analjezik

Durum: 426 - 2 - 1 - 0 - 16.02.2019 00:03

Puan: 5150 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Güzelleşin, ölüme kadar hayattasınız.
  • /
  • 43

geceye bir söz bırak

"...
ibrâhîm,
gönlümü put sanıp da kıran kim?"

asaf halet çelebi

islama göre mezhepleşmenin yasak olması

anlam kargaşası yaşayan başlıktır.
mezhep demek fazla özet bi ifadeyle dinde mensubu olan her bireyin yapması gereken görevlerini yapıp, belli durumları farklı şekilde ama dine aykırı olmayan bir yolla uygulayan insan topluluğu demektir.

şimdi bu durumu da yine fazla basit bi mantıkla şu şekilde anlatmak istiyorum:
abdest mevzusunda alimler arasında belirli görüş ayrılıkları oluşmuştur.
rivayet olunduğuna göre birgün hz.muhammed elini kestiğinde hz.aişe görür ve bakmak için elini tutar. efendimiz abdestinin bozulduğunu ifade eder ve abdestini tazeler. bu hadise üzerinde imam azam ve imam şafi fikir ayrılıklarına düşerler. imam azama göre kanadığı için imam şafi ye göre ise hz.aişe kanayan yere bakmak için eline dokunduğu için de abdestinin bozulduğuna kanaat getirir. mezhepleşme mantıkta bu gibi durumlarda farklı görüşlerden köken alır.

dini farklı parçalara ayırmak mezhepleşmenin de içinde olduğu ancak major etkende mezhepten daha da küçük dallara ayrılıp, aynı dinin ümmeti olmayı unutarak birbirini dışlamayı kastetmektedir.

mezhepleşme bu duruma direk yol açıyor olsaydı kabe gibi dört mezhebin de bulunduğu bir yerde birleşmek pek de mümkün olmazdı.

ek bir not : nasıl ki bir slaytı anlamak güç olduğunda textbook okuma ihtiyacı duyuyorsak kuranı anlamak için mutlaka tefsir okunması gerekir. çünkü meal bir çeviridir. özümsemek için tefsir şarttır.

kütüphane ortamını rezil eden tipler

-yaptığı ezberi içinden yaptığını zannedip herkesin dikkatini dağıtanlar
-telefonu içeride açıp yol boyu konuşarak dışarı çıkanlar
-sessiz soru sorma bahanesiyle yarım saat arkadaşıyla ders çalışanlar
-haşur huşur tüm poşetleri, paketleri açıp hüpleterek kahve içenler

kitap arasında çiçek kurutmak

sahaftan alınan bir kitapta karşılaşılınca çok daha güzel şeyler düşündürtür insana. acaba kendi mi koparttı biri mi verdi, niye bu sayfada bıraktı, nerenin gülüsün ki sen?..

rotring

tikky değil versatil 500 le ısındığım kalem markasıdır. gerçi şu an fiyatları uçmuştur ama güzel kalemdi.ama bana göre hiçbir uçlu kalem pentel'inkilerin yerini tutamaz.

tıbbi bilgisini tibbiyeliyle yarıştıran akraba

soru sorar,bildiğini doğrular onu anlarımda üste çıkmaya çalışırsa eğer ben böylelerine şey diyorum "lorenzonun yağını bulanlara fahri hekimlik verilmişti ha gayret size de az kaldı." *
pişman değilim

dönem 2

dönemler arası zorluğun tamamen fakülteye göre değiştidiğini düşünsem de eşit şartlarda temelin en zoru olduğunu düşünüyorum.

hayatımı mahveden dönemdir. beni psikiyatrist psikiyatrist gezdiren ritalinle tanışmama sebep olan, eşek gibi ders çalışıp 59 a gelen ort ile bi de yıl tekrarı yapmama sebep olan yılım....19 yaşımda beni stresten uyutmayacak kadar psikopat bi hale getiren ve özgüveni tuz buz edendir. o zamana kadar hiç bu kadar yorgun ve bir yana koşturduğumu hatırlamıyorum.allah bi daha kimseye yaşatmasın, yaşayana da tek celselik yaşatsın.

kapsaisin

substans p deposunu boşalttığı için analjezik etkisi olan maddedir.
biber gazında bulunur efendim, polis biber gazını sıkınca jopu yese bile kimsenin ağrıdan kıvranmama sebebi budur.
bk, göz yaşarması vs yapar.
nöropatik ağrı tedavisinde kullanılabilmektedir.

belli bir yaştan sonra çekilmeyen şeyler

hiç bi derdi olmayıp, en ufak bi derdini abarta abarta anlatan insanlar

edit: galiba bunun yaşla bi ilgisi de yok çocukluğumdan beri katlanamam böylelerine. tamam derdinin olmamış olması onun suçu değil ama dünyanın halini görüp kıyas yapabilmek de her akli baki insanın yapabileceğı bi şey...

günün sözü

"seni sevip çekildim, dedim dünya bu kadar..."
  • /
  • 43

nouman ali khan

pakistan asıllı, amerikada yaşaması ve nisbeten genç yaşta olması sebebiyle batılı gençlere yeni bir bakış kazandıran kuran alimi. kurduğu beyyinah enstitute ile kuran dersleri verirken bir yandan da farklı tefsir projeleriyle youtube kanalından yayınlar yapmaktadır.
15 temmuz akşamında yaşadığıülkenin aksine türk milletine verdiği destekle gönüllerde taht kurmuştur. bu akşam 20.30da haliç kongre merkezinde yapacağı konuşma tv net tarafından canlı yayınlanacaktır.

sesi serotonin salgılatan şeyler

1 yaşındaki yeğenim. ses şu: theyyjeeee. * ben ablama abla dediğim için annesine abla dediği doğrudur.*

ders çalışırken verilen ara

benim için musa peygamberin kızıldeniz'i yardığında açılan ara kadardır. derse bir ara veriyorum içinden kavim geçer.

tıpçı psikolojisi

her sınavdan önce bölümüne lanet eden, sınav olmadığı zamansa tıbbı ne kadar sevdiğini sık sık farkeden, bunların ikisini de tercih dönemlerinde olan farklı liselilere karşı farklı zamanlarda dile getirip insanların kafasını karıştıran dengesiz bir psikolojidir.

                      

kendine has monoton bir hayatın var. okul, iş, ev, yurt, sokaklar.. kulağında kulaklıklar binlerce kez geçtiğin yerlerden tekrardan geçiyorsun her seferinde. sabah, akşam, gece, ayaz.. etrafına bile bakmıyorsun, bir an önce ulaşmak istediğin yerde olmak istiyorsun. ağaçlar, gökyüzü, yıldızlar ve kaldırımlar.. hissettin değil mi? tam kalbinin oralarda bom'boş bir şeyler. ne yapıyorum ben? nereye gidiyorum? oysa sıkıldın bu monotonluktan. kanatlanıp özgür olmak istiyor ruhun, hiçbir şey düşünmeden, tüm sorumluluklardan sıyrılarak..

tüm bu düşünceler tam göğsümün ortasında acı çektiriyor bana. akıtamadığım her gözyaşı fazlaca baskı yapıyor bu içimdeki boşluk'a. görmek istemiyorum. gözlerimi kapatmalıyım. savaşmak çok yorucu.

ne oldu böyle dünyaya? zaman bizi nasıl bir boşluk'a sürükledi?

mehmet akif ersoy

kuran değiştirilmemiş tek ilahi kitaptır

şurda yazılanları okudum da gerçekten yazık.bu insanlarla aynı mesleği yapıcaz.daha kendisinden olmayana saygı göstermesini bilmeyen adam yarın öbür gün saygı görmeyi bekleyecek.bu insana can emanet edilecek.emanet edilen can belki de müslüman olacak.o zaman bu düşüncelerinden kendini soyutlayabilecek mi?
inanmıyorsan inanma kardeşim.ne diyor kuran-ı kerim:"leküm diyniküm veliyedin".ama burada veya başka yerde insanların kutsal değerleri ile dalga geçemezsin,geçmemelisin.bunu öğrenemediysen bu yaşa kadar seni yetiştiren aileye de,okuduğun kitaplara da yazıklar olsun.şimdi dalga geçince gerçi marjinal oldun pardon unuttuk onu biz.hep arkandan ne havalı çocuk diyoruz:d
bi siz okuyosunuz,sorguluyorsunuz anasını sattığımın memleketinde.bi sizin kafanız çalışıyor.ama icraata gelince "yae islamda 4 eşlilik var yaee" dan öteye gitmiyor bu safsatalarınız.allah hidayet versin ne diyeyim

edit:iddianızda doğruysanız ispatlayın.getirin farklı bir kuranı kerim gösterin herkese.ama yok siz en çok konuşmayı seversiniz

tıbbiyede öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

genel olarak metastazların mekanizmaları ufkumu açmıştır, bunlardan biri de karsinoid sendromun oluşma mekanizmasıdır.
karsinoid sendromuna yol açan tümör gis kaynaklı ise; bu tümörün oluşturduğu karsinoid sendrom ancak karaciğere metastaz sonrası meydana gelebilir. bunun nedeni ise tümörün dolaşımının enterohepatik dolaşımla karaciğere gelmesiyle; tümörün salgıladığı mediatörler karaciğerde metabolize olur ve sistemik etkiler(flushing, ishal, taşikardi, kardiyak fibrozis) görülmez. ama ne zaman ki bu tümör karaciğere metastaz yapar, işte o zaman bu sistem atlanır ve karsinoid sendrom görülmeye başlanır.

hayati inanç

hayatımda iki kez yüzyüze muhabbet etme şansı bulduğum, en sevdiğim yazarlardan birisidir.

...

okulumuza geldiğinde necip fazıl'la ilgili anekdot anlatmıştı.

...

divan edebiyatında sevdiğiniz şairler var mı diye sormuştu, kendisi nabi aşığı olduğundan, sorusuna cevap olarak ben de "nabi" demiştim. sonra ezberden dizelerini okumuştum. hoş bir muhabbet geçmişti aramızda. söyleyiş sonrası yüzyüze hasbihal ettik ve kitapları imzalatmıştım.

...

divan edebiyatı'nı hayati inanç'tan dinleyin, okuyun.

ikarus

yazamıyor, okuyamıyor, çalışamıyor, gülemiyor, ağlayamıyor, uyuyamıyor. plan yapamıyor, yemeklerin tadını alamıyor, yürümek istemiyor, heyecanlanamıyor. yemek yapmak için çekmeceleri açamıyor. ayakkabısını bağlamak istemiyor, yağmurda terlikle geziyor. boyuna ütü yapıyor, kırışık istemiyor. kalemlerini hasta yakınlarına veriyor ıslak mendille silmeden kullanıyor. pişmemiş etleri yiyor. yalandan gülmeye atp üretmiyor. dizi izleyip ne izlediğini bile bilmiyor. sürekli bi şeyleri unutuyor. oturup saatin akrep yelkovanını takip edebiliyor. yaş hesaplamak zor geliyor onu da sistemden bakmak istiyor. yeni şeylere tahammül edemiyor. hayal kuramıyor. göremiyor, görmezden geliyor. bi de anlatamıyor işte, anlatamıyor.... sonradan imha olacak şeyleri buraya bırakıyor. derealize oldu herhalde.

dahası eskisi gibi olacağına inanmıyor.
belki de sadece tembeldir.
evet evet
hep öyledir
:)))))
(((((:
:))))
((((:
:)))

Toplam entry sayısı: 426

tıbbiyeli itiraf

çok zor bi dönemden geçiyorum. hiçkimseden yardım almıyorum. bazen o kadar canım yanıyor ki,ağlama analjezik diyorum. ağlamıyorum da. ama olduğum yerde yaşlar gözümden süzülmeye başlıyor. annemi arayıp hıçkıra hıçkıra anlatacak şeyler oluyor ama aramıyorum. hayat öyle bi darbe vuruyor bu sefer,tam nefes aldım sanıyorum içime biber gazı çekmiş gibi kıvranıyorum. bunları buraya yazıyorum, belki yazdıktan sonra geri silerim bilmiyorum çünkü bunu okuyanlar için bu yazdıklarımın bir önemi yok.tüm kapılarımı kapattım artık.kimseden medet umulmayacağını, iyilik beklenmeyeceğini hatta silgi bile istenmeyeceğim öğrendim.içime inceden bir sızı düşercesine yaşıyorum şu günlerde.gözyaşım mürekkebi dağıtmışçasına ağır müebbet almış ama ağır misafir gibi davranan bir imtihanım var.misafire ikram olarak şükür sunuyorum;gül suyu yok muydu, yoksa gülsen de olurdu diyor. gülüyorum, herkes her şey geçti sanıyor.sonra bir düğüm,susuyorum..

tıp fakültesine yeni başlayanlara tavsiyeler

1)üst dönem şöyle bi baktım diyorsa kendi en az üç tekrar atmıştır arkadaşlar gevşek gevşek konuşmalara prim vermeyin tıp fakültesi burası.
2)doktor olmak için geldiniz ve öyle gideceksiniz. yüksek ihtimalle içinizdeki heyecan her zaman küçümsenecek umursamayın, doktor olacaksınız heyecanınızı bastırmayın sadece nerede açığa çıkaracağınızı öğrenin.
3)ilk sene arkadaşlarınıza güvenmeyin çünkü ilk sene ile ikinci sene kişilikler arasında 180 derece fark olacaktır,üzerinizde fazla enkaz kalsın istemem.
4)okumayı sevin, bıkacaksınız belki ama sevmekten vazgeçmeyin sevince bıkkınlık kısa sürer diye umut ediyorum.
5)isteyerek ya da istemeyerek gelmiş olmanız şu an itibariyle siz dahil kimseyi ilgilendirmez, artık buradasınız geldiniz hoşgeldiniz sefa getirdiniz. nereye geldiğinizin kadrini ve kıymetini aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın. eğer çıkarırsanız da her yıl ösym sınavlarında tekrar hatırlarsınız.
6)şükredin..

anneye bağırdıktan sonra gelen vicdan azabı

yaptıktan sonra aklıma bir ayeti düşüren ve içi sızım sızım sızlatan dır.
"çünkü rabbin, kendisinden başkasına kulluk etmemenizi ve ana babaya iyilik etmenizi buyurmuştur. eğer onlardan biri, veya her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ererse, onlara öf bile deme, azarlama onları ve onlara güzel ve iyi söz söyle." isrâ 17.

babamla tartışmak

haklı da olsam haksız da olsam söylediğim birçok şeye saniyesinde pişman olmamdır.
her şeyi benim için ince ince düşünen adamla hiç yaşamak istemediğim şeydir. baba diyince insanın gönlü bile arkasında dayanak hissediyorken en haklı olayda onu üzsem kendimi nankör olarak görüyorum. bazen tüm utangaçlığımı kirpik uçlarıma alıp "baba seni seviyorum" demeyi beceriyorum ve sonrasında gözlerim doluyor, utangaçlığıma değiyor ve yanaklarımın şahitliğine erişiyor.
ne olursa olsun eli öpülesi baştacı edilesisin.
cahilliğimle yaptıklarımı gönlünden toz edesin.
uçurtmamın ipini tutarcasına beni gözbebeğinden eksiltmeyesin.

aniden gelen gülme isteği

ammaan şu canını sevdiğim dünyada durduk yere gülmek bile bi ayrıcalıktır ,gülün boşverin,boşluğa gülüverin

tıbbiyeli itiraf

çok zor bi dönemden geçiyorum. hiçkimseden yardım almıyorum. bazen o kadar canım yanıyor ki,ağlama analjezik diyorum. ağlamıyorum da. ama olduğum yerde yaşlar gözümden süzülmeye başlıyor. annemi arayıp hıçkıra hıçkıra anlatacak şeyler oluyor ama aramıyorum. hayat öyle bi darbe vuruyor bu sefer,tam nefes aldım sanıyorum içime biber gazı çekmiş gibi kıvranıyorum. bunları buraya yazıyorum, belki yazdıktan sonra geri silerim bilmiyorum çünkü bunu okuyanlar için bu yazdıklarımın bir önemi yok.tüm kapılarımı kapattım artık.kimseden medet umulmayacağını, iyilik beklenmeyeceğini hatta silgi bile istenmeyeceğim öğrendim.içime inceden bir sızı düşercesine yaşıyorum şu günlerde.gözyaşım mürekkebi dağıtmışçasına ağır müebbet almış ama ağır misafir gibi davranan bir imtihanım var.misafire ikram olarak şükür sunuyorum;gül suyu yok muydu, yoksa gülsen de olurdu diyor. gülüyorum, herkes her şey geçti sanıyor.sonra bir düğüm,susuyorum..

tıp fakültesine yeni başlayanlara tavsiyeler

1)üst dönem şöyle bi baktım diyorsa kendi en az üç tekrar atmıştır arkadaşlar gevşek gevşek konuşmalara prim vermeyin tıp fakültesi burası.
2)doktor olmak için geldiniz ve öyle gideceksiniz. yüksek ihtimalle içinizdeki heyecan her zaman küçümsenecek umursamayın, doktor olacaksınız heyecanınızı bastırmayın sadece nerede açığa çıkaracağınızı öğrenin.
3)ilk sene arkadaşlarınıza güvenmeyin çünkü ilk sene ile ikinci sene kişilikler arasında 180 derece fark olacaktır,üzerinizde fazla enkaz kalsın istemem.
4)okumayı sevin, bıkacaksınız belki ama sevmekten vazgeçmeyin sevince bıkkınlık kısa sürer diye umut ediyorum.
5)isteyerek ya da istemeyerek gelmiş olmanız şu an itibariyle siz dahil kimseyi ilgilendirmez, artık buradasınız geldiniz hoşgeldiniz sefa getirdiniz. nereye geldiğinizin kadrini ve kıymetini aklınızdan hiçbir zaman çıkarmayın. eğer çıkarırsanız da her yıl ösym sınavlarında tekrar hatırlarsınız.
6)şükredin..

malignin yazarlık puanından düşüp düşmeme sorunsalı

ıkı kişinin aynı görüşte olmaması sonucunda gelen malign bildirimi neden puanı dusursun ki ? görüş görüştur eğer saygı duyulması ve sağ duyulu olunması gerektiğini savunan bi kitleysek bu konuda da öyle olmak lazımdır diye düşünüyorum.malign ya da benign entry entry dır.dusurulmemesi gerektiğini düşünüyorum.

tıbbiyede öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

üst dudağın oradaki sivilceleri patlatırsan menenjit olabilirsin.

dudağı kuruyor diye acile gelen tip

acile gitmeye ben bile korkuyorum gereksiz bi şikayet mi acaba diye .

osmanlıca

resmi dil olarak kullanılmayan ama kesinlikle yokolmamış atalarımızdan bize kalmış nadide dildir. yoklamaması için de çok çaba sarfedeceğim.

zamanında fatih sultan mehmet'in de bulunduğu avrupa devletleriyle yapılan görüşmede fatih sultan mehmet'in konuşulanları çok hızlı bir şekilde not aldığı ve birçok şey yazdığı diğer millet temsilcilerinin dikkatini çekmiştir. görüşme bitiminde ise yazdıklarına bakmak isteyen temsilci konuşmada yer alan her sözü atlamadan yazdığını görünce hayretlere düşmüştür.

yazması ve okuması zamandan tasarruf ettirir.elinizi kaldırmadan harfleri birleştirerek yazdığınız için latin alfabesi gibi fazla yormaz.

güzeldir, sevdirir, yadigar bir şeye sahipmiş hissi verir ki bence zaten öyledir. kursları birçok yerde var ve arap diline az çok hakimseniz ya da kuran okumayı biliyorsanız bir haftada öğrenilir.

islamda kadın

islam'dan başka din bilmiyor musunuz konuşmaya layık mı görmüyorsunuz?

önce allah sonra siz

e öyle, doktor da ben yaptım değil vesile oldum diye düşünmeli ,değil mi evet

ortadoğu demini aldıysa altını kısar mısın

sen her güneş açtığında yaz geldi diyorsun ya
baharın psikolojisini hiç düşünüyor musun?
sen çilek dediğin zaman
benim aklıma 120 ay taksitle gidilen yaz tatilleri değil
gazze geliyor.


dikkat et top bir yerine gelmesin diye uyaran annelerimiz var
ortadoğu'da kurşunlar her zaman çocukların bir yerlerine geliyor
en kötü oyuncu kaleye geçer ya mahalle maçlarında
ortadoğu'da en kötü oyuncu hep devlet başkanı oluyor
sisi ve suud ailesi midemi bulandırıyor.


biz beatles ile dede efendi arasında kaldık
grunge ile cihad arasında
nihilist bir demokrat kadar demagog'duk
ayrılıkçı bir iskoç kadar liberal
ve muhammed ali, malcolm x kadar siyahiydik
beyaz yakalılar lütfen kahrolsunlar!


eğer öğretmenin yaz tatilinde ne yaptın sorusuna
kudüs'e gittim diye cevap veren bir çocuk yoksa
disneyland'a ve özel okullara yenildik demektir.
oysa bizim başka hedeflerimiz var erasmus gibi
batı'ya entegre olmak gibi
ingilizce öğrenmek gibi
söylesene,350 milyonluk bir halkın alfabesini bırakıp
63 milyonluk bir ülkenin dilini öğrenmeye çalışıyoruz
neden?


dolce vita: fuzuli'yi anlamıyoruz ama
üzerinde welcome yazan paspaslarımız var
hello diye bağırıyor kapalıçarşı esnafları
hello ve aleyküm selam.

mert tutucu

batikon senin entryni favorilerine ekledi

bence bizi yazar puanı 10000'in üstünde olan yazarlar gibi timsaller arasına katmak için adrenalin etkisini üstlenmeye başladığını gösteren hareket.

(bkz:timsal olmaya daha çok mu hocam? )
(bkz:batikon böyle favorilemeyi nereden öğrendi? )

içerik kuralları - iletişim