hayatperest

Durum: 624 - 2 - 0 - 0 - 02.12.2018 20:10

Puan: 10382 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

5. sınıf bir tıpçı ama 1. sınıf bir insan.
  • /
  • 63

amniyotik band sendromu

'yav bu tjod'un da işi zor bi yandan canan karatay bi yandan amniyotik band davasi ugras dur cahillerle...' dedigim haber. donlarina kadar alacagiz aciklamasi gecikmedi elbette, canim tjod.

tussensei

(bkz: severek izliyoruz)

youtube'ta izlemelik 3 kanal öner deseler 1. sırada söyleyeceğim kanal budur. hem tusla ilgili bilgi veriyorlar hem eğleniyorsun. adamlar zaten grandmaster tusçu oldukları için verdikleri tavsiyelerin doğruluğuna inanılmaz bir güven duyuyorsun. spontan gelişen esprilerinin ve mizah anlayışlarının hastası olduğumu söylememe gerek yok sanırım. son zamanlarda farklı konsepte geçip 'hayatın içinden, güncel' tartışmaların videolarını çekiyolardı ama yine bi ara verdiler, kafalarına esince geri dönecekler zaaar (onur sensei şivesiyle). bekliyoruz efendim.

tıbbiyeli sözlük instagram sayfasının 10k olması

entry yerine popüler tıp twit capsleri paylaşan bir sayfanın 10k olması durumu. instagram hesabı çok bozdu çok...

dönem 1 müfredatına eklenmesi gereken dersler

kütüphane adab-ı muaşereti ya da edebi ya da davranış bilimi artık ne deniyorsa ondan.

kütüphanede konuşan, haşur huşur yemek yiyen, yer tutup saatlerce gelmeyen, kapı kapatmasını bilmeyen ya da kafamızın içine gümleterek kapatan ve kütüphanede sinir krizi geçirmemize sebep olan tüm karakterler, sizi eğiteceğiz! vallahi eğitilebilir ve topluma kazandırılabilirsiniz, az gayret, başaracağız. ama eğitim şart.

tus dershanelerinin farkları

okula ve eve olan uzaklıkları olabilir, başka bir tür farkları olduğuna inanmıyorum. yazılmış zaten ama; hepsi farklı tonlardaki lacivertler.

ilk buluşmaya scrubs ile gitmek

hastane çıkışı için verilen davete icabet için makul bir tercih. ben buyum demenin bir yolu.

tıbbiyeli itiraf

çalışarak sabahladığım sınavın sözlüsünde hoca 'aranızda dönem birinciliği hedefleyen yoksa hepinize 70 vereyim gidin' dedi. dönem birinciliği hedeflemesem de en azından 70'ten fazla alabileceğim bir sözlüden sürüye uyarak 70 almayı kabul ettim. içime na böyle bi yumru oturdu. beni yalnızca gerçek ganocular anlar...

tıbbiyeli itiraf

eee yapıyoruz bişeyler...

textbooka çay/kahve dökmek

hiç yaşamağım için merak ettiğim eylem. benim hiç textbook'um olymadı ki abla... textbook nediy abla?

imagine dragons

2 eylül'de konseri olup da gidemediğim. uktem.
  • /
  • 63

gabapentin ile gaba etkisi

dün birazcık geç başladığımız - ama olsundu - önce kendine hayatperest diyen biri tarafından rehine edilmek suretiyle zorla yaptırılan, sonra oturduğumuz kahvecide bombaları patlatmamla kaçıp asıl konuklarım olarak oddball ve disnerd ü kabul ettiğim 4 saatin 3 saatinin muhabbetle geçtiği yayın olmuştur

ayrıca sözlüğümüzün instagram hesabından da eş zamanlı yayın yaptığımız ilk yayın olmuştur

gabapentin ile gaba etkisi

tıbbiyeli radyo'da sesli yayın kapsamında her cuma günü - en azından asistanlığa başlayana kadar - saat 21.00 ile 00.00 arasında yapacağım yayındır.

haftasonuna keyifli girmek amaçlı bir program düşünülmekte olup yayın boyunca,
parodiler,
çeşit çeşit şarkılar,
canlı bağlantılar planlanmaktadır.

görüşmek üzere.

fotoğraf makinesi alıp manzarayı katletmek

"şurada bir buton olacaktı ki..." diye düşündüren olay.

tıbbiyeli sözlük

nedense ilk zamanlardaki havasını kaybettiğini düşündüğüm sözlük.
bazı yazarların aralarındaki muhabbetleri sözlüğe taşımalarının; burası onlarınmış da biz misafirmişiz izlenimi uyandırdığını düşünüyorum.
bu yüzden eskisi gibi sözlüğü sahiplenemediğimi hissediyorum.

not: yine buralardayım, banlanmadığım sürece arada gelip bir şeyler yazmak isterim.
not2: bu yazdıklarım hiçbir yazarı kötülemek amaçlı değildir, sadece son zamanlarda sözlükte gördüklerimin bende bıraktığı izlenimlerdir yani sadece benimle alakalı.

bu arada hep yapmak istemiştim *
(bkz:tıbbiyeli sözlük 5’ten büyüktür)

saniyelik salaklıklar

apartman kapısına hastanede kapı açmak için kullandığım kartı tutmak. açılmayınca "şimdi niye açılmadı ki bu?" diye mal mal bakmak.

tıbbiyeli itiraf

hickimsenin en yakin arkadasi degilim be sozluk, en yakin uc arkadasim vardi hepsini kaybettim. kimse bi yere giderken ay daisy de olsun o cok sever diye dusunmuyor, kimse benle okul dersler disinda konusmuyor, hicbir yere davet edilmiyorum, kimsenin instagram fotografinda iyi ki varsin diye kalpler koydugu biri degilim. bazen oyle cok imreniyorum ki.. benim en iyi arkadaslarim ders slaytlarim ve fosforlu kalemlerim sanki.

kliniklerde kadın asistan doktor korkusu

asistanlığın ağır çalışma koşullarına bu kadar tepki göstermeyen erkeklerimizin söz konusu kadınlar olunca tırnaklarının çıktığını gördüğümüz, adına korku denilerek hafifletilmeye çalışılmış nefrettir. biliyoruz ki erkeklerin gebe kalma şansı olsa onlar da bu fırsatı kullanmaktan çekinmezlerdi.*

annelik gibi ağır ve kutsal bir iş yaparken çalışan bir kadının elbette bazı hakları olacak. ne cezalandırılacak, ne tartışılacak bir yanı var bunun. hele haftasonu mesaisi denilen çözüm önerisi adı altında insan haklarına sığmayan, kişinin tatil yapma hakkını gasp eden bir uygulama hiçbir surette kabul edilemez.

buyucu

minik troll, her daim ödevlerini yapar, çalışkan çocuk. ortamlarda bilim adamıyım ayağına kız kaldırmaya çalışır, inanmayın.*
al bak tip bu:

tıbbiyeli sözlük ile ilgili istekler

yazar engelleme butonunun olması, engellenen yazarların başlık ve entrylerinin görülmemesi.

geçerli zaman urlsi alınıp link paylaşıldığında o saniyeden başlaması ( şu an öyle yapılsa bile video baştan başlıyor)

artı/eksi yerine benign malign sisteminin geri gelmesi.

bildirim ayarlarının olması ve neyden haberdar olmak istiyorsak onun bildirimlerinin gelmesi.

sözlük formatında da temel düzeyde biraz daha tıbbi jargona yer verilmesi, bence "tıbbiyeli sözlük" adına yaraşır ve herhangi bir sözlükten farkı olmuş olur. tam anlamını kapsamasa da moderatör yerine konsültanlar, istatistik yerine nucleus, birini şikayet edeceğimiz zaman beyaz kod butonu, bio yerine anamnez, en çok eksilenen yazar yerine allerjenler gibi..

yaptım olacak

tdro....

tıbbiyeli sözlük yardımlaşma ağı

tıbbiyeli sözlük yazarlarını daha da şanslı hissettirecek topluluktur. bu başlığı okuyan herkes kendini eğer isterse bu ağa dahil hissedebilir.
herkes başkalarına nasıl yardımcı olabileceğini düşünüyorsa ya da nelere gönüllü olabileceklerini yazıp birbirimize mesaj atma suretiyle iletişime geçip yardım alışverişinde bulunabiliriz. çok uzatmadan benim yapabileceğim yardımlardan bahsedeyim.
-ankara etlik te evimde gelen sözlük yazarlarını misafir edebilirim.
-elimde bulunan bir çok tıbbi kaynağı paylaşabilirim sobotta guyton cecil vander lippincott aliksanyan vs.
-ingilizce profesyonel bilgisayar çalışma programını gönderebilirim ki bu oxford english te dersanelerinde hocaların kullandığı programdır bunun gibi tıbbi ders videolarını vs. kaynakları paylaşabilirim.
-ankarada ev taşımanıza boya yapmanıza ya da köpek balık kedi kuş iguana yılan kaplumbağa gibi vs. hayvanlarınıza geçici olarak bakıcısı olabilirim.
-ya da herhangi bir durumda zorda kaldınız kavgaya adam lazım *
saygılar umarım kuralların dışına çıkmamışımdır. temennim ağın genişlemesi. eminim herkesin yapabileceği kendince küçük diğer üyelerce belki hayati yardımlar mevcuttur.
not: 0 rh -

Toplam entry sayısı: 624

tıbbiyeli itiraf

sık sık kendime kendime konuşurum. ama öyle böyle değil sürekli. hep. daima. evde zaten hep sesli düşünürüm. ama bu artık o kadar içime işledi ki yolda yürürken hastanede falan bile farkında olmadan ya da olarak kendi kendime konuşur oldum. itiraf kısmı şurada, bazen yolda yürürken kulaklık takıyorum ama müzik dinlemiyorum. sırf insanlar kimle konuşuyo bu deli demesinler diye. çünkü hem konuşuyorum üzerine bi de gülüyorum hatta yarıla yarıla güldüğüm bile oluyor.

ben de böyle bi deliyim işte.

hiç görmediğin birine bağlanmak

çok kitap okuyanların başına daha sık gelen durum. karakterlere görmeden bağlanmayı, onları içselleştirmeyi o kadar çok benimseriz ki günlük yaşamda da görmediğimiz kişilere aynı güven ve samimiyetle yaklaşırız. bazen durup kendime "bi saniye ya ben niye durduk yere elin adamına bu kadar güveniyorum ki?" dediğim çok oldu. maalesef kitaptaki karakterler kadar zararsız olmuyor gerçek hayattaki insanlar, bunun ayrımını iyi yapmak lazım.

yoğun bakımda kadın erkek birlikte tedavi edilmesin

2016 yılında odh* hastanesinde yapılan bir araştırmaya göre yoğun bakımda yatan 473 hasta cinsiyetlerine göre ayrı odalarda tedavi edilmiş. yine aynı hastanede 254 hastayla yapılan diğer çalışmada hastalar cinsiyetlerinden bağımsız olarak yoğun bakımda tutulmuş. ilk gruptaki 251 erkek ve 221 bayan hastalar üzerinde yapılan çalışmaya göre, karşı cinsle aynı odada tedavi edilen hastalara oranla ameliyat komplikasyonları daha az tespit edilmiş. karşı cinsle aynı odada bulunan hastaların aksine cinsdaş hastalarla aynı odayı paylaşan hastalarda ameliyat sonrası kanamanın %56 , sepsisin %31, yara yeri enfeksiyonu %99 oranında daha az görülmüş. aynı şekilde, hemcinsleryle aynı odada kalan hastalarda hastane yatış süresi %87.5 oranında daha az bulunmuş.

*ow dostum haram

kaynak: maximus, gluteus, the yobaz time, 2016, chomarland.

sanırım yukarıdaki bilimsel çalışma esas alınarak yapılmış bir uygulama teklifi. sonuçta bilim çağındayız.

tıbbiyeli sözlük

adı gibi tıbbiyeli midir diye sorduğum bir sözlük. insanları ayırt etmeden din, dil, ırk ayrımı yapmadan hatta yeri geldi mi teröristleri bile tedavi etmeye razı geldiğimiz, tanımadığımız hayatlara dokunabilmek, bir bebeğin yüzündeki gülümseme olabilmek veya bir yaşlının duasını alabilmek için varımızı yoğumuzu ortaya koyduğumuz bir mesleğin insanlarıyız. insan hayatının değerini bilen, hayatı kurtarmayı bırak hayat kalitesini 1 gram artırmak için bile gece gündüz çalışan insanlarız. ya da hiç süslemeyeyim: insanız lan. herkes gibi yaşayan ve yaşamanın ne demek olduğunu bilen bireyleriz.

nasıl olur da adı tıbbiyeli olan bir ortamda idam gündeme gelebilir? bu lanet kelimenin bu ortamda kullanılması bile ayıp. dandik bir küfür kullanınca bile parlayan insanlar nasıl olur da idama ses etmez? ve nasıl olur da idama evet denilen bir entry tıbbiyelilerden benign alıp günün en beğenilenlerine girer, nasıl?

(ebkz: #48363)

sakın bana cezayı hak eden insanların olduğunu söylemeyin. bir insanı öldürmek mi intikamınızı almanıza yardımcı olur ya da adaletli olan bu mudur? kaldı ki bir entry ile kimse kimseye doğru olanı anlatamaz, anlatsaydı bu kadar uzun tartışmalara referanduma vs gerek kalmazdı. bunun siyasi tartışmalarına asla girmem, kişisel görüşümü ayrıca belirttim.

(ebkz: #27612)

ben sadece toplumda hekim rolündeki bir insanın bu konuda dışardaki adamdan daha farklı bir görüş sunabilmesini isterdim. yazık.

yazarları anlatan karikatürler

evlenilmeyecek kızlar

vay arkadaş ne geyik dönmüş, bir kişi de dememiş ki çocuk yaşta kızlar!

(bkz: çocuk gelinler)

tıbbiyeli itiraf

sık sık kendime kendime konuşurum. ama öyle böyle değil sürekli. hep. daima. evde zaten hep sesli düşünürüm. ama bu artık o kadar içime işledi ki yolda yürürken hastanede falan bile farkında olmadan ya da olarak kendi kendime konuşur oldum. itiraf kısmı şurada, bazen yolda yürürken kulaklık takıyorum ama müzik dinlemiyorum. sırf insanlar kimle konuşuyo bu deli demesinler diye. çünkü hem konuşuyorum üzerine bi de gülüyorum hatta yarıla yarıla güldüğüm bile oluyor.

ben de böyle bi deliyim işte.

başarıyla giriş yaptınız

tıbbiyeli sözlüğe giriş yaptıktan sonra kısa bir süre ekranda beliren yeşil işlemeli, altın varaklı yazı. adeta bir tebrik, kutlama. her giriş yaptığımda gözümün önünde patlayan konfetileri canlandıran, zihnimde insanların alkışlarını işittiren, her an eller üzerinde yükselip havalara atılacakmışım gibi bir his uyandıran muhteşem bir söz. söz diyemem, bir iltifat. başardım ulan diye camdan bağırasım, ekran görüntüsünü çerçeveleyip odama asasım geliyor, kendimle hiç olmadığı kadar gurur duymamı sağlıyor. teşekkürler sözlük, bir şeyler başardığımda yanımda olup, zorluklarla mücadele ederken bana bu başarımı hatırlatıp dik durmamı sağladığın, beni hep desteklediğin için. ağlamıyorum, gözüme gurur kaçtı.

komik öğrenci hatıraları

güldürürken düşündüren anıları da barındırır.



hocamız acile gelen hastaya yaklaşımı anlatmaktadır. klasik, vital bulgulara bakarız, bilinci yerindeyse öyküsünü alırız vs diye devam eder anlatmaya:



"arkadaşlar, hasta geldi. bilincini kontrol edeceğiz ne yaparız? sorular sorarız günlük hayattan. amcam nerdesin, adın ne, biz hangi yıldayız? şimdiki başbakanımızın adı ne, cumhurbaşkanımızın adı ne? şayet hasta bunlara cevap veriyorsa bilinci iyi, başbakanı cumhurbaşkanını biliyorsa da bilinci yerindedir. hatta 'ben de bilmiyorum ki doktor bey hangisi başbakan, hangisi cumhurbaşkanı hepsi birbirine karıştı' diyorsa hiç merak etmeyin çok çok bilinçli bir hasta demektir."

yabancılarla yaşanan komik olaylar

bundan 1-2 sene öncesi. özel bir yurtta kalıyoruz. hepimiz üniversite öğrencisiyiz. tesadüf bu ya, odada da bir tane brezilyalı bir kız var. ama kız tam bir latin güzeli yani. çıtı pıtı bir hanım kız aynı zamanda. bu detayı niye verdiğimi birazdan anlayacaksınız. türkiye'ye öğrenci değişimiyle gelmiş, 1 sene kalıp gidecek. ama geldiğinde tek kelime türkçe bilmiyor, en başlarda google translate ile anlaşmaya çalışıyor herkes. sonraları baya iyileşiyor türkçesi hem okulda hem yurtta öğreniyor yani bir şekilde. neyse işte gel zaman git zaman artık saatlerce muhabbet yapar hale geliyoruz samimiyet artıyor derken odada 3 5 kişi toplandığımız bir akşam bu kızımızla şöyle yaran bir diyalog yaşanıyor:

- ee akşam ne yiyoruz kızlar x sen söyle ne yapalım sana?

+ ben sizin yemeklerden yemek istemiyorum artık.

- hayırdır noldu sevmiyor musun yoksa türk yemeklerini?

+ yok hayır seviyorum tadı güzel ama benim karnım bozuldu artık bunlardan. hepsi çok kuru. hep dürüm pilav falan.

- hadi ya nasıl peki karnın mı ağrıyo?

+ yok ağrımıyor ama başka bir derdim var :(

- neyin var kuzum anlatsana :((

biz tabi tıpçılar olarak anamnez kokuları alıyoruz, hepimizde bir ciddileşme başlamış, gözler kısılmış, dikkatle dinlemeye çalışırken o kibar, o hanım, o çıtı pıtı güzeller güzelleri kızımızın ağzından çıkan tek bir kelimeyle yerleri yumruklayarak gülmeye başlıyoruz:



-caps lock-

sıçamıyoruuuum :(((

-caps lock-



herkeste önce bir saniyelik şok dalgası yayılır ve sonra kahkahalar 40 gün 40 gece devam eder. sen nerden öğrendin bunu tatlı qıss? işin kötü yanı sıçma kelimesini argo olarak değil gerçekten normalde de kullanılan bir kelime sanıyormuş. biz gülerken "niye güldünüz yanlış bir şey mi dedim?" diye soruyordu. biz orda ona doğrusunu öğrettik elbette ama düşünsene bir restoranta gidip nereye sıçabilirim diye sorduğunu evlerden ırak. hala hatırlar güleriz. demek sıçamıyorsun ha?

el-tanım: yillar gecse de hatirlaninca hala yerlere yata yata gulduren olaylar.

asistana hocam diye hitap etmek

çömez işi. 4.sınıfa gelip hala bunu yapan insanlar var. siz ne yapmak, nereye varmak istemektesiniz?

pantolon giyen kaş aldıran üniversiteye giden kadın

birtakım kendince din alimlerine göre günahkar olan kadın.

https://tr.sputniknews.com/amp/turkiye/201709231030275416-ihsan-senocak-kadin-fetva/

pantolon checked
kaş checked✅
üniversite checked✅

bonus: "doktor olacak, 5 milyar aylık alacak, arabaya binecek, eşine mecbur olmayacak, mahkum olmayacak…" demiş ya, hepsine checked ✅
(maaş 5 milyar* mı olur bilemedim ajahsh)

cehennemden selamlar.

recep tayyip erdoğan

birbirlerini entelektüellik üzerinden dişleyen ama daha entelektüel kelimesini doğru yazmayı bile beceremeyenleri göstermiş olan başlık.

edit: arkadaşlar tamam vurmayın anladık bol malign yağdı. ama neden? biri açıklasın ben de mi yazım hatası yaptım anlamadım ki, söyleyin de editleyelim yahut silelim.

chp hdpli vekillerin terörist cenazesine katılması

hala bir kırmızı lafları ortada dönüyor sebebini bir türlü anlayamadım. o kadar bkz da verdik bir mantıklı açıklamasını yapın bari diye. (ebkz: #53791)

kırmızı elbiseli kadın'la kırmızı fularlı kadını karıştırıp ya da özellikle karıştırmış gibi yapıp bizi kandırmaya mı çalışıyorsunuz ne yani amacınız ne?! gezi'ye leke sürmek için daha içi dolu savlarla gelin lütfen zira komik duruma düşüyorsunuz.

haberin içeriğiyle de alakasız başlık. ne cenaze var ortalıkta ne başka bir şey. gezi'nin 4. yılını kutluyor insanlar. "yularlı" ifadesini kullanan bir haber sitesinden bahsediyoruz bu arada. yani kaynak da kaynak olsa. bir insan neden ensonhaber.com u okur o da ayrı mesele. bari belli etme lskdjdjfh

edit: 5 de benign almış baştaki giri(5'ini de farklı kişi diye düşünelim hadi iyi niyetimden). al işte okumama okuduğunu anlamama ve araştırmama. sonra bu ülkeye gezi zarar verdi di mi anam?

kışı güzel kılan detaylar

olsa olsa detay olur zaten. yoksa kışın güzel yanı mı olur allah aşkına?

içerik kuralları - iletişim