mnuer

Durum: 44 - 0 - 0 - 0 - 28.07.2018 21:28

Puan: 492 -

3 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 5

arsenik

glikolizin 6. basamağında, gliseraldehit 3 fosfat dehidrojenaz enzimi 1,3 bisfosfogliserat oluşturur. ancak bu madde yani arsenikle zehirlenme durumunda 1 konumundaki inorganik fosfatla yarışan arsenik sonuçta 1 arseno 3 fosfogliserat oluşturur. bir sonraki basamakta 1 konumundaki fosfat yerine arsenik koparıldığından atp oluşturulamaz, ısı açığa çıkar ve glikolize devam edilir.

yemek yerken sıkılmak

tıp okumayan tıbbiyeli sözlük yazarı

hesap açarken böyle bir sınırlama olmadığına göre gayet de normal olan durumdur.

hastanede karşılaşılan gülümseten olaylar

hemato servise aldığı rt nedeniyle rektal kanaması olan bir kadın hasta yatmıştı. es almak için. çok soru soran da bir kocası vardı. kocası hocanın ters bir anında soru sorunca baya gerginlik olmuştu hatta. kadının sistem sorgulamasında kocadı olan amca sen niye böyle gereksiz sorular soruyorsun diye bana da sinirlendi, ben sakin sakin açıklamaya çalıştım nedenini. neyse ben dosya doldurmak vs için odalarına girip çıkıyorum, bir yandan visite yetiştirmeye çalışıyorum işleri, bir yandan soru yağmuruna tutuluyorum. elimden geldiğince plt şu demek, hb kırmızı kan oluyor vs falan diye anlatıyorum. yanlış birşey anlatmıyım, öğrenciyim siz yine tekrar doktorunuza sorarsınız diyorum. bir süre sonra o amca sonra özür diledi benden sinirlendiği için. en mutlu eden de şu oldu taburcu olurlarken amca elimi tuttu dedi ki (hatırladığım kadarıyla), yaklaşımın, tavrın için çok teşekkür ederim, ailen seni böyle yetiştirdiği için onlara da teşekkür ederim.
ahın şahım birşey yapmamıştım ama o an baya şaşırttı beni çok da mutlu etti sağolsun.

anti-hbc ig m

antijeni hbcag olan antikor.
hbcag ise serumda bulunmaz, karaciğer biyopsisinde saptanır.

obezite üzerinden prim yapmak

'bari obezler deseydin' dediğim bir acayip başlık.

akalazya

tedavi seçenekleri arasında endoskopik balonla dilatasyon, medikal olarak ca kanal blokörleri veya nitrat ve cerrahi olarak da myotomi bulunur. bunun dışında botilinium toksin enjeksiyonu da yapılabilir.

yazarların tıbbiyeli sözlükte yazma sebepleri

var olduğumu farkettirme ihtiyacı. kısa da olsa bu hayattan böyle geçtim demek için.

kendini ifade edemeyen insan

otizm veya çekingen kişilik bozukluğuna sahip olma ihtimali (az olsa da) olan insandır.
(bkz:otizm)
(bkz:çekingen kişilik bozukluğu)

tüm dersler kitabı

tus gerçeğini kavrayınca akla tüm tus sorularını getiren kitaptır, aynı zamanda çoçukluğu da hatırlatır.
  • /
  • 5

belli bir yaştan sonra çekilmeyen şeyler

durduk yere insanı geren cümleler

evet yavrum sen cevapla.. evet evet sen arkadaki aval aval bakma evladim mavi gomlekli..

sözlüde verilen efsane cevaplar

hoca birinci öğrenciye sorar: multiple myelom hastasının idrarında ne görülür?
birinci öğrenci: bence-jones proteinürisi
hoca ikinci öğrenciye dönüp: sen ne diyosun evladım doğru mu arkadaşının söylediği?
ikinci öğrenci: bence de jones proteinürisi hocam...

(bkz: yazıldığı gibi okumak)

dudağı kuruyor diye acile gelen tip

kabus gördüm diyerek gelen tipten veya kedim kusuyor diye kedisini getiren tipten daha tercih edilebilir tiptir. (dipnot: kedinin 1 yaşında olduğu öğrenildikten sonra çocuk hastanesine yönlendirilmiştir )

tıp fakültesini seçme nedenleri

intörn

tanım-1

adeta bir stem cell(kök hücre)'dir intörn.nerde ne ihtiyaç varsa ona dönüşür.kadın doğumda nst'ci olur,dahiliyede kan alır,saatlik şeker takibi yapar,bi bakmışsın cerrahide pansuman yapıyor,bi bakmışsın sekreterlik.bi bakmışsın ameliyathanede ekartörü tutuyor.dedim ya kök hücredir intörn.nerde ihtiyaç varsa ordadır.

tanım-2

hani takımın gizli bir oyuncusu olur ya.böyle maçta pek gözükmez,pek gol atmaz.taraftar tarafından pek önemsenmez.ama oyundan alındığında takımın dengesi bozulur ya işte intörn o oyuncudur.takımı ayakta tutar da kimseler kıymetini bilmez.

acil hekimine tavsiyeler

6 yıllık tıp eğitimini tamamlamış acilde pratisyen hekim olarak göreve başlamış arkadaşlara birkaç başlık altında vereceğim tavsiyelerdir;

‘önce zarar görme’
şiddete karşı ne kadar korunabilirsiniz bilemem ama yaptığınız her işlemi kağıda not düşerek hukuki açıdan kendinizi korumalısınız.
hastaya acil durumlar anlatıldı, hasta sevki kabul etmedi, kardiyoloji poliklinik önerildi gibi.

‘personel ilişkisi’
acil çalışma ortamı her şeye müsait bir yer.
şöyle ki; isterseniz o gün sağlık personeline berbat bir gün yaşatabilirsiniz ama isterlerse onlar da size berbat bir nöbet yaşatabilir.
bu yüzden saygı çerçevesinde samimi bir ortam kurmanız hepinizin yararına olacaktır.
ayrıca ilk gittiğinizde saha deneyiminiz olmadığından hemşirelerin yardımı çok rahatlatacaktır sizi.

‘taburculuk’
yaşlı, kronik hastalık sahibi kişilerden rahatladım, ağrım daha iyi şimdi lafını duymadan taburcu etmeyiniz.
hele ki diyabet hastalığı varsa kesinlikle en az bir kez kardiyak markerlarını görüp gönderin.
her taburcu ettiğiniz hastaya şikayetleri geçmemesi durumunda ilgili polikliniğe gitmesini söyleyin.

‘serum takalım’
hastalar tarafından çok fazla duyacaksınız bunu.
eğer gerekli görmüyorsanız hastaya tansiyonun hafif yüksek bunu takarsak daha da yükselir sana zarar verir, bu ağrı kesiciyi damardan veremiyoruz - dicloron - derseniz hastalar biraz daha anlayış gösteriyor.

‘ateşli çocuk’
bir çocuk ateşle geldiyse enfeksiyon odağını bulmalısınız, oral antipiretiklerle ateşi kontrol altına almalı ya da en azından düştüğünü görmelisiniz.
ilgili ilacı yazdıktan sonra da hastaya durumu anlatın 2-3 gün ateşi olur, çocuk nöbet geçirmediği sürece acile gelmenize gerek yok diye.

‘acil’
acilin asıl ve en zor kısmı günde yüzlerce hasta bakarken gerçek acil hastayı ayırt edebilmektir.
ayrımını yapabilirseniz diğer hastalara çok abes bir hata yapmadıkça bir sıkıntı olmaz. bunun için de tek önerim gece gelen hastaya iki kez bakın.

koroner arter hastalığı; durumu ciddiyse gerçekten yüzünden belli oluyor, adam korkarak bakıyor size, hastanın ağrısı az da olsa çok da olsa dinmiyor, ne zamandır devam eden bir ağrı bu da çok önemli eğer gün içerisinde başlayan ağrı ise ilk kardiyak hormonun negatif gelmesi hastayı taburcu etmenize yetmez.
eğer dm hastası ise kesinlikle bir kardiyak görmelisiniz çünkü bu hastalarda hiçbir bulgu olmayabiliyor ya da çok alakasız bir bulgu olabiliyor

akut batın; hastaların çok şiddetli ağrısı varsa ya da konversifse hastada rebound defans bakmak gerçekten zor.
sizi kurtaracak soru ise iştahın var mı? en son ne zaman yemek yedin?
soruyu hastanın kendisine sorarsanız çok iyi olur çünkü çocukların anneleri her zaman ‘yok, hiçbir şey yemiyor’ diye cevap verir.
bir de hastayı yürütün gerçekten akut batın olan hastalar dimdik yürüyemiyor.

‘serebrovasküler olay’
baş ağrısı olan her hastanın tansiyonuna, ışık refleksine, kas gücüne bakın.
daha önce bu şiddette ağrısı olmuş mu, yine aynı yer mi ağrıyor, ne zamandan beri var bu ağrı?
iki üç günlük ağrıdan, öncekilere benzeyen ağrıdan çok korkmanıza gerek yok ağrı kesici ile taburcu edebilirsiniz.

'dirençli öksürük ve krup'
eğer ki nem oranı düşük bir yerde görev yaparsanız krup sendromuyla sık karşılaşırsınız.
imkanınız varsa bir röntgen görüp ona göre tanı koyun, yoksa da tedavisinin çok bir yan etkisi yok en azından hastayı o gün için rahatlatır.
havlar tarzda, boğulur gibi öksürüklerde, inatçı iyileşmeyen öksürüklerde krup tedavisi uygulamanızı öneririm.



not: bunlar iki aylık acil deneyimime dayanır *
not2: aklıma geldikçe, nöbet tuttukça editlerim inşallah.

hastanede karşılaşılan gülümseten olaylar

hasta ve yakınlarıyla başa gelen komik olaylar.

geçen hafta serviste yoruldum hasta yakının yanına oturdum koridordaki sandalyelerde. “baksana kızım” cümlesini duyunca direk amca bana birisini aratacak moduna geçtim ama amca kulaklığını takmış facebooktan bana yavru keçi videosu izletme derdinde.

amca: baksana kızım keçi hopliyu çocuğun üstünden
ben: aa ne şeker keçi
amca: hey gurban olduğum allahım
ben: aa keçiye bak köpek yavrusu gibi aynen
amca: sen büyüksün allahım
ben: tabi yavru hayvanlar çok tatlı oluyo
amca: allah neler yaratıyor kızım
ben: tabi
amca: çok şükür
ben: tabi tabi....

saniyelik salaklıklar

ne zaman açılacak diye merak ederken karşıma çıkan başlık. bisikletle giderken arkama bakmak için döndüğümde direksiyonu da çevirdiğimi farketmemem. döner dönmez yön tabelasını karşımda görüp büyük bir tangırtı sonrası yere yapışmam. yol kenarındaki esnafın kahkahaları. vicdansız herifler

saniyelik salaklıklar

bir gün telefonla konuşurken bir taraftan da telaşla bir şeyler arıyordum. etrafıma bakıyor, bulamadıkça öfkeleniyordum. telefondakine biraz bekler misin dedikten sonra hala endişeyle aramaya devam ediyor ceplerime, yastık altlarına bakmayı sürdürüyordum. evde bir şeyim kaybolduysa bunun müsebbibi annem veya kardeşimden başkası olamazdı. tam bir patlamayla bağırmaya başlayacakken, ömür boyu unutulmayacak bir anın başrolünü oynadığımı tahmin edemezdim. "nerede ulan bu telefon!"

Toplam entry sayısı: 44

farklı milletlerin atasözleri

bunlardan biri şu olabilir: si vis pasem, para bellum. barışı korumak istiyorsan savaşa hazırlan.
bunu hatırlattıktan sonra freud şöyle devam ediyor: bunu şöyle değiştirerek çağımıza uyarlayabiliriz: si vis vitam, para mortem. yani, yaşama katlanmak istiyorsan, ölüme hazırlan.

(bkz:sigmund freud)
(bkz:uygarlık, din ve toplum)

tıbbiyede öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

öpeyim de geçsin lafınının fizyolojik açıklaması---dokunma duyusu hızlı iletilip ağrının geçişini önler, yolu kapatır

hastanede karşılaşılan gülümseten olaylar

hemato servise aldığı rt nedeniyle rektal kanaması olan bir kadın hasta yatmıştı. es almak için. çok soru soran da bir kocası vardı. kocası hocanın ters bir anında soru sorunca baya gerginlik olmuştu hatta. kadının sistem sorgulamasında kocadı olan amca sen niye böyle gereksiz sorular soruyorsun diye bana da sinirlendi, ben sakin sakin açıklamaya çalıştım nedenini. neyse ben dosya doldurmak vs için odalarına girip çıkıyorum, bir yandan visite yetiştirmeye çalışıyorum işleri, bir yandan soru yağmuruna tutuluyorum. elimden geldiğince plt şu demek, hb kırmızı kan oluyor vs falan diye anlatıyorum. yanlış birşey anlatmıyım, öğrenciyim siz yine tekrar doktorunuza sorarsınız diyorum. bir süre sonra o amca sonra özür diledi benden sinirlendiği için. en mutlu eden de şu oldu taburcu olurlarken amca elimi tuttu dedi ki (hatırladığım kadarıyla), yaklaşımın, tavrın için çok teşekkür ederim, ailen seni böyle yetiştirdiği için onlara da teşekkür ederim.
ahın şahım birşey yapmamıştım ama o an baya şaşırttı beni çok da mutlu etti sağolsun.

yazarların çocukken olmak istedikleri meslek

öğretmen olup pastane açmak

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

tıbbiyede öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler

öpeyim de geçsin lafınının fizyolojik açıklaması---dokunma duyusu hızlı iletilip ağrının geçişini önler, yolu kapatır

hastanede karşılaşılan gülümseten olaylar

hemato servise aldığı rt nedeniyle rektal kanaması olan bir kadın hasta yatmıştı. es almak için. çok soru soran da bir kocası vardı. kocası hocanın ters bir anında soru sorunca baya gerginlik olmuştu hatta. kadının sistem sorgulamasında kocadı olan amca sen niye böyle gereksiz sorular soruyorsun diye bana da sinirlendi, ben sakin sakin açıklamaya çalıştım nedenini. neyse ben dosya doldurmak vs için odalarına girip çıkıyorum, bir yandan visite yetiştirmeye çalışıyorum işleri, bir yandan soru yağmuruna tutuluyorum. elimden geldiğince plt şu demek, hb kırmızı kan oluyor vs falan diye anlatıyorum. yanlış birşey anlatmıyım, öğrenciyim siz yine tekrar doktorunuza sorarsınız diyorum. bir süre sonra o amca sonra özür diledi benden sinirlendiği için. en mutlu eden de şu oldu taburcu olurlarken amca elimi tuttu dedi ki (hatırladığım kadarıyla), yaklaşımın, tavrın için çok teşekkür ederim, ailen seni böyle yetiştirdiği için onlara da teşekkür ederim.
ahın şahım birşey yapmamıştım ama o an baya şaşırttı beni çok da mutlu etti sağolsun.

yazarların tıbbiyeli sözlükte yazma sebepleri

var olduğumu farkettirme ihtiyacı. kısa da olsa bu hayattan böyle geçtim demek için.

farklı milletlerin atasözleri

bunlardan biri şu olabilir: si vis pasem, para bellum. barışı korumak istiyorsan savaşa hazırlan.
bunu hatırlattıktan sonra freud şöyle devam ediyor: bunu şöyle değiştirerek çağımıza uyarlayabiliriz: si vis vitam, para mortem. yani, yaşama katlanmak istiyorsan, ölüme hazırlan.

(bkz:sigmund freud)
(bkz:uygarlık, din ve toplum)

tıp fakültesini aile yanında okumak

mecburen sehirdışında okunulduğunda kıymeti daha iyi anlaşılan durum. (tabi aileye ve aileyle ilişkilerinize bağlı olarak çok değişkenlik gösterebilir, hatta tam tersi bile olabilir) ama eğer evde bıraktıklarınız da yalnızsa daha üzücü olabiliyor, iki ayrı şehirde iki ayrı yalnızlık. tarço'ya katılıyorum. hayat kısa ve sadece yan yana durmak bile çok güzel onlarla.

adem'in çocukları arasındaki ensest ilişki

yaratılışın ilk zamanlarında salık verilmiş daha sonra yasaklanmış olan neden tekrar gündem olduğunu pek de anlamadığım eski bir konudur.
not: ben böyle biliyorum ne kadar doğruysa.

tıp okumayan tıbbiyeli sözlük yazarı

hesap açarken böyle bir sınırlama olmadığına göre gayet de normal olan durumdur.

sözlükte hissedilen kadınlar kulübü havası

bence de çok tatlış ve sempatik olan havadır....asasdf
diğer türlü olsa da problem değil zaten.

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

26 temmuz 2017 fatih terimin istifası

sevindiğim haberdir. ayrıca milli takımdan ayrılmasının altında yatan nedenden dolayı galatasarayın başına da hiç geçmemesini diliyorum.

içerik kuralları - iletişim