sahsimuhterem

Durum: 310 - 0 - 0 - 0 - 18.11.2019 07:18

Puan: 3235 -

4 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Henüz bio girmemiş.
  • /
  • 31

tıbbiyeli itiraf

yarın göz stajı sözlü ve yazılısı var. pek umursamıyorum artık. yüzeysel olarak çalıştım düzgün bir hocaya denk geldikten sonra geçerim gibi. bugünkü esas mesele kardeşimin sağlık sorunları, inşallah başarılı bir operasyon geçirir.

tıp fakültesinde şans unsuru

4. sınıf ve 5. sınıf sözlülerinde bence en önemli unsurdur şans. evet çalışmak da bir unsurdur ancak ne kadar çalışsan da 20 yıldır o alana spesifiklesmis hoca kesinlikle bir açığını bulacaktır. her gününü çalışarak geçirdiğim stajlardan arkadaşlarımın bir gün çalışarak kendi hocalarindan 100 aldığı benim ise şartlı geçtiğim olmuştur.

olmaz öyle saçma tıp!

geçen gün izlediğim flu tv videosudur. videonun büyük kısmı güzeldi, akıcıydı zevk aldık amma gel gör ki bazı konularda biraz yukardan sallanan cümleler oldu. sansasyonel ve oznel cümlelerle bilimden uzaklaşıldığı çok oldu. ki izleyicilerin de ilgisini çeken bu zaten.

tıbbiyeli itiraf

yine bir ayrılık vakti geldi. her zaman zordu ayrılıklar ama bu sefer en azından geçen seneden kolay olacak. uzun süre geri dönemeyeceğimi tahmin ediyorum. sanırım işi daha da zorlaştıran nokta bu. aylar geçince neler değişir ki? çok şey kaçırır mıyım sevdiklerimin hayatından? yıllardır uzun ayrılıklar yaşıyoruz ama her bir araya gelme müthiş bir sevinç ve rahatlama, her ayrılık da bir burukluk meydana getiriyor.

mr. nobody

bilim kurgudan çok felsefi yönü ağır basan filmdir. 2009 da çıkmış bu filmi neden şimdi keşfettim bilmiyorum. kader nedir sorusunun cevabını veren harika filmdir.

tıbbiyelilerden film önerileri

mr. nobody yeni keşfettiğim ve açık ara son dönemde izlediğim en iyi film.

uzmanlık için düşünülen bölüm

esasında birden fazla olandır.
şu ana kadar yaptığım stajlardan elediklerim: anestezi, üroloji, radyoloji, genel cerrahi, pediatri
nerdeyse hepsini elemişim.
iç hastalıkları hala olabilir gibi duruyor. ama o malign hocalar yok mu dahiliyeden soğutur insanı.
henüz görmediğim ama gördüğümde seveceğimi düşündüğüm stajlar: kardiyoloji, nöroloji, göz

ödünç alınan kitabın parçalanması

ödünç alan için de veren için de rezil bir durumdur. normalde yalnızca kütüphaneden kitap ödünç alırım, kişilerden asla ödünç almam çünkü ne kadar hassas olsam da illa ki o kitabın başına bir şey geleceğini bilirim. geçen hafta biriyle böyle kitaplar hakkında konuşurken kütüphanesini gezdirdi bana bazı kitaplar gösterdi. okumadığımı öğrenince ödünç vermek istedi. kabul etmedim, ısrar etti, çok direndim ancak kitapları gerçekten merak etmem ve kitap sahibinin ısrarı sonucu aldım. kitabı veren kişi de benim hassasiyetimi bilir. obsesif değilim ama hassasım işte. neyse fazla uzatmayayım. bu kadar hassasiyete rağmen verdiği ilk kitabı okurken kitabın gerçekten eski olması sebebiyle ilk 6,7 sayfası yerinden ayrıldı. yenisini alsam olmaz, yapıştırmaya kalksam daha kötü olabilir. öyle kalakaldım.

tıbbiyeli itiraf

serenadı okuyordum az önce. bir şiirden bahsediyor. there is another sky yani başka bir gökyüzü. internete girdim okudum sözlerini. serene sözcüğü dikkatimi çekti. bakması, okuması bile güzeldi. anlamına baktım. sakin, huzurlu, durgun, berrak demekmiş. gerçekten hayran kaldım bu kelimeye. hayallere daldım biraz da. derken gözüm kitaba takıldı "serenad"... acaba bir ilişkisi olabilir mi? benim bildiğim kadarıyla serenadın bir müzik parçası gibi bir anlamı var.(tdk da birinci anlamıymış). merak ettim, etimolojisini araştırdım. tüylerim diken diken oldu. "serenad" ve "serene" aynı kökenden geliyor. latince "serenus" yani "akşam sükuneti". kitabın kapağına indi gözüm. serenus'un resmi çizilmiş adeta. bir sanat eserini keşfetmenin verdiği hazzı bana yaşattığın için çok teşekkür ederim. zülfü livaneli... zülfü abi...

tıbbiyeli itiraf

sınavımız yaklaşıyor ve ciddi manada çalıştım. ama o zalım hocalar yok mu onlar. inş onlardan biri gelmez. gelecekte bu entryme baktığımda küfür listeme umarım başka hocalar eklenmemiş olur.
  • /
  • 31

dönem 4

bir de birazcık(!) şanssızsan ve en zor hocalardan giriyorsan sınava, ağlamadığın tek bir anın kalmadığı ama her zorluğun olduğu gibi bu zorluğun da geride bıraktığı güzel anıları tebessüm ederek hatırladığın yıldır. zordur ama seni sen yapan bir yıldır.

malign sözlü arkadaşı

haftalar öncesinden çalışmaya başladınız, facebook'tan sınava çalıştığınızla ilgili durumlar paylaştınız, çalıştığınız yerleri unuttunuz, arada birkaç dizi bitirdiniz, uykusuz kaldınız, çıkmışları ezberlediniz ve büyük gün geldi çattı. "sözlü var olum napıcaz?"
sözlü grupları açıklanır. dolapta durmaktan ütüsü bozulmuş önlük giyilip hocanın odasının kapısı önünde beklemeye başlanır. bir fısıltı dolaşır o an. "hoca malign değilmiş." bir oh çekersin ama dikkat etmen gereken biri daha var tıbbiyeli. o da malign sözlü arkadaşı.
bu arkadaş grup halinde yapılan sözlülerde kendisinin sorularını bilip üstüne senin bilemediklerini de bilerek senin gruptaki en düşük notu almanı garantilemekte yahut hiçbirşey bilemeyip üstüne ters laflar etmekte ve şalterleri atan hocanın size grup indirimi yapmasını sağlamaktadır.
işin kötü tarafı üç beş numara yakınında olan bu arkadaşla okul hayatında grupça yapılan her sözlüye girecek olmandır.

dershaneye gitmeden tusa çalışmak

şahsımdır. ilk tusa girmedim nisana hazırlanıyorum. açıkcası onca parayı vermek istemedim çünkü gitmek istemiyordum pediatri istiyorum asistanlık malum çok zor. bir altı ay dinlenirim diye düşündüm . olay kendinizi bilmek. tus için adapte şekilde çalışmak önemli. bir de gençler nöbet satmayın saçma derece zor bir nöbet değilse . ben şu an acilde kullandığım çoğu bilgiyi acil nöbetlerimden öğrendim, enfeksiyon nöbetleri ile yara bakımı dikiş değerlendirmeyi öğrendim . dahili nöbetten kby gögüs hastalıklarını öğrendim . asistan olsanız da isterseniz dermatolog olun kreatin değerlendiremeyen,bk cbc yorumlayamayan asistan olmaz ,böyle doktor olmaz . bunlar bir acil hekiminin sizlere naçizane önerileridir . herkese iyi çalışmalar

temel bilimlerden kliniğe geçeceklere tavsiyeler

onurunuzun kırılmasına hazır olun
ama bu sizi üzmesin yıldırmasın
bir yıl boyunca her gelen karın muayenesi anlatacak ama biliyorum diyip kenarda durmayın
mümkün olduğunca çok işlem izlemeye çalışın
hastanızın konusunu okuyun
pratiklere konu hakkında bilgi sahibi, anlatılan dersleri okumuş olarak giderseniz çok zevkli oluyor ve konudan kopmazsınız, bir iki kere yaptım öyle çılgınlıklar gerçekten güzeldi
hekim gibi davranmaya, hekim gibi hastalarla iletişim kurmaya başlayacaksınız keyfini çıkarın!

temel bilimlerden kliniğe geçeceklere tavsiyeler

-vizitlerde eğer bir şey hakkında fikriniz yoksa ya kendinize güvenerek sallayın ya da hiç bulaşmayın bilmiyorum deyin. çünkü o soruya cevap vermeye çalıştığınız sürece asla o soru son sorunuz olmayacak.

-olabildiğince hasta muayne edin. fizik muayne konusunda her şeyi pratikle öğreniyor insan.

-her şey tus değil periferde başınıza gelebilecekleri de düşünerek vizitleri dinleyin hastaları takip edin.

-en az bir tane normal vajinal doğumda aktif rol alın uzaktan izlemeyin. ne öğrenirsiniz 4 ve 5 de öğrenirsiniz. sonra periferde mecbur kalırsanız afallamayın.

ha bi de daha önce bir yere yazdım ama neresi hatırlamıyorum tekrarlayayım, 4. dönemin yazı bütün yoksa son uzun tatil yapabileceğin yaz olabilir, iyi değerlendir.

temel bilimlerden kliniğe geçeceklere tavsiyeler

yazın semiyoloji okuyun, ingilizce çalışın.

temel bilimlerden kliniğe geçeceklere tavsiyeler

"arkadaşlar burda kimse size soru soruyorsun demez yarın bi gün perifere gidince kimseye soru soramazsınız."
(bkz: motto niteliğinde sözler)
(bkz: klişe ama doğru vallahi)

gamsız olmak

herkesin beni bu kategoriye koyduğunu duymam üzerine kendimi analiz etmem sonucunda şunu söylemek isterim; bazı sorunlar-durumlar- karşısında sessiz kalmak-tepkisiz kalmak- gamsızlığı değil sahip olunan daha büyük sorunları düşünüp bazı küçük sorunları ciddiye almamaktır..

hastanede önlüklü görünce sorulan sorular

her türlü soruyu anlarım tamam da yaşadığım bu olaya anlam veremiyorum.
muayene sırası bekleyen teyzenin biri birden konuşmaya başladı benimle.iyi güzel muhabbet ediyoruz sorular falan sormaya başladı nerelisin,annen baban ne iş yapıyor falan.. işte o an dedim bn eyvah!! neyse zoraki cevap vermeye başladım anlasın da uzatmasın diye. ayıp olacak diye kalkıp gidemiyorum da. ama hala susmadı bu sefer kendi hayatını anlatmaya başladı en son benim de oğlum var şu mesleği yapıyor senin sevgilin var mı diye sordu . iyiki cevap vermeme müsaade etmeden doktor olacaksın vardır senin kesin okuldan dedi hıı evet var teyze dedim ve hemen uzaklaştım oradan

yurtdışında uzmanlık

almanya artık c1 seviye almanca istiyor, düzeltmiş olayım.

Toplam entry sayısı: 310

tıbbiyeli itiraf

serenadı okuyordum az önce. bir şiirden bahsediyor. there is another sky yani başka bir gökyüzü. internete girdim okudum sözlerini. serene sözcüğü dikkatimi çekti. bakması, okuması bile güzeldi. anlamına baktım. sakin, huzurlu, durgun, berrak demekmiş. gerçekten hayran kaldım bu kelimeye. hayallere daldım biraz da. derken gözüm kitaba takıldı "serenad"... acaba bir ilişkisi olabilir mi? benim bildiğim kadarıyla serenadın bir müzik parçası gibi bir anlamı var.(tdk da birinci anlamıymış). merak ettim, etimolojisini araştırdım. tüylerim diken diken oldu. "serenad" ve "serene" aynı kökenden geliyor. latince "serenus" yani "akşam sükuneti". kitabın kapağına indi gözüm. serenus'un resmi çizilmiş adeta. bir sanat eserini keşfetmenin verdiği hazzı bana yaşattığın için çok teşekkür ederim. zülfü livaneli... zülfü abi...

anatomi zilli sınavı

zil çalınca ayakların sonraki masaya gittiği kafanın önceki masada kaldığı sınavdır.

tıbbiyeli itiraf

çok yakında güzel günler diyorlar. ne kadar yakın olduğunu söylemiyorlar.

george orwell

1984 romanının yazarı. 1940 lı yıllarda yazdığı bu romanda 1984 e dair öngörülerine yer vermiştir. bilim kurgunun ilk örneklerindendir.

metin uca

anatomi zilli sınavı

zil çalınca ayakların sonraki masaya gittiği kafanın önceki masada kaldığı sınavdır.

alternatif tus dershanesi isimleri

paratusan
paratus
paratusağı

ekşi sözlük

yoğun olarak egoist barındırmaktadır. doktorları çekemeyen geniş bir kitleye sahiptir.

tıp fakültesinde yaşanılan ilk hayal kırıklığı

önlüğü takıp mikroskop başına geçen herkesin foto telaşına düşmesi iğretisi.

tıbbiyeli itiraf

serenadı okuyordum az önce. bir şiirden bahsediyor. there is another sky yani başka bir gökyüzü. internete girdim okudum sözlerini. serene sözcüğü dikkatimi çekti. bakması, okuması bile güzeldi. anlamına baktım. sakin, huzurlu, durgun, berrak demekmiş. gerçekten hayran kaldım bu kelimeye. hayallere daldım biraz da. derken gözüm kitaba takıldı "serenad"... acaba bir ilişkisi olabilir mi? benim bildiğim kadarıyla serenadın bir müzik parçası gibi bir anlamı var.(tdk da birinci anlamıymış). merak ettim, etimolojisini araştırdım. tüylerim diken diken oldu. "serenad" ve "serene" aynı kökenden geliyor. latince "serenus" yani "akşam sükuneti". kitabın kapağına indi gözüm. serenus'un resmi çizilmiş adeta. bir sanat eserini keşfetmenin verdiği hazzı bana yaşattığın için çok teşekkür ederim. zülfü livaneli... zülfü abi...

özel tıp fakültesi

elde edemediği başarıyı parayla ayağına getirenlerin mekanıdır. bir de bunların parasını yeme işlemini gerçekleştiren burslular vardır. (bkz: özel ünideki burslular maaş mı alıyor)(bkz: ben)

herkes tatildeyken büt çalışan tıpçı

sene içinde n'apıyor idin diye sormak istediğimdir.

güldür güldür show

çok güzel hareketlerin yanından geçemez.

kütüphane adabı

şort giyen erkeğin asıl amacı

kıllarıyla karşı cinsin ilgisini çekmektir.
Henüz takip ettiği biri yok.

içerik kuralları - iletişim