gemilergelmis

Durum: 303 - 0 - 0 - 0 - 23.12.2019 22:59

Puan: 4028 -

4 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Su akar yatağını bulur...
  • /
  • 31

reddedilen erkek

genellikle kısa bir zaman sonra sevgili yapar.

twitter ve instagrama 1 ay boyunca girmemek

hiçbirini kullanmadığım için her ay başarıyla gerçekleştirdiğim uygulama.

günün sözü

" yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım. "

bir dahakine günü gününe

tıbbiyelilerin en sık başvurduğu kendini kandırma lafıdır. bu lafın gazı sınavdan çıkıp beklenilenden iyi bir not alınca hemen geçer. yok canım kendimden değil, bir arkadaşımdan biliyorum. ben hep günü gününe ve komite öncesi en az 6 tekrar. bir de hep belgesel izlerim ve jazz dinlerim.

(bkz:tamam sakin ol geçti)

entry nick uyumu

o gemi geldiği vakit bende de olacak olan uyumdur.

tıbbiyeli itiraf

yaşamak istemiyorum aslında da hala hayata tutunuyor olmamın tek bir sebebi var. hani girdiğiniz filmin ilk yarısı rezalettir de çıkmak istersiniz ya, ama belki ikinci yarısı güzeldir diye düşünüp izlersiniz yine de. işte ben de kendi hikayemin sonunu merak ediyorum. iyi şeyler olacağı umudu beni ayakta tutuyor.

tutuşmuş beraber

çok sevdiğim bir melike şahin şarkısı. bazı şarkılar vardır, çok bildiğiniz şarkıları andırır ama bir yandan da benzersizdir. bu da öyle lezzetli bir şarkı. sözlerini de yazayım:

sen yine bildiğin gülü kokla
benim çoktan günüm belli
hem annem hem babam sendin
böyle ufalanma merhem elindeydi

gelmedi elimden
dökülemedi inan dilimden
susuyorsam bir bildiğimden
sevdiğimden, gördüğümden
tutuşmuş beraber
ellerimiz yangın ezelden
gidiyorsam çok sevmekten
yanmaktan, ölmekten

bir dermanı çok görüp de
boynu büküp gittin içe sinip de
ayağımdan kaydı gitti
toprağım sendin, depremim de

hayat evren ve her şeye dair büyük sorunun cevabı

mesajlar

birini aramayı çok isteyip arayamamak

hiçbir zaman ulaşamayacağını bildiğin içindir belki de. öldüğünü kabullenmek gerek galiba...

gemiler gitmiş...
  • /
  • 31

kalp kırıklığı

başkası canımı yakana kadar
hep sana mı üzüleceğim?

tıbbiyelinin aşk hayatı



arkadaşlar nasıl sevgili yapıyosunuz ben herkesten nefret ediyorum

motto niteliğinde sözler

'hep denedin.
hep yenildin.
olsun.yine dene.
yine yenil.
daha iyi yenil'*

aşı yaptırmayan aileler

geçende aile hekimlerinin performans formlarını değerlendirirken bir baktım ki formların yarısı ailenin aşı reddi. aşılanma oranında sıkıntı yok lakin bu ülkemizde aşılanmayan bir dolu çocuk olduğu gerçeğini asla ve asla değiştirmiyor.

peki sebebi ne?

kimisi dini sebepten. neymiş hocam aşı caiz değil. allahın unuttuğu bilmem ne tarikatından subhanallah ahmet mehmet efendi hocamız elhamdülillah aşıya karşı, harammm harammm diyip allahın sevgili kulu olan çocuğa zarar veriyor - arada bir de çocuk okutuyoz diyip paraları da söğüşlüyorlar o ayrı mesele...

kimisi .. allahım gülesim geliyor. hocam içinde madde varmış çocuğu öldürürmüş. onlara şu tecrübemi aktarmak isterim: ilkokulda ortaokulda okuyan binden fazla çocuğun aşılamasını organize ettim, sadece 1 tanesinde hafif ürtiker gelişti, ona da avil yapıp dinlendirdik geçti zaten hemencecik.

kimisi daha da komik... gidiyor doktorlukla alakası olmayan birine, "çocuğuna aşı yaptırma otistik olur!" diyor o biri de neymiş içinde civa varmış! lan o zaman balık da yeme onda da var civa! işine geldi mi ama balık ye dersin ama değil mi! bu kadar aşırı saçmalık olamaz!

bakın aileler,
aşılanma, hem `dünya sağlık örgütü`nün hem de kendi `sağlık bakanlığı`mızın %100 önerdiği bir olay. başkasını dinlemeyin doktorunuzu dinleyin.

bu kadar bilimsel araştırma, bu kadar doktor boşuna söylüyor olamaz değil mi aşı yaptırın diye?

yerçekimi doğası üzerine bir düşünce deneyi



şahsım tarafından yaklaşık 3 yıl önce yapılmış bir düşünce deneyidir. şimdi yukarıdaki fotoğrafta uzay-zaman'da sabit oldukları kabul edilen ve aralarındaki mesafe 1 milyar ışık yılı olan, izdüşümü a noktasına denk gelen x gezegeni ve izdüşümü b noktasına denk gelen y gezegeni olduğunu farz edelim. x gezegeni'ni 1 saat içinde izdüşümü c noktası olan yere getirip y gezegeni'ne 30 km kadar yaklaştırıyoruz. ilk durumdaki birbirlerine uyguladıkları çekim kuvveti f1, son durumda ise f2 olsun. buraya kadar herşey tamamsa sorumuza geçelim o zaman. y gezegenine başta uygulanan f1 kuvveti ne kadar süre sonra f2 kuvvetine dönüşür? 1 saat sonra mı, yoksa 1 milyar yıldan 1 saat eksik süre sonra mı? eğer 1 saat sonra etki edecek diyorsanız o zaman evrende ışıktan daha hızlı hareket eden birşey buldunuz demektir. yok, cevabınız ikincisi ise o zaman yerçekiminin belli bir hızla hareket eden dalgalar olduğunu keşfettiniz. 2017 yılına geldiğimizde yapilan ligo deneyi ile yerçekimi dalgaları keşfedildi ve keşfeden 3 bilim insanına o senenin nobel fizik ödülü verildi.

edit: diyelim ki güneş birden çatt diye yok oldu. o zaman dünyamız 8 dakika 44 saniye elips yörüngesinde güneş hâlâ varmış gibi dönmeye devam edip sonrasında doğrusal bir şekilde uzayın derinliklerine doğru savrulur. jüpiter için ise aynı durum 45 dakika sonra meydana gelir.

edit 2: kurgusu yanlış olmayan deneydir. etryde mesafe olan "1 milyar ışık yılı" ifadesi değil, süre olan "1 milyar yıl" ifadesi kullanılmıştır. "1 milyar ışık yılı" ifadesi şekildeki iki gezegen arasında ilk durumdaki mesafeyi göstermektedir.

final sonrası elin ayağa dolaşma sendromu

finalden çıkılmış, üzerindeki yük atılmıştır. yüzlerce sayfalık notlar, binlerce sayfalık slaytlar kenarı ayrılmaya hazırdır artık. sonra cevap anahtarları yayınlanır, sınıf grubuna fotoğraflar gelir ve hemen acele acele kontrol edilmeye başlanır. zaten sınav oldukça iyi geçmiştir, bir sıkıntı olmayacağı zannıyla yanlışlar sayılmaya başlanır: istatistik 3y, biyofizik 5, fizyo 20 oh baraj yememişim kılpayı. mikro 10, biyokimya 7 iyi birkaç soru çıkmış bari sormuş. anatomi 28 y. kaç çıktı dur yanlış hesapladım herhalde. 1, 2, 3 ... 15, 16, 17... 29 !?!
baraj yenilmiştir ve her bir yanlışta ikişer ikişer alınması gereken notun altına düşülmüştür. telaşla tüm dersler en baştan hesaplanır. büyük bir dikkatle en ince noktasına kadar hesap tamamlanır ve geçme notuna erişilememiştir. işte sendrom en büyük semptomlarını bu süre zarfında verecektir. finale çalıştığı saatler, haftalar gözünün önünden geçer. bir yandan yüzlerce sayfayı tam kenarı ayıracakken birden devasa bir dağ gibi karşısına dikilmesinin verdiği çökmüşlük, bir yandan ne yapılması gerektiğinin onulmaz kaygısı...
oysa uçak bileti çok önceden alınmış, memlekete doğru yola çıkılmıştır bile. sınıfı geçmiş olmanın rüya gibi olan sevinci tam olarak kursağında kalmıştır. o rüya sadece birkaç hafta ertelendi gözüyle bakıp kabulleniş evresine geçilmelidir, zira orada rüyaların daha da fazla ertelenebileceğini söyleyen bir tıp fakültesi durmaktadır.

tıbbiyeli itiraf

ben de düştüm ama düşerken başka dallara tutunmaya çalışmadım; canım acıdı evet fakat düştüğüm dalı bile kırılmasın diye bıraktım.

haber bülteni klişeleri

-kansere çare bulundu...

onkolog hocamızla kantindeyken aç aç aç sesi aç diye bağırarak bizi güldürmesi..

show tv sağolsun.

yazarların tıbbiyeli sözlükte yazma sebepleri

bir yerlerde bir iz bırakabilmiş olmanın verdiği his.

içinizi dökme defteri

her gece uyumadan önce yaptığım aktivitelerden biri diş fırçalamak ise diğeri dua etmek. bir kaç gün önce yine duamı ederken bir an durdum, düşündüm ve, “benim şu zamana kadar hiç bir duam kabul olmadı ki” dedim. bunu o an sesli söylemek o kadar koydu ki bana. içimi bir hüzün kapladı. bir çaresizlik. ve o çaresizliği her zaman yaşıyor olmama rağmen allah’tan beklentimin olması biraz olsun hafifletiyormuş meğer çaresizliğimi... o an bu gerçekle de yüzleşince iyice ortada kalmışım hissi yarattı bende. kendimi yolunu kaybetmiş, bu zamana kadar bulamamış ve hala daha bulamayacakmış gibi hissediyorum.. çok acı.

Toplam entry sayısı: 303

günün sözü

" yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım. "

sevgilisiz yaşayabilen insan

etrafımızdaki pek çok insandır. kimi sevgiye muhtaçken böyledir, kimiyse sevmeye küsmüşken. kimi kendince yolunda ilerlediği için böyledir, kimiyse bu işlere enerjisi olmadığı için.
herkesin sebebi farklıdır bu konuda ancak tolstoy'un insan ne ile yaşar ? kitabında da belirttiği gibi değişmeyen tek bir gerçek vardır. insan sevgisiz yaşayamaz. her yol sevgiye çıkar aslında bu bakımdan.
ama ben sevgilisiz değilim, bir sevgilim var. fakat onun bundan haberi yok...

gerçekleştiremediğiniz hayalleriniz

" hayallerin ne kadar büyük olursa hayal kırıklığı da o kadar gürültülü olur."

beynine bir kez hava değmeye görsün

bu güne kadar bu başlığın açılmamasından dolayı şaşırtan kitap adıdır. tübitak popüler bilim kitaplarının türkçesini yayınladığı eski bir amerikalı nöroşirurjiyen(bilmeyen de olabilir beyin cerrahı) frank vertosick'in kliniğe başladığından itibaren uzman doktorluğa kadarki eğitimini hikayelerle anlattığı bir eserdir. ben hep beyin ve sinir cerrahisi okumak istemişimdir o yüzden ayrı bir ilgi çekici gelmişti bana . kitabın olayı genel olarak kurtarılan değil kaybedilen hayatları anlatmasıdır.

---spoiler---
rebecca'nın hikayesine her yürek dayanmaz
---spoiler---

bazı zor sorular

necmettin erbakan

türk siyasi tarihinin en iyi lideridir. aslında mühendis olmasına rağmen mehmet zahit kotku hocaefendinin yönlendirmesiyle siyasete atılmıştır. milli görüş'ün başını çeken adamdır. açık konuşmak gerekirse ben günümüzde erdoğandan daha iyi bir lider göremiyorum o yüzden eleştirmek istemiyorum fakat erbakan hoca bütün liderlerimizin aksine amerikadan,siyonizmden korkmamış; emperyalist dünyayı ifşa etmek için haykırmıştır. ağır sanayi hamleleriyle, havuz sistemiyle, d 8 ile bu güçlere kafa tutabilecek , onları korkutan hamleler yapmıştır. aynı zamanda ezelden beri fetullah gülene kimsenin güvenmemesi gerektiğini söylemiş hatta türk okullarının açılmasına izin vermemiştir. ama bülent ecevit sağolsun imzayı atmıştır. bu kadar büyük hamlelere karşı amerikanın nasıl tutuştuğunu şu sayfadaki deşifre edilen mektup ile görebiliyoruz. sonuç mu ? 3 darbe.

beynine bir kez hava değmeye görsün

bu güne kadar bu başlığın açılmamasından dolayı şaşırtan kitap adıdır. tübitak popüler bilim kitaplarının türkçesini yayınladığı eski bir amerikalı nöroşirurjiyen(bilmeyen de olabilir beyin cerrahı) frank vertosick'in kliniğe başladığından itibaren uzman doktorluğa kadarki eğitimini hikayelerle anlattığı bir eserdir. ben hep beyin ve sinir cerrahisi okumak istemişimdir o yüzden ayrı bir ilgi çekici gelmişti bana . kitabın olayı genel olarak kurtarılan değil kaybedilen hayatları anlatmasıdır.

---spoiler---
rebecca'nın hikayesine her yürek dayanmaz
---spoiler---

bazı zor sorular

alınan en güzel iltifat

adımla seslenilmesi. hayır o kadar yalnız değilim. yo ağlamıyorum gözüme hüzün kaçtı...

yazarların nick hikayeleri


en büyük hayalim bu sahnedeki gibi o gün geldiğinde, beklediğim gemi geldiğinde, hatta beklediğim gemilerin hepsi geldiğinde ben de "gemiler gelmiş" demek istiyorum. böyle heyecanla, ne yapacağını bilemez ama sevinçten ağlayacak şekilde. nickim en büyük hayalim olsun istedim.

necmettin erbakan

insanları yaftalamaktan zevk alanların da yorum yapabildiğini gösteren başlık

cin

var olan şeydir. müslüman olup da cin yoktur diyenlere şaşarım. eğer gönderilen son kitaba inanıyorsanız cin taifesinin varlığını inkar etmeniz çok sıkıntılıdır. zira kur'an-ı kerim'de cinlerin var olduğundan bahsedilmiştir. yoktur diyip allah sözünü inkar etmekten yine o'na sığınırım.

necmettin erbakan

türk siyasi tarihinin en iyi lideridir. aslında mühendis olmasına rağmen mehmet zahit kotku hocaefendinin yönlendirmesiyle siyasete atılmıştır. milli görüş'ün başını çeken adamdır. açık konuşmak gerekirse ben günümüzde erdoğandan daha iyi bir lider göremiyorum o yüzden eleştirmek istemiyorum fakat erbakan hoca bütün liderlerimizin aksine amerikadan,siyonizmden korkmamış; emperyalist dünyayı ifşa etmek için haykırmıştır. ağır sanayi hamleleriyle, havuz sistemiyle, d 8 ile bu güçlere kafa tutabilecek , onları korkutan hamleler yapmıştır. aynı zamanda ezelden beri fetullah gülene kimsenin güvenmemesi gerektiğini söylemiş hatta türk okullarının açılmasına izin vermemiştir. ama bülent ecevit sağolsun imzayı atmıştır. bu kadar büyük hamlelere karşı amerikanın nasıl tutuştuğunu şu sayfadaki deşifre edilen mektup ile görebiliyoruz. sonuç mu ? 3 darbe.

şehirlerarası otobüs yolculuğu klişeleri

"yolculuk nereye" ve "memleket nere" diye sorarak muhabbet açmaya çalışan insanlar. otobüsün istikameti belli sonuçta değil mi ?

yaran tıbbiyeli sözlük başlıkları

henüz rastlamadığımdır. bu başlık bana bir an şunu çağrıştırdı korktum . swh
(bkz: yaran entryler)

içerik kuralları - iletişim