habbarul

Durum: 2309 - 53 - 1 - 1 - 17.08.2018 03:08

Puan: 24635 -

2 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yönetici.

Ex oriente lux
  • /
  • 231

cumartesi anneleri

ilk kez bandista'nın bir şarkısıyla duyduğum kadınlardır. benim annem cumartesi'ydi şarkının adı. önce ne olduğunu anlamamıştım. öğrendiğimde ise unutmak mümkün değildi, çok acı çok.

heralde dünyada yaşanabilecek en büyük acıyı yaşayan annelerdir.

sağlam hastanın tekerlekli sandalye ile getirilmesi

şark kurnazı halkımızdan beklenen harekettir. baştan aşağı toplumun her kesimine yayılmış bir ahlaksızlık ve çürüme mevcut. hayır ıslah olmayız artık.

tarkan

doksanlar popunun kralıdır. 97 yapımı ölürüm sana ile şöhreti sınırları aşmış, zirveyi 2001 çıkışlı karma ile yapmış, sonrasında dudu'yla plato çizip düşüşe geçmiştir.

düşüşe geçmesi bana göre tekno pop çizgisine kayıp sıradanlaşmasından kaynaklanıyor. dudu'dan bu yana dişe dokunur bir tane tarkan şarkısı duyamadık malesef.

yaprak sarması

limonla değil sirkeyle yapılır*

kış güneşi

yıldız tilbe'nin yazdığı, tarkan'ın söylediği unutulmaz bir şarkı. vallahi doksanları özledik.

ıssız ada

3 dilek hakkı verilen ada.

+1'lenen entryi unutmak

kısa süreli bellekte yer edinen lüzumsuz bilgiye yallah geri dönüşüme demektir.

youtuber işsizlerin askere gitmesi

hayaldi gerçek oldu. onlar konuşur akparti yapar sonuçta.*

en güzel bira

henüz içilmemiş olandır.

süleyman soylu ve berat albayrak'ın omuzlaşması

  • /
  • 231
  • /
  • 62

kış güneşi


ıssız ada


kronik böbrek yetmezliği


cangrelor


klopidogrel


fahir atakoğlu


lâ'l


cinsiyet kimliği


yapıyor olacağım


apateizm


  • /
  • 62

cumartesi anneleri

evlatları, gözaltına alındıktan sonra bir daha eve dönemeyen, faili meçhule giden (aslında bu cinayetlerin failleri meçhul filan değil, her şey gün gibi ortada, katil belli) annelerdir cumartesi anneleri. evlatları mezarsızdır cumartesi annelerinin. çocuğunun katilini araması yasaktır cumartesi annesine. katillerin cezalandırılmasını istemesi yasaktır. hoş, kimi kime şikayet edeceksin.


25 ağustos 2018 cumartesi 700. kez toplanacaklar cumartesi anneleri galatasaray’da. bir kez daha yiten canlarının katilini arayacaklar.

ahmet kaya’nın cumartesi annelerine yazdığı “beni bul anne”, bu 700. hafta için ceylan ertem tarafından yeniden yorumlandı. çok da içten okumuş ceylan. belki bir nebze de olsa onların acılarını hissederiz. ve belki de bir gün, belli mi olur, katilden hesap sorarız.

tıbbiyeli radyo

sözlüğün değerli tusiyerleri olmadan boş olacak ama gece gece şarkılar çalacağım radyo. umarım iyi ram uykusu alır gönüllerince yaparlar.

schrödinger'in kedisi

kendisine rakip çıkmıştır

nasılsın sorusuna kötüyüm diyememek

rüyanın etkisinden çıkamamak

bazen rüyanın kendi bilinçaltımızın bize bi şeyler anlatıp durduğu düşüncesinden kurtulamamamız nedeniyle olur. bazen gördüğümüz rüyaya anlam yüklemekten kendimizi alıkoyamayız.

bu benim ara sıra başıma gelir. özlediğim biriyle bambaşka anılar yaratır beynim, özlediğimle yaşamak isteyip yaşamadığım duygular yaşarım. bazen de olabildiğince gerçekçi kayıplar yaşarım. rüya deyip geçemem, bi süre ne ayılabilirim ne ayılmak isterim.

bugün öyle bir şey yaşadım, sabahtan beri çeşitli şeylerle de kendimi körükledim. belki buna ihtiyacım vardı, belki de hiç yoktu. dün gece özlediğim birini gördüm hatta özlediğimi bilmediğim, ara sıra hisseder gibi olsam da geçiştirdiğim biriydi.
gece vakti beyaz uzun bi masada bir çok kişiyle masa boyunca oturuyorduk. o yanımdaydı. yanımda oluşundan hafif heyecan duysam da gerçek hayatta görüşmeyişimizden olsa gerek çok da ilgilenmemeye çalışıyordum. sonra bişey oldu dirsek dirseğe geldik masanın üstünde. ne ben kıpırdayabildim ne o kıpırdadı. birbirimize bakmadık bile. rüya sonuçta değil mi? ama ben film sahnesi gibi gördüğümü hatırlayabiliyorum.

o hafif dokunuştan bile hepimizin anlayabileceği o elektriklenmeyi hissettim uykumda. rüyalarda hisler ve duygular daha kuvvetli olabilir ama ben aynen gerçek hayatta hissedebileceklerimi hissettim. bu arada asla rüya anında rüyada olduğumu fark edemem. o yüzden dirseklerimiz birbirine değerken ben başımı çevirip yüzüne bile bakamadım. kafasını yaklaştırıp kulağıma hatırlamadığım bişeyler söyledi, o an ona yakın tarafım hem felç oldu hem yanmaya başladı. sonra kalkıp oturduğum sandalyenin arkasına geçti, bi elini omzuma koydu. eğilip diğer eliyle elimi tuttu, kalkmamı istiyordu. ben de kalktım ayağa. ayaklarımda ayakkabım yoktu, zifiri karanlıkta bastığımın çimen olduğunu anlıyordum. sonra biz elele çok yıldızlı bi gökyüzünün ve ağaçların altında yürümeye başladık. bi göletin kıyısına geldiğimizi yakamozdan ve ayaklarımın altındaki soğuk sudan anladım. döndük birbirimize el ele.
ilk kez içine baktım o kadar yakından büyük kahverengi gözlerinin. gerçekte olduğundan daha canlıydı bana kalsa. gördüm ağzının kenarının gülmeye yakın kıvrılışını. sonra uyandım.
bu tek kişilik bir anı oldu benim için. bi daha göremeyeceğim ve unuttum sandığım ama unutamayacağımı anladığım biri ile.

tıbbiyeli itiraf

demek zorundayım bir yerde çünkü fıttıracağım. ben güya tus çalışıyorum, annem kenardan diyor ki “feste filancanın kızı da sınav çalışıyor ama arada mola verince evi süpürüp hatta baklava açıyormuş.”

anne o kpss çalışıyor hatta dur çalışmıyor. çalışmaya başlamadı ki daha...valla yeter.

babam şubata çalışacağım müstafi olacağım deyince atan atan atan da atan...

teyzem kenardan kenardan bul artık birini de evlen evlen evlen evlen evlen evlen...

valla artık fıttırıp sana diyeceğim ki ben aslında kadın bedenine hapsolmuş bir erkeğim hatta hayalim erkeğe dönüp hep gay olmaktı. aynı zamanda hep hakkari’ye atanmak istemiştim. hazır atanmışken orada baklava açar size gönderirim. valla beni ergene çevirdiniz... abv tusun ayrıca.

bir yobazın günlüğü

sevgili günlük, bugün dini bir kere daha kurtardım. istanbul fatih'te etek giyen bir kadına onu elde edemeyeceğimi bildiğim için " eşoğul eşşek , namussuzun evladı" dedim. ama etek giymiş yapmasa mıydım? din elden gitse miydi? benim gibi namus bekçileri varken kimse etek giyemez!

bölümlere yapılan klişe yorumlar

- ne olacaksın?
+ cerrah.
- bir bayana uygun değil. evine vakit ayıramazsın.
+ kısmet.. (hangi ev?)

bunu bazen fakülte hocalarımız söylüyor, çok üzülüyorum. aksine teşvik bekliyorum çünkü. artık geleceği görüp şöyle diyorum.

- evine vakit ayıramazsın.
+ ben evlenmeyeceğim.
- haaa... o zaman sorun yok.

anlamıyorum kadın olup cerrah olan bir sürü hocamız var. hiç mi görmüyorlar?

lâ'l


şu versiyonu efsane olan sertab erener şarkısı

kardelen

kürtçe berfin olarak kullanılan kadın ismidir. ayrıca bu isimde birine sık sık “gardaşım bi şeye ihtiyacın var mı gardaşım” dediğim doğrudur.

Toplam entry sayısı: 2309

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"harese nedir bilir misin oğlum? arapça eski bir kelimedir. bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.

harese şudur evladım: develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. tuzlu kan dikenle karışınca bu tad devenin daha çok hoşuna gider. böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. bunun adı haresedir. demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. bütün ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadından sarhoş olur."

zülfü livaneli - huzursuzluk

şu yerdeyim çok da şeetmeyin

instagram

yaptığım paylaşımların tarzına göre, birini 20 kişi beğenirken diğerine 70 beğeni gelmesi, hikaye paylaşınca gören kişi sayısına baktığımda beğenenlerin yaklaşık iki katı olması gibi bir tecrübem varken insanların bakmadan tık tık beğenip geçtiği gibi yorumları haksız bulduğum sosyal medya aracıdır.

benim derdim başka. 27485. aynı pozu verdiğiniz selfielerinizle başlayalım, bu sizin ne kadar yalnız olduğunuzu düşündürüyor bana. o yaptığınız canlı yayınları da kimse izlemiyor. fakat güzel yaptık tadında gün içinde ortalama 10 adet bebek-çocuk fotoğrafı soyunuzu sevgiyle anmamıza sebep oluyor. evlendiyseniz ne mutlu size ama hesabınızı düğün ve kutlama fotolarıyla doldurmanız evlilikten başka bir vizyonunuz olmadığını gösteriyor. tek taşınızı alıp münasip yerinize sokun bu arada. hediyelerinizi de.

konsere veya canlı müziğe gittiyseniz çok da matah bir şey yapmadığınızı birinin yüzünüze artık söylemesi gerekiyor. arabayla yolda seyir halindeyken müzik eşliğinde yol videosu paylaşmanız vasatın altı bir insan olduğunuzu, kendinizle beraber başka insanların da canını bir hiç uğruna tehlikeye attığınızı ilan ediyor.

bilin ki instagram ayda yılda bir hatıra olsun diye güzel anlarını, gezip gördüğü egzotik yerlerin ilginç fotoğraflarını paylaşan, günlük yaşamın içinde gözümüzden kaçan ufak tefek detayları kendi üslubuyla harmanlayıp önümüze sunan, bir şeyler üretmenin sevincini yaşayan ve yaşatan özel insanların yüzü suyu hürmetine ayakta kalıyor.

avamlar bilmez

preklinikler bilmezden sonra sözlük kültürümüze eklenen yeni kalıptır. sayın necdetersoz beyefendiden ilham alarak katkıda bulunmaktan müşerref oldum efendim.

tıbbiyeli sözlük

hiçbir şahsa ait değil, bizzat tıbbiyelilerin sözlüğüdür. yazarlarımız var ettiği sürece yoluna devam edecektir.

türk halkının en sık kullandığı korunma yöntemi

çocuklarına dursun, yeter gibi isimler vermek.

işçi çocuğu olmak

sonu genelde kötü biten hikayenin kahramanı olmaktır. erken yaşta hayata atılmak, ucuz işgücü olmak... ben ailemin tek çocuğuyum. yıllarca kardeşim olmadı diye üzüldüm ama bunun bir şans olduğunu düşünebiliyor musunuz? zor da olsa okudum ben. geldiğim yeri unutmadım, unutmam da.

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"harese nedir bilir misin oğlum? arapça eski bir kelimedir. bildiğin o hırs, haris, ihtiras, muhteris sözleri buradan türemiştir.

harese şudur evladım: develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. tuzlu kan dikenle karışınca bu tad devenin daha çok hoşuna gider. böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. bunun adı haresedir. demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. bütün ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, tarih boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. kendi kanının tadından sarhoş olur."

zülfü livaneli - huzursuzluk

en garip komite soruları

hangisi hipokratın 4 sıvısından biri değildir?
a. kan
b. safra
c. idrar
d. balgam
e. şalgam

recep tayyip erdoğan

ülkede ekonomik kriz varken, olağanüstü halde terörle boğuşurken başkanlık hevesine düşen, sarayda pardon külliyede yaşayan bir fani.

inekmatur

geçmişte ve günümüzde sürekli şekilde hedef gösterilen, trol olarak yaftalanmış yazar kişisi. velev ki öyle bir geçmişi olsun, bu şekilde etiketlemeye hiç gerek yok. siyasi, dini vs. tartışmalı konularda sürekli yazan tek kişi o değil. kaldı ki bu şekilde yazan herkesi trol olarak görmek anlamsız. her konuda ona katılmasam da düşüncelerini samimiyetle dile getiren bu arkadaşımızın yanında olduğumu bildiririm.

savaş bir halk sağlığı sorunudur

başlık altında absürt komedi tarzında linç edilip "terör sevici pislikler, vatan hayinleri!!1!bir" şeklinde ezberden yorum(!) yapılan açıklamadır.

dedim ne ola ki? ne demiş lan bu oçeler acaba... neyse yormayayım sizleri, şunu demişler:

"biz hekimler uyarıyoruz:

savaş, doğada ve insanda tahribat yapan, toplumsal yaşamı tehdit eden, insan eliyle yaratılan bir halk sağlığı sorunudur.

her çatışma, her savaş; fiziksel, ruhsal, sosyal ve çevresel sağlık açısından onarılmaz sorunlara yol açarak büyük bir insani dramı da beraberinde getirir.

yaşatmaya ant içmiş bir mesleğin mensupları olarak, yaşamı savunmanın, barış iklimine sahip çıkmanın birincil görevimiz olduğunu aklımızdan çıkarmıyoruz.

savaşla baş etmenin yolu, adil, demokratik, eşitlikçi, özgür ve barışçıl bir yaşam kurmak ve bunu sürekli kılmaktır.

savaşa hayır, barış hemen şimdi!"

vay benim kuzularım. vay benim dokuz köyden kovulmuş doğrucu davutlarım. ülkenin hali bok olmuş, polyannalarım. siz misiniz barış diyen. siz misiniz zarar verme diyen?

siz daha çok çekersiniz bu milletten.

lgbti

açılımı lezbiyen-gey-biseksüel-trans-interseks olan, cinsel yönelim ve/veya cinsiyet kimliği farklılığına sahip bireyleri ifade eden kavram. korkmayın zararsızdırlar.

hacerül esved

şekli ve ibadet biçimi düşünüldüğünde akla müthiş çağrışımlar getiren taş. cennetten düştüğü, öpenin cennete gideceği gibi inançlar da pek anlamlı. fotoğraf

edit: alay etme amacım yoktur. etmedim de. kutsal kaseyle bunun bir farkı yok. dinlerde cinselliğin, cinsel figürlerin bir anlamı var. bunu söyleyince hadsiz, saygısız falan olmuyorum sadece fikrimi dile getirdim. hakikaten anlamlı bir şey vajinaya benzeyen bir taşın cennete atfedilmiş olması, öpülmesi. bunu uydurmadım ki olanı söyledim. kötü bir şey mi vajina? zorunuza giden ne?

aynalitahir hacer-ül esvedin neye benzediği hakkında bilgi vermiş, yorum bile eklememiş. bense bu bilgi karşısında parçaları birleştirdim ve yorum yaptım. bir ritüeli gerçekleştirirken ne yaptığını bilmek veya düşünmek gerekli bence.

necdetersoz

sözlük formatına en fazla özen gösteren, içerik bakımından zengin girilere sahip yazarlarımızdandır.

içerik kuralları - iletişim