dexterity

Durum: 1501 - 9 - 1 - 0 - 16.06.2019 19:14

Puan: 18801 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yönetici.

Stabil, persistan, permanent.
  • /
  • 151

16 haziran 2019 imamoğlu-yıldırım canlı yayını

16 haziran 2019 saat 21:00'da canlı yayında istanbul büyükşehir belediye başkan adayları olan ekrem imamoğlu ile binali yıldırım arasında lütfi kırdar kongre ve sergi sarayı'nda yapılacak olan canlı yayın.

moderatörlüğünü ismail küçükkaya'nın yapacağı programda taraflara eşit sürelerde aynı sorulara cevap verecek. binali yıldırım'ın ön şart olarak sunması nedeniyle istanbul dışında soru olmayacak.

son zamanlarda sekteye uğrayan demokrasi kültürümüzün gelişmesine katkı sağlayacak olan bir yayın olur umarım.

sipsi

elazığ'da misland'da bir zamanlar yer alan cafe.

açık havada canlı müzik ile keyfi ile bayağı tutturmuştu ki yer bulmak bile zordu. hâlâ açık mı bilmiyorum.

09.06.2019 sözlükte cincihodja'ların çoğalması

ip adresi tespit edilmiş olup, pazartesi günü savcılığa gönderdiği sinkaflı sözlerin ekran görüntüsü ile suç duyurusunda bulunulacak olan kişi.

klavyeyi eline alan kendini görünmez sanıyor ama ibret-i alem için yaptığı yanına bırakılmayacak.

alacağı ceza da buradan paylaşılacaktır.

sivas

mecburi hizmet ile başlayıp 5 yıla yakın görev yaptığım, bana mesleği sevdiren ve iyikilerle dolu güzel anadolu şehri.

soğuğu korkutmasın sizleri. insanları sıcak ve samimi. hele ki ilçelerde çalışıyorsanız çok daha el üstünde tutulursunuz.

her ilçesi de ayrı güzeldir. divriği'nden tutun suşehrine, koyulhisar'ından tutun kangal ilçesine kadar kendine has özellikleri vardır.

gastor şurup

türkiye'de yeni kullanıma giren, gastroözofageal reflü tedavisinde kullanılan mide mukozası koruyucu şurup.

yemeklerden sonra ya da yatmadan önce 10 ml olarak tüketilmesi öneriyor.

hyaluronik asit ve kondroitin sülfat ana etken maddesi. ruhsatı tıbbi cihaz olarak çıkarıldığı için sgk ödeme kapsamında değil.

fiyatı 93 tl. standart reflü tedavisinde hastanın uzun süre kullanması gerektiğinden ötürü hastalar o kadar ücreti cebinden ödeyebilir mi çok zor bence. yüksek sosyoekonomik seviyesi olanlarda tercih edilebilir alternatif olarak.

oro ilaçları tarafından pazarlanıyor.

dr. kamil yılmaz

üsküdar devlet hastanesi'nde üroloji uzmanı olarak görev yapan meslektaşımız.

bugün kavacık soğuksu güzergahı'nda bulunan aydemir canefe viyadüğü'nden kendini aşağıya atarak hayatına son vermiş.

meslektaşımıza allah rahmet eylesin, yakınlarına sabır versin.

sağlık bakanlığından şiddete karşı tavsiyeler

koltuklarına kök salmış, sahadan uzak güzide bakanlığımızın sağlık çalışanları sanki hastaya kötü davranıyor ya da yanlış konuşuyormuş gibi yayınladığı tavsiyeler.

sağlık bakanlığı bürokratları belli dönemlerde mutlaka hastanelerde, aile sağlığı merkezlerinde çalışmalı. ancak bizlere bu şekilde tavsiye verebilirler. masa başında çalışan kişilerin sahadaki kişilere tavsiyelerde bulunması abesle iştigalden başka bir şey değil.

tıpta uzmanlık eğitimine mülakat getirilmesi

bugün bahçeşehir üniversitesi tıp fakültesi dekanı prof. dr. türker kılıç tarafından twitter üzerinden açıkladığı düşünceleri ile getirilmesi istenen sistem.

hocamız şöyle diyor:
tıp eğitiminin gereksiz uzun olduğunu, bunun tıpta nitelikli zihin ve kalite kaybına sebep olduğunu düşünüyorum.
yeni model önerim:
ilk 3 sene teorik eğitim, 4. yıl 12 ay 4 ana staj ve 4 seçmeli olmalı.
merkezi sınav 4. yıl sonı yapılmalı.

alınacak puana göre uzmanlık dallarına tercihen mülakatla girilebilmeli (usmle modeli gibi).
uzmanlık eğitimi istemeyen +2 yıl aile hekimliği eğitimi almalı ve aile hekimi olarak birinci adım sağlık hizmetinden sorumlu olmalı.

uzmanlık eğitimine üniversitelerde başlayanlar akademik-bilim alanında ilerleyeceklerse kazandıkları bu sistemde kazanılan 2 yılı phd eğitiminde kullanmalı.

tıp doktoru; phd eğitimini akademik kurumun ihtiyaçlarına göre başka kurumlarla (yurtiçi(/dışı) ortaklıklarla almalı.

tıpta phd eğitimi alanlar, yani md phd olarak çalışacak olanlar mecburi hizmetten muaf olmalı.
-------------

şimdi biliyorsunuz bahçeşehir üniversitesi medical park hastanelerine ait. medical park'ın da iktidar ile yakın ilişkisini bilmeyen yok. böyle bir şey tartışmaya açılıyorsa acaba bir cisim mi yaklaşıyor tıp öğrencilerine de kamuoyu mu yoklanıyor diyorum.

mülakat kelimesini gördüğüm an zaten cinlerim tepeme çıktı. bizim ülkemizde mülakat olan bir sistemin hakkaniyetle uygulanması mümkün değil. iktidar partilerini, siyaseti bıraktım mevcut sistemdeki profesörlerin oğlundan, kızından, gelininden, damadından, yeğeninden vs. kimseye kadro kalmaz.

umarım düşündüğümüz gibi olmaz da sadece hocamızın kendi düşünceleridir.
 spoiler!
ben yan dal sınavımı da kazandım. geride kalanlar için bu endişelerim.

kaynak:
https://twitter.com/turkerkilic/status/1130425513665847296

huawei'nin android lisansının iptal edilmesi

dünya'nın en büyük üçüncü telefon üretim firması olan çin menşeili huawei'nin ürünlerinde kullanılan android işletim sistemi lisansı iptal edilmiş.

mevcut kullanıcılar androidi kullanmaya devam edebilecekken, bundan sonra android güncellemesi alamayacağı belirtiliyor.

karar donald trump'ın ulusal güvenlik riski taşıyan firmalara teknolojik ürünleri yasaklaması kararının ardından google tarafından alındı.

huawei telefon almayı düşünüyorsanız beklemekte fayda var.

kaynak:
https://www.haberturk.com/google-in-huawei-karari-android-i-nasil-etkileyecek-2469361-teknoloji

ülseratif kolit

birbirini izleyen alevlenme ve remisyon dönemleri içeren ve sadece kolon tutulumu ile giden inflamatuvar bağırsak hastalığı.

hastaların çoğunda kanlı mukuslu ishal ve kramp ağrısında karın ağrısı olur. aynı zamanda tenezm ve acil dışkılama hissi de olabilir. hastaların bir kısmında ateş ve kilo kaybı olur. artopati, üveiit, sklerit gibi ekstraintestinal bulgular görülebilir.

tedavisinde tutulum yerine göre mesalamin supozitvar/lavman/tablet kullanılır. yanıt alınamazsa steroid eklenir. ciddi atak varlığında hasta hospitalize edilerek gerekli görülürse siklosporin, anti-tnf ajanlar da tedavide kullanabilir.

hastalığın aktivitesini belirlemek için truelove ve witts aktivite indeksi ve mayo skoru kullanılır.
  • /
  • 151
  • /
  • 107

16 haziran 2019 imamoğluyıldırım canlı yayını


gastor şurup


dr. kamil yılmaz


tıpta uzmanlık eğitimine mülakat getirilmesi


huawei'nin android lisansının iptal edilmesi


ülseratif kolit


ktü farabi hastanesi


truelove ve witts aktivite indeksi


ercp


chilaiditi işareti


  • /
  • 107

uzunyolunyolusu ile gecenin demi

dem neydi? biraz durup nefes almaktı. zamanı dinlemekti. yavaşlamaktı. gelin alalım çaylarımızı bırakalım kendimizi gecenin demine. rengine kokusuna varalım, unutalım, hatırlayalım, dinleyelim, söyleyelim, çalalım. perşembe akşamı saat 10'da türk müziği konseptiyle ve sürprizleriyle bizim radyomuz tıbbiyeli radyoda. hepinizi bekliyor olacağım.

barones frozbit

geri döneceğini düşündüğüm sözlükte büyük emeği olan değerli yazarımız. seneler boyunca günde ortalama en az 3 entry yazan ve günün büyük çoğunluğunda çevrimiçi görünen birisinin hayatında böyle bir platform önemli bir yer tutuyor olmalı. siniri geçtikten sonra dönecektir diye umuyorum. eğer gurur yapıyorsa da diğer yazarların geri dönüş çağrılarına, davetlerine cevap olarak dönebilir. bence hala buralarda, hesabına giriş yapmadan izliyordur gidişatı diye düşünüyorum.

barones frozbit

3 yıla yakındır sözlükte yazan ve bilemediğim bir tarihten beridir yöneticilik görevini de sürdüren, yaklaşık 2-3 ay önce de bireysel tanıma imkanı da bulduğum pek kıymetli bir insan, meslektaşım ve arkadaşımdır. sırf sözlükte bulunduğu vazifenin gereklerini yerine getiriyor diye dün gece yaşanan olay ve maruz kaldığı çirkin durumdan dolayı çok çok üzüldüğümü ve kızdığımı belirtmek isterim.

daha önce benim de kaç defa girdiğim entryler kurallara uygun değil diye geçici olarak kaldırılıp tarafıma bilgisi verilmişti. ben de düzeltebildiklerimi düzeltip tekrar koydum, gerçekten başlık ile alakasız olduğunu fark ettiğim entryleri de temenni sildim. hayır yani bunu yapabilmek çok mu zor anlayamıyorum? niye herşeyi hemen kişisel algılayıp ego meselesi haline getiriyorsunuz? bu yönetici arkadaşlarımız her gün bu şekil onlarca olayla uğraşıyorlardır yazık degil mi? kaldı ki geçici uzaklaştırmalarda yönetim ekibi topluca oy birliğiyle karar veriyor zaten. gidip de gözüne bu arkadaşımızı kestirip (ki ben bu konuda tamamen barones'ten yanayım, sırf arkadaşım olduğundan değil gerçekten haklı olduğunu ve yapması gereken şeyi yaptığını düşünüyorum) anonim hesap arkasına saklanarak ağza alınmayacak küfürler edip üstüne tehdit etmesini çok çirkin ve kabul edilemez buluyorum.

son yazdığı giride sözlüğe veda mahiyetinde bir yazı yazmış. umarım anlık bir öfke ve hayal kırıklığı ile alınmış geçici bir karardır. daha önce bir entryde yazdığım gibi, kendisi sözlüğün dinamosudur ve sözlükte hep görmek istediğim bir iki kişiden biridir.

bu kararından vazgeçirmek için işime yarayacak birşey bulur muyum diye çok sevdiği muse grubuyla alakalı biraz google'dan aratınca grup solisti matthew bellamy' nin bugün doğum günü olduğunu farkettim (allah'ın sevgili kulu mode on)

matt'in 41. yaş günü hatırına sözlüğü, radyoyu ve biz yazarları bırakma sevgili barones frozbit.

yöneticilerin kafasına göre entry silmesi

henüz gerçekleşmemiş durum.

başlık olarak "otobüste koltuğunuza başkasının oturması" açılmış, ilgili yazar tanımsız entry girmiş. tanım istediğimizde başlığın tanımını değil metro turizm'e yönelik tanım yapmıştır. bunun üzerine entrysi tekrar taslağa yollanmıştır. özel mesajlaşmada işi inada bindirmesi nedeniyle 1 hafta uzaklaştırma almıştır.

not: hepimiz türkçe biliyoruz, tanım istendiğinde başlığa "nedir" sorusunun cevabına göre entry girmemiz gerekiyor. kimse de bizi burda saçma sapan şeylerle itham etmesin.

not2: başlığı açan benim. "dikkat et de üzerine ejakülasyon yapılmasın" kısmını tabiki de kişisel algılamadım, ne alaka benimle yani? bu entryde tanım yok, kendi başlığım, bildirimi geliyor ve tanım yok diye sildim tuhaf mısınız nesiniz ya. koltuğuna başkası oturuyor, metro turizm tanımı yapıyorsun arkadaş ne anlatıyorsam.

brode ile jakarlı yemekler

her gün en az 1(yalnızcabir) entry girmeyi düşündüğüm en sevdiğim muhabbet. geçelim ilk tarife.

kızarmış hindi fileto
malzemeler:
*600-800gram hindi fileto
*soya sosu dilediğince
*tuz
*karabiber
*biberiye
*1tatlı kaşığı sıvı yağ
hazırlanışı:
sıvı yağı tavamıza döküyoruz. ateşi sonuna kadar açıyoruz. 3-4dk sonra hindiyi hiç küçültmeden her yüzü en az 6 dk pişecek şekilde kızartıyoruz. daha sonra soya sosunu her yüze döküp bir miktar da tava dibinde kalacak şekilde 2şer dk nar kırmızılığı veriyoruz. ocağı kapatıp hindiyi alıp 2-3 veya en fazla 4 parçaya bölüp tekrar beyaz kalan yüzleri de 2şer dk kızartıp sıcak su ilave ediyoruz. (su miktarı eti ne düzeyde pişmiş sevdiğinizle ilgili 1,5 su bardağı eklerseniz ortası halka şeklinde kızarık pişmiş hindi olacaktır.) soya sosu ve su tamamen karamel kıvamına gelene dek pişiriyoruz. afiyet olsun.
not:görsel ekleyip ağzınızdan damla damla aksın istedim ama galerimden foto atamadım :¬|

edit:yolu yordamı öğrendim

tıp okumayan tıbbiyeli sözlük yazarı

benim. arada kendimi yalnız hissetsemde seviyorum buraları

tıbbiyeli itiraf

bugün öğle sularıydı.
uçan balon satan bir çocuk bir bankta oturmuş, balonların iplerinden uçmasın diye sıkıca tutuyordu. yorgun görünüyordu.
bir yandan da etrafa bakıp, balonunu satabileceği çocuklu bir aile arıyordu.
yanına büyük bir çocuk geldi.
''hepsi kaç para?'' dedi.
''ne abi, hepsini mi alacaksın?'' dedi.
o an çocuğun gözleri mutluluktan büyümüştü sanki.
''evet'' dedi o da.
''dur sayayım abi'' dedi gülümseyerek.
heyecanlanmıştı, elleri titriyordu.
''peki say'' dedi. balonlar ve ipleri o kadar iç içe geçmişti ki güç bela sayabildi tozlu, nasır tutmuş elleriyle.
''25 tane var abi, hepsini alacağın için sana tanesini 1 tl den vereceğim'' dedi.
cüzdanında bozukluk olmasına rağmen cebinden bir 100 lük çıkarttı verdi büyük çocuk.
küçük satıcı bir paraya bakıyordu bir de büyük çocuğa.
abi bu para ne? benim bunu bozacak param yok ki hem dedi.
bozdurursun sonra deyip, balonların hepsini istedi büyük oğlan.

büyük oğlanın eline balon iplerinin hepsini tutuşturdu küçük satıcı. uçuracaktı büyük çocuk hepsini denize karşı. anlamıştı küçük satıcı.
'bir dilek tut abi' dedi parlayan gözleriyle.
'tuttum' dedi o da. (takımının şampiyonluğunu dilemişti) ve hepsini saldı gökyüzüne.
bir yandan da küçük satıcıya bakıyordu.
ufaklık ise mutlulukla başını kaldırmış, rengarenk balonların gökyüzüne yükselişini seyrediyordu. balonları gözden kaybolana kadar birlikte seyrettiler.

''parayı ilerdeki markette bozdurup geleyim abi, bekle burda tamam mı?'' dedi.
büyük çocuk ''tamam'' dedi. ama beklemedi, biraz uzaklaştı, sonra adımlarını yavaşlattı ve olduğu yerde durdu. uzaktan küçük satıcının gelip gelmeyeceğini merak ediyordu.
çok geçmedi, çocuk balonların uçurulduğu yere gelip etrafına bakındı, büyük çocuğu arıyordu gözleri...
satıcının geldiğini görünce gülümsedi büyük çocuk. ardından yoluna devam etti.

gecenin sonunda dileğim gerçek olmuştu.
umarım günün birinde yine karşılaşırız güzel çocuk.

tıbbiyeli itiraf

hayat acımasız derslerine devam ediyor; ben her gün biraz daha öğreniyor, biraz daha aydınlanıyorum. kendimi tanıyorum, sınırlarımı keşfediyorum. umutlarım, hayallerim için neler yapabileceğimi, neleri feda edebileceğimi artık görebiliyorum.

dünden bugüne bir gün daha büyüdüm. bir güncük değil, koskoca bir gün.

tıbbiyeli sözlük

barones frozbit ile rakımsı şeyler

çoook uzun bir aradan sonra yeniden troll şarkılar yayınımı yapacağım. yaklaşık 30 tane şarkı ayarlayacağım. sizler de bi numara seçip o şarkıyı kime armağan ettiğinizi söyleyeceksiniz.
kimin şansına kim çıkar bilinmez, tam bir müzik eziyeti ve goygoy ziyafeti olacağını düşünüyorum swh.

bu akşam 22:00da tıbbiyeli sözlük sesli radyoda

edit: troll şarkı önerisi olan dm'e bırakabilir.

Toplam entry sayısı: 1501

16 eylül 2018 sözlüğe gelecekten gelen yazarlar

sözlük dosyalarının barındırıldığı serverın saatinin 3 saat ileri alınması akabinde gelişen hâdise.

olaya müdahale edilmiş olup 19:35 sularında sözlüğün normal ritmine dönmesi beklenmekte.

not: olayı servera bağlamış olmakla beraber, sözlük üzerinden bilinç altınıza mesaj yollayabildiğimiz yeni bir yazılım ile sözlüğe giriş zamanınızı kontrol etmenin denemesini de yapmış olabiliriz.

ece ceyda güdemek'in veda mektubu

geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren çukurova üniversitesi tıp fakültesi pediatri kliniği asistan doktoru olan meslektaşımız ece ceyda güdemek'in yaşamına son vermeden önce yazdığı veda mektubu.

"annemden özür diliyorum. hayat benim için çok zor. bunaldım bu hayattan. umarım ölümüm bazı güzel değişikliklere yol açar. kimse kimsenin dedikodusunu yapmasın. lanet hastaneler doktorlara yüklenip durmasın. kredi kartı borcum var ama 10 binden fazla para var. dert etmesin erbil ağabeyim, borç yıkmıyorum. annemi üzmesin kimse tek isteğim budur. ha birde ola ki anında ölmezsem seçimim ölmekten yana kimse beni yaşatmaya çalışmasın.
ece."

okurken bile içim acıdı. iş, aile, hayat her yönden bunalmış belli. bu hale getirenler onu utansın. allah rahmet eylesin.

gizli şeker

necip halkımız tarafından sanırım kadın programlarında ya da günlerde dile getirildiği için özellikle kadınlarca muayenelerde sıkça telaffuz edilen ve olup olmadığı merak edilen hastalık.

sanırım burada kastedilen bozulmuş açlık glukozu ya da bozulmuş glukoz toleransı ya da her ikisi birden dediğimiz prediyabet fakat inatla sende şeker hastalığı yok dediğimiz hastalar gizli şeker de mi yok diye ısrarla soruyorlar. sende açık da gizli de şeker yok dememe rağmen gizli şekerim kaç çıktı diye rakamsal bir değer beklentisi içinde sormaya devam ediyorlar.

acaba gizli şeker ile hba1c mi kastediliyor hâlâ çözemedim. bir gün gizlice günlere sızma harekatı düzenleyip soruma cevap bulmayı düşünmüyor değilim.

gazi tıpta polislerin doktorları rehin alması

artık bu da mı oldu dedirten haber. şiddeti kınarken rehin alınmaya da başladık.

gazi üniversitesi tıp fakültesi hastanesi genel cerrahi kliniği'nde babaları vefat biri komiser iki kardeş klinikte görevli sağlık çalışanlarını ve hastaları 2 saat boyunca rehin almışlar.

kimsenin servisten çıkışına izin vermeyen ve meslektaşlarımıza silah doğrultan kardeşleri olay yerine gelen polisler ikna ederek olaya son vermişler.

umarım acıları, üzüntüleri vardı, olur böyle şeyler denilerek üstü kapatılmadan görevlerini kötüye kullanan ve insanları rehin alan bu polisler gereken cezayı alırlar.

kaynak:
https://tr.sputniknews.com/turkiye/201812251036804441-ankarada-iki-polis-hastanede-doktorlari-ve-hastalari-rehin-aldi/

09.06.2019 sözlükte cincihodja'ların çoğalması

ip adresi tespit edilmiş olup, pazartesi günü savcılığa gönderdiği sinkaflı sözlerin ekran görüntüsü ile suç duyurusunda bulunulacak olan kişi.

klavyeyi eline alan kendini görünmez sanıyor ama ibret-i alem için yaptığı yanına bırakılmayacak.

alacağı ceza da buradan paylaşılacaktır.

hoşlanılan kızdan soğuma nedenleri

artık zamanında hoşlandığım kızdan başka hoşlanabileceğim kız olamayacağı için sanırım hafızamdan silinmiş her şey; uzun uzun düşündüm ve neden bulamadım.

(bkz: evli olmak)

edit: uzun uzun düşündüm gene hoşlanabileceğim kız var evet o da olursa kendi kızım. onun hakkında da gene uzun düşüncelere daldım ama soğuyacak neden bulamadım swh.

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

öğrencilik yıllarında kendini kaf dağının prensesi gören pek kıymetli tıpçı kızlarımız gelen teklifleri bir bir reddetmektedir. internlük yıllarında evde kalacağını anlayınca da son çare asistan doktorlarla evlenme çabası içine girmektedirler. şanslı azınlık bu son fırsatı değerlendirebilirken, geride kalanlar maalesef evde kalmakta ya da içlerine sinmeyen, evlenmiş olmak için evlilik yapmak zorunda kalmaktadırlar.

vatandaş acil diyorsa acildir

sağlık bakanımız ahmet demircan tarafından telaffuz edilen bir talihsiz bir söz.

bakanımız "vatandaş acil diyorsa acildir bana göre acil olmayabilir ama o acildir ona acil gibi davranacaksınız." demiş.

tamam sağlık konusunun oy getirdiği aşikâr da bir doktor olarak hem de sağlık bakanının bu tür açıklamalar yapması ne kadar doğrudur bilemiyorum.

acile gelen ottan boktan şikayetleri olan hastaları acil durumunuz yok diye gönderdiğimizde ben acilim, sağlık bakanı vatandaş karar verir sen kimsin diyerekten doktorun üstüne yürürse bunun vebali günahı kimedir?

hadi onu geçtim 5-10 kişi birden ben acilim diye sıraya girerse hepsi vatandaş hangisinin demesine göre acilliğe karar vereceğiz? belindeki bıçağı, silahı olana mı ben bilmem kimin yakınıyım diyene mi, üstünümüze yürüyene mi yoksa hastalar arasında müsabaka düzenletip kim kazanırsa ona mı öncelik vereceğiz.

sözün özü sağlık gibi önemli bir konuda makamı mevkisi ne olursa olsun demeç verilirken lafın nereye gideceği, nasıl kullanılacağına dikkat edilerek konuşulmalı.

amniyotik band sendromu


bugün haber kanallarında şok şok şok, hastanın karnında bant unutulduğu için çocuğu alınacak şeklinde haberi yapılan hastalık.

artık basınımız o kadar hekime saldırmaya alıştı ve olağanlaştırdı ki hiç araştırma gereği duymadan, tamamen gebelikle ve gebenin kendisi ilgili bir süreci sanki önceki sezaryen ameliyatı sırasında bant unutulmuş da ondan çocuğu alınacakmış gibi servis etti.

şu an nöbetçiyim. servisteki hemşire hanım, aaa hocam duydunuz mu hastanın karnında bant unutulmuş ondan 5 aylık bebek alınacakmış anne karnında diye söyledi. sağlık çalışanı böyle diyorsa halk ne der.

bre cahiller, bre akılsızlar amniyotik band sendromu amniyondan yoksun plasentanın, amniyotik zar kalıntılarının bebeğe yapışması ile fetal deformasyon, malformasyon veya amputasyon üçlüsü ile karakterize bir sendromdur. özellikle düşükle sonuçlanmış gebeliklerde görülme oranı 50 gebeliğin birine kadar çıkar. ameliyat esnasında içeride flaster, bant, sıpanç artık ne geliyorsa unutulması sonucu olan bir şey değildir. tamamen o gebelikle alakalı bir sendromdur.

bir de avukata açıklamaya yaptırıyorlar. yok ameliyatta kullanılan malzemeler sayılmalıymış, burada tedbirsizlik, dikkatsizlik olduğu aşikarmış. tazminat davası açılacakmış da, idari süreç olacakmış da. avukat hanım bari sen yapma aç iki satır oku. bununla mahkemeye gidersen bir tarafları ile gülerler sana.

gerçekten artık kasıt arıyorum bunlarda. çıkıp özür dilemeliler hekimlerden.

intörn

ne yaptıkları belli olmayan, yardımcı sağlık personeli mi doktor mu olduklarına bir türlü karar verilemeyen, son sınıf tıp fakültesi öğrencileri. tıp eğitiminde son yılın en önemli yıl olmasına rağmen genelde tüm hocalar tarafından görmezden gelinirler. (bkz: serum fizyolojik neden tuzludur bilir misin çünkü intörnler geceleri sessizce ağlarlar)

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

öğrencilik yıllarında kendini kaf dağının prensesi gören pek kıymetli tıpçı kızlarımız gelen teklifleri bir bir reddetmektedir. internlük yıllarında evde kalacağını anlayınca da son çare asistan doktorlarla evlenme çabası içine girmektedirler. şanslı azınlık bu son fırsatı değerlendirebilirken, geride kalanlar maalesef evde kalmakta ya da içlerine sinmeyen, evlenmiş olmak için evlilik yapmak zorunda kalmaktadırlar.

kliniklerde kadın asistan doktor korkusu

son zamanlarda dahili-cerrahi kliniklerimizde kadın asistan doktorların çocuk sahibi olarak 2 yıl nöbete girmemesi nedeni ile baş gösteren korkudur.

bu korku öyle bir hale geldi ki tanışmaya geldiklerinde bile rutin sorulan nere mezunusun, kaç mezunusun gibi soruların yerine evli misin, çocuğun var mı, çocuk yapmayı düşünüyor musun ya da bekârsa evlilik ufukta var mı gibi sorular soruluyor.

nöbet iznini de bir kenara bıraktım emzirme izninin ilk yıl 3 saat, ikinci yıl da 1.5 saat olması nedeniyle genelde bu izni öğleden sonra kullanan meslektaşlarımız ne poliklinikte ne de serviste randımanlı olarak çalıştırılabiliyor.

anne olan meslektaşlarımızın bu haklarını sonuna kadar kullanmaları taraftarıyım. yalnız 2 yıl emzirmemelerine rağmen emzirme izni adı altında izinlerini kullanmaya devam ederek bu izni kötüye kullananlara karşı yine idarenin hakkı olan hafta sonu mesaiye çağrılması taraftarıyım.

ekleme: tutulacak nöbet sayısının kıdeme göre değil de aktif olarak nöbet tuttuğu ay ile baz alınarak nöbet tutturulması diğer çözüm önerim. asistanlığın 6. ayında nöbetten çıkan 2.5 yıllık iken nöbet tutmaya başladığında 2.5 yıllık kıdemi ile değil de 6 aylık kıdemindeki ile eş sayıda nöbet tutturabilir. 2 çocuk olursa 2 yıl arayla çok efektif olmaz ama bu da bir çözüm önerisidir.

ekleme2: çocuğuna yeterli ilgi-sevgiyi vermek ve doya doya emzirmek isteyen meslektaşlarımız 2 yıl ücretsiz izin alma haklarına sahipler. bu haklarını kullanabilirler ama nedense kullanılmıyor. tabi ya asistanlık süresinden düşmüyordu değil mi *

tıp fakültesinde finalsiz geçmek

3 dönem birden yaşadığım ama daha sonraları tüm konuları tekrarlayıp bütünleştirdiği için keşke finallere girseydim diye hayıflandığım olay. ha bugün olsa gene girmezdim o ayrı mesele :)

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

çiçeği burnunda tıp fakültesi mezunlarının facebook grubunda başlığın paylaşılması ve gelen yoğun tepkiler üzerine kaldırılmak zorunda kalınması üzerine ne kadar büyük bir toplumsal yara ve nokta bir tespit olduğunu tekrar anladığım olay.

nedense toplumsal bir gerçek cinsiyetçilik olarak algılanıp işin içinden çıkılmak istenmiş. yakında mezun sayısının artması ile daha büyük soruna dönüşecek bu toplumsal yaraya kızlardan daha objektif yorumlar beklerdim.

yarası olup evde kalan/kalacak olanlar da başlık altındaki tepki dolu paylaşımları ile kendini ele veriyorlar.

ihsan bağcivan

derslerinde sürekli kendini anlatan, egosu tavan yapmış, çok soru tutturduğu söylenen yalnız 3 yıl önceki kampta kesin çıkacak diye verdiği sorulardan biri bile tutmamış farmakoloji hocası. en son `tusem`deydi `tusdata`nın sürekli peşinde olduğunu söylerdi.

içerik kuralları - iletişim