artize

Durum: 1417 - 4 - 0 - 0 - 14.04.2019 01:47

Puan: 13894 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

biliyorum şu an burayı okumuyorsun ama yine de seni seviyorum.
  • /
  • 142

stetoskopun ustune isim yazilmasi

doğru bulduğum olay. stajyer öğrenci olsa bile uzun vadede kullanacağı için öğrenci üzerine dr. yazırabilir, bence şov değildir hatta pahalı olduğu için mantıklı bile bir iştir. klinikte "kime ait bu alet?" denmemesi ve kaybolmaması için unvan şart, bu bence ego ile alakasız.

dinliyorken dalıp gitmek

"böyle şeyler için çok ciddi bir sorun değilse ritalin kullanmayın." dedirten başlıktır. bi ara bu tarz şeyler sınav senesi olan lise öğrencilerinde moda olmuştu. benim çevremde bile kaç kişi çeşitli nedenlerden öldü duyuyorduk. değmez. hiçbir ilaç bir insanı olduğundan daha ötesi yap-maz! insanlar bazen kapasitesinin maksimumunu anlamakta güçlük çekiyor. onlara "sen busun" denildiğinde ise daha çok moralleri bozuluyor. yapacak bişe yok, önüne geçmek lazım.

yazarların tıbbiyeli sözlükte yazma sebepleri

"hiçbir şey değişmeyecek, sadece kafa dağıtmak için" bu başlığa cevap olabilir.

kadıköy

çalışkan büyüklerin ve tembel küçüklerin bulunmayı sevdiği ilçe. özellikle moda'daki adeta hayalleri süsleyen evlerde gözlemimce genelde akademik unvanlara sahip insanlar, büyük iş adamları oturur.

interrail

avantaj ve dezavantajlarını değerlendirince bu tarz bir gezinin, amacı yemek ve kalmaktan çok, çok yer gezmek olan biri için ideal olduğunu düşündüğüm bir yöntem.

üstteki yazarın nickinin düşündürdüğü

çağrışım nicki ayırdığınız yere göre değişir ama fesat değilseniz arkadaşın biraz felsefi biraz da akademik hayat düşündüğünü düşünebiliriz.

kendi omzuna öpücük kondurmak

yalnızlığın bundan öte hareketi bir kolunun üstüne yatıp bir süre sonra karıncalanıp soğukluk hissi oluşunca diğer elinle o elini tutmak. daha ötesi var mıdır bilmem.

kendi çocukluğuna vereceğin öğüt

bir konuda kendi fikrin olsun.

otobüsle avrupa turu

yapmakla yapmamak arasında bugünlerde ikilemde olduğum eylem, giden tavsiye etmesine ediyor ama gidecek kişi, para ve zaman iyi ayarlandığında güzel olabilecek bir geziymiş gibi geliyor bana. günde 1-1,5 şehir gezmek de ayrı bir soru işareti oluşturuyor kafamda ama bu ücretle de bu şartlarda ancak bu olur diyor bir yanım.

satranç

halk arasında yaygın bilinen tipi blitz olup chess960 gibi dizilimlerin farklı, taşların görevlerinin aynı olduğu versiyonu da vardır.
  • /
  • 142
  • /
  • 28

otobüsle avrupa turu


greek freak


kent sesame


yaparken arada kalınan eylemler


foramen ovale


desperado


perilipin


oyun parkı


motilin


seme


  • /
  • 28

adrenalin

etkisini adrenoseptörler üzerinden gösteren katekolamin. (a-1, a-2, ß-1, ß-2 ve ß-3 olmak üzere beş reseptör.)

farklı reseptörler üzerinden farklı etkiler yapar.
örneğin, ß-1 reseptörü üzerinden kalpte pozitif kronotropik ve pozitif inotropik etki yapar. yine aynı reseptör üzerinden böbrek jukstaglomerüler hücrelerinin renin salınmasını sağlar. (alfa yerine a harfi kullanacağım.) a-2 reseptörü üzerinden bazı damar düz kaslarının kasılması sağlanırken, ß-2 reseptörü üzerinden etki ederse damar düz kaslarının gevşemesini sağlar. yine a-1 reseptörü üzerinden bazı düz kasların ve kalp kasının kasılmasına pozitif etki (inotropi) eder. sempatik sistemin kaç ve savaş mekanizmasının merkezinde yer aldığından, kimi yerleri gevşetip kimi yerleri kasması beklenilen bir durumdur. bu da değindiğimiz gibi reseptörler üzerinden sağlanır.

yazar nick'inden uzmanlık tahmini

estrus-kadın doğum
lupus-dahiliye
sterilenjektor-anestezi uzmanı
hengâme-nöroloji
casper- psikiyatri
gabapentin-nöroloji
rigormortis-adli tıp
artize-plastik cerrahi
habbarul-pediatri
skyman-uzay ve havacılık hekimliği
hayatperest-kalp damar cerrahisi

tıbbiyede öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

dudaklarımızda dış ortamın sıcaklığını algılayan reseptörler bulunur ve eğer sıcak bir havada çok soğuk bir su içtiğimizde bu soğuk suyla ilk temas eden yer dudaklarımız olur. sonuç; vücudumuz dış ortamı soğuk olarak algılar ısıtmaya çalışır ve yazın sıcaklarda o soğuk suyu içtikten sonra gelen kısa süreli sıcak basma hissi bu reseptörlerle alakalıdır.

ben böyle bir şey yaşamadım diyenler için ise; hamama gidip içerde sıcaktan bayılmak üzereyken soğuk suyu dudaklarınıza bir tutun. sonra bakalım o soğuk su sizi serinletiyor mu yoksa daha da mı sıcak olmaya başlıyor. evet bizzat denedim sırf bu bilgiyi test etmek için. swh

bu bilginin geldiği yer ise fizyoloji dersi anlatan hocam idi üstünden baya bir sene geçti ama bu kadarı aklımda kalmış yanlışım varsa düzeltebilirsiniz..

renin-anjiotensin-aldosteron sistemi

her tıbbiyelinin mutlak bilmesi gereken sistem
özellikle bu sisteme etki eden ilaçlar tus için bilinmeli
hipertansiyonu anlamanın yolu burdan geçmektedir

istanbul tıp fakültesi

bu yıl başlayacağım okul yukarıdaki abi ve ablaların yorumları beni çok duygulandırdı. inşaallah bende onlar gibi anılar yaşayabilirim.

bafa gölü

ege bölgesinde aydın ilinde bir göl.
antik devirlerde ege denizinin bir parçası olarak bir körfezdi. menderes nehrinin alüvyon taşıyarak kıyı şeridini ilerletmesi sonucu bafa gölü ege denizinden koptu. ilk tuzlu su gölü iken sonradan suyu tatlı suya dönüşmüş oldu.

vizyon

ileri görüş, görünüm, sağgörü gibi anlamları olan kelime.
ama ne hikmetse son dönemde bir popüler oldu bir popüler, ota çiçeğe vizyon, vizyonsuzluk denmeye başlandı.
arkadaş senin gibi düşünmeyen herkes vizyonsuz mudur? ülkedeki tek vizyon sahibi otorite sen misin?
rica ediyorum yeni duyduğunuz kelimeleri alakalı alakasız yerlerde sık sık kullanmayın, kelime hazinenizin tam takır kuru bakır olduğunu aşikar etmeyin.

helicobacter pylori

hayatımı alt üst eden, her gece mide ağrılarıyla uyanmama sebep olan, midedeki asitte bile varlığını sürdürmeyi başarabilen iğrenç bir bakteri türü.

her şeyi geçtim, tedavisi daha beter bir şey. çok ağır antibiyotikler insanı yerle bir ediyor. mide bulantıları, halsizlik, ağızda tatsızlık... şu an ismini vermemin doğru olmayacağı bir antibiyotik yapıyor bunu ve herkeste yapıyormuş. hayır işin garibi iyileşmemi sağlaması gerekirken daha kötü mide ağrılarına yol açması.

kimsenin başına gelmemesini temenni ederim. gideyim de günde 7 tane aldığım antibiyotiklerden içeyim şimdi. *


(bkz:bu sevimsiz)

bunları biliyor muydunuz?

1936 olimpiyatlarında lichteinstein ile haiti bir müsabaka için karşı karşıya gelmişler.şaşırtıcı olan kısım ise bu iki ülkenin bayraklarının tıpa tıp aynı olması.

dönem 1 iken ameliyata girmek

övünerek anlatana, afferim lan çüküne boncuk tak diye tepki verdiğim olay

Toplam entry sayısı: 1417

gecenin şiiri

yelkovan kovaladı, akrep döndü
meydanı boş bıraktık çakallar ürüdü
uzun zamandır yoktum biri demiş öldü,
şimdi yazsınlar artize geri döndü.

arada bir böyle yazarım, oysa ne şair ne de yazarım.

sözlük niklerinden meslek tahmini yapmak

@naylon cerrahin bipolar koteri
ne bileyim naylon cerrah, ek iş olarak da koter heralde.

babaların depresyondan çıkaran sözleri

hayatta duygusallığa yer yok, duygusal olduğun an, kaybedersin. bunu aklının her an ulaşabileceğin bir köşesinde tut, ona göre yaşa.

subhanallah

ne okuyorsun

öğrencilik anıları

lise 3, okulda karıştırıldık, tembel bir arkadaşımla biyoloji sınavında aynı sınıfa düştük. ben öğretmen masasının tam önüne, o da bana en uzak noktaya, en köşeye. ilk sınavdan da 16 almış adamı geçirmeye çalışıyorum düşünün. neyse girdik sınava, bitirdim 25 dkda, kalan 15 dkyı bu çocuğa harcadım. 1 soru 2 soru derken 20 soruluk sınavın 14ünü vermiştim geçsin diye. sonra bir ara çocuk 16. soruyu sordu, "ulan yazıktır söyliyim de sevinsin" dedim, cevap bursa. "b" diyorum anlamıyor, elle işaret edemiyorum hoca görecek, "bursa" diye ağzımdan da anlamıyor. en son hocaya döndüm: "hocam 16 bursa'nın plakasıydı değil mi?" bunu duyan tüm sınıf sınavı bırakmış beni alkışlarken kısa bir gülüşme, hocanın "laayn" efekti, zilin çalışı, anımın bitişi...

görüldüğü an kaçılması gereken insan modeli

öğrenmek istemeyen cahilden kaçarım.

babaların ilginç davranışları

babam hep lafını düşünerek konuşur. bir keresinde sabah okula gideceğim, babama "baba şu parfümü kullanıyor musun?" dedim, neyse belli bir süre cevap vermeyince ikimiz de unuttuk, geçtik gitti. neyse yarın akşam arabayla bir yere gidiyoruz, kırmızı ışıkta durduk dedi ki "yok yav, al kullan.". 10 saniye düşündükten sonra geçen sene sorduğum soruyu hatırladım. babama "baba bu sefer sence de vereceğin cevabı fazla düşünmedin mi?" dedim. epey bir gülüşmüştük. çok yaşasın babam!

assalatu hayrun mine'n nevm

"namaz uykudan hayrlıdır." anlamındaki arapça söz. sadece sabah ezanlarında 2 defa "hayya ale'l-felah" sözü söylendikten sonra 2 kez söylenir.

necmettin erbakan

kendileri itü makine'yi zamanında 4 üzerinden 3.96 ortalama ile 3,5 yılda bitirmiş olup, günümüzde hala fakülte rekorunu elinde tutmaktadır. evet, makine profesörüdür.

bir kere de beni malignleyin be

bir kere de beni malignleyin lan, ne var yani eliniz mi yorulur? basın hayvan gibi maligne de aciz insanların küfrederek rahatlaması gibi bir rahatlık olsun içinizde. sonra ne mi yapın? bir daha sövün bir daha malignleyin, sonra bir daha sövün bir daha basın maligni, gözünüzden yaş gelene kadar.

evrenin en mükemmel ikilisi

sagopa kajmer-yunus özyavuz

manuel vs. otomatik

kadın için otomatik, erkek için fark etmez. çünkü %76,8'i gerçekten sürmeyi bilmiyor.

en sevmediğiniz 3 şey

1.akraba
2.elma
3.kahve

sözlükteki abartılan radyo olayı

1.kimse sana kedini ifade edemezsin veya tepkini koyamazsın demedi. sen tepkini koymuşsun, millet de malignle tepkisini koyuyor. oh bir de ben koydum.
2.şöyle açtığın başlıklara baktım, söylediğin sözü söylemeye yetkin bile yok. vay efendim radyo boş bir yermiş (!)
3.radyoda neredeyse günün her saati varım, bir defa seni görmedim, buna rağmen "muhabbete girdim beni sarmadı" diyorsun, nerden biliyorsun radyonu nasıl bir yer olduğunu, hiç sohbetin tadına vardın mı ya da 1 defa kendi müziğini millete dinlettin mi?
4.atom parçalayan sayın yazar, einstein'in senin radyo hakkındaki önyargıların hakkında tam yerinde bir söz söylemiş: "insanların önyargılarını parçalamak, atomu parçalamaktandaha zordur."
5.valla yersen papaz eriği, bizde ortam böyle, radyo var dinlersen.

içerik kuralları - iletişim