drscorpio

Durum: 390 - 9 - 2 - 1 - 17.12.2017 08:15

Puan: 3847 -

2 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

aman sende
  • /
  • 39

yılbaşını kutlayan müslüman

yılbaşını herkes farklı olarak doğru ya da yanlış algılayabilir; yeni yıl eğlencesi,christmas vs. ama bir gerçek var ki yılbaşı batı kaynaklı bir kültür kompoziyonudur.
bütün mesele kim olduğunu bilmek,hangi kültüre ait olduğunu bilmek ,hangi kültürün bir parçası olmayı seçmekte yatar.bunu düşünen insan zaten istediğini yapmakta özgürdür başkasının ne dediğini takmaz

sherlock

sigara paketlerinin üzerindeki uyarılar

ciddi uyarılardır.
bir adam sigara istemiş. üzerinde sigara iktidarsızlık yapar yazıyormuş.adam satıcıya atarlanmış al şunu akciğer kanseri yapanından ver demiş

trabzon ayasofya cami

fatih sultan mehmedin trabzonu fethettikten sonra ayasofyaya girip namaz kıldığı yerde tıpkı onun gibi ibadet etmek..camiye adım atarken onunda boyle camiye girdigini düşünmek .duvarlarına bakıp düşüncelere dalarken onun da geçmişte orda olduğunu belkide aynen bir şeyler düşündüğünü bilmek..
bir müslüman ve türk olarak bunlar çok güzel şeyler..
ayrıca trabzon ayasofya caminin üzerine ahşap ve kumaştan ibadet bölümu için bir tavan yapılmıştır.cami olarak ibadet edilen yerden isa ve meryem figürleri görülmez. cami kısmının solundan ilerleyince ordaki alanda bir basamak var onun üzerinden bu figürleri isterseniz görebilirsiniz

nükleozid

klovireks hsvye etkili sentetik nükleozid analoğudur.

tıbbiyelilerin sözlüğe gelme hikayeleri

tinerci yakan koca yürekli adam

çok vahim bir durum.
burdaki abimiz canını korumuş doğal olarak bir tepki vermiş..karşısındakinin yanıyor olması sadece anlık bir reaksiyonun sonucu..buna takılmamak gerek.burada düşünülmesi gereken beni çok üzen bir nokta var;
her ne kadar terbiyesiz ahlaksız şerefsiz olsada bir insan tinerci olmayı seçmez.bulunduğu yere bir şekilde sürüklenir.
kısaca sırf iyi yetişip iyi eğitim aldı diye cocukluğunda ve gençliğinde aynı imkanlara sahip olmayan,muhtemelen hayata 10-0 geride başlayan birilerinin döl israfı olmasına karar vermek bir başkasının haddine değil

jorah mormont

longclaw'ın gerçek sahibi.
jon snow kılıcının aslında mormont hanesinin büyük oğluna ait olduğunu açıkladığında aşırı beyefendilik yüzünden kılıcını geri istemedi..snowa bıraktı.
bu sırada önemli iş üzerindeydiler walker avlayacaklardı olay çıkmasa daha iyiydi ama böyle vurdulu kırdılı insanların olduğu bir kitapta bu kadar alçak gönüllülük biraz fazla.
kendi ailesini katledenlerin soyundan birisine kılıcını vermemeliydi

depresyon

insanın içinin göçmesi.
toplumsal bir tabu var depresyon için mutlaka bir sebep vardır diye.hayır efendim bir insan kendiliğinden de duygudurumu bozulabilir ,uzun dönem kendini kötü hissedebilir.
bir de sırf elle tutulur bir sebep olmadığı için depresyonda olanların üzerine çok fazla gidiliyor.bu çok yanlış daha kötü sonuçlara gebe bir durum..
işin acı tarafı bunu hekimler de yapıyor. depresyonu önemsemiyor adeta halk gibi hastayla dalga geçebiliyor..
kısaca sizlerden rica ediyorum kendini kötü hisseden depresyonda olan bir insanı sebebi yok diye üzerine gidip bir de siz üzmeyin

done

ingilizcede tamamdır,olmuş bitmiş anlamındaki sözcük.
bu arada en sevdiğim ingilizce tabirlerden birisi şudur"im done" bittik göçtük battık anlamında
  • /
  • 39

bilinçaltımızın cezalandırma sistemi

normalde bilinçaltımızın görevleri; basit uyarıcı-tepki gerektiren eylemleri hazırlamak, temel bilgileri sunmak, nesneleri tanımak ve sık tekrarlanan hareketleri yerine getirmektir.

konumuz ise kişinin öğrenilmiş kalıpların dışına çıkmasını istemeyen bilinçaltının, kimi zaman hoş sonuç vermeyen cezalandırma davranışıdır. örneğin anneye bağırdıktan sonra odaya giderken ayağın masaya çarpılması. beyin kesinlikle kendini ve o masanın uzaydaki yerini milimine kadar hesaplıyor ve daha önce onlarca defa hatasız olarak o eylemi gerçekleştirirken bu defa çarpası geliyor.

ama nasıl çarpmak? ne kendine zarar vermeye kıyabiliyor ne de davranışı cezasız bırakmak istiyor.
yine kişinin kendi yargılarına göre hatalı bulduğu davranışı sergiledikten sonra yemek yaparken elini kesmesi, kafasını dolabın kenarına çarpması bunlardan. normal zamanda da bıçak elimizden kayıp kendimizi kesebiliriz ama büyük ihtimalle ciddi yaralanırız. burada sanki arada bir mıknatıs varmış gibi o bıçak yine milimiyle ceza için ayarlanıp o eli kesiyor. çoğu zaman şaşıp kalıyoruz bu olay nasıl gerçekleşti, ben bunu nasıl yaptım diye.

amacının iyi olduğuna kuşku yok, bedeni ve ruhu korumaya çalışır ama bazen yanlış kararlar verip gereksiz yere cezalandırma yapabiliyor. emin değilim ama kesin süperegonun da parmağı var.

tus vs ygs lys

ygs zeka, lys zeka + ezber.. tus zeka+ezber+(disiplinx3) ister.

la ilahe illallah

bir cümle düşün... söyleyince müslüman oluyorsun:'la ilahe illallah'

"ey insanlar, lâ ilâhe illallah deyin de kurtuluşa erin!" -hz.muhammed

bir cümle düşün, söyleyince kurtuluşa eriyorsun...

o halde tesiri bu denli büyük bu sözün anlamı nedir?

"allah'tan başka ilah yoktur"

peki ilah ne demektir ki, onun birliğini kabul edince kurtuluşa eriyorsun?

"yaratıcı" olabilir mi?

ilah sadece ve sadece 'yaratıcı' olsaydı, "allah'tan başka yaratıcı yoktur" diyenler kurtuluşa ererdi. peki firavun da allah'tan başka yaratıcı olmadığını biliyor, müşrikler/putperestler de biliyor, onlar kurtuluşa erdi mi?

müşrikler, gayr-ı müslimler pasif bir islam'a, pasif bir allah'a kızmıyor ki. onlar müdahale eden, ekonomiye karışan, yönetime karışan, karışan da karışan; hayatın her anına müdahale eden, kural koyan allah'a kızıyorlar.

yoksa?
"la ilahe illallah"ın anlamı, "allah'tan başka 'hüküm koyucu, kanun koyucu, otorite sahibi, malik' yoktur." olmasın?

müslümanların yahudileri beğenmemesi

müslümanlığın yahudilikten türediğini zanneden yazar beyanı.
aslında kendisi de inanmıyor böyle olduğuna ya da bunları yazarak kimseye bir şey ispat edemeyeceğinin farkında ama nedendir bilinmez hala böyle safsatalar yazmaktan geri durmuyor.
hayır yani inanmıyor olabilirsin hatta insanlara kendi inandığın neyse artık onun doğruluğunu anlatabilirsin fakat bu basit argümanlar, dalga konusu yaparak bir dine, düşünceye zarar vermek gibi basit eylemler yapmak ancak düşünmeyen birinin yapacağı eziklik gibi geliyor bana.
ne bileyim her ne kadar müslüman olsam da şu başlığa girince dinime yapılan adamakıllı bir eleştiri bekliyorum en azından karşımda düşünen, saygı duyabileceğim biri var diyebileyim diye ama nerdee.

isa

aleyhisselâm. allah'ın elçisidir. allah'ın sevgili kuludur, ona şirk koşmamıştır. kendisine incil indirilmiştir. filozof değil peygamberdir. filozoflar ilimleri ile amel etmek zorunda değillerdir. peygamberler yapmadıkları hiçbir şeyi emredemezler, söyleyemezler. zamanında kendisine oniki kişi inanmıştır. bugün bunca hristiyan onun getirdiğine inanmamıştır. getirdiği din romanın politik çıkarlarına uygun hale getirilerek değiştirilip öyle kabul edilmiştir bu da demektir ki onun getirdiği dine inanmıyorlar. allah katında din tektir, o da onu tebliğ etmiştir. onu tasvir eden mozaikler, resimler hayalidir. mavi gözlü, beyaz tenli vs. avrupa ırklarına özgü bir tipleme nasıl ortadoğulu olabilir?

fakülte birincilerinin mecburi hizmet kurasına katılmaması

aklıma şu videoyu getiren haberdir*

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"harese nedir bilir misin oğlum? arapça eski bir kelimedir. bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.

harese şudur evladım: develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. tuzlu kan dikenle karışınca bu tad devenin daha çok hoşuna gider. böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. bunun adı haresedir. demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. bütün ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadından sarhoş olur."

zülfü livaneli - huzursuzluk

işe yarayan sözlü taktikleri

sözlü sınavlar her zaman farklı yönlere kayabilir. kalacağınızı düşündüğünüz bir sözlü sınavdan geçebileceğiniz gibi geçeceğinize çok inandığınız bir sözlü sınavdan kalabilirsiniz, her şeyi biliyor tavrında olmayın.

hocanın o anki ruh hali, şansınız, kapı önünde çalıştıklarınız her şey ama her şey sonucu etkileyebilir. son dakikaya kadar asla vazgeçmeyin.

hadi başlayalım.

1) ağzınızdan asla çıkmaması gereken birkaç sözcük var :
bilmiyorum
unuttum
bilmiyorum demek sözlüyü baştan kaybetmişsiniz demektir. bunun yerine hatırlayamadım deyip kafanızı 30 derece yana yatırabilirsiniz. aklımda ama toparlayamıyorum bunun bir versiyon üstüdür bunu diyebilmek için konuyla alakalı bir kaç kelam edebilir seviyede olmalısınız.

2) toplu girilen sınavlarda seken sorulara cevap vermeyin, elinizde patlayabilir.

3) hakkında konuşamayacağınız bir alt başlıktan, ilaçtan vb. sakın ama sakın bahsetmeyin, konu oraya kayar, kendi elinizle kendinizi kalma noktasına getirebilirsiniz.

4) sözlü sınav ilk soruyla değil sözlü odasının kapısından girdiğiniz an başlar.
ne giyindiğiniz, odaya nasıl girdiğiniz çok önemli detaylardır. erkekler için traşlı olmak, kızlar için düğüne gider gibi olmamak iyi bir başlangıçtır.

odaya biraz çekingen, biraz korkulu gözlerle girmek faydalı olabilir. hatta olayı biraz abartabilir, oturmanız/durmanız gereken yer dışında bir yerde durup/oturup hocanın sizi uyarmasını beklersiniz. sonra durumu heyecana/gerginliğe bağlayabilirsiniz.

5) ilk sorunun sorulmasına kadar geçen sürede hocayla göz teması kurmamaya çalışın. soru için hevesli görünmek 'çalıştım ben biliyorum ne sorarsan sor' izlenimi yaratır.

6) ilk soru sorulunca (cevabı bilmeniz veya bilmemeniz farketmez) yüzünüzde endişeli bir ifadeyle derin bir nefes alın.

işte tam burada yollarımız ayrılıyor.

- eğer cevabı biliyorsanız; kendinizden emin tavırlara sakın girmeyin, birkaç kelimede bir duraksayın düşünür gibi davranın. aklınızdaki bilgileri geniş bir zamana yayarak anlatın. aralara 'ımm', 'şey', 'karıştırmıyorsam' gibi kelimeler ekleyin.

- cevap hakkında biraz fikriniz varsa; üstteki adımdan devam edebilirsiniz.

- işte en can alıcı yer burası; cevap hakkında hiçbir fikriniz yoksa.. öncelikle içten içe sakin kalmaya çalışın. konuya yakın bir yerlerden birkaç şeyden bahsedin, hoca karıştırdığınızı düşünecektir.
ya başka bir şey anlattığınızı yüzünüze vurur; 'karıştırdım sanırım' dersiniz.
ya da hoca size tuhaf tuhaf bakmaya başlar; 'hocam ben x konuyu mu anlatıyorum?' gibi bir cevap verilebilir.

7) bildiğin bir konuyu anlat veya sana ne soralım soruları çok risklidir. bu cümleler sözlü sınavı herhangi bir yöne kaydırabilir.
eğer bu yaklaşım sınavın başında gelmişse bir miktar risk alınarak 'hocam aslında x konusunu çok daha fazla çalıştım' denilebilir.
sınavın sonlarına doğru hoca böyle yaklaşıyorsa umutsuz görünün ve her şeyin birbirine karıştığını söyleyin.

8) ' başka' sorusu sözlü sınavların en zor sorusudur. o yüzden bildiğiniz sorularda bile yedekte bırakacağınız birkaç cevabınız olması bir avantaj sağlayabilir.

9) sınavda ağlamak, yalvarmak gibi şeyler yapmayın.

10) bening bir hocadan girmişseniz sizi destekleyecektir, duraklayarak ona da zaman kazandırın.

*

tıp fakültesinde bulunan 10 tip

1- en önde oturan kızlar. genelde çok hızlı not tutarlar, saniyede 3 kelime hıza kadar çıkarlar.hayır o kadar hızlı yazmalarına rağmen yazıları da güzeldir. diğer bi önemli özellikleri hocanın ağzından ne çıksa yazmalarıdır. bkz. hocanın gençken okuduğu kitaplar ile izlediği filmleri yazanlar var- gerçek bu-

2- ikinci yabancı dili sağlam veren liselerden mezun kimseler.
slaytta en ufak bi yabancı kelime gördüklerinde öne atılıp kelimenin anlamını açıklama hissi duyarlar. bkz. hocam aslında fransız kökenli bir kelime olmakla birlikte almancaya sonradan geçmiştir.

3-- labdan laba gelen tipler. bu tipler envai çeşit işlerle uğraşır, kimse bilmez ne yaptıklarını ama hep benim gözümde daima zeki insanlardır.notları yüksek veya düşük olabilir. bkz. oğlum bu kim la ilk defa görüyorum. bkz. (senenin sonunda) farma hocası bu muymuş?

4- soru sormak için soru soran tipler.
hocanın gözüne girmeyi mi yoksa popi olmaya mı çalışılır bilinmez ama nerde gereksiz soru var arayıp bulurlar,sınıf başına düşen kişi sayısı 1 ya da 2 dir. genelde sevilmezler,antipatik kişilerdir.bkz.
hocam sub altında demek scapularis de kürek kemiği ise subscapularis kürek kemiğinin altı mı demek ?

5- kasıcılar. sağlam kasarlar, derste,ders aralarında, otobüste, her yerde kasarlar. ortalamaları çok yüksektir. nasıl bir çalışma yöntemleri olduğu merak edilmektedir. genelde birlikte takılırlar, birbirlerine en ayrıntı yerleri sorup karşılıklı bilmek en zevk aldıkları şeydir.bkz. o zaman söyle bakalım pektus ekskavatum düzeltilmesi ameliyatını bulan adamın kütüğe kayıtlı olduğu yer neresidir?

6 derste uyuyan tipler. gece beşik sallamış olma ihtimalleri vardır. derse neden geldikleri bilinmez ancak vicdan azabı duymamak için geldikleri tahmin edilir. bkz. her derse giriyorum ben kanka.

7-laboratuvar dersleri için slayt hazırlayan kimseler. gönüllü olarak yaparlar.herkesin hayır duasını almışlardır.slaytın sonuna hazırlayanların ismini yazmaları da ismen dua istemlerindendir. bkz. iyi düşünmek lazım. onları severiz.

8-abi tipler. 4-5 kere sınıfta kalmıslardır genelde sınav günü dısında onları görmek zordur ama tecrübeli kişilerdir,hangi hoca nasıl sorar bu kişilerden öğrenilir(gelirlerse tabi), hocalarla da araları iyidir bkz. çok kaldıkları için hocaların hafızalarına kazınmışlardır.

( 6 kere kalana sahit oldum)

9-öğle yemeğine gelen tipler derslere gelmezler .
fakülte yemekhanesinden 1-1,5 tl ye yemek yiyip giderler.gurme olacak kıvama gelmişlerdir. bkz. kanki patlıcanın içindeki farklı aromayi fark etmediğini söyleme.

10-derse evlenilecek doğru kişiyi bulmaya gelenler. her tıp fakültesinde görebileceğiniz insanlardır,bu arayışa girmelerinin en büyük sebebi doktorun doktorla evlenmesi gerektiği klişesidir. genelde sağlam ilişkiler 3.sınıf itibariyle başlar,yapılan araştırmalara göre tıp fakültesinde tanışıp evlenenlerin oranı yadirganamayacak miktardadır. bkz. anneniz ilk kan aldığında bayılmıştı çocuklar :))

komik öğrenci hatıraları

kalp ve damar cerrahisi kliniğinde nöbet tutulmaktadır. aynı zamanda tıpta uzmanlık sınavına da çalışılması gerekmektedir. bir gözünüz koroner by-pass geçirmiş hastanın monitöründeyken diğer gözünüzle de tus'a çalışıyorsunuzdur. hasta sizin bu halinizi görünce yüzünüze bakar ve şöyle der:
- evladım sen rahat rahat dersini çalış, düz çizgi olursa ben sana haber veririm.

Toplam entry sayısı: 390

hayatın en güzel zamanları

tam olarak sağlıklı olduğun her an

etc.

etc.' latince et cetera söz öbeğinin kısaltması. et ve demek, cetera ise diğeri, kalanı anlamına geliyor.
türkçede vb.
amerikan troller " ending of thinking capacity "diye de kullanır

katı sözlük kuralları

tanım: bazı sözlük kurallarının katı bir şekilde uygulanması
kurallar sözlük formatının devamı için önemli ama; fikrimce kural1 sözlükteki çeşitliliği sınırlandırıcı nitelikte .mesela bir başlıkla alakalı bir düşünce bir hikaye iceren entryler sırf tanım olmadığı için siliniyor

yazı en verimli geçirme yolları

sadece yatmak en iyisi mi sizce?

9gag.com

your daily source of fun.
amerikanlarin incicapsi olan bir site
facebook ve instagramda baya bi takipcisi vardir. bir foto milyonlarca begeni alir ama bu buz dagininin sadece gorunen kismidir
sitede ise en populer post maksimum 30bin kadar begeni alir
zaman gectikce onlarin espri anlayisini anlamaya baslarsin ve sahiplenirsin .sitenin kendine has jargonu vardir vs.
android uygulamasini 2 seneden uzun suredir kullaniyorum ve herkese tavsiye ederim
bir tespitim var. turkiyedeki mizah siteleri sayfalari burdan içerik toplayıp turkcelestirip paylaşıyor. mesela bir hafta once gordugum postu adam kendisi yapmiş gibi atiyor sitesine ..

tıbbiyeli itiraf

22 yaşindayim arkadaslarim mezun oluyor is kuruyor evleniyor ben sinifta kaldim daha 3 senem var okulda
bazen bunu bilen insanlarin bana aciyarak baktigini dusunuyorum
bir yandan ben onlara aciyorum atanamayacaklar diye

inekmatur

dünya görüşüne saygı duymakla birlikte yobaz dediklerinden daha yobaz olduğunu düşundüğüm yazar.

tıbbiyeli itiraf

küçükken böceklerin kanadını, bacağını koparıp kombinasyon yapıyordum hangi durumda ne kadar hayatta kalabiliyorlar diye . sonrasinda 2 sene içerisinde 5 kez bi tarafımı kırdım.

enes kanter

feto pivotu pezevenk herif.

hayatta neden bazı insanların payına daha fazla acı düşer

3 yaşından beri lösemi olan 7 yaşındaki çocuk son kez kemoterapiye girerken üzülme annecim ben alıştım demiş.sonrasında vefat etmiş.
bu ve bunun gibi binlerce örnek var.insan üzülüyor ancak hayat çok acımasız .
bu konularda beni teselli eden tek şey ahiret inancım

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

feminist tiplerin bir gün pişman olacağını biliyorum.ve bu beni mutlu ediyor.

inekmatur

dünya görüşüne saygı duymakla birlikte yobaz dediklerinden daha yobaz olduğunu düşundüğüm yazar.

sigara içen kız

yahu sizlerde her şeye cinsiyetçi demeyin. başlığı açan zat tespit yapmış,kızlarla ilgili bir tespit. erkeklerle kiyaslamamış yada ayrımcı bir şey dememiş.. xx kromozmlularla ilgili bisey soylemis sadece

yazı en verimli geçirme yolları

sadece yatmak en iyisi mi sizce?

evrim teorisine inanmayan doktor


içerik kuralları - iletişim