medicus

Durum: 110 - 2 - 0 - 0 - 06.07.2018 00:33

Puan: 1214 -

2 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

buralar hep hüzün
  • /
  • 11

dünyanın en zor hissi

doğum günü

doğum günüm de genelde kendimi cokta özel hissetmedigimden sevdiğim insanların doğum günlerine hep daha cok önem veririm.sebepsiz yere heyecanlanirim günler öncesinden.o kişiyle ilgili anilarimi,hayatıma neler katmış olduğunu düşünür mutlu olurum.
an itibariyle çok sevdiğim,özel bir arkadaşımın doğum günü.iyi ki tanışmışım onunla, iyi ki var, o güzel düşüncelerinin hep daim olması, hep mutlu olması dileğiyle..

şahsiyet

adalet nefsi müdafaa, intikam geç kalmış nefsi müdafaa..
#şahsiyetihatırla

insanın büyüdüğünü anladığı an

kendi evime çıktığım zaman.

gece yürüyüş yapmak

bir kamp dolayısıyla gece 3te 60 kişilik bir ekiple 1 saat kadar yazlık evlerin ve yemyeşil doğanın arasında yürümüştük.o havada ve o saatte dışarda olduğum nadir zamanlardan biriydi ve gökyüzünün bu kadar güzel olduğunu ilk kez farkettim.

tıbbiyeli itiraf

bugün sevilmek istedim.artık hayatımda kendimi ona koşulsuz, önyargısız anlatabileceğim biri olsun istedim.beni anlayan, dinleyen.. sonra beni sevmeyen herkese tek tek kırıldım, onlara verdigim değerin karşılığını hiç alamadığımı fark ederek, kalabalıklar içindeki yalnızlığımı bir kez daha anımsayarak.

bölümlere yapılan klişe yorumlar

bugun bir uzman doktor tarafından kalp ve damar cerrahisi için şu yorum yapıldı;
ölmüş bir branşı neden seçmek istersiniz ki?

uykuyu kaçıran şeyler

yapmak isteyipte o cesareti kendinde bulup gerçekleştiremediğin eylemler.en çok geceleri gelir bu düşünceler, uzun uzun sorgulatır.

tıbbiyeli itiraf

o beni duymuyor, görmüyor, anlamıyor.ben ona uçsuz bucaksız bir deniz sunmuşken o suyu sevmiyor sanki.denizi sevmiyor,görmüyor. beni bu gereksiz büyüklükten çekip çıkartamıyor.asla bir gerçeklikte buluşamıyoruz.ben bu büyük hayallarimde boğulurken o denizi bile farketmiyor..

unutulmaz film replikleri

hepimiz denizden geliriz ama hepimiz deniz insanı değiliz.ve biz deniz insanı olanlar,biz gel git çocukları her gün ona geri dönmek için çalışırız.ta ki geri dönemeyeceğimiz güne,geriye sadece yaşarken dokunduklarımızı bırakacağımız güne kadar..
-chasing mavericks
  • /
  • 11

tıbbiyeli itiraf

duyduğumdan beri hayat mottom:

"tanrım; bana değiştiremeyeceklerimi kabul etme huzurunu, değiştirebileceklerimi değiştirmek için gerekli cesareti ve aralarındaki farkı anlamamı sağlayacak aklı bağışla."

-dr.süreyya şeneldir-

tıbbiyeli itiraf

"ne zaman kırılsam birilerine,
sükut nakışlı hırkalar giyiyorum.
kıvrılıp da içimin denizlerine,
boş ver nasılsa öleceğiz diyorum."

edit: hikmet anıl öztekin

tıbbiyeli itiraf

kişiliğimle sorunlar yaşıyorum sözlük.

başkalarıyla konuştuğum zaman soğuk davranıyorum, sert davranıyorum, görmezden geliyorum. fakültedeki herkese ''siz'' diye hitap ediyorum örneğin. çok mutsuz olduğumda, çok hasta olduğumda, yanımda birilerini istediğimde, birine sempati duyduğumda, -diğerlerine oranla iyi anlaştığım- biriyle konuşurken aslında demek istediğimin çarpıtılmışını kast ediyorum. biri nasıl olduğumu sorsa direkt teşekkür ediyor ve ''siz?'' diye soruyorum mesela. ''mutsuzum.'' diyemiyorum. ya da ''nasıl görünüyorsam öyleyim.'' gibi garip cevaplar veriyorum. biri bana ''arkadaşım'' dese, ''arkadaş olduğumuzu nereden çıkartıyorsunuz ? ''diyorum.
''çok yalnızım, çok mutsuzum...'' demek yerine...

''ne yapmayı seversin?'' sorusuna '' sevmeyi sevmiyorum. '' diyorum mesela.
'' sevmek istiyorum, sevilmek istiyorum...'' diyemiyorum.

herkesin gülüp eğlendiği bir ortamda ''neden gülmüyorsun, bir sorun mu var?'' sorusuna ''komik gelmedi.'' diyorum.

''gülümsemeyi özledim, mutlu olmak istiyorum...'' diyemiyorum.

aslında bunlar benim yalnızlığımın çırpınışları sanırım. başkaları karakterimi ''berbat'' buluyorlar. ben sadece susuyorum o zamanlar.

''böyle davransam da , kast ettiğim şey bu değil. sadece yalnızım, mutsuzum. zor şeyler yaşadım ve düştüm. ayağa kalkamıyorum. her gün ruhumun bir parçası ölüyormuş gibi hissediyorum.bir daha hiç mutlu olamayacakmış gibi hissediyorum. yeniden bir şeyleri hissedebilmek istiyorum. teselli edilmek istiyorum, ağlamak istiyorum.anlaşılmak istiyorum. sizin güldüğünüz şeylere gülmek, üzüldüğünüz şeylere üzülmek istiyorum. anılarım olsun istiyorum, arkadaşlarım olsun istiyorum.çok gencim, hayatta yaşanacak hiç bir şey kalmamış gibi hissediyorum. yine de yaşamak istiyorum. zor geldiğinde 'zor geliyor' demek istiyorum. 'yardım et' demek istiyorum.''

söyleyemiyorum. biliyorum, söylemeyi de hak etmiyorum.

Toplam entry sayısı: 110

tıbbiyeli itiraf

bugün sevilmek istedim.artık hayatımda kendimi ona koşulsuz, önyargısız anlatabileceğim biri olsun istedim.beni anlayan, dinleyen.. sonra beni sevmeyen herkese tek tek kırıldım, onlara verdigim değerin karşılığını hiç alamadığımı fark ederek, kalabalıklar içindeki yalnızlığımı bir kez daha anımsayarak.

tıbbiyeli itiraf

hiç tanımadığım biriyle rastgele tanışmak, ona içimi dökmek istiyorum. bazen de yine tanımadığım birinden bir mesaj gelsin istiyorum. hayatın bana bir sürpriz yapmasını bekliyorum kısacası.

tıbbiyeli itiraf

o beni duymuyor, görmüyor, anlamıyor.ben ona uçsuz bucaksız bir deniz sunmuşken o suyu sevmiyor sanki.denizi sevmiyor,görmüyor. beni bu gereksiz büyüklükten çekip çıkartamıyor.asla bir gerçeklikte buluşamıyoruz.ben bu büyük hayallarimde boğulurken o denizi bile farketmiyor..

tıbbiyeli itiraf

nereye aitim, nerede olmak istiyorum hic bilmiyorum su sıralar. dönem içinde bir çok kez evime,çocukluğumun geçtiği şehre dönmek istediğimi farkediyordum.sonra tatile girip evime geldiğimde burda da mutlu olmadığımı, beni yeni birçok sorunun beklediğini farkediyorum.asla bi yere ait olamayacakmışım gibi geliyor ve bu duruma bir çözümüm asla yok..

tıp okumanın yaşattığı zorluklar

hayatı kaçırmak..sınavım bitince farkettim sonbahar gelmiş

ev arkadaşlığı

en yakın arkadaşları bile birbirine düşman yapabilir, dikkatli olunmalı

tıbbiyeli itiraf

ilk kez beklenmedik anlarda gelen mucizelere,sürprizlere inandım.olmaz denilenin olduğunu gördüm.hayatın,yaşamanın tadına vardım.ilk kez hayatımın geri kalanını nasıl geçirmem gerektiğini düşünüp büyük bir değişim istedim.mutlu olmak,sevmek sevilmek istedim.bugün aşık olmak istedim.yeni birini tanımak,zincirlerimi kırmak ve kendimi kaptırmak, yaşamak istedim..

tıbbiyeli itiraf

nereye aitim, nerede olmak istiyorum hic bilmiyorum su sıralar. dönem içinde bir çok kez evime,çocukluğumun geçtiği şehre dönmek istediğimi farkediyordum.sonra tatile girip evime geldiğimde burda da mutlu olmadığımı, beni yeni birçok sorunun beklediğini farkediyorum.asla bi yere ait olamayacakmışım gibi geliyor ve bu duruma bir çözümüm asla yok..

tıbbiyeli itiraf

bugün sevilmek istedim.artık hayatımda kendimi ona koşulsuz, önyargısız anlatabileceğim biri olsun istedim.beni anlayan, dinleyen.. sonra beni sevmeyen herkese tek tek kırıldım, onlara verdigim değerin karşılığını hiç alamadığımı fark ederek, kalabalıklar içindeki yalnızlığımı bir kez daha anımsayarak.

en efsane dizi finali

bana göre breaking bad.
türk dizileri için aşk-ı memnu olduğu söylenir.

yazarların aldığı en düşük not

lisede geometriden 18 almıştım. bkz. olimpiyat sorularından oluşan bir sınavdı. (bkz: fen lisesi)

sözlüğün sinek avlaması

(bkz: okulun açılması)
daha iyi bir açıklama olamazdı

anatomi

keşke hiç bitmeseydi dediğim

hamlayan kasın verdiği acıdan zevk almak

yalnız olmadığıma sevindiğim durum. birde şey vardır: iğneden yayılan ilacı vücutta hissetmek sonra hafif bir yanma hissi... biraz mazoşistlik var ya aynen

tıp fakültesinde alınan en yüksek not

komiteden en yüksek 84 almistim.
pratik sinavlarindan 100 almışlığım vardır.

içerik kuralları - iletişim