hassasım.

konuşurken gözlerin dolması

boğazın da düğümlenmesiyle birlikte yaşanır o duygu durumu. konuşursun, anlatırsın, belki yakınırsın, belki de öfkelenirsin o an sonra içine akıtırsın gözyaşlarını, dolarsın taşmana ramak kalmıştır taşmak istemezsin yutkunur durursun, beklersin, nefes alırsın, yine beklersin tekrar konuşmaya yeltenirsin ki farkedemediğin çoktan dolmuş olan gözlerinden bir yaş hızla süzülür yanaklarından...

bele bağlanan hırka

bahar aylarında sıkça karşılaştığımız durum. bu kombini genellikle kadınların yapmasına karşın, artık erkeklerin de tarz yapmak amacıyla hırkalarını veyahut ince ceketlerini bellerine bağlamasıyla çok sık karşılaşır olduk. ama paten kayan gençlerimize yakıştığı bir gerçek *. boyu kısa olan kadınların yapmaması gerektiğini düşünüyorum nedeni ise bacak boylarını kesiyor olması.

kafa tokuşturmak

anlık ruh hali yoklaması

zaman zaman içinde kaybolduğum durumdur. çok hastayımm, boğazım ağrıyor, burnum akıyorr, ilgiye mutacım ve daha bir sürü şey *

akçaağaç şurubu kokusu

aşırı olmamakla birlikte karameli andıran bir kokusu olur. akışkan bir yapısı vardır. pancake ve kreplerin üzerine dökülerek servis edilir.

kendi entryni benignlemek


içerik kuralları - iletişim