pax atomica

Durum: 501 - 1 - 0 - 0 - 04.09.2020 15:22

Puan: 7989 -

4 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

"Hiçbir şeyi unutmadı ve her olaydan, hayatının sonuna kadar rahatsız oldu ..."
  • /
  • 51

çöl cephesi

entry nick uyumu

entry nick uyumu

oğuz atay

43 sene yaşadığı bu dünyada ölümünün üstünden 42 sene geçmiştir.

"vazgeçiyorum; bütün insanlığın önünde eğilerek özür diliyorum: beni yanlışlıkla çıkardılar sahneye."

oruç tutarak finale çalışmak

eğer şu dedeninki gibi bir final ise yapılan mantıklı bir harekettir. *

ozymandias

ingiliz şair percy bysshe shelley'nin 1818 yılında yazdığı bir şiiridir. ozymandias hititler ile m.ö. 1280'lerde kadeş antlaşması'nı imzalayan mısır firavunu 2. ramses'tir. yunanca kayıtlara bu isimle geçmiştir.

şair bu şiiriyle bir zamanlar kendini krallar kralı olarak gören ve yaptıklarıyla insanlara had bildiren birinden geriye sadece çöllerin ortasında yarısı kuma gömülü bir baş kaldığını söyleyerek hem o dönemin hem de günümüz güç sahiplerine inceden dokundurmuştur.

bu şiirle tanışmam ise alien; covenant filmi sayesinde oldu. ilgili sahne şu;



şiirin türkçesi ise şu şekilde;

"antik diyarlardan bir gezgine rastladım.
iki büyük ve çıplak taş bacak, dedi;
duruyor çölün ortasında dikili.

hemen yanında, kumların üzerinde,
yarısı yere gömülmüş bir çehre;

o çatık kaşları ve soğuk dudakları
belli ki, onu çok iyi resmetmiş heykeltıraşı.

öykünen bir el ve besleyen bir yürek ile,
öyle bir damgalamış ki tutkuları o cansız şeylere,
dayanabilmeyi başarmış ta bu güne.

kaidesinde ise şu sözler yazılı:
"benim adım ozymandias, kralların kralı;
eserlerime bak ki, bilesin haddini."
fakat hiçbir şey kalmamış geri.

ve o yok olmakta olan harabenin dört bir yanında,
yalnız ve dümdüz kumlar uzanıyor uzaklara."

edit: ozymandias aynı zamanda yakında çıkacak olan hbo'nun yeni dizisi çizgi roman uyarlaması watchmen'de çok zeki ve zengin olan bir karakterin de adıdır.

bebek arabası sürmenin ehliyet gerektirmesi

mehmet pişkin

intiharın üzerinden tam 5 sene geçmiştir. oysa daha dün gibi hatırlıyorum o günü yani 16 ekim 2014'ü. bende çok derin bir etki bırakmıştı mehmet pişkin. geçenlerde izlediğim bir filmde adam sabah daha gün ağarmadan kendi canına kıymak için evden çıkarken elektrik sigortasını kapatıp öyle çıkıyordu. o an aklıma direk mehmet pişkin'in son kez şarap ve müzik eşliğinde sigarasını tüttürürken bi 10-15 saniye küllük araması geldi. videoyu ilk izlediğim o gün bile çok kızmıştım bu adama. hayır intihar ettiği için değil, dakikalar sonra intihar edeceğini ve öleceğini bile bile hala etrafı kirletmemek ve etrafa zarar vermemek için küllük arayacak kadar ince ruhlu biri olduğu için kızdım. tek bir vasiyeti vardı o da gömülmemek. ama adamı gömdüler işte. sadece bu durum bile intihar etmekte ne kadar haklı olduğunu gösteriyor. şu sözleri ise aklımdan hiç çıkmıyor;

"o bir noktada birazcık kendimi yalnızlığa ittim. hayatın o tatsız taraflarıyla çok başa çıkamadım herhalde. çünkü nazik, neşeli, eğlenceli, akıl ve ruh olarak böyle bir inceliğe ve derinliğe sahip birisi olmayı çok önemsedim. ve şu anda bunları korumak ve sağlamak ciddi bir yük haline geldi benim için. bu konuda tâkâtimin artık tükendiğini ve işin o karanlık tarafının daha ağır geldiğini ve taşıyamadığımı ve bir şekilde bununla ilgili donanımları da zaman içinde çok geliştiremediğimi farkettim. ki öyle sarsıntılarda çok dağılıp, kendimi toplamakta gün geçtikçe daha da zorlanıyorum. bu da çok sıkıcı bir kısır döngü halini aldı açıkçası."

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"...
biliyorsunuz, aramızda ıstırap çekenler, sizin gibi, düşünmeyi henüz unutmayanlardır. düşünce, onlar için yalnız ıstırap kaynağıdır. bu duruma gelen zavallı düşünce, artık onlara hayatlarını düzenlemekte yararı olmayan bir yük ve bizim verdiğimiz hürriyeti kabul etmelerine engel olan bozuk bir makinadır. bu makina, son titreyişlerini yapmaktadır ve durmasını bilmediği için parçalanacaktır.
..."

oğuz atay - tutunamayanlar (sf. 668)

boston dynamics

ünlü robotu atlas ile yine meydanlara dönmüş robot şirketidir. ben bunun yaptıklarını yapsam kim bilir kaç yerimi kırarım.

(bkz:atlas bey napıyorsunuz)

  • /
  • 51

hissizlik

kötü bir şey. üzgün değilsin ama mutlu da değilsin. normalde seni havalara uçuracak şeyler için heyecanlanamıyorsun bile. cılız bir tebessüm sadece, onun da zorlama olduğunu seni iyi tanıyan biri anlar. hevesin kalmamış, bir şeyin gerçekleşip gerçekleşmemesinin gözünde bir farkı yok. yapman gereken onca şey varken sırtüstü yatıp boş gözlerle tavanı izliyorsun. sorsan aslında somut bir problem yok, bu yüzden çözüp üstesinden de gelemiyorsun. içinden bir şeyler kopmuş gibi. eksik, yarım hatta boşsun. neredeyse kendini tanıyamıyorsun. eski halini arıyorsun, derinlerde bir yerlerde olmalı fakat ulaşamıyorsun...

günün sözü

" yatağımın karşısında bir pencere var. odanın duvarları bomboş. nasıl yaşadım on yıl bu evde? bir gün duvara bir resim asmak gelmedi mi içimden? ben ne yaptım? kimse de uyarmadı beni. işte sonunda anlamsız biri oldum. işte sonum geldi. kötü bir resim asarım korkusuyla hiç resim asmadım; kötü yaşarım korkusuyla hiç yaşamadım. "

düşün ki o bunu okuyor

lütfen o güzel yeşil gözlerini de alıp çık artık aklımdan, tebessüm ettirecek bir anı olarak kal. bundan önce olduğu gibi bundan sonra da tek bir dileğim var, mutlu ol yeter.

sen aydınlatırsın geceyi

türk yapımı dram türünün iyi filmlerinden biridir. son derece farklı bir senaryo başarılı oyuncularla taçlandırılmıştır. onur ünlü senaristliğini ve veya yönetmenliğini yaptığı çoğu dizi-filmle ön plana çıkabilmeyi başarmış biri.

filmde her karakter ayrı bir dünya. hepsinin özel bir gücü var (fantastik yanı burada) ve hepsi aslında gerçek hayattan bir şeyi (olay, kişi, kişilik, durum) temsil eder. o şey’lerin ne olduğundan bahsetmeyeceğim izlemek gerek. filmde bolca metafor kullanılmış. ali atay ve demet evgar ikilisine bayıldım. siyah beyaz bir film, bu yüzden başta çekindim biraz ama izlerken bunalmadım. tavsiye ederim.

(bkz:leyla ile mecnun)

krupp

oldukça dikkate değer, ilginç bulduğum, incelenmesi gereken demir çelik işini manyak boyutlara ulaştırmış bir alman endüstriyel ailesidir. bu adamlar daha 16. yüzyılda çelik işleriyle uğraşan essenli arndt krupp namında bir adamın neslinden gelip 17. yüzyılda otuz yıl savaşlarında silah üretimine başlamış, 19 yüzyıl alman birliğinin sağlanmasından sonra devlet desteği ile alman imparatorluğu için demir çelik ve silah üretimi işini üstlenmiştir. krupp ag, bir zamanlar dünyanın en büyük endüstriyel şirketi olup alman imparatorluğu haricinde rus ve türk imparatorlukları için de silah üretimine katkıda bulunduktan sonra, 20'li yıllarda abd'nin demir yollarının bir kısmının yapımı işine dahi girmiştir. birinci dünya savaşı'nda meşhur krupp topları ve denizaltıları üretmiştir.
krupp'un asıl büyüdüğü dönem kuşkusuz "yeniden silahlanma" işini bir gurur meselesi haline getiren nazi almanyası devri oldu. hitler bu dönemde bu şirkete özel olarak devamlılığı ön plana koyan "krupp yasası" çıkartarak, şirketin mirasçılar arasında dağılmasını yasakladı ve tek bir halefe verilmesinin önünü açtı.
krupp ikinci dünya savaşı'nda alman savaş endüstrisinin dayanaklarından biri oldu. tiger i ve meşhur panzer tankı gibi dizaynların üretimi krupp tarafından üstlenildi. yine denizaltılar inşa edildi. savaştan sonra köle-işçi çalıştırmakla suçlu bulundu. yine de fabrika ve aile bir şekilde varlığını sürdürdü. 1960 yılında dünyanın en derin noktası olan pasifikteki mariana çukuruna ilk defa inen denizaltıda da krupp'un imzası vardı.
krupp ailesi'nin şirketin başındaki son üyesi olan alfried ölmeden önce bir vakıf kurarak şirketin devamlılığını sağladı. krupp 99 yılında uzun süredir rakibi olan bir başka alman demir çelik sanayi şirketi olan thyssen ile birleşerek thyssen-krupp firması haline geldi (bugün avm'lerdeki yürüyen merdivenlerin çoğunu bu şirketten aldığımızı fark etmişsinizdir.)
ileri düzeyde endüstrileşmek isteyen uluslarda krupp ailesi gibi devlet destekli iş yapan aile şirketlerinin önemli bir yer tuttuğu bu ilginç aile ile alman devleti'nin ilişkileri araştırılarak anlaşılabilir diye düşünüyorum.

messerschmitt me 262 schwalbe


dünyada yapılmış ve savaşta kullanılmış ilk jet motoru kullanan savaş uçağıdır. o zamana kadar mihver ve müttefik ülkeleri messerschmitt bf109 ve supermarine spitfire gibi piston motoru kullanırken bu uçak, neslinin ilk örneği ve modern jet uçaklarının ilham kaynağı olmuştur. nazi almanyası döneminin ileri hatta fütüristik teknoloji örneklerinden biriydi. buna rağmen savaş meydanında pek az yararlılığı görüldü, çünkü hizmete girdiği yıl olan 1944'te ise almanya çoktan savaşı kaybetmeye doğru gidiyordu.

balayında umreye gitmek

elde ettiği yeraltı zenginliklerinin yarısını batı ile tereddütsüz şekilde paylaşan, avrupa ve amerika nın zenginleşmesi için uğraşan suudi arabistan gibi saçma bir ülkeye para kazandırmak için seçilebilecek bir yol..
hacca gidersin arap kazanır, arap kazanırsa oğluna mercedes marka lük bir otomobil alır, mercedes almanya devletine vergi verir, almanya devleti milli savunma bakanlığı bütçesine bu paranın bir kısmını ayırır, bir kısmı da kendi bir kaç istihbarat kurumuna aktarır, bu para ile almanya yeni silahlar üretebilir, ışid'e gizlice destek bile verebilir..
gidin mis gibi kuşadanıza gönül rahatlığı ile seksinizi yapın.

berika demir

yabancı öğrenci sınavı * ile türkiye'de 600. olup girdiği istanbul tıp fakültesi'ne sanki genel üniversite giriş sınavında 600. olup da girmiş gibi reklam yaptığı iddia edilen tıp fakültesi öğrencisi.

en son esra erol'da çok da fikrinin olmadığını düşündüğüm hekimlik mesleği hakkında ileri geri konuşarak tribünlere oynamıştır. nedense "doktor" ve "berika demir" kelimelerinin yanyana kullanılması bile rahatsız ediyor beni.

ayılıp bayılanlara da sözüm her tıp fakültesinde bu kızı güzellikte, zekada katlayacak onlarca kız var. bu şekilde kendilerini belli etmedikleri için meydan iki dekolte poz verip, boyanana kalıyor.

fakat müzeyyen bu derin bir tutku

“tütünümü, anahtarımı aldım, evden tam çıkıyorum, bir şeyin eksik olduğunu, eksik olanın ruhum olduğunu fark ettim. önemsemedim. yol, bana uygun bir ruh önerebilirdi. kapıyı çektim, kilidin dili yuvasına otururken ‘nereye?’ dedi. aldırış etmedim, çıktım.”

“bir şey içime oturmuş kalmıştı. yok olmak. toz olmak istiyordum. varlığım orada olmamalıydı. gelip beni alsalardı. uzaydan ya da bir yerlerden gelselerdi. sessiz sedasız kaybolsaydım. yerime kız kulesi’ni bıraksalardı. ne alakaysa?”

“bir resim geldi. vapurdayım, denize bakıyorum. denize atılmış nesneler, birer birer yanımızdan geçiyor, geride bıraktığımız yönde uzaklaşıp kayboluyorlar. içimden bir cümle geçti: uzaklaşan şeylerin gözden yitişini görmemek için, gözlerimizi başka yöne çevirsek bile, yine de ne bok yemeye bir taraflarımızla geyik gibi bakardık?”

bir ilhami algör kitabı. bir çırpıda okunabilecek nitelikte, dili akıcı. edebi değeri tartışmalı. üslubu baya farklı. kitaptaki çizimler tek kelimeyle muhteşem. çizeri seda mit.
çok seven bir adamın iç dünyasını okuyacaksınız. bir kaybedişin, bir çırpınışın öyküsü. hüzün arayan buyursun.

tıbbiyeli itiraf

freni patlamış bir kamyon gibiyim artık. yola çıktım, yoldan da çıktım. ne sağıma bakıyorum ne soluma, yuvarlana yuvarlana bir yerlere varmaya çalışıyorum. o yerlerin benden haberi yok. benim yaşamaya mecalim yok

Toplam entry sayısı: 501

arkadaş ortamında mutlu hissetmemek

"dünyanın en zor hissi kendini ait hissetmediğin bir yerde bulunma zorunluluğudur."

dostoyevski'nin bu sözü durumu özetler nitelikte.

içinde bir boşluk oluşması

murathan mungan şöyle der:

"...
o boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar dibe
çöker.
hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir.
bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.
o boşluk doldu sanırsınız
oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir.
..."

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"...
hiçbir şeyi unutmadı ve her olaydan, hayatının sonuna kadar rahatsız oldu. mümkün olsaydı biletçinin kızıyla ve yolda gözünün ucuyla gördüğü her kızla evlenirdi. biletçiyle ve herkesle dost olurdu. sözün gelişi değil, gerçekten yapardı bunu. bunu yapamayacağını anlayınca, selim olarak yaşamanın imkansızlığını görünce, hayatın hızlı akışı içinde, küçük anları sonuna kadar yaşayamayacağını sezince, önce büyük bir ümitsizlik ve korkuya kapıldı; bütün gücüyle varlığını korumaya çalıştı. sonra da... bilmiyorum olric, sonra ne oldu. okumalıyım, öğrenmeliyim. belki de işin sonunu hiçbir zaman bilemeyeceğim. 
..."

(bkz:tutunamayanlar)

gezegenimizdeki ilginç yerler

üzerinde yaşadığımız evimiz olan bu dünya gezegeninde görünce ''vay anasını bu da mı varmış?'' dedirten yerlerdir.

ilk olarak afrika'da madagaskar'ın doğusunda bulunan mauritius adlı ada ülkesinde ilk bakışta adeta bir denizaltı şelalesi gibi duran kıyı kesimindeki oluşumu sizlere göstermek istiyorum.



google maps üzerinden yakından bakmak için şu linki kullanabilirsiniz:

https://www.google.com/maps/place/Underwater+Waterfall/@-20.4729301,57.3139464,3125m/data=!3m1!1e3!4m13!1m7!3m6!1s0x217c504df94474c9:0x4203d9c2116bd031!2sMauritius!3b1!8m2!3d-20.348404!4d57.552152!3m4!1s0x217c6d11c2316769:0x76eb0a784e44f5d8!8m2!3d-20.4735767!4d57.3147511

yerçekimi doğası üzerine bir düşünce deneyi



şahsım tarafından yaklaşık 3 yıl önce yapılmış bir düşünce deneyidir. şimdi yukarıdaki fotoğrafta uzay-zaman'da sabit oldukları kabul edilen ve aralarındaki mesafe 1 milyar ışık yılı olan, izdüşümü a noktasına denk gelen x gezegeni ve izdüşümü b noktasına denk gelen y gezegeni olduğunu farz edelim. x gezegeni'ni 1 saat içinde izdüşümü c noktası olan yere getirip y gezegeni'ne 30 km kadar yaklaştırıyoruz. ilk durumdaki birbirlerine uyguladıkları çekim kuvveti f1, son durumda ise f2 olsun. buraya kadar herşey tamamsa sorumuza geçelim o zaman. y gezegenine başta uygulanan f1 kuvveti ne kadar süre sonra f2 kuvvetine dönüşür? 1 saat sonra mı, yoksa 1 milyar yıldan 1 saat eksik süre sonra mı? eğer 1 saat sonra etki edecek diyorsanız o zaman evrende ışıktan daha hızlı hareket eden birşey buldunuz demektir. yok, cevabınız ikincisi ise o zaman yerçekiminin belli bir hızla hareket eden dalgalar olduğunu keşfettiniz. 2017 yılına geldiğimizde yapilan ligo deneyi ile yerçekimi dalgaları keşfedildi ve keşfeden 3 bilim insanına o senenin nobel fizik ödülü verildi.

edit: diyelim ki güneş birden çatt diye yok oldu. o zaman dünyamız 8 dakika 44 saniye elips yörüngesinde güneş hâlâ varmış gibi dönmeye devam edip sonrasında doğrusal bir şekilde uzayın derinliklerine doğru savrulur. jüpiter için ise aynı durum 45 dakika sonra meydana gelir.

edit 2: kurgusu yanlış olmayan deneydir. etryde mesafe olan "1 milyar ışık yılı" ifadesi değil, süre olan "1 milyar yıl" ifadesi kullanılmıştır. "1 milyar ışık yılı" ifadesi şekildeki iki gezegen arasında ilk durumdaki mesafeyi göstermektedir.

aynı soyada sahip alakasız ünlüler

arkadaş ortamında mutlu hissetmemek

"dünyanın en zor hissi kendini ait hissetmediğin bir yerde bulunma zorunluluğudur."

dostoyevski'nin bu sözü durumu özetler nitelikte.

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"...
hiçbir şeyi unutmadı ve her olaydan, hayatının sonuna kadar rahatsız oldu. mümkün olsaydı biletçinin kızıyla ve yolda gözünün ucuyla gördüğü her kızla evlenirdi. biletçiyle ve herkesle dost olurdu. sözün gelişi değil, gerçekten yapardı bunu. bunu yapamayacağını anlayınca, selim olarak yaşamanın imkansızlığını görünce, hayatın hızlı akışı içinde, küçük anları sonuna kadar yaşayamayacağını sezince, önce büyük bir ümitsizlik ve korkuya kapıldı; bütün gücüyle varlığını korumaya çalıştı. sonra da... bilmiyorum olric, sonra ne oldu. okumalıyım, öğrenmeliyim. belki de işin sonunu hiçbir zaman bilemeyeceğim. 
..."

(bkz:tutunamayanlar)

ramazan davulu ve ramazan davulcusu

30 gün sonrası için durumumuz ektedir.

tus buddy

sınava giren 15 bine yakın kişi arasında sana eşlik eden seninle beraber çalışan bir noktada belki dert ortağı olan kişinin kuyusunu kazmak da ne bileyim yani sanki insanın az gelişmişliğin bir göstergesi gibi

cihat denince akla gelenler

kuteybe bin müslim ve türklerin kılıç zoruyla müslüman olmasi

edit: aferim eksileyin öyle. gören de sanacak araplar gül dağıtarak türkleri dinlerini degiştirmeye ikna etmiş

iblis ile anlaşma yapan allah

biz de günah point kasıyoruz :))) bu arada şu ayetlerde(sebe 3, zühruf 2 ve 3, nisa 174, maide 15, yusuf 1, hicr 1, hac 16, suara 2, neml 1, kasas 2, yasin 69, duhan 2 ve 3) kur'an'ın apaçık bir kitap olduğu söyleniyor yani çok eğip bükmeye gerek yok.

ekrem imamoğlu

adama, kişiye, kişilere, gruplara, cemaatlere, vakıflara, derleklere hizmet işi an itibariyle bitmiştir. kutlu olsun.

kadın üniversitesi

yemin ederim hayret ettiğim durumdur. ulan koskoca japonya'da o kadar ilgi çekecek ve ülkeye uygulandığında inanılmaz fayda sağlayacak şey varken bir bu mu dikkatinizi çekti? yemin ederim vizyonsuzluk diz boyu.

edit: sevgili eksileyen yazar arkadaşlar sadece eksilemeyin fikrinizi de yazın en azından, belki biz yanlış düşünüyoruzdur aydınlatmış olursunuz hem.

sütlü süngerimsi

"veyl olsun o trileçe sevmeyenlere ki" diye başlamak isterdim ama kendimi tutuyorum. trileçe nasıl sevilmez ya aklım almıyor sevgili sözlük.

içerik kuralları - iletişim