gemilergelmis

Durum: 286 - 2 - 1 - 0 - 13.06.2019 11:53

Puan: 3644 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Su akar yatağını bulur...
  • /
  • 29

ketçap mayonez olsun mu

dota 2

7.22 güncellemesi ile her heroya bir aghanimin geldiği oyundur. ütopya gerçek oldu. tişikkirlir icefrog

not: artık pudgespor ve 4 k değil , dota plus 25 lvl invoker ve 5 k oldum.

üstteki yazarın nickinin düşündürdüğü

hayali tus kazanmak olan ama kabuslarında tus sonucunu gören bir garip pratisyen.

procrastination

bir yazar açtığın başlığa yeni bir entry girdi

yıkık bünyelerde anlık mutluluğa sebep olabilen bildirim. bir arkadaşım ekolünden bildiriyorum.

sözlükte kimsenin oy kullanmaması

toplu verilen oylarda tıbbiyepuan kazanmak gibi çeşitli kampanyalar yapılırsa üstesinden gelineceğine inandığım problem.

komiteden çıkınca kaç alacağını bilmek

nasıl bir şey olduğunu hayal bile edemediğim yetenek. bakıyorum el alem üç aşağı beş yukarı kaç alacağını biliyor mis gibi. bana gelip " gemilergelmis sınavda ne yaptın ? " diye sorduklarında bir köşeye çekilip ağlamaya başlıyorum. bu soru benim için " biz şimdi neyiz ? " sorusundan daha zor .
ne zaman bir sınavdan iyi alacağımı söylesem beklediğim notun yarısını görüyorum listede. iyi beklemek de öyle yüzeysel bir şey değil ha. genelde sınavımı erken bitirip tek tek emin olduklarımı, üç şık elediklerimi, tamamen salladıklarımı hesaplarım. formülüm şudur: emin olduklarım + iki şık arasında kaldıklarım*2/5 + tamamen salladıklarım*1/10 = tahminen alacağım puan. eşittir koydum oraya da resmen yalan bu formül.
ben üniversite sınavında fizikte 30 sorunun 17 sini emin olarak yapıp 13 tanesini sallayıp 18 fizik doğrusu yapan adamım, ne bekliyorsam. işte yukarıdaki formülde de ya benim emin olduğum her şey yanlış (hayatta genelde böyle ama karıştırmayın orayı), ya da 10 da 1 ihtimalle bile doğru şıkkı bulamıyorum. matematik bilimini beni incelemeye davet ediyorum.
" kanka doğrularımı hesapladım 70 geliyo kesin "
-35 aldı-

yazarların sevmediği huyları

iyi kalpli olmak. başıma ne gelirse hep insanların iyiliğini kendi iyiliğim kadar düşündüğümden geliyor. bu özelliğimden memnunum ama paramparça olan kalbim pek öyle düşünmüyor.

aşk acısı

yanlış bir kelimedir. çünkü türkçe'de aynı anlama sahip iki sözcük yan yana kullanılamaz.

günah keçisi

hep haklı olmak zorunda olan insanların yanında bulundurması gereken şeydir. bu bazen bir insandır; bazen bir olay, bazense bir cansız varlık ama çoğunlukla benim. insanlar kırılmasın diye pek ses etmeyen biriyseniz bu sıfata layık olmanız çok uzak değil. yok yok bi arkadaştan biliyorum. ben hep haklıyım çünkü.

velhasılkelam her insan inatçı olduğu için keçi olmayabilir. kimisi inat etmeyip sustuğundan keçidir belki de.
esen kalın... -darıca hayvanat bahçesi damızlık hayvanlar bölümü müdürlüğü
  • /
  • 29

final sonrası elin ayağa dolaşma sendromu

finalden çıkılmış, üzerindeki yük atılmıştır. yüzlerce sayfalık notlar, binlerce sayfalık slaytlar kenarı ayrılmaya hazırdır artık. sonra cevap anahtarları yayınlanır, sınıf grubuna fotoğraflar gelir ve hemen acele acele kontrol edilmeye başlanır. zaten sınav oldukça iyi geçmiştir, bir sıkıntı olmayacağı zannıyla yanlışlar sayılmaya başlanır: istatistik 3y, biyofizik 5, fizyo 20 oh baraj yememişim kılpayı. mikro 10, biyokimya 7 iyi birkaç soru çıkmış bari sormuş. anatomi 28 y. kaç çıktı dur yanlış hesapladım herhalde. 1, 2, 3 ... 15, 16, 17... 29 !?!
baraj yenilmiştir ve her bir yanlışta ikişer ikişer alınması gereken notun altına düşülmüştür. telaşla tüm dersler en baştan hesaplanır. büyük bir dikkatle en ince noktasına kadar hesap tamamlanır ve geçme notuna erişilememiştir. işte sendrom en büyük semptomlarını bu süre zarfında verecektir. finale çalıştığı saatler, haftalar gözünün önünden geçer. bir yandan yüzlerce sayfayı tam kenarı ayıracakken birden devasa bir dağ gibi karşısına dikilmesinin verdiği çökmüşlük, bir yandan ne yapılması gerektiğinin onulmaz kaygısı...
oysa uçak bileti çok önceden alınmış, memlekete doğru yola çıkılmıştır bile. sınıfı geçmiş olmanın rüya gibi olan sevinci tam olarak kursağında kalmıştır. o rüya sadece birkaç hafta ertelendi gözüyle bakıp kabulleniş evresine geçilmelidir, zira orada rüyaların daha da fazla ertelenebileceğini söyleyen bir tıp fakültesi durmaktadır.

tıbbiyeli itiraf

ben de düştüm ama düşerken başka dallara tutunmaya çalışmadım; canım acıdı evet fakat düştüğüm dalı bile kırılmasın diye bıraktım.

haber bülteni klişeleri

-kansere çare bulundu...

onkolog hocamızla kantindeyken aç aç aç sesi aç diye bağırarak bizi güldürmesi..

show tv sağolsun.

yazarların tıbbiyeli sözlükte yazma sebepleri

bir yerlerde bir iz bırakabilmiş olmanın verdiği his.

içinizi dökme defteri

her gece uyumadan önce yaptığım aktivitelerden biri diş fırçalamak ise diğeri dua etmek. bir kaç gün önce yine duamı ederken bir an durdum, düşündüm ve, “benim şu zamana kadar hiç bir duam kabul olmadı ki” dedim. bunu o an sesli söylemek o kadar koydu ki bana. içimi bir hüzün kapladı. bir çaresizlik. ve o çaresizliği her zaman yaşıyor olmama rağmen allah’tan beklentimin olması biraz olsun hafifletiyormuş meğer çaresizliğimi... o an bu gerçekle de yüzleşince iyice ortada kalmışım hissi yarattı bende. kendimi yolunu kaybetmiş, bu zamana kadar bulamamış ve hala daha bulamayacakmış gibi hissediyorum.. çok acı.

patatesle dünyayı aydınlatmak

patatesten cips, kumpir, kızartma vb. yapılmasından daha az dikkatimi çeken durumdur. mesela benim bi patatesim olsa ve yemek-aydınlanmak olmak üzere iki seçeneğim olsa ben o patatesi karanlıkta yerim..üzgünüm bilim, seni yerim..

anamnez

sinsice gunluk hayatimin bir parcasi haline gelmeyi başaran beni hayattan sogutan sey.
arkadasim :artik ahmetle eskisi gibi degiliz
ben : ilk ne zaman fark ettin bu durumu . ne zamandir boylesiniz . bu duygu sende ara ara mi oluyor yoksa her gun var mi. ne zaman siddetleniyor .onceden yapmis oldugunuz bi tartisma kavga var mi gibi sorulari sorasim geliyor ama tabiki de durduruyorum kendimi ve duzelirsiniz diyip gecistiriyorum en sonunda

her şeyin üst üste gelmesi

çoğunlukla başıma gelen durumdur. hatta bu kötü olayları listeleyip aralarında hangisi en kötü yarışması yapmıştım bi defa, hepsi kazandı çünkü her biri farklı kategorilerde en kötü durumlardı.son 3 yıldır falan bitmiyor bu hâl, ohal bitti buhal bitmiyor sözlük deliricem*

golden state warriors

hakkında girilen son entry umarım trolldur dediğim basketbol takımı. üçlük atmak dışında bir şey yapmıyorlar diyen adamın basketbol bilgisi ve izlediğini anlama miktarı sınırlıdır. üçlük pozisyonlarını en rahat şekilde bulabilmek için sahadaki beş oyuncusu da her hücumda topsuz alanda set oyunlarıyla inanılmaz efor sarf etmektedirler. bu da takım oyununu gösteren en önemli şeylerden biridir.

gelelim ikilik sayılara; san antonio'dan bir tık aşağı top dağıtımı ile çoğu set oyununda rahat bir şekilde boyalı alandan sayı buluyorlar. oyun sıkışırsa veya adam savunmasına geçerse rakip anca o zaman isolation oynayarak sayı buluyorlar ki bunu da kevin durant okc'den kalma alışkanlıkla her maç yapıyor.

steve kerr'un yönettiği takıma sadece üçlük atıyorlar demek ile arabası olmayıp, arkası yamalı pantolon giyerken "yol yabdılar" demek kadar troll bir söylem. açıkçası bunca yıldır en iyi takım oyununu oynayan warriors kevin durant'ın gelmesiyle seyir zevkini azaltmış bir basketbol oynuyor son iki yıldır. playofflar başladığından beri sakat veya riske edilmeyen stephen curry nihayet batı finalinde randımanlı oynamaya başladı ve sıkıcı kevin durant isolationlarını izlemekten az da olsa bizi kurtardı(merhaba benim adım kevin durant. isolation oynucam).
yine üçlük konusundan bahsetmek gerekirse şuan batı finalinde karşılaştıkları houston rockets bu sezon warriors'tan daha fazla üç sayılık atış deneyip, daha fazla üç sayı isabeti bulmuştur. ayrıca her pozisyon faul kovalayan ve isolation manyağı james harden'ın oyunu bence çok daha sıkıcı.

yine gelelim takım oyunu konusuna; hücum kadar defans da takım oyunudur. çünkü; p&r, ters eşleşme, dış atış savunması,aan savunması, boyalı alan savunması..vs vs tek başına başarılabilecek savunmalar değil. hızlı ayaklar, defansif set, topa baskı, perdelemeye mümkün olduğunca az takılmak başarılı savunma için gereken şeyler. yine golden state warriors'a defansif açıdan baktığımızda bu sezonu en iyi 2.defansif takım olarak tamamlamışlar. bu geçtiğimiz 3-4 sezonda da böyleydi. yani adamlar hem hücumda hem defansta "takım oyunu" oynuyorlar ve en güzeli bundan zevk alıyorlar.

nihayetinde golden state warriors bir devrimcidir. yılların oyununu dinamik ve çok dış atışlı small balla çevirmiştir. tıpkı michael jordan'ın 80 ve 90lı yıllarda uzun boyalı alan oyuncularının hegemonyasını kırarak basketbolu şutör ve atletik guardların oyununa çevirmesi gibi.
golden state warriors'un bu oyun stilinin antisi çıkana kadar bu ligde warriors'un borusu ötecek veya takımlar bu oyuna ayak uydurmak zorunda kalacak gibi. zaten anti warriors stili çıktığında nba'de tekrar yeni bir basketbol dönemi ortaya çıkacak.

daha fazla yazabilirdim ama özetle bu şekilde. ben de çok uzun entryleri okumuyorum gözlere yazık.*

divan edebiyatı gibi konuşan tip

ah uh ıh ih gibi ibtidai kıt bir dağarcıkla konuşanlara dert olmuştur.

Toplam entry sayısı: 286

gerçekleştiremediğiniz hayalleriniz

" hayallerin ne kadar büyük olursa hayal kırıklığı da o kadar gürültülü olur."

beynine bir kez hava değmeye görsün

bu güne kadar bu başlığın açılmamasından dolayı şaşırtan kitap adıdır. tübitak popüler bilim kitaplarının türkçesini yayınladığı eski bir amerikalı nöroşirurjiyen(bilmeyen de olabilir beyin cerrahı) frank vertosick'in kliniğe başladığından itibaren uzman doktorluğa kadarki eğitimini hikayelerle anlattığı bir eserdir. ben hep beyin ve sinir cerrahisi okumak istemişimdir o yüzden ayrı bir ilgi çekici gelmişti bana . kitabın olayı genel olarak kurtarılan değil kaybedilen hayatları anlatmasıdır.

---spoiler---
rebecca'nın hikayesine her yürek dayanmaz
---spoiler---

bazı zor sorular

ezan

"minareleri ezansız bırakma allahım"

iftar topu

belli bir yaşa kadar ciddi ciddi bir güllenin atıldığını zannettiğim, hatta " acaba ne tarafa doğru atıyolar " diye gözlemlemeyi düşündüğüm ramazan diyince ilk akla gelen ögelerden biri. iftar vaktinin geldiğini haber verir. günümüze kadar kaybolmamış geleneklerimizden yalnızca birisidir.

necmettin erbakan

türk siyasi tarihinin en iyi lideridir. aslında mühendis olmasına rağmen mehmet zahit kotku hocaefendinin yönlendirmesiyle siyasete atılmıştır. milli görüş'ün başını çeken adamdır. açık konuşmak gerekirse ben günümüzde erdoğandan daha iyi bir lider göremiyorum o yüzden eleştirmek istemiyorum fakat erbakan hoca bütün liderlerimizin aksine amerikadan,siyonizmden korkmamış; emperyalist dünyayı ifşa etmek için haykırmıştır. ağır sanayi hamleleriyle, havuz sistemiyle, d 8 ile bu güçlere kafa tutabilecek , onları korkutan hamleler yapmıştır. aynı zamanda ezelden beri fetullah gülene kimsenin güvenmemesi gerektiğini söylemiş hatta türk okullarının açılmasına izin vermemiştir. ama bülent ecevit sağolsun imzayı atmıştır. bu kadar büyük hamlelere karşı amerikanın nasıl tutuştuğunu şu sayfadaki deşifre edilen mektup ile görebiliyoruz. sonuç mu ? 3 darbe.

beynine bir kez hava değmeye görsün

bu güne kadar bu başlığın açılmamasından dolayı şaşırtan kitap adıdır. tübitak popüler bilim kitaplarının türkçesini yayınladığı eski bir amerikalı nöroşirurjiyen(bilmeyen de olabilir beyin cerrahı) frank vertosick'in kliniğe başladığından itibaren uzman doktorluğa kadarki eğitimini hikayelerle anlattığı bir eserdir. ben hep beyin ve sinir cerrahisi okumak istemişimdir o yüzden ayrı bir ilgi çekici gelmişti bana . kitabın olayı genel olarak kurtarılan değil kaybedilen hayatları anlatmasıdır.

---spoiler---
rebecca'nın hikayesine her yürek dayanmaz
---spoiler---

bazı zor sorular

yazarların nick hikayeleri


en büyük hayalim bu sahnedeki gibi o gün geldiğinde, beklediğim gemi geldiğinde, hatta beklediğim gemilerin hepsi geldiğinde ben de "gemiler gelmiş" demek istiyorum. böyle heyecanla, ne yapacağını bilemez ama sevinçten ağlayacak şekilde. nickim en büyük hayalim olsun istedim.

gerçekleştiremediğiniz hayalleriniz

" hayallerin ne kadar büyük olursa hayal kırıklığı da o kadar gürültülü olur."

necmettin erbakan

insanları yaftalamaktan zevk alanların da yorum yapabildiğini gösteren başlık

cin

var olan şeydir. müslüman olup da cin yoktur diyenlere şaşarım. eğer gönderilen son kitaba inanıyorsanız cin taifesinin varlığını inkar etmeniz çok sıkıntılıdır. zira kur'an-ı kerim'de cinlerin var olduğundan bahsedilmiştir. yoktur diyip allah sözünü inkar etmekten yine o'na sığınırım.

necmettin erbakan

türk siyasi tarihinin en iyi lideridir. aslında mühendis olmasına rağmen mehmet zahit kotku hocaefendinin yönlendirmesiyle siyasete atılmıştır. milli görüş'ün başını çeken adamdır. açık konuşmak gerekirse ben günümüzde erdoğandan daha iyi bir lider göremiyorum o yüzden eleştirmek istemiyorum fakat erbakan hoca bütün liderlerimizin aksine amerikadan,siyonizmden korkmamış; emperyalist dünyayı ifşa etmek için haykırmıştır. ağır sanayi hamleleriyle, havuz sistemiyle, d 8 ile bu güçlere kafa tutabilecek , onları korkutan hamleler yapmıştır. aynı zamanda ezelden beri fetullah gülene kimsenin güvenmemesi gerektiğini söylemiş hatta türk okullarının açılmasına izin vermemiştir. ama bülent ecevit sağolsun imzayı atmıştır. bu kadar büyük hamlelere karşı amerikanın nasıl tutuştuğunu şu sayfadaki deşifre edilen mektup ile görebiliyoruz. sonuç mu ? 3 darbe.

yaran tıbbiyeli sözlük başlıkları

henüz rastlamadığımdır. bu başlık bana bir an şunu çağrıştırdı korktum . swh
(bkz: yaran entryler)

edit:imla

primeri bilinmeyen metastatik kanser hücresi. adeta bir veba. bir salgın.

yıl 2017 hala daha bundan var arkadaş. ben anlamadım ki bu işi. hayır yani kimisi de tek kelimelik entry'i imla diyerek editlemiş. herkesin egolar tavan olmuş internet aleminde. herkes sizin yazdığınızı okuyo, editlerinizi saniyesi saniyesine takip ediyo falan mı sandınız ? hepinize bravo beee

edit:imla

içerik kuralları - iletişim