perinin

Durum: 37 - 6 - 0 - 0 - 07.02.2020 16:46

Puan: 355 -

9 ay önce kayıt oldu. üçüncü nesil yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 4

kütüphane ortamını rezil eden tipler

notu yırtarcasına çevirenler mi dersin kalemleri kafamıza fırlatmak ister gibi masaya fırlatanlar mı dersin kütüphane ortamında türlü insanlar mevcut. kendilerine yöneltilen bakışlara ne bakıyorsun birader tepkisi veren moronlukta sınır tanımayan bu arkadaşlar hem suçlu hem güçlüdür aynı zamanda. kimisi topukluyla gelir kütüphaneye pata küte dalar. kimi telefonu seslide bırakır çalsa bile sessize almaz. dingonun ahırına mı giriyoruz çalışmaya mı belli değil. bu kadar kendi habitatınız gibi kullanacaksanız odanızda çalışın. toplum içerisinde nasıl çalışılır biz öğretecek değiliz bu saatten sonra.

önlenemeyen tatlı krizleri

yemekten sonra geliyorsa eğer gidip bir doktora görünmekte fayda var. reaktif hipoglisemi göstergesi olabilir. hemen bir açlık ve tokluk kan şekerlerinizi ölçtürüp sonuca göre diyetinize dikkat ederseniz tip2 diabete davetiye çıkarmamış olursunuz.

afterlife

geçen yıl bir arkadaşımla beraber farklı yerlerde ama eşzamanlı izlediğimiz dizi. dizi benim için biraz monotondu diyebilirim. konu, çok bilindik bir konu. ama bazı diyaloglar gerçekten güzeldi bunu inkar edemem. yine de birine önerir miyim? pek zannetmiyorum.

sözlükle ilgili sevilmeyen şeyler

sözlükteki zaman kavramıyla gerçekliktekinin çok farklı olması. gündem günlerce değişmeden kalabiliyor. buralar hep dutluktu diyebileceğimiz zamanlar gelir mi acaba? merakla bekliyoruz.

kütüphanede yer bulmak

bazen samanlıkta iğne aramak kadar zor olabiliyor.

yazarların şu anda okuduğu kitaplar

isaac asimov'dan sonsuzluğun sonunu okuyorum şu sıra. bilim-kurgu türüne zaten bayılıyorum ve bu yazar beni mest etti. diğer kitaplarına geçmek için sabırsızlanıyorum.

tıp öğrencilerinin psikolojik sorunlarının olması

örneğin yılbaşını kütüphanede geçiriyorum. fazlasıyla travmatize olmuş durumdayım.

sentetik sezar

vintage tarzda ürünler satan harika site. bakıyoruz sadece efenim.

içinizi dökme defteri

benim için 1 yıl boyunca bekleyen, olmaz dediğim halde benden ümidini kesmeyen, 8 ay boyunca hergün kendimi onun benim geleceğim olduğuna inandırdığım adam seni sevmiyorum, senden soğudum diyerek benden ayrıldı. bugün olmazsa yarın olacaktı dedi bir de. kaç yaşında insanlarız verdiğimiz emeğe yazık. saf saf hayaller kuruyordum ben de. başıma gelmez dediğim şey burnumun dibinde bitti. geçici bir heves uğruna 1 yıl 8 ay uğraşmaya değmezdi. artık içim bomboş. hiçbir yere sığamıyorum. dayanmak istemiyorum. yıkılmak istiyorum ama sınavım var her zaman olduğu gibi.

faşizm

halk dilindeki ırkçılık. tabii sözlük anlamı daha farklı. ben halk dilindeki faşistlikten söz edeceğim. herhangi bir ırka, ülkeye, şehre vs. ayrımcılık yapmadan herkesten nefret ediyorum uzun zamandır. halbuki bir zamanlar kendimi gayet insancıl ve hoşgörülü buluyordum. bu sadece fikirlerimle sınırlıydı çünkü her zaman çok az insan olmuştur hayatımda. hümanizm sadece bir ideal olarak kaldı benim için çevreme gözlerimi açtıkça, daha fazla insan tanıdıkça. zaman geçtikçe daha da faşistleşiyorum hatta. sevilecek yanları yok insanların. kaba, saba, görgüsüz, saygısız, cahil... iğrençler tek kelimeyle. yeni bir güne uyanıp adımımı dışarı attığımda mutsuzluğum başlıyor. insanların etrafımda olması bütün enerjimi bitiriyor. tıp gibi sosyal bir alanda ben nasıl iyilik sağlayabilirim insanlık için bilmiyorum. ama nefret edilecek bu kadar çok insan varken kendimi bu duruma duyarsızlaştırmam gerektiğini öğrenmem gerek.
  • /
  • 4

sözlükle ilgili sevilmeyen şeyler

markalaşabilecek, tıbbiyelilere daha çok hitap edecek, gerekirse örgütleyebilecek ve yardımlaştırabilecek bir platform olabilecekken yerinde sayan, tekdüze bir platform haline gelmesi.
potansiyelinin çok kötü yönetildiğini düşünüyorum. burada kastettiğim iç yönetim değil.

sentetik sezar

arkadaşlarım tarafından sürüklenerek götürüldüğüm taksim şubesinde gördüğüm kadarıyla "vintage" adı altında ikinci el, tüylenmiş, yıpranmış, pis kokulu kumaş parçalarını da reyonlarında barındıran mağaza. hala öyle midir bilemiyorum, birkaç sene önce istanbul'a gittiğimde görmüştüm. güzel ürünleri hiç mi yok, tabi ki vardır fakat benimki sadece küçük bir gözlem idi sözlük.

tıbbiyeli itiraf

o kadar yalnızım ki... ne aileme anlatabiliyorum sorunlarımı, ne bir başkasına.

üzülmesinler diye aileme söyleyemiyorum. içimi döküp dertleşebilecek kadar güvendiğim bir dostum yok. dinleyeceğine inandığım bir arkadaşım bile yok. sevgili desen, yine kavga ettik.

bu yalnızlıkla giderek çürüyormuş gibi hissediyorum. bu soğuk, gün ışığı görmeyen hücremde tek başıma ölmeye mahkum edildim sanki. içimde bir yer acıyor. boğulmakta olan bir adamın son çırpınışları mı bunlar... bilmiyorum. umudumu kaybetmek üzereyim.

kendinize sorup cevap bulamadiginiz sorular

neden herkes başarıyor da ben başaramıyorum bende bir sorun mu var

twitter ve instagrama 1 ay boyunca girmemek

hiçbirini kullanmadığım için her ay başarıyla gerçekleştirdiğim uygulama.

burs vermek isteyen sözlük yazarları

olumlu değerlendirdiğim bir girişim olup,suistimal edilmedikçe destekleyeceğim. gerçek anlamda ihtiyacı olan bir tıp fakültesi öğrencisine destek olmaktan şeref duyarım.
dipnot: burda empati kabiliyetinden yoksun, insani değerler nedir en ufak haberi olmayan bazı sikkolar bu başlığı gerek oyları gerekse entrileriyle manipüle edeceklerdir, önemsemeyiniz.

entel feridun

bu ne böyle
aptal herifler
yine mi kurtlar vadisi ırak izliyorsunuz
şiddet pornosu
bu tablodan ne anlıyorsunuz bana anlatabilir misiniz?
iki tane adam
çıplak iki tane
ibne mi bunlar?
peki bu tablodan ne anlıyorsunuz?
fil sesi
tarkovski
kübrick
zeki demirkubuz
nuri bilge ceylan
hakan taşıyan
müslüm gürses
azer bülbül
köfte ekmek söyledim!
köfte ek-
niye dikkatimi bozuyosun amcık
neden bozuyosun ben burda sanat yapıyorum niye dikkatimi bozuyosunuz ha
çekirdek ne amcık
çekirdek yicek kadar aşağılık bir insan mısın
çekirdek yiyen insan kendisine saygısı olmayan bir kancıktır!
soğuk bir
aralık günüydü
saint petersburgtan
moskovaya giden bir trene binmiştim
trende katarina diye bir orospu gördüm
cicikleri gözümü alıyordu
yine seks hikayesi mi yazıyosun feridun abi?
şak şak şak
şak şak şak
içimdeki sanat aşkını öldürdün amcık
içimdeki sanati öldürdün sanaaaaattttt sanaağğt...
defoluuunn! defolun yalnız bırakın beni ağğğğğğğ
benden öğrendikleri kızlara mı yazıyosun amcık ha
am'a acıktım feridun abi
sanatı nasıl böyle şeyler için kullanırsın amcık amcık
aağğğğ ağğ ağğ ağğğğ
neyin var feridun
varoluşsal sancılar geçiriyorum
eehh hmm m m
sanat
sanattan anlayacaksınız
hepinize bunu anlatacağım
tiyatro
bu huzursuzluk meyvesini vermeli artık

Toplam entry sayısı: 37

geceye bir şiir bırak

bir yerde, nereydi bilmem, hem var hem yok
bir yerdeydik işte, ki ordan şimdi çook
çok uzaklara gittik.

bizimle birlikte mutluluk, sevgiler,
düşler, ilkbaharlar vardı, saf ezgiler...
birden bir anda bittik.

yarabbi, nasıl güzeldi o serüven!
daha güzeli, serüvende bir de sen;
şimdi beyaz ve yitik.

ahmet muhip dıranas'tan.

kolay gelsin

tıp fakültesi öğrencilerinin vedalaşma cümlesidir, ne yazık ki.

içinizi dökme defteri

benim için 1 yıl boyunca bekleyen, olmaz dediğim halde benden ümidini kesmeyen, 8 ay boyunca hergün kendimi onun benim geleceğim olduğuna inandırdığım adam seni sevmiyorum, senden soğudum diyerek benden ayrıldı. bugün olmazsa yarın olacaktı dedi bir de. kaç yaşında insanlarız verdiğimiz emeğe yazık. saf saf hayaller kuruyordum ben de. başıma gelmez dediğim şey burnumun dibinde bitti. geçici bir heves uğruna 1 yıl 8 ay uğraşmaya değmezdi. artık içim bomboş. hiçbir yere sığamıyorum. dayanmak istemiyorum. yıkılmak istiyorum ama sınavım var her zaman olduğu gibi.

tâze nane

yaz aylarında ayrana birkaç yaprak konulduğunda harika bir aroma katan ot türüdür. birçok otu sevdiğim gibi naneyi de çok severim.

tıp fakültesi otobüs ve dolmuşları

tatil günleri haricinde özellikle sabah 7.30 ile 8.30 saatleri arası yaşlıların istilasına uğrayan ulaşım araçlarıdır. ha bir de bizimki gibi fakülteye giden otobüs diğer fakültelerin de güzergahındaysa eziyettir. dönem 1 ken karlı bir kış gününde esen rüzgar eşliğinde 3 kere dolu geçip beni almayan otobüslerden dolayı eve gidip ağladığım geldi aklıma. komik ama soğuktu yani. sonrasında okula yakın bir yere taşındığımdan böyle bir derdim olmasa da bir yere gitmem gerektiğinde hala problem yaşadığım oluyor.

tıp fakültesi otobüs ve dolmuşları

tatil günleri haricinde özellikle sabah 7.30 ile 8.30 saatleri arası yaşlıların istilasına uğrayan ulaşım araçlarıdır. ha bir de bizimki gibi fakülteye giden otobüs diğer fakültelerin de güzergahındaysa eziyettir. dönem 1 ken karlı bir kış gününde esen rüzgar eşliğinde 3 kere dolu geçip beni almayan otobüslerden dolayı eve gidip ağladığım geldi aklıma. komik ama soğuktu yani. sonrasında okula yakın bir yere taşındığımdan böyle bir derdim olmasa da bir yere gitmem gerektiğinde hala problem yaşadığım oluyor.

içinizi dökme defteri

benim için 1 yıl boyunca bekleyen, olmaz dediğim halde benden ümidini kesmeyen, 8 ay boyunca hergün kendimi onun benim geleceğim olduğuna inandırdığım adam seni sevmiyorum, senden soğudum diyerek benden ayrıldı. bugün olmazsa yarın olacaktı dedi bir de. kaç yaşında insanlarız verdiğimiz emeğe yazık. saf saf hayaller kuruyordum ben de. başıma gelmez dediğim şey burnumun dibinde bitti. geçici bir heves uğruna 1 yıl 8 ay uğraşmaya değmezdi. artık içim bomboş. hiçbir yere sığamıyorum. dayanmak istemiyorum. yıkılmak istiyorum ama sınavım var her zaman olduğu gibi.

sigarayı bırakmak

5 yıldır sigara kullanıyorum. sürekli sigarayı bırakmak isteyip istikrarımı sadece bir sigarayı söndürüp diğerini yakana kadar devam ettirebiliyordum. yani ettiremiyordum. neyse 2 ay kadar önce bir arkadaşım da ilaç kullanarak sigarayı 10 günde bıraktığından bahsetti. halk sağlığı polikliniğine gidip ücretsiz olarak ilaç alma imkanı varmış vs. tabii ben yine aa ben de giderim kesin diyip asla gitmedim. ta ki 2 hafta önce canıma tak edene kadar. aslında bu sınıra gelmemin en büyük sebebi de sigaraya geçen seneden beri zam üstüne zam gelmesi. sonra bırakırım diyip kompanse edilemez bir hal aldı bu iş. ve gittim fakültedeki polikliniğe hemen. sabırla testlere girdim ve ilacı aldım. (bkz:champix) dozu artırınca kusma efekti yapıyor bende. zaten arkadaşımda da alerji yapmıştı o yüzden bırakmıştı. biraz sorunlu bir ilaç. neyse 4 gündür hiç içmiyorum. bu artık alkolle bile sigara içmeyeceğime inanmak istememe sebep oluyor. sigarayı bırakmak isteyip bırakmamak özgüvenimi de yıkan bir şeydi. bu kadar iradesiz bir piç miyim gibi sorular sorular soruyordum kendime. sonuçta şimdilik her şey yolunda gibi. tedavi sürecinin sonunda bu entry mi editlerim.

geceye bir şiir bırak

bir yerde, nereydi bilmem, hem var hem yok
bir yerdeydik işte, ki ordan şimdi çook
çok uzaklara gittik.

bizimle birlikte mutluluk, sevgiler,
düşler, ilkbaharlar vardı, saf ezgiler...
birden bir anda bittik.

yarabbi, nasıl güzeldi o serüven!
daha güzeli, serüvende bir de sen;
şimdi beyaz ve yitik.

ahmet muhip dıranas'tan.

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

zannetmiyorum böyle bir olay yaşandığını. genelde havada karada kapılmaya çalışılır. kişi, bakınız kız kişisi değil, evlenmemeyi tercih edebilir. pek tabii hakkıdır da. evde kalmak tabiri ortaçağda kalmalıydı ayrıca.

tıp fakültesinden mezun kızların evde kalması

zannetmiyorum böyle bir olay yaşandığını. genelde havada karada kapılmaya çalışılır. kişi, bakınız kız kişisi değil, evlenmemeyi tercih edebilir. pek tabii hakkıdır da. evde kalmak tabiri ortaçağda kalmalıydı ayrıca.

kargo

her kargo bekleyişim, ilk buluşma gibi stresli ve heyecanlı oluyor. tanı içinse birtakım siparişlerin istenilen adrese birtakım araçlarla ulaştırılması.

yapınca iyi hissettiren anlamsız şeyler

aslında o an saçma gelmeyen ve kafanızı meşgul eden aktivitelerdir. çaydanlık parlatmak , ocak silmek veya kirli, beyaz ayakkabılarınızı temizlemek olabilir.

düzgün kızlar neden piç erkek sever

ergen ruhlarının süregelen etkilerinden kaynaklı bir sorunsal olduğunu düşünüyorum. psikolojik bir rahatsızlıktan dolayı da olabilir. saçma bir adettir ülkemizde piç erkek tercihi. hanım kızlarımız insan yerine konmayı tercih etmiyor. nedense eziyet çekmeye daha yatkınlar.

hiçbir şeyden mutlu olmayan insan

çok azdır. çevredeki insanların %80 i gösteriş amaçlı bu imajı çizmeye çalışıyor. komik bir durum.

içerik kuralları - iletişim