pax atomica

Durum: 333 - 41 - 15 - 0 - 20.04.2019 01:25

Puan: 3759 -

3 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

"Bırakın dua etsinler. Tanrı en iyi topçu birliğinden yanadır." Napoléon Bonaparte
  • /
  • 34

en çok beğendiğiniz kitap kesiti

"...
hiçbir şeyi unutmadı ve her olaydan, hayatının sonuna kadar rahatsız oldu. mümkün olsaydı biletçinin kızıyla ve yolda gözünün ucuyla gördüğü her kızla evlenirdi. biletçiyle ve herkesle dost olurdu. sözün gelişi değil, gerçekten yapardı bunu. bunu yapamayacağını anlayınca, selim olarak yaşamanın imkansızlığını görünce, hayatın hızlı akışı içinde, küçük anları sonuna kadar yaşayamayacağını sezince, önce büyük bir ümitsizlik ve korkuya kapıldı; bütün gücüyle varlığını korumaya çalıştı. sonra da... bilmiyorum olric, sonra ne oldu. okumalıyım, öğrenmeliyim. belki de işin sonunu hiçbir zaman bilemeyeceğim. 
..."

(bkz:tutunamayanlar)

lord voldemort

şu capsten sonra kendisini ciddiye alamadığım kurgusal karakter.

vatan partisi

istavroz çıkaran kabe imamı gibiler o derecede bir ideoloji karmaşası yaşıyorlar.

cemal süreya

fotoğraf

durakta üç kişi
adam kadın ve çocuk

adamın elleri ceplerinde
kadın çocuğun elini tutmuş

adam hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü

kadın güzel
güzel anılar gibi güzel

çocuk
güzel anılar gibi hüzünlü
hüzünlü şarkılar gibi güzel

sony

soy ismimden dolayı yakın arkadaşlarımın bana hitap ederken kullandıkları sözcük.

ekrem imamoğlu

adama, kişiye, kişilere, gruplara, cemaatlere, vakıflara, derleklere hizmet işi an itibariyle bitmiştir. kutlu olsun.

meriç

"bence össggee haklı" diyen tip.

gta vice city

bu da yerli ve milli oyunumuz "gta van city"

bir stajyerin asistana ilgi duyması etik midir?

ilgi duymak değil de bunu eyleme dökmek etik olarak tartışılır.

eğleniyormuş gibi yapmak

bana bu karikatürü hatırlatan modern zamanın garip bir durumu.

  • /
  • 34

kalp kırıklığı

asla primer olarak kapanmayan bir yara..

birçok hisle dolup taşıyor ruhum, tanımlayamıyorum hangisi mutluluk hangisi öfke hangisi kırgınlık. ama ilk kez kalbimi kıran olayı, gerçekten tam kalbimin üstünde hissetiğim acıyı hiç unutmam. 5-6 yaşlarında olmalıyım, neşe dolu bir kız çocuğu. kötülüğün ne olduğunu öğrenemeyecek kadar esirgemiş ailem beni dış dünyadan. çok mutlu bir aile yaşantımız vardı. bu saadetin bozulmayacağından adım gibi emindim. sonra bir gün yolda yürürken annem ve babam kavga etti, babam ters yöne sapıp gitti. ben ve annem ise eve yürüdük. annem odasına ben odama. masamın başında yarım bıraktığım resmime bakarak ağlamaya başladım. denizin dibindeki alemi çiziyordum çok net hatırlıyorum. ahtapotlar, deniz kızları falan. resim defterim hep gözyaşı olmuştu. ağlarken resmim ne kadar da gerçekçi oldu dedim içimden. maviye boyamama gerek kalmadı, gözyaşlarım denizi temsil ediyordu işte ne güzel.
annem de içeride ağlıyordu, yanına gidip sarılmak istedim sadece. sarıldım anneme o da minicik omzumda ağladı ağladı ağladı. işte o an sanki dünyanın en ağır yükünü taşıyormuşum gibi yoruldum, kalbim ağrıdı. kalbim kırıldı. hiçbir şeyden haberi olmayan neşeli çocuğun içine ilk hüzün tohumları ekilmiş ve kalbindeki ilk onmaz yara böyle açılmıştı işte.

şimdi büyüdüm, ailemi seviyorum ara sıra tartışmalar yaşasak da. ve birçok kalp kırıklığı yaşadım bu yaşıma kadar, hepsini bir şekilde tolere ettim. o günün akşamında babam geç de olsa eve geldi, her şey tatlıya bağlandı. bir insanın kalbi sadece karşılıksız sevdiği insanlar tarafından kırılabilir bence. çünkü kalp öyle bir şey ki tüm kötülüklere karşı soğuk bir taş, ama sevgi söz konusuysa kırılgan bir cam oluveriyor.

tıbbiyelinin en sevdiği yemek

makarna. her türlüsü. her gün yesem sıkılmıyorum lol

geceye bir şarkı bırak


ne uzanan biri kaldı elime
ne de erişilemez yorgun yüreğime
bir boşluk ki nasıl insanla dolsun
bilmiyorum var mı daha acısı..

cemal süreya

eşdeğeriyle yanyana yürürken
cehennem sokağında birey olmak,
ve en inceldikten sonra
ilkel sözcüklerle konuşmak seninle.

saat beş nalburları pencerelerden
madeni paralar gösteriyorlar,
yalnızlığı soruyorlar, yalnızlık,
bir ovanın düz oluşu gibi bir şey.

hiçbir şeyim yok akıp giden sokaktan başka
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

(bkz: eşdeğeriyle yan) şiiri çok etkileyicidir
bir attila ilhan gibi de isminin doğru yazılması önemlidir

ekrem imamoğlu

en az rte kadar iyi bir hitap gücüne sahip, gerçekten çok güler yüzlü ve herkesin anlayabileceği dilde konuşan bir siyasetçi. istanbul büyükşehir belediye başkanı. hayırlı uğurlu olsun.

 spoiler!

başımıza gelenlerin sebebi

bence çok iyi bildiğimizdir. *

 spoiler!

geceye bir karikatür bırak

hayata bağlayan hoş detaylar

her zaman oturduğum cafede, kahvemi yudumlarken kitap okuyordum. sonra yanıma sarışın, çok çok şirin, küçük bir kız çocuğu geldi. sorduğu ilk soru senin kocan var mı oldu* ve ben ne diyeceğimi şaşırdım. 4-5 yaşındaki çocuğun böyle bir soru sormasına mı güleyim yoksa korkusuzca yabancı bir insana yaklaşıp şirinlik yapmasına mı şaşırayım bilemedim. ardından minik elleriyle elbiseme dokundu. bunu sana kim aldı dedi, aynı şeyi saatim için de sordu. bu yaştaki çocuklar sordukları soruların cevapları ile ilgilenmezler genelde. cevaplamama gerek kalmadan zaten kendi giydiği uzun kollu elbiseyi benim elbiseme benzetme çabasına girdi, kollarını sıyırarak bunu bana babam aldı dedi. ben kitap okuyorum küçük hanım, yanıma oturmak ister misin dedim, oturdu biraz. bir kez daha çocukları neden bu kadar çok sevdiğimi hatırladım. samimi ve masumlar. beni hayata bağlayan küçük, tatlı şeyler. *

ben sevdalı sen belalı

söz-müzik selami şahin'e ait olan, geceye yakışan en güzel şarkılardan biri.

sen beni sen, unutmuş gibisin
ben hâlâ deliyim, hâlâ sevdalı
sen beni sen, unutmuş gibisin
ben hâlâ deliyim, hâlâ sevdalı
yaktığın ateşi söndüremedim
sen hâlâ çılgınsın, hâlâ belalı
hâlâ belalı..

the matrix

film sektöründe çığır açmış 3 filmlik seridir. ilk filmdeki görsel efekt ve kurgunun bi çok film üzerine etkisini gözlemleyebilirsiniz.

filmdeki boşluklar (makinelerle savaşın başladığı dönem, neo'nun 7. seçilmiş kişi olması) için animatrix adlı bir anime vardır. tavsiyedir.

matrix'i özleyenler için yönetmenleri wachowski kardeşlerin cloud atlass filmi ve sense 8 dizisi tavdiyedir.

ek bilgi: wachowski kardeşler matrix öncesinde andy ve larry idiler. matrix sonrasında lana ve lily oldular.

Toplam entry sayısı: 333

içinde bir boşluk oluşması

murathan mungan şöyle der:

"...
o boşluk dolar elbet, yaralar kabuk bağlar, sızılar diner, acılar dibe
çöker.
hayatta sevinilecek şeyler yeniden fark edilir.
bir yerlerden bulunup yeni mutluluklar edinilir.
o boşluk doldu sanırsınız
oysa o boşluğu dolduran eksilmenizdir.
..."

tıbbiyeli itiraf

keşke hiç doğmasaydım, keşke hiç var olmasaydım diye çoğu zaman düşünüp sadece sarhoşken bunu dile getirebiliyor olmam bile bana ayrı bir azap veriyor. ben bu dünyadaki 7 milyar insanın arasındaki çok sıradan biriyim. bu yüzden benim bu dünya üzerinde olmam veya olmamam dünya için hiç farketmez, hatta dünyanın zerre umrumda olmaz. onun olması veya olmaması da dünyanın zerre umrunda olmaz. benim olmam yada olmamam da onun hiç umrunda olmaz. ama onun olması benim için varlık, olmaması ise benim için yokluk demektir. bu ne acı bir durumdur. bu benim çürümüşlüğümün resmidir. biliyorum ki asla sana ulaşamayacağım. bu düşünce beni öldürüyor. ve tez vakitte öldürür umarım.

genç werther'in acıları

goethe'nin 25 yaşındayken yazdığı werther'in platonik aşkı lotte'ye yazdığı mektuplardan oluşan, insanı hüzün yumağına dönüştüren eseri. şöyle bir pasajı vardır ki arada açar açar okurum

"... yaşamanın bir rüyadan, bir hayalden başka bir şey olmadığını düşünen ilk kişi ben değilim. fakat bu düşünce bir gölge gibi peşimi bırakmıyor. insanların kuvvetleri ve yetenekleri öylesine sınırlı, öylesine küçük bir alan kaplıyor ki ellerinden çok az şey geliyor. dikkat edelim; bütün uğraşmalarımız, bütün çabalarımız yalnız geçimimizi sağlamak ve yaşamak için. yani şu zavallı varlığımızı devam ettirmekten başka bir amacı olmayan ihtiyaçlarımızı karşılamak için didinip duruyoruz. huzurlu olduğumuz zamanlarda bile bu huzur kadere rıza gösterişimizden ileri geliyor.

bizler aynen zindanların duvarlarına gönül ferahlatan, güzel resimler çizen mahkumlara benziyoruz. bunları düşündükçe aklım duruyor. kendime, kendi içime dönüyorum ve orada bir dünya buluyorum. fakat bu dünyada hayat ve hareketten daha çok anlamlı sezişler ve karanlık istekler var. böyle zamanlarda her şey karşımda hiçleşiyor ve ben gülümsüyorum. ne zaman böyle dalsam ve derin derin düşünmeye başlasam daha da derinlere iniyorum."

günün sözü

kimse sınanmadığı günahın masumu değildir.

geceye bir karikatür bırak

aynı soyada sahip alakasız ünlüler

ruhsar

gözüm abla tüplü monitördeki windows 98 işletim sistemli bilgisayarından ölü kaydı tutardı

ateistlerin korkak olması

ulan adamlar cehennem gibi bir ihtimal olmasına karşın okuyor, araştırıyor özellikle türkiye gibi gitiikçe ortadoğu batağına sapan bir ülkede gerekirse ailesini ve sevdiklerini daha da önemlisi canını kaybetme pahasına fikirlerini savunuyor mümin kardeşler ekmek kırıntısına basınca çarpılacak diye ödü kopuyor. kim daha korkak acaba?

tıbbiyeli itiraf

kendimi çok mutsuz hissediyorum. en son ne zaman gerçekten mutlu hissettiğimi inanın ki hatırlayamıyorum. bu üzerinde yaşadığımız dünya çekilecek gibi değil. goethe'nin dediği gibi "hapishanenin duvarlarına iç açıcı resimler çizen mahkûmlara benziyoruz". yorgun hissediyorum bu yüzden firsat buldukça uyuyorum ama uyudukça daha çok yoruluyorum bu sefer. sahi şimdi ölsem mesela dünya ne kaybeder?

edit: galiba benim dertleşecek birine ihtiyacım var

üstteki yazarın nickinin düşündürdüğü

kampüsün biraz aşağısı

iblis ile anlaşma yapan allah

o değil de daha adem ve havvanın yasak meyveyi yiyip cennetten kovulup dünyada çoluk çocuğa karışacaklarına dair en ufak bişey bile ortada yokken -hatta adem ve havva cisim olarak bile ortada yokken- şeytan allaha diyor ki: "mutlaka ben de yeryüzünde onlara günahları süsleyeceğim ve onların hepsini mutlaka azdıracağım" işte sorun burada, ya "gaybı yalnızca allah bilir" lafı yalan ya da allah ve şeytan önceden anlaşmış. bir başka ihtimal de şu ki -ki benim için en mantıklısı bu- tüm bu anlatılanların hepsi bir masaldan ibaret.

yazarların 24 haziran 2018 oy tercihleri

parti hdp
cumhurbaşkanı muharrem ince

cihat denince akla gelenler

kuteybe bin müslim ve türklerin kılıç zoruyla müslüman olmasi

edit: aferim eksileyin öyle. gören de sanacak araplar gül dağıtarak türkleri dinlerini degiştirmeye ikna etmiş

iblis ile anlaşma yapan allah

biz de günah point kasıyoruz :))) bu arada şu ayetlerde(sebe 3, zühruf 2 ve 3, nisa 174, maide 15, yusuf 1, hicr 1, hac 16, suara 2, neml 1, kasas 2, yasin 69, duhan 2 ve 3) kur'an'ın apaçık bir kitap olduğu söyleniyor yani çok eğip bükmeye gerek yok.

evrim teorisinin meb müfredatından çıkarılması

“allah, insanı rahman suretinde yarattı.” (buharî, isti'zân, 1; müslim, birr, 115, cennet, 28) bu arada %99 şempanze dna'sı kullandı

içerik kuralları - iletişim