gabapentin

Durum: 1006 - 1 - 0 - 0 - 06.12.2018 21:30

Puan: 11978 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

ikizler burcu, babasının oğlu, yükseleni başak, dmden yürüme serbest, dahiliyeci
  • /
  • 101

lilly diyabet grubu'nun türkiye'den çekilmesi

sanofide "lantus, apidra, toujeo" çalışan ilaç mümessilimizin sabaha karşı dahiliye kliniğimizde vermiş olduğu haberdir.

yapacak bir şey yok. durmak yok glarinle devam (koçak farma - %100 yerli ve milli insülin)

tıbbiyeli sözlük instagram sayfasının 10k olması

hayırlı uğurlu olsun denilecek durumdur

lakin neden gezenoburdoktor adlı instagram sayfamın reklamı ile resimli gifli 10 bin olduk hikayemi sildiniz ki...

buray hoşsöz

üniversite kampüsünde ağaçların altında gitarıyla şarkı söyleyen öğrenciye benzeyen sanatçı. ama şarkıları hojdur.

izlanda

başbakanının ( katrín jakobsdóttir'in) spotify'da über alles bir liste yaptığı ülke

recaptcha

ben robot değilim
ben robot değilim
ben robot değilim

dedirterek

ben deli değilim gibi bir söyleme sebep oldurtturacak kutucuklu bir şey

müslüm gürses

geçtiğimiz hafta cuma, hayatının anlatıldığı "müslüm" filmi çıkan sanatçı

online tus koçluğu

önce ücretsiz emeğini gösterir, sonra parasını ister, instagramda çekiliş yapıp ücretsiz kurs verecem yhaa diye milleti millete etiketlettirir.

işte onun adı tus koçudur.

benim tusa nasıl çalışılmalı adlı başlığım ücretsizdir. istediğiniz gibi taktikleri kullanabilirsiniz.

ilaç mümessili

genelde şık ve presentable olan olup kimisinin doktorlara kongre kimisinin kitap desteği sağladığı ilaçları az da olsa hatırlatan insanlar.

metformin

türkiye endokrinoloji ve metabolizma derneği'nin kılavuzunda tip 2 diabetes mellitus tanısı konulan hastaya ilk başlanacak ilaçtır.

müslüman

  • /
  • 101
  • /
  • 38

tıbbiyeli sözlük instagram sayfasının 10k olması


müslüman


radyo banko


radyo odtü


halsey


bruno mars


bruno mars ft. cardi b finesse


cardi b


subhaneke dinimiz amin


helalize it


  • /
  • 38

walter white

breaking bad dizisinin başrol oyuncusudur.

reyizin methini duymayan kalmamıştır.


reyiz seni severiz, sayarız, her 24 kasımda seni anarız lakin hiç kusura bakma ama eşin tam bir fahişeydi.(bkz:skyler white)

oğlundan hiç bahsetmiyorum reyiz, allah kimseye öyle evlat vermesin, ahlakı ; ağzından yüzünden daha bozuktu.

hele o kleptomanik baldızın yok mu,ona ne desem boş.

sen iyi adamdın da reyiz, çevrendekiler bi halta yaramıyordu.(bkz:jesse pinkman)

üşüyoruz reyiz.
bir daha gel, gel albuquerque dan.

tıbbiyeli itiraf

ders çalışmam gerekirken izlediğim ibrahim tatlisesin amaçsız videoları arasında benim için doyum noktasını bulduğum videoyu sizinle paylaşmak istedim. sinirlerim bozuldu iyice*. iyi değilim.
sal beni artık tıp fak. burdan yetkililere sesleniyorum akıl sağlığım tehlikede. ne okulmuş arkadaş tüketti beni lan.
neyse buyrun videoyu izleyince biraz yatışır gibi oluyorum *

türkiye'nin en mutlu şehirleri

eskişehir in üst sıralarda olmasını beklediğim, listeyi görünce şok olduğum şey

tus'la yerleşme sonrası yapılacaklar kılavuzu

“çabucak başlangıcınızı yaparak müstakbel kıdemlilerinizi sevindirin.” şeklinde bir maddesi olması gereken klavuz. *
şaka la şaka, gelmeden son bir tatil yapılmalı bence.

dünya bipolar bozukluk farkındalık günü

30mart'ta bipolar bozukluk hakkında farkındalık oluşturmak amacıyla etkinlikler yapılan gün.
kendisinin de bipolar bozukluğu olduğu bilinen ünlü ressam vincent van gogh’un doğum gününde kutlanmakta olan bugünde, onları birtakım takma adlarla damgalamak yerine anlamaya çalışmayı ve yalnız kalmamalarını sağlamayı, onlara destek olmayı öğrenmek herkesin görevi.

bipolar bozukluk, adında da belirtildiği üzere iki kutuplu bir bozukluk. hastalar manik dönemlerde haddinden fazla para harcıyor, dünyayı yönettiğini ve bir dahi olduğunu sanabiliyor ve depresif döneminde dünya yıkılmış da üzerlerine düşmüş hissedebiliyorlar. ataklar arası dönemde ise tamamen sağlıklı bireyler.

ilaçları düzenli kullandığı, düzenli ve planlı yaşadığı takdirde bu hastalar hiçbir atak geçirmeden hayatlarını rahatlıkla sürdürebiliyorlar.

biraz kısa bilgiden sonra, yaşadıkları zorlukları anlatan şu videoyu da buraya bırakıyorum. lütfen onları, yakınlarının neler yaşadığını anlamak için bu videoyu izleyin, izlettirin. anlatın ki bilinsin...

esad rejimi

1 haftada 2 beden inceldigim rejim. gabapentin'e tavsiye ediyorum.

tanim: esad isimli arkadasimin kendisi uyguladigi ve benimle de paylastigi yontem.

tanim2: suriye devlet baskani esad'in yonetim seklini tanimlamaya yarayan soz obegi.

bim

acilimi

b
ismillahirrahmanirrahi
m

olan marketler zinciridir.

gamze özçelik

aynali tahir

telegram grubundan ikinci kez attığımız, iletişim sorunu yaşadığımız yazar. saygı defekti var. telegrama almamız hataydı.

türkiyenin %66'sı kilolu veya obez

fakir bir ülke olmamız nedeni ile genel beslenmenin patates , unlu mamuller gibi ucuz ve tok tutan karbonhidrat+yağ içeriği ağırlıklı olması en büyük etkendir. et+ "düzgün" sebze tüketemiyor büyük bir kesim.

sonra gelsin kalp hastalıkları ,gelsin diyabet, hipertansiyon ile kol kola halay çeksinler

Toplam entry sayısı: 1006

mezuniyet sonrası dönemde tıbbiyelinin yapması gerekenler

evet tıbbiyeli mezun oldun, doktor oldun sana helal olsun

ama bilmiyorsun ki sonrasında neler olacak..

işte onu da `gabapentin` anlatacak, başlıyorum



öncelikle diplomalarınız sağlık bakanlığı'na üniversitelerinizce yollanmış oluyor

sağlık bakanlığı bu diplomaları tescilliyor ve siz ömür boyu kullanacağınız diploma tescil no'nuza kavuşmuş oluyorsunuz - amma velakin o dönemin bakanının onayı olmadığı için hadi ben devletten kaçtım özele geçtim byee yapamıyorsunuz, o onay için zorunluyu yapacaksınız.

ara not: bu arada tusa girecekler tus başvurusunu yapıyor ösym sitesinden/başvuru merkezinden

diplomaları tescillerken sağlık bakanlığı aynı zamanda isminiz `devlet hizmet yükümlülüğü kurası`na da yazılıyor

birçok fakülte haziran sonu veya temmuz başında mezun verdiğinden isminiz ağustos kurasına yazılmış oluyor - değişti; artık haziran sonu/temmuz başı mezun olanların ismi eylül kurasında oluyor; eskiden çift sayılı aylarda yapılan kuralar güvenlik soruşturması vb. sebeplerle tek aylarda yapılıyor.

ağustos başında isim listeleri açıklanıyor ve bir bakıyorsunuz aa ismim yazıyor diye. - değişti; artık eylül başında açıklanıyor

isim listelerinin yanı sıra ilan metni de açıklanıyor ve kura takvimi belli oluyor

kura takviminde münhallerin açıklanması diye bir bölüm var, bu "hangi hastanede ne kadar kadro var" onun açıklanmasıdır.

münhaller ayın 20'li tarihlerinde açıklanır ve açıklandıktan sonra tercih dönemi başlar, bu da 3-4 gün kadar sürer

bu sırada siz tercihleri nereye yapalım diye düşünürsünüz ve ona göre pbs üzerinden tercihlerinizi yaparsınız

pbs üzerinden tercihlerinizi (başvurunuzu) kesinleştirdikten sonra tercih formundan 2 nüsha çıkarıp notere onaylatmanız ve adli sicil belgenizi almanız gerekmektedir (not: adli sicil belgesi e-devletten alınabilmektedir) www.turkiye.gov.tr

bu "noter onaylı" 2 nüsha ve adli sicil belgesini kura takviminde belirtilen tarihe kadar sağlık bakanlığı'na kargo yoluyla/elden bırakmalısınız ki genel kuraya kalma şansınızı düşürmeyiniz.

bu süreçten sonra kurayı beklemeye başlıyorsunuz ve genelde ay sonunda kura çekiliyor.

kura çekildikten birkaç gün sonra tebligatlar yayınlanır ve ikamet ettiğiniz ilin dışında bir yer çıktıysa 15 gün içinde, ikamet ettiğiniz ille aynı yer çıktıysa tebligat yayınlanır yayınlanmaz işe başlamanız gerekmektedir. - değişti; artık tebligat beklemeden önce güvenlik soruşturmasına giriyorsunuz, sonra tebligat geliyor. onun haricindekiler bu maddeyle aynı.

işe başlamanız hemen hemen tus'un yapılacağı tarihten sonra olacaktır (aynı ilde başlıyorsanız önce olma ihtimali yüksektir) - artık bu ihtimal, kura tustan sonra yapılacağı için ortadan kalktı.

işe başlamadan önce kurada size çıkan yerlere götürmeniz gereken belgeler bulunmaktadır. bunların hepsi kura'nın ilan metninde açıklanmaktadır.

sonrasını da hak getire... isteyen müstafi olur (hiç çalışmadan istifa eder ama anca 1 yıl sonra tusta eğitim araştırma hastanesi yazabilir), isteyen 1-2 ay çalışıp istifa edebilir (6 ay sonraki tusta eğitim araştırma yazabilir), isteyen yerinde pratisyen olarak durabilir, tusa çalışabilir. tusu kazanan eğitim araştırmalarda çkysye; üniversite hastanelerinde zimmet sorgulamaya düşmeyi bekler veya pratisyen olarak durup hayatına devam edebilir.

2017 temmuz itibariyle yeni dönem:

ne oluyordu da sistem değişti?

yeni mezun, ağustos sonu kuraya giriyordu, eylülde tusa giriyordu, eylül ayında kurasında çıkan yere gidiyordu, tusu kazanmışsa kasım-aralık gibi çkysye düşüp hastanesine gidiyordu.

şimdi ise (bkz:76.devlet hizmet yükümlülüğü kurası)nda tescil tarihi 29.06.2017 olarak belirlendi. 30.06.2017'de mezun olanların kuraya girmesi engellendi. böylece yeni mezunlar kuraya ağustosta değil ekimde girecek.

böylelikle tusla kazanan hekim kuraya girmeyip direk tusla kazandığı kuruma gidecek. kazanamayanlar da kuraya girecek. böylelikle "aa ne ara tsmye/acile başladı da ne ara gidiyor", "öff sürekli dosya" telaşesinden kurtulmayı amaçlıyor sağlık bakanlığı.

2017 eylül güncellemesi:

enteresan bir şekilde ay başında isim listeleri açıklanmadı. en son 13'ü gibi hiç zorunlu yapmamışlar için diploma tescilleme tarihi - ki o da 20/09/2017 tarihine kadar - yayınlandı.

şahsi beklentim kura takvimi ya alışılmışın dışında olacak ya da eski haline dönecek


ayrıca erkekler için dipnot: üniversiteden ilişiği kestiğiniz gün-bir sonraki ocak ayı arasında `askerlik tecili` işlemini de yaptırmanız gerekmekte olup, bu belge zorunlu hizmete başlarken istenmektedir!

sık sorulan sorular:

1. ohal dönemindeyiz. müstafi olursam (yani hiç başlamazsam) ömür boyu memur olamaz mıyım?

hayır gayet memur olabilirsiniz. sadece 1 yıl boyunca sağlık bakanlığı'na bağlı hastanelere gidemezsiniz, ama devlet üniversitesini kazanacak kadar iyi bir puan alırsanız burada işe başlamak suretiyle memurluğa da başlayabilirsiniz.

2. peki yazdım bi yer, başladım sonra istifa ettim. ohal dönemindeyiz. yine memuriyetim yanar mı?

bu soru çok ama çok tartışmalı. eğer ki istifa metninizde 96.maddede yazan "ohalde istifa edersen memur olamazsın" ibaresi yer alırsa sıkıntılı, o zaman bir istifanızı geri çekin diye düşünmenizi öneririm. ama 94.maddeye dayanarak istifa metniniz yazılıyorsa sıkıntı olmuyor, sadece 6 ay sonra sağlık bakanlığı'na bağlı hastanelerde çalışabiliyorsunuz. bu durum kurumdan kuruma değişebiliyor.

ilk aşkınız ve hikayenizin sonu

ahhh ahhh .... dedirten başlıktır

tıp fakültesi bitirilmiş,
sıra gelmiş tusa çalışmaya...

mayıs 2016 sonları,
bir kız facebook üzerinden mesaj atar,
"ya gaba, bizim fakültede intörnlük nasıl oluyor?"
anlattım, sonra muhabbet muhabbeti açtı
"gel bir kahve içelim" dedim, olur dedi.
whatsapp üzerinden mesajlaşmalar vb. olurken
bir akşam aradı aldım, tunalı hilmi caddesi'ne gittik
önce bir bistroda yemek yiyip muhabbet ettik, sonra da starbuckstan kahvelerimizi alıp kuğulu parka oturduk çimenlerin üstüne.
kız bu arada kova burcu -annemin burcudur, hümanisttir, gezmeyi çok sever, hava grubu burçlardan olduğundan benim ikizler burcu ile iyi anlaşır.
o kadar güzel bir geceydi ki,
eve döndüğümde bir sırıtış,
anneme dedim ki hatta "ya anne, bugün hayatımın en güzel günüydü"
annem de o sevinçli halimi görünce sevindi tabi.

gel zaman git zaman mezun oldum
tatile gideceğiz, rota singapur- bangkok- hong kong
gitmeden önce seni görmek istiyorum dedim.
tamam dedi.
aldım evinden, gittik pikolet'e
sonrasında da yakınında kafes fırına geçip türk kahvesi içtik.
kafaca anlaşma mükemmel ötesi.
tamam dedim bu tam aradığım kız.

tatile gittim,
tatilde sürekli mesajlaşıyoruz, araşıyoruz.
resim yolluyorum vs. vs.
tatil bitti.

ertesi günü diplomayı almak üzere üniversiteme gittim.
sonrasında onu görmeye bahçelievlerdeki dekanlığa...

karşılaştık,
"aa gaba merhaba"
içimdeki ses "nöy? nerde o samimiyet?"
dışımdaki "merhaba, nasılsın? sana hediye getirdim onları vermek üzere senle görüşelim bi ara" dedim. olur dedi.
mesajlaşmalar azaldı, azaldı, azaldı.....
eskiden gülmeli kopmalı konuştuğumuz kız adeta şekil değiştirmiş, yerini soğuk buzdolabına bırakmaya başlamıştı.
bir arkadaş "1 hafta hiç konuşma bakalım noluyor" diye test et dedi.

ve inanır mısınız,
o günden beri konuşmuyoruz....

25 temmuz 2016 gecesi...
tarihine kadar hatırlıyorum
hani o "lan neredeyse sevgili olalım diyeceğim kız neden olmadı? neden cevap vermedi?? neden??" diye ağlamaya başladım. işte ilk kez hayatımda panik atak denen şeyi yaşadım. kalbim çarpıyor, nefesim daralıyor, öleceğim galiba hissi....

gece annem uyandı, bahçeye indik, adaçayı içtim anca öyle uyudum gece 3.30'du saat. saat 5'te defekasyon yapmak üzere uyandım, ama düşüncelerim nasıl kafamda dönüyor. herşey herşeye girmiş gibi.... tekrar yattım, saat 7.30. ağlamalar hala devam ediyor...

sonrasını kısa özet geçeyim: tıbbiyeli radyonun ilk müdavimi olma, tus kampını bırakma, zorunlu hizmete başlama, sözlüğe verilen ara - o esnada suçiçeği geçirme-, sözlüğe geri dönme, yeni radyocularla, insanlarla tanışma vb vb. oldu.

şimdi iyiyim sözlük - zaten biliyorsunuz nasıl olduğumu - ,
sizlerle tanışmam,
zorunlumda yaşadığım güzel deneyimler,
iç hastalıkları/ dahiliye bölümünü kazanmam - ki bu uğursuzluğumu bitiren olay olmuştur -,
vb. herşey.

son sözüm şu: "hayatınızda kendinizden önemli tek şey çocuğunuz, sonra siz, sonra diğerleri... gerisi gelip geçici..."

tusa nasıl çalışılmalı

evet sevgili yazarlar çoğumuzun tek bir derdi var: `tus`
2 defa girmiş biri olarak söyleyebilirim ki `tus` o kadar da zor bir sınav değil.
dersanelerin deneme sınavlarına bakmayın, kötü puan almanız olasıdır, çoğunlukla tamamen kitabın ucundaki bir bilgiyi sorar, ama açıklamaları da açıklayıcıdır o nedenle giriniz ya da edininiz

peki nasıl çalışmalı?
bir kere hedef koyacaksın. şu puanı alsam şuraya girerim mantığında olan yüzlerce tıbbiyeli var. bunların çoğu "ya bir yere girek de tusa bi daha çalışmayak" düşüncesiyle acil yazıyor, pediatri yazıyor, sonra da istifa ediyorlar. istifa etmezse de işini sevmeyerek yapan uzmanlar çıkıyor - genellemeyelim girdikten sonra seveni de var. böyle bir duruma düşmek istemiyorsan önce hedef koy. pratisyen kalmak istemen, doktora yapmak istemen, `usmle` e girmek istemen de bir hedeftir bunu unutma

sonra?
diyelim ki tusa çalışmaya karar verdin, istediğin bölümü de belirledin, psikolojik olarak da hazır olman gerekiyor. kafanı ferah tut, bir yanda komiteleri ya da stajları verip ya da intörnlük yapıp bir yandan tusa çalışmak zordur iyi bir kafa ister. mümkünse verdiğin stajlardaki bilgileri unutmamaya çalış, unutursan da çok önemli değil ama birkaç temel şey bilmiş ol. mesela göz stajında `prematür retinopatisi` anlatırlar, bunun mekanizmasını bilmiş ol misal. diğer bir örnek de dermatolojide `pemfigus`u anlatırlar, alt tiplerini ve mekanizmalarını bil misal.

tamam sadece bunlar mı? değil! 4. veya 5. sınıfa gelmiş olduğunda 3.sınıf ve öncesini unutmuş oluyosun ve tamamen kliniğe yöneliyorsun o nedenle senin temel bilimlere çalışman lazım, ama bir yandan da komiteleri vermeli ve ara ara kliniğe de bakmalı. hangi birini yapıcan? zor tabi ne kadar becerebiliyorsan

ilk temellerinizi oturtun. özellikle biyokimya-farmakoloji-fizyo/histo/emb-pato dörtlüsünü iyi okuyun, mekanizmaları, ne? nerede? ne işe yarar? sorularının cevabını mutlaka kitapta arayın. örnek veriyorum: ne? renin, nerede sentezlenir? jukstaglomerüler hücrede, ne işe yarar? anjiotensinojen 1 sentezini artırır gibi.
anatomi ve mikrobiyoloji biraz daha bağımsız dallar olsa da mutlaka okunmalı.

temellerinizi oturturken ara ara klinik korelasyonlarını da okuyun. zaten kliniktesiniz, temel bilimlerdeki mekanizmasıyla birleştirdiğiniz zaman hem bilginiz artar, hem de unutmazsınız.

şimdi diyeceksiniz gabapentin bunları yaptı mı? tabii ki hayır. yapmaya çalıştı mı? hayıır. neden? saksı anca 2.tusa çalışırken düştü de ondan. madem yeni başladın bu taktikleri al, elinden geldiğince yapmaya çalış, olmuyorsa zorlama kesinlikle hazır hissettiğin bir zaman olacak o zaman yapacaksın. bu hemen mezun olunca da olabilir mezuniyetten 10 sene sonra da olabilir, ama unutma bilgiler sürekli değişiyor dikkatli ol

eğer ki sıfırsanız, mümkün mertebe açıklamalı tüm tus sorularını mutlaka çözün ve açıklamalarını okuyun. açıklamalı soru kitapları edinmenizi de ayrıca tavsiye ederim ki özellikle farmakoloji için `ahmet altun`un soru kitabı tamamen tekrarlaya tekrarlaya açıklaya açıklaya farma anlatmaktadır. son girdiğim tusta büyük faydasını gördüm.

şimdilik aklıma gelenler ve edindiğim tecrübelerle bu kadarını söyleyebiliyorum,
kalın sağlıcakla, iyi çalışmalar hepinize...

tıbbiyeli sözlük sinema kulübü

saygıdeğer yazarımız, enthusiastic genco tarafından fikri atılan projedir.

her hafta bir film izlenmesi ve tartışılması amaçlanmaktadır.

eskiden yaptığımız kitap okuma etkinliğinin bir benzerini bu sefer film için yapıyoruz

ilk etkinlik olarak 24/12/2017 pazar gününe kadar andrei tarkovski'nin stalker filmini izleyeceğiz. (film seçimi hengame - güzel kızlar eklesin - tarafından yapılmıştır)



kurucu üyeler:
enthusiastic genco
hengame
habbarul
ofto
gabapentin
adını sen koy
ecaeris

üyeler:

karotis

tusa nasıl çalışılmalı

biraz kendi deneyimlerimle güncelleme yapmak istediğim yöntemlerdir.

öncelikle ben toplum sağlığı merkezi'nde çalışıyorum
bugünkü 2018 şubat tus dahil 4 kere tusa girdim,
bu arada 3.de dahiliyeyi kazandım

tus;
biliyorsan yap bilmiyorsan yapma boş bırak sınavıdır.
hoca ama 120 sorudan 60'ını emin olarak yapmışım biraz daha sıkıp ataydım???
atmayın, boş bırakın, niye?
çünkü 60 net cebinde, diyelim ki sen 60 soruyu da sıkarak yaptın ve 60'ın 10'u doğru çıkıp 50'si yanlış çıkarsa senin netin 58'e düşecek. ama yanlışlardan 10 boş bırakmış olsan yine 60 net olcak - değişmedi. bi 10 boşun daha olsa yanlışlardan 62 nete çıkacak. bu hem temelde hem klinikte geçerli. ne kadar çok net yaparsanız o kadar iyi puan alıyorsunuz. ona göre bir soruda, "ya 3 şık arasında kaldım eleyemiyorum" veya "2 şık arasındayım eleyemiyorum" durumlarında boş bırakın. sonra "lan ben bunu nasıl yanlış yaptım, öff" diye canınızı sıkarsınız, yapmayın etmeyin.

2018 şubat tus'ta da gördüğümüz üzere o farmakoloji'de artık kanser ilaçları ve antikor türevi ilaçları bilmeniz farz oldu. bilmiyorsanız dahi bi göz atın, aklınızda illa yer edinecektir. adamlar gitti ustekinumab diye bir antikoru sordu - oha ne lan bu?? diye kalıyorsunuz sonra.

temelde bilgiler çok değişmiyor,
ama klinikte müthiş bir değişim hızı var.
bu nedenle kesinlikle ve kesinlikle vaka sorularını mutlaka okuyun

klinikte;
dahiliye: bulmaca gibidir
pediatri: zordur, sendromlara vakıf olmaya çalışın ve yenidoğana özellikle ve özellikle dikkat edin
küçük stajlar: eskiden tus dersanelerinin boşladığı anestezi ve kalp damar cerrahisi dahi sorulmaya başlandı. artık bunları pas geçmiyorsunuz.
genel cerrahi: özellikle travma soruları, inguinal fıtıklar ve abdominal patolojilere çalışın.
kadın doğum: konusu çok değişmese de mutlaka gonadal bozuklukları ve doğum işlerini okuyun.

şimdi gelelim ikinci kısma: işyerinde çalışırken nasıl tusa hazırlanırım?

bakın sevgili saygıdeğer gençler,
hem iş hem tusu yürütmek zor değil, lakin kendinizi en baştaki entryde de dediğim gibi hazırlamanız gerekiyor.
şimdi işyerlerimizin çalışma saatlerini inceleyelim:

1. toplum sağlığı merkezi veya ilçe sağlık müdürlüğü: 08.00-17.00
2. acil servis, ambulans istasyonu, 112 komuta kontrol merkezi: haftada 7-8 gün 24 saat nöbet usulü çalışır.

1.grup: hayatı stabil gruptur. değerlendireceğiniz vakitler: 19.00'da akşam yemeğinden kalkıp saat 23:00'e kadar 50dk-10dk şeklinde çalışacaksınız. haftasonları ise 11:00-14:00 15:00-19:00 arası gene bu 50dk-10dk döngüsünü yapacaksınız. sınava bir ay kalınca buna 20:00-23:00'de ekleyiniz.

2.grup: sürekli nöbet, sürekli yorgunluk. 1.aşama nöbet çıkışı kahvaltınızı edip şöyle bir güzel uyuyacaksınız. 2.aşama saat 17:00 gibi kalkın 19:00'a kadar 50dk-10 dk hafif ısınma şeklinde olsun. sonra 20:00 ile 23:00 arası 50-10 döngüsü. ertesi gün nöbetiniz yoksa 1.grubun haftasonu gibi yapacaksınız. varsa nöbeti tutup yine 1.aşamayı yapacaksınız.

iki grup için:
*her hafta bir kitap bitirilmeye çalışılacak
*kesinlikle ve kesinlikle açıklamalı sorular ve deneme sınavları çözülecek
*özellikle ve özellikle klinik için açıklamalı vaka soruları çözülecek

mezuniyet sonrası dönemde tıbbiyelinin yapması gerekenler

evet tıbbiyeli mezun oldun, doktor oldun sana helal olsun

ama bilmiyorsun ki sonrasında neler olacak..

işte onu da `gabapentin` anlatacak, başlıyorum



öncelikle diplomalarınız sağlık bakanlığı'na üniversitelerinizce yollanmış oluyor

sağlık bakanlığı bu diplomaları tescilliyor ve siz ömür boyu kullanacağınız diploma tescil no'nuza kavuşmuş oluyorsunuz - amma velakin o dönemin bakanının onayı olmadığı için hadi ben devletten kaçtım özele geçtim byee yapamıyorsunuz, o onay için zorunluyu yapacaksınız.

ara not: bu arada tusa girecekler tus başvurusunu yapıyor ösym sitesinden/başvuru merkezinden

diplomaları tescillerken sağlık bakanlığı aynı zamanda isminiz `devlet hizmet yükümlülüğü kurası`na da yazılıyor

birçok fakülte haziran sonu veya temmuz başında mezun verdiğinden isminiz ağustos kurasına yazılmış oluyor - değişti; artık haziran sonu/temmuz başı mezun olanların ismi eylül kurasında oluyor; eskiden çift sayılı aylarda yapılan kuralar güvenlik soruşturması vb. sebeplerle tek aylarda yapılıyor.

ağustos başında isim listeleri açıklanıyor ve bir bakıyorsunuz aa ismim yazıyor diye. - değişti; artık eylül başında açıklanıyor

isim listelerinin yanı sıra ilan metni de açıklanıyor ve kura takvimi belli oluyor

kura takviminde münhallerin açıklanması diye bir bölüm var, bu "hangi hastanede ne kadar kadro var" onun açıklanmasıdır.

münhaller ayın 20'li tarihlerinde açıklanır ve açıklandıktan sonra tercih dönemi başlar, bu da 3-4 gün kadar sürer

bu sırada siz tercihleri nereye yapalım diye düşünürsünüz ve ona göre pbs üzerinden tercihlerinizi yaparsınız

pbs üzerinden tercihlerinizi (başvurunuzu) kesinleştirdikten sonra tercih formundan 2 nüsha çıkarıp notere onaylatmanız ve adli sicil belgenizi almanız gerekmektedir (not: adli sicil belgesi e-devletten alınabilmektedir) www.turkiye.gov.tr

bu "noter onaylı" 2 nüsha ve adli sicil belgesini kura takviminde belirtilen tarihe kadar sağlık bakanlığı'na kargo yoluyla/elden bırakmalısınız ki genel kuraya kalma şansınızı düşürmeyiniz.

bu süreçten sonra kurayı beklemeye başlıyorsunuz ve genelde ay sonunda kura çekiliyor.

kura çekildikten birkaç gün sonra tebligatlar yayınlanır ve ikamet ettiğiniz ilin dışında bir yer çıktıysa 15 gün içinde, ikamet ettiğiniz ille aynı yer çıktıysa tebligat yayınlanır yayınlanmaz işe başlamanız gerekmektedir. - değişti; artık tebligat beklemeden önce güvenlik soruşturmasına giriyorsunuz, sonra tebligat geliyor. onun haricindekiler bu maddeyle aynı.

işe başlamanız hemen hemen tus'un yapılacağı tarihten sonra olacaktır (aynı ilde başlıyorsanız önce olma ihtimali yüksektir) - artık bu ihtimal, kura tustan sonra yapılacağı için ortadan kalktı.

işe başlamadan önce kurada size çıkan yerlere götürmeniz gereken belgeler bulunmaktadır. bunların hepsi kura'nın ilan metninde açıklanmaktadır.

sonrasını da hak getire... isteyen müstafi olur (hiç çalışmadan istifa eder ama anca 1 yıl sonra tusta eğitim araştırma hastanesi yazabilir), isteyen 1-2 ay çalışıp istifa edebilir (6 ay sonraki tusta eğitim araştırma yazabilir), isteyen yerinde pratisyen olarak durabilir, tusa çalışabilir. tusu kazanan eğitim araştırmalarda çkysye; üniversite hastanelerinde zimmet sorgulamaya düşmeyi bekler veya pratisyen olarak durup hayatına devam edebilir.

2017 temmuz itibariyle yeni dönem:

ne oluyordu da sistem değişti?

yeni mezun, ağustos sonu kuraya giriyordu, eylülde tusa giriyordu, eylül ayında kurasında çıkan yere gidiyordu, tusu kazanmışsa kasım-aralık gibi çkysye düşüp hastanesine gidiyordu.

şimdi ise (bkz:76.devlet hizmet yükümlülüğü kurası)nda tescil tarihi 29.06.2017 olarak belirlendi. 30.06.2017'de mezun olanların kuraya girmesi engellendi. böylece yeni mezunlar kuraya ağustosta değil ekimde girecek.

böylelikle tusla kazanan hekim kuraya girmeyip direk tusla kazandığı kuruma gidecek. kazanamayanlar da kuraya girecek. böylelikle "aa ne ara tsmye/acile başladı da ne ara gidiyor", "öff sürekli dosya" telaşesinden kurtulmayı amaçlıyor sağlık bakanlığı.

2017 eylül güncellemesi:

enteresan bir şekilde ay başında isim listeleri açıklanmadı. en son 13'ü gibi hiç zorunlu yapmamışlar için diploma tescilleme tarihi - ki o da 20/09/2017 tarihine kadar - yayınlandı.

şahsi beklentim kura takvimi ya alışılmışın dışında olacak ya da eski haline dönecek


ayrıca erkekler için dipnot: üniversiteden ilişiği kestiğiniz gün-bir sonraki ocak ayı arasında `askerlik tecili` işlemini de yaptırmanız gerekmekte olup, bu belge zorunlu hizmete başlarken istenmektedir!

sık sorulan sorular:

1. ohal dönemindeyiz. müstafi olursam (yani hiç başlamazsam) ömür boyu memur olamaz mıyım?

hayır gayet memur olabilirsiniz. sadece 1 yıl boyunca sağlık bakanlığı'na bağlı hastanelere gidemezsiniz, ama devlet üniversitesini kazanacak kadar iyi bir puan alırsanız burada işe başlamak suretiyle memurluğa da başlayabilirsiniz.

2. peki yazdım bi yer, başladım sonra istifa ettim. ohal dönemindeyiz. yine memuriyetim yanar mı?

bu soru çok ama çok tartışmalı. eğer ki istifa metninizde 96.maddede yazan "ohalde istifa edersen memur olamazsın" ibaresi yer alırsa sıkıntılı, o zaman bir istifanızı geri çekin diye düşünmenizi öneririm. ama 94.maddeye dayanarak istifa metniniz yazılıyorsa sıkıntı olmuyor, sadece 6 ay sonra sağlık bakanlığı'na bağlı hastanelerde çalışabiliyorsunuz. bu durum kurumdan kuruma değişebiliyor.

ilk aşkınız ve hikayenizin sonu

ahhh ahhh .... dedirten başlıktır

tıp fakültesi bitirilmiş,
sıra gelmiş tusa çalışmaya...

mayıs 2016 sonları,
bir kız facebook üzerinden mesaj atar,
"ya gaba, bizim fakültede intörnlük nasıl oluyor?"
anlattım, sonra muhabbet muhabbeti açtı
"gel bir kahve içelim" dedim, olur dedi.
whatsapp üzerinden mesajlaşmalar vb. olurken
bir akşam aradı aldım, tunalı hilmi caddesi'ne gittik
önce bir bistroda yemek yiyip muhabbet ettik, sonra da starbuckstan kahvelerimizi alıp kuğulu parka oturduk çimenlerin üstüne.
kız bu arada kova burcu -annemin burcudur, hümanisttir, gezmeyi çok sever, hava grubu burçlardan olduğundan benim ikizler burcu ile iyi anlaşır.
o kadar güzel bir geceydi ki,
eve döndüğümde bir sırıtış,
anneme dedim ki hatta "ya anne, bugün hayatımın en güzel günüydü"
annem de o sevinçli halimi görünce sevindi tabi.

gel zaman git zaman mezun oldum
tatile gideceğiz, rota singapur- bangkok- hong kong
gitmeden önce seni görmek istiyorum dedim.
tamam dedi.
aldım evinden, gittik pikolet'e
sonrasında da yakınında kafes fırına geçip türk kahvesi içtik.
kafaca anlaşma mükemmel ötesi.
tamam dedim bu tam aradığım kız.

tatile gittim,
tatilde sürekli mesajlaşıyoruz, araşıyoruz.
resim yolluyorum vs. vs.
tatil bitti.

ertesi günü diplomayı almak üzere üniversiteme gittim.
sonrasında onu görmeye bahçelievlerdeki dekanlığa...

karşılaştık,
"aa gaba merhaba"
içimdeki ses "nöy? nerde o samimiyet?"
dışımdaki "merhaba, nasılsın? sana hediye getirdim onları vermek üzere senle görüşelim bi ara" dedim. olur dedi.
mesajlaşmalar azaldı, azaldı, azaldı.....
eskiden gülmeli kopmalı konuştuğumuz kız adeta şekil değiştirmiş, yerini soğuk buzdolabına bırakmaya başlamıştı.
bir arkadaş "1 hafta hiç konuşma bakalım noluyor" diye test et dedi.

ve inanır mısınız,
o günden beri konuşmuyoruz....

25 temmuz 2016 gecesi...
tarihine kadar hatırlıyorum
hani o "lan neredeyse sevgili olalım diyeceğim kız neden olmadı? neden cevap vermedi?? neden??" diye ağlamaya başladım. işte ilk kez hayatımda panik atak denen şeyi yaşadım. kalbim çarpıyor, nefesim daralıyor, öleceğim galiba hissi....

gece annem uyandı, bahçeye indik, adaçayı içtim anca öyle uyudum gece 3.30'du saat. saat 5'te defekasyon yapmak üzere uyandım, ama düşüncelerim nasıl kafamda dönüyor. herşey herşeye girmiş gibi.... tekrar yattım, saat 7.30. ağlamalar hala devam ediyor...

sonrasını kısa özet geçeyim: tıbbiyeli radyonun ilk müdavimi olma, tus kampını bırakma, zorunlu hizmete başlama, sözlüğe verilen ara - o esnada suçiçeği geçirme-, sözlüğe geri dönme, yeni radyocularla, insanlarla tanışma vb vb. oldu.

şimdi iyiyim sözlük - zaten biliyorsunuz nasıl olduğumu - ,
sizlerle tanışmam,
zorunlumda yaşadığım güzel deneyimler,
iç hastalıkları/ dahiliye bölümünü kazanmam - ki bu uğursuzluğumu bitiren olay olmuştur -,
vb. herşey.

son sözüm şu: "hayatınızda kendinizden önemli tek şey çocuğunuz, sonra siz, sonra diğerleri... gerisi gelip geçici..."

27 ağustos 2017 tıpta uzmanlık sınavı

rezerve.
bu sefer kazanıcam.

15/04/2018 itibariyle edit
tuttu. şu anda iç hastalıkları asistanlığı yapıyorum

dürüm çok ciddi

dürüm çok ciddi! yemediğimiz bir dürümün hesabını ödememek için adana kebapçılar birliği yediğin kadar öde bildirgesi çerçevesinde, dürümcünün yanlış hesabı yüzünden yazılan tüm yemeklerin (adana kebabı, şırdan, künefe vs.) parasını ödemeyeceğimizi bildirir, doğabilecek bütün zararlardan, ilgili türk ceza kanunu maddeleri gereğince kebapçı sorumludur.

bu hesabımdan başka bir hesabım olmadığını bildiriyür ve gereğinin buna göre yapılmasını tarafınıza arz ediyürüm.
18/7/2016

not: paylaşmayın, yazdırıp boynunuza asın.

tıbbiyeli sözlük sinema kulübü

saygıdeğer yazarımız, enthusiastic genco tarafından fikri atılan projedir.

her hafta bir film izlenmesi ve tartışılması amaçlanmaktadır.

eskiden yaptığımız kitap okuma etkinliğinin bir benzerini bu sefer film için yapıyoruz

ilk etkinlik olarak 24/12/2017 pazar gününe kadar andrei tarkovski'nin stalker filmini izleyeceğiz. (film seçimi hengame - güzel kızlar eklesin - tarafından yapılmıştır)



kurucu üyeler:
enthusiastic genco
hengame
habbarul
ofto
gabapentin
adını sen koy
ecaeris

üyeler:

karotis

ahmet kaya

1957 malatya doğumlu, türk halk müziği ve özgün müzik sanatçısı, şarkıcı ve besteci.
2000 yılında paris'teki evinde kalp krizi geçirerek vefat etmiştir.

(bkz: serdar ortaç) adlı japon çakmasının müzikleri mükemmel olan bu adama çatal fırlattığını da unutmayalım.

edit: burda amacım müziğn evrensel olduğunu savunmak. teröre, terör fikrine, teröriste en az sizin kadar karşıyım

yurtdışında gittiğiniz yerler

gezmek için olsun, çalışmak için olsun, eğitim için olsun bir yurtdışı maceranız olmuştur
haydi gelin bu başlıkta anlatın nerelere gittiğinizi

edit: ben bi gittiğim yerleri söyleyim sonrasında anlatırım

singapur
hong kong
macau
tayland-bangkok
hollanda-amsterdam
norveç-stavanger
yunan adaları-sakız, midilli
mozambik-maputo
fransa-paris
ingiltere-manchester
belçika-brüksel
amerika-boston, orlando, providence

seri maligncinin tespit edilmesi

beni malignleyen arkadaşı süper malignlediği için tebrik ediyorum, `helal olsun`

sözlükteki abartılan radyo olayı

merhabalar sevgili yazarlar,

öncelikle bu başlığın ilk entrysinden bazı parçaları irdelemekle başlayalım:

"öncelikle bugünkü kutlama olayını yerinde bulmakla beraber": kısmı için teşekkür ederiz. 7 ağustos'ta geçen bir konuşmamızda `tıbbiyeli radyo 30 ağustos kutlamaları` yapılsın şeklinde bir karar vermiştik ve bugün bunu da yapacağız.

"sol framede sürekli gözüken tıbbiyeli radyo basliginda hep ayni kişiler entry döşemekte": evet bunu da genellikle ben yapmaktayım çünkü sözlükteki insanlar yayının olup olmamasından haberdar değiller ve bu nedenle yazmak zorundayım. ayrıca aynı kişi yapmışsa ne olmuş?

"ben bu entryleri görünce radyoya giren bir insanim ve girdigim anda radyoda ortalama 3 4 kisi var ve bunlar hep ayni kişiler,ayni muhabbetler.": o 3-4 kişi geceleyin 8-10 kişiye ulaşıyor ki bir ara 17'leri görüyorduk. hep aynı muhabbet de dönmüyor.

evet bu kadar incelemeden sonra, şunu söylemekte fayda var:
4581 üyemiz olmasına rağmen ne yazık ki bu radyoyu gerçekten hakkıyla takip eden topu topu en fazla 10-15 kişi varız. bundan dolayı "aynı yazarları görüyorum aaa" diyorsunuz. bunun bir sebebi üyelerin çoğunun 70.dhy için gelmesi. biz, radyo ekibi olarak "hep de aynı insanlar olmasın" diye düşündüğümüzden radyoya insan çekmeye çalışıyoruz ki değişik insanlar tanıyalım, muhabbet eksilmesin. lakin bu yeni insanlar radyoda muhabbeti trollemeye geliyorsa kusura bakmasın, biz de cevabını gerektiği şekilde veriyoruz.

bu arada saygıdeğer yazarlar hepinizi radyoya bekleriz. geliniz ki hem tanışalım hem muhabbet edelim.

nisan 2017 tusunda ilk 10'un intörn olması

rezerve. yazıcam bi ara
demiştim yazıyorum.

nisan 2015 tusuyla `idiyopatik` bir şekilde intörnler de `tus`a girmeye başladı
hadi hobi olarak giriyorlardır diyordum da,
bu sene ilk 10'a girdiler yav ilk 10'a!

naptınız olm siz?
intörnlük yapmadınız mı hiç?
yoksa asistanları organize edip "yhaa ben tus derecesi düşünüyorum, boş bırakır mısaaan ağbiii/aplaaa?" mı dediniz?
bana bunun cevabını verene kadar - bakın hepsi değil - bu intörnleri doktor saymıyorum!

doktorluk öyle tusu kazanıp kıçımı rahat ettireyim değildir!
doktorluk, hastayla anlaşabilmek, onun iyiliğini istemek, onun sağlığına kavuşmasına yardımcı olmaktır,
işin sevabı da burda zaten...

valla nasıl yaptınız bilmiyorum.
belki de kıskanıyorum bilmiyorum,
ama her türlü bir doktorun o dhy kurasına girmeden doktor olduğunu düşünmüyorum buna mezun olup phd yapan müstafiler de dahil!

içerik kuralları - iletişim