carnivore

Durum: 1986 - 20 - 0 - 0 - 11.10.2019 00:32

Puan: 20205 -

4 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yönetici.

Dünyada her şey için, uygarlık için, yaşam için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fen haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.
  • /
  • 199

savaş

iki ordu arasında meydana gelen çatışma. bir kaç gün önce saçma bir polemik yaşandı, yok iki devlet arasında olurmuş falan..
kurtuluş savaşının büyük kısmı çeteler ile fransızlar, ermeniler; diğer büyük kısmı ise büyük millet meclisi hükümetinin düzenli ordusu ile yunan krallığı arasında yapıldı.. bu bir savaş değil miydi, yunan harekatı mıydı.. ya da küçük iki bedevi topluluğu arasında geçen bedir savaşı , toplasan bir avuç adamın mahalle kavgası.. neyse..

bazen gerekli olur, ülkeni savunmak zorunda kalırsın;bazen zevkten olur, kimyasal silah bulma bahanesi ile petrol kuyularına gidersin.


dünya tarihi savaşlar üzerine kurulmuştur.. toplu yaşamayı başardığımız günden sonra kardeşçe yaşamayı beceremedik.. ya bir tuz nedeni ile çıktı savaşlar, ya bir din için, ya da zenginlik için..
insanlar öldü.. zaferi kazanan doğru olarak anıldı.. ya ikinci dünya savaşınazi hükümeti kazansaydı.. nasyonel sosyalizm doğru yol olacaktı.

evet.. barış pınarları harekatı başladı. her zaman isteğimiz ordumuzun galibiyetidir. ama tarihteki hatalarımızı yapıyoruz. diplomatik olarak kaybedeceğimiz bir olayın savaşını neden yapıyoruz. öncelikle diplomatik zemin oluşturmalıydık..

osmanlı yunan savaşını biliyoruz. yunanlar teselyayı almak için osmanlıya saldırdı. evet şımarık yunanlar avrupadan destek alamayınca bir anda şoka uğradılar. türk ordusu ta ki atina ya dayandı. ruslar bi dur dedi. saldırız dedi. osmanlı teselyayı , orta yunanistanı bırakıverdi.
askeri başarı büyük bir başarısızlıkla sonuçlandı.
diplomatik bir desteğimiz yok.

savaş evde yetim çocuk, aç bir eş kalması demektir, uzuv kaybı, kalıcı psikolojik hasar demektir.
eski düşman gözünden savaş şarkısı. rus kosaklarından.

nst

intörnlüğümde en sevdiğim tıbbi tetkiklerden biriydi.
bebeği palpe et. haftasına göre baş ve popo durumunu hesapla, sırtını palpe et ve tek atış.. bir tane ultrason - piezpelektrik probu vardır , bununla kalp atışlarını algılayıp cihaza yazdırır, bir tane de elektrik aktivite probu vardır(takometre) bununla kontraksiyona bakar. kontraksiyon ve nst ritminin depişimi bebeğin stres durumu hakkında bilgi verir..

bu arada bizim için nst(non stres test) olan bu test halk için ntsdir..

pfn

proksimal femoral çivinin kısaltması. ayrıca pfçde diyenler var.

pertrokanterik femur kırıklarında altın standart tedavi yıllarca dinamik kalça çivisi(kayıcı plaklar, dhs) olmuştur. ancak bu işlem için açık bir cerrahi, açık redüksiyon ve büyük bir insizyon gerekmekteydi .
bu nedenle 80 li yıllardan sonra pfn yaygınlaşmıştır.

kapalı bir redüksiyon ile sadece trokanter major üzerinden ve vidaların atıldığı küçük insizyon bölgesinden insizyon gerektiren , daha minimal invaziv ve intramedüller yerleşimi ile daha iyi stabilizasyon sağlayan sistemlerdir.

hastalar sıklıkla 3. hafta parsiyel yük ile mobilize olur, 6. hafta tam yük ile mobilize olur. trokanterik kırıklar eğer hasta ölmezse zaten temas yüzeyi çok büyük kırıklar olduğu için kaynaması bir çok kırığa göre daha iyidir. ancak hastalar ilk 3 hafta basmadan mobilizasyonu başaramayan , mobilizasyon sıkıntılı yaşlılar olduğu için ilk bir yıl içinde (ülkemiz ortalamalarına göre ) yüzde 30 ölürler.

pfn ler ilk önce iki lag vidası olan modeller ile kullanılmıştır ancak bu pfn lerde z effect denilen implant yetmezliği nedeni görüldüğü için pfna lar geliştirilmiştir. kompresyonu ve sıkı vidalamayı tek vidada yapan sistemlerdir ve tek vidası olduğu için z etkisi görülmez.
günümüzde ise lag vidasının üzerinden ona bağlı olarka ilerleyen ayrı bir kompresyon vidası olan pfn ler üretilmeye başlamıştır()gizli:smith and nephew)).
bunların failure oranının daha düşük olduğu konuşulmaktadır.

hepatoduodenal ligament

2. dönemin 3. komitesinden unutamadığım şeylerden.
foramen winslowun ön duvarını oluşturur.
içinden de portal ven , arteria hepatika propria ve duktus koledokus geçer.

english home

çok tatlı vintage modası ürünler satan mağaza.
evimde kullanacağım bir moda mı?? hayır

nah çekmek


normalde kötü anlamlar taşıyan bu işaretin halk arasında ne anlama geldiğini bilmiyorum. ancak eskişehirde eti arkeoloji müzesinde bunu gördükten sonra insanlara yapmaya başladığım hareket.
ameliyat öncesi hemşiremiz gömleğimi giydirirken elimin bu şekilde çıkması bir gelemek oldu. tabi karşılığında bir nah da ben istiyorum.
teşekkürler romalılar..

küfre gülmek

komik oluyor bence.. hele böyle yaratıcı , tamlamalı, kamyoncu küfürleri.. cidden gülüyorum.. filmlerde falan olmadık yerde kullanılması dışında yerinde kullanılınca da çok güzel oluyor.
beni güldüren bir başka olay,
nah çekmek

kulağakaçan

kulağa kaçma gibi bir amaç gütmeyen ama halk arasında sağırlık nedeni olarak efsaneleşmiş böcek.

bisiklet

iki telerlekli, kas gücü ike çalışan , kara taşıtı..
arabayı sattıktan sonra önemini biraz daha kavradığım, eğlenceli bir araç..
ilk defa sürmeyi bundan 6 yıl önce öğrenmiştim. yani çocukken falan öğrenenlerden değilim. üniversite 3. sınıfta bir arkadaşım bisiklet sürmeyi bilmediğimi duyunca içerlemişti. gecenin saat onunda kapımı çaldı, bisikletine otırttu ve yokuştan aşağı beni saldı.. o günden sonra düşe düşe, çarpa çarpa öğrendim sürmeyi..
ilk kendime ait bisikletimi ise altı ay önce aldım..
oldukça eğlenceli.

beyblade

ilk sezonu ile ülkemizde bir dönem çok önemli yere sahip olmuş olan anime..
cipslerden çıkan tasoları vardı..
bende bir tane duranza vardı.. çok severdim. kaybetmiştim onu hiç bilmediğim birine.. ah...
  • /
  • 199
  • /
  • 54

savaş


pfn


nah çekmek


crt


tebbet suresi


klein hattı


thispersondoesnotexist.com


albay guile


atari


nes


  • /
  • 54

çiçek vermek

bitkileri öldürüp üreme organlarını göstermeyi içeren yaygın bir insan çiftleşme ritüelidir. doğum günlerinde falan es geçmeyin.

hayata dair iç burkan detaylar

bundan birkaç ay önce bir kurul sınavı çıkışı arkadaşlarımla çok sevdiğimin bir abimin restoranına gittik. zor bir sınav dönemiydi, güzelce hem karnımızı doyuralım hem de muhabbeti çok güzel olan bu abimle biraz muhabbet edelim, stres atalım istemiştik. mekanı fazlasıyla doluydu camın kenarında boş bir masa bulduk oturduk, yemek yiyoruz bir ara camın diğer tarafında bir adam takıldı gözlerime 27-28 yaşlarında, belli durumu çok iyi olmayan birisi. ortalıkta gezip milleti dolandırmaya çalışan dilencilerden biri olduğunu zannederek bir daha gözgöze gelmemeye çalışarak yemeğimi bitirdim ve arkadaşlarımla beraber kapının dışındaki masalara geçtik, hem muhabbet dönsün hem de sigara içelim diye işte. çay içerken adam bir daha takıldı gözüme, bu sefer kapının önünde iki tane çalışanın ellerinin arasından kaçmaya çalışıyor gibi gördüm. “ne yapıyor bu, adamın iş yerini rezil etti” demeye kalmadan adam yere düştü. ağzından kan sızmaya başladı, arkadaşlarla apar topar yanına koştuk; epilepsi krizi geçiriyor ama bir tezat var ağzından sürekli kan geliyor, meğerse dilini ısırmış. arkadaşlarım ilk müdahelesini yapmaya çalışırken kafasının köşesine çöktüm, biraz kendine geldiği gibi elimi tuttu, boğazına götürdü ve “abii” dedi; ağzı kan doluydu. hemen çıkarması gerektiğini söyledim, rahatça tükür dedim. ağzından kan boşaldı sanki bir anda. üstümde beyaz bir gömleğim vardı kan gömleğime de sıçradı. ağzını açmasını istedim, dilini ne hale getirmiş acaba göreyim diye. ağzını açtığında dilini çok fazla koparmadığını ama hallice fazla kaynadığını fark ettim. o ara 112 ekini geldi. götürdük arkadaşlarla beraber ambulansa bindirdik ve bir şey olmamış gibi ellerimi yıkadım, kan lekesi görünmesin diye hırkamı üstüme giydim ve yerime geçtim. 5 dakika sonra ambulanstaki arkadaş bana seslendi, gittim “arkadaş hastahaneye gelmeyi reddediyor, biz burada yapabileceklerimizi yaptık muhtemelen uzun süredir çok aç ve bir de şunları görseniz iyi olur” dedi ve adamın elbisesini sıyırdığı kollarını uzattı bana; delik deşikler, mosmorlar... git et desem de bir türlü ikna edemediğim adamı ambulanstan indirdiler ve aramızda şöyle bir konuşma geçti :

- hastaneye neden gitmiyorsun?
+ param yok abi, sigortam yok, hem bir kez gittim
- eee?
+ ilaç alamıyorum ki abi işsizim

diyecek bir şey bulamadım birkaç saniye sessizce durdum

+ abi içeri berbat oldu
- bir şey olmaz, ben sahibini tanıyorum olabilir ama..
+ abi gömleğin o da berbat oldu, ben ben çok özür dilerim, yenisi yenisi... param da yok abi.
- bir şey olmaz, hem kaç yaşındasın sen?
+ 28 abi
- ben 21 yaşındayım, bence abi demesen olur
+ tamam abi

son sözü yumruk gibi indi kalbime. ezilmişliğin, çaresizliğin acısı çöktü bir anda üstüme. ne desem ne yapsam bilemedim. adaletine sayıp dövdüğüm dünyadan bir kez daha nefret ettim. benim kanaatimce iyi de bir insandı.
döndü gidecek
- kolların neden o halde?
+ ben neden bu haldeyim abi?
dedi tekrar teşekkür etti ve uzaklaştı.

sonradan bir kez daha gitmiş aynı yere, mekanın sahibi dediğim abi ona iş bulmuş bir arkadaşının yanında falan bunlara çok sevindim ama kaç gece rüyalarımda “ben neden bu haldeyim ki abi?” lafı döndü döndü durdu.

o günden sonra hayatımdaki kurallar listesine “cam kenarında yemek yeme” maddesi de eklenmiş oldu.

parodontax

bi değişik diş macunu. neden toprak renginde diş macunu yapar bir insan anlam veremedim hiç. tadı da çamur gibi zaten, iyice tuhaf bir his oluşturuyor dişleri fırçalarken. içinde de naneden tutun ekinezyadan papatya kadar çeşit çeşit bitki özleri de varmış. tam bir botanik yutuyorsunuz anlayacağınız. sodyum bikarbonat içermesinden dolayı da tuzlu bir tadı var. üzerinde en başta alışamasanız da 14 gün sonra alışacağına dair bir uyarımsı var. biliyoruz tadı da rengi de bok gibi ama alışıyon abi sonra ya, dercesine. yine de diş hassasiyeti konusunda piyasadaki en iyi diş macunu olduğunu söylüyorlar. deneyip göreceğiz artık.

parodontax

gingiva problemlerinde mucizevi bir etkiye sahip diş macunu. yıllar önce kanama şikayetiyle bir süre kullanmıştım. faydasını da gördüm. sonra nasıl olduysa diğer markalara döndüm.

uzun süredir bebek fırçası gibi küçük ve yumuşak bir diş fırçasına geçmeme rağmen dayanılmaz bir hassasiyetim vardı. kanama yoktu ama en ufak dokunmaya karşı büyük bir acı hissediyordum diş etlerimde. parodontax da fayda etmezse bana diş hekimi yolları görünüyordu.

fayda etti hem de nasıl etti. sihirli değnek değmiş gibi. benim sadık yarim bir daha sana sırtımı dönmeyeceğim.

bisiklet

iki tekerlekli çevre dostu kara taşıtı.

ilk ve son bisikletim babamın bana sürmeyi öğrettiği çocuk bisikletiydi. büyüyünce yenisini istedim ama maddi imkanımız elvermedi o zamanlar. yıllar sonra üniversite zamanlarında kiralık bisikletle bulgaristan sınırına sürdüğümde çocukluğuma döndüm. mezun olduktan sonra araba sevdasına yenilip çocukluğumu da hayallerimi de unuttum. şimdi olsa da bu trafikte sürmeye cesaret edemem.

sevgi-aşk türevleri duygular

eski yunan medeniyetine göre dört tiptir:
basitçe yaklaşık açıklamaları
agape αγαπη: ilahi sevgi, insanın çocuğuna veya eşine karşı hissettiği bağlılık
eros ερως: seksüel çekime dayalı aşk, kadın ve erkek arasında olduğu gibi
philia φιλια: eşitler arası arkadaşlığa dayalı sevgi, örneğin iki erkek arasındaki kardeşçe, biraderce sevgi
storge στοργη: aile içi sevgi

bundan başka klasik dillerde
romalılarda amore (cupido) ve caritas; araplarda (ışq)عشق ve (hubb) حُبّ şeklinde ifade edilen ve benzer açıklamalarla birbirineden ayrılan bakış açıları da mevcuttur.

sağlıkta şiddet günlüğü

çok yakında günbegün sağlıkta şiddet olaylarını toplayacağım başlık. geriye doğru tarama yaparak şiddetin yaşandığı yer ve tarih bilgilerini ekleme yapacağım düzenli olarak basına ve sosyal medyaya yansıyan olayları.

dr. ersin aslan(kalp ve damar cerrahisi uzmanı) - 18.04.2012 - gaziantep'te operasyon sonrası vefat eden dedesinin aylığı olan 500 tl'yi alamayacak olmasına sinirlenen torunu tarafından bıçaklanarak öldürüldü.

-dr. abdullah biroğul - 2015

-dr. hüseyin ağır - 2017

-prof.dr. said berilgen(fırat üniversitesi hastanesi başhekimi) - 2017 - hastanenin ödemesini erkene aldırmak isteyen medikal firma sahibi tarafından makamında kurşunlanarak öldürüldü.

-dr. bahattin ahmet yalçın - 17.07.2018 - şanlıurfa harran üniversitesi'nde acilde çalışırken hasta yakınının hastası ile ilgilenmediği öne sürülerek kafasında taş kırılarak darp edildi.

-dr. yaşar dağ (göz hastalıkları uzmanı) - 10.12.2018 - mardin/midyat'ta eşi hasta yakınına antibiyotik yazmadığı için darp edildi.

-dr. ebru kılıç güneş (dahiliye uzmanı) - 14.12.2018 - şanlıurfa mehmet akif inan eğitim ve araştırma hastanesi'nde askerden kaçmak isteyen hastanın sağlık rapor oranını düşük bulduğu için hasta ve yaknları tarafından darp edildi.

-dr. fahri dorukhan celepoğlu - 22.12.2018 - antalya eğitim ve araştırma hastanesi yoğun bakım ünitesi'nde vefat eden hastanın yakınları tarafından babamı siz öldürdünüz denilerek darp edildi.

-dr. nalan uygun (göğüs hastalıkları uzmanı) - 14.01.2019 - poliklinikte öncelik isteyen hasta yakınına sırayla alacağız dediği için boğazı sıkıldı, kafasına yumruk atıldı.

-dr. hasan cabbar (üroloji uzmanı) - 27.02.2019 - yapılan operasyon sonrası gelişen ameliyat ile ilgisiz komplikasyon sonrası hastasının oğlu tarafından 30 bin tl para doktordan haraç istenip, alamayınca da istanbul'da takip edilip şehrin ortasında darp edildi. burnunda ve kafatasında kırıkları mevcut.

-dr.ahmet irfan gedik (çocuk hastalıkları uzmanı) - 01.03.2019 - adana şehir hastanesi'nde sırasını beklemeyip öncelikli olarak muayene olmak isteyen hasta yakını tarafından darp edildi.

-dr. nurullah araskil - 02.03.2019 - istanbul esenyurt'ta adli kontrol nedeniyle karakola imza atması gereken ve atamadığı için doktordan istirahat raporu istemeye gelen kişinin talebi hasta olmaması nedeniyle reddedilince doktora saldırarak boğazını sıktı. daha sonra eline silah alıp tekrar asm'ye gelen kişiyi hasta yakınları araya girerek engelledi.

-dr. nuri ersoy yoğurtçuoğlu - 30.03.2019 - izmir bornova'da aile hekimi olarak çalışan meslektaşımız hasta yanında olmadan ilaç yazdırma talebi olan kişinin eşi tarafından darp edildi. hızını alamayan maganda 10 kişiyi daha toplayıp gelip sopalarla doktora, doktorun eşine ve asm'deki hemşireleri darp etti.

wikizero

2 yılı aşkın bir süredir türkiyeden erişilemeyen wikipedia sitesine ulaşmak için kullandığımız yöntem.

peki neden başlığı şimdi açıyorum. çünkü yakında hukuki sebeplerden kapatılması bekleniyor. bundan sonra 0 ekleyip giremeyeceğiz ama hemen üzülmeyin. wikipedia bu duruma bulduğu çözümü hemen bizlerle paylaşmış.

00wikipedia.org / 1wikipedia.org / 2wikipedia.org / zwikipedia.org gibi alternatifleri kullanarak erişim sağlayabileceğiz.

tebrik ediyorum. bizim özgürlüğümüzü bizden çok önemseyip, bizden çok savunuyorlar. yanlış hatırlamıyorsam geçenlerde de türkiye'ye dava açmışlardı, bir ulusun böyle bilgi kaynağı bir siteye ulaşması engellenemez, bu temel hakların ihlalidir diye.

özgürlük ve hak kavramlarını tam anlamıyla benimsemiş kişilerin yapabileceği eylemler bunlar, yoksa bana dokunmayan yılan bin yaşasın demekle, kendimi-ailemi-arkadaşlarımı doyurayım da gerisi ne yaparsa yapsın demekle olmaz işte, olmuyor.

solomos solomou

14 ağustos 1996 tarihinde bayrağımızı indirmeye çalışırken vurularak öldürülen rum.
videosu:

mosin-nagant



çarlık rusyası doneminde 1891 yılında yüzbaşı sergei mosin ve bir belçika firması olan nagant tarafından tasarlanıp aynı sene üretime geçilen elle kurmalı 5 adet mermi kapasiteli piyade tüfeğidir. 1965 tarihine kadar üretilip 1998 yılına kadar hizmet vermiştir. bu silahı kullanan ünlü keskin nişancılar ise şunlardır;

(bkz:simo hayha)
(bkz:lyudmila pavlichenko)
(bkz:roza shanina)
(bkz:vasili zaytsev)

Toplam entry sayısı: 1986

ece ceyda güdemek

bugün intihar etmiş olan bir tıp doktoru asistanı...
çukurova üniversitesi tıp fakültesi pediyatri bölümünde asistanlık yapmakta olan meslektaşımız geride bir not bırakarak intihar etmiş...
gerizekalı ve insan haklarına aykırı bir şekilde olan çalışma koşullarını da dile getirerek intihar etmiş..

umarım bölüm hocalarının tamamı, insan haklarına aykırı koşullara neden oldukları için "intihara sebebiyet verme" suçundan yargılanıp suçlu bulunur.. (nöbet, 24 saat tutulur. ertesi gün insan, insan olduğu için dinlenmelidir örneğin)

tatlı seferleri

bir hafta önce trileçecilerin süngeroğullarna düzenlediği seferdir..

hava kapalıydı,
yağmur yağacak gibiydi, iki ordu için de bu durum iyi olmayacaktı. bilinir ki yağmur altında oklar oldukça etkisizleşir. iki ordunun da kanatları atlı okçulardan oluştuğu için bitirici darbe kanatlardan gelmeyecekti. ancak trileçeoğulları hafif zırhlı süvarileri ile büyük bir akıllılık yapmış gibiydi. çünkü klasik atlı okçu birliklerinin yakın dövüşte hafif zırhlı birliklere karşı hiç bir şansı yoktu.

her iki tarafın komutanları karşı tarafın ritmik bir yürüyüş yapmasını sağlayan davul seslerini duyuyordu. "tam" "tam" "tam"...

trileçenin sağ kanadında hafifi süvarilere ek olarak atlı oku birlikleri vardı. her iki tarafın diğer tüm kanatları atlı okçulardan oluşuyordu. bu birlikler eski bir çok savaşta kanat hakimiyetinin ele geçirir geçirmez merkeze yardıma koşuyordu. bu diyarda bilinen bir çok savaş bu şekilde sonlanmıştı. ardından dağılmış düşman birliği askerlerinin bir bir sinek gibi avlamak kalıyordu.

her iki ordunun da mevcudu yaklaşık 20 25bin dolayındaydı. daha önceden bir çok kez görülmüş bir savaş olacaktı.

süngeroğulları kumandanı yanında bulunan komutana işaret etti. merkez piyade birliğinin arkasındaki okçular birden ortaya çıkmaya başladı. okçu birlikleri generali bir ok fırlattı. ok düşmanın yakınına bile düşmedi.. erken davranmışlardı. menzilleri dışındaydı düşman.
süngeroğlu piyadeleri büyük bir kalkana sahip ağır zırhlı birliklerdi çoğunlukla.. süvarileri doğudan , piyadeleri batıdan esinlenerek oluşturmuşlardı. bu onlara ne kadar güç sağlasa da önemli bir şekilde birliklerin hızı azalıyordu.

trileçe piyadeleri ise büyük oğunlukla hafif zırhlı piyadelerdi.

vadinin ortasında her iki ordu karşı karşıya duruyordu. etraf büyük dağlarla çevriliydi. bölge toprakları süngeroğullarının elinde olduğu için bölge coğrafyasının trileeciler çok da iyi bilmiyordu ama buna benzer bir vadide şu ana kadar binlerçe savaş meydana gelmişti. bu savaşlar dillerden dillere aktarılan hikayeler ya da zamanında büyük bir çok alimin yazdığı kitaplardan biliniyordu.

güneş bulutların arasında çok silik bir şekilde görünüyordu. öğle vakti olmalıydı. ortam hiç olmadığı kadar soğuktu.. bir kaç saat sonra buralar daha önce de bir çok kez görüldüğü gibi kan gölüne dönecekti.

trileçe tarafından savaş borularının sesi tüm vadide yankılandı. birlikler daha önce o bölgeye deneme amaçlı ok atılmamışçasına cesur ve emin adımlarla ilerliyordu. ve süngeroğulları okçularına emir geldi, hazır ol, ateş!!
o anda inanılmaz bir olay oldu. bir anda yağmur başlamıştı.. oklar düşman askerlerine yaklaşmadı bile. trileçe komtanı burnunun ucuna düşen iki damla çiseden sonra askerlerine yürü emrini vermişti. yağmurun dakikalar içerisinde yağacağını biliyordu.

bu durum karşısında şaşkına dönen süngeroğulları piyadeleri de ritmik bir şekilde yürümeye başladı. o anda trileçe piyadeleri arkasında saklanan okçu birliği bir anda durdu. konumunu aldı ve oklarını ateşledi.
süngeroğulları piyadeleri apar topar kalkanlarını siper etti, ok yağmuru pek etkili olmasa da bir çok asker orada dahaca savaşamamışken can verdi.

o arada bulutların arasından güneş kendisini gösterdi. süngeroğulları okçuları gökkuşağına doğru hedef alıp oklarını fırlattılar.. her ne kadar trileçe orduları siper alsa da küçük kalkanlarının çevresinden bir çok ok askerleri etkisiz hale getiriyordu.

bunu gören trileçeler sağ kanattaki süvarileriyle birlikte süngeroğullarının sol kanadına ani bir şekilde ilerledi.

her iki piyade grubu da karşı karşıya gelince savaş resmen başlamıştı...


süngeroğulları merkezde galip geliyor gibiydi. bir çok askeri ağır zırhlarının faydasını görmüştü ama sol kanarlarına yapılan hücum.. o kanat çökerse trileçe süvarilerinin tüm piyadeleri avlaması içten bile değildi.. düzenli bir piayede birliğinin kanattan alacağı bir atlı hasarı kadar kötü bir şey olamazdı bir savaşta.. ama sol kanat çöküyordu.

sağ kanatlar ise hala birbilerine doğru yürüyordu.. savaş dahaca orada başlamamıştı.

trileçe sağında hafif zırhlı süvariler, atlı okçuları bir bir avlıyordu. bu kanatta süngeroğulları biraz daha kayıp verirse kanat çekilecek ve savaşın bir mikatar lehlerinde giden kaderi değişecekti.

sünger sağı ile trileçe solu da karşı karşıya geldi. karşılıklı ok atışları ile mücadele orada başlamıştı..

bir anda süngeroğulları komutanı sinsi bir gülümseme ile ufuğa baktı.. beklediği şey zamanında gelmişti.. düşman neredeyse tüm birliklerini cepheye sürmüştü. düşman karargahından siyah dumanlar yükseliyordu.. evet, oralarda bir şeyler yanıyordu.. bunu gören trileçe komutanı savaş alanından kork ile ayrıldı.. çünkü ordugahı basan askerler kendisini kolaylıkla avlayabilirlerdi.. cephedeki trileçelerin ise komutanlarının katığındna haberi yoktu.. canını dişine takarak tüm askerler savaşıyordu.

ordugahı yapmalamış olan atlılar bir anda merkez piyadeleri arkadan vurdular.. bunu gören trileçe sol kanadındaki birlikler taraf değiştirerek süngeroğullarına geçmişti. bu devirde taraf değiştirme sık görülüyordu. bu geçişin bedelini ileriki bir dönemde süngeroğulları o birlikleri yanına alarak ağır ödeyeceklerdi. bir kere ihane eden daha sonra tekrar eder. unutulmamalıydı.

bunu gören trileçe hafif süvarileri korku ile savaş alanından ayrıldı..
savaşın sonucu belliydi..
süneroğulları 3000 kadar asker kaybederken trileçe sol kanadındaki tüm birlikle birlikte 8000 asker kaybetmişti..

savaşın galibiyeti kesin süngeroğullarıydı.

nah çekmek


normalde kötü anlamlar taşıyan bu işaretin halk arasında ne anlama geldiğini bilmiyorum. ancak eskişehirde eti arkeoloji müzesinde bunu gördükten sonra insanlara yapmaya başladığım hareket.
ameliyat öncesi hemşiremiz gömleğimi giydirirken elimin bu şekilde çıkması bir gelemek oldu. tabi karşılığında bir nah da ben istiyorum.
teşekkürler romalılar..

neon pembesi

erkeğin sulcus calcarinus civarında nöronu olmayan bölge. dolayısı ile asossiasyon alanına bakınca oradan soruyor wernickeye neon pembesi nedir diye.. tık yok wernickede. yine iş sulcus calcarinusa kalıyor. pembe o diye. wernicke ile vizual korteks anlaşıyor. mutlu mesut fasikulus arkuata olayı broca ya söylüyor. broca bey de gidiyor motor kortekste eli buluyor.... hikaye sıktı be.

testiküler feminizasyon

testosteron-t
dihidro testosteron - dht
östrojen - e
müllerian inhibiting faktör - mif
öncelikle bizim gonad gelişimi ve vücuda etkisini bilmemiz gerkiyor.
embriyomuzun ilk haftalarında gonadal tomurcuk barsaktan ordan burdan göçerek intraabdominal bölgeye geliyor. bunun ardından bu gonadın kaderini belirleyen esas gen y kromozomu üzerinde sry başta olmak üzere bir çok gen. bu genler olmazsa gonadımız dişi olur.
y kromozom üzerindeki genler etkisinde kalan tomurcuğumuz testis yönünde farklılaşmaya başlar. bu aşamada iki önemli hücre grubumuz oluşur. sertoli ve leydig.
sertoli hücremiz mif salgılayarak paramezonefrik kanal oluşumunu önlerken , leydig hücremiz t salarak iç genital yapının erkek olmasını sağlar.(prostat vb.)
t ise 5 alfa redüktaz etkinliği ile dht ye dönüşür. dht ise dış genital yapının oluşmasını sağlar. bu arada dht ve t nin reseptörleri aynı.
bebişimiz eğer androjen duyarsız olacak olursa ne olur.
t ve dht reseptörlere bağlanamaz ancak mif etkin olarak çalışır. ne uterus ne de prostat oluşur. içeride sadece inguinal kanalın internal ringinin ağzında bekleyen bir testis olur.
dışarısı ise dht etkinliğini görmediği için vulva, vajen alt 2/3 halini alır.
peki bu bebeğimiz böyle doğdu, biz bu bebeği bir kız çocuğu gibi büyütürüz. ergenliğe girer. akslar çalışmaya başlar ve testisler uyanır. (testiste spermler sıcaktan dolayı hararet yapmış ve bozulmuştur. artık birer seminom olma yolunda ilerlemektedir.)
bu kız çocuğumuz t sentezler, t ye cevap alınamaz ve çılgınlar gibi t sentezi başlar. fazla t periferik doku aromataz enzimi sayesinde e ye dönüşür ve memeler çıkarç
dişi fenotip oluşmasının nedeni budur.
bize bu kız çocuğu şehirde yaşıyorsa adet görememe, köyde yaşıyorsa infertilite ile gelir.
tanıyı koyar koymaz o testisler alınmalıdır. yoksa seminom gelişir.. seminom masum bir tümor olmasına rağmen profilaktik paraaortik lenf nodu radyoterapisine ne gerek var..

tıpçı esprileri

insanlıktan soğutan anlardandır bu espiriler..

sf le kınıyorum diyip kaçıyorum.. özür dilerim sözlük.

doktor duası

mesleğe geçmeden el açtım allahım sana
akıl sağlık mutluluk bol ineklik ver bana
çalışmazsam sınıf geçemem
okulumu bitiremem
tekrarları edelim
sınavları geçelim
malpraktisten koruyan allaha
her zaman dua edelim

ece ceyda güdemek

bugün intihar etmiş olan bir tıp doktoru asistanı...
çukurova üniversitesi tıp fakültesi pediyatri bölümünde asistanlık yapmakta olan meslektaşımız geride bir not bırakarak intihar etmiş...
gerizekalı ve insan haklarına aykırı bir şekilde olan çalışma koşullarını da dile getirerek intihar etmiş..

umarım bölüm hocalarının tamamı, insan haklarına aykırı koşullara neden oldukları için "intihara sebebiyet verme" suçundan yargılanıp suçlu bulunur.. (nöbet, 24 saat tutulur. ertesi gün insan, insan olduğu için dinlenmelidir örneğin)

sözlüde hocaya asla söylenmeyecek şeyler

kusura bakmayın ama bunu demek zorundayım.. başıma geldi yani..
bizim sistem apayrıydı.. sözlü yoktu, osce diye bir saçmalık vardı..
böyle sonav kamera kaydı altında falan oluyor. itiraz edeceksen de kamera kaydıyla itiraz ediyorsun..

şimdi basit bir demir eksikliği anemisi sorusu.. anamnezi aldım,muayene tamam ama labpratuvar isteyeceğim , ferritini bulamıyorum..

sonunda nerde bu ... koduğumun ferritini dedim ve pediyatriden kaldım.. büte kaldım yani.. tamamen değil.

sözlü sırasında mümkünse sövmeyin.. siktir falan çekmeyin.

ritalin

ritalin aeşşeği at yapmaz.

(bkz: ihsan bağcivan)

amfetamin türevi uyarıcı bir ilaçtır. temel olarak adhd tedavisinde kullanılır..
kullanmayın.. paranoid tarzda psikoza neden oluyor.. psikoz bakın.. kişi farkedemiyor.. psikoz oluyor..

türbanlı polis

ben de üniversitemin makamlarından şortla stajerlik yapabilmek için izin almaya çalışmıştım da "sınıfta kalırsın" yanıtını almıştım.. ah ah... demokrasi bu mu şimdi..
benim şort giymeme izin vermeyenler üniversitede türban serbest olunca göbek atmıştı..
eşitlik istiyorum...

bedir savaşı

müslüman haydutların yapmak istediği bir kervan yağması sonucu meydana gelen küçük çaplı bir çatışmadır.
624 yılında olmuş ve toplam güç sayısı 2000 i bulmamış..(900 mekkeli, 300 müslüman yağmacı)
çatışma sonucunda ölenler ise onlarla ifade ediliyor.

islam tarihinde neden savaş olarak anlatılıyor bilmiyorum.. o tarihe kadar yüz binlerce kişinin savaştığı ve savaşın gerçekten bir sanata dönüştüğü savaşlar görülmüştü...

kendine müslüman diyen kervan yağmacısı eşkiyaların yaptığı bu vahşşet hiçbir zaman savaş olmayacak.

sünnet olmak

erkek penisinde prepisyum denen anatomik bölgenin vücuttan çıkarılması işlemi. histopatolojik incelemede normal olan dokunun vücuttan çıkarılması ilginçtir. çocuklar için büyük psikiyatrik travmalar yaratabilmektedir. uygun koşullarda yapılmayan ve uygun cerrahi prosedürler izlenmeyen saçma salak sünnet vakaları da vardır ki aileler sebepsiz bir biçimde buna izin vermektedir.

bu arada fimozis ya da parafimozis sünnet endikasyonu değildir. çok küçük bir insizyon ile parafimozis rahatlayabilir.

kadınlarda uygulanan işlem ise aşırı canice ve saçmadır.
ayrıca;
din, hiç bir cerrahi endikasyon oluşturamaz.

sigara içen tıpçı

salaktır. bir tıpçıya yakışmayacak bir kaç hareketlerden birini sergileyen tıpçıdır kendisi. hiv riski olmasına rağmen kondomsuz ilişkiye girme, sosyal içiciliğin üzerinde alkol kullanma gibi bu da berbat bir iş...

risalei nur

saçma bir kitap.. elime osmanlıca geçmişti bir tane.. yok taşlar şeytana fırlatılıyormuş da yıldız kayıyormuş da falan da filan.. osmanlıca olarak okuduğum azot, oksijen ve karbon teriminin geçtiği ilk yazı olabilirdi ama gerçeklikle hiç bir ilgisi yoktu.
gerçeklik ve realite.. bilimsel araştırma yapmadan yazdığın şeyi bilim var içinde diye yutturma millete..

içerik kuralları - iletişim