lol

Durum: 132 - 0 - 0 - 0 - 15.05.2018 19:18

Puan: 1429 -

11 ay önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 14

özdemir asaf

2=1
"kim o, deme boşuna...
benim, ben.
öyle bir ben ki gelen kapına; 
başdan başa sen."

sunay akın

büyüklerle ben yapamıyorum
çocuklar da almıyor beni oyunlarına
devlet dairesinde 
yangından kurtarılmayacak
sıkışmış bir çekmece gibiyim
açılamıyorum sana

diyen güzel kişilik...

moral bozukluğu

güzel bir ıhlamur çayı
rahat yatağınız
arka planda en sevilen şarkılar
en sevilen dizi
rahat pijamalar
anne ile telefon konuşması
bol su ve sağlıklı beslenme ile bir günlüğune kendinizi yargılayıcı ve moralinizi bozan dış dünyadan soyutlayarak atlatabileceğiniz ruh hali.

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"kurnazlığa yakın her şey basitliktir."

gurur ve önyargı / jane austen

güne iyi başlatan şarkılar



here comes the sun - the beatles

the smiths



1982'de manchester'da kurulmuş vokalistliğini steven patrick morrisey'in yaptığı ingiliz alternatif rock grubudur.

there is a light that never goes out
asleep
please,please,please let me get what ı want
bigmouth strikes again
how soon is now ?
this charming man
stretch out and wait

gibi şarkıları en sevdiklerim olmakla birlikte zaten morrisey'in sesi öyle güzel ve dinlendirici ki her şarkıları ayrı güzel...

(bkz:louder than bombs )
(bkz:alternative rock)

gece çalışmak vs sabah çalışmak

benim açımdan: sabah çalışırsan çalışırken çayın yanında istediğini yiyebilirsin ama gece çalışırsan kilo olmasın diye yiyemezsin.

evet sabah çalışırken bir taraftan da bir şeyler atıstırmak benim açımdan daha cazip.

tıbbiyelilerin stres azaltma yöntemleri


ingiltere de nörobilim alanında çalışmalar yapan mindlab international araştırmacılarından david lewis-hodgson yaptığı deneyler sonucunda weightless adlı şarkının stres seviyesini yüzde 65 e kadar azaltabileceğini gözlemlemiş.

ben rahatlatıcı buldum şahsen.

tıbbiyeli itiraf

bazen hiç kimseyle konuşamıyorum günlük... konuşmak istesem de olmuyor ne yapayım. sanki biri kendini ifade etme yeteneğimin düğmesini kapatmış gibi hissediyorum.

bir de okul hiç geçmiyor. okulda insanlar çok soğuklar... her gün gördüğum artık sima olarak birbirimizi tanıdığımız insanların taş gibi suratlarla hiç günaydın demeden sokakta gördüğümde selam vermeden geçip gitmeleri bu aralar daha bir çekilmez geliyor... onlar bu kadar beni sallamaz takıldıkça daha çok içime kapanıyorum sözlük...

birbirimize günaydın desek ne bileyim asansörde falan bir iki cümle kursak o koca egolarımızdan çok bi şey eksilmez sanki. en azından karşımızdaki kişiye "insan" gibi davranmış oluruz.

bazılarımız için ailesinden ve arkadaşlarından uzakta başka bir şehirde tek başına yaşamak yeterince zorken sizin bu anlamsız tuğla suratlarınız, ergenlikten kalma gruplaşmalarınız bu şehri ve okulu daha da çekilmez kılıyor olabilir....

barış özcan


elon musk'la ilgili yayınladığı videosunu çok ilham verici bulduğum youtuber.

kendisini ilk kez 30.000 abonesi varken "zinciri kırma" ile keşfetmiştim. o zaman üniversite sınavına hazırlanan lol de o videodan baya esinlenmişti.
  • /
  • 14

tıbbiyeli itiraf

bazen diyorum ki kendime yaşa gitsin. her şey boş, vakit dar, düşünme bu kadar, kaygılanma, zorlaştırma hayatını. ne yapıyorsan kendine yapıyorsun, boşver artık aptal ve mutlu biri ol. uğraşma, her şeye koşmaya çalışma, boş zamanlarını doldurmaya çalışma her fırsatta tükenirsin. ne bileyim yaşa gitsin işte. yorulma bu kadar.

tıbbiyeli itiraf

bazen bulunduğum yerden,çevremdeki insanlardan herkesten sıkılıyorum,uzaklaşıyorum.herkese,her şeye yabancılaşıyorum.hiç bir yere ait hissedemiyorum kendimi.
aniden geliyor bu his,ama çok derinden.sonra kendi kendime sorarken buluyorum 'ne işim var benim burada?'

tıbbiyeli itiraf

türkiyedeki sahte müslümanlıktan çok sıkıldım.

bir köpeğin sahibinden 10 ricası

dillerini anlayamadığımız sevgili yavrularımız bizlere bir şeyler anlatmak istiyor. ailemizin bir parçası olan, gelip anneler/babalar günümüzü kutlayan* bu canların bizden beklediği aslında pek de fazla görünmüyor.

1-benim hayatım 10-15 yıl sürer. senden ayrılığım bana acı verir. beni almadan önce bunu düşün.
2- bana, senin benden istediklerini anlayacağım bir süre ver.
3- benim içimde sevgi duygusu uyandır ben bununla yaşarım.
4- bana hiç bir zaman uzun süreli darılma ve cezalandırmak için bir yere kapatma. senin hayatında iş, eğlence ve arkadaşların var. benim hayatımda ise sadece sen varsın.
5- arada sırada benimle konuş. sözlerini anlamasam bile bana yönelttiğin sesini anlarım.
6- bana daima nasıl davranılması gerektiğini bil. ben hiç bir zaman unutmam.
7- beni dövmeden önce aslında dişlerimle kemiklerini un ufak edebileceğimi, ancak asla böyle bir yola başvurmayacağımı düşün.
8- beni "isteksiz, tembel ve inatçı" diye azarlamadan önce düşün: belki yediğim yemek dokunmuştur, belki güneşin altında uzun zaman kalmışımdır veya halim kalmamıştır.
9- yaşlandığımda benimle ilgilen, bir gün sen de yaşlanacaksın.
10- her zor anımda yanımda ol, "benim içim kaldırmaz" veya "ben görmeden olsun" deme, çünkü benim için her şey seninle birlikte daha kolay.

https://www.greendog.com.tr/kopeklerin-sahibinden-ricasi

çavdar tarlasında çocuklar

ilk başladığım zamanlarda ben ne okuyorum ulan böyle demiştim kendi kendime. açıkçası pek beğenmemiştim içten içe kendisini. ancak şöyle okumaya devam ettikçe kitap daha da açıyor söylemek istediklerini. herkesten nefret ettiğini düşünebilirsiniz holden'in. ancak öyle olmadığını da içten içe hissedersiniz okurken. çünkü kendisi felaket şekilde duyguludur. insanların kötü durumda olduklarını filan görünce çok etkilenir aslında. onu en çok etkileyen şeylerden birisi ise samimiyetsizliktir kanımca. holden samimiyeti ön plana tutar her zaman. insanların rol yapmalarına kendileri gibi olmamalarına asla dayanamaz. yapısı gereği açık sözlüdür, hiç çekinmeden söyler herkese istediği şeyi.

şahane bir gözlemcidir holden, daime çevresini gözlemler onlar hakkında çıkarımlarda bulunur. derslerinde başarısızdır, okuldan kovulacak düzeyde üstelik. asi bir çocuktur korkusuz bir karakter çizer söyledikleriyle yaptıklarıyla ama yazar küçük küçük de olsa size anımsatır aslında onun bir çocuk olduğunu. mesela okuldan kovulduğunu ailesine söyleyemez ne de olsa bir çocuktur. ne kadar korkmuyorum dese de, içten içe korku hisseder. bu yüzden dönmek istemez evine, kaçmak kurtulmak, bir kulübede kendine bir hayat kurmak ister. küçük kardeşi phoebe'ye inanılmaz biçimde bağlıdır. herkesten çok onu sevdiğini anlıyorsunuz satırları okurken.

" erkek okullarına gitseydin görürdün. bir dene de gör," dedim. "sahtekâr heriflerden geçilmiyor ortalık. tek yapacağın, derslerine çalışmak, böylece, bir gün kendine lanet bir cadillac alacak parayı kazanmasını öğreneceksin, okulun futbol takımı kaybederse çok üzüleceğine herkesi inandıracaksın, sabahtan akşama kadar kızlardan, içkiden ve seksten başka bir şey konuşmayacaksın. o küçük kliklerde herkes birbirini nasıl da tutuyor. basketbol takımındakiler birbirlerini tutuyor, katolikler birbirlerini tutuyor, lanet entelektüeller birbirlerini tutuyor. ayın kitabı kulübüne üye olan herifler bile birbirlerini tutuyor. şöyle biraz akıllıca bir şey yapmaya kalk- "

varoluşçudur, çevresindeki insanların neler istediğiyle ilgilenmez. onların istediği şeyleri istemiyordur çünkü. sadece birazcık dürüstlük ister sizden. daha anlatılacak çok fazla şey var roman hakkında ve kısacık bir yazıyla hepsini anlatabileceğimi düşünmüyorum. güzel bir kitaptır iyi okumalar diliyorum

" sonra gitti, denizci herifle ben birbirimize, tanıştığımıza memnun olduğumuzu söyledik. ki, böyle, tanıştığıma hiç memnun olmadığım kimselere, durmadan "tanıştığımıza memnun oldum," demek beni öldürüyor. ama, hayatta kalmak istiyorsanız, ille de bu zırvalan söylemek zorundasınız. "

çocuklarla diyaloglar

b:babam
k:kardeşim(4 yaşında)

k:baba yarın beni de iş yerine götürür müsün?
b:hayır,olmaz.
k:baba lütfen.söz başarmayacağım(şımarmayacağım demek istiyor)
b:ben bakamam oğlum orada sana.sen evde bana resim yap olur mu?
(kardeşim uzun süre babamla gözleri kısık bir şekilde göz teması kurar.)
k:baba şimdi sen oğlunu iş yerine götürmüyorsun yaa,bundan yirmi yıl sonra bu oğlun da seni kendi iş yerine götürmese hoşuna gider mi?
babam şok,babam iptal...


yine aynı kardeşimle bir oyun haline getirdiğimiz bir diyaloğu yazmak istiyorum.
b:ben
k:kardeşim

ben okuldan eve gelip direkt odama giderim.kardeşim odama gelir:
k:abla ben sana küstüm,artık kalbim atmıyor.
b:ne oldu canım,neden küstün?
k:okuldan eve geliyorsun,şu güzel kardeşimi bir öpeyim,günü nasıl geçmiş bir sorayım demiyorsun.artık kalbim atmıyor işte.
b:özür dilerim.nasıl affettirebilirim kendimi acaba?
k:kalbimden öpsen geçer herhalde...
ben giderim tam kalbinin üzerinden öperim.
b:artık atıyor mu kalbin?
k:evet,hem de pır pır atıyor..

düşün ki o bunu okuyor

biliyorum sana giden yollar kapalı
üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

bir platonikten enstantaneler okudunuz. gerçi artık platonik bile değilim, zira insan bir yerden sonra onu da bırakıyor. bu yüzden bu satırları bir nebze gülümseyerek yazıyorum. yaşandı ve bitti, o bilmese de...

kızların anlam verilemeyen davranışları

hayatın insana öğrettikleri

"hayat hiçbirimize gül bahçesi vaadetmedi."
hayat bize hiçbir zaman bir şeyler borçlu olmadı, biz bir şeylerin karşılığını beklesek de beklemesek de. beklemek bize hiçbir şey kazandırmadığı gibi bir şeyler de kaybettirir. bilirsin ya alacaklısındır, ama verdiğin borcu bir türlü geri alamıyorsundur.
"alacaklı olanlar hep mutsuz ölür"

o yüzden hüzünlü anların da mutlu anların da hayatının bir parçası, hepsini sahiplen ve onlarla barış. bu inişler ve çıkışlar senin çizgilerin, bütün o aptalca şeyleri yapan kişi de sensin. hepsinden önemlisi kendinle barış.

hayatın insana öğrettikleri

hayır demeyi bilmek.
ayrıntı vermek istemediğin bir durumu "işim var" diyerek kesip atabilmek.
sana zararı dokunan insanlarla ilişkini asgari düzeye indirebilmeyi bilmek.
hayattan bilmenin önemini öğrendim, çoğu zaman da bir şeyleri yapa-bilmenin önemini.

Toplam entry sayısı: 132

tıbbiyelilerin stres azaltma yöntemleri


ingiltere de nörobilim alanında çalışmalar yapan mindlab international araştırmacılarından david lewis-hodgson yaptığı deneyler sonucunda weightless adlı şarkının stres seviyesini yüzde 65 e kadar azaltabileceğini gözlemlemiş.

ben rahatlatıcı buldum şahsen.

tıbbiyeli itiraf

bazen hiç kimseyle konuşamıyorum günlük... konuşmak istesem de olmuyor ne yapayım. sanki biri kendini ifade etme yeteneğimin düğmesini kapatmış gibi hissediyorum.

bir de okul hiç geçmiyor. okulda insanlar çok soğuklar... her gün gördüğum artık sima olarak birbirimizi tanıdığımız insanların taş gibi suratlarla hiç günaydın demeden sokakta gördüğümde selam vermeden geçip gitmeleri bu aralar daha bir çekilmez geliyor... onlar bu kadar beni sallamaz takıldıkça daha çok içime kapanıyorum sözlük...

birbirimize günaydın desek ne bileyim asansörde falan bir iki cümle kursak o koca egolarımızdan çok bi şey eksilmez sanki. en azından karşımızdaki kişiye "insan" gibi davranmış oluruz.

bazılarımız için ailesinden ve arkadaşlarından uzakta başka bir şehirde tek başına yaşamak yeterince zorken sizin bu anlamsız tuğla suratlarınız, ergenlikten kalma gruplaşmalarınız bu şehri ve okulu daha da çekilmez kılıyor olabilir....

yazarların sınav öncesinde yaptıkları davranışlar

stresliysem rahatlamak için telkin dinlediğimi söyleyebileceğim başlık.

günün sözü

"ruhun şarkı söylerse, hayat seni mutlaka dansa kaldırır."

the smiths



1982'de manchester'da kurulmuş vokalistliğini steven patrick morrisey'in yaptığı ingiliz alternatif rock grubudur.

there is a light that never goes out
asleep
please,please,please let me get what ı want
bigmouth strikes again
how soon is now ?
this charming man
stretch out and wait

gibi şarkıları en sevdiklerim olmakla birlikte zaten morrisey'in sesi öyle güzel ve dinlendirici ki her şarkıları ayrı güzel...

(bkz:louder than bombs )
(bkz:alternative rock)

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

tıbbiyeli itiraf

bazen hiç kimseyle konuşamıyorum günlük... konuşmak istesem de olmuyor ne yapayım. sanki biri kendini ifade etme yeteneğimin düğmesini kapatmış gibi hissediyorum.

bir de okul hiç geçmiyor. okulda insanlar çok soğuklar... her gün gördüğum artık sima olarak birbirimizi tanıdığımız insanların taş gibi suratlarla hiç günaydın demeden sokakta gördüğümde selam vermeden geçip gitmeleri bu aralar daha bir çekilmez geliyor... onlar bu kadar beni sallamaz takıldıkça daha çok içime kapanıyorum sözlük...

birbirimize günaydın desek ne bileyim asansörde falan bir iki cümle kursak o koca egolarımızdan çok bi şey eksilmez sanki. en azından karşımızdaki kişiye "insan" gibi davranmış oluruz.

bazılarımız için ailesinden ve arkadaşlarından uzakta başka bir şehirde tek başına yaşamak yeterince zorken sizin bu anlamsız tuğla suratlarınız, ergenlikten kalma gruplaşmalarınız bu şehri ve okulu daha da çekilmez kılıyor olabilir....

cocuklara okumayi sevdirecek kitaplar

jules verne kitapları
çocuk kalbi
narnia günlükleri
harry potter serisi
monte cristo kontu
muzaffer izgü kitapları


ben bunlarla sevmiştim. çocuk kalbi ağlattı, muzaffer izgü güldürdü, jules verne bir sürü hayal kurdurttu.

bir de percy jackson ve olimposlular da çocuklar için gerçekten çok sürükleyici ve harika bir seridir.

ders çalışmamak için yapılan anlamsız hareketler

ıkide bir kahve yapmak
devamlı buzdolabına gidip atıştırmalık bakmak
en az 3 yıldır dinlemediğim şarkıları hatırlayıp uzun uzun kliplerini izlemek
nostaljik çizgifilmler izlemek
liseden beri aramadığım arkadaşlarımı aramak
aç olmadığım halde yemek siparişi vermek ve yemek gelene kadar telefonuma bakmak
ne zamandır elimi atmadığım kitabımı okumak
ınstagramdaki her hesabın ilk paylaştığı fotoya kadar tek tek bütün fotoları incelemk


gibi ders çalışmamak için anlamsız davranışlara başvurduğum durumlardır.

içine kapanık insan

çok da üstlerine gidilmemesi gerektiğini düşündüğüm insan tipi.

içe kapanıklar hemen renklerini size gösteremezler. fakat yeterince zaman tanırsanız açılmaya başlayacaklar ve herkese göstermedikleri dünyalarını keşfetmenize izin vereceklerdir. çok fazla arkadaşları olmadığı için sizi satmayacak, sır tutacak ideal dostlar olabilirler ayrıca.

onları soğuk diye de yargılamamalıyız. çünkü hemen duvarlarını yıkamamak ellerinde olan bir şey değil.

müzikleri,filmleri, kitapları ve yakın dostlarıyla mutlu olabilen bu güzel insanları üzmeyelim lütfen.

(bkz:içe kapanıklık eksiklik değildir)
(bkz:bill gates)
(bkz:gandhi)

türkiye'nin en iyi tıp fakültesi

hacettepe'de okumayan bir tıpçı olarak cevap hakkımı hacettepe'den yana kullandığım başlık... en iyilerde ilk 3'tedir en azından

yani kabul edelim sıralamamız tutsa hepimiz gitmek isterdik...ben istemiştim şahsen ...

ama ilginç bir şekilde kendi okulumu da sevmeye başlıyorum sanırım...

edit: sevgili eksileyen yazarlarımız tamam tamam trakya tıpın falan hacettepeden farkı olmadığını düşünerek içimizi rahatlatmaya devam...

zaten burası türkiye isviçre bizim hiçbir üniversitemizi tanımıyor bile ..

yazarların tıbbiyeli sözlükte yazma sebepleri

açıkçası kendim için yazıyorum diyebileceğim başlık.

1 yıl sonra dönüp baktığımda ne düşündüğümü, hissettiğimi hatırlamak istiyorum. burayı bir çeşit günlük gibi kullanıyorum diyebilirim. hayatımı ve hissettiklerimi kısa kesitler halinde görebilmek için...

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

tıbbiyelilerin stres azaltma yöntemleri


ingiltere de nörobilim alanında çalışmalar yapan mindlab international araştırmacılarından david lewis-hodgson yaptığı deneyler sonucunda weightless adlı şarkının stres seviyesini yüzde 65 e kadar azaltabileceğini gözlemlemiş.

ben rahatlatıcı buldum şahsen.

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

-dostluk nedir, biliyor musunuz? diye sordu.
-evet, diye yanıtladı çingene kızı; kardeş gibi olmaktır, tıpkı elin iki parmağı gibi iç içe geçmeden birbirine dokunan iki ruh gibi.

*notre-dame'ın kamburu / victor hugo

içerik kuralları - iletişim