daisy

Durum: 756 - 7 - 2 - 0 - 21.05.2019 23:08

Puan: 7712 -

2 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

ofansif, sana dusman, ona dusman, kendine dusman
  • /
  • 76

tıbbiyeli itiraf

yine regl oncesi kendimden nefret etme seansindayim. dis gorunuse sovuldu, sac bas yolma istegi hasil oldu, tarza dem vuruldu. simdi gonul rahatligiyla regl olabilirim.

tik tok

az evvel hakkinda soyle bi flooda denk geldigim uygulama. insanlarin kendilerini birilerine begendirme zorunlulugu hissetmemesi ve icindeki cevherleri cikarmasi acisindan iyi cidden. instanin samimiyetsizligindense tiktok videolarini yeglerim galiba.

https://twitter.com/DonataZa/status/1129041535536893955?s=19

geceye bir illüstrasyon bırak

anatolianrock.com

unutulmayan efsaneler kuşağında bugün: anatolianrock.com
yeni yeni rock-metal müzik dinlemeye başlayan liseli daisy'nin şarkı sözlerini açıp okumaya hatta eşlik etmeye çalıştığı müzik sitesi.
içinde neredeyse bütün rock gruplarının şarkıları, gitar çalanlar için akor kısımları filan vardı. bi şarkı sözü ararken bugün denk geldim, nostalji oldu. 2018 aralık ayına kadar aktif olarak kullanılıyor olması gözlerimi yaşarttı.

forest

"the best application i have ever seen" demekten gurur duydugum uygulama.. ben bu uygulama icin kursun atar kursun yerim... kopegiyim kopegi.. asigiyim... yaklasik 2 yildir kullaniyorum.. bissuru agacim var, cesit cesit ormanim.. hatta premium uyeligini bile aldim.. dunya uzerinde 5 tane gercek agacim var.. kimse bizim forest askimizi sorgulamasin..

dilber ay

basindan bircok kotu olay gecmis yine de guclu durmayi basarmis biri. tarzi bana hitap etmez ama cok yazik oldu. en cok uzuldugumse o kadar sohret olup taninmasina ragmen gecekonduda yasamasi ve ankara hastanesinde vefat etmesi oldu.

tıbbiyeli itiraf

yaklasik iki hafta sonra 5. sinif bitiyor. icimden deli gibi aglamak geliyor be sozluk. sozlu sinavlardan, slayt okumaktan, ders calismaktan, gerim gerim gerilmekten, her sabah erken kalkmaktan cok sikildim. gercekten cok. her sabah soverek geldigim okul bitmek uzere. eminim seneye de cok hizli gececek, nasil oldugunu anlayamadan hop mezun olmusum. gecen senelerimin kiymetini bilememisim, arkadaslarimla yeterince zaman gecirememisim, hep ders ders ders gozlerim baska sey gormez olmus. ogrenciligimi yasayamamisim sanki. okulda yeni tanistigim insan sayisini da cok arttiramamisim. silik bi karakter gibi geldim ve oyle gidicem sanki. kimse beni hatirlamicak, hocalardan zaten beklentim yok ama belki alt donemlerden olabilirdi. bilmiyorum gelecek senenin is yukunden de korkuyorum. nobetler bi yandan tus calismak bi yandan hocalar filan filan. diyorum ki bari bunun tadini cikar. sonra cok pisman olcaksin.. daha dun gibi aklimda anatomi kitaplarini parcalamak isteyisim filan filan.. iyice duygusallastim gidip agliyim biraz daha.. bu yaziyi okuyan alt donemler varsa okulun tadini cikarin.. nefret ede ede gelseniz de bi gun bitecegi icin uzuluyorsunuz...

üstteki yazarın nickinin düşündürdüğü

fatih portakal

kendisi ekrem imamoglunun hem universite hem de ev arkadasidir

buket aydın

  • /
  • 76

tıbbiyeli itiraf

çok fazla düşünüyorum her şeyin mükemmel olmasını bekliyorum kendimde. her şey mükemmel olmayınca da bunalıma giriyorum. beğenmiyorum kendimi ne ruhumu ne aynadaki halimi. her şeyime bir kulp buluyorum. sürekli daha iyisi olabilirim diyorum olmak için çabalamıyorum garip bir insanım. seslere toleransım çok düşük dün çekirdek yüzünden ağladım. her geçen gün artıyor böyle şeyler. ilerde bir aile kurmayı son zamanlarda istemeye başladım ama başka biriyle aynı yatakta uyumayı düşününce göğsüm daralıyor. peki anne olabilecek kadar sabırlı mıyım? özverili miyim? mükemmelliyetçiliğimi çocuğa da yansıtacağım o da böyle olacak. mükemmelliyetçilik ne kadar iyi biriyim kötü özelliği değil gerçekten başa bela bir şey. ve ben çok düşünüyorum.

istenmeyen bir hayatı yaşamak

geçen akşam yaka kartımı kaybettim diye evin altını üstüne getirirken bi hafıza kartı buldum. ne var bunun içinde lan, derken bi de baktım ki ne var ne yok arşivlemişim. 3 senelik eski sevgilimle bütün fotoğraflar, hatta mesajlar, ekran görüntüleri, daha da eski liseden kalma fotoğraflar. artık asla bir daha görüşüp konuşmayacağım dost bildiklerimle mutlu pozlarım. bakıyorum da hayatımın bir dönemi güzelmiş gerçekten ama 4-5 seneye tekabül eden bombok bi hayat yaşıyorum.
bunu da kaydettiğim notlardan birini okuyunca sanki bilmiyormuşum gibi afallayarak bi kez daha anladım.
nereden gördüm de yazdım hiçbir fikrim yok ama şu cümleyi yazmışım:
"istemediğin bir hayatı yaşarken iyi kalpli biri olmuşsun"
bunu kendim için not ettiğimi hatırladım. istemediğim ve değiştiremediğim bir hayatın içinde var olabilmenin tek şartının kendimden bir şeyler vermek olduğunu fark etmişim. kendimden bir şeyler vermek ve insanlarca "aa ne kadar iyi kalpli insan" olmak. sene 2014.
kısaca istenmeyen bir hayatın içinde olmak sivri yanlarını törpüleyen, seni uysallaştıran, sadece senin olan çok az şeyin kaldığı, hiçbir şeyin garantisi olmayan, az nefesle zar zor yaşadığın bi fanus içinde kaos korkusundan zorunlu iyilik haline sürüklendiğin bi süreç.

tıbbiyeli itiraf

bugün öğle sularıydı.
uçan balon satan bir çocuk bir bankta oturmuş, balonların iplerinden uçmasın diye sıkıca tutuyordu. yorgun görünüyordu.
bir yandan da etrafa bakıp, balonunu satabileceği çocuklu bir aile arıyordu.
yanına büyük bir çocuk geldi.
''hepsi kaç para?'' dedi.
''ne abi, hepsini mi alacaksın?'' dedi.
o an çocuğun gözleri mutluluktan büyümüştü sanki.
''evet'' dedi o da.
''dur sayayım abi'' dedi gülümseyerek.
heyecanlanmıştı, elleri titriyordu.
''peki say'' dedi. balonlar ve ipleri o kadar iç içe geçmişti ki güç bela sayabildi tozlu, nasır tutmuş elleriyle.
''25 tane var abi, hepsini alacağın için sana tanesini 1 tl den vereceğim'' dedi.
cüzdanında bozukluk olmasına rağmen cebinden bir 100 lük çıkarttı verdi büyük çocuk.
küçük satıcı bir paraya bakıyordu bir de büyük çocuğa.
abi bu para ne? benim bunu bozacak param yok ki hem dedi.
bozdurursun sonra deyip, balonların hepsini istedi büyük oğlan.

büyük oğlanın eline balon iplerinin hepsini tutuşturdu küçük satıcı. uçuracaktı büyük çocuk hepsini denize karşı. anlamıştı küçük satıcı.
'bir dilek tut abi' dedi parlayan gözleriyle.
'tuttum' dedi o da. (takımının şampiyonluğunu dilemişti) ve hepsini saldı gökyüzüne.
bir yandan da küçük satıcıya bakıyordu.
ufaklık ise mutlulukla başını kaldırmış, rengarenk balonların gökyüzüne yükselişini seyrediyordu. balonları gözden kaybolana kadar birlikte seyrettiler.

''parayı ilerdeki markette bozdurup geleyim abi, bekle burda tamam mı?'' dedi.
büyük çocuk ''tamam'' dedi. ama beklemedi, biraz uzaklaştı, sonra adımlarını yavaşlattı ve olduğu yerde durdu. uzaktan küçük satıcının gelip gelmeyeceğini merak ediyordu.
çok geçmedi, çocuk balonların uçurulduğu yere gelip etrafına bakındı, büyük çocuğu arıyordu gözleri...
satıcının geldiğini görünce gülümsedi büyük çocuk. ardından yoluna devam etti.

gecenin sonunda dileğim gerçek olmuştu.
umarım günün birinde yine karşılaşırız güzel çocuk.

necdetersoz

entrylerinin genellikle ilk birkaç kelimesinden kendisine ait olduğunu anlayabildiğim biri.
"â, î, û" harfleri patognomoniktir.

intravenöz meyve suyu enjeksiyonu

hep merak etmişimdir. bazı talihsiz durumlar bizim merakmızı gideriyor teşekkürler iv meyve suyu alan insan umarım bundan sonra gazoz ve maden suyu da denersin çünkü onlarıda merak ediyorum

geceye bir şiir bırak

-dilenci-

sen, her gün köşe başlarında
yırtık urbanla kirli ellerinle
avuç açan, sefil insan.

inan yok farkımız birbirimizden.
sen belki tüm yaşamınca dilenecek;
beklediğin beş kuruşu biri vermezse,
ötekinden isteyeceksin.

ama ben, tüm yaşamım boyunca
tek bir kez dilendim,
bir acımasız kalbin sevdası ile alevlendim.
öylesine boş öylesine açık kaldı ki elim,
yemin ettim bir daha dilenmeyeceğim.

-victor hugo

âzâdîyet gâyelerinin mahkûmları

başlığı görür görmez dedim kim bilir necdet yine ne yazmış :)) ki yanılmadım da
tanım: bol şapkalı bir cümle

21 nisan 2019 kılıçdaroğlu’na yapılan saldırı

yine vatan, millet, sakarya, din , konuları çevresinde cahil halkın kışkırtılması ve bu yapılırken "birilerinin" hedef gösterilmesi sonucu gerçekleşen vahim olay.
nedense aklıma madımak olaylarını çağrıştırdı. din odaklı siyaset keşke bir daha dönmemek üzere yeryüzünden silinse.

edit: hulusi akar'ın yaptığı "mesajınızı verdiniz" cümlesi silinmeyeceğinin bir numaralı kanıtıdır.

textbook okumadan mezun olan tıpçı

eğer slayt ezberleyip, sadece çıkmış sorulara dayandıysa ve bilimsel yayınları takip edebilecek ölçüde ingilizce de bilmiyorsa ileride sıkıntı yaşayacak arkadaşımızdır.

şimdi bu entry bir işe yarasın madem.
burada yolun başında genç arkadaşlar varsa şu kitapları gerçekten okuyup okulu derece ile bitirmek üzere olan bir intern olduğumdan önerdiğim kitaplar şunlar olacak:
ozan anatomi'yi, junqueira histolojiyi, langman embryosunu, kayaalp farmakolojiyi, robbins patolojiyi, murray mikrobu, current serisinden 1-medical diagnosis and treatment, 2-pediatrics, 3-surgery, 4-gyn&obstetrics kitaplarını ayrıca oxorn foote human labor and birth doğum kitabını mutlaka okuyun.
current serisi küçük stajlara da yeterli gelecektir.(1 numara dahiliye yanında dahili küçük stajlardan 3 numara da genel cerrahi yanında cerrahi küçük stajlardan konuların hepsini içeriyor). bu seri klinik için, birinci basamak için gayet yeterli. cecil dahiliyesi falanla uğraşmaya gerek yok. current'ların fiyatı da uygun hem.

guyton fizyoloji ve lippincott biyokimya'sına hiç ısınamadım. biyokimya için harper'ı okuyabilirsiniz.

ayrıca eskiden olup da şu sıralar tıp fakültelerinde derslerde olmamasından dolayı bence bir eksikliği hissedilen patofizyoloji'yi lange'nin lange pathophysiology of disease kitabından okuyup temel bilimler ile klinik bilimler arasına sağlam bir köprü inşa edebilirsiniz. tus'a da faydası olacaktır.

tabii yine bunları oku ama konvansiyonel yöntemlerden de geri kalmayın: çıkmış soru yine bulun, slaytları da mutlaka okuyun. tus kitabından testini de çözün. hepsine zaman var. sonuçta hoca yine slaytından sorar ama siz textbook da okuduğunuzdan o sınava iyi hazırlanmış olarak gelirsiniz ve başarı yakalarsınız.

tıbbiyeli itiraf

bir boyama kitabım var. adı 'cucu boyama yapıyor'. keyfim yokken ondan bir sayfa açıp boyama yapıyorum. ördek boyuyorum mesela. kravatlı, şapkalı bir ördek. kravatı benekli. benekleri hangi renge, elindeki çiçekleri hangi renge, şapkayı hangi renge boyasam diye düşünüyorum. bir nebze de olsa 'şu an'dan uzaklaşıyorum, çocukluğuma dönüyorum. tek derdimin ördeğin şapkasının rengi olduğu zamanlara. çocukluğumu özlüyorum, çocuk olmayı özlüyorum.

Toplam entry sayısı: 756

günün sözü

ümit kötülüklerin en kötüsüdür çünkü işkenceyi uzatır.
(bkz:nietzsche ağladığında)

noldu ya foton gitti

inci kadribegic

"trakya üniversitesi tıp fakültesi birinci sınıf öğrencisi iken hücre konusunda çalışmak için tam 193 laboratuara başvuru yaparak reddedildi ve pes etmedi. yaptığı 194. başvuru ile koç üniversitesi tıp fakültesi’nde kök hücre çalışmalarına başladı. akabinde mıt david koch cancer ınstitute de kök hücre çalışmalarına katıldı. 2012 nobel fizyoloji ödüllü dr. shinya yamakana’nın kurucusu olduğu (cıra)-kyoto üniversitesi 2016 yaz stajı seçmelerine katılarak dünya çapında yapılan binlerce başvuru arasından ilk 16’ya kadı ve tam burslu kabul edilen ilk türk tıp fakültesi öğrencisi oldu. çok sayıda ulusal ve uluslararası kongrede konuşmacı ve moderatör olarak yer alarak, ödüller aldı."

trakya universitesinde tip okuyan ve azmiyle takdirimi kazanmis ablamiz. kendisini selpak'in "on yargilari silelim" reklaminda gorunce baya sevindim. dilerim bi gun kendisiyle karsilasma sansim olur.

iz bırakan kitap cümleleri

"insanlar mezarlara neden çiçek koyar? mezardaki çiçeği sulamaya kimse gelmediğinde gidenin de hatırası unutulmuş demektir. insan kalbi durduğunda ölmez, çiçeği solduğunda ölür."

tıbbiyeli itiraf

bugun metrodan inmeme musade etmeyip ustume ustume gelen gobekli bi adama 'gobeginiz yuzunden inemiyorum bi musade edin' diye bagirip gobegine dirsek attim. pisman diilim. inenlere oncelik verilmesini ogreneceksiniz!!

necdetersoz

adi ve soyadi ile nick almasi bana sanki surekli takim elbiseyle dolasiyormus izlenimi yaratiyor.

birine kibarca gerizekalı demek



biricik yuksek islevli sosyopatim sherlock biraz kaba ama olsun.

mektup arkadaşlığı



akla yukardaki umut sarikaya karikaturunu getirmistir.

noldu ya foton gitti

tıbbiyeli itiraf

hickimsenin en yakin arkadasi degilim be sozluk, en yakin uc arkadasim vardi hepsini kaybettim. kimse bi yere giderken ay daisy de olsun o cok sever diye dusunmuyor, kimse benle okul dersler disinda konusmuyor, hicbir yere davet edilmiyorum, kimsenin instagram fotografinda iyi ki varsin diye kalpler koydugu biri degilim. bazen oyle cok imreniyorum ki.. benim en iyi arkadaslarim ders slaytlarim ve fosforlu kalemlerim sanki.

iyi parti

nedense ismi bana sönükmüş gibi gelen, başında bir kadın genel başkan olması açısından takdir edilesi ancak mhp'den çok bi farkı olduğunu zannetmediğim için benden oy alamayacak yeni parti.

mavi tik

karsidaki mavi tiki kapatmissa ve yazdiginizi okuyup okumadigini anlayamiyorsaniz karsi tarafa ses kaydi yollayin. eger ses kaydini acarsa mavi tik oluyor. #iyibilgi

kadir mısıroğlu


fazla soze gerek yok bence.

tıbbiyeli itiraf

yeniyil arefesinde regl oldum yav. millet rengarenk isikli cam agaclarinin storysini atarken ben sicak su torbaminkini aticam galiba. alacaginiz olsun caggnim overlerim, cagggnim uterusum.

ekrem imamoğlu

hayal kirikligina ugrayan bi nesli elinden tutup kaldirmistir. aslinda kendisini gic tanimiyodum, son secimden sonra umudum da yoktu pek ama istanbullu olmasak bile cb secmisizcesine mutlu hissettirdi. tesekkurler..

içerik kuralları - iletişim