ereshkigal

Durum: 162 - 1 - 1 - 1 - 11.07.2020 01:29

Puan: 2681 -

4 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

baderech el hayam..
  • /
  • 17

tıbbiyeli günlük

kendini küçük görmeyi bırak. sen yürüyen evrensin.
doğru ve yanlış tüm kavramların ötesinde bir yer var. sizinle orada buluşacağım. ruh, çimenlerin arasına uzandığında, dünyanın doğru-yanlış fikirlerinize ihtiyacı olmadığını göreceksiniz.
üzülme, kaybettiğin her şey başka bir surette bir gün mutlaka geri döner.
eriyen kar gibi ol, kendini kendinle yıka!
bırak sular durulsun , o zaman ay ve yıldızların yansımasını kendi varlığının aynasında göreceksin.
yaraların, ışığın içeri girdiği yerdir.
sevenler en sonunda bir yerlerde buluşmazlar. onlar en başından beri birbirlerinin içindedir.
sadece kalpten gökyüzüne dokunabilirsin.
senin görevin aşkı aramak değil, ancak onunla aranda kurduğun engelleri aramak ve bulmaktır.
kapı ardına kadar açıkken neden hapishanede kalırsın?

önemli olan iç güzellik

"güzel olan her zaman iyi değildir ama iyi olan her zaman güzeldir.. ", demektir.

tıbbiyeli günlük

tıbbiyeli günlük

tanrım, neden?
neden..
vakit geldi,
evet, artık pes ediyorum.
duy beni.
evet pişmanım.. çok pişmanım.
çok.. büyük kötülük yaptım.
duy beni,
pişmanlığım o kadar kifayetsiz ki..
tanrım.. lütfen,
al artık.
o kadar ağır ki.. artık yalvarırım al bu kalbimi.

tuncel kurtiz

şimdi herkes sevdiğinin ona gelmesini bekliyor.. herkes mutluluğu kendi hakkı biliyor. herkes.. onca acının sonunda karşılığını istiyor. peki bu hikayede kızım.. kim sonunda mutlu olmayı hak ediyor?

(bkz:haksızlık)

geceye bir şarkı bırak

tıbbiyeli günlük

nasıl kurtulacağız hiç bilmiyorum..
birlikte tutunup öylece uzaklaşalım istiyorum bu cehennemden.
sendeleyerek.. adım adım.

bir gidebilsem buralardan..

arkandaki yakarışlara, boğuk çığlıklara aldanma. hatırla.. sakın. sakın arkana bakma.. kurtulacağız,
kurtulacağız..

geceye bir şiir bırak

çoğaltan ellerini seviyorum kaç kişi
dokundukça dokundukça aslanlara
parklarda yakışıklı aslan heykelleri
birden bire önümüze çıkıyorlar buysa çok güzel

bizim bu aşkımızın aslan heykelleri
şahane değişik hüzün heykelleri yani
ben bütün hüzünleri denemişim kendimde
bir bir denemişim bütün kelimeleri


yeni sözler buldum bir nice seni görmeyeli
daha geniş bir gökyüzünde soluk aldıracak şiire
hadi bir de bunlarla çağır gelsin aslan heykelleri
oldurmanın yıkmanın yeniden yapmanın aslan heykelleri

olduran yıkan yeniden yapan gözlerini seviyorum kaç kişi..
bir senin gözlerin var zaten daha yok
ya bu başını alıp gidiş boynundaki
modigliani oğlu modigliani


az şey değil seninle olmak düşünüyorum da
içimde bir sevinç dallanıyor kaç kişi
bir geyik kendini çiziyor karanlığa sonra kayboluyor
karanlık maranlık ama iyi seçiliyor

yorgan toplanmış bacakların iyi seçiliyor
bir uçtan bir uca bacaklarının aslan heykelleri
onları ne denli sevdiğimin aslan heykelleri
ayık gecemizi dolduruyorlar bir uçtan bir uca


en olmayacak günde geldin tazeledin ortalığı
alıp kaldırdın bu kutsal ekmeği düştüğü yerden
bunlar hep iyi şeyler ya öte yanda
olsa yüreğim yanmayacak aslan heykelleri

ama yok aslan heykelleri var köpek
delikanlı bir köpeği var onunla yatıyor
adalet hanım iki kişilik karyolasında
bozulmuş burjuva ahlakına örnek

(bkz:aslan heykelleri)
(bkz:cemal süreya)

geceye bir söz bırak

"seni sende unutmam gerek.."

tıbbiyeli günlük

"bilseydim.. bu mutluluğu koruyabilir, her şey de bambaşka gelişebilir miydi?"
  • /
  • 17

tıbbiyeli itiraf

notların üzerine başımı koydum umarım difüzyonla çok yoğun ortamdan az yoğun ortama notlar akar umarim...

yildim, çok fazla yildim.

tıbbiyeli itiraf

ben 1 malım sözlük, hayatım ellerimden kayıp gidiyor ve ben oturmuşum kendime soda içerek izliyorum

sefiller

bu bir köle satın alan toplumdur.kimden;sefaletten,açlıktan,soğuktan yalnızlıktan yüzüstü birakilmistiktan yoksunluktan acıklı bir alışveriş...
bir lokma ekmeğe bir ruh...
sefalet teklif eder ,ruh kabul eder

ekg

mezun olmadan şu üçünü öğrenseniz yeter:
1) anlamlı st elevasyonu depresyonu var mı?(hepsi anlamlı değil)
anlamlı ise (anlamlı demek resiprok değişiklik var demek) koroner tam tıkalı demektir. mümkünse yarım saatte değilse en kısa sürede hastayı anjiyoya kavuşturmalısınız. yarım saatten sonra kalıcı hasar başlıyor. (300 mg asa 600 mg plavix 0.6 clexane ı da unutmayalım. muhteşem üçlü. st eleve değilse plavix 300 mg)

2) bifazik t var mı? (akut koroner sendrom demek, ben işe başladığımda bilmiyordum.)
sonra st elevasyonları depresyonları oluşmaya başlıyor.

3) af var mı? (svoların çoğunda oluyor)
genelde ilacını düzgün kullanmamış oluyor hasta. geçmişini bilmediğiniz af ye kardiyoversiyon yapmayın. trombüs varsa hareketlendirebilirsiniz.

vee..
ek: ekg doğru bağlanmış mı? (personele rezil olmamak için)

edit: kırmızı alanı unuttum. o üçe şunları da ekleyelim:
* vt vf nedir? (çakılacak bunlara, ya da kardiyoversiyon (bilinç durumuna göre def ile ya da medikal) yapılacak)

*hızlı ventrikül yanıtlı af nedir? (vt vf ile karışıyor)

* asistoliye çakılmaz!

* nabızsız elektriksel aktivite öyle bela bir şey ki, bilinci kapalı hastada monitörde kusursuz bir ritm görebilirken nabza bakmazsanız cpr ı geciktirebilirsiniz bu da ölümcül olur. buna da çakılmaz. (çünkü neden çakasın elektriksel aktivite var zaten. )

kardiyolog olmayacaksanız bunlarla işin %90 ını halledersiniz. bi tuhaflık var ama anlamadım dediklerinizi ve trop u normal olanları da kardiyo pol e göndereceksiniz. bu kadar.

edit 151346: düşündükçe çıkıyor. blokları da bilmek gerek. özellikle tam blok. kırk yılda bir gelir belki ama bilinmesi gerek.

cerrahların çok küfür etmesi

doğru olan önermedir. eyyy cerrahi mensuplarının küfür etmesini namus meselesi ayarında övmüş yazar (#96134) ne derece bir sorunlusun?

erkeklerin duygusuz olması

#duygusuzerkeklervardır! lgbti sloganı gibi oldu ama malesef duygusuz erkek vardır gayet. herkesin içinde bir umut ışığı aramaya, herkese ulaşmaya çalışmaktan yorulup herhalde bu fikre çölde serap gibi kapılıp gidiyoruz.
bazı insanlar ruhsuz, donuk ve duygusuzdur. bazı erkekler ve bazı kadınlar.
entrylerde çokça sert görünmeye çalışmalarından bahsedilmiş ama “bir şey” olmaya ne kadar kendini zorlamışsan “o şey” ruhuna o kadar yapışır ve bir parçan olur.
iyisi mi erkekleri somurtuk birer bebek olarak görüp inatla güldürmeye çalışmaktansa hayatın tadını çıkarabilen,içi dışı bir adamlarla olunuz.
güldürmeye çalıştığınız bebek doğurduğunuz bebek olsun pls.

içinizi dökme defteri

hayat hep bir geç kalmışlık hissi...

gecedir ve uykusuz bir melankoli seslenir, pişmanlıklar ve "ah keşke"lerle en derinden.

edebiyat hüzne bir şarkıdır. şiir; ufuğa doğrulan bir göz... sivas'ta yağan bir kar ya da akdeniz'de uzanan simsiyah bir dalgadır, bu hercümerç içinde boğumlanır bir yas sunan.

hayat; her yeni nefesle yeniden şekillenen ancak sonu hiç değişmez yazgımız bizim.


adı, soyadı
açılır parantez
doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti
kapanır parantez." (b.necatigil)

saçın beyazlaması

saç foliküllerinin geçirdiği üç evre vardır. anagen, katagen, telogen fazları. anagen fazı genetik yapının ön planda olduğu ve kişilerde 2-6 yıl arasında süren uzama fazıdır. bu evrede bol mitotik aktivite var. katagen fazı mitozun azaldığı /durduğu 3 haftalık bir dönemi kapsar. telogen fazı da birkaç aylık bir süreçtir ki saçların eskilerinin döküldüğü, yenilerinin geldiği fazdır. şimdi bu 3 faz kişilerde fark ettiyseniz toplamda yaklaşık 7 yılı da bulabilir 3 yılı da. saçların beyazlaması olayı da bu 3 fazın toplamda 10 kere dönmesi sonucu meydana gelir. yani genetik yapınız anageni 2 senede bitiriyorsa diyebiliriz ki 20li yaşların sonunda saçlarınız beyazlayacak, eğer 4 senede bitiriyorsa 40ların sonunda. nadiren 60 yaşta bile bitebilir bu 10 döngü.
genetiğinizin bir oyunu bu.

(bkz:alopesi)
(bkz:androgenetik alopesi)
(bkz:telogen effluvium)

geceye bir şiir bırak

(bkz:ismet özel)

sabah şairin üstüne saldırıyor
yaşamaktan bir güneşle kaplanıyor onun kalbi
onun kalbi topraktan sıyrılıyor
aşk dahi sıyrılıyor topraktan
gözlerini tanıyorsunuz: çaylak sürüleri
beyni: aç kuşlardan bir ambar.
bir kıyısına ilişmiyor dünyanın
allah'ın ve devletin dibinde insanlar
onu barutla karıştırıyor
ve zerdali çiçekleriyle.
ahali kapısını taşlıyor onun
onun için develer kesiyor halk
aşka ve kavgaya aydınlık getiren kalbi
topraktan sıyrılıyor.

ben
topraktan sıyrılıyorum
buğular
ve aşiret rüzgarları kanımda.
arklardan gece vakti sular
kaç zaman ayaklarıma
yaslı bir selam gibi dokundu
kopartılmış yapraklarımdan ibaretti hüzün
dedim rahmet yağar ben yürürken
gece benim ardımda
taşıdım kara gençliğimi dağların damarında
hep döşümde yaratkan, patlayıcı bir kimya
beynimde hep manalı bir uçurum.

benim hayranlığımdan inlerdi şehir
ben atlara ve uzaklar hayrandım
kendi ehramlarını bile tanımayan kadınlar
ansızın patlak verirdi baharda.
dudaklarımda çürükler vardı
dağ çiçeklerinden ötürü.
irmaklara salardım kendimi
ruhumda kaynar adımlarla gezinen dünya
bana hain sevgilimdi.

yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylan
beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz
çünkü ben ayaklanmanın domurmuş haliyim
yürüsem rahmet boşanacak.
ve sana bir karşılık vereceğim

sana bir karşılık vereceğim
toprağı deşen boğuk sesimle
sana bir karşılık vereceğim
amansız kum fırtınası altında
sana bir karşılık vereceğim
birbiri üstüne yığılırken günler
ey taşan suların imkanı
ey taşan suların bekareti sana
bir karşılık vereceğim.


 spoiler!
yaşamak umrumdadır

düşün ki o bunu okuyor

senin yüzünden düzgün ve şefkatli bir sevginin olabileceğine aklım ermiyor. beni sevme potansiyeli olan herkeste bir çıkar ya da bir çirkinlik arıyorum. dengemi bozdun ama üstesinden gelebilirim.

Toplam entry sayısı: 162

mutluluk

“her insan mutlu olamaz.. çünkü gereğinden fazla özler dünü, hak ettiğinden fazla düşünür yarını. ve hiç hak etmediği kadar bilinçsizce yaşar bugünü..

her insan mutlu olamaz. çünkü gereğinden fazla özler hayatından çıkanları. hak ettiğinden daha büyük umutla bekler hayatına girecekleri..

ve asla göremez yanı başındakileri..”

(bkz:erich fromm)

tıbbiyeli itiraf

her yere gidesim var hiçbir yere dönesim yok..

tıbbiyeli itiraf

"ne kadar vaktimiz var?" diye sormuştum sana.
gözlerin ruhumu delip geçiyorken "çok.." diyebilmiştin sadece, güzel başını sallarken o gece..

aslında birbirimizin olduğumuz son anmış, bilmiyordum.

uzun saçlarını kısacık kestiren kız

kafayı kestiremiyoruz, ben de saçları kestirdim..

tıbbiyeli itiraf

çocukluğumda her gün koşturduğum sokaklardı buralar..
şimdi büyümüş bir kadın olarak yürüyorum bu gece.
biraz daha yorgun,
biraz daha sarhoş..

tıbbiyeli itiraf

çok sinirliyim sözlük çok. az önce pakistanlı bi arkadaşım bana mail attı. "odtü'ye geçmeyi düşünüyorum sence değer mi? " diye. bu ne demek ya bu ne demek? artık hatırlayamıyorum bile ki biz kendi ülkemizde bile nasıl bu kadar aşağılara itildik??? 'değer miymiş?'
tee elin ortadoğusunun derinliklerinden bile sıradan alelade bi öğrenci (ki kendisini bilirim) geçiş yapmak için ülkemizin en iyi teknik fakültelerinden hatta sadece türkiye'yi bırak 15 bilimdalında dünyanın en seçkin üniversiteleri arasına girmiş olan odtü'yü bile beğenemeyip tercih listesine yazmaya karar veremiyor beyefendi.
geçen de bizim fakültedeki pakistan bi arkadaşla hoş beş ederken laf lafı açtı. denk geldi aynen bu konuya sahi diye sordum "sen neden burayı tercih ettin nasıl geldin buralara?" çocuk kestirip attı hemen "bilmem yheaa annem gönderdi beni.. "
güler misin ağlar mısın? saçını başını mı yolarsın? allah'ın güney asya'sında ortaçağ devrinde kalmış hiçbir sistem ve mekanizması oturmamış bi ülkenin alelade bi öğrencisi, annesi sanki oğlunu kreşe yazdırır gibi burada tıp okuyup ülkenin yüksek teknik fakültelerine elini kolunu sallaya sallaya giriyor..
ya biz n'apalım? lisede belki de ek olarak 2 ya da 3 sene daha kafa patlatıp saçımızı başımızı yolalım. stres yapıp depresyona girip intihara bile kalkışalım. ölen ölür kalan sağlar bizimdir deyip hayatımızın baharında en güzel yıllarımızı mahvedelim. bizim için çırpınan ailemiz annemiz babamız da varını yoğunu harcasın. onlar da bizimle birlikte hop oturup hop kalksın. bizimle birlikte heder olsun.

her gün.. her gün daha çok nefret ediyorum..
yazıklar olsun bu ülkeye..

sevgilinin dış görünüşünü beğenmemek

sevmek için güzele mi bakmalı?
çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?

(bkz:victor hugo)

tanım: o artık sevgili olmayandır.

tıbbiyeli itiraf

her yere gidesim var hiçbir yere dönesim yok..

6 mayıs 2019 ysk istanbul kararı

tıbbiyeli itiraf

duyguların için savaştın evet. ama her defasında seni paramparça etti.. ne oldu? şimdi bu sıcak, ıssız kaktüs tarlasında kayboldun. nerede olduğunu bilmiyorsun. kurtulmak için attığın her adımda ayakların diken içinde kanıyor.. yüzünü buruşturuyorsun. susuzluktan boğazın kupkuru kesilmiş, yutkunamıyorsun bile. savaş çoktan bitti artık.. kabul et. yenildin.. ve artık buradan kurtulabilmek için daha çok adım atman gerekecek..

sigara içen tıpçı

nikotinik asetilkolin reseptörlerinden ötürü motivasyonu görece daha yüksek olan tıpçıdır.
gerçekte; bir sigara içen tıpçı vardır, bir de sigara için olmayan parasına kıyamayan tıpçı vardır aslında..

tıbbiyeli itiraf

konuşurken gözlerin dolması

benim gibi yüzünde bir zırh ile yaşayanların anlayabilmesi zor bir durum.
ancak rastladığım bu tür gözler timsah gözyaşlarıyla doluydu hep.

çıplaklık

ruhlar çırılçıplak iken tenler açık kalmış, ne yazar..

mükemmeliyetçilik

bir sanrıdır.

sonra elbet zaman gelir..

mükemmel olanın kusurlu olduğunu,
kusurların ise kusursuz olduğunu anlarsın.

içerik kuralları - iletişim