jenesuispas

Durum: 203 - 7 - 0 - 0 - 08.08.2019 13:28

Puan: 4318 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Hekim. Kitapkurdu. Şair değil, şiir yazar. Edebiyatsever. Melankolide grandmaster, "aman canım"cılık'ta arefleksik birey.
  • /
  • 21

dindar insanların sevilmeme nedenleri

günümüzdeki dindarların sevilmeme nedeni dindar yaşamayışlarıdır. lükse ve kendine düşkün, yalan söyleyen, harama el uzatan, harama el uzatanı güzel kur'an okuduğu için görmezden gelen, yoksulu gözetmeyen, torpil yapan/yaptıran, başkasının küçük hatalarına kulak kabartıp vicdanında (?) iki üç kez müebbet verirken kendi büyük cürümlerinin bıraktığı enkazı görmemek için gözünü-kulağını-kalbini kapatan dindar insan (?) sevilmeye ne kadar müstehaktır?

anayurt oteli

sıkılarak ve bunalarak okuduğum top 5 kitaptan biridir.

diğerleri için: (bkz: bulantı/sartre) , (bkz: eylül/mehmet rauf) , (bkz:kar/orhan pamuk)

durduk yere insanı geren cümleler

eeeeeeeeeeeeeeeeeeyyyyyyyyyyyyyyyy....

gerisini biliyorsunuz.

russell westbrook

yeni sezonda draft hakları ve chris paul karşılığında houston rockets'a transfer olmuş nba süperstarı.

nba takımları pek coştu bu sene. kawhi ve george'lu clippers, lebron-davis-cousins'li lakers, durant-ırving-jordan'lı nets, curry ve russell'lı gsw, şimdi de harden-westbrook'lu rockets... tarihin belki de en aksiyonlu sezonunu görebiliriz diye düşünüyorum.

son hamleyle oyum rockets'a. yanılmam da beis yok, yeter ki gsw almasın.

boris johnson

kemal tahir'in "oğlunu ilerde çok önemli bir makama çıkmış görürsen hiç şaşma..." (tahir/kurt kanunu) dediği ali kemal'in büyük torunu, çiçeği burnunda ingiltere başbakanı.

oğul değil ama torun nasiplenmiş. komplo teorisinden daha çok bulunan birşey yoktur bu ülkede, lakin böylesinin de haklılık payı gözardı edilemez elbette.

ha bir de, camında tuğra amblemi yapışık doblosu bulunan, "payitaht"la coşan, "diriliş"le çelik çomak oynayan, derin tarih bilgisine sahip bazı uzman vatandaşlarımızın, geçmişine nazaran "hüloğ" çektiği şahıstır.

stratejik derinlik hep bunlar.

tatlı sevmeyen insan

"the system was not properly shut down"

sedat peker

"koyunun olmadığı yerde keçiye abdurrahman çelebi derler"

siz okumuşa, aydına, fikir insanlarına, akademisyenlere böyle bir baskı ve zulüm uygularsanız geriye bunlar kalıyor işte.

ha önemli mi, değil tabiki.

kürtaja devam.

kızların kalbine giden yol

milliyetçi olmak

birçok insan milletini sever, bir kısmı da nefret eder. kendi milletini sevip sevmeme iradesi -tamamiyle- insanın kendisine bağlıdır. bu bir dayatma olamaz. ancak bu durumu hakaretle karıştırmamak icap eder; sevmemek ayrı, hakaret etmek ayrı şeydir. kaldı ki, milletlerin eksiklikleriyle alay etmek dahi hakaret kapsamında düşünülemez.

milletini seven insan bir manada, milletine faydası olan veya bu doğrultuda çabalayan insandır. bu ideal güzeldir, faydalıdır, sevilir. ancak bu ifadenin zıttı dogru değildir. zira milletini sevmeyen insan da insanlara faydalı olmaya çabalayabilir.

eğer milletinizi göklerde tescil edilmiş muteber bir halk olarak görüp; başka milletten insanları atalarının bir kısmının yapmış olduğu hatalarla (?) yargılar, "gövde üstünde baş kalmaya" anlayışıyla her önünüze gelene "ecnebi" , "gavur", "zındık", "ermeni piçi", "yahudi dölü", "ingiliz domuzu" derseniz, siz koca bir faşistsiniz demektir. dolayısıyla koca bir aptal. zira faşizm her zaman aptallıktır.

geri kalan müspet milliyetçilik güzeldir. zira bu dünyada milletler birer renktir. kaynaşmak, anlaşmak esastır. suç/hata/günah işleyenlere aittir, nesilden nesile aktarılamaz.

ilhami çiçek

şiirle ucundan köşesinden ilgilenen, okumaya ve yazmaya çalışan birisi olarak yeni farketmenin utancını duyduğum; 29 yaşında ömrünün baharında, kısa dönem askerlik için gittiği tokat'ta hayat yolculuğuna son veren, ikinci yeni'nin kayıp şairi... şair, "öyle bir rüzigar ki, kendi gitti, ismi bile kalmadı yadigar" demiş ya, öyle işte...

şiirlerini okurken, nilgün marmara'nın dizeleri gibi pür bir acı ve ağlamak arzusu kaplar içinizi. belki karşınızdaki beliğ ve leziz şiir dili sizi bu duyguya sürükler; belki her ikisinin de ömür noktasının derin üzüntüsü sizi hislendirir de böyle düşünürsünüz. ancak kesin olan şudur ki;

"hüzüm
yalındır-dağdan
aparılmış kar topakları gibi"

ve

"yalnız hüznü vardır kalbi olanın"


.....


satranç dersleri – ilhami çiçek

1

uzun bir nehirdir satranç
kıvrak ve uzatarak boynunu
nice güneş batışını yerinde görmüş boynunu
oysa veba tarihçileri bilmemişlerdir
her karenin bir karşı veba girişimi olduğunu

göğe bezgin bakanların bir türlü öğrenemediği
bir oyundur satranç

evet ilk aşk gibi bir şeydir ilk açılış
artık dönüş yoktur
kuşku bağışlanmasa da
tedirginlik doğal sayılabilir
ancak
yürümenin dışında bütün eylemlerin adı
kaçış kaçış kaçıştır

çapraz özgürlüklerinde filler
acılardan yapılmış bir alanda
ne zaman ki esrirler
yazsak defterlere sığar mıydı
şah açmazında vezirin ölümcül tutkusunu
yerine göre piyon da bir tufandır
içinde hep bir vezir sürekli mahzun
düz gider çapraz vurulur ve uzun uzun
günbatımlarını çağrıştırır

hüznü uçlarından dolanıp
yalın sıçrayışlarıyla piyonlar arasından
ürkek ama cesur ama sevimli
açsa duyargalarını o tarihsel şiire
iyi bir oyuncu en çok atları sever

sen ey atını kaybeden oyuncu
bir ilkyazdan koca bir güzyontan adam
bırak oyunu

artık
öyle bir ıssızlık düşle ki içinde
yeryüzünü kişnesin
bizim atlar
  • /
  • 21

tıbbiyeli itiraf

bugün öğle sularıydı.
uçan balon satan bir çocuk bir bankta oturmuş, balonların iplerinden uçmasın diye sıkıca tutuyordu. yorgun görünüyordu.
bir yandan da etrafa bakıp, balonunu satabileceği çocuklu bir aile arıyordu.
yanına büyük bir çocuk geldi.
''hepsi kaç para?'' dedi.
''ne abi, hepsini mi alacaksın?'' dedi.
o an çocuğun gözleri mutluluktan büyümüştü sanki.
''evet'' dedi o da.
''dur sayayım abi'' dedi gülümseyerek.
heyecanlanmıştı, elleri titriyordu.
''peki say'' dedi. balonlar ve ipleri o kadar iç içe geçmişti ki güç bela sayabildi tozlu, nasır tutmuş elleriyle.
''25 tane var abi, hepsini alacağın için sana tanesini 1 tl den vereceğim'' dedi.
cüzdanında bozukluk olmasına rağmen cebinden bir 100 lük çıkarttı verdi büyük çocuk.
küçük satıcı bir paraya bakıyordu bir de büyük çocuğa.
abi bu para ne? benim bunu bozacak param yok ki hem dedi.
bozdurursun sonra deyip, balonların hepsini istedi büyük oğlan.

büyük oğlanın eline balon iplerinin hepsini tutuşturdu küçük satıcı. uçuracaktı büyük çocuk hepsini denize karşı. anlamıştı küçük satıcı.
'bir dilek tut abi' dedi parlayan gözleriyle.
'tuttum' dedi o da. (takımının şampiyonluğunu dilemişti) ve hepsini saldı gökyüzüne.
bir yandan da küçük satıcıya bakıyordu.
ufaklık ise mutlulukla başını kaldırmış, rengarenk balonların gökyüzüne yükselişini seyrediyordu. balonları gözden kaybolana kadar birlikte seyrettiler.

''parayı ilerdeki markette bozdurup geleyim abi, bekle burda tamam mı?'' dedi.
büyük çocuk ''tamam'' dedi. ama beklemedi, biraz uzaklaştı, sonra adımlarını yavaşlattı ve olduğu yerde durdu. uzaktan küçük satıcının gelip gelmeyeceğini merak ediyordu.
çok geçmedi, çocuk balonların uçurulduğu yere gelip etrafına bakındı, büyük çocuğu arıyordu gözleri...
satıcının geldiğini görünce gülümsedi büyük çocuk. ardından yoluna devam etti.

gecenin sonunda dileğim gerçek olmuştu.
umarım günün birinde yine karşılaşırız güzel çocuk.

Toplam entry sayısı: 203

usmle

usmle step 1 başvurusu yapabilmek için öncelikle bize ait bir ıwa kaydımızın olması gerekiyor. "iwa2.ecfmg.org" adresinde ıf you have never been issued a usmle/ecfmg ıdentification number and want to request one, click here. linkine tıklayın.

-çıkan sayfada no, ı have never submitted an application to ecfmg for any examination. kısmına tıklayın. next'leyin.

-sonrasında kişisel bilgilerinizi ("your biographic ınformation" ) doldurun. submit'leyin. ardından gerekli bilgileri tamamlayın.

-kaydı tamamlama işlemi için 75$ lık bir ödemeyi (payment) site üzerinden yapmanız gerekiyor.

bu işlemler halledildikten sonra ıwa sitesinden giriş yapabilmek için kullanacağımız "usmle/ecfmg ıdentification number" ı almış olacağız. bu numara
yani "ıdentification number" (usmle ıd) sizin tabiri caizse kimliğinizdir, unutmamanız gerekiyor.



şimdi sınav için başvuru yapacağız:



-ıwa'dan siteye usmle ıd imizle giriş yapıp begin a new application a tıklıyoruz.

-please check this box to indicate that you have read, understood, and agree to the above notice. a tıklıyoruz. çıkan uyarıda "tamam" a basın.

-ıtem 1 kısmında no, ı have not been granted a license by a medical licensing authority in the united states based on previous licensure exams. işaretleyip "next" leyin.

-ıtem 2: "select an exam" kısmında "usmle step 1" işaretleyip "next" leyin.

-ıtem 3: "eligibility" (sınavı almak istediğiniz dönem) işaretleyip ilerleyin.

-ıtem 4: "testing region" (sınava gireceğiniz bölge) "europe" seçip ilerleyin.

-ıtem 5: "examinees with documented disabilities" (engelli raporlu olan sınav katılımcıları için) kısmını eğer herhangi bir kusurunuz yoksa "no" işaretleyip ilerleyin.

-ıtem 6: "name of applicant" kısmına adınızı-soyadınızı yazın. not: diplomanızda yazan ad soyad neyse onu yazın. iki üç adı olanlar için karışıklık olmaması isteniyor. türkçe karakter açısından da benim soyadımda bulunan ı harfi i olarak yazıldı, sonrasında bir problem yaşanmadı. örnek: soyadı "altın" olan biri "altin" olarak yazabilir.

-ıtem 7: "contact ınformation" (iletişim bilgileri) nizi yazın ve ilerleyin.

-ıtem 8: "u.s. social security number and/or national ıdentification number" ( tc kimlik numaranızı) yazın ve ilerleyin.

-ıtem 9: "date and place of birth" (doğum yeri ve tarihi) yazın ve ilerleyin.

-ıtem 10: "gender" (cinsiyet) seçin ve ilerleyin.

-ıtem 11: "native language" (konuştuğunuz dil) türkçe yazın ve ilerleyin.

-ıtem 12: "other languages spoken" (konuştuğunuz yabancı dil- ingilizce hariç) varsa seçip ilerleyin.

-ıtem 13 a : citizenship (vatandaşlık) bilgilerinizi -doğduğunuz ülke, üniversiteye giriş zamanı ve şimdiki durum- isteniyor. doldurun ve ilerleyin. not: green card'a sahipseniz burada belirtmeniz isteniyor.

-ıtem 13 b : current passport (şu anki pasaport bilgileriniz) isteniyor. pasaportunuz yoksa olmadığını belirten kutuyu işaretleyin.

-ıtem 14: "ethnicity" (etnik kimliğiniz) işaretleyip işaretlememek size kalmış.

-ıtem 15 a : "present employment" (şu anda çalıştığınız kurum) varsa "yes"e basıp,

çalıştığınız kurumu (örnek: ........ ilçe hastanesi) ,
kurum adresini,
çalıştığınız pozisyonu (physician yazabilirsiniz) ,
"clinical discipline" kısmını (pratisyen iseniz general medicine yazabilirsiniz) ,
"job title" kısmını (pratisyen doktor- physician yazabilirsiniz),
"employment date" (işe giriş tarihiniz) yazın ve doldurun.

-ıtem 15 b: "postgraduate medical training" (mezuniyet sonrası tıbbi-cerrahi eğitim) aldıysanız eğitim aldığınız dalı ve ülkeyi yazın. yoksa "no" işaretleyin.

-ıtem 16: "the ecfmg reporter" (güncel bilgiler için abone olabileceğiniz ecfmg bülteni), "yes" diyebilirsiniz.

-ıtem 17: "medical education status" (tıp eğitimi durumu) öğrenci iseniz "student" ; mezun iseniz "graduate" işaretleyin.

-ıtem 18: "medical school ınformation" (tıp fakültesi bilgileri)


medical school name (okul ismi)

address line (adres)

city (şehir)

country (ülke)

medical schoool student ıd (okul numaranız)




"dates of attendance" kısmında



attended from (okul başlangıç tarihiniz)

attended to (okul bitiş tarihiniz)

number of years attended (okulda okuduğunuz süre - kalmadıysanız ya da uzatmadıysanız 6.0 görülecektir. )

graduation date (mezuniyet tarihi)

diploma date (diploma aldığınız tarih)

title of medical degree (mezuniyet ünvanınız- tıp doktoru (doctor of medicine) yazabilirsiniz.)




"ınternship" kısmında



start date (intörnlük başlama tarihi)

end date (intörnlük bitiş tarihi)



"government/social service" kısmında


diploma öncesi bitirmeniz gereken devlet görevi/sosyal görev var mıydı bu isteniyor. "no" işaretleyin.



-ıtem 19: "other medical school(s) attended" (eğitim gördüğünüz diğer tıp fakülteleri) varsa yazın. yoksa boş bırakın.

-ıtem 20: "other ınstitution(s) attended (bulunulan başka kurumlar ya da alınan kurslar) varsa yazmanız isteniyor. yoksa boş bırakın.

-ıtem 21: "clinical clerkships" (klinik stajlar) bu kısmı boş bırakıp, atlayabilirsiniz. ayrıntılı transkript örneğinizde bunlar gözüktüğünden yazmayabilirsiniz.

-ıtem 22: "medical diploma" kısmında ilk kez başvuru yapıyorsanız ;


diploma elinizde bulunuyor ancak diploma örneğinizi ve diğer gerekli belgeleri temin edip ecfmg ye göndermediyseniz

"ı have graduated from medical school and am enclosing, with my certification of ıdentification form (form 186), two photocopies of my medical diploma with an english translation (if required). ıf my form 186 is signed by an authorized official of my medical school, the envelope containing the above-listed documents will be sent to ecfmg directly from the office of that official." seçeneğini işaretleyin.

diplomanız bulunmuyor/öğrenci iseniz diğer seçenekleri okuyun uygun olanı işaretleyin.


"name on diploma" kısmında diplomanızda yazan ismin aynısının yazılması gerekiyor. türkçe karakter bulunan ilk ismimdeki i harfini büyük harfle yazdım. soru işareti şeklinde görülüyor ancak önemli değil.


-ıtem 23: "certification by applicant" metni okuyun ve kutucuğu işaretleyin.



bu işlemler bittikten sonra "payment" (ödeme) yapmanız gerekiyor. payment işlemi "oasıs" üzerinden yapılıyor. buraya, ıwa 'ya giriş yaptıktan sonra karşımıza çıkan anasayfa üzerindeki oasıs linkinden ulaşabilirsiniz.

oasıs anasayfasında sol tarafta menüde "financial account summary" (bakiye durumu) linkine tıklayın.

"make on-line payment" a tıklayın.

-credit card ile ödemenizi yapabilirsiniz.

not: payment işlemi sırasında 300 dolar üstü kabul etmeyebilir. miktarı düşürüp öyle deneyin. peyderpey ödeme yapabilirsiniz. address kısmına takılmayın.


ödeme yapıldıktan sonra karşınıza form 186 belgesi çıkacak.


not: ben mezun olarak başvuru yaptığım için karşıma sadece form 186 çıktı. öğrenci olanların hem form 183 hem form 186 belgesi temin etmesi gerekiyor sanırım.


form 186 belgesini gördüğümüz ekranda;

-"certification of ıdentification form (form 186) - certification by notary public," yazıyorsa elimizdeki belgeyi konsolosluk/ noter onayı ile onaylamamız gerekiyor.

(not: ben sarıyer'deki amerikan konsolosluğu'nda imzalattım. başka yerde nasıl imzalanıyor bilmiyorum.

not: konsolosluğa gitmeden önce form üzerinde hiçbir imza bulunmasın.sadece fotoğrafınızı yapıştırmış olarak gidin. )


eğer belgeyi görüntülediğimiz ekranda;


-"certification of ıdentification form (form 186) - certification by notary public and medical school official," yazıyorsa hem konsolosluk hem de okul onayı gerekiyor.

(not: ben yalnızca "notary public" onayı aldığım için bu kısmı bilmiyorum.)



konsolosluk hizmetleri için:

-ilk olarak tr.usembassy.gov/tr/u-s-citizen-services...otarial-services-tr/

linkine tıklayarak ankara, istanbul ya da adana’dan randevu alabilmek için buraya yazan linke tıklayın.

-consulate country turkey, consulate city ıstanbul ankara ya da adana seçin.

-make appoıntment tıklayın.

- “request notarial and other services not listed above” işaretleyin.

-alttaki “ ı have read the instructions on the embassy or consulate website for the password services ı require” kısmını işaretleyin. submit’leyin.

-çıkan sayfada kendinize uygun günü seçin. sonrasında saatinizi belirleyin ve kişisel bilgilerinizi çıkan sayfadan tamamlayın.

- “ı have read the privacy act notice and understand how my data will be used.” işaretleyin... continue’ ya basın. çıkan sayfayı pdf olarak kaydedin.

.
imzanızın bir örneği üzerinde mevcut bulunan ehliyet kartı ya da pasaport ‘unuzu yanınızda götürmeyi unutmayın.

imza başına 50 dolar alınacağı için, mümkünse nakit olarak yanınıza alın ya da kredi kartı ile ödeme yapın. türk lirası ya da banka kartı kabul edilmiyor. toplam 1 imza atılacağı için 50 dolar götürmeniz yeterli olacaktır.



diploma ve transkript


göndereceğimiz belgeler arasında form 186'yı tamamlamış olduk.

şimdi diğer belgeleri yani diploma ve transkripti hazırlayalım.


transkript almak için üniversitenizin "öğrenci işleri" bölümünü arayın. ingilizce transkript almak istediğinizi söyleyin. dilekçe ile kimlik fotokopinizi isteyeceklerdir.dilekçe örnekleri internette mevcut. dilekçenizde ingilizce transkript istediğinizi özellikle belirtin. bunları temin ettikten sonra faxlayın. genellikle aynı gün mail adresinize gönderilmiş oluyor.


diplomanız hem ingilizce hem türkçe ise fotokopisini çekmeniz yeterli. ancak sadece türkçe ise çevirisini yetkili yerlerden yapmanız gerekmektedir. yeminli tercüme merkezlerinden usmle ile daha önceden haşır neşir olan bazı kurumlar mevcut. buralardan çeviri yaptırmanızı öneririm. forumdaki arkadaşlar da bahsetmişlerdir.

ikinci yol; üniversitenizden -benim yaptığım gibi- hem ingilizce hem türkçe diploma çıkarılmasını isteyebilirsiniz. tabi bu durumda bakanlık imzasının alınması gerektiğinden süreç uzayabilir.



şimdi elimizde

1 adet form 186- onaylanmış
2 adet ingilizce transkript
2 adet diploma fotokopisi

mevcut.


bunları

" ıwa
ecfmg
3624 market street, 4th floor
philadelphia, pa 19104-2685
usa "

adresine bir kargo şirketi aracılığı ile yollayacağız. bir çok kargo şirketi mevcut ancak fiyat açısından makul olması nedeniyle ben mng ile yolladım.

***postalama işlemi halledildikten sonra kargonun ellerine ulaştığına dair bir mail gelecek. mailin gelmesi 7- 10 gün sürebilir.
***bu mail geldikten sonra okulunuzun ecfmg işleri ile ilgilenen hocanızdan emswp sistemi üzerinden bilgilerinizi onaylamasını isteyeceksiniz.

(not: arkadaşlar bu kısım ne yazık ki en can sıkıcı kısım. birçok okulda bu işler ile ilgilenen birisi ya bulunmuyor ya da ulaşmak zor oluyor. böyle biri varsa, sürekli sistemden onay verip vermediğini sorunca da taciz ediyor gibi bir durumda kalıyorsunuz ne yazık ki. ama bu emswp üzerinden onay sağlanmadığı sürece belgeleriniz onaylanmıyor ve sınava başvuramıyorsunuz.

(not: emswp (ecfmg medical school web portal) belgelerinizin doğruluğunu denetleyen bir sistem. eğer okulunuz bu sisteme kayıtlı ise yukarıda bahsettiğimiz gibi sadece notary public onayı ile belgelerinizi imzalatıyorsunuz. ancak bu belgelerin daha sonra -yani kargomuz ecfmg ye ulaştıktan sonra- okuldan yetkili birisi tarafından emswp üzerinden onaylanması gerekiyor.

eğer okulunuz bu sisteme kayıtlı değilse yukarıda belirttiğimiz gibi sadece notary public ve medical school official onayı gerekiyor. )


emswp sisteminden bihaber olan okullarda onayı halletmek için iki yol var:


1- ya emswp işlerini halledebilecek, elektronik işlerden anlayan bir hocanızı bulacaksınız. "emswp ye kendisinin yetkili olarak atanmasını isteyecek" bir maili kendi okul uzantılı mail adresinden (örnek: .....@universite.edu.tr) ecfmg ye göndermesini isteyeceksiniz; bu şekilde kendisi şifre aldıktan sonra sizin bilgilerinizi onaylayabilecek.

2- ya da ecfmg ile irtibata geçerek bilgi alacaksınız. ben aynı sıkıntıyı yaşadığım zaman bana,

‘ maile iliştirilmiş olan diploma okulun resmi diplomasıdır ve bu diploma sahibine türkiye’de doktorluk yapma hakkı tanır.’ ibaresi yazılı bulunan;

ekteki transkriptin geçerli ve resmi olduğu belirtilen;

okulun resmi bir yetkilisi tarafından mühürlenip imzalanmış bir antetli kağıdın ”

diploma fotokopisi, transkript ve form 186 ile birlikte yetkili kişinin üniversite uzantılı mail adresinden ecfmg ye postalanabileceği söylenmişti.



emswp onayı hallolduktan sonra ecfmg'den,

dear doctor:

the processing of your usmle step 1 application is complete. you have been registered....... şeklinde bir mail gelecek.


yaklaşık bir hafta sonra yine ecfmg'den,

dear .........

your usmle step 1 scheduling permit is now available. yazan bir mail gelecek. bu; prometric websitesi www.prometric.com üzerinden sınava randevu alabileceğimiz manasına geliyor.

ıwa 'ya giriş yapın. "print/reprint documents" kısmında "print/reprint usmle step 1 scheduling permit" yazısı çıkmış olacak. buradan "scheduling permit number" ve "candidate ıd" mize ulaşabiliriz.

(not: bu belgeyi print edip saklayın. )


şimdi www.prometric.com sitesine girin.

-schedule my test e tıklayın.

-altta u-z yazan kısımda “usmle- unıted states medıcal lıcensıng exam” a tıklayın.

-step 1 linkine tıklayın.

-country yi turkey seçin. next e basın.

-schedule an appoıntment a tıklayın.

-çıkan sayfayı okuyun. next e basın.

-çıkan sayfayı okuyun. ı confirm ve ı consent işaretleyin. next e basın.

-üste ıwa'dan öğrendiğimizi "scheduling number" ı

alta "soyadınızın ilk dört harfini" yazın.

-çıkan sayfada posta kodunuzu yazın. (türkiye'de bu sınav sadece ankara cinnah caddesi türk amerikan derneği'nde yapıldığı için ne yazarsanız yazın karşınıza tek bir adres çıkacaktır. schedule an appointment get directions a basın.)

-çıkan sayfada "ı agree" ye basın.

-çıkan sayfada gün ve ay olarak müsait tarihi seçin. go' ya basın.

-istediğiniz günü seçin ve yan tarafta çıkan saati tıklayın.

-çıkan sayfada yanında * bulunan kısımları doldurun. next'leyin.

-çıkan sayfada tekrar bilgilerinizi kontrol ederek başvuruyu tamamlamak için complete appointment a tıklayın.

-çıkan sayfadaki "confirmation number" ı kaydedin.

-15 dakika içinde prometric'ten mail gelecek.


sınav başvurusunu tamamlamış bulunuyoruz.


hepinize rahat bir başvuru süreci ve kolay sınavlar diliyorum.


(bu yazı uzun zamanımı aldı. umarım eksiğiyle gediğiyle yardımcı olmuştur. selamlar.)

-------------------------------------------------------------------------------------

edit: sınav başvurum aralık ayı sonu olmasına rağmen sınavı erteleme kararı aldım. bu süreç biraz sancılı -ama çok değil hemen üzülmeyin- bu yüzden elimden geldiği kadar bu "eligibility period extension" kısmını yani sınav erteleme işini basitçe anlatmaya çalışacağım:



request eligibility period extension (sınav tarihini erteleme)


sınava gireceğiniz üç aylık period süresinde sınava hazırlandınız ancak denemelerde anladınız ki yeterli değilsiniz.

sınavı size verilen üç ay periyodunun sonunda dahi verecek durumda değilsiniz ve sınavı ertelemek istiyorsunuz.

ecfmg size bir kereliğine mahsus olmak üzere sınavınızı bir sonraki üç aya erteleme hakkı veriyor.


(diyelim ki "oct-nov-dec" aralığında sınav olacaksınız. sadece "jan-feb-march" periyoduna erteleyebilirsiniz.

diyelim ki ertelediniz ve sınava giremediniz / tekrar ertelemek niyetindesiniz. o halde sil baştan sınav başvurusu yapmanız gerekiyor. yani dediğim gibi tek sefer erteleyebilirsiniz.)


önemli bir mesele: eğer sınav erteleme başvurusu yaptınız. bundan sonra, erteleme için sizden talep edilen bütün işlemlerin, ecfmg tarafından belirtilen "deadlıne" yani bitiş tarihlerinden önce halledilmesi gerekiyor.


( https://iwa2.ecfmg.org/epex/epexoverview.asp linkinde belirtildiği gibi, diyelim ki "original eligibility period" tarihiniz "oct 01 2018- dec 31 2018".

deadline tarihi olan "jan 25 2019" da işlemlerin halledilmesi gerekiyor.)


------------------------------------

öncelikle ıwa'ya giriş yapın.

ana sayfadaki "request to extend a usmle elıgıbılıty perıod" linkine tıklayın.


aşamaları tamamladıktan sonra ödeme ekranı gelecek. ödeme -2018 yılı itibariyle- 70 dolar. (bu ödemeyi ecfmg'ye yapıyoruz. ancak aşağıda da anlattığım üzere
erteleme talebinizin tarihine göre prometrıc de sizden ücret talep edebilir.)


ödeme yapıldığında size "request ıdentification number" verilecek. bunu not edip saklayın.


aynı gün, "your request to extend a usmle eligibility period" başlığında bir mail gelecek.
burada işlem talebiniz gerçekleştiği ve yeni sınav "scheduling permit" hazır olduğunda tarafınıza mail geleceği yazıyor.


bu mail birkaç gün içinde gelecektir. (bana üç günde geldi)

şöyle yazacak: "your revised usmle scheduling permit ıs available"



önemli bir mesele: mailde yazan şu kısım çok önemli:


"ımportant note for examinees who:

.cancelled a testing appointment 30 or fewer days before their scheduled test date,
.were turned away by the prometric test center on their scheduled test date, or
.did not appear on their scheduled test date.

ıf you fall into one of these categories and have not already called prometric to pay an appointment change fee, your eligibility record

failed to load into prometric's system. you will not be able to schedule a testing appointment until you call prometric, as directed

on your scheduling permit, and pay a fee to reinstate your eligibility record. after you have paid the appointment change fee,

you must forward the payment confirmation e-mail you received from prometric to the national board of medical examineers (nbme) at

usmlereg@nbme.org. ın your e-mail to nbme:


.type "resend eligibility" in the subject line, and
.include your full name, usmle/ecfmg ıdentification number, examination type (step 1 and/or step 2 ck), and testing region in the e-mail text.


after receipt of the e-mail from you, the nbme will send your updated information to prometric and respond to you within two business days.
after you receive nbme's response, you can then contact prometric to schedule a new testing appointment."


manası: eğer sınavınızı 30 günden az sürede iptal ettiyseniz,

prometric test merkezinden sınav günü geri çevrildiyseniz,

ya da test tarihinde yerinizde olmadıysanız


ve prometric sınav merkezini ödeme yapmak üzere aramadıysanız, prometric sistemine giriş yapıp sınav tarihi belirleyemezsiniz.
(ben bu hataya düştüm ama iyi ki erken ayılmışım. sınav tarihi belirlemeye çalıştığım zaman farkettim ki prometric sitesinde
"böyle bir kayıt olmadığını" gösterip hata veriyor. bu yüzden prometric'i aramak gerekiyor.)


prometric sınav merkezini (hollanda / +31 320 239 540) arayın ve ödemeyi gerçekleştirin.


ödeme yaptıktan sonra prometric'ten size gelen "ödeme kaydını içeren maili" , "usmlereg@nbme.org" adresine;

mailin konu kısmına (subject) "resend eligibility" yazıp,

ana metin kutusuna da "isim-soyisim", "usmle/ecfmg ıdentification number", "sınav türü (step 1)" ve "test bölgenizi (europe)" yazıp

gönderin.



(not: arama işlemi için ben skype'yi kullandım. kredi kartınızdan yükleme yapabilirsiniz. ben 15 dolar yükledim ve 4 kere aradım. toplam 20 dakikayı bulmuştur diye düşünüyorum. yine de bakiyemde 13.18 dolar kaldı. yani 10 dolar filan yüklerseniz yeter diye düşünüyorum.


bu arama işlemi biraz sıkıcı. anlaşmak zaman alabiliyor. hem konuşma kalitesi internet üzerinden normal şebeke gibi olmuyor. yine de personel yardımcı olmaya çalışıyor. ilk aradığınızda bir kaç dakika telesekreter konuşuyor. en son sizden 1 ya da 2'ye basmanızı istiyor. 1'e basın. karşınıza çıkan görevliye durumu -tabiki ingilizce olarak- izah edin. onlar "payment/ödeme" işlemi için sizi bir kişiye bağlayacak. burada sizden kart numaranızı ve kart bilgilerinizi isteyecekler.


burada önemli husus şu: dediğim gibi eğer sınav tarihinden 30 gün öncesine kadar erteleme talebinde bulunursanız para ödemeniz gerekmiyor.


ancak, sınav tarihinden önceki 5.gün-30. gün aralığında erteleme talep ederseniz prometric'e 50 dolar ödemeniz gerekiyor.
(ben 27 aralık'da sınava girecektim. iptal edip uzatma talep ettiğim tarih 21 aralık olduğundan 50 dolar ile yırttım.)


eğer sınav tarihinden önceki 1.gün-5.gün aralığında erteleme talep ederseniz, sınav bölgelerine göre ödeyeceğiniz miktar değişmekle beraber; sizin sınava gireceğiniz "europe" bölgesi için 314 dolar ödeme yapmanız gerekiyor. (2018 için geçerli rakam buydu)


bu yüzden bence en geç 6 gün öncesinde uzatma talebinizi başlatın.


ödeme yaptığınızda size "payment" maili gelecek. bunu yukarıda belirttiğim üzere "usmlereg@nbme.org" adresine istenilen bilgilerle beraber gönderin.)


------------------------------------------------------------------

ıwa'daki online işlem tamamlandıktan sonra "verification" kısmı var:


1-eğer öğrenci iseniz ve okulunuz emswp ye kayıtlı değilse --> form 183-e isimli belgeyi siz ve okulda bu işlerle ilgilenen görevli yetkili beraber doldurmanız
gerekiyor. tıp fakültesi yetkilisinin isim-soyisimi, imzası, resmi ünvanı, kurumun ismi yazılı olması gerekiyor. ayrıca yetkili yine okulun mührünü basması gerekiyor.
okulun ecfmg'ye bildirilen resmi yetkilisi haricinde bir başkası bu işlemi yaparsa geçersiz sayılmaktadır.

formun, ecfmg'ye ulaştırılacağı 45 gün içinde imzalanması gerekiyor. ve form direkt olarak bu yetkili tarafından okuldaki ofisinden postalanması gerekiyor.

(bu süreci, okulum emswp'ye kayıtlı olduğu için ben yaşamadım. ama önerim şu ki, eğer okulunuz emswp'ye kayıtlı değilse -sınav başvurusu süresinde anlayacağınız üzere-
bu süreç başınızı ağrıtabilir. bu yüzden erteleme işine ihtiyaç duymayacak kadar iyi çalışın. mecburen ertelemeniz gerekiyorsa, yaklaşık bir ay öncesinden erteleme
talep edin ve hem para ödemeyin, hem de belgeleri postalamak için zamanınız olsun.)



2- eğer okulunuz emswp'ye kayıtlı ise "verification" için okulunuza haber gidiyor. okuldaki yetkili onayladıktan sonra bu işlem tamamlanıyor.

(mezun olduğum okulum -cumhuriyet universitesi- emswp'ye kayıtlı olduğundan ve sınav başvurusu için bu "verification" işlemini önceden -sınav başvurusu yaparken- hallettiğimden dolayı tekrar "verification" işlemim gerçekleşmedi. öğrenci olup, emswp'ye kayıtlı fakültelerde öğrenim görmekte olan arkadaşlar yine de bu işlerle ilgilenen hocalarına bir sorsunlar. ancak onlar için tekrar "verification" gerekiyor mu gerekmiyor mu bilmiyorum.)




bu işlemleri hallettikten sonra nbme güncellenmiş bilgilerinizi prometric'e bildirecek ve size iki iş günü içerisinde bir mail gönderecek.

(ben 2 ocak günü maili gönderdim. 3 ocak günü mail geldi.)


"usmlereg@nbme.org" adresinden gelen mailde şöyle yazıyor:


"dear dr. ....

thank you for contacting the national board of medical examiners.

we are reinstated and updated your eligibility record in prometric's system. you may go online or call prometric to schedule a new appointment using the scheduling number from your scheduling permit. do not attempt to "reschedule" using your previous prometric confirmation number, as that number is no longer valid."


kısaca: bilgilerinizi güncelledik ve prometric'e gönderdik. şimdi yeni başvurunuzu size göndermiş olduğumuz "scheduling permit" mailindeki "scheduling number" ile
online olarak yapabilirsiniz. önceki başvurunuzun "confirmation number" ı ile "reschedule" yapmaya çalışmayın, çünkü o numara artık geçerli değil.

(not: "scheduling number" 9 haneli, "confirmation number" 16 haneli.)



şimdi prometric websitesinden başvurunuzu -ilk başvuru sürecinde anlattığımız gibi- yapabilirsiniz.


edit 2: sınav günü

ankara-çankaya cinnah caddesi
üzerinde bulunan "türk-amerikan derneği" 'nde sınava giriyoruz. sabah 9'da başlayan sınav için en geç 8:30 da orada bulunun. (eğer 8 gibi orada bulunursanız erkenden sınava başlama ihtimaliniz var. tabiki sınava normal saatinde de başlayabilirsiniz, size kalmış. ben 8 30 gibi başlamıştım.)

görevli arkadaşlar çok candan davranıyorlar. bu yüzden sınav öncesi istediğiniz şeyi sorabilirsiniz, aklınızda kalmasın. (ben önceki gün gidip merak ettiklerimi sormuştum, ertesi gün de sordum. zaten onlar da siz söylemeden aklınıza takılan soru varsa sorabilirsiniz diyorlar.)

görevli, size öncelikle eşyalarınızı bırakmak üzere bir dolap anahtarı ve talimatları bildiren jelatin kaplı bir a4 kağıt verecek. a4 te yazanlari okuyun.

dolabınız sırt çantası koyacak kadar geniş, hatta turistik sırt çantaları boyutunda gibi düşünün, bu yüzden il dışından gelip otelde konaklayan arkadaşlar sınav sonrası geri döneceklerse çantalarını dert etmesinler.


dolabınızı kitledikten sonra içeriye gireceksiniz. içeride bir küçük bölüm daha var, burada sizden kimlik bilgilerinizi teyit etmenizi isteyecekler. (adresinizi ve e-mail adresinizi soruyorlar.) sonra parmak izinizi alacaklar. içeri girip çıkarken atacağınız imzanız ise kimlik kartinizdaki ya da ehliyetinizdeki imza olmalı.

sonra size talimatlar anlatılacak. kısaca söylemek gerekirse; gireceğiniz her blok öncesi kimliğiniz ve anahtarınızı görevliye vermeniz, parmak izinizi basmaniz, ceplerinizi gorevliye göstermeniz, metal detektörle aranmaniz ve imza atmanız gerekiyor. bu uzun süren bir işlem değil, zaten aliskinlar. 30 saniye sürüyor sürmüyor. (kimlik kartı ve anahtarı içeri girmeden geri verecekler.)

sınavda mola verdiginizde ise çıkarken yine parmak izi basmaniz, imza atmanız, kimlik ve anahtarı teslim etmeniz gerekiyor. (kimlik ve anahtarı yine geri verecekler.) çıkışlarda arama yapılmıyor.


sınava başlamadan görevli tarafından size iki not kağıdı, iki keçeli kalem ve bir kulak tıkacı verilecek. bu not kağıtlarından birinde size ait "scheduling number" onlar tarafından yazılmış olacak. (tutorial bittikten sonra gelecek ekranda bunu girip ilk blogu çözmeye baslayacaksiniz. yani "scheduling permit" kağıdınızdaki numaraları ezberlemeye gerek yok.)

sınav odasında bilgisayarlar var. görevli sizi birine götürecek. sınava basladiginizda ilk önce önünüze 15 dakikalık tutorial gelecek.(burayı eğer önceden uworld, nbme deneyiminiz varsa direkt atlayabilirsiniz. böylece bu süre mola sürenize ekleniyor ve 1 saat molanız oluyor. ancak tutorial içinde "headphone" yani kulaklıklarinizi kontrol etmeniz gereken bölümü atlamayın. )

sonra dediğim gibi "scheduling number" ı girip sınava baslayacaksiniz. (her mola sonrasında yine bu numarayı girerek sınava basliyorsunuz)

blok başına 40 soru, toplam 7 blok 280 soru mevcut. her blok için 1 saat süreniz var. (eğer bloğu erken bitirirseniz bu süre molanıza eklenir, diğer bloklar için kullanılamaz.) ayrıca tutorial' ı atladığınız için 1 saat molanız var. toplam 8 saat sürecek.

ister her blok sonrası beş dakika ara verin. ister hepsini bitirin hiç mola almayın, size kalmış. zaman tanzimi önemli. sınav odasında saat yok, sadece kilitli dolapların bulunduğu yerde saat var. ancak mola aldığınızda bilgisayar ekranında ne kadar zaman kaldığı vs. herşey yazıyor zaten. ona göre ayarlarsiniz kendinizi.

sınav bittiğinde ekrana sınavla alakalı anket soruları geliyor. bitirdikten sonra dışarı çıkıp eşyalarınızı alıyorsunuz. görevliler anahtarı alıp sınav çıktınızı size teslim ediyorlar.

geçmiş olsun.


hepinize başarılar dilerim.

dönem 1

tip fakültelerinde genellikle boş geçirilen yıldır. insanlara anatomi öğretmiyorsanız, tibbi biyoloji ve biyokimyanın belli kisimlari hariç başka dersleri anlatmanın manası nedir?

madem anatomi agir geliyor deniliyor -ki 2. sınıfta basit geldigine şahit olmadım, söylem mantıklı değil- ben dekan olsam şahsen bu seneyi değerlendirmek adına gelen 1.sınıflara pratik manada tecrübe kazandırmaya çalışırdım. kan alma, damar yolu açma, sonda takma gibi şeylerden bahsederek nerede bulunduklarını onlara hatirlatirdim.

hastanede bulunan abi ablalarının yaninda nöbet tutmalarını sağlayarak bir iki gün de olsa, hastane şartlarını değerlendirmelerini ve bunları düşünerek gelecek planları yapmalarını isterdim.

temel bilimsel çalışmalarda yardımcı olmalarını ister; literatür nasıl araştırılır, makale nasıl bulunur, nasıl yazılır gibi önemli konular hakkında genel bir bilgiye sahip olmalarını isterdim.

en az yukarıda bahsedilen mevzular kadar önemli olan yabancı dil yeterliliği adına öğrencilere yol göstermeye çalışırdım.

benim dönem 1 öğrencilerine tavsiyem şudur:
-gezecek çok vaktiniz var, değerlendirin. sınıfı geçebilecek kadar çalışın.
-sürekli ingilizce okuyun,yazın. dilde zayıfım demeyin, sizin gibi olup çalışıp ydslerden 75,80 alan arkadaşlarım var.
-kendinizi başkalarından ayıran bir uğraş edinin ya da önceden vardiysa devam ettirin.
-yurtdisi yaz stajı ayarlayın.( daha yolun başında olabilirsiniz, mühim değil. dil adına kazanacaklarınız yeter.)

ha bir de "ulan bu yasta bunlara gerek var mı" diyenler olursa onlara kulak asmayın. intörn olduğunuzda -hele hele yurtdışında büyük işler yapmak istiyorsanız- dedigimi gayet iyi anlayacaksınız.

nasıl başlarsanız öyle gider. bunu da unutmayın.

biz pratisyen yetiştiriyoruz diyen hoca

ne öğrettiğini merak ettiğim hocadır.

evet, hocaların arkasından ne kadar atıp tutsak da verdiği emekleri göz ardı etmek ne insan olana yakışır, ne de üstüne üstlük doktor olana. kabul. başımız üstünde yerleri var. sevmediğim hocaları bile hayırla yâd ederim, ediyoruz da.

fakat "pratisyen olarak yetiştirmek" ne demektir? hangi tıp fakültesi mezunu arkadaşımız mezun olduğu ilk gün ekg okumayı vasat şekilde dahi olsa biliyor? üsye, iye, pnömoni, koah, hipertansiyon, yumuşak doku travması reçetesi yazabiliyor? akut mi'da hangi ilaçları vereceğini biliyor? kırık şüphesinde çift yön grafi isteyebiliyor?

intorn olduğum sene yaşadığım bir vakayı zaman zaman hatırlarım ve hem güler hem üzülürüm.

cuma vakti okuldan nöbet çıkışı camideyim. üstümde nöbet kıyafetleri var, hemen gidip yatayım diye üşenmişim çıkarmamışım. dışarıdan bakıldığında sağlık çalışanı olduğum belli. yanımda genç bir çocuk öne arkaya sallanmaya başladı. "ne yapıyor bu çocuk?" diye düşünüyorum kendi kendime, ne yapacağımı soruyorum.

velhasıl çocuk eğildi sonra yere yattı. o zamanlar da bonzai vakaları vardı fazlasıyla, genç olduğu için aklıma o geliyor filan. neyse namazı bozdum bilinci açık mı değil mi diye bakıyorum. ama inanın sonrasında ne yapacağımı bilemedim. "bacaklarını yukarı kaldıralım hocam" diyorlar, "kaldırın" diyorum. "112'yi arayalım hocam" diyorlar, "arayın" diyorum.

aklıma ilk ne geldi biliyor musunuz? "acaba beyin kanaması mı geçiriyor?" ve bana ambulans gelip hastayı alıp gittikten sonra "ne oldu hocam?" diyenlere "bilmiyorum, hastanede bakarlar tomografi filan çekerler, beyin kanaması var mı yok mu diye" diyerek cevap verdim.

şu an bana bu hatıra daha çok komik gibi gelse de, ne yazık ki aynı zamanda acı bir hakikat olarak çarpıyor yüzüme.

bir; hava güneşli, sıcak bir yaz günü. aklıma ilk gelmesi gerekenler -hele hele onbeş yaşlarında bir genç ise- dehidhratasyon, güneş çarpması, atlanmış bir kahvaltı sonrası hipotansiyon, hipoglisemi olmalıydı.

iki; beyin kanamasını, travma öyküsü olmayan ve görünüşte sağlam gencecik bir çocukta ilk tanı olarak düşünmek ne kadar doğru?

üç; velev ki kanama olsun, hiç bir hasta için bu tanı öyle pat diye söylenmez, hele hele hiç tanımadığı bir insana bu durum anlatılmaz.

bu hikayeyi anlatma sebebim öncelikle gülmekti tabi; fakat acı olan şu ki, bu hikayede her basamak hatalı ve yanlış. işte bu yüzden diyorum ki pratisyenlik elzemdir, şarttır. pratisyenlik sadece fakülte mezunu olup iş hayatına atılmak demek değildir. hep söylediğim gibi, size insani ilişkiler, hızlı karar alma, olaya bütüncül bakabilmek gibi nosyon kazandırır. hastanede elinizin altında yüzlerce tetkik imkanı varken gereken kompleks bilgiyi değil -bunu verecek olan uzmanlıktır- gemide arabada sokakta lazım olan basit bilgiyi pratisyenlik verir.

şimdi konuya dönecek olursak, ne yazık ki okulumdan -pratisyenlikte faydalı pek çok şey öğrendiğim halde- ekg'yi okumayı, kırık grafilerini neden çift yön çekmek gerektiğini, bebeğe hangi lavman uygulayacağımı, "avil+ dekort"u, "dikmus"u, "svt de beloc" u, "tansiyonda kapril" i öğrenemedim. bana öğretilen "ewing de soğan zarı", "adjuvan kt ilaçları", "roux en y anastomozu komplikasyonları" idi. bu bilgiler hiç de pratisyenlik bilgileri değildi.


aslında okulda öğrenmek istediğimiz çok fazla şey yok. direkt grafi, ekg yorumlayabilmek, 20-30 tanı için iki üç kalem ilaç yazabilmek, acillere bilhassa pediatrik acillere yaklaşımı öğrenmek istiyoruz. ve bunlar kesinlikle, ister pratisyen, ister uzman, isterse profesör olsun, her doktorun bilmesi gereken zaruri bilgiler demek.

başlıktaki sözü sarf eden hoca eğer beyin cerrahı ise nörolojik muayeneyi; dahiliye hocası ise tansiyon ve şeker ilaçlarını; kardiyoloji hocası ise ekg yi; radyoloji hocası ise pa ac ve direkt grafiyi; ortopedi hocası ise alçı alımını, sık görülen kırıkları, çocukta torus kırığını öğretiyorsa başımın üstünde yeri var. çantasını taşımaya razıyım.

değilse, odasında türk kahvesi içerken gazete okusun, briç oynasın. derslere girerek büyük lütuf göstermiş oluyorlar, fazlası zatı şahanelerine mukabil bir yük değil.

ateşi düşmeyen infant

infant için aşı takvimine göre aşılanıp aşılanmadigi öncelikle sorgulanmalı, fontanel muayenesi yapılarak ve refleksler kazanildiysa patolojik olup olmadığına bakılarak menenjit ekarte edilmelidir.

boğaz muayene edilerek eritem, tonsiller hipertrofi, kript varlığına bakılmalı, lenfadenomegali palpasyon ile değerlendirilmelidir.

5 yas altında ayrıca son zamanların gözde tanısı "pfapa" yi sorgulamanız hem ailenin size güveni adına hem de sizin hekimlik sanatınız adına artı puandır. pfapa, rutin üsye tedavisi almalarına rağmen iyileşmeyen hastalarda akla gelmelidir. hastalık atak halinde seyreder ve tek doz prednol daha etkin tedavi sağlar. (pfapa: periyodik ateş, aft, farenjit ve adenit)

5-15 yaş çocuklarda oral tedaviye rağmen geçmeyen üsye, eklem şişliği ve idrarda renk değişikliği sorgulanarak akut romatizmal ateş ve psgn dışlanmalıdır.

muayenenizi düzgün yaptıktan ve aileye bu konu ile ilgili bilgilendirme yaptıktan sonra -eğer anlayışlı ise- aile de teskin olacaktır.

edit: diğer arkadaşlar sağolsun bahsetmişler ama yine de yazayım dedim. idrar yolu enfeksiyonu için hasta mutlaka değerlendirilmelidir. unutmusum. affola.

mecburi hizmete gidecek hekimlere tavsiyeler

önce bu kararı verdikleri için sevineceklerini umuyor ve gittikleri yerlerde kötü bir anı yaşamadan mesleklerini eda etmelerini ümit ediyorum.

verilen bu karar zaten yeterince saygıyı ve takdiri hakediyor. gidin, çalışın, para kazanın ve itibar görün.(umarım herkes için böyle olur, ben çalıştığım yerde şükür ki fazlasiyla saygı gördüm)

arkadaşlarınız sizden önce uzmanlık kazanmış olabilirler, rahat ve emin olun ki yaşadığınız tecrübeyi daha sonra kazanma fırsatınız hic olmayacak. bu yüzden altın değerinde. mecburi hizmet sırasında çok zorlanmadan para kazanma fırsatınız da olabilecek. rahat edeceksiniz. bu dönemde en tehlikeli şey rahata oldukça alışmaktır.

para herkes için önem taşıyor bu kesin. ancak bana sorarsanız -çok sıkıntılı bir süreç içinde olanlar hariç- parasını düşünmeden önce çalışabileceginiz yerler adına ufak bir çalışma yapın. mesela ailenizin yaşadığı yere yakınlık, uzmanlık için kursa gidecek iseniz aradaki mesafe, şehrin ya da ilçenin ekonomik durumu vs. gibi önemli konuları araştırın. kaba hesapla nüfus/100 günlük gelecek hasta sayısının asgari rakamıdır. aklınızda bulunsun.

#2700 nolu entrydeki cümlelere aynen katılıyorum. belki şu eklenebilir: lojman varsa bir an önce başhekiminize ya da mesul kimse ona belirtin. haberleri olsun.

büyük iller ve nüfusu kalabalık yerler hariç, genellikle ilçelerde uzman ve bt,usg gibi tetkikler hatta bazı kan tahlilleri bile bulunmayacak. (çalıştığım yerde troponin ve biyokimya bakılamıyor, hatta bir ara hemogram bile bakılmıyordu) bu ne demek: büyük ilçede çalışırsanız elinizin altında birçok imkan olur ve hastayi uzmana danışabilirsiniz. bt yorumlama adına bir bilginiz olur. büyük yerde pişersiniz. bakış açınız daha geniş olur. öte yandan hasta sayınız aşırı olur, bazen hasta sevketme durumu sizin için sıkıntılı olabilir.(onunuzde mi geçiren hastayı tutmak zorunda olabileceğiniz gibi) ayrıca ne yazık ki bazı uzman hekim arkadaşlarınızın gereksiz hakaretlerine maruz kalabilirsiniz. bunlar sizi üzmesin. her tarafta böyleleri var ne yazık ki.
benim gibi daha küçük yerde çalışacak arkadaşlar için şunu diyebilirim; hasta sayınız görece daha az olacak, nöbet daha rahat geçecek. benim bunlar içinde en önemli kazanım olarak gördüğüm ise, hastayla daha çok konuşarak ve muayenenizi daha düzgün yaparak sanatinizi geliştirebileceksiniz. baktığınız bazı hastaları unutmayacaksınız. (örneğin lityumun yan etkilerini -hipotiroidi, d.insipidus, tremor, renal hasar- hepsini birden tek bir bipolar hastamda görmüştüm. ve hala unutmadım. bence bunun için en önemli faktör hastayla geçirilen zaman. daha büyük merkezlerde maalesef hastayı sorgulamaya fırsat kalmayabiliyor.) öte taraftan bazen öyle an gelecek ki imkanların olmayışı sizi çok zorlayacak. ekg si normal bir hastayı troponin bakamadan tutmanız gerekecek. belki tutamayacaksınız. hemogram, biyokimya zaman zaman bakamayacaksınız. müşahede 8 10 hasta için müsait iken belli dönemlerde 200 250 hastayı entegre şartlarında değerlendirmeniz gerekecek. direkt grafi çeken arkadaş kalifiye olmayabilecek.

son olarak, belirtmeden geçemeyeceğim şey; size danışan, size hasta getiren ya da hastanızı sevkettiğiniz doktor adına mümkün olduğunca kötü yorumda bulunmaktan kaçının. meslektaşınızı koruyun. kimsenin hakkında kötü konuşmayın, sizi rencide etmediği sürece.

umarım hakkınızda hayırlısı olur.

bir diğer entryde de (ebkz: #954) benzer konulardan bahsetmiştim. biraz uzun oldu. sorry.

vizitte kızlardan dolayı hasta göremeyen nesil

evet bu biziz.

bu neslin çoğunluğu erkektir. eğer bayan vardıysa birisinin kız arkadaşıdır, değilse markajdan bir an önce o da kurtulup kendi kolonisine dönmeye çalışacaktır.

yıllarca çok çekti bu nesil. öndeki 6 m2 lik odaya girebilmek için tüm sınırları zorlayan xx' lerin ortamı domine etmeyi başardığı anda, y kromozomunun odada nefes almaya dahi hakkı yoktur. hemen difuzyonla kapı dışarı edilir.

önde kalmayı başarabilmiş olmanız bile sevinmenize kafi. hocayı dinlemeseniz de olur. zaten arkadan " yğa çekilsene jenesuispas boyun uzun göremiyoruz rererö, bik bik" seslerini duymaya başlarsanız ister istemez kendi kabilenize dönersiniz.

bunun bir başka formu da şudur :
(bkz: dersi en önden dinlemek için geceden önlük bırakmak)
takdir edildiği üzere bunların da çoğunluğu bağyandır.

not 1: düşman değilim. öndekiler hariç.
not 2: arkadan bağıran kizin boyu 1. 90 dir.

komik öğrenci hatıraları

endokrin hocamız yamulmuyorsam subakut tiroidit konusunu filan anlatıyor. ders de öyle böyle değil bayağı sıkıcı. en önde sr arkadaşımız ders dinliyorken sürekli saatine bakıp duruyor. arkadan görüyoruz tam hocanın karşısında adam.biz görüyorsak hoca kesin görecek.
hoca farketti sonunda.
h: ne var doktor bey çok sıkıldınız galiba. sürekli saatinize bakıp duruyorsunuz. nedir bu kadar önemli olan? söyleyin.
sr: yok hocam ondan değil.
h: nedir peki?
sr: hocam saatimi yeni aldım da çok beğeniyorum. o yüzden bakıyorum sürekli.

iyi çocuktur sr. okuyorsa çok selam.

komik öğrenci hatıraları

hoca: anal atreziyi nasıl anlarsınız? (inspeksiyon denmesini bekliyor)
öğrenci: rektal tuşe yaparız hocam.
hoca: delik yok düldül nereye yapıcan tuşeyi?

doktor maaşı

ilber hocanın bu konuyla ilgili 'cahil cühelaya' kızdığı bir video vardı. tabi kendisinin başka bir programda dediği üzere asıl cahilden çok yarı cahilden korkacaksın. "cahil bilmediğini bilir ama yarı cahil bilmediğini biliyor sanır." yine haklısın hocam. memlekette yarı cahil çok.

konuya dönecek olursak, mesleğin henüz başında sayılabilecek biriyim. yıllarca hep diyordum ki "yav aga tamam az kazanıyor hekimler ama aç gözlülük de yapmamak gerek." yine aynı fikirdeyim lakin aç gözlülük denilen şeyin halkın çok büyük bir kesiminin anladığı şey olmadığını yaşayarak öğreniyorum.

bu mesleği çoğu insan gibi birilerine yardım edebileceğim bir meslek olarak tercih ettim. henüz tercih ederek yanılmadığımı düşünüyorum. umarım fikrim değişmez. öte yandan ne kadar işin kutsiyeti çoğu zaman ön planda olsa da adı üzerinde bu bir meslek. hayatınızı idame ettirme telâşında size ekmek kapısını aralayan anahtar. para kazanmanızı sağlayacak araç. emeğinizin pesinde koşmak en doğal hakkınızdır.

şimdi gelelim maaşa. net olmak gerekirse 5000-5500 arası değişen miktarda maaş alıyorum. halime çok şükür lakin milletvekillerinin maaşının yanında bu 3 te 1 ediyor. yemek yerken 5 liraya ızgara yiyemiyorum. ayrı dava.

neden mi bu maaş normale nazaran az?

şöyleki:

- üzerinizdeki sorumluluk insanın yaşayabileceği en ağır sorumlulukların başında gelir. ayda 7 8 nöbet tutarken bile en az 100 lerce insan tedavi alabilmek adına size geliyor. bu hastaların aciliyetini ayırabilmek sizin göreviniz.
-her karar size ait. hasta ölürse sizin elinizde ölmüş olur. yaşarsa siz vesile olmuş olursunuz.
- gelen her hasta 89 yaşında son donem siroz değildir. 8 yaşında fix dilate pupil hastanız da gelecektir. eliniz ayağınız kesilir.
- karşınızdaki herkes beylerbeyi beyefendisi değildir. hanzonun alası, akrabasının bile yüzüne bakmadığı insanları canım cicim diyerek ikna etmek sizin işinizdir.
-gece 3 te ayağım iki gündür kaşınıyor diyen hastaya "bakmıyorum, bu saatte gelinir mi bu yüzden" diyemezsiniz. acile giren her hasta bakılacaktır.nokta.
- hasta kusarak gelir, serum derdindedir. bişeyim yok der. siz menenjit ya da svh için muayene etmek zorundasınızdır. reflüm azdı, mide koruyucu yazsanız der; siz inferior mi için ekg yi değerlendirmelisinizdir. başım dönüyor sürekli der, hic poliklinik e gitmemiştir, vicdanınız elvermez karotisleri vertebrobaziler sendrom olmasın diye dinlersiniz. çarpıntıyla gelir "hocam guatr 'ım var 7 yıldır" çarpıntı da yıllardır var beloc ile geçiyor der; "ulan bu tirotoksikoz olmasın" dersiniz içinizden, ne değerlendirme imkânınız olur ne de acil hasta olursa diyerek km lerce uzak yere sevkedebilirsiniz.
- kimisini surekli hayırla yad ettiğim ve halen görüştügum hemşirelerin bu sefer kaprisli olanlariyla nöbettesinizdir. hanımefendi alışmıştır rahata ücra bir ilçede. ng sonda takamaz, siroz hastasının gereksiz yere parasentez için ambulansla gidişini engellediniz diye üfler püfler. ama 3000 lira onun hakkıdır.(alsın da helal hoş olsun) ng sondayı siz takar çıkarırsınız.
- geceleri biyokimya çalışamıyorsunuzdur. tekniker olmadığından hastanın hemogramini değerlendirmesem olur dersiniz. sonra içiniz cız eder, kendiniz gider kendiniz bakarsınız.
- sonra da siyami ersekteki kardiyoloji asistanını ya da doğudaki bir üroloji uzmanını düşünür allah yardımcıları olsun, işleri bizden çok daha zor dersiniz.

bu meslek para için yapılmaz, yapacaksanız hemen dönün geri. onlar yüzünden çekiyor millet, hekimler dahil. ancak hakkınızı savunmamanın, kendi emeğinize nankörlük etmek olduğunu da unutmayalım. onda yalnız siz değil annenizin,babanızın,kardeşinizin,sevdiklerinizin de emeği var.

ya iste böyle sevgili meslektaşlarım. çalışın ve birer iyi hekim olun. umarım bizler düzelirken insanlar da düzelir.

komik öğrenci hatıraları

sözlüde
hoca: meme muayenesi nasıl yapılır?
öğrenci hemoroid memesi olarak anlamıştır:

-diz dirsek pozisyonunda hocam.

herkes kahkahalarla yıkılır.

komik öğrenci hatıraları

genel cerrahi staj sözlüsüdür. stres tavandır. bu stresli stajın güzel geçmesine vesile olan sevgili ç. arkadaşımız sınavdadır.

ç: arkadaş
h: hoca

h: eveet ç. tiroid kanserlerini anlat bakalım.
ç: hocam ilk olarak papiller karsinom. sonra foliküler karsinom... em.. ih..medüller karsinom... ımmmm...
h: başka?
ç: hocam en sık görünenler papiller...foliküler meduller.............immm......
h: başka evladım
ç: hocam baştan saymak gerekirse papiller foliküler medul.
h: yeter oğlum. bi başladın papiller foliküler papiller foliküler yeter. tamam

hastanede yaran olaylar

göğüs hastalıkları stajında 3 bayan arkadaşımız sabah viziti başlamadan hastayla konusmaktadir. ellerindeki akciğer grafisini hastamız gördükten sonra "verin onu bakalım" der ve başlar anlatmaya: "bakın bu sol akciğer -gösterdiği yer gerçekten de sağ değil sol akciğerdir- burada görüntü kirlenmiş beyazlık var sağda yok iltihap filan olabilir"

arkadaşlar şaşırırlar. hasta pnomoniyi tarif ediyordur. "amca ne güzel maşallah iyi biliyorsun" derler.

hasta kendinden emin bir şekilde "tabi" der ve güler. eliyle infiltrasyon bulunmayan ve amfizematöz görünümdeki sağ akciğeri gösterir:

"ahanda bu da karaciğer".

likedislike butonuna basınca oluşan turuncu renk

kimse boyle düşünüyor mu bilmem ama entry altındaki like-dislike butonlarına bastığımda oluşan o turuncu renk gözümü alıyor ve entry bu şekilde rahat okunmuyormuş gibime geliyor. hoş gri-siyah bir tonda mango turuncusu olmamış sanki.

23 haziran 2019 istanbul yerel seçimi

evlilik kriterlerimin gün geçtikçe değişmesinden sonra açık ara birinciliğe yerleşen "akp zulmünü görüp oy vermeme" prensibiyle gönlümü kazanan, yuva kurma kararı aldığımız müstakbel (inşallah) eşimle - şu an tanışmamış bulunuyoruz ne yazık ki, ama kendisine selam ederim- yıllar yıllar sonra geriye baktığımızda "ya hanım/bey ne zor günler yaşamışız ama çok şükür ki zulme, adaletsizliğe taraftar olmamışız" diyerek sevineceğimiz günlerden birisi olması ümidini taşıdığım seçimdir.

tıbbiyelinin yaz tatili


içerik kuralları - iletişim