ductusarteriosus

Durum: 183 - 1 - 0 - 0 - 21.11.2017 23:58

Puan: 1659 -

6 ay önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 19

hayatınızda kullandığınız replikler

canım saolsun'dur. her türlü sıkıntıyı alıp götürür.

duyunca küçük çaplı bir şok geçirten olaylar

dahiliye notu almaya gittim.çıkan notları gördükçe ufak çaplı bi şok oldu tabi ama asıl şoku abinin 60 lira dediği an yaşadım.daha da acısı bütün bunlar yaşanırken başka bölümden birisi geldi ve 25 kuruşluk bir not çıkarıp gitti.25 kuruş nedir ya sakız fiyatı değil miydi o :)

yazarların canını sıkan şeyler

şu an için : sınava 2 gün kalmışken benign hocanın bize son dk golü atıp sınavda olmayacağını söylemesi.
genel olarak canımı sıkan şey ise her ortamda kendini öne çıkarmaya çalışan ,sürekli kendini öven,çok konuşan ,yanlış olduğu halde ısrarla kendi fikrini savunan,normalde selam daha vermeyip işi düştüğünde canım cicim davranan,bi tek kendini akıllı sanan insanlar .. uzadıkça uzayacak bu liste sanırım insanlar genel olarak canımı sıkıyor swh.

damla çikolatayı avuçlayarak yemek

çekirdeğin içini biriktirip hepsini ağzına atmak kadar zevk verir.

soru sorup cevapla ilgilenmeyen insan

aynı zamanda sürekli kendi konuşup sizin konuşmanıza fırsat vermez.hep bn konuşayım ister lafınızın ortasına atlar. böyle durumlarda tamamen susuyorum sonra da sen niye konuşmuyorsun oluyo fırsat veriyor musunuz da konuşalım ?

bugün kendiniz için yaptığınız şeyler

doğum günümü yurtta bir başıma ders çalışarak geçirecek kadar yalnız olduğumu anladım bugün.kendim için bugün bol bol üzüldüm ne ara bu kadar yalnız kalabildim acaba?

hocalarla girilen komik diyaloglar

dönem 2 fizyoloji dersindeyiz ses kaydı almak için telefonlarımızı hocanın masasına koymuştuk neyse ders bitti telefonumu almak için geldim.tam muhabbetin ustune gelmişim. tabi ne konuşulduğundan haberim yok .telefonumu aldım hoca o ne dedi bn de telefooon dedim tabi herkes gülüşmeye başladı .hoca kocaman bi kahkaha attı ve telefon olduğunu biliyorum markasını sordum dedi bn de ne biliyim hocam birden o ne deyince boş bulundum dedim. hep birlikte gülüştük . şimdi yine öyle bişey olsa yine aynı tepkiyi veririm heralde swh.

lise

hayatimin en güzel yılları..
hocalarla arkadaşça muhabbet edebilmek-yeri geldiğinde azarlamalarını,yeri geldiğinde derdimizi dinleyip yol göstermelerini- 'hocam bize çay yok mu' dediğimizde anında çay söyleyip beraber içtiğimiz günleri ,dersten sıkılınca hocanın fotokobi işlerine koşmayı ya da dolapta unuttuğu kalem ,kitap gibi şeylerini getirmek için can attığımız günleri ,nöbetçi olup sınıf sınıf gezip defter topladığımız günleri ,yepyeni ömür boyu sürecek dostluklar edindiğimiz o günleri unutmak mümkün mü?

kumpir

cok sevdiğim fakat aç olduğumda bununla doymam diye istemediğim, tokken de genelde tatlı yediğimden uzun zamandır uzak kaldığım lezzet. ayrica içinde kısır olmamasından yanayım.

anatomi zilli sınavı

lab koridorlarında sefil bi şekilde saatlerce sıranın sana gelmesini beklersin.sira gelir içeri girersin sınav anı ışık hızıyla geçer.sınavın bitmiştir ama çıkıp gidemezsin. gruptaki herkesin bitirmesini beklersin orada.
sonuç: yarım saat bile sürmeyen sınav için tüm günün heba olur ,saatlerce ayakta beklemenin verdiği yorgunluk da cabası.
  • /
  • 19

türkiye'de genç olmak

2009 yılında ulusal gençlik parlamentosu sonuç metnine girip tüm meclis tarafından ayakta alkışlanan yazımdan bir bölümdür.

aslında çok şeydir türkiye’de genç olmak.

genç olmak; magazin programlarıyla dizilerin arasına sıkışmış bir hayatı yaşamak, buna rağmen üzerindeki ölü toprağını atmaya çalışmaktır.

genç olmak; her hükümetle değişen eğitim sistemine ayak uydurmaya çalışmaktır. daha kendi faydasını gözetemezken; sbs’ye girip geleceğini belirlemek, henüz bir yıl lise okumuşken geleceğini seçtiğin bölüme bağlamaktır…

üniversite sınavıyla rotasını çizip; aldığı puana göre “hangi bölümde iş bulabilirim?” diye düşünmek genç olmaktır. yıllarca üniversite okuyup mezun olduktan sonra iş bulamamak da genç olmaktır…

genç olmak; yaşından dolayı önemsenmemektir. girdiği kafede, restoranda, garson tarafından kaale alınmamaktır. konuştuğunda ise; “büyüklerin işine karışma- senin aklın ermez” sözleriyle susturulmaktır,

genç olmak; ninesinden, dedesinden; “icat çıkarma oğul” lafını işitmektir yeniliklere merak salındığında.

genç olmak; sisteme karşı bile olsa söz söyleme hakkına sahip olmamaktır, her zaman her yerde “tecrübesiz” damgasını yemektir ister istemez…

küreselleşen dünyada; batı kültürüne özenmek de genç olmaktır. kılığını, kıyafetini, konuşmanı, yaşam tarzını amerikanlaştırmaya çalışmak da…

genç olmak; siyaset, katliam, hırsızlık haberlerinin arasında kültüre, sanata merak sarmaktır... yüzlerce medeniyete ev sahipliği yapmış, buram buram tarih kokan anadolu’da kendi tarihinden bihaber olmaktır.

tavanında örümceklerin bizden çok dolaştığı müzeleri adımlayarak bu ülkenin tarihini yaşatmaya çabalamaktır genç olmak. müzelere ödenen paraların nerelere harcandığını düşünmemek de türkiye’de genç olmaktır.

genç olmak; faşist olmaktır: vatanına, milletine, bayrağına, tarihine sahip çıktığında. demokrat ve çağdaş olmaktır; vatanına, milletine, bayrağına, tarihine sövüldüğünde.

genç olmak; teknolojinin altında ezilmektir, cep telefonuyla bilgisayar ekranının arasına sıkışmış bir hayatı yaşamaktır.

gençlik ve sporu yan yana getiren bir devlet bakanlığının varlığından bile bihaber olmaktır genç olmak, ya da sadece varlığından haberdar olmak, işlevlerini görmemek genç olmaktır.

genç olmak; sürekli değişen türkiye gündeminden haberdar olmaya çalışmaktır. gençlik politikalarını cımbızla aramaktır bu gündemlerin arasında…

genç olmak; devletin kendisine vereceği işi beklemektir, emeklisi gelmiş memurların emekli olmalarını beklemektir sıra bana da gelir mi diye…

genç olmak; mühendis olmaktır, doktor olmaktır, öğretmen olmaktır, öğrenci olmaktır, asker olmaktır, dişçi olmaktır, işçi olmaktır ama siyasetçi olamamaktır.

genç olmak; var olmak ama yok sayılmaktır.

genç olmak; arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icat edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu topraklarda, kalkınmak için yabancı sermayeye avuç açmaktır.

genç olmak; hep fatih’in istanbul’u fethettiği yaşta olmaktır…

genç olmak; yunus’u bilmek, aşık veysel’i hatırlamaktır. mevlana’yı, hacı bektaş-ı veli’yi ve hoca yesevi’yi satır satır yüreğinde taşımaktır.

genç olmak; ilkokulda kelime kelime ezberletilen “andımız”ı ancak liseye geldiğinde harfi harfine anlamaktır.

istiklal marşı’nın her mısrasında coşmaktır, akif’i sevmektir; bayrak şiirinde kendini bulmak, asya’ya selam durmaktır.

genç olmak; yirmisinde askere davul zurna ile uğurlanmaktır. vatan uğruna, millet uğruna, bayrak uğruna seve seve ölüme gelin gitmektir. bu vatanın karış karış değerini bilmektir.

genç olmak; atatürk’ü sevmektir, onu hicranla özlemektir. bu sevgisini her zaman ve her mekanda, çekinmeden söyleyebilmektir. atatürk ilkelerini bilmektir genç olmak, onu ilkesizlerden korumaktır. atatürkçüyüm diyebilmektir çekinmeden, gençliğe hitabeyi kılavuz edinerek yolunda…

genç olmak; herkesin kendini düşündüğü dönemde bile; vatanını düşünebilmektir. önce vatan diyebilmektir düşman topunun bulutunda dahi…

genç olmak; medeniyetler mozaiği anadolu’yu başı dik selamlayabilmek ve büyük önder atatürk’ün kurduğu cumhuriyeti, ilelebet muhafaza ve müdafaa edip “ne mutlu türk’üm” diyebilmektir…

ne mutlu ki türk’üm… ne mutlu ki gencim!!!

tıp okumanın yaşattığı zorluklar

parasız survivor oynatmasıdır.

lise

analjezik? burdaaaaa *

özledim seni çiçççeyimm. tek derdimin dersi ezberlesem mi test mi çözsem olduğu günleri özledim. sözlü notunu kıran hocaya niye diye sormayı bile özledim insan bunu özler mi, özlüyormuş. kopya var mı diye fularımın kontrol edildiği günleri bile özledim (kopyayla alakam yok ama denetimi sıkı bir okulda okudum).istediğim her yerde fütursuzca kakaolu süt içmeyi özledim.meb kitapları falan aldığım son beleş kitap galiba*.onur tablosuna resmin asıldıysa şanın ve ort yüksektir,nasıl bir gururdu yarabbi. hiçbir işe yaramayan onur belgeleri vardı bende onur kurulundaydım o da bi işe yaramıyordu galiba* ama hayır yarıyormuş şimdi aklıma gelen dizi dizi şeylerden biri onlar da.sıraya geç kaldın diye ceza alacaksın ama yine de istiklal marşı okununca olduğun yerde çakılı durmayı, en çok da bunu özledim.

özlenilecek çok şey var liselerde ama iyi ama kötü yine de hepsi burdaaaaa *

Toplam entry sayısı: 183

komik öğrenci hatıraları

bir tanıdık 10 yaşındaki kardeşime sorar: -sen ne olmak istiyorsun ?
kardeşim cevap verir:
-diyabet
oysaki diyetisyen demek istemişti..

aşkı en güzel anlatan şiirler

seni bulmaktan önce aramak isterim.
seni sevmekten önce anlamak isterim.
seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
sana hep, hep yeniden başlamak isterim
(bkz:özdemir asaf-akıl gözü)

insanları çekici yapan detaylar

bir gülüşü var kelebek görse ömrü uzar demişler ya işte o gülüş ..

tıbbiyede bir türlü öğrenilemeyen şeyler

yazarların sevdiği hitaplar

gözlerimin küçücük ve çekik olmasından dolayı ilkokul öğretmenim mercimek gözlüm diye hitap ederdi. özledim kendisini..

komik öğrenci hatıraları

bir tanıdık 10 yaşındaki kardeşime sorar: -sen ne olmak istiyorsun ?
kardeşim cevap verir:
-diyabet
oysaki diyetisyen demek istemişti..

insanı hayattan soğutan şeyler

kahvaltıyı hazırlamışsın tam masaya oturacaksın evde ekmek olmadığını farkediyorsun.

tus vs ygs lys

arkadaş sınavdan yeni çıktı ya ondandır zaten kendi bi başlasın ygs -lys neymiş ya diyecektir. çok da şey yapmamak lazim.
yalniz emin ol tustaki psikolojik baskı kat be kat daha fazla .çünkü sen koskoca 6 sene boyunca okuyup ne kadar yıpransan da -ne zor şarlarda okuduğunu çoğu zaman ailen bile bilemiyorken-şimdi seni doktor olacak diye pohpohlayanlar tusu kazanamadığında kazanamadı sınavı deyip seni başarısız ilan edecekler.

6 yılda en irrite olunan cümle

tamam tıp zor ama mezun olunca siz de paraya para demeyeceksiniz.

bugün kendiniz için yaptığınız şeyler

doğum günümü yurtta bir başıma ders çalışarak geçirecek kadar yalnız olduğumu anladım bugün.kendim için bugün bol bol üzüldüm ne ara bu kadar yalnız kalabildim acaba?

hevesle başlanıp yarıda kalanlar

ingilizce çalışmaya çalışmak :)

kütüphane ortamını rezil eden tipler

1,5 litrelik şişeyi kafasına dikerek 'gluk gluk' ses çıkararak su içenler.

burger king

arkadaşlarla yemek konusununda anlaşamadığımız tek noktadır. herkes yemek için can atar bnse bir türlü sevemedim kendisini. döner,lahmacun,iskender,adana varken burger nedir yaaa

imam hatipler kapatılsın

kapatılmasını geçtim her gün bir yenisi ekleniyor. bir şey ne kadar çok olursa kalite de o derece düşer maalesef.

cahilliği ele veren cümleler

hoca sırayla soru sorduğunda hocam bn de x'le aynı düşüncedeyim , aynısını söyleyecektim demek :)

içerik kuralları - iletişim