sınıftakalmıştıpçı

Durum: 93 - 0 - 0 - 0 - 29.05.2020 23:33

Puan: 642 -

2 yıl önce kayıt oldu. ikinci nesil yazar.

Lanet olası bi yıkık
  • /
  • 10

yapay zekanın tıp eğitimine entegre zorunluluğu

bosh'un bu konuda geliştirme çalışmaları olduğunu duymuştum

üniversitede nefret edilen ders

histoloji-embriyoloji ders konu olarak hoşuma gidiyor zevkli geliyor ama lanet bir kadın hocası var allah belasını....

ali babacan

ali babacan'ın döneminde koltukta eşşek otursa yine aynısı olurdu. abd o dönem dünyayı dolara boğdu, cakasını satmak bunlara düştü. gözünüzü açın.yeni kurduğu parti erdoğansız akpdir

mart 2020 ulusal güvenlik sorunu

bahar kalkanı harekâtı

(bkz:barış pınarı harekatı) (bkz:fırat kalkanı harekatı) (bkz:zeytin dalı harekatı) harekatlarında karşımıza aldığımız amerikaya yanlamamıza sebep olacak harekattır. belkide harekatın asıl amacı rus ekseninden amerikaya yanaşmaktır. hükümetin gelecekte elini rahatlatmak için devletimize vereceği zararlardan bir tanesidir.umarım her şeyi yanlış okuyup değerlendiriyorumdur hükümetimiz devleti aydınlık bir geleceğe götürüyordur :(

mehmet akif ersoy

ırzımızdır çiğnenen, evlâdımızdır doğranan..
hey sıkılmaz! ağlamazsan, bâri gülmekten utan!

mehmet akif ersoy

vpn

yazarların gerektiğinden fazla sahip olduğu şeyler

sözlük yazarlarının cenazelerinde çalınmasını istediği şarkı

kütüphane ortamını rezil eden tipler

çiftler, allahın belası sevgililer
  • /
  • 10

yapay zekanın tıp eğitimine entegre zorunluluğu

başlıkta entegre edilme yazacaktım malum harf sınırı..

artık başlaması gereken zorunluluktur. her seminerde söyleşide yapay zeka ilerde tıpta böyle olacak şöyle olacak diye bahsediliyor.
madem böyle olacak biz niye hala eski sistem eğitim görüyoruz?
neden bizim de kapasitemiz varken 6 sene boyunca unutacağımız şeyleri ezberlemekle dikta altında kalıyoruz?
bizim kafamız mühendisten daha mı az basıyor ki onlar bu konuda bize göre çok daha az çalışmayla ve sıkıcı ezberler yapmadan çalışıp önemli başarılar elde ettiği halde biz aylık az bir maaş ve kötü çalışma şartları altında çalışıyoruz?

madem yapay zeka tıpta bunları bunları yapacak e bize de öğretin o zaman yapmamız gereken şeyi biz kendimiz yapalım. biz de kendi projelerimizi oluşturalım. mühendislik dediğin sorunlara çözümler bulmaksa kendi alanımızdaki sorunları en iyi biz bildiğimiz için burdaki çözümlerde de aktif bir şekilde rol oynamamız gerekmez mi??

aç udemy'i öğren diyecekler için çok sağlam muhendisler tanıdım. hiçbiri kendi kendine internetten öğrenmemişti. eğitim şart.

tıp öğrencilerinin çoğunun idealist olmaması

anadoluda idealist olan var mıydı??
türkiye de yaşıyoruz. herkesin amacı devlete kağpağı atıp ortalama ama sabit bir gelirle emekli olmak.
bu arada bir evlilik. ortalama altı bir araba. bir kaç çocuk. bazı yıllar ülke içinde tatil ama çoğu zaman yazları köye gitmek.

standart bir anadolu insanının hayatı bu...
bu insandan çıkacak çocuk tıp kazanmış... yeter..
neyin idealistliği..

tabi ki insanların insan olarak yaşayabildiği, yani aç kalma korkusunun olmadığı, standart düzeyde her insanın eğlenebildiği ve tatil yapabildiği, bir çok teknolojik aletin lüks olmadığı, kışın insanların yakacak hesabını daha az yapıp ısınabildikleri, faturaları daha rahat ödeyebildikleri bir ortam olsa, sadece isteyen tıp yazsa , isteyen mühendislik, fizik, kimya , biyoloji yazsa anadolu insanı da idealist olur.

ekonomik bir güç için ham potansiyele sahip bu coğrafya insanı devlete kapağı atma amacı ile yaşadıkça, her şeyi yukarıdaki bir yaratıcıdan bekledikçe somut bir sonuca varamaz.

18 yaşını beklerken bir anda 22 ye atlamak

yazarların reşit olmayı beklerken yetişkinlikle yüzleşmelerini sağlayan durumdur.

gel gelelim bunun bir de 4 senede kendine bir şey katmamış olma durumu var ki o daha beterdir. yaş aldıkça her yaşın küçük olduğunu düşünüyorsunuz o ayrı. açıkçası ufuk genişlemesi ve birçok şeyi yapabilme özgürlüğü de cabası. eskisi gibi olmuyorsunuz ama en azından artık özgürsünüz sorumluluklarınızla tabi.

mart 2020 ulusal güvenlik sorunu

şu an ne yazık ki olan durumdur. mart 2020 itibarıyla türkiye; abd, rusya ve ab tarafından aynı anda destek görmeme haliyle karşı karşıya gelerek ulusal güvenliği tehlikeye girmiş bulunuyor.
türkiye'nin tabii ki güçlü bir orduya, kendi çapında caydırıcı teknolojilere, belli bir ekonomiye ve insan gücüne sahip olduğu su getirmez bir gerçek. bununla da gurur duyuyoruz.
fakat dünyanın tüm okyanuslarında sınırsız muharip gemileri ve en gelişmiş savaş sistemleri olan dünya çapındaki nükleer bir gücü, rusya'yı, üstelik de kendi nato müttefiklerinizden destek dahi görmeyerek karşınıza alamazsınız. bu türkiye'nin çıkarlarına aykırıdır. türk vatandaşlarının güvenliğini ateşe atmaktır.
biz türk'üz hepsine yeteriz, 100 yıl önce de benzeri oluyordu, 16 kez rusya'yla savaştık bak çok kötü yaparız diye delüzyonlar hem ultra-cahillik hem de tarih bilmemektir. akıl tutulmasıdır. şu anki durumun ne 100 sene ne de 1000 sene öncesi ile ilgisi var!!!!
artık atlarla, süvari hücumuyla, mavzer tüfekler, ufak mitralyözler ve süngülerle savaşılmıyor.
bu yanlış gidişin durdurulması şart. hamaset edebiyatıyla dış politika yürütülemez. bakın ypg ve pkk'ya karşı suriye'de yapılan operasyonlar tabii ki tamamen doğruydu. fakat şu an durum farklı.
türk ordusu başkasına kalkan olmak üzere kullanılamaz. türk ordusu islam dünyası veya mazlumlar denilen sahte bir olgunun değil, yalnızca yüce türk ulusu'nun ordusudur. altını çizmek lazım.
şehitlerimize misli ile karşılık verdikten sonra idlip'ten ileri doğru ne olacağı belirsiz bir geleceğe doğru yardırmak ulusal güvenliğimizi ne kadar ilgilendiriyor? esad'ı devirecez diye çöllerin içine doğru türk askerini göndermek ile türkiye'nin sınırlarını korumak nasıl bağdaşıyor?
şu çağda şehitler tepesini dolu değil boş bırakarak türkiye'yi savunabilmek çok daha gerekli ve çok daha büyük bir başarıdır.

atatürk sevgisi

bu toprakları gerçekten seven her insanın içinde beslemesi gerekendir. en iyi göstergesi de boş laflarla nerdeyse tapmak değil fikirlerini benimseyip kendini geliştirmektir.

tıp fakültesindeki tartışmasız en zor dönem

içinde bulunduğun dönem her zaman en zor dönem olmuştur

içinizi dökme defteri

başlıcam sizin 14 şubatınıza şimdi, her yeri doldurmuşsunuz kalamıyoz hiçbir yerde.

acil hekimine tavsiyeler

6 yıllık tıp eğitimini tamamlamış acilde pratisyen hekim olarak göreve başlamış arkadaşlara birkaç başlık altında vereceğim tavsiyelerdir;

‘önce zarar görme’
şiddete karşı ne kadar korunabilirsiniz bilemem ama yaptığınız her işlemi kağıda not düşerek hukuki açıdan kendinizi korumalısınız.
hastaya acil durumlar anlatıldı, hasta sevki kabul etmedi, kardiyoloji poliklinik önerildi gibi.

‘personel ilişkisi’
acil çalışma ortamı her şeye müsait bir yer.
şöyle ki; isterseniz o gün sağlık personeline berbat bir gün yaşatabilirsiniz ama isterlerse onlar da size berbat bir nöbet yaşatabilir.
bu yüzden saygı çerçevesinde samimi bir ortam kurmanız hepinizin yararına olacaktır.
ayrıca ilk gittiğinizde saha deneyiminiz olmadığından hemşirelerin yardımı çok rahatlatacaktır sizi.

‘taburculuk’
yaşlı, kronik hastalık sahibi kişilerden rahatladım, ağrım daha iyi şimdi lafını duymadan taburcu etmeyiniz.
hele ki diyabet hastalığı varsa kesinlikle en az bir kez kardiyak markerlarını görüp gönderin.
her taburcu ettiğiniz hastaya şikayetleri geçmemesi durumunda ilgili polikliniğe gitmesini söyleyin.

‘serum takalım’
hastalar tarafından çok fazla duyacaksınız bunu.
eğer gerekli görmüyorsanız hastaya tansiyonun hafif yüksek bunu takarsak daha da yükselir sana zarar verir, bu ağrı kesiciyi damardan veremiyoruz - dicloron - derseniz hastalar biraz daha anlayış gösteriyor.

‘ateşli çocuk’
bir çocuk ateşle geldiyse enfeksiyon odağını bulmalısınız, oral antipiretiklerle ateşi kontrol altına almalı ya da en azından düştüğünü görmelisiniz.
ilgili ilacı yazdıktan sonra da hastaya durumu anlatın 2-3 gün ateşi olur, çocuk nöbet geçirmediği sürece acile gelmenize gerek yok diye.

‘acil’
acilin asıl ve en zor kısmı günde yüzlerce hasta bakarken gerçek acil hastayı ayırt edebilmektir.
ayrımını yapabilirseniz diğer hastalara çok abes bir hata yapmadıkça bir sıkıntı olmaz. bunun için de tek önerim gece gelen hastaya iki kez bakın.

koroner arter hastalığı; durumu ciddiyse gerçekten yüzünden belli oluyor, adam korkarak bakıyor size, hastanın ağrısı az da olsa çok da olsa dinmiyor, ne zamandır devam eden bir ağrı bu da çok önemli eğer gün içerisinde başlayan ağrı ise ilk kardiyak hormonun negatif gelmesi hastayı taburcu etmenize yetmez.
eğer dm hastası ise kesinlikle bir kardiyak görmelisiniz çünkü bu hastalarda hiçbir bulgu olmayabiliyor ya da çok alakasız bir bulgu olabiliyor

akut batın; hastaların çok şiddetli ağrısı varsa ya da konversifse hastada rebound defans bakmak gerçekten zor.
sizi kurtaracak soru ise iştahın var mı? en son ne zaman yemek yedin?
soruyu hastanın kendisine sorarsanız çok iyi olur çünkü çocukların anneleri her zaman ‘yok, hiçbir şey yemiyor’ diye cevap verir.
bir de hastayı yürütün gerçekten akut batın olan hastalar dimdik yürüyemiyor.

‘serebrovasküler olay’
baş ağrısı olan her hastanın tansiyonuna, ışık refleksine, kas gücüne bakın.
daha önce bu şiddette ağrısı olmuş mu, yine aynı yer mi ağrıyor, ne zamandan beri var bu ağrı?
iki üç günlük ağrıdan, öncekilere benzeyen ağrıdan çok korkmanıza gerek yok ağrı kesici ile taburcu edebilirsiniz.

'dirençli öksürük ve krup'
eğer ki nem oranı düşük bir yerde görev yaparsanız krup sendromuyla sık karşılaşırsınız.
imkanınız varsa bir röntgen görüp ona göre tanı koyun, yoksa da tedavisinin çok bir yan etkisi yok en azından hastayı o gün için rahatlatır.
havlar tarzda, boğulur gibi öksürüklerde, inatçı iyileşmeyen öksürüklerde krup tedavisi uygulamanızı öneririm.



not: bunlar iki aylık acil deneyimime dayanır *
not2: aklıma geldikçe, nöbet tuttukça editlerim inşallah.

saç kestirme periyodu

“papaza dönme” ve ardından “anamın babamın beni tanıyamayacağı hal” periyotlarımla örtüşen periyot.

berberleri sevmiyorum arkadaş. daha gitmeden gerilmeye başlıyorum. sanırım en zor kısmı da burası. gittiğim zaman da gözlük kullanmamdan mütevellit görmediğim saça çok iyi olmuş deyip uzatmıyorum olayı. hele muhabbet… kimisi çok sever berber muhabbetini de şimdiye kadar hep zorlama muhabbetler denk geldi bana. ben de artık az konuşan berberleri tercih ediyorum.
sahi konu neydi......... he! tıraş olma periyodu zaten onu da tanımladık.
entrynin geri kalanı başka bi zaman başka bir başlıkta.

uygurlar

tahminen 50 yıl içinde tamamen yok olacak bir halktır.
***
zira çin'in uygurlar üzerindeki planı nazi almanyasının lebensraum, veya "final solution" idealleri ile yahudi ve polonyalıları tarih sahnesinden silme girişimi ile metotları bakımından bile birebir aynısı.
acı bir giriş yaptım. fakat gerçekler bu şekilde. biraz doğu türkistan'da olan olaylar hakkında bilgi topladım. sizlerle paylaşmak isterim:
-bugün 2 milyon kadar uygur, çin komünist partisi tarafından inşa edilen toplama kamplarında hapsedilmiş durumdadır.
-eşleri toplama kamplarında tutulan kadın ve çocukların yanına ülkenin ana etnik grubu olan han çinlisi erkekler zorla verilmektedir. uygur kadınlar bu erkeklerle aynı yatağı paylaşmaya zorlanmaktadırlar. ayrıca bekar uygur kızları han erkekleri ile zorla evlendirilmektedir. bu gibi insan haysiyetini çiğneyen durumların sonucunda intihar vakaları olduğu bildirilmektedir.
-urumçi gibi büyük şehirlerde her yerde yüz tanıma sistemine sahip kameralar uygurları izlemekte ve tanınan uygurların etrafı çoğunlukla çin askerleri tarafından çevrilmektedir. sokakta nedensiz bir şekilde uygurlar tutuklanarak toplama kamplarına gönderilmektedir. uygurlardan başka "xinqiang"'da yaşayan kazak ve kırgızlar da aynı muameleye maruz kalmaktadırlar. pek çok kişiden, bu kamplara kapatıldıktan sonra haber alınamamaktadır. burada ayrıca hareket ettiğin anda çarpan elektrikli sandalyelerde saatlerce oturmak gibi psikolojik işkencelere maruz kaldıkları bilinmektedir. ayrıca cinsel taciz vakaları bildirilmiştir.
***
çözüm: benim fikrim uygurların bu şekilde yurtlarında zulüm görüp çinlileşmektense, yok olmaktansa toptan türkiye'ye veya yeni kurulan "turkic council" devletlerarası organizasyonunun da girişimi ile orta asya'daki kazakistan, özbekistan, kırgızistan gibi ülkelere bütün bir kitle halinde göç etmeleri olacaktır. bir şekilde göç edip kendilerini kurtarmalılar, çünkü bu devam ederse tarih sahnesinden sonsuza kadar silinecekler.
bunun harici bu kardeşlerimizin kendilerini kurtarması açısından başka bir çözüm göremiyorum.
çin'i boykot etmek gibi girişimler uzun vadede pek bir işe yaramayacaktır.
ha biz ne yapabiliriz, bu jenosidal manyakların ürettiği aşağı kalite malları, ayrıca huawei gibi ürünlerini almayarak başlayabiliriz mesela.
eskiden çin mallarını zaten sağlığa zararlı ve karsinojen maddeler içerdiğinden almıyordum, şimdi bir neden daha eklendi. made in prc yazan şeye elimi sürmem artık...
**
biraz felsefe yapalım: uygurların durumuna gerçekten çok üzülüyorum. bir yandan da şunu düşünüyorum: bu insanlık dışı olaylar, bağımsız bir devlete sahip ve üzerinde özgür insanların yaşadığı ülkemiz insanlarına bir ders olmalı. belki biz de kurtuluş savaşı'mızı vermeseydik rum ortodoks kilisesinde zorla vaftiz edilip yunanlaşmaya mecbur kılınıyor olacaktık...

Toplam entry sayısı: 93

en güzel üçlü

3-4-5'tir yerini hala dolduran çıkmadı

tıbbiyelilerden film önerileri

about time (zamanda aşk)
sırf rachel mcadams için izlenir
izleyin kesinlikle pişman olmayacaksınız filmde her şey dozunda naif ve keyifli çok güzel bir hayat dersi veriyor.

farklı milletlerin atasözleri

bir işi bir türk bir saatte yaparsa, aynı işi iki türk iki saatte yapar, aynı işi ise üç türk hiç yapmaz.(bkz:alman atasözü)

kötü espriye gülmek

kötü espiri karşısında
normal insanlar: komik değil cnm
anlayışlı ve nazik insanlar: hahaha
ben: zuhahahahavşkgöhhühahahahahaa

en sevmediğiniz 3 şey

-otobüste bağıra bağıra arapça konuşan suriyeliler
-atatürk ve kurtuluş savaşı hakkında hiç bir tarihi araştırma yapmadan iftiraları bilgi diye sunan neandertaller
-hak ve hukuku çiğnediği yetmezmiş gibi bir de yolsuzluk yaparak adamlığını pekiştiren kişi..(peki yetti mi yine yetmedi)

16 haziran 2019 imamoğluyıldırım canlı yayını

ıçeriği bakımından eliştirilebilecek bir yayındır ama beni bugün en çok mutlu eden şey ekrem imamoğlu'nun hiç bir konuşmasını dinlemeyen ak parti seçmenlerinin (babam da dahil) önyargılarla ve yalan haberlerle nasıl dolduruluşa geldiklerini fark etmeleri benim için yeterli olmuştur kimin kazandığı önemli değil artık türkiye'de adaylar karşılıklı televizyon programlarında tartışabilecekler

günün sözü

okyanusta ölmez de insan, gider bir kaşık sevdada boğulur...(bkz:cemal süreya)

sevilen şiirin en can alıcı kısmı

ya başkasını seversem?
inan o zaman seni hayatım boyunca affetmem...
(bkz:eskisi kadar özlemiyorum seni)

tıbbiyelinin şu ara dinlediği şarkılar

ın the end-linkin park
nerden buldum bilmiyorum ama ders çalışmadan önce dinlediklerim arasında vazgeçilmezim oldu.

en sevmediğiniz 3 şey

-otobüste bağıra bağıra arapça konuşan suriyeliler
-atatürk ve kurtuluş savaşı hakkında hiç bir tarihi araştırma yapmadan iftiraları bilgi diye sunan neandertaller
-hak ve hukuku çiğnediği yetmezmiş gibi bir de yolsuzluk yaparak adamlığını pekiştiren kişi..(peki yetti mi yine yetmedi)

günün sözü

kulun anası sikilmiş hızır hala yetişecek hayırlı geceler

sigara

eğer öpecek bir şeyiniz yoksa, sigara içmeniz kaçınılmazdır.
((bkz: freud abimiz )

ali babacan

ali babacan'ın döneminde koltukta eşşek otursa yine aynısı olurdu. abd o dönem dünyayı dolara boğdu, cakasını satmak bunlara düştü. gözünüzü açın.yeni kurduğu parti erdoğansız akpdir

keyif veren ama tehlikeli aktiviteler

küfür

birinin yüzüne küfredince kendimi çok kötü hissediyorum ama yalnızken küfredince tam tersi rahatlıyorum kendimi mutlu hissediyorum hatta yaratıcı küfürler ortaya çıkarıyorum

içerik kuralları - iletişim