karotis

Durum: 129 - 0 - 0 - 0 - 16.09.2018 21:22

Puan: 1549 -

1 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 13

bütün kanlarıma baktırmak istiyorum

bir şeker bi kolostur da bu sözcük öbeğinin yakın akrabasıdır.

çok yaşa yerine çok sev demek

çok yaşa da çok sev de beddua niteliği taşıyabileceğinden iyi yaşa demek daha mantıklıdır dedirten başlık, hee tabiki niyetiniz iyi ise.

ikinci şans

üçüncüyü de veriyorsan sende bir sıkıntı var kardeşim dedirten başlık

orgazmik duygular yaşamak

kadınların çikolata yemesi

yeni giysi kokusu

çok denenmiş giysilerin ter kokma ihtimali de vardır.

clubfinans doctors

hiçbir hediye alamadan sahip olduğum karttır. aa doktor musunuz tepkisini de kasada verdirir.

günün sözü

kırk yıl kıran olur vadesi gelen ölür.
(ölecek olan hangi tedaviyi verirsen ver ölüyor.)

ciğerden gelen yanık kokusu

genellikle zeki müren dinledikten sonra ortaya çıķan kokudur

dünyanın en zor hissi

vazgeçmektir kendileri

irmik helvası

üzerine sade maraş dondurmasının en çok yakıştığı tatlı
  • /
  • 13

hoşlanılan dişinin adanalı çıkması

kadınlara ‘dişi’ hitabında bulunan kişilere denk olamayacak iyi kalitede insanlardır, bulduysa bırakmamalıdır.

alternatif tus dershanesi isimleri

tatlı seferleri

birincisi bugün başlamış olan, trileçeciler ve bulaşık süngericiler arasındaki düşmanlıktan doğan sefer. trileçeciler "tanrı trileçeyi kutsasın" nidalarıyla taarruza geçti. süngerciler trileçeye tabii olmamakla birlikte onu kabul etmiyorlar ve hendek kazıp içine süt doldurdular. süngerlerin orayı geçemeyeceğini düşünüyorlar. savaş çatala sünger devam ediyor. bakalım zaman neler getirecek.

"deus vult trileçe!"

1000’ler kulübü

tam şimdi, şu anda 1000. entrymi yazıyor oluşumla dahil olduğum yazarlar grubu.
bu ilk binliğim ama son olmaz umarım diye düşünüyorum.
yaklaşık 2,5 seneye tekabül eden sözlük maceram içinde yazdıklarım hep yaşadıklarımla paralel gitti. bazen burada okuduklarım, burada tanıştıklarım hayatımın bir noktasına çeşitli şekillerde yön verdi.
şimdilik hüzünlü ve buruk şekilde andığım insanlar ve anılar, diğer binlik entrylerimde umarım tatlı bir tebessüme dönüşebilirler...

darısı diğer yazarların başına.

seni seviyorum demenin farklı yolları

sen hastayım deyince ne bileyim ben de tıp okudum.

82 yaşındaki dedeye kelepçe ve biber gazı

çok üzücü bir haber. 82 yaşındaki adam için polis çağırmak gereklidir veya değildir onu bilemem ama yaşlı adam polisin elindeki silahı almaya çalışmış ki bu korkunç olaylara yol açabilirdi. o saatten sonra polis işini yapmış. keşke böyle olmasaydı.

ne kadar kolay mahkum ediyoruz insanları, adeta günah keçisi arıyoruz. yahu orada bir can pazarı yaşanıyor ve dakikalar içinde olup bitiyor. bazı şeyleri öngöremez veya daha kötü şeyler olmaması için mecbur kalırsınız. bu da öyle bana göre.

yatılı misafire kendi yatağını vermek

sülalemin sahip olduğu huydur. eve bir çift yatılı misafirimiz geldi, salonda çekyatta yatmak istiyorlar. yarım saattir türlü kombinasyonlarla ikna etmeye çalışıyoruz swh.

annem babamla birlikte salonda yatmayı yataklarını misafirlere vermeyi teklif ediyor.
kardeşim annemler salonda yatsın, biz annemlerin yatağında yatalım, misafirler bizim odalarda yatsın diyor.
ben biz salonda yatalım annemler bizim odalarda yatsın, misafirler de annemlerin odasında yatsın diyorum.
babam çocuklar salonda yatsın, huylanıyorsanız biz kendi yatağımızda yatalım, siz çocukların yatağında yatın diyor.

nolacak bilmiyorum.

ayrıca hiçbir arkadaşımın evinde yatılıya kaldığımda birinin yatağında yatmadım, zaten teklif etmediler de. genelde direk çekyatı hazırladılar. övünmek gibi olmasın da misafirperverlik kendi yatağını vermeyi gerektirir...

edit: yorgun düştük kimse konuşmuyor, hepimiz salonda oturuyoruz öyle.

wgtow

açılımı 'women going their own way' olan topluluktur.

''artık, tanrıçaların saçma standartlarını tutturmak istemiyoruz, ve üzüntü içinde küçük hanımlar olarak görülmemize de gerek yok.''
''tek istediğimiz kalıplar yerine insan olarak görülmek.''

erkeklerin ilgisini çekmek yerine yapacak işleri olan kadınlara ithafen.

(bkz:mgtow)

kendi kendine ted x konuşması yapmak

nobel konuşmalarına kadar gidebilen kronik hastalık.

c-a-b

açılımı circulation - airway - breathing olan sıralama. bundan birkaç yıl öncesine kadar a-b-c iken yeni düzenlemeye göre c-a-b olmuştur.

buna göre, duruma bakılarak yapılacak ilk yardımda öncelikle dolaşımın sağlanması (circulation), ikinci olarak hava yolunun açıklığının kontrolü (airway), son olarak da nefes alıp-verme (breathing) kontrol edilmeli ve ilk yardım buna göre yapılmalıdır.

Toplam entry sayısı: 129

bir sınav için en stresli olduğunuz anda yaptıklarınız

dahiliye sözlüsünde bana en malign hocalar denk gelmişti bir gün önce geçemeyeceğimi anlayınca çalışmaya ara verip kendime mağrur öğrenci kıyafetleri seçip ayna önünde nasıl mağrur heyecanlı boynu-bükük olurum provası yapmıştım , işe yaradı geçtim, hatta hoca ( en maligni)bana acıdığı için sözlüde çikolata ikram edip gülümsemişti pişman değilim gene olsa gene yaparım yapmak zorundaydım elin oğlu enfeksiyon gastrodan sözlüye girerken bana hematoloji ve romatoloji çıkmıştı, başka çarem yoktu.

gabapentin

stalk/iz sürme/ her türlü hafiyelik konusunda ustalaşmış, tüm sözlük ahalisinin datasını beyninde özenle tutan, eğlenceli, konuşkan ve de insancıl yazarımız. radyonun ve sözlük sinema kulübünün de demirbaşıdır kendisi.

sözlük niklerinden meslek tahmini yapmak

bitlistütünü-tekelci

bi sarmak isterim'le bi bağlamak isterim

katılamadığım için, teknik aksaklıklar yaşanıp bir başka güne sarkmasına mutlu olduğum yayın* bir dinlemek isterim.

psycho

gerilimin efendisi (master of suspense) alfred hitchcock’un 1960 yapımı, döneminin başyapıtı ,ama günümüzde gus van sant’ın sanatsal deneyi ile geçerliliğini yitirdiği ispatlanmış, (hitchcock çok taklit edildiği için belki artık seyirciye şaşırtıcı gelmiyor) klasikleşmiş bir filmdir. tabi ki klasiklere saygımız her zaman sonsuz.
 spoiler!
öncelikle meşhur duş sahnesinin geçtiği film olarak reklamını yapmak istiyorum, ayrıca bu duş sahnesinin 40. dakikada başrol oyuncusu janet leigh’in ölümüyle sonlanması da seyirciyi şoke eden bir durum (sinema tarihinde başrolü en erken öldüren film) olarak bir kenara not edilmeli diye düşünüyorum.
her ne kadar ‘psycho’ kelimesi ‘sapık’ olarak türkçeye çevrilmiş olsa da, kelime anlamı olarak ingilizcedeki ‘psychoanalysis’in kısaltılmışı olduğu hatta son sahneye ve filmin anlam bütünlüğüne gönderme yaptığı ile ilgili görüşler vardır. psikanaliz demişken, filmin sonunda psikiyatristin psikanalizi sonucu söyledikleri ile, başroldeki anthony perkins’in , namıdeğer sapığın, duştaki kadını neden öldürdüğünü net bir şekilde anlayabiliyoruz. perkins’in canlandırdığı norman bates ; kendi annesini başka biriyle gördüğünde onu öldürebilecek derecede kıskanan ve annesinin de kendisini o denli kıskandığını bilmek isteyerek psikoza girmiş, çift kişiliğe sahip bir karakterdir. burada bates’in ikinci kişiliği norma bates yani annesidir ve cinayetleri de annesinin kılığına girerek, anne kişiliği ile işlemektedir. yine filmin sonunda görüyoruz ki işlediği cinayetler marion crane (janet leigh) ile sınırlı değildir, hoşlandığı birçok kadını bu sebeple öldürmüştür.
son olarak, norman bates’in marion crane’i öldürmeden önce aralarında geçen son sohbetten alıntı yaparak bitirmek istiyorum yorumumu. böyle annesiyle sıkıcı bir yerde neden yaşadığını hatta buralardan kaçması gerektiğini ve annesiyle yaşamayı bırakmasını söyleyen crane’e, bates’in cevabı ‘bir çocuğun en yakın arkadaşı annesidir’ olmuştur, fakat konu annesine gelince de ‘bir oğul asla bir sevgilinin yerine geçmez’ deyip annesine olan tutkulu kışkançlığını, paylaşamamasını ve belki de çaresizliğini dile getirmiştir.

benden bu kadar,izlemediyseniz izleyiniz efendim.

karotis ile damardan saatler

hey sen tıbbiyeli aşk acısı mı çektin yoksa hala çekiyor musun ya da benim aşkla duyguyla işim olmaz arkadaşları yerinde inceleyeceğim mi diyorsun o da olmadı ben mazoşistim 150 yıl önceki aşkımı hatırlayıp keyif almak istiyorum mu diyorsun gel tıbbiyeli gel, derdini de al gel ya da dert dinlemeye gel..

20 ocak cumartesi radyoda yayındayım ağırlıklı olarak türkçe akustik, slow, duygusal parçalar çalacağım. saat 22.00 gibi başlarız, bekliyoruz efendim..

hem birine aşık olup hem de ders çalışabilmek

aşık olmak da ders de birlikte dopamin fırtınası yarattığından aşık obsesyonu ya da psikoz veyahut türlü sağlıksız ilişkisel problemler ile sonuçlanması muhtemel durumdur. hayat kalitesi ciddi anlamda düşebilir, bilinçli olunması gerekli.

gabapentin

stalk/iz sürme/ her türlü hafiyelik konusunda ustalaşmış, tüm sözlük ahalisinin datasını beyninde özenle tutan, eğlenceli, konuşkan ve de insancıl yazarımız. radyonun ve sözlük sinema kulübünün de demirbaşıdır kendisi.

sevgililer gününü sapların daha çok konuşması

sap değildir onlar bekardır, bekarlık da sultanlıktır, olur öyle çok da şey yapmayın dedirten başlık.*

akıldan çıkmayan doktor olmasam ne olurdum sorusu

kesin fizik okurdum, kuramsal fizikçi olurdum sonra da iş bulamazdım.

komik öğrenci hatıraları

dönem 4 genel cerrahi stajı
hoca döndü bize ve sordu 'genel cerrahide ne zaman rektal tuşe yapılmaz arkadaşlar ?' hastalık saymaya çalıştık tabi. hoca da 'hayır sadece iki durumda yapılmaz ya doktorun parmağı yoktur ya da hastanın anüsü' dedi, tabi anüs değil de türkçe versiyonunu söylemişti, hepimiz kalakalmıştık.

y tu mama tambien

meksika sinemasından ünlü yönetmen alfonso cuaron’un ses getiren bir 2001 yapımı filmi, y tu mama tambien. farklı bakış açıları, siyasal içeriği ve belki de cinsel içerikli sahneleri sebebiyle çokça eleştriye maruz kalıp, bir o kadar da sevilmiş bir kendi kimliğini bulma hikayesidir.
(spoiler:hikaye iki genç erkek ve bir orta yaşlı kadının hayali bir sahile yüzmeye gitmek için yola çıkması ve bu yolculukta kendileriyle ilgili birçok şeyi keşfetmeleri, yeni deneyimler yaşamaları ile ilgilidir. başrol oyuncusu , orta yaşlı kadın, luisa; kocası jano tarafından defalarca kez aldatılan aynı zamanda da ölümle burun buruna gelmiş bir kanser hastasıdır. yol arkadaşları tenoch ve julio ise ergenliklerinin doruğunda, kişilik bulma arayışında, aynı zamanda da birbirlerinin kız arkadaşları ile ilişki yaşamış iki genç erkektir. yolculukları esnasında kendilerini ve hayatı sorguladıkları , gerek kahkaha, gerek hüzün , gerek de gerginlik dolu anlar yaşarlar.

filmde hikayeyi anlatan anlatıcının (dış sesin), filmdeki karakterleri daha net ve ayrıntılı anlamamızda ve hatta onlarla ilgili karakter analizi yapmamızda rolü büyük. kaldı ki film boyunca, üç başrol oyuncusu haricinde birçok karakter hakkında çok farklı detaylar öğrenip, bilgi sahibi oluyoruz. siyasi mesajların da filme ustaca serpiştirilmiş olması yadsınamaz bir durum.)
hayatı akışına bırakmayı ve olduğu gibi yaşayıp kabul etmeye atıfta bulunan, akademiye altın küreye adaylığı olmuş izlenesi ve farklı bir film.

tıbbiyeli sözlük ikizler burçlular derneği

üyeyiz efendim dediğim dernek/başlık. tüm faaliyetlerini merakla beklemekteyiz. sevgiler..

sevgililer gününü sapların daha çok konuşması

sap değildir onlar bekardır, bekarlık da sultanlıktır, olur öyle çok da şey yapmayın dedirten başlık.*

kirası bir gün gecikince kapıya gelen ev sahibi

bu şahsın kira bir gün gecikince merak ve telaş yapıp telefonla arayan versiyonu da olup, özel mazeretlerinizi detaylı olarak açıklamanızı sizden beklemektedir. bunlara mahal vermeyiniz, her ay aynı gün ödeyiniz, ev sahiplerini üzmeyiniz.

içerik kuralları - iletişim