habbarul

Durum: 2410 - 8 - 4 - 0 - 19.02.2019 18:15

Puan: 27272 -

3 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yönetici.

Ex oriente lux
  • /
  • 241

biscolata nirvana

bilen bilir pek abur cubur düşkünü değilimdir. şeker de sevmem. ama biscolata'nın içine ne koyuyorlar bilmiyorum, her seferinde bir modelini keşfedip zevkten dört köşe oluyorum. reklam alsam bu kadar övmezdim herhalde...

ya bir de lokmalık küçücük ambalajlara sarmışlar, bu son, bu son diye diye götürüyorum.

heyecandan tanım yapmayı unuttuk iyi mi. bir çeşit çikolatalı gofret efenim.

hazır su

biz küçükken çeşme suyu içerdik. nasıl bir kültürel değişim oldu ki yavaşça ve hissettirmeden herkesin evine hazır su girer oldu? şimdi istesek de çeşme suyunu bünyemiz kabul etmiyor, bu ayrı konu. ama ortada ciddi bir piyasa var ve devasa miktarda çöp üretmemizin en önemli sebeplerinden biri bu.

cam şişe, çocuklar için rengarenk resimli şişe vs modelleriyle daha da yüksek fiyatlara satılan, giderek daha azına daha çok para verdiğimiz haşikio.

kelimelik

yaklaşık 1 yıldır sıkılmadan oynadığım oyun. başta sözlükteki arkadaşlarla oynuyorduk, sonra birer birer koptular. ben de rastgele oyunlara yöneldim fakat umutsuz abazanlardan şikayetçiyim. sohbeti kapalı görünce teslim olup gidiyorlar. gerçi sağ olsunlar, sayelerinde puanım artıyor.*

sözlükten yeni rakipler bulmayı umuyorum. nickim: serumey

alaimisema

gök kuşağının şarkısı, mabel matiz'in 2. stüdyo albümü yaşım çocuk'un kıymetli şarkılarındandır.

unutulmayanlar köşesi

hak yerini bulsun diye...

kırmızı

fakültede fizyoloji deneylerinden birinde beyin dalgalarının bariz şekilde yanıt verdiği tek renkti.

genel olarak kaygı ve sıkıntı veren bir renk olduğu söylenir ve odaların bu renge boyanması önerilmez. kanın rengi olmasından yola çıkarak içgüdülerimize hayran olmak mümkün. tabii basit birer hayvan olduğumuz gerçeğini değiştiremememizin üzüntüsünü de yaşayabilirsiniz.

türkiye'deki çirkin apartman mimarisi

iç karartan, estetik zevkten yoksun, maddi kaygıdan başka kriteri olmayan basmakalıp mimaridir.

mendilimde kırmızım var

mabel matiz'in bugün video klibi yayınlanan şarkısıdır. bu başlığı açmak da elbette benim görevimdir. iyi seyirler.

tıbbiyeli itiraf

park yeri bulamadığım için zoraki park ettiğim bir yerde sileceklerimi kırmışlar. saatlerdir küfür ediyorum. ufak bir şey belki o kadar da önemli değil ama çok zoruma gitti. insanların bu kadar tahammülsüz olabilmesi canımı sıktı. o kadar aptal insana tahammül ederken ben de hayattan biraz anlayış bekliyorum ya, çok mu şey istiyorum ki?

pink floyd

ünlü şarkısı another brick in the wall'ın haklarını engelliler yararına iki yıllığına izev'e vermiş efsane grup.

vakıf tarafından başlatılan girişimle şarkıya türkçe sözler yazılmış ve ünlülerin de katılım gösterdiği bir video klip çekilmiş. videonun geliriyle engelliler için yaşam köyü kurulacakmış. dinleyerek destek olalım.

  • /
  • 241
  • /
  • 64

biscolata nirvana


hazır su


mendilimde kırmızım var


lahana gibi kat kat giyinmek


halk arenası


müjdat gezen


games with words


arda kural


ahmet kural


buray hoşsöz


  • /
  • 64

hazır su

sıklıkla pet(polietilen tareftelat) ya da cam şişe içerisinde satılan, ozon ile dezenfeksiypn yaptığı için klora ihtiyaç duymayan ve bu nedenle klor tadını almadığımız için bize daha iyi bir içiş imkanı sunan temiz ve kendine özel tadı olmayan su.

çeşme suları ise kaynaktan bir çok işlem sonucı bprular ile evimize ulaltığı için sürekli dezenfeksiyon gerekmektedir. ülkemizde su boruları toprağa temas edip rezervuar sisteme sahip olmadığı için daha ağır klorlu bileşikler kullanılır. hatta bazı köylerde sodyum hipoklorit kullanılmaktadır. rezervuar sistem olmaması ise su kesintilerinde boruların negatif basıncı ile çevredeki b'ku püsürü çekmesi ile çeşme suyu oldukça pis olur.
(bkz:çeşme suyu)

biscolata nirvana

" bilen bilir pek abur cubur düşkünü değilimdir. şeker de sevmem. ama biscolata'nın içine ne koyuyorlar bilmiyorum, her seferinde bir modelini keşfedip zevkten dört köşe oluyorum. " diyen yazarımızın keşfettiği modeller ektedir;



(bkz: nirvana etkisi)

tanım: abur cubur.

hazır su

musluk suyu içilibitesi şehirden şehire değişmekte olup, istanbulda imkansiza yakındır. şebekeden içme suyu akan şanslı şehirler umarım su piyasasının sıradaki hedefi olmaz

tıp fakültesinde yaşanılan ilk hayal kırıklığı

ne?! ilk üç sene hasta görmüyor muyuz?
üç seneee?!!

ben baya araştırmadan soruşturmadan balıklama daldım da fakülteye..
intörnlükte sınav olmadığını da 4. sınıfta öğrendim.

tıp fakültesinde yaşanılan ilk hayal kırıklığı

ısrarla tüm hocaların "barsak" yazması. bir gün dayanamayıp aramızın iyi olduğu anatomiciye hocam o bağırsak değil miydi dedim. bağırsak mı yok ya bağırmayalım ehueheu dedi.

kuzzulkurt

daha önce kimse yazmamıştır, başlığı açan ben olurum diye düşünürken hevesimin kursağımda kalmasını sağlamıştır. kuzzulkurt.

unutulmayanlar köşesi

hatırlanmaları için doğum veya ölüm günleri olmasına gerek olmayanların köşesi. peşpeşe storylerde görmesek de hatırlayacaklarımızın köşesi.


naber

şu an 9. sayısını elimde tuttuğum umut sarıkaya'nın 2 ayda bir dese de ne zaman çıkaracağı belli olmayan tek kişilik karikatür dergisidir. bir çırpıda okunup bitecek kadar ince olsa da sayfaları sırf kapağındaki işçilik için bile verilen parayı hak etmektedir. yürüyedur zırtlan...

komünizm

tıbbiyeli itiraf

belki okuyunca hay senin derdini lanetleyeyim diyeceğiniz cinsten bir itiraf olacak belki ama en azından bir yerlere yazmak istiyorum sözlük.

yaşadığım günler bana giderek daha boş geliyor, önceden sürekli hayaller kurardım, istediğim şeyler olurdu ama artık hayal bile kurmuyorum. hayattan bir beklentim yokmuş gibi hissediyorum. beklentileri çok yüksek tutup hayal kırıklığı yaşamayayım derken sıfır beklentiye yaklaştım diyebilirim ve bu durum cidden insanı umutsuzluğa ve sevgisizliğe sürüklüyor. sanki çevremdeki insanları sevmiyorum, onlara bir şey olsa umursamayacakmışım gibi geliyor. mesela bir amcam vardı, geçenlerde vefat etti. onun evinin önünden geçiyorum onun olduğu yerlerde bulunuyorum ama hiçbir şey hissetmiyorum. bundan 5 sene önce filan ölseydi sanırım çıldırırdım. ama giderek duygusuzlaştığımı ve olaylara daha az tepki verdiğimi fark ediyorum.

içimde doğru dürüst hissettiğimi düşündüğüm sadece öfke duygusu kaldı. sürekli olarak birilerine veya bir şeylere öfkeleniyorum. sürekli olarak eleştiriyorum, herkesi yadırgıyorum. sonradan çok pişman olsam da o an insanları aşağı görüyorum kendimden. yani ben bu mutsuz, umutsuz halimle o mutlu insanları neden eleştiriyorum ki? bırak insanlar o basit şeylerden mutlu olmaya devam etsin. sanırım ben de mutluluk istiyorum, o insanlar gibi olmak ve en azından bir şeyler için çabalamak istiyorum.

sevgisizliğe dönecek olursam, insanları sevmekten korkuyorum artık. ve de birilerini sevme konusunda artık çok seçici olduğumu düşünüyorum. yani lisedeki gibi aptal, kör aşık olamayacağım hiçbir zaman. çoğu zaman "gerçek"lerle ilgileniyorum. gerçek, benim hayatımın merkezinde şu an ve onu görmeye başladıkça her şeye ve herkese temkinli yaklaşıyorum. umarım bu buhranlı günlerimi atlatırım, belli mi olur belki bana bu lafları yedirecek bir insan çıkar karşıma. yeniden aşık olurum. herkese iyi geceler diliyorum.

Toplam entry sayısı: 2410

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"harese nedir bilir misin oğlum? arapça eski bir kelimedir. bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.

harese şudur evladım: develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. tuzlu kan dikenle karışınca bu tad devenin daha çok hoşuna gider. böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. bunun adı haresedir. demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. bütün ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadından sarhoş olur."

zülfü livaneli - huzursuzluk

hayatın iniş çıkışlı olması

huzur isteyen bünyelerin kabul edemediği gerçektir. oysa bir hocamın da dediği gibi hayat ekg gibi inişli çıkışlıdır, düz çizgi ölüm demektir.

instagram

yaptığım paylaşımların tarzına göre, birini 20 kişi beğenirken diğerine 70 beğeni gelmesi, hikaye paylaşınca gören kişi sayısına baktığımda beğenenlerin yaklaşık iki katı olması gibi bir tecrübem varken insanların bakmadan tık tık beğenip geçtiği gibi yorumları haksız bulduğum sosyal medya aracıdır.

benim derdim başka. 27485. aynı pozu verdiğiniz selfielerinizle başlayalım, bu sizin ne kadar yalnız olduğunuzu düşündürüyor bana. o yaptığınız canlı yayınları da kimse izlemiyor. fakat güzel yaptık tadında gün içinde ortalama 10 adet bebek-çocuk fotoğrafı soyunuzu sevgiyle anmamıza sebep oluyor. evlendiyseniz ne mutlu size ama hesabınızı düğün ve kutlama fotolarıyla doldurmanız evlilikten başka bir vizyonunuz olmadığını gösteriyor. tek taşınızı alıp münasip yerinize sokun bu arada. hediyelerinizi de.

konsere veya canlı müziğe gittiyseniz çok da matah bir şey yapmadığınızı birinin yüzünüze artık söylemesi gerekiyor. arabayla yolda seyir halindeyken müzik eşliğinde yol videosu paylaşmanız vasatın altı bir insan olduğunuzu, kendinizle beraber başka insanların da canını bir hiç uğruna tehlikeye attığınızı ilan ediyor.

bilin ki instagram ayda yılda bir hatıra olsun diye güzel anlarını, gezip gördüğü egzotik yerlerin ilginç fotoğraflarını paylaşan, günlük yaşamın içinde gözümüzden kaçan ufak tefek detayları kendi üslubuyla harmanlayıp önümüze sunan, bir şeyler üretmenin sevincini yaşayan ve yaşatan özel insanların yüzü suyu hürmetine ayakta kalıyor.

kendini affetmek

herkesi affedebiliyorum da bunu yapamıyorum işte.

şu yerdeyim çok da şeetmeyin

türk halkının en sık kullandığı korunma yöntemi

çocuklarına dursun, yeter gibi isimler vermek.

işçi çocuğu olmak

sonu genelde kötü biten hikayenin kahramanı olmaktır. erken yaşta hayata atılmak, ucuz işgücü olmak... ben ailemin tek çocuğuyum. yıllarca kardeşim olmadı diye üzüldüm ama bunun bir şans olduğunu düşünebiliyor musunuz? zor da olsa okudum ben. geldiğim yeri unutmadım, unutmam da.

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"harese nedir bilir misin oğlum? arapça eski bir kelimedir. bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.

harese şudur evladım: develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. tuzlu kan dikenle karışınca bu tad devenin daha çok hoşuna gider. böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. bunun adı haresedir. demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. bütün ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadından sarhoş olur."

zülfü livaneli - huzursuzluk

en garip komite soruları

hangisi hipokratın 4 sıvısından biri değildir?
a. kan
b. safra
c. idrar
d. balgam
e. şalgam

aileden bir şeyler gizlemek

olması gerekendir. ya da evlenmeden seviştiğinizi söyleyin de uykuları kaçsın.

inekmatur

geçmişte ve günümüzde sürekli şekilde hedef gösterilen, trol olarak yaftalanmış yazar kişisi. velev ki öyle bir geçmişi olsun, bu şekilde etiketlemeye hiç gerek yok. siyasi, dini vs. tartışmalı konularda sürekli yazan tek kişi o değil. kaldı ki bu şekilde yazan herkesi trol olarak görmek anlamsız. her konuda ona katılmasam da düşüncelerini samimiyetle dile getiren bu arkadaşımızın yanında olduğumu bildiririm.

necdetersoz

sözlük formatına en fazla özen gösteren, içerik bakımından zengin girilere sahip yazarlarımızdandır.

savaş bir halk sağlığı sorunudur

başlık altında absürt komedi tarzında linç edilip "terör sevici pislikler, vatan hayinleri!!1!bir" şeklinde ezberden yorum(!) yapılan açıklamadır.

dedim ne ola ki? ne demiş lan bu oçeler acaba... neyse yormayayım sizleri, şunu demişler:

"biz hekimler uyarıyoruz:

savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur.

her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir.

yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz.

savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır.

savaşa hayır, barış hemen şimdi!"

vay benim kuzularım. vay benim dokuz köyden kovulmuş doğrucu davutlarım. ülkenin hali bok olmuş, polyannalarım. siz misiniz barış diyen. siz misiniz zarar verme diyen?

siz daha çok çekersiniz bu milletten.

lgbti

açılımı lezbiyen-gey-biseksüel-trans-interseks olan, cinsel yönelim ve/veya cinsiyet kimliği farklılığına sahip bireyleri ifade eden kavram. korkmayın zararsızdırlar.

hacerül esved

şekli ve ibadet biçimi düşünüldüğünde akla müthiş çağrışımlar getiren taş. cennetten düştüğü, öpenin cennete gideceği gibi inançlar da pek anlamlı. fotoğraf

edit: alay etme amacım yoktur. etmedim de. kutsal kaseyle bunun bir farkı yok. dinlerde cinselliğin, cinsel figürlerin bir anlamı var. bunu söyleyince hadsiz, saygısız falan olmuyorum sadece fikrimi dile getirdim. hakikaten anlamlı bir şey vajinaya benzeyen bir taşın cennete atfedilmiş olması, öpülmesi. bunu uydurmadım ki olanı söyledim. kötü bir şey mi vajina? zorunuza giden ne?

aynalitahir hacer-ül esvedin neye benzediği hakkında bilgi vermiş, yorum bile eklememiş. bense bu bilgi karşısında parçaları birleştirdim ve yorum yaptım. bir ritüeli gerçekleştirirken ne yaptığını bilmek veya düşünmek gerekli bence.

içerik kuralları - iletişim