drug

Durum: 373 - 12 - 1 - 0 - 16.08.2019 20:07

Puan: 3152 -

3 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

Tutkularımız fazlaaaaaaa
  • /
  • 38

tülay kök

sözel kökenli birinin psikolojik çıkarımlarını dikkate almak ahmaklıktır zeka psikoloji ego duygudurums bunların ne kadar analitik kavramlar olduğunu anlamak için kafadaki bazı biyokimyasal reaksiyonlara hakim olman lazım bu hakimiyet tıbbi bilgiyle bile yarım kalırken böyle psikolog msikolog ahkam kesmiyor mu ayar oluyorum.psikiyatrist de çözemez karşı çözümsüzse bunu böyle kodlayın teorik+pratik konuşuyor.

50 liranın bozdurulunca hemen bitmesi

9 dolar olarak düşünürsen neden bu kadar çabuk bittiğini daha çabuk idrak edersin.

yapılan ve sonra pişman olunan şeyler

belki pişman olamamışızdır pişman ettirmişlerdir.

adli tıp

yok hayattan kopartan bölüm olmaz daha yaşayamadıklarımız var.cerrahi önceliğimiz sekteye uğrarsa psikiyatriye olan sempatimiz biterse nöroloji hayalimiz hayal olarak kalırsa son tercihe doğru düşünülebilecek alanlardan birisi.

tıpçıyım demenin 101 değişik yolu

cafeye scrubsla gitmek evet 4.sınıf oldum hastaneden çıkıp arabama atlayıp o dandik cafenin ice mochasını içmeye gideceğim.

istanbul

doğup büyüdüğüm şehir burda yaşamaya alışan biri başka hiçbir yerde mutlu olamaz
istanbul’da arayıp bulamayacağım tek şey herhalde aşktır o da aranmakla bulunamayacağı içindir istanbul>dünya aksini iddia eden köyüne geri dönsün.

mekanın sahibi

hadi feroya ayarsın saydırdın
ezhel e kılsın yardırdın
ceg diye bi eleman varmış bu diss sonrası tanıdım bu adamı aradan çekin hadi diyelim ona da ayarsın o da yalan oldu

mary jane’den ne istedin be adam? çocukcağız bi şarkı yaptı cezaya bağlandı yazık günah değil mi agsahhaha

güney kore

ah benim güney kore’m
bu saçma ülke ve insanlarının amerikan ve ingiliz özentisi olduğuna adım kadar eminim bi bilgi yarışmasında soru geldi işte dilleri ingilizceye tam dönsün diye bir ameliyat yapılıyormuş hangi ülkedir bu ülke tarzlı bir soru

şıklarda çeldirici olarak hindistan var 3kişiydi grubumuz anlaşamadık tuttuk hindistan’ı işaretledik 10 puanlık bir soruydu yanlış yaptık 5 puan geride kalarak ikinci olduk.seni hep kötü hatırlayacağım güney kore
ccc kuzey kore ccc

panama'da kaybolan iki hollandalı kız

bölgede oyun oynamayı seven bir seri katil var burdan yürüsünler gezginse başka bir turistik ve ıssız yerleşimde yeni esrarengiz olayını yaratır yerliyse bi yerde patlak verir diyeceğim o da zor ihtimal öyle bir doğa devinimi var ki parmak izi bıraksan o bile buhar olur uçar kısacası bu avrupalı kızların saçma sapan yerlerde gezme merakı daha çok olaylar yaratır ulan erkek halimle full donanım gidip gezemem oralarda ben hiç olmadı akrep makrep sokar.

tatlı sevmeyen insan

sütlü hafif tatlılar hariç ben de pek hazzetmem tatlıdan.
  • /
  • 38

tıbbiyeli itiraf

sınıfta bir arkadaşım bir çocukla sohbet etmeye başlamış. flört falan değil normal konuşma. neyse uzun konuşulunca tanışmadık ben bilmem ne diye arkadaşım(xx) diğerine(xy) elini uzatmış. xy de kulağına eğilip dini sebeplerden ötürü elini tutamıyorum demiş. arkadaşın ilerde kadın doğum seçmeyeceği kesin belli ki. dini sebeplerden ötürü bazı stajlara uzak kalması da olası o zaman? bir yandan gülüyorum bir yandan etrafı yıkasım geliyor sözlük swh

kardeşler arası bakkala gitme kavgası

kardeşler arası bakkala gitme kavgası

küçükken istisnasız her sabah yaşanirdi bu olay. evin küçüğü olarak oklar hep beni gösterirdi. başlarda uyuma numaralarımi yutsalar da sonradan o da islemiyor tabii. bizde olay su şekilde son bulurdu genelde:

-abim:anne söyle kızın gitsin hem ben büyüğüm(o 9 yaşında ben de 7 yaşındayım) hem dün ben gitmistim bugün sıra onda
-ben: hayır anne hep ben gidiyorum bir kerede o gitsin ya uff
-annem: (duygusal bir tavırla )tamam ben giderim siz oturun

bayan doktorların hemşire sanılması

poliklinikte sonuç bakılmalıdır. içeride bir gastro yandalcısı bir pediatri asistanı ve 2 intörn vardır ve hepsi kadındır. hasta yakını aradan içeri girmeye çalışır.
-hemşire hanım bizim sonuçlar
yandalcı: hemşire değil herkes doktor burda.
-pardon doktor bey

ankara

gördüğüm ilk andan yaşadığım 5 yılın sonuna kadar sevmediğim sevemediğim ve katlanmaktan ciddi ölçüde sıkıldığım şehir.

ankara yı sevmeniz için sebep gerekir: mağaradan çıkıp gelmek gibi.

keyif veren ama tehlikeli aktiviteler

madde kullanımı. rastgele cinsel ilişkide bulunma. kumar oynama.

gerizekalı ama çalışıyor

(bkz:hafız)

iyi hafız olur bunlardan. değerlendirelim, tıpta harcamayalım bunları.

aile hekimlerinin fazla tetkik istemesi

aile hekimi olarak görev yapan meslektaşlarımızda çoğunlukla görmeye başladığım, şikayeti olsun olmasın her hastaya baştan aşağı laboratuvarda ne var ne yok istenmesi durumu.

şöyle ki hasta elinde bir tomar laboratuvar çıktısı ile geliyor. ne d vitamini kalmış, ne ürik asit, ne billurubin, folat, t3 vs aklınıza gelecek tüm tetkikler istenmiş. şikayetiniz nedir diyorum kontrol amaçlı gittim şikayetim yoktu diyor da çoğu. daha sonra kağıttan yüksek-düşük çıkanlara göre tedavi almak istiyorlar.

rutin tetkik isteme adında oluşturulan kısa yolların direkt eklenmesi ile uğraşmadan isteniyor çoğu tetkik bunun için de oluyor ama tetkik istemeden önce, hastaya çok değil 1-2 soru sorarak milli servetimizi çöpe atmamış oluruz ki tetkikler hep ithal.

kendi adıma kontrol amaçlı gelen hastalar için rutin istediğim tetkikler glukoz, kreatinin, alt, hemogram. halsizlik yorgunluk varsa yanına b12, tsh, elektrolit ekliyorum bu kadar. karın ağrısı varsa bir zahmet kalkıp muayene edip kolestaz muayene bulgusu var ise ilgili tetkikleri ekliyorum. anemisi varsa anemi parametrelerini ekliyorum rutin kontrollerde. bir hastanın şikayeti yoksa neden ürik asit istenir, neden ldh ya da klor istenir anlamıyorum. hele ki rutinlerde istenen t3, t4ler. içim acıyor.

bir zamanlar aile hekimlerine kısıtlama getirilmişti aylık laboratuvar tetkiklerine de danıştay kararı ile kaldırıldı. nasıl hastanelerden branşların paket ücreti varsa aile hekimlerine de benzer bir limit getirilmeli, hizmet içi eğitimler ile hangi tetkiklerin ne durumlarda istenmesi konusunda hekimlerimiz bilgilendirilmeli ve rutin tetkik adı altında programlarda yer alan kısayol sekmeleri kaldırılarak hekimlerin tek tek seçerek tetkik istenmesi sağlanmalı.

sedyeye uzanırken ayakkabısını çıkarmayan hasta

dişçi koltuğuna otururken ayakkabısını çıkaran hastanın akrabasıdır.*
 spoiler!

sedyeye uzanırken ayakkabısını çıkarmayan hasta

son zamanlarda gittikçe arttığını gördüğüm, muayene amaçlı hasta sedyesine uzanan hastanın ayakkabısını çıkarmaması durumu.

şöyle ki ayakkabınızı çıkartır mısınız dediğimde ise çıkartayım mı diye soruyla karşılık veriliyor. evinizdeki koltuğa da mı ayakkabı ile basıyorsunuz, başka hastalar da muayene oluyor orada dediğimde ise aval aval suratıma bakıp çıkartıyorlar ayakkabılarını.

belki de son zamanlarda artan sağlıkta şiddet olaylarından ötürü içten içe bilenip kusur mu arıyorum hastalarda bilemiyorum.

Toplam entry sayısı: 373

gerçek komünizm

dostum komunizm bir ekonomi modeliydi denendi olmadı kimsenin de gerçek komunizm bu değil dediği yok.en baştan söyleyeyim komunist değilim hatta solcu dahi değilim.mantığıma uyduğu sürece ideolojilerin bir önemi yok.komunist sistem neyin zıttıydı?kapitalizmin yani abd'nin.bir inceleme yapalım hangisi diğerine üstün geldi bakalım.kapitalizm üstün geldi sscb dağıldı bu zaten tartışmaya kapalı.kitleler bazında bakarsak komunizm öper komunist eğitimden geçip vasıfsız olan yoktur bi entrymde de dediğim gibi adamların köylerinde klasik müzik var.isteyen eski sovyet bileşeni ülkelere bakabilir en yakın örnek azerbaycan.azerbaycan'da keman piyano vs halka kadar inmiş enstürmanlardır ülkemizde piano elitlikle eşdeğer.ben diyorum ki zenginliğin sınırı olmasın emeğiyle zengin olanlar elbette olsun ama fakirliğin bir sınırı mutlaka olsun...en zengini devlet belirlemesin ama en fakiri belirlesin ve bu düzey asgari şartların üzerinde olsun.bu model zaten şuan kuzey avrupada başarıyla uygulanmakta adı da sosyal devlet modeli.

cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi

piyasaya dehşet şekilde dolar salınıyor referanduma kadar doları sabitlemişler ne artar ne azalır şimdi gelelim referandum sonrasına--> evet de çıksa hayır da çıksa dolar coşacak.evet çıkarsa dış güçler faiz lobileri vs türkiye'yi çekemiyor diyecekler.hayır çıkarsa referandumda evet çıkmadı diye dolar yükseldi diyecekler.iki ucu pis değnek ve halkımız maalesef bu kadarını dahi görmekten aciz.bu yazdığım çıkmazsa sözlüğü bırakırım bu kadar da iddialıyım

asla iyileşmeyecek çocukluk yaraları

entry girmeden önce başlığın ekşiden araklandığını belirtmek isterim
hayat nedir sorusunun cevabını öğrendiğim bir çocukluk anım var paylaşmaya karar verdim ağır hainlik içerir

ortaokul dönemi aileden kopmaya arkadaş çevresi yapmaya başladığımız yıllar e malum erkek çocuğuyuz ailemiz elinden geldiğince yedirip içiriyor paramızı eksik etmiyor.biraz da fırlama bi tiptim okuldan kaçma alışkanlığı edindiğim dönemler.mahalleden çok ama çok samimi olduğum bir arkadaşım var ya da ben öyle sanıyormuşum.bu arkadaşın kavgası olsa en önde ben giderdim derdi olsa oturup dinlerdim.hatta aynı kızdan hoşlanıyorduk kız da benimle ilgileniyordu ama sırf bu muhabbetten kıza ters yapıp arayı bozmuştum bu şerefsizi de üzülme diye teselli ediyordum aşkımı kalbime gömüyordum.arkadaşlığın gerektirdiği ne varsa ziyadesiyle yaptığıma emindim ve hiç gocunmamıştım da.arkadaşlık uğruna aşk meşk dahi tanımamıştım o güne kadar.yine her zamanki gibi başladı gün ,arkadaşlarla toplandık ne yapalım ne edelim derken gondola gitmeye karar verdik tabi benim ilk binişim olacak heyecanlıyım fazlasıyla.bahsedilen yere ulaştık tüm arkadaşlar bilet aldı 2şer adet
baktım bende de 2 adet bilet parası var aldım arkamı döndüm o da ne biricik kankim içeri giremiyor parası yok diye.gel lan içeri dedim geldi yan yana bindik gondola ve o rüya bitti.içimden bi daha binmek gelse de o duyguyu gömdüm ne de olsa arkadaşımla binmiştim.diğer arkadaşlar ikinci kez de bindi ve indiler.makarasını yaptık falan yani eğlendik o gün.araya biraz zaman girdi mahalle maçı yapmışız cepteki son para da içecek alınarak harcanmış.bi baktım kankim ve 3-5 arkadaşı geldi hadi yürüyün gondola gidelim.eve gitsem annem fırça atacak evi resmen sömürüyorum tamam ya kankam yanımda ısmarlar en kötü yarın veririm hesabındayım.gondola doğru yürüyoruz kankimin kardeşi de yanında bilet gişesine geldik biletler alınıyor o esnada kankimin kardeşi abi drug'a da bilet alalım dedi ve abisi yok oğlum o parayla akşam ekmek alacağız diye cevap verdi ve kafamdan aşağı kaynar sular döküldü:( o gün insanoğlunun ne denli kahpe olduğunu öğrendim o gün paranın gücünü öğrendim o gün paraya tapan insan profilini öğrendim.keşke öğrenmeseydim ama öğrendim hem de çok ufakken öğrendim.sonra da o şahısla olan tüm muhabbetimi kestim olayı selam selam düzeyine çektim.evet böyle kötü bir anım var belki sizde daha derin olanları vardır :(

vegan

az önce yüzyılın vegan duyarına denk geldim
malum ortamda bi başlık açılmış içeriği şöyle~> konyalı bir çomar soyu yakaladığı yavru kurtların kulaklarını kesip kafalarını ezip köpeklerine parçalatıyor.olayın videosunu izlemedim çünkü en sevdiğin hayvanlar nedir diye sorsalar kurtlar mutlaka ilk 3te yer alır o derece aşığım.konuyu fazla dağıtmadan o başlığa yazılan duyarı copy paste yapıyorum.


bu cani en azından kendi dünyasında dürüst...

ona lanet yağdıranların çoğunluğu ise iki yüzlülüğün dik alasını yapıyor.

geçen 1 ay boyunca kaç kg hayvansal ürün tükettiniz? siz bu ürünleri tüketebilin diye kaç tane hayvan fabrikalarda vahşice katledildi? kaçının (kulakları geçtim) boğazı kesildi?

hayvan severler (!) belki satın alır diye stokta tutulan kaç yavru köpek, "yaşı geçti" diye uyutuldu?

peki eziyet edilen kurt yavrusuna gösterdiğiniz merhameti neden işe yaramaz diye öğütücüye atılan erkek civcivlere göstermiyorsunuz?

bacağından tavana asılıp boğazı kesilen dana'ya neden acımıyorsunuz?

makatından salatalık çıkan imam

büyük bir yanlış anlaşılma var hemen saldırmayın adamcağıza.

imam abimiz evin geçimini sağlamak için ek iş olarak hıyar tarlasında ırgatlıkla meşguldür olay zaten tarlada cereyan ediyor.imam n.k tarlayı çapalarken hava sıcaklığından bunalıp serinleme amacıyla hıyarı makat olarak adlandırılan bölgeye yaslıyor serinliğin verdiği hoşnutluk hissiyle biraz fazla ittirince olay magazinel boyut kazanıyor

insanlık halidir fazla uğraşmayın adamcağızla


ek olarak olayın basına sızdırılması etik değil her ne kadar absürd bir durum olsa da

edit:eksi manyağı yapmışsınız gerçekten çok şaşırdım.imam da niyahetinde bir insan değil mi? serinlemek istemesi neden bu kadar garipsendi ki...

asla iyileşmeyecek çocukluk yaraları

entry girmeden önce başlığın ekşiden araklandığını belirtmek isterim
hayat nedir sorusunun cevabını öğrendiğim bir çocukluk anım var paylaşmaya karar verdim ağır hainlik içerir

ortaokul dönemi aileden kopmaya arkadaş çevresi yapmaya başladığımız yıllar e malum erkek çocuğuyuz ailemiz elinden geldiğince yedirip içiriyor paramızı eksik etmiyor.biraz da fırlama bi tiptim okuldan kaçma alışkanlığı edindiğim dönemler.mahalleden çok ama çok samimi olduğum bir arkadaşım var ya da ben öyle sanıyormuşum.bu arkadaşın kavgası olsa en önde ben giderdim derdi olsa oturup dinlerdim.hatta aynı kızdan hoşlanıyorduk kız da benimle ilgileniyordu ama sırf bu muhabbetten kıza ters yapıp arayı bozmuştum bu şerefsizi de üzülme diye teselli ediyordum aşkımı kalbime gömüyordum.arkadaşlığın gerektirdiği ne varsa ziyadesiyle yaptığıma emindim ve hiç gocunmamıştım da.arkadaşlık uğruna aşk meşk dahi tanımamıştım o güne kadar.yine her zamanki gibi başladı gün ,arkadaşlarla toplandık ne yapalım ne edelim derken gondola gitmeye karar verdik tabi benim ilk binişim olacak heyecanlıyım fazlasıyla.bahsedilen yere ulaştık tüm arkadaşlar bilet aldı 2şer adet
baktım bende de 2 adet bilet parası var aldım arkamı döndüm o da ne biricik kankim içeri giremiyor parası yok diye.gel lan içeri dedim geldi yan yana bindik gondola ve o rüya bitti.içimden bi daha binmek gelse de o duyguyu gömdüm ne de olsa arkadaşımla binmiştim.diğer arkadaşlar ikinci kez de bindi ve indiler.makarasını yaptık falan yani eğlendik o gün.araya biraz zaman girdi mahalle maçı yapmışız cepteki son para da içecek alınarak harcanmış.bi baktım kankim ve 3-5 arkadaşı geldi hadi yürüyün gondola gidelim.eve gitsem annem fırça atacak evi resmen sömürüyorum tamam ya kankam yanımda ısmarlar en kötü yarın veririm hesabındayım.gondola doğru yürüyoruz kankimin kardeşi de yanında bilet gişesine geldik biletler alınıyor o esnada kankimin kardeşi abi drug'a da bilet alalım dedi ve abisi yok oğlum o parayla akşam ekmek alacağız diye cevap verdi ve kafamdan aşağı kaynar sular döküldü:( o gün insanoğlunun ne denli kahpe olduğunu öğrendim o gün paranın gücünü öğrendim o gün paraya tapan insan profilini öğrendim.keşke öğrenmeseydim ama öğrendim hem de çok ufakken öğrendim.sonra da o şahısla olan tüm muhabbetimi kestim olayı selam selam düzeyine çektim.evet böyle kötü bir anım var belki sizde daha derin olanları vardır :(

aynali tahir

hukuk fakültesi

türkiye'de geçerliliğini yitirmiş olan fakültelerdir daha komiği bu fakültelerin öğrencileri kendi bölümlerini tıpla kıyaslamakta behis görmezler.kimse yanlış anlamasın ama bu ülkede tıp hukuktan 50 sene ilerde saçma sapan kıyaslarınızdan vazgeçin pls

meslek liseli olup tıp kazanmak

hanım kızımızı perifer fakülteler de kesmemiş direkt hacettepe'den dalmış olaya.bir de kayıt yaptırabilseydi akar giderdi büyük düşünmüş son aşamada patlamış iyi denemeydi bence.

gerçek komünizm

dostum komunizm bir ekonomi modeliydi denendi olmadı kimsenin de gerçek komunizm bu değil dediği yok.en baştan söyleyeyim komunist değilim hatta solcu dahi değilim.mantığıma uyduğu sürece ideolojilerin bir önemi yok.komunist sistem neyin zıttıydı?kapitalizmin yani abd'nin.bir inceleme yapalım hangisi diğerine üstün geldi bakalım.kapitalizm üstün geldi sscb dağıldı bu zaten tartışmaya kapalı.kitleler bazında bakarsak komunizm öper komunist eğitimden geçip vasıfsız olan yoktur bi entrymde de dediğim gibi adamların köylerinde klasik müzik var.isteyen eski sovyet bileşeni ülkelere bakabilir en yakın örnek azerbaycan.azerbaycan'da keman piyano vs halka kadar inmiş enstürmanlardır ülkemizde piano elitlikle eşdeğer.ben diyorum ki zenginliğin sınırı olmasın emeğiyle zengin olanlar elbette olsun ama fakirliğin bir sınırı mutlaka olsun...en zengini devlet belirlemesin ama en fakiri belirlesin ve bu düzey asgari şartların üzerinde olsun.bu model zaten şuan kuzey avrupada başarıyla uygulanmakta adı da sosyal devlet modeli.

feminizm

boş beleş bir akım umarım fazla uzun sürmez diyeceğim de türkiyede baya bi alıcısı var bu saçmalığın.aynen erkekler çok boktan çünkü onların penisi var

hayat kadını

bazı şeyler vardır engelleyemezsiniz hayat kadınlığı müessesesi de bunlardan birisidir.etik midir değil midir zorla mıdır yoksa kendi arzularıyla mıdır buna yaklaşalım.bi kere şu zorla mevzusu günümüzde geçerliliğini yitirdi.bazı kadınlara 1300 lira maaşla çalışmaktansa saatlik 250 lira kazanmak daha cazip geliyor işin özeti bu.kadın orospu olmak istiyorsa olur buna da kimse engel olamaz kıssadan hisse ne orospu biter ne orospu çocukları

islam'a göre dünyanın düz olması

ulan şaka maka bu adama destek vereceğim aklıma gelmezdi.ayeti mayeyi geçiniz adam sistematiği anlatmış islamcıların bi huyundan bahsetmiş.islamcılar bir şey kanıtlanınca bu zaten kitapta yazıyor diyen tiplerdir.90larda dünya güneşe 1 cm daha yakın olsa yanar 1 cm daha uzak olsa donardık mevzusu vardı sonra ellerinde patladı ve hepsi patır patır döndüler


ayrıca kuranda dünya düzdür ya da yuvarlaktır yazmasını bekleyen kafadan ben de istiyorum ;( şaka mısın nesin bacım

makatından salatalık çıkan imam

büyük bir yanlış anlaşılma var hemen saldırmayın adamcağıza.

imam abimiz evin geçimini sağlamak için ek iş olarak hıyar tarlasında ırgatlıkla meşguldür olay zaten tarlada cereyan ediyor.imam n.k tarlayı çapalarken hava sıcaklığından bunalıp serinleme amacıyla hıyarı makat olarak adlandırılan bölgeye yaslıyor serinliğin verdiği hoşnutluk hissiyle biraz fazla ittirince olay magazinel boyut kazanıyor

insanlık halidir fazla uğraşmayın adamcağızla


ek olarak olayın basına sızdırılması etik değil her ne kadar absürd bir durum olsa da

edit:eksi manyağı yapmışsınız gerçekten çok şaşırdım.imam da niyahetinde bir insan değil mi? serinlemek istemesi neden bu kadar garipsendi ki...

hüseyin nihal atsız


içerik kuralları - iletişim