doktorumsubiri

Durum: 1969 - 10 - 4 - 0 - 18.06.2018 05:17

Puan: 19287 -

2 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Atatürkçü damarı tutan bir Fenerbahçeli.. bildiğini okur
  • /
  • 197

erkek olmanın avantajları

kesinlikle hesap sorulamaması.
hatta velilerin bile onu arayıp sormaması.
resmen hayatın içine bir kadından çok daha hızlı bir şekilde girmek. belkide itelemek.
baskı konusunda tabi aşırıya kaçmak ne kadar kötüyse aşırı serbest bırakmak da o kadar tehlikeli.
bizim ülkemizde ise kız ve erkek birey için baskı çok farklı iki uçta maalesef.

burada erkek olmanın avantajı kısaca 'canım istedi ve yaptım' deme özgürlüğünün kadınlardan fazla olması

tecavüz sonrası gebelik

bu ülkede 45 çocuğa tecavüz edildiğinde ses çıkarmayıp üzerine bir kerelik olay diyen aile bakanının bulunduğu dönemde;
kimlerden oy alabileceği bilinmez kürtaj hakkının kullanılmasının engellenmeye çalışıldığı durum.

tecavüz çok berbat bir olay. hayvanlarda bile (ki bile demek ne saçma) yokken , insanlarda özellikle de kadınları en çok biz düşünüyoruz diyen müslümanlarda çok görülen iğrenç bir sorun.

maalesef bu olay sonucu gebelik görülebiliyor. hatta bazı hormonların artışı ile daha da kolaylaşıyor.
bir kadın ise bu olayın izlerini unutmaya çalışırken yüksek bir ihtimal o günden kalan bir çocuk istemez. ayrıca o daha doğmamış çocuğun geleceği açısından da bu durum iyi değil. çocuk yapması bakmasından kolay sonuçta. fakat o çocuğun geleceği ne olacak? aile diye ne bulacak o çocuk?

eğer anne o çocuğu istemiyorsa sonuna kadar haklı. hem ebeveyn olmak için de belli bir hazırlık yapmalı insanlar.

sağolsun bizim ülkemizde ise siz doğurun gerekirse biz bakarız diyerek kadını iyice suçlamaya iten bakan var.
maalesef işinin gereği tecavüzü engellemek, daha ağır cezaları hazırlamak olan görevini unutan bakan.

evet konuyu başka bir yana çektim kusura bakmayın. fakat başlığı okurken bile sinirlerim bozuldu.

tıp okumayan tıbbiyeli sözlük yazarı

ben de okuyorum sayılır ama sonuç olarak kendimi pek de tıbbiyeli gibi hissetmiyorum. hatta sizler gibi davranamıyorum uzun zamandır.

ayrıca tıbbiyeli olmayan yazar sözlüğe bir baharat etkisi yapıp güzel tat katar. iyiki varlar.

çağlar çorumlu

yedi numara dizisindeki yusuf güdük karakteri ile sonsuz saygımı kazanan insan.
'benim olacan kraliçaaammm' repliği ile hala aklımda.

intihar

aklıma mehmet pişkin'i getiren olay.
intihar etmeden önce veda videosu yayınlamıştı kendisi hatırlıyorsanız.
yanlış bir eylem olarak düşünsem de o adamın konuşmaları beni çok etkilemişti.

bu konuda görüşüm ise bence gerçek bir yaşama amacı bulmalı insan. burada ki önemli detay gerçek olması.
bireysel hayaller ile bir yere kadar. güzel şeyler yapmalı insanlar.
mesela aç kalan çocuklar için yaşamalı insan.
hayvan hakları için. insanların hayvanlardan keyifleri için yararlanıp sonra da sokağa atmaması için yaşamalı insan.
gerçekten bir şeylere dokunmalı insan.


zamanında aklından geçirmiş ve hatta yapmış sayılır bir insan olarak bu sınırdan döndüğüm için çok mutluyum

ceviz ağacı

nazım hikmet'in rusya'ya gitmeden sevgilisi ile buluşmak istemesi.
gülhane parkında randevulaşılması.
nazım gelir kızı bekler fakat o sırada polis gelir.
kendisi arandığı için o sırada hemen saklanmak için ağaca çıkar.
sonra sevgilisi gelir ve onu bekler. polis de oradadır.
haliyle vedalaşamaz ve ceviz ağacının tepesinden onları izler.
o günün hatırasıdır bu şiir.

cem karaca'nın o müthiş sesiyle dinlemek ise ayrı güzeldir.

loris karius

volkan demirel'e şükrettiren liverpool kulübünün kalecisi.
taş gibi çocuksun kim sana kaleci ol dedi anlamadım ki?

frigola




sloganından da anlaşıldığı üzere çikolatası gelenlere birebir dondurma.

eskiden 1 lira idi şimdi 1.5 oldu ama olsun.

yazın sıcağında serinlemek için birebir.
bir seferde bir tane yiyememem ise ayrı bir sorun.

magnum

kapitalist dondurması.. yıllardır yaptıkları ısırma hareketine ise eskiden beri karşıyım.

en iyi çikolata etkisini veren ve de daha ucuz olan frigola tavsiyemdir.

muharrem ince

uzun zaman sonra bir şeyler yazmaya ihtiyaç duyduğum başlık.

chp'nin salak saçma, geçmişi kirli, kendisine yakışmayan adaylardan uzaklaşıp; kendisine, ilkesine özellikle de atatürk'e bağlı bir seçim yaptığı cumhurbaşkanı adayı.

ayrıca diploma da ne etki yarattı ülkeye cidden.
uzun zaman sonra ülkenin iq seviyesinde bir artış oldu resmen.
  • /
  • 197
  • /
  • 30

frigola


darwinistvetoz


uzun süren yalnızlığın bıraktığı his


sütü seven kamyoncu


eyvallah


ankara'da aşık olmak


kol düğmeleri


emrin olur


drama köprüsü


cebimdeki yabancı


  • /
  • 30

uğur mumcu

minnacık ama 'dağ gibi'
beyaz tenli ama 'kara yağız'
yaş alsa da 'deli kanlı'
gazeteci, öyle böyle değil.
'bembeyaz doğruları, yaşadı ölümüne'
siyasal iktidarlara yaslanmadı, medya tekellerinin kalemşoru olmadı, inandı, doğruladı, yazdı.
gazeteciydi, öyle böyle değil.
'vurulduk ey halkım, unutma bizi' dedi.
vuruldu! unutmuyoruz.

sözlük niklerinden meslek tahmini yapmak

doktorumsubiri aha böyle dohtorumsu beyaz önlüklü stetoskop takan biri

(bkz:açılın ben doktorumsubiriyim)swh

birlikte çay içmek istenen roman karakteri

cemil meriç

hüseyin cemil meriç, türk yazar, çevirmen ve düşünür. başta dil, tarih, edebiyat, felsefe ve sosyoloji olmak üzere sosyal bilimlerin birçok alanında araştırma yapmış ve yazılar kaleme almış bir düşünce adamıdır. türkiye'nin ruhudur. aynı isimli belgeselden erdal beşikçioğlu'nun seslendirdiği (türkiye'nin ruhu cemil meriç) kısa bir bölüm paylaşayım sizinle:

 spoiler!
insan, en değersiz şeyini kaybettiğinde her şeyi kaybettiğini anlar.





cemil meriç, 1916’da hatay’da doğdu. ailesi balkan savaşı sırasında yunanistan’dan göçmüştü. fransız idaresindeki hatay’da fransız eğitim sistemi uygulayan antakya sultanisi’nde okudu. tercüme bürosunda çalıştı, ilkokul öğretmenliği ve nahiye müdürlüğü yapü. 1940’ta istanbul üniversitesi’ne girip fransız dili ve edebiyatı öğrenimi gördü. mükemmel düzeyde fransızca okuyup yazan meriç, ingilizce’yi anlıyor, arapça’yı, kendi ifadesiyle, “söküyor”du. elazığ’da (1942-45) ve istanbul’da (1952- 54) fransızca öğretmenliği yaptı. 1941’den başlayarak insan, yücel, gün, ayın bibliyografyası dergilerinde yazmaya başladı. istanbul üniversitesinde okutmanlık yaptı (1946-63), sosyoloji bölümü’nde ders verdi (1963-74). 1955’de, gözlerindeki miyo- pinin artması sonucu görmez oldu, ama olağanüstü çalışma ve üretme temposu düşmedi. çeşidi dergilerde yazıları yayımlandı. hisar dergisinde “fildişi kuleden’’ başlığıyla sürekli denemeler yazdı. 1974’te emekli oldu ve yılların birikimim ardarda kitaplaştırmaya girişti. 1984’te, önce beyin kanaması, ardından felç geçirdi, 13 haziran 1987’de vefat etti.
.

tıbbiyeli sözlük yardımlaşma ağı

tıbbiyeli sözlük yazarlarını daha da şanslı hissettirecek topluluktur. bu başlığı okuyan herkes kendini eğer isterse bu ağa dahil hissedebilir.
herkes başkalarına nasıl yardımcı olabileceğini düşünüyorsa ya da nelere gönüllü olabileceklerini yazıp birbirimize mesaj atma suretiyle iletişime geçip yardım alışverişinde bulunabiliriz. çok uzatmadan benim yapabileceğim yardımlardan bahsedeyim.
-ankara etlik te evimde gelen sözlük yazarlarını misafir edebilirim.
-elimde bulunan bir çok tıbbi kaynağı paylaşabilirim sobotta guyton cecil vander lippincott aliksanyan vs.
-ingilizce profesyonel bilgisayar çalışma programını gönderebilirim ki bu oxford english te dersanelerinde hocaların kullandığı programdır bunun gibi tıbbi ders videolarını vs. kaynakları paylaşabilirim.
-ankarada ev taşımanıza boya yapmanıza ya da köpek balık kedi kuş iguana yılan kaplumbağa gibi vs. hayvanlarınıza geçici olarak bakıcısı olabilirim.
-ya da herhangi bir durumda zorda kaldınız kavgaya adam lazım *
saygılar umarım kuralların dışına çıkmamışımdır. temennim ağın genişlemesi. eminim herkesin yapabileceği kendince küçük diğer üyelerce belki hayati yardımlar mevcuttur.
not: 0 rh -

bir ilkbahar sabahı güneşle uyandın mı hiç



anestezi uzmanı olan rahmetli bekir sarı'nın eşine ithafen yazdığı şiir. bestelenerek altın kelebek ödülü kazanmıştır.

hikayesine gelince.. eşi hastalanır ve durumu ağırlaşarak yoğun bakımda tedavi altına alınır. pek umut yoktur. eşi iyileşerek komadan çıkar ve rahmetli meslektaşımız da bu yoğun duygular ile bu şiiri yazar.

sözlerini de yazalım eksik kalmasın:
bir ilkbahar sabahı güneşle uyandın mı hiç
çılgın gibi koşarak kırlara uzandın mı hiç
bir his dolup içine uçuyorum sandın mı hiç

geçen günlere yazık yazık etmişsin gönül sen
öyleyse hiç sevmemiş sevilmemişsin gönül sen

albümdeki o resme bakarken ağladın mı hiç
mazideki günlere kalbini bağladın mı hiç
unutmayıp adını senelerce andın mı hiç

geçen günlere yazık yazık etmişsin gönül sen
öyleyse hiç sevmemiş sevilmemişsin gönül sen

dönem 2 nin en zor sistem komitesi

kardiyodur abi. hem gogusu hem kardiyoyu aliyosunuz. hele bide fizyoculariniz illet tiplerse calissan da yapamazsin...

sevilen şiirin en can alıcı kısmı

"vazgeçtim bu dünyadan, dünyamdan geçtim ama,
seni yalnız komak var, o koyuyor adama."

(bkz: william shakespeare) (bkz: can yücel)

anneanne evindeki nakışlı yastık

çok severdim anneannemi. okumayı da oyun oynamayı da hatta belki şu an olduğum insan olmayı da bana o öğretti. beline kadar dalgalı saçları vardı. saç örmeyi de bana o öğretti ki çok heveslendiğim o güzel saçlarını örebileyim diye.
ölümle ne kadar geç karşılaşırsanız o kadar güç oluyor inanmak. anneannemi kaybedince işte o yastıkta aradım kokusunu ya da belki bir tel saçını. gitmişlerdi. öğütlerini kalbime sıcak bir buseyle mühürleyip gitmişti, melek olmuştu o güzel kadın. fırsatınız varsa bir gün anneannenizle o yastığa yatıp sabaha kadar sohbet edin. çok güzeldir.

tıbbiyeli itiraf

kişiliğimle sorunlar yaşıyorum sözlük.

başkalarıyla konuştuğum zaman soğuk davranıyorum, sert davranıyorum, görmezden geliyorum. fakültedeki herkese ''siz'' diye hitap ediyorum örneğin. çok mutsuz olduğumda, çok hasta olduğumda, yanımda birilerini istediğimde, birine sempati duyduğumda, -diğerlerine oranla iyi anlaştığım- biriyle konuşurken aslında demek istediğimin çarpıtılmışını kast ediyorum. biri nasıl olduğumu sorsa direkt teşekkür ediyor ve ''siz?'' diye soruyorum mesela. ''mutsuzum.'' diyemiyorum. ya da ''nasıl görünüyorsam öyleyim.'' gibi garip cevaplar veriyorum. biri bana ''arkadaşım'' dese, ''arkadaş olduğumuzu nereden çıkartıyorsunuz ? ''diyorum.
''çok yalnızım, çok mutsuzum...'' demek yerine...

''ne yapmayı seversin?'' sorusuna '' sevmeyi sevmiyorum. '' diyorum mesela.
'' sevmek istiyorum, sevilmek istiyorum...'' diyemiyorum.

herkesin gülüp eğlendiği bir ortamda ''neden gülmüyorsun, bir sorun mu var?'' sorusuna ''komik gelmedi.'' diyorum.

''gülümsemeyi özledim, mutlu olmak istiyorum...'' diyemiyorum.

aslında bunlar benim yalnızlığımın çırpınışları sanırım. başkaları karakterimi ''berbat'' buluyorlar. ben sadece susuyorum o zamanlar.

''böyle davransam da , kast ettiğim şey bu değil. sadece yalnızım, mutsuzum. zor şeyler yaşadım ve düştüm. ayağa kalkamıyorum. her gün ruhumun bir parçası ölüyormuş gibi hissediyorum.bir daha hiç mutlu olamayacakmış gibi hissediyorum. yeniden bir şeyleri hissedebilmek istiyorum. teselli edilmek istiyorum, ağlamak istiyorum.anlaşılmak istiyorum. sizin güldüğünüz şeylere gülmek, üzüldüğünüz şeylere üzülmek istiyorum. anılarım olsun istiyorum, arkadaşlarım olsun istiyorum.çok gencim, hayatta yaşanacak hiç bir şey kalmamış gibi hissediyorum. yine de yaşamak istiyorum. zor geldiğinde 'zor geliyor' demek istiyorum. 'yardım et' demek istiyorum.''

söyleyemiyorum. biliyorum, söylemeyi de hak etmiyorum.

Toplam entry sayısı: 1969

sevilen kız vs seven kız

seven kız olmak ve bunu cesurca söylemek girişiminde bulundum da ne oldu koskoca bir hiç. sevilen kız olamadım sadece bir kısım erkeklerin arada aklına düşen zeki kız oldum. sağolun canlarım diyeceklerim bu kadar.

motto niteliğinde sözler

hayatının hikayesini yazarken birinin elinden kalemini almasına izin verme.

bile bile yeniden yapılan hatalar

sana bir naber der hiç beklemediğin bir anda

sen o kadar çektiğin acıyı, kaybettiğin gururu ve daha fazlasını unutur, gözyaşlarını hiçe sayarsın.


yine konuşursun hiç bir şey olmamış gibi. oysaki çok şey gitmiştir içinden.

zaman geçer, hayat devam eder ama sen hep yine yeniden aynı hatayı yaparsın bir umut ya da bu sefer farklı olacak her şey inancı ile.

gözyaşlarını içine akıtarak.

sigmund freud

"bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz."
sözünün sahibi psikanalizin kurucusu insan.

tecavüz sonrası gebelik

bu ülkede 45 çocuğa tecavüz edildiğinde ses çıkarmayıp üzerine bir kerelik olay diyen aile bakanının bulunduğu dönemde;
kimlerden oy alabileceği bilinmez kürtaj hakkının kullanılmasının engellenmeye çalışıldığı durum.

tecavüz çok berbat bir olay. hayvanlarda bile (ki bile demek ne saçma) yokken , insanlarda özellikle de kadınları en çok biz düşünüyoruz diyen müslümanlarda çok görülen iğrenç bir sorun.

maalesef bu olay sonucu gebelik görülebiliyor. hatta bazı hormonların artışı ile daha da kolaylaşıyor.
bir kadın ise bu olayın izlerini unutmaya çalışırken yüksek bir ihtimal o günden kalan bir çocuk istemez. ayrıca o daha doğmamış çocuğun geleceği açısından da bu durum iyi değil. çocuk yapması bakmasından kolay sonuçta. fakat o çocuğun geleceği ne olacak? aile diye ne bulacak o çocuk?

eğer anne o çocuğu istemiyorsa sonuna kadar haklı. hem ebeveyn olmak için de belli bir hazırlık yapmalı insanlar.

sağolsun bizim ülkemizde ise siz doğurun gerekirse biz bakarız diyerek kadını iyice suçlamaya iten bakan var.
maalesef işinin gereği tecavüzü engellemek, daha ağır cezaları hazırlamak olan görevini unutan bakan.

evet konuyu başka bir yana çektim kusura bakmayın. fakat başlığı okurken bile sinirlerim bozuldu.

makyaj yapmayan kadın

o ben oluyorum ve halimden çok mutluyum

mustafa kemal atatürk

dünyanın neresine giderseniz gidin türkiye cumhuriyeti’nin kurucusu kimdir sorusunun cevabı.

mustafa kemal atatürk

onun açtığı yoldan
gösterdiği hedefe
durmadan yürüyeceğine
and içmiş biriyim.

tıbbiyeli itiraf

eğer bu yıl sınıfta kalırsam sebebi yanlış insanları hayatıma sokmaktır. daha doğrusu bu yanlış insanları çıkaramamış olmamdır. tamam sadece birini çıkaramadım hayatımdan itiraf ediyorum.

sigara içen kız

kadının sigarası, makyajı, kıyafeti, kaç yaşında evleneceği, okuyup okumayacağı sizin ne manyak takıntılarınız var öyle yazık size.

sözlükte kadın olmak

aynı başlık ekşi sözlükte var evet ama çalıntı amaçlı açmadım bu başlığı. şahsen bende kadınım ama beni erkek zannettiğinizi düşündüm onu belirtmek istedim. diğer hemcinslerim de kendilerini belli ederse sevinirim. bu sözlükte erkek ağırlıklı olmasın bari.

çomar nedirin cevabı

bu ülkedeki pislik sürüsü. her türlü iyi ve güzel olaya çomak sokup, kötülüklerde ve felaketlerde ortalıkta vatan millet din adına gezerler. ayrıca dün de görmüş olduğumuz üzere bunların `türk askerinin boğazını kesen` türleri vardır.

sözlükte sevilmeyen yazarlar

bu başlığı yazdığım en eski yazıların yersizce malignlenmesi sonucu açtım.

bazı yazarları fikirleri dolayısıyla sevmiyor olabilirsiniz. onlardan biri ben de olabirim. ama şunu unutmayın ki eğer kötü olsaydı zaten sözlükten uzaklaştırılırdı.

aklınızı başınıza devşirin ve mantıksız davranışlardan uzak durun.

sevişmek

woooowwww haram!!!!




yüksek oranda ironi içerir*

4 kasım 2016 hdplilerin gözaltına alınması

antidemokratik bir davranıştır. tebrikler eyy halkım.

içerik kuralları - iletişim