habbarul

Durum: 2555 - 90 - 17 - 2 - 18.06.2019 20:59

Puan: 30608 -

3 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yönetici.

Mother of parakeets
  • /
  • 256

kapçık ağızlı riki

telegram grubuna attığı fotoğraflar gibi sözlüğümüzü de binbir renge boyayan bir yazar. bütün yolları ve düşüşleri ezberlememiş olsun.

hayatta neden bazı insanların payına daha fazla acı düşer

o bağzıları sizseniz bunu sürekli sormaktan kendinizi alamazsınız. galiba direncimi sınıyor hayat. gerçekten güçlü bir insan olduğumu tekrar tekrar anlıyorum.

hiçbir zaman şımarık veya sorumsuz biri olmadım. şikayet ettiysem de gelen dertleri hep omuzladım. celladıma gülümser gibi söylüyorum: daha bitmedim.

silivri soğuktur şimdi

sosyal medya ahalisinin diline pelesenk olmuş, memleketin son yıllardaki halinin özetidir. normalleşmeye her zamankinden çok ihtiyacımız var.

ismail

cin gibi çocuk bizim ismail.

intihar etmek

direncimin yüksekliği , geleceğe dair hala umudum olması veya yalnızca korkaklık sebebiyle hiçbir zaman ciddi olarak düşünmediğim eylem.

düşüneni patolojik olarak nitelemeden önce bize dayatılan sistemin ne kadar patolojik olduğunu, intihar etmemek için din gibi uyuşturucu faktörlere gereksinim duyan bir dünya düzeni olduğunu irdelemek gerekiyor.

en son bayram ziyaretine gittiğimde, asgari ücretle günde 12 saate yakın çalışan, iki haftada yalnızca bir gün tatili olan kuzenimle konuştum. geleceğe dair hiç umudu yok. eşek gibi 65 yaşına kadar çalışıp emekli olacağı güne kadar dayanıp dayanmayacağını bile bilmiyor. bu adam intihar etmiyor diye her şey yolunda oluyor ama "hayata dair inancım kalmadı, hayatıma son vermek istiyorum" dese patolojik vaka mı oluyor?

ekrem imamoğlu

aylardır hakkını elinden alanlara karşı sinir harbi veren başkan. başkası olsa defalarca kendini kaybederdi ama soğukkanlılığını hala koruyor. maşallah dediğim üç gün yaşıyor ama şu isoya rağmen açık oturumu sakin atlatmasını umarım.

binali yıldırım

kişisel olarak sempati beslemekten kendimi alamadığım siyasetçidir. bakan olmuş, başbakan olmuş, meclis başkanı olmuş adamın belediye başkanlığı kavgasına sürülmesine üzülmemek elde degil. hadi diyelim gönül işi, gönül belediyeciliği vs ama kendisi de pek gönüllü gibi değil hani.

16 haziran 2019 imamoğlu-yıldırım canlı yayını

fikir sahibi ve tarafsız bir isim olarak moderasyonu didem arslan yılmaz'ın hak ettiği, feraset sahibi uğur dündar'ın geri çevirdiği, isonun** kaptığı yayındır. gecenin sürprizi tabi ki ismayilden gelecektir hadi bakalım.

mesaj atmak yerine aramak

mesajın bokunu çıkardıkça tadını daha çok alacağınız güçlü bir iletişim yöntemidir. görüntülü aramayı saymıyorum o stalker işi.*

çevrimiçi olup yazmayan sevgili

ekşideki stalker tayfanın sayfalarca ağlayıp delirmesine sebep olan işinde gücünde normal bir insandır. ve de normal bir sevgili.
  • /
  • 256
  • /
  • 68

silivri soğuktur şimdi


ismail


mesaj atmak yerine aramak


çevrimiçi olup yazmayan sevgili


hacek


timus


hak ettiği değeri görmemiş entryler


ne dedin sen


ansızın gelen sataşma isteği


biri bizi gözetliyor


  • /
  • 68

habbarul

bu aralar sözlükte aktif olarak gördüğüm bir moderatör arkadaşımızdır.

acı ve korkuların gelgitli dalgalarını gördüğünde bile ayaklarını bu dalgalardan kaçırmak istemez. sürüklenmeyi ve dalganın kendisini nereye götüreceğini merak eder.
içindeki bir savaşçının serbest kaldığını hisseder. bu da kendisini durdurulamaz cesur biri yapar.

hayatta neden bazı insanların payına daha fazla acı düşer

nedenini bilmiyorum. ama şu kadarını söyleyim ki: ben de bitmedim!

muhammed mursi

öldükten sonra ancak yaşadığı zamandaki eylemleri hakkında konuşabileceğimiz kişi, siyasetçidir.
biraz daha derince inceleyelim.
mursi, önce arap dünyası'nı baştan başa saran ve sonra diğer ülkelere yayılan gün geçtikçe daha çok ülke tarafından terörist grup olarak tanınmış bulunan ve pek çok ülkede soruşturma geçiren "müslüman kardeşler" adlı örgütün üyesidir. bu örgütü detaylı olarak okursanız basitçe "de facto" amacı ise faaliyet gösterdiği ülkeleri orta çağın karanlığına boğmaktır.
arap devletlerinin başlarında ülkelerini bir tutmaya çalışan liderlere karşı başlatılan sözde arap baharı sonucu iktidara gelen muhammed mursi, ayrıca 1993 dünya ticaret merkezi'nin bombalanması olayına karışan omar abdel- rahman'ın salıverilmesi için uğraşmıştır.
mısır cumhurbaşkanı'nın yetkilerini belirleyen ve sınırlama getiren kanunları bir bir yürürlükten kaldıran mursi, halkına rağmen mısır'da teokratik totalitaryen bir rejim kurmak peşine düşmüştür. bu sevdası pek çok uluslararası bağımsız haber ajansı tarafından "islamist darbe" olarak nitelendirilmiştir.
dolayısıyla herkesten ricam bir kişiyi övecekseniz de, yerecekseniz de ilk önce kim olduğuna, eylemlerine bir bakın. kraldan çok kralcı olmayın.

tıbbiyeli itiraf

sanırım sene içi yeterince çalışmadım. son komitelerde notlarımı yükseltsem de finalden (birkaç saat sonra) 64 almam gerekiyor. çıkmış bakmaya ve hızlıca mikro okumaya devam edeceğim. büte de kalmam çok olası. umarım bu giriyi “yeee büte kalmadım!!” diye güncellerim.

çıkmış soracak hocanın ölmesi

öğrencilerin saçma bencillikleriyle bir insanın vefatını karşılaştırma gafletinde bulunabilmesini gösteren başlık.

konuşmak için tarihi 3 sahsiyet seçmek

-17 yıl sonraki hâlim.
-25 yıl sonraki hâlim.
-37 yıl sonraki hâlim.

bu hâllerim belki var olmayacaklar. benim için tarihi olacakları kesin ancak dünya için tarihi olup olmayacakları kesin değil. geçmişte yaşamış kişilerle konuşmak istemek bana çoğunlukla tutarsız görünüyor. eminim ki tarihi görülen kişilerin çoğuyla aynı evde yaşamaya dayanamazdınız. onlarla konuşmayı istersem, onlarla konuşmayı seçme sebebim olan eserleri ve etkilerini incelerim. ardında bıraktıkları neyse onlara bakarım. yani onlarla konuşmayı şansım ölseler bile var. ancak gelecekteki hâllerimle konuşma şansını elde edip edemeyeceğim hiç belli değil. bunu hedeflemeye değer. en iyi kendimi tanıdığım ve kendime ancak kendim katlanabileceğim için ve en çok fayda alacağım konuşmaları kendimle yapabileceğim için gelecekteki hâllerimi seçtim.

 spoiler!
egoist miyim? evet. ancak bu kötü bir şey değil, hepimiz egoistiz. başkalarını severken bile. sizin için uygun olmayan, sizin kötülüğünüze olan birini neden sevesiniz? -tabii sevdiğinden zarar görenler de var ancak seven kişinin tarafından bakıldığında katlanılabilir demek ki. bu da demektir ki fayda zarardan daha çok o kişi için veya öyle zannediyor.-

silivri soğuktur şimdi

söyleyecek çok şey var ama aptal değilim anlamındaki söz öbeği.

(bkz:memlekette bir tek silivri mi var)
(bkz:cezaevleri esas yazın çekilmez mahkumlar cilt lezyonlarıyla dolar)
(bkz:korkak değilsiniz akıllısınız)

nazım hikmet aynen sertap erenere ve birkaç başka insana beslediğim önyargıyla okumadığım anlamadığım bir şairdi. şimdi yorgunum kaptan olsun ve genco erkalın seslendirdiği şiirler olsun anlam dolu. cem karaca ve genco erkala burdan teşekkürler, şükran.
nazım hikmeti fan gibi sevmem (cem karaca fanıyım) ya da aynı kulvardayım demem. hatta baya keskin fikir ayrımlarım vardır. ama kendimi de bu ayrımlara sürükleyen nedenleri doğal görürüm, hayat sürükler. insan olabilene helal olsun.

sözlükte pusup yazarlar için ideolojik analiz yapanlara da yazıklar olsun. (ispatlamazsan şerefsizsin reaksiyonu bekliyorum buraya)
(bkz:iyi müdür olur senden)

iyi dinlemeler.

poz vermek

fotoğraf makinesine karşı sempatik ama kasıntı olmayan doğal hale yakın olmaya çalışılan hal.

bir ara çok iyi poz verirdim bu bir yerde kasıntı halimin imkansız oluşu bir yandansa sempatik bakmayı öğrenebilmekti sanırım.
öyle zannediyorum ki işin sırrı gülümsemekten dişini göstermekten ziyade gözlerle ve mimikle ama özellikle bakışlarla bir mesaj vermek.

her neyse gel zaman git zaman. yaşadım. yaşıyorum artık ve kendi isteğimle pek fotoğraf çekmem belki hiç. en mutlu anımda bile aklıma gelmez. fotoğraflarda artık ya farkında olmadan çekilip saçma yerlere bakıyorum ya da binde bir doğal duruyor.

ama en önemlisi ne biliyor musun güzel kardeşim, yaşadım.

tıbbiyeli itiraf

yarın dedemi ankara’da bir onkoloğa göstereceğiz. içimde büyük bir ağırlık var. hem acı çekmesin istiyorum hem de hep yanımızda olmasını. aşk şarkıları bile dedemi hatırlatır oldu. sanki çok üzülmüyor gibiyim ama üzülüyorum sözlük. dedemi görmeye bile cesaretim yok. yarın doktor ne diyecek acaba? o da mı ömür biçecek? dedem ayağa kalkamıyor. ne bileyim bari omurgasına sıçramamış olsaydı. kanser olduğunu söylemedik ama tahmin ediyor. zaten ailede var diye iki sene önce kanser taraması olmak için doktora gitmiş kan alıp bir şeyin yok demişler. şimdi de diyor ki karaciğer zaten yeniliyor kendini kesip alsınlar prostatta da çok az varmış. böyle yaşamak istiyor ya tutunmak istiyor ya canım nasıl acıyor. kemik ağrısı çok kötü olur, karaciğerine zarar gelmesin diye ağrı kesici bile içmiyormuş. yirmi gün önce hiçbir şey bilmezken ben hayatta olduğum sürece kimse sana bir şey yapamaz demişti tam kapıda uğurlarken. şakasına demişti gülüyordu ama yine de insanın yüreğine oturuyor. benim babaannem de olmadı büyükbabam da ama dedem diğerinin eksikliğini hiç hissettirmedi hep el üstünde tuttu. yaşlı diye umursamazlar sanıyordum ama ben tıp kazanınca o kadar gurur duydular o kadar mutlu oldular ki nasıl gidiyor kızım aferin kızım mezun ol da bize de bak her seferinde böyle şeyler söylüyordu. gözünün içi gülüyordu okulumu sorarken falan. mezuniyetimi görmesini istiyorum. uzaktan kuzenimi istemeye gelecekler dedemden isteyeceklermiş. evlenme meraklısı olduğumdan değil ama bir gün böyle bir şey yaşadığımda dedemin de başköşede olmasını ben de isterdim sözlük. benim ilk maaşımı, mezuniyetimi, belki çocuklarımı görmesini çok isterdim. doktor iyiymiş beş yıla kadar uzatırız demiş bilmiyorum belki mezuniyetimi görebilir ama hayırlısı olsun, onun için en acısız en az gurur kırıcı nasıl olacaksa öyle olsun her şey. zoruna gidiyor kendine bakamamak. en çok canımı yakan böylesine tutunmaya çalışması. korkuyor mu ölmekten? keşke bir mucize olsa da iyileşse. annemin yanında ağlamayı boş buluyorum o kendini bu kadar tutarken kim bilir benim kaç katım üzgünken üzerine gitmek istemiyorum ben de buraya yazıyorum gerçek bir itiraf bunlar benim için çünkü. yapacak bir şey yok, cidden.

ismail küçükkaya

moderator olmasi gereken didem arslan yilmaz'in hakkini yedigi icin disi abse yapmis gazeteci lol.

Toplam entry sayısı: 2555

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"harese nedir bilir misin oğlum? arapça eski bir kelimedir. bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.

harese şudur evladım: develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. tuzlu kan dikenle karışınca bu tad devenin daha çok hoşuna gider. böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. bunun adı haresedir. demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. bütün ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadından sarhoş olur."

zülfü livaneli - huzursuzluk

tıbbiyeli itiraf

hayat acımasız derslerine devam ediyor; ben her gün biraz daha öğreniyor, biraz daha aydınlanıyorum. kendimi tanıyorum, sınırlarımı keşfediyorum. umutlarım, hayallerim için neler yapabileceğimi, neleri feda edebileceğimi artık görebiliyorum.

dünden bugüne bir gün daha büyüdüm. bir güncük değil, koskoca bir gün.

instagram

yaptığım paylaşımların tarzına göre, birini 20 kişi beğenirken diğerine 70 beğeni gelmesi, hikaye paylaşınca gören kişi sayısına baktığımda beğenenlerin yaklaşık iki katı olması gibi bir tecrübem varken insanların bakmadan tık tık beğenip geçtiği gibi yorumları haksız bulduğum sosyal medya aracıdır.

benim derdim başka. 27485. aynı pozu verdiğiniz selfielerinizle başlayalım, bu sizin ne kadar yalnız olduğunuzu düşündürüyor bana. o yaptığınız canlı yayınları da kimse izlemiyor. fakat güzel yaptık tadında gün içinde ortalama 10 adet bebek-çocuk fotoğrafı soyunuzu sevgiyle anmamıza sebep oluyor. evlendiyseniz ne mutlu size ama hesabınızı düğün ve kutlama fotolarıyla doldurmanız evlilikten başka bir vizyonunuz olmadığını gösteriyor. tek taşınızı alıp münasip yerinize sokun bu arada. hediyelerinizi de.

konsere veya canlı müziğe gittiyseniz çok da matah bir şey yapmadığınızı birinin yüzünüze artık söylemesi gerekiyor. arabayla yolda seyir halindeyken müzik eşliğinde yol videosu paylaşmanız vasatın altı bir insan olduğunuzu, kendinizle beraber başka insanların da canını bir hiç uğruna tehlikeye attığınızı ilan ediyor.

bilin ki instagram ayda yılda bir hatıra olsun diye güzel anlarını, gezip gördüğü egzotik yerlerin ilginç fotoğraflarını paylaşan, günlük yaşamın içinde gözümüzden kaçan ufak tefek detayları kendi üslubuyla harmanlayıp önümüze sunan, bir şeyler üretmenin sevincini yaşayan ve yaşatan özel insanların yüzü suyu hürmetine ayakta kalıyor.

kendini affetmek

herkesi affedebiliyorum da bunu yapamıyorum işte.

hayatın iniş çıkışlı olması

huzur isteyen bünyelerin kabul edemediği gerçektir. oysa bir hocamın da dediği gibi hayat ekg gibi inişli çıkışlıdır, düz çizgi ölüm demektir.

türk halkının en sık kullandığı korunma yöntemi

çocuklarına dursun, yeter gibi isimler vermek.

en garip komite soruları

hangisi hipokratın 4 sıvısından biri değildir?
a. kan
b. safra
c. idrar
d. balgam
e. şalgam

işçi çocuğu olmak

sonu genelde kötü biten hikayenin kahramanı olmaktır. erken yaşta hayata atılmak, ucuz işgücü olmak... ben ailemin tek çocuğuyum. yıllarca kardeşim olmadı diye üzüldüm ama bunun bir şans olduğunu düşünebiliyor musunuz? zor da olsa okudum ben. geldiğim yeri unutmadım, unutmam da.

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"harese nedir bilir misin oğlum? arapça eski bir kelimedir. bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.

harese şudur evladım: develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. tuzlu kan dikenle karışınca bu tad devenin daha çok hoşuna gider. böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. bunun adı haresedir. demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. bütün ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadından sarhoş olur."

zülfü livaneli - huzursuzluk

aileden bir şeyler gizlemek

olması gerekendir. ya da evlenmeden seviştiğinizi söyleyin de uykuları kaçsın.

necdetersoz

sözlük formatına en fazla özen gösteren, içerik bakımından zengin girilere sahip yazarlarımızdandır.

inekmatur

geçmişte ve günümüzde sürekli şekilde hedef gösterilen, trol olarak yaftalanmış yazar kişisi. velev ki öyle bir geçmişi olsun, bu şekilde etiketlemeye hiç gerek yok. siyasi, dini vs. tartışmalı konularda sürekli yazan tek kişi o değil. kaldı ki bu şekilde yazan herkesi trol olarak görmek anlamsız. her konuda ona katılmasam da düşüncelerini samimiyetle dile getiren bu arkadaşımızın yanında olduğumu bildiririm.

savaş bir halk sağlığı sorunudur

başlık altında absürt komedi tarzında linç edilip "terör sevici pislikler, vatan hayinleri!!1!bir" şeklinde ezberden yorum(!) yapılan açıklamadır.

dedim ne ola ki? ne demiş lan bu oçeler acaba... neyse yormayayım sizleri, şunu demişler:

"biz hekimler uyarıyoruz:

savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur.

her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir.

yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz.

savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır.

savaşa hayır, barış hemen şimdi!"

vay benim kuzularım. vay benim dokuz köyden kovulmuş doğrucu davutlarım. ülkenin hali bok olmuş, polyannalarım. siz misiniz barış diyen. siz misiniz zarar verme diyen?

siz daha çok çekersiniz bu milletten.

lgbti

açılımı lezbiyen-gey-biseksüel-trans-interseks olan, cinsel yönelim ve/veya cinsiyet kimliği farklılığına sahip bireyleri ifade eden kavram. korkmayın zararsızdırlar.

hacerül esved

şekli ve ibadet biçimi düşünüldüğünde akla müthiş çağrışımlar getiren taş. cennetten düştüğü, öpenin cennete gideceği gibi inançlar pek anlamlı.



edit: alay etme amacım yoktur. etmedim de. kutsal kaseyle bunun bir farkı yok. dinlerde cinselliğin, cinsel figürlerin bir anlamı var. bunu söyleyince hadsiz, saygısız falan olmuyorum sadece fikrimi dile getirdim. hakikaten anlamlı bir şey vajinaya benzeyen bir taşın cennete atfedilmiş olması, öpülmesi. bunu uydurmadım ki olanı söyledim. kötü bir şey mi vajina? zorunuza giden ne?



aynalitahir hacer-ül esvedin neye benzediği hakkında bilgi vermiş, yorum bile eklememiş. bense bu bilgi karşısında parçaları birleştirdim ve yorum yaptım. bir ritüeli gerçekleştirirken ne yaptığını bilmek veya düşünmek gerekli bence.

içerik kuralları - iletişim