lavinia

Durum: 59 - 0 - 0 - 0 - 10.01.2017 18:39

Puan: 1099 -

2 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 6

aşkı en güzel anlatan şiirler

bir de bakalım leyla köşesinden
aşkın kadın adlı penceresinden
bırakmıştı kendini yazılmış olana
susmak ve konuşmamak denen cana
evlenmişti ve görünüşte mutlu
şimdiden memnun ve gelecekten umutlu
fakat bir eksiklik ufacık bir nokta
kalbi kurcalıyordu hala
mecnun ne olmuştu neredeydi
nasıldı ne yapıyordu hali neydi
geceleri loş gölgeler arasında
kum tepelerinde ay yarasında
mecnuna benzeyen hayaller olurdu
bu anlarda sanki kalbi dururdu
bitmiş olan bir daha mı başlayacak
ne çare başlayan başlamamış
bitmiş bitmemiş olacak
gibi gelirdi ona
ürküntü geçmiş ama erememişti huzura
karanlık bitmiş fakat erememişti huzura
ay tutulmuş tutulmuş kurtulmuştu
gçnlu zaman zaman tutmuştu mustu
gün kırmıştı siyah çerçevesini
yarmıştı ışıkta ötesini berisini
baskın korkusuyla ürperen çadırların
bugün düzen ve güven, ama yarın!!
yarına bir güvence olmayan
neye yarar böyle bir şimdiki zaman
acıyla da olsa dopdolu olan hayat
boşalmıştı zemberegi boşalmış bir saat gibi
dönmüştü bomboş bir kagıda
ağızdaki tat benzemiyor eski tada
ırmak kurumuş rüzgar esmiyor
yakıcı güneşi bir parçacık bulut örtmüyor
arzu ve korku iki karanlık duygu
yüreginde birbirini kovalayıp duruyordu
ya bir gün geri dönerse mecnun
yine altüst olursa ortalık bütün
daha mi iyi olur daha mi kötü bilmiyordu
bir umut vardı gönlünde eksilmiyordu
sonra kızıyordu kendine kınıyordu kendini
kapamak istiyordu içinde eskinin kepengini
eski oldu diyelim ama neydi yeni
ve nasıl eskitmeli eskimiyeni
nasıl öldürmeli ölmeyeni
nasıl diri sayarsın ölü olanı
eski bir zehirdi belki ama yeni
andırıyordu tatsız tuzsuz bir yemegi
beklemek neyi bekledigini bilmeden
gün günü ay ayı kovalarken
beklemek bir vaktin dolusunu
öç alan kaderin zalim oyunu
her şey akılla kurulu akılla düzgün
ama aklın içinde olmalı baharat gibi
bir parça delilik
oysa mecnun almış bütün deliligi gitmiş
kupkuru bir hayat kalmış ve adeta oyun bitmiş
arzulanan zenginlik, at kumaş ve ziyafet
yetmez olur insana bir gün elbet
insan hep birşey umar bekler
ne oldugunu bilmez fakat
fakat sonradan duruldu leyla
tevekkülle huzuru buldu leyla
ruhta kopan fırtınalar dindi
gökten gönle sükunet indi
anladı ki acı tatlı soğuk sıcak
geçmiş ve gelecek ayrılmak ve kavuşmak
hep aynı varoluşun dönüşümleri
aydınlanışları ve sönüşümleri
her şey havada döner durur
sonunda tanrı varlığında yok olur
ruh hürdür vücut esir
ruh baldır beden zehir
ruh hürdür tanrı aşkıyla
bağlı değil yer ve zaman kaydıyla
farketmez gelse gelmese kays (mecnun) ona
gitse gitmese ona leyla
tanrı katında buluşmuşlardır
hakikat yurduna kavuşmuşlardır

(bkz: leyla köşesi)
(bkz: sezai karakoç)

gecenin şiiri

uzaktan seviyorum seni.
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan.
yüzüne dokunamadan.
sadece seviyorum.
öyle uzaktan seviyorum seni.
elini tutmadan.
yüreğine dokunmadan.
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
şu üç günlük sevdalara inat,
serserice değil adam gibi seviyorum.
öyle uzaktan seviyorum seni,
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
öyle uzaktan seviyorum seni.
kırmadan,
dökmeden,
parçalamadan,
üzmeden,
ağlatmadan uzaktan seviyorum.
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi,
dilimde parçalayarak seviyorum.
damla damla dökülürken kelimelerim,
masum beyaz bir kağıtta seviyorum.

(bkz: uzaktan seviyorum seni)
(bkz: cemal süreya)

geceye bir mesaj bırak

insanları ayağa kaldırmak için gençleri öldürüyoruz. (bkz: dr. tayfun göktaş)

sende tam doktor tipi var

lisede birçok hocamın ve birçok aile ferdimin bana söylediği cümle. o zamanlar mühendis olmayı istediğim için "nereden çıkarıyorsunuz bunu?" tarzında şeyler söylerdim söyleyenlere. sırf tıp tercih edeyim diye söylüyorlar diye düşünürdüm. tıp okumaya başladım hala söylüyorlar. sanırım ağır başlı, oturaklı biraz da olgun biri gibi görününce bunu söyleme gereği duyuyorlar. kabul, dışım doktor tipi olabilir ama içim doktor, mühendis karışımı gibi bir tip bence.

gerçekleştiremediğiniz hayalleriniz

bir aralar silikon vadisi'nde mühendis olmayı hayal ederdim.

imera

birkaç ay önce keşfettiğim ve severek dinlediğim grup. bitmeyen sevda isimli şarkıları da ayrı bir güzeldir.

ev arkadaşlığı

gelecek sene için yakın bir arkadaşımla bir ara düşündüğümüz ama benim belki aramız eskisi gibi olmaz, bozulur endişesiyle cesaret edemediğim olay. liseden veya üniversiteden bazı yakın arkadaşlarımla şehir dışına çıktığımız zamanlarda aynı otel odasında kalmak bile bazen zor gelir bana. belki de karşımdaki insandan bazı konularda -özellikle temizlik- daha fazla hassasiyet beklediğim için böyle oluyordur. genellikle alttan alan biriyim ama abartıldığı zaman o da bir yere kadar. hal böyle olunca da aynı evde yaşayıp aramızın bu tarz şeylerden bozulmasını göze alamadım. bir de tek yaşamanın tadını alınca arkadaşla yaşamak zor gelebilir diyerek rahatımı bozamadım. ev arkadaşlığı, bazı konularda umursamaz biriyseniz kolay ve zevkli gelebilir ama hassasiyetleriniz varsa cesaret isteyen bir durumdur.

şey

konuşurken olabildiğince kullanılmaması gereken kelime. etkili ve güzel konuşmak istiyorsanız tabi. özellikle edebiyat öğretmenleri kullanılmasından rahatsızlık duyar.

sevdalardan bize arta kalan

sevdalar bizden hayallerimizi, emeklerimizi, vaktimizi, en önemlisi de benliğimizden bir parçayı koparıp götürürken geriye bir avuç bizi olgunlaştıran acı bırakıyor. anlayacağınız giden çok şey oluyor geriye kalansa bir parçasını kaybetmiş ama hayatta bir adım daha atmış bir insan oluyor.

facebook bio'suna üniversiteyi yazmak

rahatsızlık duyulması gereken bir durum değildir. facebook'a hiçbir şey yazmayan biri olarak zamanında bunu da yazmadım normal olarak ancak insanların yazmasını da garipsemiyorum. bunu yazmak o kişiyi mutlu ediyorsa yazsın, ne var ki bunda? kimseye zararı olmadan mutluluğunu paylaşıyor.
  • /
  • 6
Henüz hiç başlık açmamış.

tıpçının bölümümü sevmiyorum demesi

çeşitli sebeplerden cereyan edebilir.
kendi isteğiyle yazmamış ve aile baskısı ile fakülteye devam ediyor olabilir.

kendi iradesiyle yazmış fakat beklediği gibi bulamamış ve bi türlü sevememiş olabilir.

ya sev ya terk et gerizekalılığındaki yorum sahiplerini bize göstermiş durumdur.
insanların sevmediği durumlarla hemhal vaziyette yaşamaya mecbur olabilecekleri bu sığ fikirlilerin akıllarına gelmez.

ayrılık

'' ayrılık kolaydır,unutmak zordur. ''

insanlar gerçekten bu kadar acı çekecek kadar sevmişlerse neden onu unutmanın zorluğundan yakınırlar? onu neden unutmak isterler? bir insanı sevmeye devam edebilmek için sevgilisi olmak mı lazımdır? ayrıyken de sevilemez mi sevgili?

ayrılıklar güzeldir. ayrıyken sevmek de güzeldir. bir derdim var bin dermana değişmem der,sizi siz yapan bir değer olarak kabul edersiniz onu. o acı sizin parçanız olur. o acıyı yok saymak,onu unutmak da isteyemezsiniz. eger hala seviyorsanız ya da severek ayrıldığınızı düşünüyorsanız.

ama yaşanılan şey aşk değildir genelde dolayısıyla ayrılık da söz konusu değildir, bu iki insan 'bir' olamamışlardır çünkü.

ne yazık ki şems haklıdır: ''insanlar maşuk aramıyor, bencil duygularına köle arıyor. köleyi buluyor ama aşkı bulamıyorlar.''

o yüzden burada edebiyat parçalamadan önce düşünelim sözlük, köle mi arıyoruz maşuk mu diye.

lavinia

sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.

sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.

sana gitme demeyeceğim,
ama gitme, lavinia.
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.

güzel bir özdemir asaf şiiri.
aynı zamanda feridun düzağaç güzel yorumlamıştır

bkz vermek olmasa

Toplam entry sayısı: 59

gecenin şiiri

bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet

sen say ki
ben hiç ağlamadım
hiç ateşe tutmadım yüreğimi
geceleri, koynuma almadım ihaneti
ve say ki
bütün şiirler gözlerini
bütün şarkılar saçlarını söylemedi
hele nihavent
hele buselik hiç geçmedi fikrimden
ve hiç gitmedi
bir topak kan gibi adın
içimin nehirlerinden
evet yangın
evet salaş yalvarmanın korkusunda talan
evet kaybetmenin o zehirli buğusu
evet nisyan
evet kahrolmuş sayfaların arasında adın
sokaklar dolusu bir adamın yalnızlığı
bu sevda biraz nadan
biraz da hıçkırık tadı
pencere önü menekşelerinde her akşam

dağlar sonra oynadı yerinden
ve hallaçlar attı pamuğu fütursuzca
sen say ki
yerin dibine geçti
geçmeyesi sevdam
ve ben seni sevdiğim zaman
bu şehre yağmurlar yağdı
yani ben seni sevdiğim zaman
ayrılık kurşun kadar ağır
gülüşün kadar felaketiydi yaşamanın
yine de bir adın kalmalı geriye
bütün kırılmış şeylerin nihayetinde
aynaların ardında sır
yalnızlığın peşinde kuvvet
evet nihayet
bir adın kalmalı geriye
bir de o kahreden gurbet
beni affet
kaybetmek için erken, sevmek için çok geç
(bkz: bir adın kalmalı)
(bkz: ahmet hamdi tanpınar)
(bkz: en sevdiğim şiir)

usmle

boş kalan kadrolara öncelikle kendi vatandaşlarını yerleştirdikten sonra yurt dışından da doktor aldıkları sınavdır. iyi bir ingilizce ve tus bilgisiyle sınavın test aşamaları geçilse de mülakat kısmının o kadar da toz pembe olmadığı aşikardır. bu sınav hakkında bilir kişilerin tecrübelerini ve tavsiyelerini dinlemekte fayda vardır. (bkz: dr. ulaş çamsarı)
usmle ve tusun kendine göre zor tarafları da bulunmaktadır. tus mu zor usmle mi (tık)

tıp okumanın yaşattığı zorluklar

kafamızı notlardan, kitaplardan kaldırıp "hadi şu yapmak istediklerimizi yapalım artık." diyeceğimizde gençliğimizin çoktan gitmiş olacağını bilerek ders çalışmaya devam etmek.

gecenin şiiri

uzaktan seviyorum seni.
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan.
yüzüne dokunamadan.
sadece seviyorum.
öyle uzaktan seviyorum seni.
elini tutmadan.
yüreğine dokunmadan.
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden.
şu üç günlük sevdalara inat,
serserice değil adam gibi seviyorum.
öyle uzaktan seviyorum seni,
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden.
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan.
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan.
öyle uzaktan seviyorum seni.
kırmadan,
dökmeden,
parçalamadan,
üzmeden,
ağlatmadan uzaktan seviyorum.
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi,
dilimde parçalayarak seviyorum.
damla damla dökülürken kelimelerim,
masum beyaz bir kağıtta seviyorum.

(bkz: uzaktan seviyorum seni)
(bkz: cemal süreya)

gecenin şiiri

sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.

sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.

sana gitme demeyeceğim,
ama gitme, lavinia.
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.
(bkz: özdemir asaf)

-ne o gitme diyebilir ne de sen kalabilirsin.

sevilen şiirin en can alıcı kısmı

beni affet
kaybetmek için erken, sevmek için çok geç.
(bkz: ahmet hamdi tanpınar )
(bkz: bir adın kalmalı)

doktor maaşı

birçok insan tarafından türkiye standartlarına göre yüksek olduğu için tepki çeken ama abartılacak bir tarafı da olmayan maaş. birçok doktoru zengin etmeyecek cinstendir. bir ev bir araba sahibi olmak zenginlik göstergesi olmamasına rağmen nedense insanlarımızın gözüne okuyan insanın bilhassa doktorların maaşı batar. başkasına fayda getirmeyen insanların yaptıkları işlerden kazandıkları büyük meblağlar bizim insanımızın gözüne batmaz. çünkü eğlendiren insan normal gelir ama sağlığıyla ilgilenen, bu mesleğe yıllarını veren insanın aldığı maaş anormaldir onlar için.

doktor çocuğu olmak

doktor olmaktan daha avantajlı olan durumdur.

tıp okumanın yaşattığı zorluklar

kafamızı notlardan, kitaplardan kaldırıp "hadi şu yapmak istediklerimizi yapalım artık." diyeceğimizde gençliğimizin çoktan gitmiş olacağını bilerek ders çalışmaya devam etmek.

tıp

acısıyla tatlısıyla ömrümüzden seneler verdiğimiz bölüm. ha bir de aklıma gelmişken kendimden biliyorum, yeni gelecek adaylara isteyerek gelmezsen okuyamazsın, mahvolursun, ölürsün, bitersin, bırakıp gidersin algısı oluşturulan bölüm. inanmayın gayet de okunuyor hatta yeri geliyor isteyerek gelenlerden daha iyi okunuyor. tek mesele çalışmak. sözün özü şudur:
-çaliş çaliş çaliş.
+para?
-para yok. (bkz: cmylmz)

tıbbiyelinin izlediği diziler

tıp fakültesinin en zor dersi

dersin hocasına göre farklı ünivlerde değişecek durumdur.

bıçak parası

gayet yanlış olduğu aşikar olan paradır. kimse doğruluğunu falan savunmamalıdır. sonra kendi işinize gelmeyen konularda ülkede hak, hukuk nerede diye ortada nara atmayın. insan bir şeyleri değiştirmek istiyorsa kendinden başlamalı. sırf zamanında doktorların böyle saçma sapan açgözlülüğü yüzünden bu toplum doktorlara kötü gözle bakmaya başladı. birçok cengaver madem tıp seçme nedeninin para değil de yardım etmek olduğunu söylüyor o zaman bu lüzumsuz bıçak parasına neden ağzının suyu akıyor, insanların dürüstlüğünün tartışılacağı bir konu. bu sebep yüzünden babama bile kızmışlığım var. kesinlikle karşıyım. parası olmayanın ne günahı var? daha iyi paralar kazanmak istiyorsanız mesleğinizde daha iyi yerlere gelerek doğru yollardan da pekala kazanabilirsiniz. amacınız iyilik yapmaksa yapacağınız iyiliği böyle usulsüz yollardan paralar alarak mahvetmeyiniz.

alınan en güzel iltifat

"sen benim gördüğüm ilk iyi insandın, ilk affediciydin, ilk vefakar ve kıymet bilendin. sen benim gördüğüm ilk melektin."

fatma betül sayan kaya

siyasi fikri ne olursa olsun objektif olarak bakıldığında bakanların yeterince eğitimli, donanımlı ve belli bir kültür düzeyinde olması gerektiğine en güzel örneklerden biri olan, birçok siyasetçinin aksine en azından verdiği emek için saygıyı hak eden bakan.

içerik kuralları - iletişim