daywalker

Durum: 35 - 0 - 0 - 0 - 04.02.2020 20:30

Puan: 664 -

5 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Radyolog
  • /
  • 4

hastanede arapça tercüman istihdamı

turkiye’de yapilan az sayidaki dogru uygulamalardan biridir.

sebebi her ne olursa olsun, hasta ile en temiz ve dogru iletisimi kuracak bicimi yakalamak hem etik hem de resmi acidan elzemdir. amerika’da çince’nin mandarin lehcesi ile konusan ve ingilizce bilmeyen, 80 kusur yasinsaki adamin hikayesini almak icin bile tercuman istemek zorundasiniz. oglundan veya kizindan bile ceviri yardimi isteyemezsiniz normal sartlar altinda. ne yapacaksiniz bu adam gelince, tedavi etmiyorum mu diyeceksiniz? bu ornegi uydurmuyorum, direkt olarak usmle sorularindan alintiladim. verdigin ornek farkli bize gelen araplar farkli diyebilirsiniz kendinizce, ancak bu siyasi bir gorus. hastaneye ulasabiliyorsa o adam/kadin yalnizca hastadir artik.

“ıngilizce evrensel dildir bilmek zorundasiniz” demek gibi bir romantikligi ne saglik sektoru kaldirir ne de insanlik.

siyaseten bu tarz hastalara turkce ya da ingilizce ogretilmesi konusunda ben de hemfikirim ancak bunun yeri hastaneler degil. dolayisi ile arapca tercuman istihdami son derece dogru bir karardir.

candida albicans

saprofit haldeyken maya formunda bulunan; doku orneklerinde psodohif olusturan; serumda germ tup yapilarina rastlanan; besleyici agarda ise klamidosporlari ile ayirt edilen mantar turu, diyabetli veya antibiyotigi fazla kaciran teyzelerde vajende asiri kasinti sonucu kizariklik ile dikkat ceken soru kaynagi.

bacillus cereus

post-travmatik panoftalmi adi altinda, gozun toprak gibi yapanci maddelerle travmatize edilmesi sonucu gelisen hizli ilerleyen panoftalmi tablosunun da etkenlerindendir.

digerleri etkenlerden bazilari icin:
(bkz:clostridium perfringens)
(bkz:yersinia enterocolitica)

karsinoma in situ

sorarlarsa amerika’ya gitti dersin

maksimum beş altı aylık gözlemci vasfıyla amerika’daki hastanelerde bulunmuş olan birtakım hocaların vicdan sesi.

8.30 dersi

usmle

soru mantigi ve arayuzu uworld adli soru bankasi ile neredeyse birebir ayni olan, amerika’da doktorluk yapmanin onundeki birinci engel olan sinavdir.

ultrason

bu modalitenin mantigi, ınsan kulaklarinin duyabilecegi 20-20.000 hertz (hz) araligindaki frekanslara sahip ses dalgalarindan katbekat yuksek degerlerde dalgalari transducer (verici) araciligi ile yoneltilen bolgeye gonderip, bu ses dalgalarinin karsilastigi cesitli yogunluktaki dokularin yansittigi (veya yansitmadigi) dalgalarin gelis hizini, acisini ve gelirken yolda gecirdigi zamani cesitli varsayimlarlara bagli hesaplayarak ekranda goruntu olusturmasi esasina dayanir.

makinenin bagli kaldigi cesitli varsayimsal hesaplarla dokunun gercek zamanli yansiticilik ozelligi kimi zaman uyusmadigindan yararli veya yararsiz artefaktlar olusur.

gray-scale, power doppler, color doppler, spectral doppler vs. gibi cesitli ozelliklere haiz olmasi ile onemli bir tani yontemi olma ozelligini korur.

ultrason, akciger gibi hava dolu organlarda parankim patalojisini degerlendirmek icin yanlis bir metottur. dolayisiyla akcigerde atelektazi, pnomotoraks gibi ayirici tanilarla usg istemi yapmak ilk tanı yöntemi olmamalıdır.

edit: bilgiler düzeltildi.

nöroanatomi

uzmanlık için düşünülen bölüm

(bkz:herbokolog)

hastalarin tus’a girmeden de ihtisaslasabildigi bolum.
  • /
  • 4
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 35

dinlerin bitişi

öncelikle kuran teknik bilgi kitabı değildir, kaldı ki böyle bir iddiası da yoktur. neden olsun amacı bu değil. kuran gerekli görüldüğü yerlerde evren içerisindeki dikkat çekici gerçeklere işaret eder, o da ibret alabilelim diyedir.

1. kuran'da yazan '6 gün' ibaresi, sizin benim anladığımız 6 gün değildir, mekan ve zaman yaratılmadan önce hangi 6 günden bahsediliyor çok merak ediyorum. oradaki ibare yalnızca allah'ın bildiği 6 farklı dilimdir.
2. zülkarneyn suresinde bahsedilen ayetlerde geçen mesajlarda, şuan içinde bulunduğumuz zaman diliminden bahsetmez. müfessirler, alimler bile bahsi geçen ayetler üzerinde tam bir fikir söyleyemezken, adı geçen ayetten dünya’nın düz olduğunu çıkarmak saçma.
3.gece gündüz başka ne ile açıklanıyor, elektrik priziyle mi yoksa orangutanlarla mı? kuran’daki gece gündüze yetişemez ibaresi, her şeyde bir düzen vardır demektir. kaldı ki bu açıklamadan da ben yörüngeleri anlarım. açıp bakalım bu mevzulara. sorgulayalım lütfen, böyle olmuyor.
4. islam tabii ki maymundan geldik anlayışını reddeder, yaratılışçı bir görüşü vardır çünkü. onun dışında evrim ile ters bir görüşü yoktur, kaldı ki evrim sadece ‘maymundan geldik zaa xd’ anlayışını ortaya koyacak kadar basit bir teori değildir.
5. türkçe meallerde geçen kalp kelimesi arapçada aynı anlama gelmiyor, o işler öyle olmuyor. arapçada kalp kelimesi aynı zamanda akıl, zeka anlamlarına da gelir.

hakikaten din bitiyormuş. akjdfnsakjfn
tanım: bir zırva.

edit: yukarılarda bir yerde ''... buna rağmen tıbbiyelilerde bile bunun ilahi bir kitap olduğunu düşünen varsa çok yazık.'' gibi bir entry yazıldığı için bu entry’i yazma ihtiyacı hissettim, ister ateist olun ister makarnaya tapın zerre ilgilenmem. yeter ki milletin inançlarına riyakarca saldırmayın.

edit2: alttaki entry'e binaen, kuran aynı zamanda iki tür ayet açıklamıştır: muhkem (tek anlam), müteşabih (birden fazla anlam), kaldı ki açıkladığım ayetlerin hiçbirinde denildiği gibi 18. anlamına falan gitmedim, hatta açıklamaya çalıştığım ayetlerin içerisinde sadece zülkarneyn ile ilgili olanın anlamı çok daha derin dedim.

iki şehrin hikayesi

charles dickens’ın ses getiren romanlarından bir tanesi. içerisinde fransız ihtilalinin kan donduran ve çarpıcı yönlerinden tutun da göz dolduran aşk hikayelerine, doktor manette'nin yaşadığı dehşet ve sydney carton'ın yaşadığı büyük değişime kadar birçok çarpıcı olay barındırır. açıkçası yalnızca iki şehrin hikayesi yoktur bu kitapta, her karakteri iç içe geçen bir olay örgüsü ile anlatır yazar.

kadınları merkeze alan olay örgüsü ise incelenmeye değerdir. londra’da lucie manette, paris’te ise madame defarge kitapta söz sahibi olan ana karakterlerdendir. özellikle ihtilal yaklaştıkça, kocasına nazaran daha fazla söz ve insiyatif sahibi olan madame defarge ve arkadaşı intikam’ın romandaki yeri de bizlere bu ihtilalde kadınların da azımsanmayacak derecede rol sahibi olduğunun anlatmaya çalışıyor.

karakter portreleri ise tek kelimeyle muazzam. her karakterin az çok kritik rollere sahip olması da, sizi kitabın içine hapseden bir diğer özelliği. yalnızca karakterlerle kalmayıp dönemin çeşitli özelliklerine göre tarif edilen iki şehirle ilgili anlatılanlar da övgüyü hakediyor bence.

kanaatimce kitaptan anlaşılması gereken en önemli noktalardan birisi ise, gücü eline geçiren mazlumun zalime dönüşümünün fazla zaman almadığıdır. kaldı ki dickens da -bu özelliği vurgulamak için olsa gerek- ihtilal gerçekleşene kadar -beklendiği gibi- köylünün ve diğerlerinin acısını ve yasını çarpıcı şekilde vurgularken, ihtilal hareketleri başladığında ise gerçekleşen haklı haksız soylu -ve çeşitli ‘önemsiz’ insanların- kıyımına ise eşit derecede üzülmemezi sağlıyor. kimbilir, belki de klasiği klasik yapan da sahip olduğu bu özellikleridir.

özellikle sydney carton reise ise diyecek yok. dürüst olmak gerekirse bir roman karakteriyle tanışma şansım olsaydı bu adamı seçerdim. her ne kadar kitabın başından itibaren işe yaramaz bir paçavra algısı uyandırıyorsa da, kitabın sonunda saygınızı kazanacağından emin olabilirsiniz.

kısacası, okumaktan asla pişman olmayacağınız bir kitaptır iki şehrin hikayesi.

dinlerin bitişi

(bkz: yazar olmak için gereken iq seviyesi)
gerçekten çok kapsamlı ve güvenilir argümanları içeren başlık.

arkadaşım dinler hakkında istediğin gibi düşünebilirsin ancak bu görüşlerini ilkokul seviyesindeki argümanlarınla kanıtlamak yerine biraz daha doyurucu bilgi içeren entryler girsen daha güzel olmaz mı.?

textbook okumadan mezun olmak

tek amacı ne olursa olsun mezun olmak, sisteme bir an önce katılmak olan; hayalleri ise ortalama bir hastanede vasat bir doktor olmaktan öteye gidemeyen doktor diplomasına sahip teknik eleman.

bazı zor sorular

“hocam, slayti birakacak misiniz?”

dinlerin bitişi

öncelikle kuran teknik bilgi kitabı değildir, kaldı ki böyle bir iddiası da yoktur. neden olsun amacı bu değil. kuran gerekli görüldüğü yerlerde evren içerisindeki dikkat çekici gerçeklere işaret eder, o da ibret alabilelim diyedir.

1. kuran'da yazan '6 gün' ibaresi, sizin benim anladığımız 6 gün değildir, mekan ve zaman yaratılmadan önce hangi 6 günden bahsediliyor çok merak ediyorum. oradaki ibare yalnızca allah'ın bildiği 6 farklı dilimdir.
2. zülkarneyn suresinde bahsedilen ayetlerde geçen mesajlarda, şuan içinde bulunduğumuz zaman diliminden bahsetmez. müfessirler, alimler bile bahsi geçen ayetler üzerinde tam bir fikir söyleyemezken, adı geçen ayetten dünya’nın düz olduğunu çıkarmak saçma.
3.gece gündüz başka ne ile açıklanıyor, elektrik priziyle mi yoksa orangutanlarla mı? kuran’daki gece gündüze yetişemez ibaresi, her şeyde bir düzen vardır demektir. kaldı ki bu açıklamadan da ben yörüngeleri anlarım. açıp bakalım bu mevzulara. sorgulayalım lütfen, böyle olmuyor.
4. islam tabii ki maymundan geldik anlayışını reddeder, yaratılışçı bir görüşü vardır çünkü. onun dışında evrim ile ters bir görüşü yoktur, kaldı ki evrim sadece ‘maymundan geldik zaa xd’ anlayışını ortaya koyacak kadar basit bir teori değildir.
5. türkçe meallerde geçen kalp kelimesi arapçada aynı anlama gelmiyor, o işler öyle olmuyor. arapçada kalp kelimesi aynı zamanda akıl, zeka anlamlarına da gelir.

hakikaten din bitiyormuş. akjdfnsakjfn
tanım: bir zırva.

edit: yukarılarda bir yerde ''... buna rağmen tıbbiyelilerde bile bunun ilahi bir kitap olduğunu düşünen varsa çok yazık.'' gibi bir entry yazıldığı için bu entry’i yazma ihtiyacı hissettim, ister ateist olun ister makarnaya tapın zerre ilgilenmem. yeter ki milletin inançlarına riyakarca saldırmayın.

edit2: alttaki entry'e binaen, kuran aynı zamanda iki tür ayet açıklamıştır: muhkem (tek anlam), müteşabih (birden fazla anlam), kaldı ki açıkladığım ayetlerin hiçbirinde denildiği gibi 18. anlamına falan gitmedim, hatta açıklamaya çalıştığım ayetlerin içerisinde sadece zülkarneyn ile ilgili olanın anlamı çok daha derin dedim.

dinlerin bitişi

(bkz: yazar olmak için gereken iq seviyesi)
gerçekten çok kapsamlı ve güvenilir argümanları içeren başlık.

arkadaşım dinler hakkında istediğin gibi düşünebilirsin ancak bu görüşlerini ilkokul seviyesindeki argümanlarınla kanıtlamak yerine biraz daha doyurucu bilgi içeren entryler girsen daha güzel olmaz mı.?

tıp fakültesinde yaşanılan ilk hayal kırıklığı

iki şehrin hikayesi

charles dickens’ın ses getiren romanlarından bir tanesi. içerisinde fransız ihtilalinin kan donduran ve çarpıcı yönlerinden tutun da göz dolduran aşk hikayelerine, doktor manette'nin yaşadığı dehşet ve sydney carton'ın yaşadığı büyük değişime kadar birçok çarpıcı olay barındırır. açıkçası yalnızca iki şehrin hikayesi yoktur bu kitapta, her karakteri iç içe geçen bir olay örgüsü ile anlatır yazar.

kadınları merkeze alan olay örgüsü ise incelenmeye değerdir. londra’da lucie manette, paris’te ise madame defarge kitapta söz sahibi olan ana karakterlerdendir. özellikle ihtilal yaklaştıkça, kocasına nazaran daha fazla söz ve insiyatif sahibi olan madame defarge ve arkadaşı intikam’ın romandaki yeri de bizlere bu ihtilalde kadınların da azımsanmayacak derecede rol sahibi olduğunun anlatmaya çalışıyor.

karakter portreleri ise tek kelimeyle muazzam. her karakterin az çok kritik rollere sahip olması da, sizi kitabın içine hapseden bir diğer özelliği. yalnızca karakterlerle kalmayıp dönemin çeşitli özelliklerine göre tarif edilen iki şehirle ilgili anlatılanlar da övgüyü hakediyor bence.

kanaatimce kitaptan anlaşılması gereken en önemli noktalardan birisi ise, gücü eline geçiren mazlumun zalime dönüşümünün fazla zaman almadığıdır. kaldı ki dickens da -bu özelliği vurgulamak için olsa gerek- ihtilal gerçekleşene kadar -beklendiği gibi- köylünün ve diğerlerinin acısını ve yasını çarpıcı şekilde vurgularken, ihtilal hareketleri başladığında ise gerçekleşen haklı haksız soylu -ve çeşitli ‘önemsiz’ insanların- kıyımına ise eşit derecede üzülmemezi sağlıyor. kimbilir, belki de klasiği klasik yapan da sahip olduğu bu özellikleridir.

özellikle sydney carton reise ise diyecek yok. dürüst olmak gerekirse bir roman karakteriyle tanışma şansım olsaydı bu adamı seçerdim. her ne kadar kitabın başından itibaren işe yaramaz bir paçavra algısı uyandırıyorsa da, kitabın sonunda saygınızı kazanacağından emin olabilirsiniz.

kısacası, okumaktan asla pişman olmayacağınız bir kitaptır iki şehrin hikayesi.

biyofizik

bunu sevmeyen bunu da sevmedi. (bkz: biyoistatistik)

dinlerin bitişi

(bkz: yazar olmak için gereken iq seviyesi)
gerçekten çok kapsamlı ve güvenilir argümanları içeren başlık.

arkadaşım dinler hakkında istediğin gibi düşünebilirsin ancak bu görüşlerini ilkokul seviyesindeki argümanlarınla kanıtlamak yerine biraz daha doyurucu bilgi içeren entryler girsen daha güzel olmaz mı.?

dinlerin bitişi

öncelikle kuran teknik bilgi kitabı değildir, kaldı ki böyle bir iddiası da yoktur. neden olsun amacı bu değil. kuran gerekli görüldüğü yerlerde evren içerisindeki dikkat çekici gerçeklere işaret eder, o da ibret alabilelim diyedir.

1. kuran'da yazan '6 gün' ibaresi, sizin benim anladığımız 6 gün değildir, mekan ve zaman yaratılmadan önce hangi 6 günden bahsediliyor çok merak ediyorum. oradaki ibare yalnızca allah'ın bildiği 6 farklı dilimdir.
2. zülkarneyn suresinde bahsedilen ayetlerde geçen mesajlarda, şuan içinde bulunduğumuz zaman diliminden bahsetmez. müfessirler, alimler bile bahsi geçen ayetler üzerinde tam bir fikir söyleyemezken, adı geçen ayetten dünya’nın düz olduğunu çıkarmak saçma.
3.gece gündüz başka ne ile açıklanıyor, elektrik priziyle mi yoksa orangutanlarla mı? kuran’daki gece gündüze yetişemez ibaresi, her şeyde bir düzen vardır demektir. kaldı ki bu açıklamadan da ben yörüngeleri anlarım. açıp bakalım bu mevzulara. sorgulayalım lütfen, böyle olmuyor.
4. islam tabii ki maymundan geldik anlayışını reddeder, yaratılışçı bir görüşü vardır çünkü. onun dışında evrim ile ters bir görüşü yoktur, kaldı ki evrim sadece ‘maymundan geldik zaa xd’ anlayışını ortaya koyacak kadar basit bir teori değildir.
5. türkçe meallerde geçen kalp kelimesi arapçada aynı anlama gelmiyor, o işler öyle olmuyor. arapçada kalp kelimesi aynı zamanda akıl, zeka anlamlarına da gelir.

hakikaten din bitiyormuş. akjdfnsakjfn
tanım: bir zırva.

edit: yukarılarda bir yerde ''... buna rağmen tıbbiyelilerde bile bunun ilahi bir kitap olduğunu düşünen varsa çok yazık.'' gibi bir entry yazıldığı için bu entry’i yazma ihtiyacı hissettim, ister ateist olun ister makarnaya tapın zerre ilgilenmem. yeter ki milletin inançlarına riyakarca saldırmayın.

edit2: alttaki entry'e binaen, kuran aynı zamanda iki tür ayet açıklamıştır: muhkem (tek anlam), müteşabih (birden fazla anlam), kaldı ki açıkladığım ayetlerin hiçbirinde denildiği gibi 18. anlamına falan gitmedim, hatta açıklamaya çalıştığım ayetlerin içerisinde sadece zülkarneyn ile ilgili olanın anlamı çok daha derin dedim.

textbook okumadan mezun olmak

tek amacı ne olursa olsun mezun olmak, sisteme bir an önce katılmak olan; hayalleri ise ortalama bir hastanede vasat bir doktor olmaktan öteye gidemeyen doktor diplomasına sahip teknik eleman.

ali şeriati

bu adami nasil tanimlayabilirim bilmiyorum. dava adami, hoca, inandigi ugurda olecek kadar inancli, musluman vesaire.. tek derdi bilincli, sucu sadece "dis mihraklar"da bulmayan, kendi hatalarinin ve uyusuklugunun farkinda, etrafinda ne olup ne bitiyor anlamakla kalmayip prangalarini kiran bir nesil yetistirmek icin ugrasti. sii olmasi hicbir fark yaratmaz, imamiyet inanci vesaire gibi dusuncelerini asiri ve gereksiz buluyorum, tasvip etmiyorum. fransa'da bulundugu zaman dilimi icerisinde sosyalist fikirlerin etkisinde kalmis da olabilir, ama hayata bakisinin has bir musluman gibi oldugundan eminim.

calismalarini iran'da surdururken, istenmeyen adam ilan edilip; surgun, hapis vb. olaylar sonucu iran istegi ingiliz destegi ile sehit edilmistir.

"..din; kitlelerin afyonudur, ancak soz konusu dinler şirk dinleri ise.." sozuyle karl marx'a atfen aciklik getirdigi mesele ise bakisini ozetler niteliktedir.

okumayi dusunuyorsaniz,
dine karsi din
anne baba biz sucluyuz
ınsanin dort zindani
kitaplarini tavsiye ederim.

evrim

olması gerektiği gibi gayet inançlı ve araştıran bir müslüman olarak, evrimle ilgili okuduğum, izlediğim ve bunları anladığım kadarıyla diyebilirim ki: kur'an'ın hiçbir ayeti evrimle çelişmez. dilerseniz bu konuda tartışabiliriz. dikkat ettiyseniz islam evrimi kabul eder ya da yalanlar demedim, çelişmez dedim. bu görüş de her şeyi allah'ın yarattığı inanışını yalanlamaz. dolayısıyla özellikle misyonlarını islam'ı yalanlamak olarak belirleyenlerin, birçok ateistin ve birtakım müslümanın düşüncelerinin aksine evrim teorisi, insanı zorunlu olarak ateizme götürmez. bilakis ben aşkın bir varlığın (allah) evrenin ve canlılığın yaratıcısı olduğu görüşüne inanıyorum. benim açımdan da evrimin henüz beni tatmin etmeyen soruları var. bu sebeplerden ötürü, evrim teorisinin bilimsel olarak doğruluğuna inanıp inanmamam, benim allah'a olan inancımı zedelemez, olsa olsa artırır.

içerik kuralları - iletişim