liyalüsa

Durum: 80 - 0 - 0 - 0 - 10.12.2019 20:08

Puan: 643 -

2 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

Bu durum beni yıpratır hocam.
  • /
  • 8

tıbbiyeli itiraf

aradığım şey ya burnumun ucundaysa ya ben göremiyorsam ?

samimiyetsiz gülümseyerek nasılsın canım denilmesi

tek seferde kusturma etkisine sahip cümle

geceye bir söz bırak

"bir yere doğru son sürat koşup bir yere varamamaktan yorgunuzdur."

hayatınızdan geçen insanlar

bazı insanların neden geçtiğini bilmezsiniz ama yine de geçerler ve derin bir iz bırakırlar. bugün öyle oldu sözlük hiç bilmediğim bir şehirde bilmediğim bir insan geçti hayatımdan, izi kaldı...

mesaj atmak yerine aramak

yazmaya üşenmek ya da karşıdakinin yazmasını bekleyemeyecek kadar acelemin olması

hapşırmak

arka arkaya bu refleks gerçekleşiyorsa ortamda çok bilen biri ooo geçmiş olsun sen şifayı kaptın hadi bakalım tarzında bir lafı illa ki yapıştırıyor. he gerizekalı asla refleksim tetiklenmedi toz filan olamaz o, hasta olacam sen haklısın

iye

şimdi yapacağım açıklamanın daha önce yapılmış olanlarla zerre ilgisi olmamakla birlikte, anadolu ağızında "kaburga" yani costa demektir. hatta yeni doğum yapmış anneler hocam çocuğumun iyesi battı sanırım derler. bunun meali çocuk çok kucağa alındığı için costalarının acımış olabileceği ihtimalidir. zamanla her şeyi öğreniyorsun sözlük

evlilik

son zamanlarda gördüğüm kötü örneklerle gözümün bir hayli korkmasına sebebiyet veren kutsal müessese

tıbbiyeli itiraf

bugünlerde bir şey var.. içim kıpır kıpır sözlük

saçma korkularınız

birisini tuavlette ölü bulmak.böyle bir şeyi nasıl edindim bilmiyorum ve aşırı saçma olduğunun farkındayım ama evet böyle bir korkum var sözlük...
  • /
  • 8

hayatınızdan geçen insanlar

her temas iz bırakır. her insan birer tecrübedir. "iyi ki" demeli.

s*kerler eşiği

öncelerden çok yüksekti bu eşiğim. sonra baktım insanlara laf anlatamıyorum. ben bir şey diyorum o saçma sapan başka bir şeyle savunuyor fikrini. konudan tamamen alakasız. bir...iki...üç...on...yirmi. artık sonunda s*kerler dedim ve geçtim. o andan sonra çok mutluyum. kim derse bişi he öyle deyip geçiyorum. çok rahatım. tavsiye ederim.

tıbbiyeli itiraf

sözlük çok ilginç bir olay yaşadım bugün.
yaklaşık 70-80 öğrencinin olduğu bir amfide öğrencilere ders anlatırken konu bir anda charles darwin'e gelmişti. amfinin orta sıralarında oturan bir öğrencinin el kaldırdığını gördüm ve dikkatimi oraya çevirdim.
kıvırcık saçlı esmer bir erkek öğrenciydi.
ayağa kalkıp soru sormak için izin istedi. müsaade ettim. sor dedim.
hocam biliyorum belki kızacaksınız ;ama çok merak ettim de charles darwin'in boyu kaç cm'di, bilginiz var mı bu konuda? dedi gülümseyerek.
amfide bulunan herkes kahkahayı bastı, ben ise içimden bastım. inanılmaz bir uğultu oluştu amfide. soru soran kişiyi dürttüler, bu nasıl soru kanka böyle dedi yanındaki arkadaşı, o ise aldırış etmedi, bana bakıyordu gülümseyerek. dersi kaynatma kanka diyen de oldu arka sıralardan. dediler demesine de hep gülerek...
ben ise bir süre soluklandım, ardından sessiz olun diye bağırdım tatlı sert bir tonla.
lakin hala gülmelerin ardı arkası kesilmiyordu.
o an öyle karmaşık düşünceler geçiyordu ki içimden.
şimdi bu dersi kaynatan şapşiğe ne cevap verecem diye kendi iç hesaplaşmamı veriyordum adeta. soruya cevap veremedim doğal olarak.
fakat ağzımdan bir sözün çıktığını hatırlıyorum: ''daha önce hiç böylesine kıl bir soru ile karşılaşmadım arkadaşlar.''
bu cevabıma yine kahkaha attılar. bu sefer ben de sesli gülmüştüm.

''sorsam babanın boyunu bilmezsin, gelmiş burada darwin'in boyunu merak ediyorsun be olum'' diyemedim yüzüne o an ;ama keşke deseymişim ulan. içimde kaldı bak.

dip not: bu arada darwin'in boyu 182 cm civarıymış. google sağ ol be.

tıbbiyeli itiraf

bugün 2 tane çıkma teklifi aldım böylece 5 yıldır yıllık çıkma teklifi alma oranım 0,4ten 0,8e çıktı swh. gecikmiş 1 nisandan şüpheleniyorum.

yazarların sevdiği hitaplar

"güzelim" böyle yazınca iğrenç gözüküyor ama sevdiğim insandan duyunca böyle gereksiz mutlu oluyorum

aşk

evet şimdik size bir aşk hikayesi. kız ve oğlan aşık olurlar lisede, sonra evlenmeye karar verirler. kız oğlanı bekler, askerliğini bekler, ailesinin durumu da pek iyi değildır bir sürü acı çeker. ama en sonunda evlenirler, hep mutlu olacaklarını düşünürler. kadın ev hanımıdır, adam zamanla iyi bir iş kurar ve zengin olur bu sırada boy boy çocukları olur ta ki birkaç ay önceye kadar. bir yıldır kadın bir şeylerden şüphelenmektedir, ama ilk ve son aşkı olan bu adamın "tam 3 yıldır" kendisini aldattığını öğrenir. üstelik yaklaşık 3 yaşlarında da çocuğu vardır. kadın boşanmayı düşünür, özellikle kızı için vazgeçer. nörolojik ve psikiyatrik hastalıklar geçirir bu sırada. (bugün kendisi bizzat kocasıyla evimize geldi, süslenmiş, makyaj yapmış ve tarzını değiştirmiş spora başlamış, saçlarını boyatmış. bize hastanede yattığı günleri anlattı sonra, bir de sınava hazırlanan kızı için ne kadar üzüldüğünü. bunları duymak ve görmek inanın çok acı vericiydi) ne boka yaradı şimdi bu aşk? etrafımda kaçarak evlenen, birbirlerinin çocukluk aşkları olan insanları görüyorum mutsuzlar. hatta aşık olup kaçanlar ve eşinden şiddet gören insanlar tanıyorum. bu aşk kör edici bir şey. yaşımız itibariyle deneyimledik tabi, karşılıklı veya karşılıksız. ne bileyim hormonlar sayesinde kalbin çarpıyor, elin ayağın titriyor, midende kelebekler uçuşuyor falan güzel hoş da ya bunların hayal kırıklıklarına dair hiçbir güvencesi yok.
öte yandan bu türkülerı düşünüyorum,
"evvelim sen oldun, ahirim sensin."
ne bileyim o satırlar öyle herhangi bir ruh haliyle yazılamaz. aşk yok diyemeyeceğim kadar gerçek bir ruh hali. her şey iyi güzel de işte uzunluğunun garantisi yok. burada devreye sevgi giriyor artık, sadakat giriyor, saygı giriyor.demem o ki
saygı, sadakat ve sevgi bunlar aşktan çok daha büyük şeyler. bunlar yoksa aşk yalnızca gelip geçici bir hormonlar kıpırtısı. bu kadar net.

sevgilisini hayatının önüne koyan insan

hayata bağlayan hoş detaylar

sağlam çalıştığın ders notlarına sınav öncesi son tekrarı atarken gelen ulan ne çalışmışım be hepsini az çok biliyorum hissi.muazzamdır

kendime mektup

tarih tam da 19 yaşını gösteriyor. o kadar kırılgansın ki... yumuşak kalbini insanlar kırıp dururken senin her geçen gün dışarıya karşı ördüğün duvarları daha fazla yıkmaya çalışıyorlar. sen artık kırılmamak için daha fazla hoyratlaşırken daha fazla sert durmaya çalıştıkça üstüne gelecekler. yılma sakın. kendin olmaktan vazgeçme. sınırlarını kimsenin aşmasına izin verme. seni yanlış anlayacaklar hep. sen kendini bildikten sonra bir sıkıntı yok. kalbinin hissettirdikleri daima doğru çıkıyor kendine bu konuda güven. yaşamaktan, hata yapmaktan, yenilmekten, düşmekten, kısaca insan olmaktan korkma. seni seviyorum

izdivaç programları

onların yerine utandığım için 2dkdan fazla izleyemiyorum

Toplam entry sayısı: 80

ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketler

-instagrama kısa bir göz atmayı amaçlarken arkadaşlarının arkadaşlarına kadar stalk yapmak
-fotoğraf albümündeki en eski fotoğraflara kadar gitmek
-odanın duvarlarını ve halının desenlerini bambaşka bir gözle incelemek
hepsini yaptım pişman değilim..

sevgilisiz yaşayabilen insan

tecrübeyle sabit ölünmüyor ama çoğu zaman eksikliğinin bir hayli hissedildiği şimdi burada olsa ne olurdu sanki cümlesini içinden geçiren ancak bunu çoğunlukla dışa vuramayan insandır

içinizi dökme defteri

yazmayı istediğim ama bir türlü yazmaya cesaret edemediğim defter türü olur kendileri. bir gün biri denk gelecekte okuyacak diye çok korkuyorum çokta büyük sırlar saklamasam da yine de düşüncelerimin bütün çıplaklığıyla birisi tarafından okunması hissiyatı tedirgin ediyor

yılbaşı gecesini ders çalışarak geçirmek

bu sene yaptığım ama totem dolayısıyla bir daha yapmayı istemediğim eylem. (zira tüm sene olmayacak şeylere bile çalışmak zorunda kaldım) 1 ocağın ilerki saatlerinin de ders çalışmak için uygun olduğunu düşünmekteyim

en sevmediğiniz 3 şey

1. her halta dair bir fikrinin olduğunu zanneden boş konuşan kör cahiller (asla tahammülümün olmadığı insan tipi)
2. tam konuşurken lafı pat diye kesip kendi konuşmaya başlayan insanlar
3. insanlar

hoca lafı dinlemek

bugün derste prof " arkadaşlar hayatta her şey olur her şey yoluna girer, kendinize vakit ayırın" dedi. bende hocamızın sözünü dinledim ve başka hiçbir şeyle ilgilenmeyerek kendime vakit ayırdım. sonuçta koskoca prof bir bildiği vardır herhalde ben bu cahil halimle onun bu söylediğine nasıl karşı çıkarım ?
(bkz:hocam bütte geçer miyim ?)

tıbbiyeli itiraf

bundan iki ay önceki halimle şimdiki halim arasında milyonlarca fark var ve ben bile bazen kendime şaşırıyorum. tekrardan kalkmam gerekiyor farkındayım ama her yanım öyle yorgun ki sanki ne yapsam yetersiz gelecek gibi

ilk aşkınız ve hikayenizin sonu

liseye gidiyorum 10. sınıf filan olması lazım yazın bizimkilerle başka bir şehre düğüne gittik. düğün evinde misafir olacağız tabii evde leş bir kalabalık sonra evin içinde boş bir yer ararken rastgele bir odaya girdim içeride o vardı kalabalıktan bunalmış bulduğu ilk odaya dalmış o da benim gibi "sende sıkıldın herhalde içerdeki curcunadan" dedi böylelikle bir sohbet başladı tanışmış olduk o benden dört yaş büyüktü üniversiteye gidiyordu oldukça da cooldu. neyse devam eden üç gün bakışmalar filan oldu ben vuruldum zaten onunda ilgisi olduğuna eminim(!) neyse düğün günü salona gittik yine bakışma filan sonra gecenin sonunda benim telefon numaramı aldı benim tabii ayaklar yere basmıyor saniyeler sonra olayın bir iddia olduğuna "oğlum aldım işte ben demiştim hallederim diye" şeklinde böğürmesiyle şahit oldum sonrası safi hayal kırıklığı.yani demem o ki o diziler de izlediğimiz klişeler boşa değil sözlük

tıbbiyeli itiraf

bazen o kadar yoruluyorum ki herkesten her şeyden. kaçıp saklanayım istiyorum bir yerlerde hiç kimse görmesin bilmesin ne olacaksa olsun diyorum. tam oluyor bu sefer derken bir şeyler başa sarıyor, yoruldum gerçekten yoruldum

tıbbiyeli itiraf

bugünlerde bir şey var.. içim kıpır kıpır sözlük

yabancı şarkı dinlemek

bazen dinlediğinizi anlamamanızın verdiği huzurdur. mesela aleyna tilkiyi dinlemek yerine anlamamayı tercih ettiğim andır

aşık olamamak

çoğu insan için sıradan olduğunu düşündüğüm durumdur. sanıyorum aşık olmak her insana hakkını verecek şekilde nasip olmuyor

nefret edilen kişiler

1) bulunduğu ortamda sadece kendisi varmış gibi bağıra bağıra konuşan ve aşırı sesli gülen insan
2) topluluk içinde sesli sakız çiğneyen aniden boğazlama isteği uyandıran insandır

yırtık pantolon

büyüklerimiz ile gençlerimiz arasındaki tatlı kıyafet sorunsalına neden olan durum. sevgili büyüklerimiz çok rica ediyorum artık dizleri yırtık pantolonlarımızı gördüğünüzde 'ay kıyamam pantolonun mu yırtıldı senin ' esprisini yapmayın gençler olarak artık bu tarz tatlı latifelerden bir miktar yılgınız. söyleceklerim bu kadar sözlük teşekkürler

yılbaşı gecesini ders çalışarak geçirmek

bu sene yaptığım ama totem dolayısıyla bir daha yapmayı istemediğim eylem. (zira tüm sene olmayacak şeylere bile çalışmak zorunda kaldım) 1 ocağın ilerki saatlerinin de ders çalışmak için uygun olduğunu düşünmekteyim

içerik kuralları - iletişim