bara

Durum: 141 - 0 - 0 - 0 - 10.09.2016 10:32

Puan: 2180 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 15

her yere geç kalan insan tipi

otobüse vapura uçağa saatinde yetisebilirler bu tipler, sınavlarına maksimum gecikme süreleri 5 dakikadır ama ne hikmetse sosyal bir mesele olduğunda, bir bluşma bir sözleşme olduğunda mottoları "ben her yere geç kalıyorum yeaa"dır. yemezler efendim. önemsemiyorsunuz ve bu bizi çileden çıkarıyor.

yaşlanmayan ünlüler

internet ortamında doktor düşmanlığı

nasuh mahruki

bir dağcının güncesi adlı kitabında kar leoparı olma hikayesini anlatır. kitabı okuyup kendisine hayran kalmamak elde değildir.

yazarların duyduğu en iyi şarkı sözleri

aslını bir (bkz: bahadır cüneyt yalçın) şiirinden alan (bkz: yok öyle kararlı şeyler) şarkısı sözleridir:

"gitme demiyorum sevgilim, hobi olarak yine git."

(bkz: domates)

arkadaşların evlenmesi

bir köşede melül melül okul bitirip tusa girip evlenmeyi bekliyorsanız çok pis koyan durumdur. evlenen her haltına koşturduğun çok yakın arkadaşsa o kavga gürültü strese sahit olmak bir yandan da göz korkutur. erteleme fikrini sevdirir.

sanal dostluklar

sanal kaldığında güzel olduğunu çok acı bir biçimde tecrübe ettiğim hadise.

rahim içi araç

tıp camiasındaki kısaltmasıyla ria veya halk arasındaki adıyla spiral. dinozor kadın doğum hocamız çocuğu olmayana takılmaz diye öğretip aklımda nasıl yer ettiyse defalarca adolesanlara uygulandığını okumama rağmen denemelerde hala aynı hataya düşüyorum. allah belanı versin hoca.

hayatınızda yaşadığınız en büyük pişmanlık

empati - adam fawer

ayna nöronların işlevini lisedeyken bana öğreten ve insanlara anlamsız bir biçimde renk veren kendimi tanımamı sağlayan kitap. içindeki değişik cinsel münasebetler masum bünyeme fazla gelmişti ama.
  • /
  • 15

adli rapor

zorunlu hizmeti acil serviste yapan hekimlerin kafasını en çok karıştıran yasal prosedürlerden biri. kendi deneyimlerimden birkaç parça aktarayım

1) her adli raporun muayene, şikayetler, bulgular, konsültasyon gibi kısımları vardır. buralar en sondaki karar kısmına göre görece daha önemsiz olsa da mutlaka eksiksiz doldurmak lazım.
2) her adli raporun olmazsa olmaz 3 ana sonucu vardır. bunlar
a- hastanın hayati riski var mı
b- durumu basit tıbbi müdahale ile giderilebilir mi
c- rapor kesin mi geçici mi
burda dikkat etmek gereken hasta acil servisten direkt taburcu edilebilecek durumda mı? yoksa ileri tetkik tedavi ihtiyacı var mı? ona göre basit tıbbi müdahale notu yazılır. hastayı gözetim altında tutarken adli merciler raporu talep ederler. bu noktada defansif tıp uygulaması yapıp basit tıbbi müdahale (btm) ile giderilmez ve hayati riski vardır yazıp geçici rapor oluşturmak bana göre en mantıklısı, zira içimizde bir şüphe olmayan hastayı zaten takip etmeyiz.
3) emniyet güçleri tarafından getirilen darp cebir, nezarethaneye giriş gibi muayenelerde hastada darp izi olup olmadığı bakılır. eğer darp yoksa karar kısmına darp yoktur denip kesin rapor verilir. darp yoktur dedikten sonra btm ile giderilebilir dememek lazım. çünkü darp yoktur diyerek hastada bir bulgu olmadığını belirttikten sonra btm ile giderilebilir dersek bir ikilem yaratırız zira olmayan bulguyu btm ile neden ve nasıl gideriyoruz?
4) 18 yaş altı tüm gebeliklerin adli bildirimi zorunludur, sakın bildirim yapıp rapor tutmayı unutmayın.
5) biz adli kurum değiliz. şüpheli olduğunu düşündüğünüz her durumda adli bildirim yapın. onu sorgulamak adli kurumların işi bizim değil.
6) kolluk kuvvetleri bazen adli rapor tutmanıza ters tepki verebilir. aldırış etmeyin tutun. onlar iş yükünden kaçma derdinde ama olumsuz bir durumda bu adli niye tutulmadı diye başınız yanar.
7) hastadaki eski skarlarını mutlaka "eski yara" diye belirtin. eski yazmayı unutup başınıza iş açmayın.
8) tüm zehirlenmeler adli vakadır ve bildirimi zorunludur. rapor tutmayı unutmayın.

şimdilik aklıma gelenler bunlar. diğer arkadaşlar da kendi bilgi ve deneyimlerini eklerse daha da zenginleşir

tıbbiyelilerden film önerileri

romantik-komedi olarak:

she is out of my league -> güzel bir komedi filmidir ilişkiler üzerine.

just like heaven-> reese witherspoon'un oynadığı hafif fantastik eğlenceli filmdir.

along came polly -> jennifer aniston'ın başrolünde oynadığı 2004 yapımı filmdir.

just go with it-> yine jennifer aniston'ın oynadığı boş zamanlarda izlenebilecek filmdir.

how to be single-> grinin elli tonundan tanıdığımız dakota johnson'ın rol aldığı sonunun beklediğimin aksine bittiği filmdir.

two night stand->can sıkıntısına iyi gelen, oyuncuları için izlenilebilecek romantik-komedi filmidir.

the five year engagement->jason segel sayesinde izlediğim güzel bir film.

tıpçı için faydalı romanlar

şimdi öncelikle başlık tıpçı için faydalı romanlar diye açılmış ve mesleksel inancı yükselten diye devam etmiş fakat ben burda roman değilde popüler-bilim-tıp denen türden kitaplar yazmak istiyorum. çoğu doktorlar ve araştırmacılar tarafından yazılmış. okudukça ufkun genişlemesi, yeni bakış açılar kazanması, mesleksel aşkın artması garanti. ben okudum siz de okuyun:

v. s. ramachandran - öykücü beyin

david eagleman - beynin gizli hayatı

stanislas dehaene - beyin nasıl okur ?

christian keysers - empatik beyin

lewis thomas - bir tıp gözlemcisinin notları

andrew koob - düşüncenin kökeni

robert winston - insan beyni

nancy c. andreasen - yaratıcı beyin

oliver sacks kitapları önerilir yukarıda bahsetmişler. tekrar yazmak istemedim. evet nörobilimle aşırı ilgileniyordum bir zamanlar. dozu azalmış bir şekilde devam ediyor ilgim.

Toplam entry sayısı: 141

anime

tanıdığım hiçbir animecinin yağlı şişko ve cips kola manyağı olmamasından mütevellit (ebkz: #25111)in hakkında fena halde yanıldığı, bu şekilde ön yargılara sahip olup bunu sırf insanları sinir etmek için kullananların ilgisine veya yorumuna muhtaç olmayan japon sanatı. türkiye için konuşacak olursak çevirmenlerinden cosplayerlarına çok geniş bir çevrede yankı bulmuştur ve toruconda gözlem yapmış biri olarak söylüyorum hepsi de son derece sevimli insanlardır. ha yağlı şişko asosyal olsalar da bu bizim için problem olmazdı çünkü böyle yüzeysel yargılarla insanları aşağılamak gibi bir derdimiz yok. animemizi izleyip yorumlarimizi paylaşacak üç beş arkadaş aradığımız için yapıyoruz bu festivalleri, çok da güzel oluyor.
önyargıların üzerinden bi de animeyle geçelim derseniz
(bkz: madoka) fancervice gibi başlar ağır psikolojik gerilim içerir.
(bkz: gungrave) 70lerden fırlama klasik mafya hikayesi izleyeceğiz diye oturursun birden bire kendini bilim kurgunun ortasında bulursun.
(bkz: ergo proxy) içinde her felsefi akıma gönderme bulunan ağır distopya, sözlükle izlenmesi tavsiye olunur.
(bkz: fullmetal alchemist) ilk bakışta klasik shounen gibi görünse de basbayağı ikinci dünya savaşı avrupasını anlatır. insan haklarından devletler arası hukuka kadar pek çok gönderme barındırır. ishivallileri bir inceleyin bakalım hangi avrupa milletine benziyorlar.
(bkz: serial experiments lain) matrixin ilham aldığı yapım olarak geçer.
(bkz: paprika) inception yokken paprika vardı.

belki de o yağlı şişko asosyal varlıklar sadece anime izleyerek bile senden daha kültürlü olmayı başarmışlardır? anime sadece ana akım shounen ve shoujolardam ibaret değildir. o yüzden büyük gözlerden bahsetmeniz, habire power up oluyo yeaa ağzı çekmeniz gerçek bir animeci için hiçbir şey ifade etmez. çünkü tıpkı holywood gibi animenin de iyisi kötüsü, imdb'si, farklı kesimlere hitap eden farklı türleri vardır.

nouman ali khan

pakistan asıllı, amerikada yaşaması ve nisbeten genç yaşta olması sebebiyle batılı gençlere yeni bir bakış kazandıran kuran alimi. kurduğu beyyinah enstitute ile kuran dersleri verirken bir yandan da farklı tefsir projeleriyle youtube kanalından yayınlar yapmaktadır.
15 temmuz akşamında yaşadığıülkenin aksine türk milletine verdiği destekle gönüllerde taht kurmuştur. bu akşam 20.30da haliç kongre merkezinde yapacağı konuşma tv net tarafından canlı yayınlanacaktır.

uzmanlık için düşünülen bölüm

biyokimyayla başlarım, patolojidir halk sağlığıdır aile hekimliğidir hatta fizyolojidir histolojidir emriyolojidir nerde yatış bölüm varsa yazarım diye düşünüyorum. çünkü neden çünkü gencecik yaşımda hayatımdan bezmek istemiyorum. günaşırı nöbetlerde anam ağlasın istemiyorum. ben burda gençliğimi feda ederken dangozun birinin "maaşlarınız bizim vergilerimizle ödeniyor" hebele hübelesini çekmek istemiyorum. kidemin çarklarında ezilmek ve ezmek istemiyorum. insan gibi yaşamak istiyorum sözlük. bi halt ettik bu fakülteye geldik. hayvan gibi emek verip bi de bitirdik. bundan sonra daha fazla acı çekmek istemiyorum sözlük. (bkz: tıbbiyeli sözlük ağlama duvarı)

1984

canının istemediği gibi gelişen her toplumsal olayda "ağbi orwell bu günleri yazmış işte yeaaa" diye ağzını yaydıran berkecanların başucu kitabı.
gerçek bir komunist olmasına karşın emperyalist distopyasıyla beraber komunist distopya da yazarak alacağı tepkilerden çekinmeden çağları aşan deha yazarımızın deha kitabı.
---spoiler---
yalnız o fareli işkence her aklıma geldiğinde içim kalkıyor.
---spoiler---

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"hello is just an upgraded hell when you say it to another." (bkz: mütevazı bir intikam)(bkz: bahadır cüneyt yalçın)

doktorları zaten boşuna dövmüyorlar

kendi akrabam tarafından henüz söylenmiş olan söz. kendince çok haklı olduğu hikayesi ise şöyle;
2 yaşındaki çocuğu bundan kısa bir süre önce konvulsiyon geçirdi, antiepileptik başlandı. o zamandan bu zamana henüz başka nöbeti olmadı çocuğun, 2 yıl nöbetsiz dönem görürse kesecekler ilacı. klasik hasta hikayesi. ama tabii ki bu onlara göre dünyanın en büyük felaketi olduğundan oğluşuna herkes prens hatta prenses gibi davranmalı, hepimizden bunu bekliyor. neyse efendim, bu çocuk bir gün epilepsisinden tamamen bağımsız bir şekilde gastroenterit oluyor ve bu konuyla ilgili olmak üzere şahsım aranıyor. durumun pek de ciddi olmadığı tarafımca kavrandıktan sonra genel önlemlerden bahsedip, acile gitme gereği olmadığını belirttim ve telefonu kapattım. ancak tabii ki oğluşuna yeterli ihtimamı göstermediğimi düşünen ve acile gitmeyi kafasına koyan anne hastaneye taksiyle gitmek 35 lira masraf olduğundan ambulans çağırmaya karar vermiş. komutaya da tabii çocuğun epilepsisi olduğunu söyleyerek nöbet geçirdiğinin anlaşılacağı bir anamnez vermiş. tahminime göre epilepsili çocuk için doktorlu ambulans çıkarmışlar ve ambulansın evlerine ulaşması yarım saat sürmüş. bu sırada ambulansı bekleyemeyen anne paşasını alıp acile gitmiş, kalanlara da gelen ekibe çemkirme görevi vermiş çünkü neden bu kadar geç kalmışlar. üstüne gelen ekip de çocuğun epilepsi değil age olduğunu anlayınca onlar da altta kalmadılar diye zavallı ambulans hem suçlu hem güçlü olmuş! söylediğine göre acilde de bi seron bile takmamışlar!
ne desem boş sözlük.

tıbbiyede öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

tıbbiyeli itiraf

dönem arkadaşlarımdan nefret ediyorum.

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

sayıları tıp fakültesinden mezun evde kalmış erkeklerden daha fazla değildir.

makyaj yapmayan kadın

zamanında yapma gereği duymayan, gereği duyduğu zaman da inceliklerini bilmediği için daha çok rezil edeceğini düşünüp en iyisi hiç bulaşmamak diyen kadın da olabilir mesela. mesela ben.

evlenilmeyecek kızlar

tıpçı kızla evlenilmez.
not:tıpçıyım
not.2:kızım
(bkz: sad but true)

tıbbiyeli sözlüğün diğer sözlüklerden üstün yönleri

malignleme olayı oldukça az, beğenmediğimizi umursamayıp beğendiğimizi takdir ediyoruz.
editus communis: ha ha

bazı doktorlar yediği dayağı hak ediyor diyen doktor

henüz doktor olamamıştır. ilk dayağını yediğinde doktor olacaktır.

umut sarıkaya

karikatürlerini nedense sevemediğim, çizgileri beni çok yoran karikatürist. ha adını bildiğim iki karikatüristten biri zaten. ben diğerini seviyorum.
(bkz: yiğit özgür)

hemşire

ıntornlugumde insan gibi davrananına rastlamadığım için hekimliğimde hiçbirine insan gibi davranmayı düşünmediğim meslek grubu.
Henüz takip ettiği biri yok.

içerik kuralları - iletişim