albatros

Durum: 73 - 0 - 0 - 0 - 12.05.2018 12:32

Puan: 806 -

2 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Buraya yazabilecek kadar yaptığım bir biyom yok. Doğdum, yaşıyorum.
  • /
  • 8

tıbbiyeli sözlük şiir köşesi

geri gelen mektup
hüseyin nihal atsız

ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.

gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...

ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
ey sen ki gönüller tutuşur her bakışınla!
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!

bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...
hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
dinmez! gönülün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
dinmez! ebedi özleyişin bestesidir bu!
hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
görmek seni ukbadan eğer mümkün olaydı.
dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
tek bendeki volkanları söndürse denizler!
hala yaşıyor gizlenerek ruhuma 'kaabil'
imkanı bulunsaydı bütün ömre mukabil
sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.
mehtaplı yüzün tanrı'yı kıskandırıyordur.
en hisli şiirden de örülmez bu güzellik.
yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur;
kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik...

uyku saatinde gelen çalışma isteği

yerini 'neyse sabah erkenden kalkıp çalışırım' fikrine bırakır.

dinliyorken dalıp gitmek

bazen bir şarkıya karşı gerçekleşir...

'oof memleket sevdana yürek gerek...'
(bkz:bozdoğan türküsü)

doktor olunca bize de bakarsın artık

allah düşürmesin diyip geçiştirmek en mantıklısı.

kütüphane ortamını rezil eden tipler

burnunu çekenleeeeeeeerrr. kimsenin hasta olmasına bir şey demiyorum ama burada biraz fedakarlık gerekiyor. böyle bir sıkıntın varsa birkaç gün kütüphaneden uzak durabilirsin.

durduk yere insanı geren cümleler

"emin misin? " hele de bi de imalı imalı sorunca değilim deyip kaçası geliyor insanın.

komitede karnın guruldaması

açlık maçlık değildir. evden kahvaltı yapmadan çıkmam komite sabahı olsa dahi. sınavdan önce önümdekinden arkamdakinden özür dilerim karnım guruldayacak haberiniz olsun diye. biraz utanıyor insan.

uzmanlık için düşünülen bölüm

anesteziyoloji ve reanimasyon net haaarrrika bölüm

doğum günü

hiç sevmem. "ben bir kere doğdum." culardanım. öyle artistlik olsun diye değil ya utanıyorum işte.

kalp atışı

susar mısınız kızın uyum problemi olabilir ama 146 aykusu var. o dahi bi kere. çalışmasa da tıp kazanabilir. bi de haftada 14 saat uyuyormuş. puahahahahah
  • /
  • 8

levosimendan

-troponin c'ye bağlanarak hücre içindeki(kas hücresi) "kalsiyum duyarlılığını" artırır. bu sayede + inotropik etki gösterir.

-diğer bir etkisi de; vasküler düz kas hücrelerinde potasyum atpaz kanallarını aktive ederek vazodilatör etki göstermesidir.

-etkileri ve isimleri benzer olsa da fosfodiesteraz 3 inhibitörleri ile karıştırılmamalıdır. çünkü etki mekanizması farklıdır.

doktor çocuğu olmak

doktor çocuğu olmak şöyle bişeydir ya da cerrah çocuğu diyelim

siz haftasonu ailenizle pikniğe gidersiniz, sebze ağırlıklı tavuk kanat yersiniz. ailecek top oynar eğlenirsiniz

biz haftasonu ailemizle pikniğe gideriz, kırmızı et alırız mangal yanar, sonra peder, aort diseksiyonu opere etmek için hastaneye döner. sizi de akşam gelir alır swh

sonuç olarak yine de kırmızı etli olanı tercih ederim swh


resim dersindeyiz, hoca sırayla insanları ayağa kaldırıyor babasının mesleğini soruyor..

-mehmet
-çiftçi hocam
-otur otur

-mustafa
-infaz koruma memuru
-otur otur

sıra bana gelince adam kitlenmişti, herkes çıktı tenefüste ben kaldım. çay söyledi falan. köpek herif

üniversiteden de bir örnek vereyim, öyle telefon açıp soru alma demişsiniz,

annemin öğretim üyesi olduğu tıp fakültesinde okudum, 3 kez dahiliye (tamamen kendi hatam), 2 kez genel cerrahi, 4 kez de göğüs hastalıkları stajı aldım..

genel cerrahiden sözlüden geçtiğim halde yazılıdan 58 aldım, 52,54,56,58 alan herkes itiraz dilekçesi verdi. ben hoca çocuğu olduğum için vermedim, nasıl olsa yükselmez, yükselirse de bunun yüzünden yükseldi ehehe muhabbeti olmasın diye. dilekçe veren herkesin yükseldi. ben 58 ile staj tekrarı yaptım.

göğüs hastalıkları, bulunduğum okulun öğrenciler tarafından en sevilen stajıdır. ne hikmetse benimle bir alıp veremedikleri vardı. validenin arkadaşları olmasına karşın,

ilk stajda devamsızlıktan bıraktılar. 5 kez hakkınız var dediler. 5 kez gitmemiştim ve bıraktılar.

2. alışımda aynı saatte dahiliye bütünlemem vardı, ikisinden birini seç ona gir dedi. dahiliyeye girdim. göğüs hastalıkları stajı sınavına almadılar

3.stajda benimle sorunu olduğunu düşündüğüm hoca yoktu, sınavdan çıktım 64 aldın dediler. gösterdiler sonucumu da tüm hocalar. sevine sevine eve gittim. pazartesi öğrenci işleri aradı sözlüden 59 la kalmışsın dedi. hastaneye gittiğimde hocalar yanlış toplamışız dediler. meğer diğer hoca gelmiş puanlama sistemini değiştirmiş. benim 10 puan aldığım sözlü sorusunu 5 e indirmiş. 0 puan aldığım 10 puanlık sözlü sorusunu 15 e çıkarmış. 59la kalmıştım..

hüseyin nihal atsız

geri gelen mektup şiirinin şairi türkçü fikir adamı. aynı zamanda attila ilhan'ın lisedeki türkçe öğretmeni.

bir kaç eseri şu şekildedir.
(bkz: ruh adam)
(bkz: türk ülküsü)
(bkz: yolların sonu)
ek olarak aşkı en iyi anlatan şiirlerden belkide geri gelen mektup:

ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
bilmem, bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi alevden;
sen istedin, ondan bu gönül zorla tutuştu...

gün senden ışık alsa da bir renge bürünse;
ay secde edip çehrene yerlerde sürünse;
her sey silinip kayboluyorken nazarımdan
yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...

ey sen ki kül ettin beni onmaz yakışınla,
ey sen ki gönüller tutusur her bakışınla!
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince

gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,

vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de, vururken de güzelsin!
bir başka füsun fışkırıyor sanki yüzünden,
bir yüz ki yapılmış dişi kaplanla hüzünden...

hasret sana ey yirmi yılın taze baharı,
vaslınla da dinmez yine bağrımdaki ağrı.
dinmez! gönlün, tapmanın, aşkın sesidir bu!
dinmez! ebedi özleyişin bestesidir bu!

hasret çekerek uğruna ölmek de kolaydı,
görmek seni ukbadan eğer mümkün olsaydı.
dünyayı boğup mahşere döndürse denizler,
tek bendeki volkanları söndürse denizler...

hala yaşıyor gizlenerek ruhuma "kaabil";
imkanı bulunsaıdı, bütün ömre mukabil
sırretmeye elden seni bir perde olurdum.
toprak gibi her çiğnediğin yerde olurdum.

mehtaplı yüzün tanrı'yı kıskandırıyordur.
en hisli siirden de örülmez bu güzellik.
yaklaşması güç, senden uzaklaşması zordur,
kalbin işidir, gözle görülmez bu güzellik

Toplam entry sayısı: 73

16 temmuz 2016 camilerden sela verilmesi

sela cuma ve ölüm dışında okunuyorsa birlik çağırısıdır.
susmasın birlik olalım.

ünlülerin söylememiş olduğu özdeyişler

ekliyorum

çıkıktır o çıkık kırık olsa duramazsın. -hipokrat

bir yemin ettim ki dönemem. -hipokrat

sobotta anatomi atlası

baktıkça adam çizmiş yaaa diyorsun
kesinlikle sobotta derim ben ama biraz pahalı o yüzden netter ön plana çıkıyor ayrıca alınmadan pdf üzerinden de gayet rahat kullanılabilir

intern diye yazılır intörn diye okunur

her yerde farklı birileri intörn yazmış birileri intern
tdk ya göre "intern"
"ön hekim" olarak tabirini yapmışlar.
valla bayadır aklıma takılan bir meseleydi. intörn yazanla dalga geçerim.

sözlüğe her seferinde giriş yapmak

her açtığımda giriş yapmak zorunda kalıyorum. önce okuyorum bir entry yi beğeneceğim zaman lütfen üye girişi yapınız diyor. bilseydim kısa bi şifre koyardım.

doktorların büyük çoğunluğunun ateist olması

öyle bi şey yok insanı inceledikçe, gördükçe imanın kat kat artıyor

sadece türklerin yapabileceği google aramaları

tıp fakültesinde çan olsa yaşanacak olaylar

çan sistemi ortaya çıksın herkesin huyu ortaya çıkacak

(bkz: çan çıkmadıkça huy çıkmaz)

intern diye yazılır intörn diye okunur

her yerde farklı birileri intörn yazmış birileri intern
tdk ya göre "intern"
"ön hekim" olarak tabirini yapmışlar.
valla bayadır aklıma takılan bir meseleydi. intörn yazanla dalga geçerim.

benign

... entry'n benignlendi diye bildirim geldi. benign ne dedim. iyicil demekmiş. baya orijinal geldi. exitus gibi bi şey olmuş.
(bkz: sözlüktedahaöncehiçentrysibenignlenmemişolmak)

doktorların büyük çoğunluğunun ateist olması

öyle bi şey yok insanı inceledikçe, gördükçe imanın kat kat artıyor

dr plaka

sadece bunu almak için okuyorum

dr. banu çiftçi

hacettepe tıp mezunu kadın hastalıkları ve doğum uzmanı. çocukların hasta olmalarına dayanamam diyerek pediatri seçmemiş. sosyal medyadan takip etmeye çalışıyorum. samimiyeti, güleryüzü insanın içini ısıtıyor. mesleğini aşkla yaptığı çok belli. idol olarak görülme potansiyeli çok yüksek.

tıp fakültesi dönem 1 finali

kütüphane ortamını rezil eden tipler

burnunu çekenleeeeeeeerrr. kimsenin hasta olmasına bir şey demiyorum ama burada biraz fedakarlık gerekiyor. böyle bir sıkıntın varsa birkaç gün kütüphaneden uzak durabilirsin.
Henüz takip eden biri yok.

içerik kuralları - iletişim