carnivore

Durum: 2033 - 20 - 1 - 0 - 02.06.2020 10:03

Puan: 20710 -

4 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yönetici.

Dünyada her şey için, uygarlık için, yaşam için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir, fendir. İlim ve fen haricinde mürşit aramak gaflettir, cehalettir, delalettir.
  • /
  • 204

gezi parkı direnişi

iki kutuplu toplumun fikir çatışmasına dönen, ancak sadece yeşili koruma amacı ile başlayan, doğayı hükümetten koruyan direniş..

evet,, daha önceki olaylarla da kolayca kutuplaşıp, kardeşinin ölümüne neden olabilecek kadar fanatikleşebilen bir toplum olduğumuz biliniyordu.. 80 darbesinin temel nedenlerinden birisi de yine bu kutuplaşmaydı.. halbu ki o dönemin birbiri ile çatışan iki grubu, daha iyi bir türkiye için çatışmıştı.. sağ ve sol grupların her ikisinin de amacı türkiye'yi daha iyi bir türkiye yapmaktı..

ancak 2012 yılında durum daha değişik oldu. türkiye'nin baskı ve kısıtlamalardan yıpranan kesimi ile baskıcı insanlar arasında bir çatışma yaşandı. tek istenilen şey yeşili korumaktı. ama kendisine kitap okunan kolluk kuvvetleri bu insanlara zulmedercesine davranışlarda bulundular.. diyen olacak ki burada aşağılama var, o kişiler kitap olarak muhammede geldiğine inanılan kitap olan kuran okusa durum aynı olur muydu? kitapları yere atılıp, biber gazı ile müdahale edilir miydi?
işte hükümetin halk kitleleri içinde taraf tutmasından dolayı, herkesi kucaklayamamasından dolayı (sakın 20. yüzyılı olaya karıştırmayın, şu an 21. yüzyılda yaşıyoruz) bu olaylar gerçekleşti. kolluk kuvvetleri taraflı davrandı, bir çok esnaf taraflı davrandı... böyle bir ortamda ülke başbakanı gelip bütün karşıt görüşlere kucak açabilecek erdemde olsaydı bu olay yaşanmazdı.
21. yüzyılda bu birlik olayını yapamayan her ülkede, özellikle batı ülkelerinde sorunlar çıkacaktır.. abd'de ciddi olaylar olacak örneğin..

mühendis vs doktor

benim içimdeki çatışmadır kendileri. mühendismi olsaydım keşke diye sorarım kendime hep.
işte o şerefsiz matenatik yüzünden olmadım,, matematiği beceremedim bir türlü..

kimyasal tepkimeler, üç boyutlu çizimler, basit kodlamalar basit bir hobi olarak kaldı mecburen bende.. aslında baskı ddvreleri ile de uğraşmak istiyorum şu an. pic kodlama falan..

neyse kendimi de yıllardır doktorluk bir meslektir, mühendislik ise hobidir diyerek avutuyorum.

komiteden bir gün önce ağlamak

hiç yaşamadığım olaydır. ilk üç sene komite sınavlarından yaklaşık dört hafta önce çalışmaya başlardım. 2. sınıfta ise günlük tekrar yapmayı denedim. her gün sonunda o gün öğrendiklerimizi tekrarlıyordum. bu olay bana gerçekten büyük bir avantaj kazandırdı.
komite haftasında dinlenip son gün ise futbol maçı falan izlerdim.

tabi ki bu durum birinci sınıfın rahatlığı ve üçüncü sınıfın ortasında sonra başıma gelen kötü şeyler yüzünden sürekli işlemedi. ama gerçekten yapsaydım şu an tus'ta daha yüksek puan alırdım(şu an keşke on puan daha az alsaydım diyorum ama neyse)
çünkü tusa beşinci sınıfta çalışamadım, altıncı sınıfta başladım ve o da o kadar iyi olmadı. bir kere anatomi açıp çalışmadım örneğin ama anatomim iyiydi. fizyoloji, histoloji ise yine 2. sınıfta çalıştığım sayesinde iyi yaptım.

yapabiliyorsanız günlük tekrarı yapın, kafanız rahat olur.

intörn doktorların pandemide görevden kaçması

ülkemizde gerelsiz ve saçma bir şekilde iş yüklenmiş öğrencilerden birisi de intörnlerdir.
intörnlerin öğrenci olduğu nedense bir çok serviste unutuluyor.
hemşire ve personellerin yapacağı bir çok işi bir yıl sonra doktor olarak atanacak öğrenciler yapıyor.

şimdi konu biraz dağılacak, intörnlüğün rahat olduğu ya da olmadığı yerlerin mezunlarını tıbbi yeterlilik açısından kıyaslarsak,,
ben hiç intraartiküler enjeksiyon yapmadım, serum seti hazırlamadım.. tıbbi olarak bir eksiklik hissetmiyorum kendimde.

şimdi intörnlerin kaçtığı söyleniyor ancak bu bir kaçma değil. bir öğrencinin pandemi sırasında okulunda bulunması hoş olmazdı zaten.

ha yapılabilecek şeyler var mıdır,, evet. bilgi eksikliği yaşamamaları için doktorlar işlem yapar iken canlı online eğitim yapabilirler. hastanın da onamı alınıp canlı şekilde vakası çekilip intörnlerle paylaşılabilinir. yani eğitim olarak uzak kaldıkları düşünülmelidir intörnlerin.. hocaların sık sık canlı eğitim vermesi gerekirdi bence.


doktorlar işçi değildir....

pirinç

asya toplumlarının temel besinlerinden birisi,, kendi toplumumuz için de oldukça önemli bir besindir. özellikle uzak doğu asya'da önemli bir beesin kaynağı olduğu için, dünya nüfusunun yarını beslemektedir. ayrıca dünyada en çok üretimi yapılan üç bitkiden birisidir (buğday,mısır ve pirinç).
ülkemizde en çok yapılan pirinç yemeği olan pilav ise dilimize farsçadan girmiş.




pirinç ayrıca bakırın, çinko ile yapmış olduğu, sarı tonlarında bir alaşımdır.

fasulye diblesi

öğrenciliğimde , ev arkadaşımın fasulyeli pilav diye dalga geçtiği karadeniz yemeklerinden birisidir.
bugün yine yapmaya çalışsam da yine pirinci dibine tuttu.
ama gerçekten hoş bir yemektir.

atilla uslu

cerrahları sevmeyen, tusem'de dahiliye anlatan, hematoloji yandalcısı, bitirmiştir belki.

derslerde biraz burnu havada konu anlatırdı, samimiyeti vermezdi..
kendisi bir coca cola ve dark souls hayranı.

mouse nasırı

uzun süreli fare kullanımına bağlı el bileğinin ulnar tarafının volarinde meydana gelen cilt kalınlaşması ve renk değişikliği.
korona döneminde bayağı oyuna abandığım için yeniden çıkmış bende, bugün farkettim.

hemşir

türkçe'mizde bir çok hint avrupa dil ailesine ait dillerde bulunan, dişi ve erkek sözcükler bulunmaz.
hemşire sözcüğü ise dilimize olduğu gibi geçmiş..
dilimizde dişi ve erkek sözcükler olmadığı için hemşire hem erkek, hem de kadın yardımcı sağlık görevlisini tanımlamaktadır.

yani hemşir uydurulmuş bir sözcüktür.

bad sector

hdd üzerindeki muhtemel fiziksel bir hasar (ör head crash) sonucu kullanılmayacak durumda olan ve bizim sisteme tanımlatmadığımız durumda hdd çalışmasını yavaşlatabilecek olan bölüm.
bad sector tarama programları ile ya da format atarak bu bölgeler kullanılmayacak verisi bad sector çevresine yazılır. bu sayede manyetik kafa bu bölgeyi kullanmaz.
  • /
  • 204
  • /
  • 56

pirinç


fasulye diblesi


mouse nasırı


bad sector


click of death


ram


master of puppets


mikrodalgaya atılan süt kutusu


dikotomi paradoksu


oggy et les cafards


  • /
  • 56

çocukken baba eve getirdiğinde mutlu olunan şeyler

go girl
bilim çocuk
aynı zamanda beni çocukluğuma götüren şeylerdir.

çocukken baba eve getirdiğinde mutlu olunan şeyler

bazı çocuklar için babanın kendisinin gelmesidir. sadece kendisini getirsin ister.

edit: imla

sikkim

hindistan'da turistik bölgeleri olan bir eyâlettir.

sikkim'in fotoğrafları:






https://www.britannica.com/place/Sikkim

sanâyi ustası

hayat üniversitesi mezûnu, sanayide hemen her türden sök-tak işini hâlleden kalifiye adamlardır. gayriresmî gazetede yayımlanan görevleri şunlardır;

a) arabalar başta olmak üzere pek çok mekanik âletten anlar ve onları tâmir eder.

b) ingiliz anahtarı kullanmayı bilir.

c) çırağı ayak işleri için kullanma yeterliliğine sâhiptir.

ç) uygun tornavidayı uygun deliğe denk getirir ve tornavidayı etkili bir biçimde döndürür.

d) meslekte belli bir kıdemi devirdikten sonra ayak işlerinde hizmet vermesi için çırak yetiştirir.

sanâyi ustasının çırağı

hayat üniversitesi mezûnu, sanâyide her türden sök-tak işini yapabilen sanâyi ustalarının yanında staj yapan hayat üniversitesi öğrencisidir. gayriresmî gazetede yayımlanan görevleri şunlardır;

a) ustaya uzaktan seslenme ve çay getirme görevlerini yerine getirir.

b) çeşitli mekanik âletlerin kullanım yolu ve yöntemi üzerine çalışır, bunları uygular.

c) ustaya uygun ingiliz anahtarı ve tornavida uzatma kapasitesi ve yeterliliğine sâhiptir.

ç) ustanın âlet takımını ustasının arkasından sök-tak yapılacak bölgeye götürme hizmeti verir.

d) ustasının tâlimâtı doğrultusunda temizlik, bakım, ayak işleri gibi hizmetlerde etkin rol üstlenir.

2cellos

luka sulic ve stephan hauser adlı iki hırvat gencin kurduğu, sadece çelloyla bilinen şarkılara muhteşem coverlar yapan müzik grubu. ilk atak yaptıkları şarkı - kaynağın yalancısıyım - micheal jacksonun smooth criminal şarkısıdır.

hayır şarkı yapmayı geçtim, klipleri bizim türk kliplerine 500 basar. buyrun izleyelim efenim:



kaynak: http://www.2cellos.com/biography/

2cellos

balkan asıllı iki genç müzisyenin ( luka sulic- stjepan hauser ) kurduğu grup. çelloyu çalmaz konuştururlar. çoğunlukla elektronik çello ile boy gösterirler. popüler şarkıları coverlayıp tematik videolar oluşturmalarıyla ün kazanmışlardır. rock müziği klasiklerden mozart, bach ile harmanlarlar.

çok geç keşfetmişim nasıl da gözümden kaçmış dediğim videoları

pretibial ödem

tibiaya bir iki saniye basınca genelde gode bırakan ödemdir. altından yüklenme çıkar. yüklenme genelde ya kalp yetmezliğine ya böbrek yetmezliğine bağlıdır.

bu hasta size genelde "nefes alamıyorum ben, bi hava alayım da gideyim" diye gelir. kan alınacak röntgen çekilecek sonda takılacak deyince de "yav ne alakası var, ben hava alıp gideyim." der. özellikle sondaya şiddetle karşı çıkar.

"ben sana sabaha kadar hava versem de nefesin açılmayacak." diye hava cıva yapabilirsiniz.

zaten nefes alamıyorum diyen hastaya mutlaka ptö bakın. eğer yüklenme varsa ve siz koah düşünüp hava verirseniz cidden sabaha kadar da verseniz rahatlamayacaktır. sıkılınca "rahatladım allah razı olsun" der gider ama insanın içi rahat etmiyor.

yüklenme düşünmüyorsanız periferik nabızlara bakın. ben yüklenme üzerinden gideceğim.

1) bilinen hastalık var mı diye sorun. işiniz kolaylaşsın. kalp hastalığı varsa böbrek hastalığı varsa ne ala. ya ilacını (diüretiktir o ilaç) almamıştır ya da ara ara oluyor böyle der hasta, süreci o da biliyordur. ya da diyaliz zamanı yaklaşıyordur. diyelim ki yokmuş bir hastalığı. iki sorunumuz var: ne kadar yüklendi? kardiyak mı renal mi?

2) acleri oskülte edin. ral varsa yüklendiğinden emin olmuş olursunuz. paac görün. efüzyon var mı? varsa ne durumda görmüş olursunuz. çok fazlaysa tomografiye gönderin. (tomo daha sonra)

2) vitallere baktırın. spo2 çok düşükse hemen oksijen açtırın. sonda taktırın. idrar çıkışı varsa ve tansiyonu da normalse 2 amp lasix iv puşeletin. idrar çıkışı yoksa spo2 çok düşükse hemen diyaliz olayını organize edin. spo2 normalse sakin olun ve dahiliyeye danışın. genelde yatırırlar.

bu arada spo2 çok düşükten kastım 70 altı mesela. koahlı olup günlük hayatını 80 saturasyonla sorunsuz geçiren hastalar var. gidip saturasyon 91-93 diye panik olmanıza gerek yok. (olanlar gerçekten oluyor)

3)biyokimya, hemogram, troponin, kan gazı, ekg görün. bunları kardiyak mı renal mi diye istiyoruz.

- efüzyon varsa troponin 55-60 civarı olacaktır. ille de kardiyak düşündürmez. troponin kalp hücreleri ölüyor demektir. bu svodan olabilir, pnömoniden olabilir, üremiden olabilir, iye olup troponini 4000 lerde gelen hasta da gördüm ben. (üst sınırımız 15) troponinin mı açısından anlamlı olması için 2-3 saatlik kontrollerinde 5-6 kat artış olmasıdır. kontrol mutlaka görün.

- ekg de resiprok değişiklik var mı diye bakın. sivri t var mı diye bakın.(renalse hiperkalemi olabilir. ekg ye yansımışsa alert olun.)

- kan gazında asidoz var mı diye bakın. varsa genelde ön planda renal diye düşünebilirsiniz.

- biyokimyada diyaliz endikasyonu var mı diye bakın. eğer renal yüklenme ise potasyum yüksek gelecektir. 150 ye kalsiyum attırın. gitsin. malpraktis yapmamış olursunuz. sonra yine dahiliyeye danışın.

hasta ary kby ye girmişse üre kreatinin yüksek olacaktır.

şimdi diyelim ki bizim hastamızın acil bir endikasyonu yok. idrar çıkışı var. kanları normal. efüzyonu var ama çok şiddetli değil. siz de bir ilçe acilindesiniz. öyle çat çat kons atamıyorsunuz. belki uzman yok. ama istiyorsunuz ki hastanız biraz rahatlasın. kardiyo pol için ya da dahiliye pol için zaman kazansın. adam/kadın nefes alamıyor +++/+++ de ödemi var. tansiyonu monitorize ettirip 150 cc sf içine 6 ampul lasix attırın 12 saatte gitsin. idrar çıkışını da takip ettirin. çıktıkça rahatlayacaktır zaten.

yanlış ya da eksik kalan bir taraf varsa tamamlayın lütfen. ben de eksiklerimi kapatmış olayım. sevgilerle..

karadeniz pidesi

kayık biçiminde kapalı veya daire biçiminde açık sunulabilen, bol yağlı, kavurmalı, kıymalı, kaşarlı veya karışık olabilen, içine yumurta atılabilen enfes yiyecek. gazoz veya sodalı ayranla iyi gider.
samsun’dan artvin’e kadar tüm kıyı şeridinde yense de en iyi örneklerinin giresun’dan çıktığı rivayet olunur.

big smoke

boğazsız olmasıyla ünlü grove street families gangsteridir. oyunun en başından aslında cj'i satacağı belliydi: grove street'den ölmüş halasının evine taşınması, ne zaman big smoke görevi almaya gitsek c.r.a.s.h grubunun yozlaşmış polislerini (tenpenny, pulaski) big smoke'le konuşuyor bulmamız, drive-thru görevinde ballas'lı angutlara ateş etmeyip habire tıkınması, en başından beri sweet'in uyuşturucusuz çete politikasına hiddetle karşı çıkması.

ayrıca big smoke'dan aldığımız görevler hiçbir zaman grove street'in bekasına, birlik ve beraberliğine yönelik değildi. hep dış mihraklara hizmet ettik. yok rus mafyasıyla hesaplaşma, yok meksika mahallesinde kuzeniyle (!) buluşma, yok efendim ta ebesinin nikahı uzaklık birimine kadar tren takip etme. buradan da büyük duman'ın vatan haini ve fetöcü olduğunu ispatlamış olduk.

Toplam entry sayısı: 2033

ece ceyda güdemek

bugün intihar etmiş olan bir tıp doktoru asistanı...
çukurova üniversitesi tıp fakültesi pediyatri bölümünde asistanlık yapmakta olan meslektaşımız geride bir not bırakarak intihar etmiş...
gerizekalı ve insan haklarına aykırı bir şekilde olan çalışma koşullarını da dile getirerek intihar etmiş..

umarım bölüm hocalarının tamamı, insan haklarına aykırı koşullara neden oldukları için "intihara sebebiyet verme" suçundan yargılanıp suçlu bulunur.. (nöbet, 24 saat tutulur. ertesi gün insan, insan olduğu için dinlenmelidir örneğin)

tatlı seferleri

bir hafta önce trileçecilerin süngeroğullarna düzenlediği seferdir..

hava kapalıydı,
yağmur yağacak gibiydi, iki ordu için de bu durum iyi olmayacaktı. bilinir ki yağmur altında oklar oldukça etkisizleşir. iki ordunun da kanatları atlı okçulardan oluştuğu için bitirici darbe kanatlardan gelmeyecekti. ancak trileçeoğulları hafif zırhlı süvarileri ile büyük bir akıllılık yapmış gibiydi. çünkü klasik atlı okçu birliklerinin yakın dövüşte hafif zırhlı birliklere karşı hiç bir şansı yoktu.

her iki tarafın komutanları karşı tarafın ritmik bir yürüyüş yapmasını sağlayan davul seslerini duyuyordu. "tam" "tam" "tam"...

trileçenin sağ kanadında hafifi süvarilere ek olarak atlı oku birlikleri vardı. her iki tarafın diğer tüm kanatları atlı okçulardan oluşuyordu. bu birlikler eski bir çok savaşta kanat hakimiyetinin ele geçirir geçirmez merkeze yardıma koşuyordu. bu diyarda bilinen bir çok savaş bu şekilde sonlanmıştı. ardından dağılmış düşman birliği askerlerinin bir bir sinek gibi avlamak kalıyordu.

her iki ordunun da mevcudu yaklaşık 20 25bin dolayındaydı. daha önceden bir çok kez görülmüş bir savaş olacaktı.

süngeroğulları kumandanı yanında bulunan komutana işaret etti. merkez piyade birliğinin arkasındaki okçular birden ortaya çıkmaya başladı. okçu birlikleri generali bir ok fırlattı. ok düşmanın yakınına bile düşmedi.. erken davranmışlardı. menzilleri dışındaydı düşman.
süngeroğlu piyadeleri büyük bir kalkana sahip ağır zırhlı birliklerdi çoğunlukla.. süvarileri doğudan , piyadeleri batıdan esinlenerek oluşturmuşlardı. bu onlara ne kadar güç sağlasa da önemli bir şekilde birliklerin hızı azalıyordu.

trileçe piyadeleri ise büyük oğunlukla hafif zırhlı piyadelerdi.

vadinin ortasında her iki ordu karşı karşıya duruyordu. etraf büyük dağlarla çevriliydi. bölge toprakları süngeroğullarının elinde olduğu için bölge coğrafyasının trileeciler çok da iyi bilmiyordu ama buna benzer bir vadide şu ana kadar binlerçe savaş meydana gelmişti. bu savaşlar dillerden dillere aktarılan hikayeler ya da zamanında büyük bir çok alimin yazdığı kitaplardan biliniyordu.

güneş bulutların arasında çok silik bir şekilde görünüyordu. öğle vakti olmalıydı. ortam hiç olmadığı kadar soğuktu.. bir kaç saat sonra buralar daha önce de bir çok kez görüldüğü gibi kan gölüne dönecekti.

trileçe tarafından savaş borularının sesi tüm vadide yankılandı. birlikler daha önce o bölgeye deneme amaçlı ok atılmamışçasına cesur ve emin adımlarla ilerliyordu. ve süngeroğulları okçularına emir geldi, hazır ol, ateş!!
o anda inanılmaz bir olay oldu. bir anda yağmur başlamıştı.. oklar düşman askerlerine yaklaşmadı bile. trileçe komtanı burnunun ucuna düşen iki damla çiseden sonra askerlerine yürü emrini vermişti. yağmurun dakikalar içerisinde yağacağını biliyordu.

bu durum karşısında şaşkına dönen süngeroğulları piyadeleri de ritmik bir şekilde yürümeye başladı. o anda trileçe piyadeleri arkasında saklanan okçu birliği bir anda durdu. konumunu aldı ve oklarını ateşledi.
süngeroğulları piyadeleri apar topar kalkanlarını siper etti, ok yağmuru pek etkili olmasa da bir çok asker orada dahaca savaşamamışken can verdi.

o arada bulutların arasından güneş kendisini gösterdi. süngeroğulları okçuları gökkuşağına doğru hedef alıp oklarını fırlattılar.. her ne kadar trileçe orduları siper alsa da küçük kalkanlarının çevresinden bir çok ok askerleri etkisiz hale getiriyordu.

bunu gören trileçeler sağ kanattaki süvarileriyle birlikte süngeroğullarının sol kanadına ani bir şekilde ilerledi.

her iki piyade grubu da karşı karşıya gelince savaş resmen başlamıştı...


süngeroğulları merkezde galip geliyor gibiydi. bir çok askeri ağır zırhlarının faydasını görmüştü ama sol kanarlarına yapılan hücum.. o kanat çökerse trileçe süvarilerinin tüm piyadeleri avlaması içten bile değildi.. düzenli bir piayede birliğinin kanattan alacağı bir atlı hasarı kadar kötü bir şey olamazdı bir savaşta.. ama sol kanat çöküyordu.

sağ kanatlar ise hala birbilerine doğru yürüyordu.. savaş dahaca orada başlamamıştı.

trileçe sağında hafif zırhlı süvariler, atlı okçuları bir bir avlıyordu. bu kanatta süngeroğulları biraz daha kayıp verirse kanat çekilecek ve savaşın bir mikatar lehlerinde giden kaderi değişecekti.

sünger sağı ile trileçe solu da karşı karşıya geldi. karşılıklı ok atışları ile mücadele orada başlamıştı..

bir anda süngeroğulları komutanı sinsi bir gülümseme ile ufuğa baktı.. beklediği şey zamanında gelmişti.. düşman neredeyse tüm birliklerini cepheye sürmüştü. düşman karargahından siyah dumanlar yükseliyordu.. evet, oralarda bir şeyler yanıyordu.. bunu gören trileçe komutanı savaş alanından kork ile ayrıldı.. çünkü ordugahı basan askerler kendisini kolaylıkla avlayabilirlerdi.. cephedeki trileçelerin ise komutanlarının katığındna haberi yoktu.. canını dişine takarak tüm askerler savaşıyordu.

ordugahı yapmalamış olan atlılar bir anda merkez piyadeleri arkadan vurdular.. bunu gören trileçe sol kanadındaki birlikler taraf değiştirerek süngeroğullarına geçmişti. bu devirde taraf değiştirme sık görülüyordu. bu geçişin bedelini ileriki bir dönemde süngeroğulları o birlikleri yanına alarak ağır ödeyeceklerdi. bir kere ihane eden daha sonra tekrar eder. unutulmamalıydı.

bunu gören trileçe hafif süvarileri korku ile savaş alanından ayrıldı..
savaşın sonucu belliydi..
süneroğulları 3000 kadar asker kaybederken trileçe sol kanadındaki tüm birlikle birlikte 8000 asker kaybetmişti..

savaşın galibiyeti kesin süngeroğullarıydı.

neon pembesi

erkeğin sulcus calcarinus civarında nöronu olmayan bölge. dolayısı ile asossiasyon alanına bakınca oradan soruyor wernickeye neon pembesi nedir diye.. tık yok wernickede. yine iş sulcus calcarinusa kalıyor. pembe o diye. wernicke ile vizual korteks anlaşıyor. mutlu mesut fasikulus arkuata olayı broca ya söylüyor. broca bey de gidiyor motor kortekste eli buluyor.... hikaye sıktı be.

testiküler feminizasyon

testosteron-t
dihidro testosteron - dht
östrojen - e
müllerian inhibiting faktör - mif
öncelikle bizim gonad gelişimi ve vücuda etkisini bilmemiz gerkiyor.
embriyomuzun ilk haftalarında gonadal tomurcuk barsaktan ordan burdan göçerek intraabdominal bölgeye geliyor. bunun ardından bu gonadın kaderini belirleyen esas gen y kromozomu üzerinde sry başta olmak üzere bir çok gen. bu genler olmazsa gonadımız dişi olur.
y kromozom üzerindeki genler etkisinde kalan tomurcuğumuz testis yönünde farklılaşmaya başlar. bu aşamada iki önemli hücre grubumuz oluşur. sertoli ve leydig.
sertoli hücremiz mif salgılayarak paramezonefrik kanal oluşumunu önlerken , leydig hücremiz t salarak iç genital yapının erkek olmasını sağlar.(prostat vb.)
t ise 5 alfa redüktaz etkinliği ile dht ye dönüşür. dht ise dış genital yapının oluşmasını sağlar. bu arada dht ve t nin reseptörleri aynı.
bebişimiz eğer androjen duyarsız olacak olursa ne olur.
t ve dht reseptörlere bağlanamaz ancak mif etkin olarak çalışır. ne uterus ne de prostat oluşur. içeride sadece inguinal kanalın internal ringinin ağzında bekleyen bir testis olur.
dışarısı ise dht etkinliğini görmediği için vulva, vajen alt 2/3 halini alır.
peki bu bebeğimiz böyle doğdu, biz bu bebeği bir kız çocuğu gibi büyütürüz. ergenliğe girer. akslar çalışmaya başlar ve testisler uyanır. (testiste spermler sıcaktan dolayı hararet yapmış ve bozulmuştur. artık birer seminom olma yolunda ilerlemektedir.)
bu kız çocuğumuz t sentezler, t ye cevap alınamaz ve çılgınlar gibi t sentezi başlar. fazla t periferik doku aromataz enzimi sayesinde e ye dönüşür ve memeler çıkarç
dişi fenotip oluşmasının nedeni budur.
bize bu kız çocuğu şehirde yaşıyorsa adet görememe, köyde yaşıyorsa infertilite ile gelir.
tanıyı koyar koymaz o testisler alınmalıdır. yoksa seminom gelişir.. seminom masum bir tümor olmasına rağmen profilaktik paraaortik lenf nodu radyoterapisine ne gerek var..

sözlüde hocaya asla söylenmeyecek şeyler

kusura bakmayın ama bunu demek zorundayım.. başıma geldi yani..
bizim sistem apayrıydı.. sözlü yoktu, osce diye bir saçmalık vardı..
böyle sonav kamera kaydı altında falan oluyor. itiraz edeceksen de kamera kaydıyla itiraz ediyorsun..

şimdi basit bir demir eksikliği anemisi sorusu.. anamnezi aldım,muayene tamam ama labpratuvar isteyeceğim , ferritini bulamıyorum..

sonunda nerde bu ... koduğumun ferritini dedim ve pediyatriden kaldım.. büte kaldım yani.. tamamen değil.

sözlü sırasında mümkünse sövmeyin.. siktir falan çekmeyin.

doktor duası

mesleğe geçmeden el açtım allahım sana
akıl sağlık mutluluk bol ineklik ver bana
çalışmazsam sınıf geçemem
okulumu bitiremem
tekrarları edelim
sınavları geçelim
malpraktisten koruyan allaha
her zaman dua edelim

ritalin

ritalin aeşşeği at yapmaz.

(bkz: ihsan bağcivan)

amfetamin türevi uyarıcı bir ilaçtır. temel olarak adhd tedavisinde kullanılır..
kullanmayın.. paranoid tarzda psikoza neden oluyor.. psikoz bakın.. kişi farkedemiyor.. psikoz oluyor..

tıpçı esprileri

insanlıktan soğutan anlardandır bu espiriler..

sf le kınıyorum diyip kaçıyorum.. özür dilerim sözlük.

ece ceyda güdemek

bugün intihar etmiş olan bir tıp doktoru asistanı...
çukurova üniversitesi tıp fakültesi pediyatri bölümünde asistanlık yapmakta olan meslektaşımız geride bir not bırakarak intihar etmiş...
gerizekalı ve insan haklarına aykırı bir şekilde olan çalışma koşullarını da dile getirerek intihar etmiş..

umarım bölüm hocalarının tamamı, insan haklarına aykırı koşullara neden oldukları için "intihara sebebiyet verme" suçundan yargılanıp suçlu bulunur.. (nöbet, 24 saat tutulur. ertesi gün insan, insan olduğu için dinlenmelidir örneğin)

sözlüde hocaya asla söylenmeyecek şeyler

kusura bakmayın ama bunu demek zorundayım.. başıma geldi yani..
bizim sistem apayrıydı.. sözlü yoktu, osce diye bir saçmalık vardı..
böyle sonav kamera kaydı altında falan oluyor. itiraz edeceksen de kamera kaydıyla itiraz ediyorsun..

şimdi basit bir demir eksikliği anemisi sorusu.. anamnezi aldım,muayene tamam ama labpratuvar isteyeceğim , ferritini bulamıyorum..

sonunda nerde bu ... koduğumun ferritini dedim ve pediyatriden kaldım.. büte kaldım yani.. tamamen değil.

sözlü sırasında mümkünse sövmeyin.. siktir falan çekmeyin.

türbanlı polis

ben de üniversitemin makamlarından şortla stajerlik yapabilmek için izin almaya çalışmıştım da "sınıfta kalırsın" yanıtını almıştım.. ah ah... demokrasi bu mu şimdi..
benim şort giymeme izin vermeyenler üniversitede türban serbest olunca göbek atmıştı..
eşitlik istiyorum...

bedir savaşı

müslüman haydutların yapmak istediği bir kervan yağması sonucu meydana gelen küçük çaplı bir çatışmadır.
624 yılında olmuş ve toplam güç sayısı 2000 i bulmamış..(900 mekkeli, 300 müslüman yağmacı)
çatışma sonucunda ölenler ise onlarla ifade ediliyor.

islam tarihinde neden savaş olarak anlatılıyor bilmiyorum.. o tarihe kadar yüz binlerce kişinin savaştığı ve savaşın gerçekten bir sanata dönüştüğü savaşlar görülmüştü...

kendine müslüman diyen kervan yağmacısı eşkiyaların yaptığı bu vahşşet hiçbir zaman savaş olmayacak.

sünnet olmak

erkek penisinde prepisyum denen anatomik bölgenin vücuttan çıkarılması işlemi. histopatolojik incelemede normal olan dokunun vücuttan çıkarılması ilginçtir. çocuklar için büyük psikiyatrik travmalar yaratabilmektedir. uygun koşullarda yapılmayan ve uygun cerrahi prosedürler izlenmeyen saçma salak sünnet vakaları da vardır ki aileler sebepsiz bir biçimde buna izin vermektedir.

bu arada fimozis ya da parafimozis sünnet endikasyonu değildir. çok küçük bir insizyon ile parafimozis rahatlayabilir.

kadınlarda uygulanan işlem ise aşırı canice ve saçmadır.
ayrıca;
din, hiç bir cerrahi endikasyon oluşturamaz.

sigara içen tıpçı

salaktır. bir tıpçıya yakışmayacak bir kaç hareketlerden birini sergileyen tıpçıdır kendisi. hiv riski olmasına rağmen kondomsuz ilişkiye girme, sosyal içiciliğin üzerinde alkol kullanma gibi bu da berbat bir iş...

risalei nur

saçma bir kitap.. elime osmanlıca geçmişti bir tane.. yok taşlar şeytana fırlatılıyormuş da yıldız kayıyormuş da falan da filan.. osmanlıca olarak okuduğum azot, oksijen ve karbon teriminin geçtiği ilk yazı olabilirdi ama gerçeklikle hiç bir ilgisi yoktu.
gerçeklik ve realite.. bilimsel araştırma yapmadan yazdığın şeyi bilim var içinde diye yutturma millete..

içerik kuralları - iletişim