kawasaki

Durum: 273 - 0 - 0 - 0 - 21.08.2017 15:07

Puan: 3130 -

2 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

.
  • /
  • 28

dr. muhittin demirel

ah be hocam. oldu mu bu hiç? her ölüm erkendir derler de senin ki çok erken. :(

hep senin aramanı isteyen arkadaş

sen onun yazmasını istersin o da senin. bir yaz konuşmazsınız dönem başlayınca bunu öğrenir can ciğer olmaya devam edersiniz.

lise arkadaşları

yoksunuz lan hiçbiriniz...
bu bir matrix

stabil

labil labil labil
beni yaşamak değil bu telaş öldürecek
stabil stabil stabil
beni sensizlik öldürecek

tıp okuma diyen otuz yıllik pratisyen hekim

bir de şu açıdan bakalım. o bir dahiliyeci kıvamında ve bir dahiliyeci kadar kazanıyor. 18 bin kazanan pratisyen tanıdığım var o bir pratisyen forte. 5 sene asistanlık çilesini çekip başa uzm yazmanın bir faydasının olmadığını anlayan. maddiyat gayesi ile tus çalışmayan idealist kardeşlerime selam olsun onun tadı da başka. ama yaşamak isteyenlere de saygı duyuyoruz

uzun zaman sonra görüştüğün eş dost

uzun zaman sonra görüşülen dost olur mu? benim lügatımda yok. o eski bir arkadaş pek arkamda duramayan.

ege'de bir sahil kasabasında yaşamak

yaşlının hayali olması gerekirken 24 yaşında benim niye hayalim?
ruhum 24 değil ki ciddi anlamda 35

şehir efsaneleri

damar damar üstüne bindi.

çay

dun tahta yakalık aldım. ınce belli çay bardağında. benim için türk bayrağı takmak gibi bir şeydi.

çocukluğumuzda sevindiğimiz özel zamanlar

*bakkal buzparmak aldığım ilk o üstteki buzlu plağın dilime değdiği ve yapıştığı an.
*dilim dışarı çıkmışken sepetle inen suyu gördüğüm an.
*sabah herkes uyurken uyanip kumandayı ele geçirdigim anlar.
  • /
  • 28

canım kardeşim

yönetmenliğini ertem eğilmez'in üstlendiği, 1973 yapımı bir türk dram filmidir.başrollerini tarık akan, halit akçatepe ve kahraman kıral paylaşmıştır.
filmin müzikleri cahit oben tarafından yapılmıştır.o seneki altın koza film festivalinde en iyi film müziği ödülünü almıştır .
her izleyen kişinin aklında yer eden sahne ise kahraman'ın hayalini kurduğu televizyonu getirdiklerinde artık kahraman için çok geç olmasıdır

komik öğrenci hatıraları

bir tanıdık 10 yaşındaki kardeşime sorar: -sen ne olmak istiyorsun ?
kardeşim cevap verir:
-diyabet
oysaki diyetisyen demek istemişti..

tıbbiyelinin en çok etkilendiği film

incendies (icimdeki yangin)
 spoiler!
nasil 1+1=1yapar ah bir bilseniz

manuş baba

'geceler kara tren' efffsanedir.

Toplam entry sayısı: 273

tıp fakültesini aile yanında okumak

nerdeeee? anama mektup yazmıştım. bence özetliyor okuyamayanların halini.

insan 100 metrekarede mutlu oluyormuş kilometrelere sığamazken farkına vardım.

sabah "hadi ya sizi mi bekleyeceğim kahvaltı hazır" diye bir çığlık duyunca yaşıyor,hissediyor,huzuru buluyormuş; kahvaltı etmeden evden çıkınca anladım
.
okuldan çıkıp yolda "anneeeee çok açım" diye koca metroda bağırdığım zamanlarda rahatmışım aslında;, hastaneden çıkıp eve gelip bir sofra görmeyince anladım.

her gün nasılda jilet gibi gidermişim okula. her gün ütüsüz önlüğüme bakınca anladım.

çalışırken gelen meyve tabakları angarya gelirdi şimdi biri getirse de yesem modundayım :)

bayram sabahları erken kaldırınca kızardım sana bayramlara bile gidemez olduğumda anladım.

her annenin görevleriydi bunlar. peki ya merhametine nasıl aşık ettin beni kadın? ana kuzusu şu oğluna yaptığın en büyük iyilik buydu. sevdin. oğluna sevmeyi öğrettin. kocanı sevdin kızını sevdin torununu sevdin. insanlara saygıyla yaklaştın. kimseyi yermedin. kuyu kazmadın. ben seni nerelere çıkarsam da saklasam bilemiyorum. ama iyi bildiğim ve sana verdiğim bir sözüm var oğlun ne kadar büyürse büyüsün senin kokunla yaşayacak kucağında uyumaya devam edecek. şu koşturma üzerine kurulan hayatında sadece sana zamanı olacak.

istediğin kadar zaman yaşlılığında kullanılmak üzere sana hediye edilmiştir anam. bu kaygıları duyma. sana yapmayacağım tek bir şey var ovamam . ovmaktan yoruldum yav :)
annem. anneler günün kutlu olsun. huzur,sağlık senin sen de daima bizim

herkes öldürür sevdiğini

herkes öldürür sevdiğini kimi ona tip okutarak yapar. kimi sozlude başka diyerek. kimi acıtmaz canını çıkabilirsin dr bey der kimi kanatır vurur yüzüne cahilliğini

aşk

ıstiyorum abi. aşık olmak istiyorum. böyle her şeyin onune geçsin. yolumda benimle olsun.giderken icim acisin oyle kötü giderken değil hem de iyi giderken de acısın. yani yarın görüşürüz derken de acısın. sonra ben mesela memleketine km ler yapayım. o otobüsteki yan koltuktaki ahmet amca da fatoş teyze de hoş gelsin gözüme. ağrılarını dinleyim bak razıyım. sonu seni görmek olsun da
öyle vıcık vıcık cıvık cıvık olmasın aşkı.
ıdealizm taşsın bedeninden o güzel yüzü merhamet etsin mazluma.
aşık olsun devrime. sevgiye.emeğe.
kronik bir tasikardim olsun lan. kırmaktan korkayım. aşk...

hayata bağlayan hoş detaylar

bir top a4 kağıdı mesela. açıp bir sayfa almak ve en sevdiğin dolma kalemle bir şeyler karalamak. kupa. sevdiğin kupaya yavaş yavaş french pressten dökülen filtre kahve. mükemmel bir şarkı denk geliyor kulağına onlarca karışık şarkının içinde. tıpçı olarak hayatta tutacak olaya gelirsek fosforlu var oğlum renk katıyor hayatına. sonra bitirmek var bir komiteyi stajı. ulan sağlığın var be onlarca acı koridoru gördükten sonra şükür sebebin olan. mutlu olmak için sebep çok mutsuzluğa bu bedende yer yok.

tıp fakültesine yeni başlayanlara tavsiyeler

patofizyoloji okuyun. propedötik okuyun. ezber olarak görmeyin. zevk alın. okuyun bitsin işte yav.

tıp fakültesini aile yanında okumak

nerdeeee? anama mektup yazmıştım. bence özetliyor okuyamayanların halini.

insan 100 metrekarede mutlu oluyormuş kilometrelere sığamazken farkına vardım.

sabah "hadi ya sizi mi bekleyeceğim kahvaltı hazır" diye bir çığlık duyunca yaşıyor,hissediyor,huzuru buluyormuş; kahvaltı etmeden evden çıkınca anladım
.
okuldan çıkıp yolda "anneeeee çok açım" diye koca metroda bağırdığım zamanlarda rahatmışım aslında;, hastaneden çıkıp eve gelip bir sofra görmeyince anladım.

her gün nasılda jilet gibi gidermişim okula. her gün ütüsüz önlüğüme bakınca anladım.

çalışırken gelen meyve tabakları angarya gelirdi şimdi biri getirse de yesem modundayım :)

bayram sabahları erken kaldırınca kızardım sana bayramlara bile gidemez olduğumda anladım.

her annenin görevleriydi bunlar. peki ya merhametine nasıl aşık ettin beni kadın? ana kuzusu şu oğluna yaptığın en büyük iyilik buydu. sevdin. oğluna sevmeyi öğrettin. kocanı sevdin kızını sevdin torununu sevdin. insanlara saygıyla yaklaştın. kimseyi yermedin. kuyu kazmadın. ben seni nerelere çıkarsam da saklasam bilemiyorum. ama iyi bildiğim ve sana verdiğim bir sözüm var oğlun ne kadar büyürse büyüsün senin kokunla yaşayacak kucağında uyumaya devam edecek. şu koşturma üzerine kurulan hayatında sadece sana zamanı olacak.

istediğin kadar zaman yaşlılığında kullanılmak üzere sana hediye edilmiştir anam. bu kaygıları duyma. sana yapmayacağım tek bir şey var ovamam . ovmaktan yoruldum yav :)
annem. anneler günün kutlu olsun. huzur,sağlık senin sen de daima bizim

doktor maaşı toplumu neden irrite ediyor

bir kerede tonla para kaldırırlar. birinin ocağı yanar, digerinin ciğeri... haram yer, altına güzel bir araba çeker.  zengin,saygın bir insandır. parası sorgulanmaz. nerede emek konuşur nerede ter akar aldığı para da yaşantısı da göze batar. çok gelir. hazmedemezler. konusur dururlar. nedendir hiç düşünüldü mü? haksız,haram,bir el hareketi ile kazanılan para,  eleştirenlerin  yapabileceği tek iştir. hayatı boyunca emek vermeden gelen ekmek kadar onları mutlu eden, göbek kaşıtan bir hareket yoktur. 
o önlüğün alınması belki en rahat gün  ve giyilen ilk gün dışında artık yıllar boyu sürecek bir kronik yorgunluk,kahve gastriti,stres ülseri, yanan uykulu  gözler, tutulan nöbetler,bozulan moraller,sözlüye girilen rüyalar. başkalar?

 bu bir hazımsızlık otesi yok. hayatı boyunca başarmak isteyip başarılamamış bir öykünün kısa özeti.

6 yılda en irrite olunan cümle

gidin gezin eğlenin gençliğinizi de yaşayın. her şey tıp değil. bu arada arkadaşlar ranson yetmez sınav için baltazarı da bilin. he bir de tranplantasyon ilaçlarının kontrendikasyonlari da sozlude çıkacak. tamam ben gideyim şu gençliği kütüphanede yaşayayım.

hep der dururuz nedir hayallerimiz

en büyük hayalim şu ülkede huzur içinde yasamak. özgürce... mesela bir balta inmemeli gecenin üçünde inlememeli hekim geçmişin kederinde.
mesela çocuklar ne ölmeli ne ölmek istemeli 70 ligin uçkurunda çığlık çığlığa gitmemeli.
kardelen okumalı. mutlu olmalı.
kadına şiddet son bulmalı.
yani huzur olmalı kafa karışık yaşamamalı
ne bir yalı ne bir yat. ne son model araba huzur ver be arkadaş.

hayata bağlayan hoş detaylar

bir top a4 kağıdı mesela. açıp bir sayfa almak ve en sevdiğin dolma kalemle bir şeyler karalamak. kupa. sevdiğin kupaya yavaş yavaş french pressten dökülen filtre kahve. mükemmel bir şarkı denk geliyor kulağına onlarca karışık şarkının içinde. tıpçı olarak hayatta tutacak olaya gelirsek fosforlu var oğlum renk katıyor hayatına. sonra bitirmek var bir komiteyi stajı. ulan sağlığın var be onlarca acı koridoru gördükten sonra şükür sebebin olan. mutlu olmak için sebep çok mutsuzluğa bu bedende yer yok.

tıp dil sınavı

saçmadır. daha ağır olmalıdır. böyle bir sınav akademik ingilizceyi ölçmemektedir. ya hiç olmasın ya da ciddi bir sınav olsun kanısında olunan tus öncesi dahi eleyelim diyenlerin koyduğu bir imtihandır. ama önemli olan tabi ki bkz:hayat sınavı

eksi oya üzülen yazarı eksilemek

hiçbir reyin kullanılmamasından iyidir.
kararsizlik en kötü karar klişesi...

leyla tıp okursa

mecnun leylayi birakir. kurtuluruz.

idama karşı olan müslüman

yukarıdaki entrye kahkahalarla güldüğüm başlık. :d

gazi yaşargil

çok sert ve disiplinli bir adam. adama ulaşmak zor diyorlardı kongrenin birinde. göğüs cerrahi hocamızda haberal a ulaşmamıştı ulaşmış şayet ona tenezzül etmemiş prof arkadaşına bu hava ne haberler! adamı şu an dünya konuşuyor.

içerik kuralları - iletişim