enivicivokke

Durum: 761 - 0 - 0 - 0 - 09.07.2018 23:34

Puan: 9023 -

2 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

harder,better,faster,stronger
  • /
  • 77

otomatik portakal

oldukça merak ettiğim bir eserdi açıkçası .kubrick de varsa işin içinde kesin müthiştir diye açtım filmi.maalesef ilk bir kaç dakikasında dayanamadım,kapattım.tamam yaşlı amcayı dövdünüz içim parçalandı ama ardından gelen tecavüz sahnesiyle midem kalktı açıkçası.ama filmi de bir o kadar merak ediyordum.1 2 hafta sonra tekrar açtım ve bitirmeyi başardım.alex'e acıdım hele ki o arkadaşları polis olup bunu dövdüklerinde.

eski günleri özlemek

bazen o bahçede güneşin batışına kadar oyun oynadığım zamanı anımsarım..sene 2000 falan.tek derdim oyunlarda kiminle eşleşsem,hangi oyunu oynasak,anneme seslensem de su atsa..sene 2008,ilkokuldan mezun olurken yaşadığım mutluluk ve gurur.aynısını tıpı bitirirken yaşayamadım.sene 2012 tıpı kazandığımda duyumsadığım heyecan.fakülteyi 2.likle bitirirken hissedemediğim..sene 2015 çok aşık olmam.denizin kokusuyla onun kokusunun karışması.onun yanına gelirken yaşadığım korkuyla karışık mutluluklar,onu görünce hissettiklerim..2017 den sonrası artık benim için lağım.ne oldu da bu hale geldim bilmiyorum.tek bildiğim artık sadece yaşayan bir ölüyüm.ekg düz çiziyor ama hayati fonksiyonlarım yerinde.bu saatten sonra eskisi gibi olabilir miyim? aslında istediğim bir iki birşey var.zor mu gerçekleşmesi derseniz..teğet geçti aslında olabileceği bir zaman yakalamıştım.tek bildiğim olmasını çok istediğim.belki o zaman yine hayata dönerim

edit:hayat elinizden kayıyormuşçasına hızlı geçiyor.yetişemedim hızına.öylece izliyorum sadece.

dudağı kuruyor diye acile gelen tip

sırf böyle tiplerle karşılaşmamak için acil nöbetlerimden yeşil olan son 7 tanesini arkadaşlarla değişip kirmızi yaptım.pişman değilim.

bitmek bilmeyen şeyler

surekli bir iç sıkıntısı hali var ne yaparsam yapayım nereye gidersem gideyim geçmeyen.sanırım lanetlendim

kardiyoloji

azıcık tus puanları düşük olsa da yazabilsem diye arada iç geçirdiğim gizli aşkım

seni seviyorum demenin farklı yolları

geçirilen en güzel ve en son gecede bir daha söyleyemeyeceğini bilmeden duyulan ve oldukça derine işleyen bir "seviyorum seni" de bunlardan biridir.

tıp fakültesi dönem 1 finali

bizim dönem 1 in finali gezi olaylarının olduğu zamana denk gelmişti.talihsizliktir ki final öncesi 2 günlüğüne evime gitmiştim ve tam döneceğim gün lanet olası federallerin protestoculara ve sadece metroya ulaşmaya çalışan zavallı bana su fışkırttılar.(iyi gelmişti o sıcaklarda)kaldı ki kızılay metrosu da kapatılmış oradan kolej metrosuna doğru ilerlemeye başlamıştım artık.orası da benim gelmemle beraber son seferini yaptı ve son anda yetişmenin verdiği derin bir nefesle aştiye doğru yol aldık.(bu olaylar gündüz olmuştur.son sefer dediğimle gece olduğunu düşünmeyin)

dolar sert düştü

ne kadar bilinçaltıma işlemişse acun ılıcalının ses tonuyla okudum başlığı bir an.hiç bişeycik de olmaz dolara bu saatten sonra

kanımda enfeksiyon varmış

ınternlüğüm boyunca çok sık duyduğum cümle olmuştur.ilk duyduğum zaman "nasıl ya" moduna girmiştim ama hastaya çaktırmamıştım tabi.içimdeki ses şöyle devam etti."halbuki sapasağlam duruyo,sepsis olsa böyle mi olur" bikaç salise sonra dank etti.hastaya da hmm geçmiş olsun diyip geçtim.kim başlattıysa bu furyayı..

bazı zor sorular

  • /
  • 77

ülkeyi terk etmekle tehdit eden kitle

sormak lazım önce; ülke diye bir şey kaldı mı ki? bor swh dışında milli bir şey?
ayrıca gidenler zarar vermek için değil; piyonların savaşında er olmamak için, zarar görmemek için gidiyor genelde.
bazen de konuşamadığı, değerlerine sürekli saldırılar olduğu zaman gidiyor.
kimi zaman da işsiz kaldığı; iş sahibi olmanın eğitime ve liyakata değil de taraf tutmaya bağlı olduğunu gördüğü için gidiyordur.
belki de iliğine kadar sömürüldüğünü görmüştür, gözlerinin tek bir yöne bakması için verilen emirlerden bıkmıştır; başka yöne çevirince gelen baskılardan iğrenmiştir?
umuda dair son damla birilerinin böğürtüsünden dolayı buharlaşıp uçmuştur?
ya da sadece internette başka insanların nasıl yaşadığını, yüzlerinin güldüğünü, sokakta yürümenin tehlike olmadığını görüp; sanatçılarından biliminsanlarına, birine yaranma amacıyla değil de herkes işlerinin gerektirdiği yönde çalıştığı için heveslenmiştir?

ya da atgözlüğü takan insanlardan; sürekli semere ihtiyacı duyup, göklerden gelen emirle düşmanı dostu sürekli değişen ve "meraklı olan gitsin" diyerek ülkeyi sahiplenen ama bir tane insanın derdine derman olmayanlara laf anlatmaya çalışmaktan gına gelmiştir?

gitmeyin; bir avuç toprak parçasına olan sevda için değil bu istek.
gitmeyin; çünkü giderseniz herşey daha kötü olacak. kulaktan kulağa da olsa ilmi fısıldayın, doğruyu konuşun.
elbet bu topraklara bir gün güneş doğacak.

sevgili sen

sevgili sen,


seni sevdiğim her an içim yandı bunu bil. hatta senin beni benim sevdiğim kadar sevemeyeceğini de biliyorum.
kendine aşık olduğunu sırf çıkarların için benimle olmaya çalıştığınıda biliyorum..

senin için neredeyse hayatımdan vazgeçecek olduğum gelir aklıma hep. ama olsun senden çok şey öğrendim.
senin gibi olmamayı öğrendim.

kimseyi de senin gibi sevemeyeceğimi de....


olsun ben yinede mutluyum. `varlığın yüzümü güldürmedi yokluğun mu koyacak?`

bile bile yeniden yapılan hatalar

sana bir naber der hiç beklemediğin bir anda

sen o kadar çektiğin acıyı, kaybettiğin gururu ve daha fazlasını unutur, gözyaşlarını hiçe sayarsın.


yine konuşursun hiç bir şey olmamış gibi. oysaki çok şey gitmiştir içinden.

zaman geçer, hayat devam eder ama sen hep yine yeniden aynı hatayı yaparsın bir umut ya da bu sefer farklı olacak her şey inancı ile.

gözyaşlarını içine akıtarak.

sözlüğün dhy foruma dönüşmesi

biraz uzun olacak ama artık yazmasam olmaz.
artık çığırından çıktı çünkü.

25 temmuzda batikon beyefendi her il için dhy başlığı açtı.
hem de gece yarısında falan değil.
en çok entryin girildiği saatlerden biri olan akşam 10'da.
sonra diğer sitelerinden yönlenip gelen yeni mezun doktorlarımız ile bu başlıklar desteklendi.
bu yeni yazarların gelişine karşı değilim kesinlikle.
dünün en beğenilen ikinci entrysi olan bu entryde demek istediklerimi ifade ettim (ebkz: #13281)

beklentim yeni gelen mezun yazarların dhy konularına birkaç şey yazdıktan sonra diğer başlıkları desteklemesiydi.
öyle olacağını da düşünüyordum.
sebebi ise sözlük olayı tıp camiasında pek yaygın değil.
yazarların kendine ait düşünce ve bilgilerini rahatça ortaya dökmeleri hoşlarına gider sanıyordum.
ama ne yazık ki bırak yazmayı, okumayı bile büyük bir zahmet olarak gördüğümüzü fark ettim.
sonuç olarak gördüğünüz üzere sol frame alt üst olmuş.
ne entry girilecek bir başlık ne de okunacak entry kalmış ortada.

biri sözlüğü troll'lemeye çalışsa ancak bu kadar olur.

bu aralar malum sözlükte büyük bir format kavgası var.
hatta en iyi yazarlarımızdan biri bu yüzden banlandı.

şimdi ben 81 ilin her biri için bir başlık açsam üst üste.
her birine tek kelimelik "bu ilimiz ülkemizin şu ... plkalı ilidir" şeklinde entry girsem ne olur?
tabiki ban yerim.
niye?
formata aykırı çünkü.
peki bu dhy olayının bundan farkı ne?

tek kelimelik entryle 81 il için başlık açılıyor.
altına girilen entryler sadece "ben burayı yazacağım", "birinci tercihim" ve en kötüsü de sanki burası forummuşçasına "+1" yazılıyor.

şimdi bu başlıklar sözlük formatını delmiş olmuyor mu?
ne sözlüğü ya? sözlük kalmadı ki ortada.
bu başlıklar forumların formatını bile deliyor.

beni bilenler, şimdi sen daha 5. sınıfsın. 2 yıl sonra görürüm seni diyebilirler.
desinler de. desinler ama ben bu işin sözlüklerde "+1" yazarak olmadığını biliyorum.
dhy için bir sürü konunun açıldığı forumları biliyorum.
o forumlarda eski konuların üzerine devam edildiği için il il bir sürü bilginin yer aldığını da biliyorum.
ve en önemlisi de bu işin sözlüklerde olmayacağını daha iyi biliyorum.

neyse efendim. harbi sinirlenmişim.
gelip birkaç entry girdiğimiz, diğer yazarlarımızın entrylerini okuduğumuz bu mekan neredeyse çöplüğe dönmüş.
artık eylül sonunda herkes işe başlayana kadar sol frame bu çöplük halinde kalır.

**bu yazdıklarım kesinlikle dhy için gelen mezun yazarlara değildir.
siz oluşturulan ortamı kullanıyorsunuz.
sizler hakkındaki dün yaptığım yorumum burada (ebkz: #13281)
tüm sitemim format kaygısı güdüp, formatı yerle bir edenlere.

Toplam entry sayısı: 761

ilk aşkınız ve hikayenizin sonu

gerçek anlamda ilk aşkımla geçen sene bi kongrede tanışmıştık.ilk kez hayatımda böyle duygular hissetmiştim.kimsenin yaşayamayacağı aşkı yaşadığımı sandım uzunca bi süre.sonra bi olay oldu ve orada film koptu.ben çok çabaladım onu kaybetmemek için ama o artık beni istemediğini söyledi.hayatımda hiç bu kadar berbat hissetmemiştim.sevdiğim ellerimden kayıp giderken ben hiç bir şey yapamamıştım.hayat durmuştu o an benim için.bu durum 1 ay kadar sürdü.tekrar denemeye karar verdik ve bu da 1 ay kadar sürdü ve ortada hiç bisey yokken yine beni gözü yaşlı bırakıp gitti.bundan sonra onu unutmaya karar vermiştim ve başarıyordum da ta ki tekrar benimle iletişime geçene kadar.bi süre konustuktan sonra biraraya geldik ve içimizdekilerin hala bitmediğini farkettik.ve devam etmeye karar verdik.bilmiyorum nereye kadar devam ederiz bu kez ama artık verdiği acıya o kadar alıştım ki tekrar giderse yada gidersem canımın o kadar yanacağını düşünmüyorum ama umarım sonunu getirebiliriz



edit:bu kez tamamen kapandı defter.sonu böyle olacakmış demek ki



edit 2: böyle demişim ama öyle değil gençler maalesef tamamen bitemiyor.ne ben ne o..

edit 3:evlendi la :d

edit bilmem kaç:evlenmemiş manyak geldi bana yazdı gene.üfleyip söndüreli çok oldu.

anlamlı şarkı sözleri

menekşe kokusunda seni aramak var ya bu böyle böyle gider mi

kedi insanı vs köpek insanı

sadık,sevecen ve masum bakışlar... kesinlikle köpek hem de en golden cinsinden

babaların depresyondan çıkaran sözleri

bazen şöyle de seyredebilir
-noldu evlat niye yemeğini yemiyosun
-depresyondayım baba beni rahat bırak lütfen
-başlatma depresyonundan bizim zamanımızda depresyon mu vardı,tuzu uzat hadi.

yapılan ve sonra pişman olunan şeyler

insanlara hak ettiğinden fazla değer vermek.ne yazık ki bunu fark edince bir burukluk hissediyorsunuz.

ateist olduğunu her yerde belli etme hastalığı

-çay alır mıydınız?
-hayır teşekkürler ben ateistim

frambuaz ahududu karadut böğürtlen ayrımı

ahududu ile frambuaz aynı şeyler.her ikisi de gülgiller familyasından gelen,kırmızı renkli meyveler.böğürtlen de aynı familya ve cinstedir ahududuyla ama rengi siyaha yakındır.karadutsa dutgiller familyasındandır ve siyah yada koyu mor renkte olur.

evlenilmeyecek erkekler

ne istediğini bilmeyen,dediğim dedik,kendisine ve etrafındakilere saygı göstermeyen,anlayışsız,kendini geliştirmemiş,şiddete ve ihanet etmeye meyilli erkeklerle evlenilmez

ilk aşkınız ve hikayenizin sonu

gerçek anlamda ilk aşkımla geçen sene bi kongrede tanışmıştık.ilk kez hayatımda böyle duygular hissetmiştim.kimsenin yaşayamayacağı aşkı yaşadığımı sandım uzunca bi süre.sonra bi olay oldu ve orada film koptu.ben çok çabaladım onu kaybetmemek için ama o artık beni istemediğini söyledi.hayatımda hiç bu kadar berbat hissetmemiştim.sevdiğim ellerimden kayıp giderken ben hiç bir şey yapamamıştım.hayat durmuştu o an benim için.bu durum 1 ay kadar sürdü.tekrar denemeye karar verdik ve bu da 1 ay kadar sürdü ve ortada hiç bisey yokken yine beni gözü yaşlı bırakıp gitti.bundan sonra onu unutmaya karar vermiştim ve başarıyordum da ta ki tekrar benimle iletişime geçene kadar.bi süre konustuktan sonra biraraya geldik ve içimizdekilerin hala bitmediğini farkettik.ve devam etmeye karar verdik.bilmiyorum nereye kadar devam ederiz bu kez ama artık verdiği acıya o kadar alıştım ki tekrar giderse yada gidersem canımın o kadar yanacağını düşünmüyorum ama umarım sonunu getirebiliriz



edit:bu kez tamamen kapandı defter.sonu böyle olacakmış demek ki



edit 2: böyle demişim ama öyle değil gençler maalesef tamamen bitemiyor.ne ben ne o..

edit 3:evlendi la :d

edit bilmem kaç:evlenmemiş manyak geldi bana yazdı gene.üfleyip söndüreli çok oldu.

tıbbiyelinin aşk hayatı

kırk yılın başı kafamı notlardan kaldırıp aşık oldum o da elime yüzüme bulaştı bi daha da yaşamak istemeyeceğim bi hayat tarzıdır kendisi

sözlüğe bir daha gelinse alınacak nick

(bkz: dünyaya bir daha gelsem sevgilim arar bulurum yine seni severim)
not:alacağım nick bu değildir

edit:yeter da bu kadar mailgn

edit:tamam yeter da bu kadar malign

türk milletinin başına gelmiş en büyük bela

harf devriminin yapılıp halkımızın bir gecede cahil! bırakılması

tıptaki akılalmaz kısaltmalar

neden akılalmaz oluyormuş kısaltmalar anlam veremedim.işte neymiş efenim tdro:tarafınızdan değerlendirilmesi rica olunur. usg:ultrasonografi... bunlar normal,gayet olağan kısaltmalar.bu kadar abartmanın alemi var mı?

the lord of the rings

hiç izlemediğim ve izlemeyi de düşünmediğim film serisidir

sözlükte milletin sebepsiz yere birbirini eksilemesi

sebepsiz olup olmadığını nasıl anlıyosun demek istediğim başlık yazarlar aynı fikirde olmadıklarını başka nasıl ifade edecekler

edit:bu entry de eksilenecek kesin
edit 2: biliydim böyle olacağını

içerik kuralları - iletişim