dexterity

Durum: 1529 - 13 - 3 - 0 - 17.10.2019 22:40

Puan: 19215 -

4 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yönetici.

Stabil, persistan, permanent.
  • /
  • 153

89.dhy

münhal kadroları hâlâ açıklanmamış olan, 89. devlet hizmet yükümlülüğü kurası.

çekiliş tarihi de 30 ekim 2019 çarşamba.

tüm katılanlar umarım gönlündeki yerlere yerleşir.

edit: 22:55'te açıklandı.

oto sanayi

dr plakalı araçlara marka/modelden bağımsız yüksek fiyat çekilen sanayi.

en iyisi sanayide çalışan bir akraba ya da güvenilir hasta/hasta yakınının yönlendirmesi ile gitmek. hatta daha da iyisi bu kişinin yanınızda gelip sizin yerinize fiyat kesmesi.

kadir songül

ölümün kıyısından dönmüş meslektaşımız.

cezaevinde çalışmış olanlar bilir ki neurontin, lyrica türevi ilaçlar 3-5 tane birden atılmak suretiyle uyuşturucu niyetine kullanılıyor. cezaevinde piyasası bile var bu ilaçların. mahkumlar da ağrılarının geçmediğini bahane ederek bu ilaçları yazdırmaya çalışırlar sürekli.

bu tür ilaçları suistimal eden/edebilecek mahkumları mimler, sevke mecbur kaldığımı da infaz koruma memurunu doktoru uyarmasını sıkı sıkı tembihleyip bir kereye mahsus yollardım. asla da ikinci kez sevk etmezdim.

bir meslektaşımızı daha sağlık terörüne kurban verebilirdik. umarım gerekli önlemler alınır.

barış pınarı

bugün itibariyle suriye sınırımızda oluşturulan terör koridorunu bertaraf etmek ve sınırımızdan 30 km derinlikte bir güvenli bölge oluşturup suriyeli sığınmacıların geri dönmesini sağlamak amacıyla başlatılan operasyon.

bedelli askerlik yapan biri olarak bu tür konular hakkında ayrıntılı yorum yapmaktan imtina ederim genelde ama umarım en az kayıpla istenilen hedeflere ulaşılır. allah ordumuzun ve ülkemizin yardımcısı olsun.

twist

daha çok genç ve orta yaşa ermek üzere kadınlara hitap eden giyim markası.

bakınca giyeni farkettirecek farklı tasarımları mevcut ama bir gömleğe de 500 tl fazla sanki.

mucize doktor

diziyi eleştiren sosyal medya paylaşımları otistik çocukların anneleri tarafından linç edilen çakma kore dizisi.

bir bölümünü yarım yamalak izleme fırsatım oldu. sardı da dizi. hasta ve yakınlarının ukala tavırları da aynı ülkemizdeki gibi. kore'de böyle olduğunu düşünmüyorum.

english home

bitmeyen indirimleri ile madame coco ile yarışan ve içinde her daim bir kalabalık barındıran ev ürünleri mağaza zainciri.

bence standartın dışında çok da ürün bulunmuyor.

hastanede polise kafa tutan orangutan ve amip


izlerken içimi acıtan, polis bile aciz kalırken bizlerin hizmet etmek, gülümsemek, anlayışlı olmak ve iletişim kurmak zorunda bırakıldığımız orangutan kılıklı primat ve amip arkadaşı.

polisin üstüne yürümesi, lanlı hitapları, hastaneden çıkarken götünün başının kolunun ayrı oynaması, amip arkadaşının orangutana güvenerek dayılanması, polislerin acizliği. neresinden tutsan elinde kalıyor.

inekmatur

yaklaşık 2 yıldır kayıplarda olan, donanımhaber'de inekmatur abiniz ile başlayan başlıkları ile tıp kazanma sürecini devlet meselesi haline getiren kişi.

sözlükte de önce trolllük yapıp sonra çok ince bir çizgide muhalif yazılar yazmıştı.

tıbbiyeli sözlük için kimler geldi kimler geçti dediğim kişilerden biridir.

çok sevdim yalan oldu

irem sak'ın instagram paylaşımı ile dillere pelesenk olmuş şarkı.

şarkının bestesinin aşık hüseyin akan'a ait olduğu ortaya çıkınca bayağı ortalık karışmıştı ama fatih bulut sempatik tavırları ile tarsus'a gidip bestekârı ile orta yolu bularak olayı çözdü.
  • /
  • 153
  • /
  • 109

89.dhy


barış pınarı


twist


english home


hastanede polise kafa tutan orangutan ve amip


mac


matrix 4


25 aralık devlet hastanesi'nde doktorun bıçaklanması


süzeksiz çay


tahinli pide


  • /
  • 109

tıbbiyeli caps



ciddi ciddi steril idrar kabında çay içip sosyal medyada "ıyy idrar kabı" şeklinde tepki görüp "hıı, steril ki o salak hıı, her şeyden temiz yaneee." diye insanlara hava atan sağlık çalışanları var. bir de çay kaşığı bulamayıp enjektörle karıştıranları var bunların. hastaneye hiç yoktan zarar. sorsan çoğu vatanseverdir. intörn doktor, doktor veya diğer sağlık çalışanı fark etmez. evinden bardak getir kardeşim. o alet edevatı çay iç diye vermiyorlar. sonra maaşları bir lira eksik olsun ağlarlar ama sorumluluk almaya, biraz daha düşünceli olmaya gelince iş ortalıkta kimse kalmaz.

tıbbiyeli caps

sözlüğe geri dönmek

eski sevgiliye dönmek gibi bir şey herhâlde. yeniden ama eski tadı olmaksızın ve hep biraz yabancı.

susamam

rap müzikten ve yeni nesil rapçilerden hiç hoşlanmasam da şanışer'in birçok rapçiyle yaptığı bu 15 dakikalık şarkı bana olmuş dedirtti. deniz tekin ve hayvan hakları kısmında gözlerim doldu, neredeyse ağlıyordum.

lahmacun

ülkemin en güzel yemeklerinden birisidir. yani bir hamur parçası daha ne kadar kendini bu kadar sevdirebilir.
arasına koy yeşilliğini , sık bolca limonunu sar ye... off...

öğrenciliğimde malatyada fırınlara harç verirlerdi ve fırında yaptırırlardı. güzeldi.. hatta evimin altı lahmacuncuydu..

uzunyolunyolcusu ile gecenin demi

dem neydi? biraz durup nefes almaktı. zamanı dinlemekti. yavaşlamaktı. gelin alalım çaylarımızı bırakalım kendimizi gecenin demine. rengine kokusuna varalım, unutalım, hatırlayalım, dinleyelim, söyleyelim, çalalım. perşembe akşamı saat 10'da türk müziği konseptiyle ve sürprizleriyle bizim radyomuz tıbbiyeli radyoda. hepinizi bekliyor olacağım.

barones frozbit

geri döneceğini düşündüğüm sözlükte büyük emeği olan değerli yazarımız. seneler boyunca günde ortalama en az 3 entry yazan ve günün büyük çoğunluğunda çevrimiçi görünen birisinin hayatında böyle bir platform önemli bir yer tutuyor olmalı. siniri geçtikten sonra dönecektir diye umuyorum. eğer gurur yapıyorsa da diğer yazarların geri dönüş çağrılarına, davetlerine cevap olarak dönebilir. bence hala buralarda, hesabına giriş yapmadan izliyordur gidişatı diye düşünüyorum.

barones frozbit

3 yıla yakındır sözlükte yazan ve bilemediğim bir tarihten beridir yöneticilik görevini de sürdüren, yaklaşık 2-3 ay önce de bireysel tanıma imkanı da bulduğum pek kıymetli bir insan, meslektaşım ve arkadaşımdır. sırf sözlükte bulunduğu vazifenin gereklerini yerine getiriyor diye dün gece yaşanan olay ve maruz kaldığı çirkin durumdan dolayı çok çok üzüldüğümü ve kızdığımı belirtmek isterim.

daha önce benim de kaç defa girdiğim entryler kurallara uygun değil diye geçici olarak kaldırılıp tarafıma bilgisi verilmişti. ben de düzeltebildiklerimi düzeltip tekrar koydum, gerçekten başlık ile alakasız olduğunu fark ettiğim entryleri de temenni sildim. hayır yani bunu yapabilmek çok mu zor anlayamıyorum? niye herşeyi hemen kişisel algılayıp ego meselesi haline getiriyorsunuz? bu yönetici arkadaşlarımız her gün bu şekil onlarca olayla uğraşıyorlardır yazık degil mi? kaldı ki geçici uzaklaştırmalarda yönetim ekibi topluca oy birliğiyle karar veriyor zaten. gidip de gözüne bu arkadaşımızı kestirip (ki ben bu konuda tamamen barones'ten yanayım, sırf arkadaşım olduğundan değil gerçekten haklı olduğunu ve yapması gereken şeyi yaptığını düşünüyorum) anonim hesap arkasına saklanarak ağza alınmayacak küfürler edip üstüne tehdit etmesini çok çirkin ve kabul edilemez buluyorum.

son yazdığı giride sözlüğe veda mahiyetinde bir yazı yazmış. umarım anlık bir öfke ve hayal kırıklığı ile alınmış geçici bir karardır. daha önce bir entryde yazdığım gibi, kendisi sözlüğün dinamosudur ve sözlükte hep görmek istediğim bir iki kişiden biridir.

bu kararından vazgeçirmek için işime yarayacak birşey bulur muyum diye çok sevdiği muse grubuyla alakalı biraz google'dan aratınca grup solisti matthew bellamy' nin bugün doğum günü olduğunu farkettim (allah'ın sevgili kulu mode on)

matt'in 41. yaş günü hatırına sözlüğü, radyoyu ve biz yazarları bırakma sevgili barones frozbit.

yöneticilerin kafasına göre entry silmesi

henüz gerçekleşmemiş durum.

başlık olarak "otobüste koltuğunuza başkasının oturması" açılmış, ilgili yazar tanımsız entry girmiş. tanım istediğimizde başlığın tanımını değil metro turizm'e yönelik tanım yapmıştır. bunun üzerine entrysi tekrar taslağa yollanmıştır. özel mesajlaşmada işi inada bindirmesi nedeniyle 1 hafta uzaklaştırma almıştır.

not: hepimiz türkçe biliyoruz, tanım istendiğinde başlığa "nedir" sorusunun cevabına göre entry girmemiz gerekiyor. kimse de bizi burda saçma sapan şeylerle itham etmesin.

not2: başlığı açan benim. "dikkat et de üzerine ejakülasyon yapılmasın" kısmını tabiki de kişisel algılamadım, ne alaka benimle yani? bu entryde tanım yok, kendi başlığım, bildirimi geliyor ve tanım yok diye sildim tuhaf mısınız nesiniz ya. koltuğuna başkası oturuyor, metro turizm tanımı yapıyorsun arkadaş ne anlatıyorsam.

brode ile jakarlı yemekler

her gün en az 1(yalnızcabir) entry girmeyi düşündüğüm en sevdiğim muhabbet. geçelim ilk tarife.

kızarmış hindi fileto
malzemeler:
*600-800gram hindi fileto
*soya sosu dilediğince
*tuz
*karabiber
*biberiye
*1tatlı kaşığı sıvı yağ
hazırlanışı:
sıvı yağı tavamıza döküyoruz. ateşi sonuna kadar açıyoruz. 3-4dk sonra hindiyi hiç küçültmeden her yüzü en az 6 dk pişecek şekilde kızartıyoruz. daha sonra soya sosunu her yüze döküp bir miktar da tava dibinde kalacak şekilde 2şer dk nar kırmızılığı veriyoruz. ocağı kapatıp hindiyi alıp 2-3 veya en fazla 4 parçaya bölüp tekrar beyaz kalan yüzleri de 2şer dk kızartıp sıcak su ilave ediyoruz. (su miktarı eti ne düzeyde pişmiş sevdiğinizle ilgili 1,5 su bardağı eklerseniz ortası halka şeklinde kızarık pişmiş hindi olacaktır.) soya sosu ve su tamamen karamel kıvamına gelene dek pişiriyoruz. afiyet olsun.
not:görsel ekleyip ağzınızdan damla damla aksın istedim ama galerimden foto atamadım :¬|

edit:yolu yordamı öğrendim

Toplam entry sayısı: 1529

16 eylül 2018 sözlüğe gelecekten gelen yazarlar

sözlük dosyalarının barındırıldığı serverın saatinin 3 saat ileri alınması akabinde gelişen hâdise.

olaya müdahale edilmiş olup 19:35 sularında sözlüğün normal ritmine dönmesi beklenmekte.

not: olayı servera bağlamış olmakla beraber, sözlük üzerinden bilinç altınıza mesaj yollayabildiğimiz yeni bir yazılım ile sözlüğe giriş zamanınızı kontrol etmenin denemesini de yapmış olabiliriz.

ece ceyda güdemek'in veda mektubu

geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren çukurova üniversitesi tıp fakültesi pediatri kliniği asistan doktoru olan meslektaşımız ece ceyda güdemek'in yaşamına son vermeden önce yazdığı veda mektubu.

"annemden özür diliyorum. hayat benim için çok zor. bunaldım bu hayattan. umarım ölümüm bazı güzel değişikliklere yol açar. kimse kimsenin dedikodusunu yapmasın. lanet hastaneler doktorlara yüklenip durmasın. kredi kartı borcum var ama 10 binden fazla para var. dert etmesin erbil ağabeyim, borç yıkmıyorum. annemi üzmesin kimse tek isteğim budur. ha birde ola ki anında ölmezsem seçimim ölmekten yana kimse beni yaşatmaya çalışmasın.
ece."

okurken bile içim acıdı. iş, aile, hayat her yönden bunalmış belli. bu hale getirenler onu utansın. allah rahmet eylesin.

gizli şeker

necip halkımız tarafından sanırım kadın programlarında ya da günlerde dile getirildiği için özellikle kadınlarca muayenelerde sıkça telaffuz edilen ve olup olmadığı merak edilen hastalık.

sanırım burada kastedilen bozulmuş açlık glukozu ya da bozulmuş glukoz toleransı ya da her ikisi birden dediğimiz prediyabet fakat inatla sende şeker hastalığı yok dediğimiz hastalar gizli şeker de mi yok diye ısrarla soruyorlar. sende açık da gizli de şeker yok dememe rağmen gizli şekerim kaç çıktı diye rakamsal bir değer beklentisi içinde sormaya devam ediyorlar.

acaba gizli şeker ile hba1c mi kastediliyor hâlâ çözemedim. bir gün gizlice günlere sızma harekatı düzenleyip soruma cevap bulmayı düşünmüyor değilim.

gazi tıpta polislerin doktorları rehin alması

artık bu da mı oldu dedirten haber. şiddeti kınarken rehin alınmaya da başladık.

gazi üniversitesi tıp fakültesi hastanesi genel cerrahi kliniği'nde babaları vefat biri komiser iki kardeş klinikte görevli sağlık çalışanlarını ve hastaları 2 saat boyunca rehin almışlar.

kimsenin servisten çıkışına izin vermeyen ve meslektaşlarımıza silah doğrultan kardeşleri olay yerine gelen polisler ikna ederek olaya son vermişler.

umarım acıları, üzüntüleri vardı, olur böyle şeyler denilerek üstü kapatılmadan görevlerini kötüye kullanan ve insanları rehin alan bu polisler gereken cezayı alırlar.

kaynak:
https://tr.sputniknews.com/turkiye/201812251036804441-ankarada-iki-polis-hastanede-doktorlari-ve-hastalari-rehin-aldi/

09.06.2019 sözlükte cincihodja'ların çoğalması

ip adresi tespit edilmiş olup, pazartesi günü savcılığa gönderdiği sinkaflı sözlerin ekran görüntüsü ile suç duyurusunda bulunulacak olan kişi.

klavyeyi eline alan kendini görünmez sanıyor ama ibret-i alem için yaptığı yanına bırakılmayacak.

alacağı ceza da buradan paylaşılacaktır.

hoşlanılan kızdan soğuma nedenleri

artık zamanında hoşlandığım kızdan başka hoşlanabileceğim kız olamayacağı için sanırım hafızamdan silinmiş her şey; uzun uzun düşündüm ve neden bulamadım.

(bkz: evli olmak)

edit: uzun uzun düşündüm gene hoşlanabileceğim kız var evet o da olursa kendi kızım. onun hakkında da gene uzun düşüncelere daldım ama soğuyacak neden bulamadım swh.

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

öğrencilik yıllarında kendini kaf dağının prensesi gören pek kıymetli tıpçı kızlarımız gelen teklifleri bir bir reddetmektedir. internlük yıllarında evde kalacağını anlayınca da son çare asistan doktorlarla evlenme çabası içine girmektedirler. şanslı azınlık bu son fırsatı değerlendirebilirken, geride kalanlar maalesef evde kalmakta ya da içlerine sinmeyen, evlenmiş olmak için evlilik yapmak zorunda kalmaktadırlar.

vatandaş acil diyorsa acildir

sağlık bakanımız ahmet demircan tarafından telaffuz edilen bir talihsiz bir söz.

bakanımız "vatandaş acil diyorsa acildir bana göre acil olmayabilir ama o acildir ona acil gibi davranacaksınız." demiş.

tamam sağlık konusunun oy getirdiği aşikâr da bir doktor olarak hem de sağlık bakanının bu tür açıklamalar yapması ne kadar doğrudur bilemiyorum.

acile gelen ottan boktan şikayetleri olan hastaları acil durumunuz yok diye gönderdiğimizde ben acilim, sağlık bakanı vatandaş karar verir sen kimsin diyerekten doktorun üstüne yürürse bunun vebali günahı kimedir?

hadi onu geçtim 5-10 kişi birden ben acilim diye sıraya girerse hepsi vatandaş hangisinin demesine göre acilliğe karar vereceğiz? belindeki bıçağı, silahı olana mı ben bilmem kimin yakınıyım diyene mi, üstünümüze yürüyene mi yoksa hastalar arasında müsabaka düzenletip kim kazanırsa ona mı öncelik vereceğiz.

sözün özü sağlık gibi önemli bir konuda makamı mevkisi ne olursa olsun demeç verilirken lafın nereye gideceği, nasıl kullanılacağına dikkat edilerek konuşulmalı.

amniyotik band sendromu


bugün haber kanallarında şok şok şok, hastanın karnında bant unutulduğu için çocuğu alınacak şeklinde haberi yapılan hastalık.

artık basınımız o kadar hekime saldırmaya alıştı ve olağanlaştırdı ki hiç araştırma gereği duymadan, tamamen gebelikle ve gebenin kendisi ilgili bir süreci sanki önceki sezaryen ameliyatı sırasında bant unutulmuş da ondan çocuğu alınacakmış gibi servis etti.

şu an nöbetçiyim. servisteki hemşire hanım, aaa hocam duydunuz mu hastanın karnında bant unutulmuş ondan 5 aylık bebek alınacakmış anne karnında diye söyledi. sağlık çalışanı böyle diyorsa halk ne der.

bre cahiller, bre akılsızlar amniyotik band sendromu amniyondan yoksun plasentanın, amniyotik zar kalıntılarının bebeğe yapışması ile fetal deformasyon, malformasyon veya amputasyon üçlüsü ile karakterize bir sendromdur. özellikle düşükle sonuçlanmış gebeliklerde görülme oranı 50 gebeliğin birine kadar çıkar. ameliyat esnasında içeride flaster, bant, sıpanç artık ne geliyorsa unutulması sonucu olan bir şey değildir. tamamen o gebelikle alakalı bir sendromdur.

bir de avukata açıklamaya yaptırıyorlar. yok ameliyatta kullanılan malzemeler sayılmalıymış, burada tedbirsizlik, dikkatsizlik olduğu aşikarmış. tazminat davası açılacakmış da, idari süreç olacakmış da. avukat hanım bari sen yapma aç iki satır oku. bununla mahkemeye gidersen bir tarafları ile gülerler sana.

gerçekten artık kasıt arıyorum bunlarda. çıkıp özür dilemeliler hekimlerden.

intörn

ne yaptıkları belli olmayan, yardımcı sağlık personeli mi doktor mu olduklarına bir türlü karar verilemeyen, son sınıf tıp fakültesi öğrencileri. tıp eğitiminde son yılın en önemli yıl olmasına rağmen genelde tüm hocalar tarafından görmezden gelinirler. (bkz: serum fizyolojik neden tuzludur bilir misin çünkü intörnler geceleri sessizce ağlarlar)

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

öğrencilik yıllarında kendini kaf dağının prensesi gören pek kıymetli tıpçı kızlarımız gelen teklifleri bir bir reddetmektedir. internlük yıllarında evde kalacağını anlayınca da son çare asistan doktorlarla evlenme çabası içine girmektedirler. şanslı azınlık bu son fırsatı değerlendirebilirken, geride kalanlar maalesef evde kalmakta ya da içlerine sinmeyen, evlenmiş olmak için evlilik yapmak zorunda kalmaktadırlar.

kliniklerde kadın asistan doktor korkusu

son zamanlarda dahili-cerrahi kliniklerimizde kadın asistan doktorların çocuk sahibi olarak 2 yıl nöbete girmemesi nedeni ile baş gösteren korkudur.

bu korku öyle bir hale geldi ki tanışmaya geldiklerinde bile rutin sorulan nere mezunusun, kaç mezunusun gibi soruların yerine evli misin, çocuğun var mı, çocuk yapmayı düşünüyor musun ya da bekârsa evlilik ufukta var mı gibi sorular soruluyor.

nöbet iznini de bir kenara bıraktım emzirme izninin ilk yıl 3 saat, ikinci yıl da 1.5 saat olması nedeniyle genelde bu izni öğleden sonra kullanan meslektaşlarımız ne poliklinikte ne de serviste randımanlı olarak çalıştırılabiliyor.

anne olan meslektaşlarımızın bu haklarını sonuna kadar kullanmaları taraftarıyım. yalnız 2 yıl emzirmemelerine rağmen emzirme izni adı altında izinlerini kullanmaya devam ederek bu izni kötüye kullananlara karşı yine idarenin hakkı olan hafta sonu mesaiye çağrılması taraftarıyım.

ekleme: tutulacak nöbet sayısının kıdeme göre değil de aktif olarak nöbet tuttuğu ay ile baz alınarak nöbet tutturulması diğer çözüm önerim. asistanlığın 6. ayında nöbetten çıkan 2.5 yıllık iken nöbet tutmaya başladığında 2.5 yıllık kıdemi ile değil de 6 aylık kıdemindeki ile eş sayıda nöbet tutturabilir. 2 çocuk olursa 2 yıl arayla çok efektif olmaz ama bu da bir çözüm önerisidir.

ekleme2: çocuğuna yeterli ilgi-sevgiyi vermek ve doya doya emzirmek isteyen meslektaşlarımız 2 yıl ücretsiz izin alma haklarına sahipler. bu haklarını kullanabilirler ama nedense kullanılmıyor. tabi ya asistanlık süresinden düşmüyordu değil mi *

tıp fakültesinde finalsiz geçmek

3 dönem birden yaşadığım ama daha sonraları tüm konuları tekrarlayıp bütünleştirdiği için keşke finallere girseydim diye hayıflandığım olay. ha bugün olsa gene girmezdim o ayrı mesele :)

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

çiçeği burnunda tıp fakültesi mezunlarının facebook grubunda başlığın paylaşılması ve gelen yoğun tepkiler üzerine kaldırılmak zorunda kalınması üzerine ne kadar büyük bir toplumsal yara ve nokta bir tespit olduğunu tekrar anladığım olay.

nedense toplumsal bir gerçek cinsiyetçilik olarak algılanıp işin içinden çıkılmak istenmiş. yakında mezun sayısının artması ile daha büyük soruna dönüşecek bu toplumsal yaraya kızlardan daha objektif yorumlar beklerdim.

yarası olup evde kalan/kalacak olanlar da başlık altındaki tepki dolu paylaşımları ile kendini ele veriyorlar.

ihsan bağcivan

derslerinde sürekli kendini anlatan, egosu tavan yapmış, çok soru tutturduğu söylenen yalnız 3 yıl önceki kampta kesin çıkacak diye verdiği sorulardan biri bile tutmamış farmakoloji hocası. en son `tusem`deydi `tusdata`nın sürekli peşinde olduğunu söylerdi.

içerik kuralları - iletişim