lalegibidikdur

Durum: 291 - 54 - 25 - 1 - 17.06.2019 20:20

Puan: 2415 -

2 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 30

muhammed mursi'nin vefatı

“çocuklarımız bizim için ‘onlar adamdı’ diyecekler!”

mısır'ın demokratik yöntemlerle seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olan ve darbeci sisi yönetimi tarafından hapse mahkum edilen muhammed mursi mahkeme salonunda kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. rabbim șehadetini kabul etsin.

banyoda müzik dinlemek

banyo yapmak yanında gereksiz radikal kararları da yanına getirme gibi bir özelliğe sahip olduğundan ruh haline göre şarkıları da promosyon olarak almak şart oluyor.

boyalı da saçların

mabel matiz'in şarkıcılıktan ozanlığa adım atıșının belgesi olan maya albümünün 12. şarkısı. daha ilk sahnesinde mevzuyu anlamamız yürek burkuyor. mabel 'in de en sevdikleri arasındadır.
 spoiler!
cigarası da tüter, canım acısından yorgun
kendi dalına düşman bu çiçeği nasıl sevsin?
kollarında kördüğümler, çözülmez mi gönül?
ağrısında durur cevabı ama bakmıyor iki gözüm
mağlumuydun, arandıkça kaybeder izin

fakültelerin sahip oldukları kadavra sayıları

1 tane olan kadavra şehrin geçirdiği büyük depremden sonra enkazın altında kalan insan sanıp gömülmüş. fakülte efsanesi de olabilir, bilemiyorum.

gezegenimizdeki ilginç yerler

insanların yaşamasına elverişli olmayan bölgelerde daha çok bulunan ya da insanlar orda yaşamadığı için bu kadar muazzam kalmış olan yerlerdir. tefekkür için bakınız :
https://m.sabah.com.tr/galeri/dunya/baska-gezegendeymis-gibi-hissettiren-muhtesem-yerler

bayat ekmek teorisi

bayat ekmekleri değerlendirerek bu döngüden kurtulabilme imkanı vardır.
-italyanların bruschetta dediği bizim fırında ekmek dediğimiz bir olay var. bayat ekmekler dilimlenir,üstüne fırçayla zeytinyağı sürülür, uzerine domates, biber, zeytin,sucuk, kaşar vs kondurulup fırına sürülür. mis gibi yenir.
-yumurtalı ekmek yapılabilir.
-ufalanıp bir kavanozda köfte için muhafaza edilebilir. tabi yakın zamanda kullanmak lazım.
-çok küçük ufalanıp galeta unu olarak kullanılabilir. havasız bir kapta saklamak gerekir.
-tavada pulbiber ve yağla bir tur çevrilip çorbaların üzerine konup servis edilebilir,ya da iskenderin altına kullanılabilir.
-kalan ekmek lavaş ekmekse küçük küçük doğranır üstüne sarımsaklı yoğurt dökülür. üstüne pulbiberli kıyma kavrulup eklenir. son olarak kızmış tereyağı gezdirilir, isteğe göre yeşil mercimek ekleyen de vardır. kürtler bu yemeğe "sengesir" der, çok da lezzetlidir.
-dedemin spesyali olan bir tarif daha var. ekmekler ufak ufak doğranıp yoğurtla karıştırılır, bir çimdik tuz atılır isteğe göre üzerine yeşil soğan doğranır. sevdiğimiz bir aperatiftir.
-son olarak ekmeğin içi tuval üzerine yapılan kara kalemi silmek için biçilmiş kaftan. nimete saygısızlık olur mu bilemem.

altı kelimelik hikayeler

adam ata binmeye bayılırmıș, ata binmiş bayılmış.
bir kelime de benden olsun

tavuk dünyası

bir zamanlar lezzetinden insana baygınlık geçirten ancak şu an tatsız sussuz sossuz avuç kadar tavuğu, kuru makarnası, çamurlu salataları, aya gözünü diken fiyatları ile müdavimlerini üzmekten olan franchising restoran.
biz seni çoh sevmiştik, niye bize bele yaptın tavuh dünyası?!

bütünlemeye kalmak

ilk defa kalanlar için hayatı sorgulatır, tecrübeyle sabittir. ama vardır her şeyde bir hayır. belki o komiteyi bir kez daha öğrenmeye gerek vardır da bunu yıllar sonra fark edeceksinizdir. belki yola çıkmamak daha hayırlıdır, belki kaldığınız yerde hayatınızın ilkleri ile karşılacaksınızdır ya da belki sadece o büte girmeniz gerekiyordur bilemeyiz.

içeride 9 ay yatmak

benim mapusluğumun tam 9 ay 13 gün sürdüğü, sonra beyaz önlüklüler tarafından zorla dışarı çıkartıldığım, sivil hayata alışmakta hala biraz problem yaşadığım olay.
  • /
  • 30

mabel matiz

tasavvufa ayrı bir ilgisi olduğunu düşündüğüm ve kliplerinde yerli motifleri kullanmasıyla gönülleri fetheden sanatçıdır.mersin’de düşük gelirli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ,asıl adı ‘fatih karaca’ olan mabel matiz istanbul’da diş hekimliği okuduktan sonra müzik tutkusundan vazgeçmemiş,amatör şarkılarını internet platformlarında yayınladıktan sonra keşfedilmesiyle mabel matiz adını almıştır . mabel bir roman karakteri matiz ise ‘sarhoş’ anlamına gelmektedir.aynı zamanda söz yazarıdır. son olarak ülkemizin mabel matiz gibi sanat yapan şarkıcılara fazlasıyla ihtiyaç duyduğu kanaatindeyim.

insanın büyüdüğünü anladığı an

çoğu kararı kendi başına almaya başladığın, bir şeyin ucundan tutmak için fikir üretebildiğin, düşündüklerini tek başına eyleme dönüştürdüğün, artık anne ve babanın elinden tutmadığını fark ettiğin lakin arkanda kocaman bir dağ olduklarını bildiğin, kendi paranı kendin kazanıp nasıl değerlendireceğine kendin karar verdiğin zaman.

büyüdüğünü anlamak da kendi içinde ayrı dilimlere ayrılır. '' evet büyüdüm! '' dersiniz fakat üzerinden geçen belli bir zamandan sonra daha da büyüdüğünüzü ve sorumluluklarınızın arttığını anlarsınız. ilk büyüdüğünüzü düşündüğünüz zaman bile zamanın etkisiyle gözünüze küçük gelebilir bazen. kimi zaman da öyle büyüdüğünüzü hissedersiniz ve yorulursunuz ki '' keşke hep o küçük perikardial efuzyon olarak kalsaydım '' dedirtir hayat. bazense zihninizin iyiden iyiye şekillenmesiyle ''büyük insan olmaya'' bir adım daha yaklaşmanın heyecanını yaşarsınız.

insanın büyüdüğünü anladığı an

ılkokul 1. sınıfın ilk haftası. üzerimde mavi önlük, havalı havalı okul merdivenlerinden iniyorum . vay be dedim kendi kendime ben birinci sınıf oldum artık.

şişman birine az ye de zayıfla demek

tıbbiyelilerin yaşama amacı

amacı olmadan yaşayanlardan olmamak.

hayata dair iç burkan detaylar

nerdeyse her öğretmenin sorduğu tanışma faslında,öğrencilere anneniz babanız ne iş yapıyor sorusuna sırayla herkes cevap verirken bir arkadaşın(genelde her sınıfta olur)''babam ben küçükken vefat etmiş''deyişindeki titreyen sesi.sormayın artık şu saçma soruyu.

anneler günü

söz konusu evlat olunca bütün duygularını zirvede yaşayan, her türlü zahmete girebilen, merhamet simgesi canımız annelerimizin günü.
mayıs ayının ikinci pazar günü.



aşırı dramatik anlar

ilk aşkınız ve hikayenizin sonu

ilk aşkım anaokulunda kaan diye bi çocuktu. birgün meyvesuyu sanıp domestosu diklemiş, midesi yıkanmıştı. aşkımız bitti tabiki de ne bekliyosunuz meyvesuyuyla domestosu ayırt edemeyen birine daha fazla aşık kalamazdım...

hayali alman vatandaşı olmak olan çocuk

söylediklerinden yetkililerin pay çıkarması gereken çocuktur bunun yerine spikerin "hağyıır" diyip elinin ayağına dolaştığını görüyoruz. ülkenin gerçekleri canımızı yakabilir, yakıyor da ama kendisini tebrik ederim o yaşında böyle bir bilince sahip olduğu ve kendini korkusuzca ifade edebildiği için.
sosyal medyada bu kızın darüşşafaka desteği ile okuduğunu gördüm ne kadar doğru bilmiyorum. okuduğum yorumlar tabiki yine kan dondurdu. annesi babası olmayan bi çocuğun eğitim hakkının elinden alınmasına kadar nankörlükte itham edildiğini gördüm. hiç canını sıkmasın. dünya insanındır, her yer bizim evimiz. tüm hayallerinin peşinden koşması dileğiyle...

Toplam entry sayısı: 291

derdini kimseyle paylaşmayan insan

dedi ki: "ben derdimi ve hüznümü ancak allah teâlâ'ya arzederim..." (yusuf, 86)

tıp fakültesinde yaşanılan ilk hayal kırıklığı

ısrarla tüm hocaların "barsak" yazması. bir gün dayanamayıp aramızın iyi olduğu anatomiciye hocam o bağırsak değil miydi dedim. bağırsak mı yok ya bağırmayalım ehueheu dedi.

bağıra bağıra şarkı söylemek

biyokimya dersinde sürekli bu istek geliyor. tam böyle 3 saatlik blog dersin ortasında ben sana yandım zühtü diye bağırmayı çok isterdim

bütünlemeye kalmak

ilk defa kalanlar için hayatı sorgulatır, tecrübeyle sabittir. ama vardır her şeyde bir hayır. belki o komiteyi bir kez daha öğrenmeye gerek vardır da bunu yıllar sonra fark edeceksinizdir. belki yola çıkmamak daha hayırlıdır, belki kaldığınız yerde hayatınızın ilkleri ile karşılacaksınızdır ya da belki sadece o büte girmeniz gerekiyordur bilemeyiz.

sevilen şarkının en vurucu cümlesi

eksik bir şey mi var hayatımda
gözlerim neden sık sık dalıyor
eksik bir şey mi var hayatımda
gökyüzü bazen ciğerime doluyor
öyle bir şey ki bu, kolay anlatamam
atsan atılmaz, satsan satamam
eksik bir şey mi var, anlayamam
bak çayım sigaram, her şeyim tamam
kalksam duraktan dolmuş gibi
arka koltukta unutulmuş gibi
terliklerimle, gelsem sana
sonunda aşkı bulmuş gibi
o kadar güzel ki tüm satırları vurucu. ali atay'ın sesinden de bambaşka olmuş. leyla ile mecnunun en efsane sahnelerinden birinde de çalınmıştır.

tıp fakültesinde yaşanılan ilk hayal kırıklığı

ısrarla tüm hocaların "barsak" yazması. bir gün dayanamayıp aramızın iyi olduğu anatomiciye hocam o bağırsak değil miydi dedim. bağırsak mı yok ya bağırmayalım ehueheu dedi.

yenilen yemeği sosyal medya'da paylaşmak

küçükken bahçede mangal yakılmazdı, konu komşuya koku gider diye, evden şeker dahi alıp oynamaya gidemezdik, annem doldururdu bir poşet şekeri çikolatayı arkadaşlarına da ver göz hakkı diye bir şey var derdi. o zamanlardan bu zamanlara nasıl, ne ara geldik dedirten harekettir.

tıbbiyeli itiraf

az önce annemin wp den bizim saçma fotoğraflarımızı kendime gönderiyordum. bi anda teyzem beni aradı kuzenim annemi. meğer hepsini durum yapmışım!! bir ton kişi görmüş. tehdit telefonları alıyorum sözlük.

radyoaktif olduğu bilinmeden önce radyum fabrikasında çalışan kızların hikayesi

1917-1926 yılları arasında amerika, new jersey’de bir fabrikada, üretilen saatlerin yüzeylerini parlatmaları için kasabalı genç kadınlar işe alındı. saatlerin parlatılmasının amacı, amerikan askerlerinin geceleri de saati görebilmeleri içindi. ve kızların saatleri parlatırken kullanacakları madde, radyumdu. günde 250 kadran parlatan kızlar, zararsız olduğu söylenen radyumlu fırçaların ucunu her kullanımda dudaklarıyla sivrilttikten sonra sürüyorlardı. zaman geçti ve bu talihsiz kadınların boyunlarında, kulak arkalarında ve çenelerinde çok hızlı bir şekilde büyüyen tümörler oluştu, durumun farkına varana kadar onlarca kadın saat başı 0.27 dolar uğruna canlarından oldular.tabi ki radyumdan zarar görenler sadece fabrika çalışanları değildi, o dönem amerikasında yiyeceklerden tutun da güzellik ürünlerine kadar birçok şeyde radyum kullanılıyordu. radyuma, uranyuma çağın keşfi gözüyle bakılıyordu.
şu anda çağın buluşu gözüyle bakılan şeylerde birkaç yıl sonra aynı durum yaşanmaz inşallah..

tıbbiyeli itiraf

kendimi çok gereksiz hissediyorum. kendimi bildim bileli sürekli bu hissi yaşıyorum. diğer insanlar bir şekilde yaşıyorlar, bir kişilikleri var, ortaya koydukları somut şeyler var ancak ben hep hayal dünyasındayım. sürekli niye böyle yaptım cümlesini kuruyorum,keşke görünmez olsaydım ya da hiç olmasaydım diyorum. en kötüsü de artık hayallerimde bile bu durumu yaşıyorum.

ateistlerin ateizmi seçme nedenleri

kimininki bilgisizlikten kimininki bir şeylere başkaldırmaktan, kimininki sorumluluktan kaçmaktandır, genelde tembellikten çünkü iki gereksiz soruya cevap bulamadı mı hoşgeldin ateistlik. ateistler kendi içlerinde gruplara ayrılmışlardır: hristiyan karşıtı, islam karşıtı... diye. yaşadıkları coğrafyada hangi din varsa onun ateisti olurlar. ama ateizmin modası geçmeye başladı. çağa ayak uyduranlar çoktan deist oldu, geri kafalılar tarikatına mensup olanlar hala zikirleri olan evrimi çekerler. zor iş valla, iman nuru kalpte olmadan nasıl yaşanır,akıl putuyla ne kadar daha devam eder merak ediyorum.

tıp fakültesinde finalsiz geçmek

tıp fakültelerinde final diye bir şey olduğunu sözlükten öğrendim. yani her zaman olan durumdur.
edit :benim fakültemde final olmaması benim elimde olan bir şey mi te allahım ya?!

deneylerde hayvan kullanımına karşı olanlar

bir ilaç için kullanılan deney hayvanları akla gelince insanın ne kadar bencil ve zalim olduğu gözler önüne seriliyor. bir ilacın ömrü kaç yıl ki? ademoğlu senin ömrün kaç yıl ki?

gülüşü güzel insan

hoşlanılan kişiye açılamamak

birini sevmişse ona açılmamışımdır
Henüz takip ettiği biri yok.

içerik kuralları - iletişim