necdetersoz

Durum: 1481 - 25 - 2 - 0 - 25.05.2020 13:28

Puan: 18302 -

4 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Ankara |Gazi University Faculty of Medicine|Neurosurgeon in the near future. |www.necdetersoz.com|instagram.com/necdet.jpg | \\\\\\\"To be great, a surgeon must have a fierce determination to be the leader in his field. He must have a driving ego, a hunger beyond money. He must have a passion for perfectionism. He is like the actor who wants his name in lights.\\\"
  • /
  • 149

okey

tartışma programına çıkılacak yazar dörtlüsü

şâyet konu tartışma ise, sözlük târihinde adı ciddi tartışmalarla anılan yazarların seçilmesi gereken dörtlüdür. dolayısıyla sözlüğün eski efsâneleri bu dörtlüde yer almalıdır. vereceğim isimlerin nick altlarına bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız -ki nick altında tartışma esnâsında yazılan çoğu entry sonraları silinmiştir, bunlar yalnızca bugüne kalanlardır. sözlüğün açıldığı günlerden bugüne hâlen aktif yazan en eski birkaç yazarından biri olarak ikinci nesillerin büyük kısmı ve üçüncü nesiller vay anam vay neler dönmüş serhat ya derken, ben bu tartışmalara anbean tanık olmuş, kısmî olarak iştirâk etmiştim.

evet isimleri sayalım. nick altlarından further reading yapabilirsiniz.

1. inekmatur

özet: sözlükte zamânında islâm, evrim, ateizm, politika konularında ciddi tartışmalar çıkmasına neden olmuştu. sol görüşleriyle bilinirdi. evrim, islâm ve güncel siyâset hakkında sözlükte tartışma yaratan pek çok entrynin sâhibidir. sözlük târihinin en çok eksilenen entryleri arasında birden fazla entrysi vardır.

skiller:

bilgi yükü:
★★★★★★☆☆☆☆
tartışma yaratma potansiyeli:
★★★★★★★★★★
ofans:
★★★★★★★★★★
defans:
★★★★☆☆☆☆☆☆
nihâyetinde tartışmaların altından alnının akıyla kalkma yeteneği (kısaca, taşşak):
★★★★★☆☆☆☆☆

tartışma yaratan entrylerinden örnekler:
(bkz:#13114)
(bkz:#14198)
(bkz:#22060)
(bkz:#23206)

âkîbeti: sözlükte onlarca tartışma, yazılı kavgaya varabilen atışma yarattı. bir gün ansızın sözlükten gitti, bir daha da sözlüğe uğramadı.

2. aynali tahir

özet: islâm husûsundaki literatürü sağlam bir yazardı. sözlükte islâmla alâkalı terminolojik ve târihsel konular çerçevesinde açılmış başlıkların büyük kısmında kendisi vardır. islâm'da ensestten pedofiliye, mûcîzelerden dönemin yaşam tarzlarına pek çok târihsel mâlûmât paylaşmıştır. üslûbca fazla saldırgan değil; ancak pek çokları için rahatsız edicidir. yazdıkları, sözlüğü birbirine katmıştır. o da sözlükte eskidir. nâdiren de olsa geliyor ancak artık yazmıyor.

skiller:

bilgi yükü:
★★★★★★★★☆☆
tartışma yaratma potansiyeli:
★★★★★★★★★★
ofans:
★★★★★☆☆☆☆☆
defans:
★★★★★★☆☆☆☆
taşşak:
★★★★★★★★☆☆

tartışma yaratan entrylerinden örnekler:
(bkz:#41517)
(bkz:#44463)

âkîbeti: hâlen yazar; ancak yazmıyor. nâdiren 6 ayda bir sözlüğe gelip gidiyor.

3. zerdusck

özet: inekmatur'un zıt kutbunda yer alan sivri dilli, dobra bir yazardı. politik mevzûlarda tartışma yaratan birçok entrynin sâhibiydi. sağ görüşlü, seksist ve ırkçı olduğu söyleniyordu.

skiller:

bilgi yükü:
★★★★★☆☆☆☆☆
tartışma yaratma potansiyeli:
★★★★★★★★★★
ofans:
★★★★★★★★☆☆
defans:
★★★★☆☆☆☆☆☆
taşşak:
★★★★☆☆☆☆☆☆

tartışma yaratan entrylerinden örnekler:
silindiği için bulunamadı. konuya ilişkin son yazısı: (bkz:#33486)

âkıbeti: adı sürekli kavgalarla anılan şahıs, son olarak entrylerde kendisi hakkında yazılan küfüre gösterdiği reaksiyon akabinde sözlükten banlandı. tüm entryleri silindi. son olarak eylül 2019'da sözlüğe @zerdusckkk adıyla yeniden geldi ancak kalıcı olmadı.

4. israel real terrorist

özet: özellikle sözlükte bir dönem hâkim olmuş birinci nesil islâmcı tayfanın göze batan, yıldız isimlerindendi. ateizm karşısında önde gelen bir tevhîd savunucusu, bir islâm neferiydi. doğrudan tartışma başlatma potansiyeli düşük olsa da, inandığı değerleri savunmaktan vazgeçmemiştir. îdâm savunusuyla sözlükte çıkış yapmıştır. bu dörtlünün muhtemelen en az dikkat çeken ismiydi; ancak gözümde underrated'dir o nedenle listemde yer verdim. çıktığı bu onurlu sanal cihâd yolunda bir gece ansızın kayıplara karıştı.

skiller:

bilgi yükü:
★★★★☆☆☆☆☆☆
tartışma yaratma potansiyeli:
★★☆☆☆☆☆☆☆☆
ofans:
★★★★★★☆☆☆☆
defans:
★★★★★★★★☆☆
taşşak:
★★★☆☆☆☆☆☆☆

tartışma yaratan entrylerinden örnekler:
(bkz:#27537)

âkîbeti: kayıp. âkîbeti bilinmiyor.

son not: ismi zikredilebilecek daha pek çok yazar var ancak zihinde ilk canlananlar böyle.

yarram

avustralya'nın victoria eyâletinde bulunan 2000-3000 arası nüfusa sâhip şirin bir kasaba.

yarram'ın başından bir fotoğraf:



yarram'da böyle karşılanıyorsunuz:



merâk edenler için yarram'ın fotoğrafı:

sikkim

hindistan'da turistik bölgeleri olan bir eyâlettir.

sikkim'in fotoğrafları:






https://www.britannica.com/place/Sikkim

tashak

iran'da bulunan bir göl.

tashak fotoğrafları:


yarra yering

mevzuat bilgi sistemi

bilmemneyin teknikerlerinin ne iş yaptığı hakkında bilgi sâhibi olmak isteyenlerin ayrı ayrı başlıkları gezmek yerine tek kaynaktan görevlere ulaşabileceği sistemdir. zıkkımın kökünün teknikerlerine kadar kimin ne yaptığı detaylarına kadar anlatılmaktadır.

burada:
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=19696&MevzuatTur=7&MevzuatTertip=5

sanâyi ustasının çırağı

hayat üniversitesi mezûnu, sanâyide her türden sök-tak işini yapabilen sanâyi ustalarının yanında staj yapan hayat üniversitesi öğrencisidir. gayriresmî gazetede yayımlanan görevleri şunlardır;

a) ustaya uzaktan seslenme ve çay getirme görevlerini yerine getirir.

b) çeşitli mekanik âletlerin kullanım yolu ve yöntemi üzerine çalışır, bunları uygular.

c) ustaya uygun ingiliz anahtarı ve tornavida uzatma kapasitesi ve yeterliliğine sâhiptir.

ç) ustanın âlet takımını ustasının arkasından sök-tak yapılacak bölgeye götürme hizmeti verir.

d) ustasının tâlimâtı doğrultusunda temizlik, bakım, ayak işleri gibi hizmetlerde etkin rol üstlenir.

sanâyi ustası

hayat üniversitesi mezûnu, sanayide hemen her türden sök-tak işini hâlleden kalifiye adamlardır. gayriresmî gazetede yayımlanan görevleri şunlardır;

a) arabalar başta olmak üzere pek çok mekanik âletten anlar ve onları tâmir eder.

b) ingiliz anahtarı kullanmayı bilir.

c) çırağı ayak işleri için kullanma yeterliliğine sâhiptir.

ç) uygun tornavidayı uygun deliğe denk getirir ve tornavidayı etkili bir biçimde döndürür.

d) meslekte belli bir kıdemi devirdikten sonra ayak işlerinde hizmet vermesi için çırak yetiştirir.

bölüm sonu canavarı

  • /
  • 149
  • /
  • 49

yarram


sikkim


tashak


yarra yering


mevzuat bilgi sistemi


sanâyi ustasının çırağı


sanâyi ustası


Â Î Û Ô Ê


01100010 01100001 01110011 01101100 01101001 01101011


türk pulu


  • /
  • 49

platoniğe hislerini söylemek

ya gerçek sevgili istesek yapardık zâten arkadaşlar saçmalamayın. platoniklik müessesesi, karşı tarafın haberi olmaksızın sürünmekten ibâret olmalıdır. davamıza ihânet etmeyin lütfen aaa.

geceye bir şarkı bırak

kâkül

açılması gerektiğini düşündüğüm başlık. alnın üzerine düşen saç tutamı. her ne kadar doğrusunu kâhkül sansam da yazılışı bu şekildeymiş. bugünlerde çoğu hemcinsimin aklından geçiyordur kesmek. ben karantina başlarında kesmiştim(bunu yapmak tek benim aklıma geldi sanıyordum ahahjsjs sonra baktım ki herkes teker teker kâkül kesiyor) neyse işte ilk kestiğimde pek cesur değildim uzun ve seyrek bi kâküldü. fakat dün uzadığını fark edip yeniden kestim bu sefer tam istediğim gibi oldu. diyeceğim şu ki eğer böyle bir şey yapmayı düşünüyorsanız (gerekli videoları izleyip düzgün kesebileceginize inaniyorsanız) kesin dostlarım. hatta çok düzgün olmasa da fark etmez. her şekilde çok güzel olduğunuzu unutmayın:*

filmi tek cümleyle anlat

siyah deri giysiler ve güneş gözlükleri.

01100010 01100001 01110011 01101100 01101001 01101011

01000010 01101001 01110010 00100000 01111001 01100001 01111010 00110001 01101110 00110001 01101110 00100000 01101001 11100111 01100101 01110010 01101001 00011111 01101001 01101110 01101001 00100000 01100101 01101110 00100000 01101011 00110001 01110011 01100001 00100000 01011111 01100101 01101011 01101001 01101100 01100100 01100101 00100000 11110110 01111010 01100101 01110100 01101100 01100101 01111001 01100101 01101110 00100000 01101001 01101100 01101011 00100000 01110011 11110110 01111010 01100011 11111100 01101011 01101100 01100101 01110010 00101110 00100000 01001011 00110001 01110011 01100001 00100000 01101111 01101100 01100001 01101110 00110001 00100000 01101101 01100001 01101011 01100010 01110101 01101100 01100100 11111100 01110010 00101110 00100000 01001110 01100101 00100000 01100111 01100101 01110010 01100101 01101011 00100000 01110110 01100001 01110010 01100100 00110001 00100000 01011111 01101001 01101101 01100100 01101001 00100000 01100010 01110101 01101110 01100001 00101110 00100000

yıldızları izlemek

özellikle yaz gecelerinde, açık bi gökyüzünde, şehir ışıklarının olmadığı bi yerde keyifle yapılabilecek eylem. sanırım bu dünyada yaparken en huzur bulduğum şey bu. o an tüm sorunlarını unutuyor insan, milyonlarca galaksi, milyarlarca yıldız ve sonsuz bi evren içinde bi toz tanesi kadar bile değilsiniz ve size bi hayat bahşedilmiş. hiçbir şey canınızı fazla sıkmaya değmez.

içinizi dökme defteri

yaşamaya çalışıyorum sözlük. etraftaki çirkinlikleri görmezden gelmeye çalışarak yaşamaya çalışıyorum. tam ayak uydurdum bu düzene artık sorun yok ben de diğerleri gibiyim derken yeniden yıkılıyorum. ya benimle ilgisi olmayan şeyleri neden bu kadar takıyorum bilmiyorum en ufak bi haber, bi şey görsem anında olaya kendimi kaptırıp oradaki masumlar için üzülmeye başlıyorum, dünyanın ne kadar iğrenç bi yer olduğunu düşünüyorum ve kendime de insanlara da sevgim kalmıyor. gerçekten evrendeki en çirkin şey insanlardır, iğrenç zihniyetleridir. yine de öğrendiğim her kötü şeyde şaşırmaya devam ediyorum ama korkarım ki yakında bu durum da geçecek, insanların çirkinliklerine şaşırmayı bırakacağım. ışte belki de o gün ben de onlardan biri olmuş olacağım. büyüyeceğim. evet canım sözlük, yazımı tüm kalbimle inandığım "dünya hassas kalpler için bir cehennemdir." sözüyle bitirmek ıstiyorum. esen kal.

pembe

evrenin ennnn güzel rengidir. her tonunun farklı bi büyüsü vardır. tek boynuzlu atlar ve sihirli bulutlarla kaplı dünyama hâkim olduğu için çok mutluyum yaşasın pembe rengi, çilekli lipgloss ve diğer parıltılı şeyler:)))

tavuklu pilav

yıllardır araştırdım, denedim, düşündüm ve sonunda en sevdiğim yemeğin ne olduğuna karar verdim. evet! başlıktan da anlayacağınız üzere o şanslı isim tavuklu pilav. tel tel ayrılmış tavuğun pirinç taneleri üzerindeki ahenkli duruşuyla önce göze, tadına baktığınız an ise direkt kalbe hitap eder. ah tavuklu pilav, sen ne güzel şeysin öyle. yerim.

penguen dansı

ben bunu yapanları görünce istemsiz korkuyorum ya böyle toplanmışlar zıplaya zıplaya geliyorlar öcü gibi

Toplam entry sayısı: 1481

tıbbiyeli itiraf

yıllar önce, hayâtımda bir kez otobüs garında sabahladım. uzun zaman sonra ilk kez görüştüğümüz gündü, sırf birkaç saat fazla vakit geçirebilmek için dönüş bileti almadım, bilet kalmaması ihtimâline rağmen dönüş bileti almak gün boyu aklımın ucundan bile geçmedi. sabahtan akşama vakit nasıl geçti anlamadık, hafif çakırkeyif kafayla gecenin köründe otogara döndük, ikimizin de evi o an olduğumuz şehirde değil ama onunki kolay, bilet bol. inişte alacak da var. ben sordum bana bilet yok. onun var. ayıldık iyiyiz. sen git dedim, ben burada sabahlarım, ilk otobüsle dönerim. ben de seninle kalacağım dedi. evdekilere ne diyeceksin dedim. olsun dedi. bir şeyler anlatırım. git, hayır, git hayır... beni iknâ etti, benimle kaldı. sabaha biletleri aldık. gün boyu yorgun düşmüşüz. otogarda oturma yerleri çok geniş değil, aynı anda tek blokta iki kişi yatamıyor. ben oturdum, dizime yattı, gülümsedi ve uyuyakaldı. kapıya yakındık, yağmur başladı, benim hırkayla da üzerini örttüm.

annem benim bebeklik-çocukluk oyuncaklarımın hepsini ben büyüyünce benden habersiz tanıdığı diğer küçük çocuklara dağıtmış. tam 3 kocaman koli. misâfirliğe gidince veletlerin elinde benim oyuncakları gördüm. eve geri getiremedim tabi. sevgilini başkasının altında görmeye benzer. ahmet kaya "beni vur beni onlara verme" diyor ya, aynen öyle. oyuncaklar isyân ediyor resmen. ya da bana öyle geliyor. duygusalım o an. anneme en kızdığım zamanlardan biridir. evi yıkmıştım. bir diğeri de evdeki tüm ansiklopedileri taşınıyoruz diye kütüphâneye bağışlaması. ilgilenmiyorum diye muhtemelen ama vallahi okuyordum yalan yok. o zamanlardan beri hâtırası olan nesnelere, kokulara, müziklere... her şeye ilgim var. kaybolsun istemem, kimseye de müdahâle ettirmem, dokundurtmam. sinema bileti saklamak, parfümün dibinde bırakmak, defterime bırakılan gizli notları defter çöpe gitse bile defterden ayırıp bir kenara kaldırmak, ilk mesajlar... çok şey. özneleri yaşantımda artık yer almasa da anıları evimin bir köşesinde kalsın, problem yok. annem de oyuncakları dağıtmış ama bir oyuncak hâriç. o evde kalmış. şans eseri benim gece üstüne başımı koyup yattığım pofuduk ayıcık, kitaplığın üzerinde unutulmuş. bembeyaz tüylü, yumuşacık bir şey. bununla yatmayı severdim. yaş 3-4 olsa gerek işte. küçüklüğümden kalan tek ve son oyuncaktı. işte ben o gün bu ayıcığı ona hediye olarak getirdim. kalan tek oyuncağım. onunla birlikte "kaybolacağını" bile bile. kendisinin sırt çantasından çıkardım, başını kaldırdım ve çocukken benim yattığım şekilde başının altına o ayıcığı koydum. ayıcığın kollarıyla bir zamanlar kendime yaptığım gibi yanaklarını okşadım. kendimi gördüm, uzaklara daldım, çocukluğumu hatırladım. o an uyandı, çok mâsum güldü. teşekkür ederim dedi. esas ben sana teşekkür ederim dedim. orada, tüm gece yorgunluğuma rağmen belki ya 1 ya 1,5 saat zorâki uyudum, bir gün onun benim için yok olacağının farkında olarak 6-7 saat boyunca, sanki yaşamımın son saatleri gibi onu izledim. tüm günü zihnimden yeniden yeniden yaşadım. o gün dişiliğine dokundum, utangaçtım. yeniden çocuk oldum. o hep çocuktu.

o gün nasıl bırakmadıysa sonra da bırakmadı, anne gibi sevdi. ama ben çok günâh işledim, kaya gibi sert. okyanus gibi soğuk, cehennemlik bir günahkâr, hayırsız evlât oldum. çok mutlu oldu, güldü ve çok ağladı, haz dolu sızılar duydu. pişman olmadık. birçokları gibi o da bir gün kayboldu, hiçbir şey sonsuza dek sürmez. yalnızca bâzıları diğerlerinden biraz daha uzun sürer. çünkü ben çocuk kalmadım, erkek oldum. tabiatım, kimliğim, benliğim bu. mâsum değilim. dişiliğin kendisi beni acıttı. ben de dişileri. ayrılma vakti gelince düş sokağı sakinlerinden esinlendim, beni değil "sen yine seni sev" dedim. derken hep zorlandım.

karşılaştığım yürek yüceliği karşısında hep küçüleceğim. hayranlıkla izleyeceğim. dişiliklerinden etkileneceğim. bir an çocuklaşıp yine erkek adam olacağım. bir gün biri karşıma çıkıp beni şapşal âşığa çevirene dek, kan revân içinde bırakana, yılların öcünü alıp beni tamâmen parçalayıp yok edene dek, beni bir tanrı yargılamasıyla cehenneme postalayana dek farklı bedenlerde bu oyunu devâm ettireceğiz. bundan hep keyif alacağız, acı ve haz birbirinin içine geçecek. bu oyunda knock-out olmadığım sürece ahmet kaya'nın yusuf hayaloğlu şiirinde dile getirdiği bunalımla, eninde sonunda ben değil benim hakkımdaki iyi niyetler, bir bir yargılanıp asılacak. kalan bir ayıcık, bir küçük acı, bir küçük haz. acı ve hazzın tam ortası. veyâ ezginin günlüğü'nün şarkısındaki, "dilimizde yinelenen bir şarkıda". toprak ve çimen kokusunda, sütlü çayda, ay ışığında ve kitap satırında bir şeyler.

tusdata vs tustime

tartışma programına çıkılacak yazar dörtlüsü

şâyet konu tartışma ise, sözlük târihinde adı ciddi tartışmalarla anılan yazarların seçilmesi gereken dörtlüdür. dolayısıyla sözlüğün eski efsâneleri bu dörtlüde yer almalıdır. vereceğim isimlerin nick altlarına bakarsanız ne demek istediğimi anlarsınız -ki nick altında tartışma esnâsında yazılan çoğu entry sonraları silinmiştir, bunlar yalnızca bugüne kalanlardır. sözlüğün açıldığı günlerden bugüne hâlen aktif yazan en eski birkaç yazarından biri olarak ikinci nesillerin büyük kısmı ve üçüncü nesiller vay anam vay neler dönmüş serhat ya derken, ben bu tartışmalara anbean tanık olmuş, kısmî olarak iştirâk etmiştim.

evet isimleri sayalım. nick altlarından further reading yapabilirsiniz.

1. inekmatur

özet: sözlükte zamânında islâm, evrim, ateizm, politika konularında ciddi tartışmalar çıkmasına neden olmuştu. sol görüşleriyle bilinirdi. evrim, islâm ve güncel siyâset hakkında sözlükte tartışma yaratan pek çok entrynin sâhibidir. sözlük târihinin en çok eksilenen entryleri arasında birden fazla entrysi vardır.

skiller:

bilgi yükü:
★★★★★★☆☆☆☆
tartışma yaratma potansiyeli:
★★★★★★★★★★
ofans:
★★★★★★★★★★
defans:
★★★★☆☆☆☆☆☆
nihâyetinde tartışmaların altından alnının akıyla kalkma yeteneği (kısaca, taşşak):
★★★★★☆☆☆☆☆

tartışma yaratan entrylerinden örnekler:
(bkz:#13114)
(bkz:#14198)
(bkz:#22060)
(bkz:#23206)

âkîbeti: sözlükte onlarca tartışma, yazılı kavgaya varabilen atışma yarattı. bir gün ansızın sözlükten gitti, bir daha da sözlüğe uğramadı.

2. aynali tahir

özet: islâm husûsundaki literatürü sağlam bir yazardı. sözlükte islâmla alâkalı terminolojik ve târihsel konular çerçevesinde açılmış başlıkların büyük kısmında kendisi vardır. islâm'da ensestten pedofiliye, mûcîzelerden dönemin yaşam tarzlarına pek çok târihsel mâlûmât paylaşmıştır. üslûbca fazla saldırgan değil; ancak pek çokları için rahatsız edicidir. yazdıkları, sözlüğü birbirine katmıştır. o da sözlükte eskidir. nâdiren de olsa geliyor ancak artık yazmıyor.

skiller:

bilgi yükü:
★★★★★★★★☆☆
tartışma yaratma potansiyeli:
★★★★★★★★★★
ofans:
★★★★★☆☆☆☆☆
defans:
★★★★★★☆☆☆☆
taşşak:
★★★★★★★★☆☆

tartışma yaratan entrylerinden örnekler:
(bkz:#41517)
(bkz:#44463)

âkîbeti: hâlen yazar; ancak yazmıyor. nâdiren 6 ayda bir sözlüğe gelip gidiyor.

3. zerdusck

özet: inekmatur'un zıt kutbunda yer alan sivri dilli, dobra bir yazardı. politik mevzûlarda tartışma yaratan birçok entrynin sâhibiydi. sağ görüşlü, seksist ve ırkçı olduğu söyleniyordu.

skiller:

bilgi yükü:
★★★★★☆☆☆☆☆
tartışma yaratma potansiyeli:
★★★★★★★★★★
ofans:
★★★★★★★★☆☆
defans:
★★★★☆☆☆☆☆☆
taşşak:
★★★★☆☆☆☆☆☆

tartışma yaratan entrylerinden örnekler:
silindiği için bulunamadı. konuya ilişkin son yazısı: (bkz:#33486)

âkıbeti: adı sürekli kavgalarla anılan şahıs, son olarak entrylerde kendisi hakkında yazılan küfüre gösterdiği reaksiyon akabinde sözlükten banlandı. tüm entryleri silindi. son olarak eylül 2019'da sözlüğe @zerdusckkk adıyla yeniden geldi ancak kalıcı olmadı.

4. israel real terrorist

özet: özellikle sözlükte bir dönem hâkim olmuş birinci nesil islâmcı tayfanın göze batan, yıldız isimlerindendi. ateizm karşısında önde gelen bir tevhîd savunucusu, bir islâm neferiydi. doğrudan tartışma başlatma potansiyeli düşük olsa da, inandığı değerleri savunmaktan vazgeçmemiştir. îdâm savunusuyla sözlükte çıkış yapmıştır. bu dörtlünün muhtemelen en az dikkat çeken ismiydi; ancak gözümde underrated'dir o nedenle listemde yer verdim. çıktığı bu onurlu sanal cihâd yolunda bir gece ansızın kayıplara karıştı.

skiller:

bilgi yükü:
★★★★☆☆☆☆☆☆
tartışma yaratma potansiyeli:
★★☆☆☆☆☆☆☆☆
ofans:
★★★★★★☆☆☆☆
defans:
★★★★★★★★☆☆
taşşak:
★★★☆☆☆☆☆☆☆

tartışma yaratan entrylerinden örnekler:
(bkz:#27537)

âkîbeti: kayıp. âkîbeti bilinmiyor.

son not: ismi zikredilebilecek daha pek çok yazar var ancak zihinde ilk canlananlar böyle.

en iyi çikolata

piyasa ürünleri içinde denediklerim arasında schogetten ve lindt'nin sütlüleri, hârika idi. schogetten'de, diğer sütlü çikolatalarda bulunmayan, değişik tereyağlı ve süt-ilişkili bir tad var ve bu beni ona bağımlı kılıyor.

ama bunlar piyasaya çok yayılmamış ürünler. ayrıca, butik çikolata üreten yerlerde çok lezzetli çikolatalar da bulabilirsiniz; ancak damak zevkinize göre tek tek gezmeniz gerekiyor. hiçbiri diğerini tutmuyor. her yerde bulunabilen ve anlık sütlü çikolata gereksinimimi karşılayan ürün ise nestle 1927 ekstra sütlü kare çikolata. ancak bunun benim için bir dezavantajı, süt tadını geride bırakan bir kakao tadının gelmesi ya da süt-kakao'nun bir bütün olarak hissedilememesi.

yoklukta kalırsam da şâyet bir çikolatada yeterince süt varsa, her türlü iş görür. lâkin prensip olarak çikolatanın içinde fındık, fıstık, meyve, bisküvi vs. hiçbir şeyi kabûl etmiyorum. bunlar bana kalırsa, çikolatayı çikolata yapan lezzeti bozuyorlar. çikolata dışında severim orası ayrı. bitter çikolata ise süt eksikliği sebebiyle az tercih ederim. beyaz çikolatayı ise "çikolata" sınıfının dışında tutuyorum, zirâ o bir çikolata değil bence. ama severim, elbette sütten dolayı.

bir de not düşeyim, çikolatayı yeme sıcaklığı, çikolatadan aldığınız lezzeti inanılmaz derecede değiştiriyor. çok kaliteli markalarda çikolatalar alıp buzdolabından hemen çıkarıp tüketirseniz güzelim çikolataları lezzetsiz bir biçimde hebâ etmiş olursunuz. çikolata, en iyi, nemsiz, güneş görmeyen, serin bir yerde muhafaza edilir ve en azından oda sıcaklığına gelmeden, yani soğuk biçimde tüketilmez. bisküvi, kek yenir gibi yenmez. ağza yeterince büyüklükte bir parça alınır ve ağzın sıcaklığında dağılıp her bir tat tomurcuğuna etkimesine kadar beklenir. maksimum lezzete ulaşıldığında ise ufaktan emilir. beyindeki serotonin, endorfin, enkefalin tırmanmaları hissedilir. çikolataya "abanılmaz". çikolata zevk aracıdır, orgazm gibidir, ufak porsiyonlarda tüketilir, dakikalık mutluluklar yaşatır ve süre bitince herkes yoluna bakar.

                      



boşluk daima aramızda, zaman ise bir hastalık gibi bize bağlı.
ancak zaman, boşluktan daha acımasız.
boşluğun içinde ölü bir şey var, zamanın içindeyse öldüren bir şey...

tıp fakültesi hayatının minik özeti

tusdata vs tustime

başkasıyla evli kadına son defâ benim olsan demek

bir emre aydın icraati.

"evlenmişsin, nasıl oldu
bulabildin mi sonunda hep anlattığın o meşhûr huzuru
...
son defâ benim olsan,
uyansam yanında...."

düşünsene, evlendiğin kadının ex'i emre aydın ve evlendiğin kadına yazdığı şarkı yıllardır, milyonlarca kişinin dilinde. her yerde, her an karşına çıkıyor. hiç beklemediğin anda yanındaki komşu falan dinliyor. sabahın köründe işe gidiyorsun radyoyu bir açıyorsun emre aydın eşine son defâ benim olsan falan diyor. akşam eşini yemeğe çıkarıyorsun restoranda arka planda

son defaaaaaa

çıldırırsın kafayı yersin amına koyayım.

uzmanlık için düşünülen bölüm

kıyâmet de kopsa, beyin ve sinir cerrâhisi olan. siz cerrahi bitti abi yea diye zırvalayadurun. pembe götlü ılıklar zaten tercih etmesin.

tıbbiyeli itiraf

yıllar önce, hayâtımda bir kez otobüs garında sabahladım. uzun zaman sonra ilk kez görüştüğümüz gündü, sırf birkaç saat fazla vakit geçirebilmek için dönüş bileti almadım, bilet kalmaması ihtimâline rağmen dönüş bileti almak gün boyu aklımın ucundan bile geçmedi. sabahtan akşama vakit nasıl geçti anlamadık, hafif çakırkeyif kafayla gecenin köründe otogara döndük, ikimizin de evi o an olduğumuz şehirde değil ama onunki kolay, bilet bol. inişte alacak da var. ben sordum bana bilet yok. onun var. ayıldık iyiyiz. sen git dedim, ben burada sabahlarım, ilk otobüsle dönerim. ben de seninle kalacağım dedi. evdekilere ne diyeceksin dedim. olsun dedi. bir şeyler anlatırım. git, hayır, git hayır... beni iknâ etti, benimle kaldı. sabaha biletleri aldık. gün boyu yorgun düşmüşüz. otogarda oturma yerleri çok geniş değil, aynı anda tek blokta iki kişi yatamıyor. ben oturdum, dizime yattı, gülümsedi ve uyuyakaldı. kapıya yakındık, yağmur başladı, benim hırkayla da üzerini örttüm.

annem benim bebeklik-çocukluk oyuncaklarımın hepsini ben büyüyünce benden habersiz tanıdığı diğer küçük çocuklara dağıtmış. tam 3 kocaman koli. misâfirliğe gidince veletlerin elinde benim oyuncakları gördüm. eve geri getiremedim tabi. sevgilini başkasının altında görmeye benzer. ahmet kaya "beni vur beni onlara verme" diyor ya, aynen öyle. oyuncaklar isyân ediyor resmen. ya da bana öyle geliyor. duygusalım o an. anneme en kızdığım zamanlardan biridir. evi yıkmıştım. bir diğeri de evdeki tüm ansiklopedileri taşınıyoruz diye kütüphâneye bağışlaması. ilgilenmiyorum diye muhtemelen ama vallahi okuyordum yalan yok. o zamanlardan beri hâtırası olan nesnelere, kokulara, müziklere... her şeye ilgim var. kaybolsun istemem, kimseye de müdahâle ettirmem, dokundurtmam. sinema bileti saklamak, parfümün dibinde bırakmak, defterime bırakılan gizli notları defter çöpe gitse bile defterden ayırıp bir kenara kaldırmak, ilk mesajlar... çok şey. özneleri yaşantımda artık yer almasa da anıları evimin bir köşesinde kalsın, problem yok. annem de oyuncakları dağıtmış ama bir oyuncak hâriç. o evde kalmış. şans eseri benim gece üstüne başımı koyup yattığım pofuduk ayıcık, kitaplığın üzerinde unutulmuş. bembeyaz tüylü, yumuşacık bir şey. bununla yatmayı severdim. yaş 3-4 olsa gerek işte. küçüklüğümden kalan tek ve son oyuncaktı. işte ben o gün bu ayıcığı ona hediye olarak getirdim. kalan tek oyuncağım. onunla birlikte "kaybolacağını" bile bile. kendisinin sırt çantasından çıkardım, başını kaldırdım ve çocukken benim yattığım şekilde başının altına o ayıcığı koydum. ayıcığın kollarıyla bir zamanlar kendime yaptığım gibi yanaklarını okşadım. kendimi gördüm, uzaklara daldım, çocukluğumu hatırladım. o an uyandı, çok mâsum güldü. teşekkür ederim dedi. esas ben sana teşekkür ederim dedim. orada, tüm gece yorgunluğuma rağmen belki ya 1 ya 1,5 saat zorâki uyudum, bir gün onun benim için yok olacağının farkında olarak 6-7 saat boyunca, sanki yaşamımın son saatleri gibi onu izledim. tüm günü zihnimden yeniden yeniden yaşadım. o gün dişiliğine dokundum, utangaçtım. yeniden çocuk oldum. o hep çocuktu.

o gün nasıl bırakmadıysa sonra da bırakmadı, anne gibi sevdi. ama ben çok günâh işledim, kaya gibi sert. okyanus gibi soğuk, cehennemlik bir günahkâr, hayırsız evlât oldum. çok mutlu oldu, güldü ve çok ağladı, haz dolu sızılar duydu. pişman olmadık. birçokları gibi o da bir gün kayboldu, hiçbir şey sonsuza dek sürmez. yalnızca bâzıları diğerlerinden biraz daha uzun sürer. çünkü ben çocuk kalmadım, erkek oldum. tabiatım, kimliğim, benliğim bu. mâsum değilim. dişiliğin kendisi beni acıttı. ben de dişileri. ayrılma vakti gelince düş sokağı sakinlerinden esinlendim, beni değil "sen yine seni sev" dedim. derken hep zorlandım.

karşılaştığım yürek yüceliği karşısında hep küçüleceğim. hayranlıkla izleyeceğim. dişiliklerinden etkileneceğim. bir an çocuklaşıp yine erkek adam olacağım. bir gün biri karşıma çıkıp beni şapşal âşığa çevirene dek, kan revân içinde bırakana, yılların öcünü alıp beni tamâmen parçalayıp yok edene dek, beni bir tanrı yargılamasıyla cehenneme postalayana dek farklı bedenlerde bu oyunu devâm ettireceğiz. bundan hep keyif alacağız, acı ve haz birbirinin içine geçecek. bu oyunda knock-out olmadığım sürece ahmet kaya'nın yusuf hayaloğlu şiirinde dile getirdiği bunalımla, eninde sonunda ben değil benim hakkımdaki iyi niyetler, bir bir yargılanıp asılacak. kalan bir ayıcık, bir küçük acı, bir küçük haz. acı ve hazzın tam ortası. veyâ ezginin günlüğü'nün şarkısındaki, "dilimizde yinelenen bir şarkıda". toprak ve çimen kokusunda, sütlü çayda, ay ışığında ve kitap satırında bir şeyler.

allah'ı neden göremeyiz

uzmanlık için düşünülen bölüm

kıyâmet de kopsa, beyin ve sinir cerrâhisi olan. siz cerrahi bitti abi yea diye zırvalayadurun. pembe götlü ılıklar zaten tercih etmesin.

necdetersoz ile weirdo yemekler

bir ay boyunca aç kalıp bayram ettiğimiz şu günlerde içimizi açacak güzellikte, sanatsallıkta yemeklerdir. başlayalım.

muz dilimleriyle servis edilmiş çiğ hamsi.

malzemeler

• 1-2 adet muz
• 3-5 adet çiğ hamsi

muzların olgun olmasına dikkat ediyoruz. hamsilerin hâlihazırda çiğ olması sebebiyle muzların ham olması yerine olgun olması, yemeğin aromasını güzel bir şekilde dengelemekte. son derece pratik ve kolay hazırlanan bir târiftir.

yapılış:

muzları tekerlek biçiminde kesiyoruz. üzerine, 2-3 parçaya böldüğümüz hamsileri de ekleyip güzelce karıştırıyoruz. bu kadar. dilerseniz târife biraz su ekleyip rondodan geçirebilir, antrenman öncesi ya da sonrası shake olarak tüketebilirsiniz.

âfiyet olsun.

tıbbiyeli sözlüğün olmazsa olmaz 100 başlığı

cuma namazı

ömrümde bir kez dahi gitmediğimdir. her hafta hatrı sayılır bir vakitten yıl hesabına vurduğumuzda her yıl işte o kadarlık bir vakti boşuna harcamamak gerekir. aynı durum diğer namazlar için de geçerlidir.
Henüz takip ettiği biri yok.

içerik kuralları - iletişim