siyahstetoskop

Durum: 471 - 0 - 0 - 0 - 16.06.2017 22:35

Puan: 5222 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

uzun zamandır yoktum dediler ki öldü şimdi söyleyin onlara kral geri döndü ~ pembestetoskop~ biz unutmayız
  • /
  • 48

merdo merdo

zerdusck

hannibal

batak oynarken masada ki beşinci kişi, yancı

lawrence

sürekli olarak eleştiren, gıybet ve iftira eden ancak müslüman geçinen yazarımsı.
islam da esas olanın ahlâk olduğunu ve iftiranın büyük günahlardan sayıldığını bilmesi gerek.
yukarıda ki entrylerde moderatör habbarul'un dediği gibi kadın düşmanlığı ve cinsiyetçilikte yapmaktadır.
bu sözlük için külliyen zarar amma velakin yönetim bu yazarımsıya müsade etmektr

sheishere

o artık yok keşke olsaydı

zerdusck

türk düşmanlarının saldırısına uğramış yazar

terörizm

çomar nedirin cevabı

thomas edwards lawrence britanyalı arkeolog, gizli ajan. tam anlamoyla ingiliz çomarıdır

(işbu entry bu sözlükte bulunan hiçbir yazarı hedef almamaktadır, işbu entry tamamıyla arapları kandırarak osmanlı karşısında yer almalarına neden olan lawrence içindir)

ermeni dölü

manifesto

  • /
  • 48

çomar nedirin cevabı

(ebkz: #54276) ikisini de dene tarafını seç swh

michael jordan

gelmiş geçmiş en iyi sporculardan biri, basketbolun 1 numarası ve günümüzde `charlotte hornets`ın en büyük hissedarı. kendisiyle alakalı tonlarca hikaye anlatılır. en çok ön plana çıkan özelliği hastalık derecesindeki rekabetçi ruhudur. lakabı `goat` dur fakat son dönemde `lebron james` chicago'daki hayaleti kovaladığını söylemiş yani goat olma hedefinde olduğunu açıklamıştır.
jordan'ın o meşhur flu game'i hakkında bir şeyler okumak için

stephen curry

golden state warriors forması giyen oyunkurucu. 2009 yılında 7. sıradan seçilmiştir. 2 mvp'si vardır;biri tarihte ilk defa unanimous yani oy birliğiyle belirlenmiştir. halihazırda dünyadaki en iyi 3 basketbolcudan biridir. kendisi takım arkadaşı `klay thompson` ve steve kerr'ün getirdiği hücum anlayışı ile birlikte nba'deki pace&space basketboluna çağ atlatmıştır. eskilerin gözünde üçlük sallayan bebe olsa da istatistiklere göre nba'deki en yüksek turnike yüzdesine sahip oyuncudur.
bu arkadaş öyle ilginç ki üçlük çizgisinin 1.5 metre gerisinden bile korkunç bir yüzdeye sahiptir. üçlüğü o kadar büyük bir tehdit ki yarı sahayı geçer geçmez savunmalar ikili sıkıştırmayla şut atmasını önlemeye çalışır. yani sahadaki varlığı bile oyunu etkiliyor eline top gelmese dahi. kendisi adına üzüldüğüm nokta o kadar egosuz ki ne takım arkadaşlarının kendisi varken final mvp si olmasına içerliyor ne de çabalıyor. ama egosu olsa idi şu anki gsw süper takımı çökerdi biz de izleyemezdik.
bu arada kendisi gelmiş geçmiş en iyi şutördür.

lawrence

bu adamı banlamak yerine sözlüğün iyi insanlarından birisini banladınız sayın yönetim, belki daha önceki banlamalarınızda haklı olabilirsiniz ancak bu seferki farklı bu sefer hak yeniyor ve biz sözlüğün emektar ama vefalı yazarları olarak buna bu kez sessiz kalmayacağız bunu bilin, her mecrada bu olay çözülene kadar sesimiz çıkacak

zerdusck

ermeni milliyetçilerinin tehcirine uğramış yazar

çomar nedirin cevabı

`ekşi sözlük` yazarlarının kendinden olmayan (domuz jambonu yemeyen her gece uymadan önce şarap fondiplemeyen ve erdoğan'a sövmeyen) kişileri ötekileştirmek için kullandıkları tanım kelimesi

zerdusck

siz sormayın bana aşkı,
ben bu yurdun aşıgıyım.
kalleş dostan gözüm yıldı,
düşman merdin aşıgıyım.

biri disli, biri çarktir,
ayni millet, ayni irktir,
alevi türk, sünni türk'tür,
çerkez, kürd'ün aşıgıyım.

bu dünyanin kiymetine,
aldanmayin servetine,
aç kalsa da devletine,
bagli ferdin aşıgıyım.

yolcusu var kızıl yolun,
farkı benden sudur onun,
o lenin'in, o mao'nun,
ben bozkurt'un aşıgıyım.

Ârif dönmüş bir bülbüle,
o asiktir bagda güle,
ülkücülük dertse bile,
ben o derdin aşıgıyım.
ozan arif

dizelerini kendisine armağan ettiğim değerli şahsiyettir.

vatanseverlerin faşist, katillerin hümanist, hırsızların kapitalist, tecavüzcülerin feminist olduğu ülkede tebrik edilmeni beklemiyordum da böyle aleni eleştirilmene de sessiz kalmak istemedim.

ülkeni seviyorsan hedeftesindir dostum, biri etnisite ile gelir,biri kadın hakları ile,biri entellektüel düzeyinden dem vuracak diğeri inançlara saygından.emin ol,hiçbiri savunduğu düşünce başına gelse,bir daha ağızlarına bile almayacak tuzu kuru insanlardır bu grup insanlar.

yeri gelmişken schopenhauer bişey daha demiş:
''insanları tanıdığımdan beri hayvanları severim''

peşin edit:öyle her düşünürün afilli deyişlerini önümüze getirip felsefe kasmayın,sizde düşünün,belki de sizin kadar derin düşünmemiştir.

sözlükte sevilmeyen yazarlar

milliyetçi yazarlardır. sözlükte pkk-apo güzellemesi yapan yazarlarları gördü bu gözler, evet evet onlar banlanmadılar.

zerdusck

nickaltını drtus forumuna çeviren yazarımsı (bkz: lawrence) ellerin hışmına uğramış kıymetli genç meslektaşım.

kendisi ile ilgili düşüncelerimi aylar önce iş bu (ebkz: #23768) entryde belirtmiştim, hala aynı yerdeyim,oysa o gün dolar 2,90 idi, bugün ise 3,51.

depresyon eşiği

2 haftanin ustunde suren (asagidaki 9semptomdan en az 5i)
-biri depresif duygudurum ya da anhedoni olmak zorunda-
gun boyu suren depresif duygudurum
anhedoni
kilo alma veya verme
az ya da cok uyuma
psikomotor ajitasyon veya retardasyon
yorgunluk bitkinlik
degersizlik sucluluk duygusu
dikkati yogunlastirmada gucluk
olum ve intihar dusunceleri

*bu sikayetler toplumsal ve mesleki olarak bozulmaya neden olmali
*madde kullanimi veya bagimlliigi olmamali
*sebepler yas ile aciklanamamali
bu kriterleri karsiladigini dusunuyorsan bir psikiyatriste gitmeni tavsiye ederim. ssri'lar ilk basamak kullanilan ve yan etkisi dusuk etkinligi yuksek ilaclar. bosuna kendini telef etme dusune dusune

Toplam entry sayısı: 471

tıp fakültesinde bulunan 10 tip

1- en önde oturan kızlar. genelde çok hızlı not tutarlar, saniyede 3 kelime hıza kadar çıkarlar.hayır o kadar hızlı yazmalarına rağmen yazıları da güzeldir. diğer bi önemli özellikleri hocanın ağzından ne çıksa yazmalarıdır. bkz. hocanın gençken okuduğu kitaplar ile izlediği filmleri yazanlar var- gerçek bu-

2- ikinci yabancı dili sağlam veren liselerden mezun kimseler.
slaytta en ufak bi yabancı kelime gördüklerinde öne atılıp kelimenin anlamını açıklama hissi duyarlar. bkz. hocam aslında fransız kökenli bir kelime olmakla birlikte almancaya sonradan geçmiştir.

3-- labdan laba gelen tipler. bu tipler envai çeşit işlerle uğraşır, kimse bilmez ne yaptıklarını ama hep benim gözümde daima zeki insanlardır.notları yüksek veya düşük olabilir. bkz. oğlum bu kim la ilk defa görüyorum. bkz. (senenin sonunda) farma hocası bu muymuş?

4- soru sormak için soru soran tipler.
hocanın gözüne girmeyi mi yoksa popi olmaya mı çalışılır bilinmez ama nerde gereksiz soru var arayıp bulurlar,sınıf başına düşen kişi sayısı 1 ya da 2 dir. genelde sevilmezler,antipatik kişilerdir.bkz.
hocam sub altında demek scapularis de kürek kemiği ise subscapularis kürek kemiğinin altı mı demek ?

5- kasıcılar. sağlam kasarlar, derste,ders aralarında, otobüste, her yerde kasarlar. ortalamaları çok yüksektir. nasıl bir çalışma yöntemleri olduğu merak edilmektedir. genelde birlikte takılırlar, birbirlerine en ayrıntı yerleri sorup karşılıklı bilmek en zevk aldıkları şeydir.bkz. o zaman söyle bakalım pektus ekskavatum düzeltilmesi ameliyatını bulan adamın kütüğe kayıtlı olduğu yer neresidir?

6 derste uyuyan tipler. gece beşik sallamış olma ihtimalleri vardır. derse neden geldikleri bilinmez ancak vicdan azabı duymamak için geldikleri tahmin edilir. bkz. her derse giriyorum ben kanka.

7-laboratuvar dersleri için slayt hazırlayan kimseler. gönüllü olarak yaparlar.herkesin hayır duasını almışlardır.slaytın sonuna hazırlayanların ismini yazmaları da ismen dua istemlerindendir. bkz. iyi düşünmek lazım. onları severiz.

8-abi tipler. 4-5 kere sınıfta kalmıslardır genelde sınav günü dısında onları görmek zordur ama tecrübeli kişilerdir,hangi hoca nasıl sorar bu kişilerden öğrenilir(gelirlerse tabi), hocalarla da araları iyidir bkz. çok kaldıkları için hocaların hafızalarına kazınmışlardır.

( 6 kere kalana sahit oldum)

9-öğle yemeğine gelen tipler derslere gelmezler .
fakülte yemekhanesinden 1-1,5 tl ye yemek yiyip giderler.gurme olacak kıvama gelmişlerdir. bkz. kanki patlıcanın içindeki farklı aromayi fark etmediğini söyleme.

10-derse evlenilecek doğru kişiyi bulmaya gelenler. her tıp fakültesinde görebileceğiniz insanlardır,bu arayışa girmelerinin en büyük sebebi doktorun doktorla evlenmesi gerektiği klişesidir. genelde sağlam ilişkiler 3.sınıf itibariyle başlar,yapılan araştırmalara göre tıp fakültesinde tanışıp evlenenlerin oranı yadirganamayacak miktardadır. bkz. anneniz ilk kan aldığında bayılmıştı çocuklar :))

peaky blinders

konusuyla başlayayım
birinci dünya savaşı’ndan yeni çıkmış ingiltere’yi, yasadışı faaliyet gösteren çeşitli çeteler sarmıştır. bunlardan biri de soygunculuk ve at yarışıyla para kazanan peaky blinders’dır. polislere rüşvet yedirerek paçayı kurtaran çete, bir soygunda yanlışlık yapınca, başlarına bela olacak yeni bir müfettişin şehre gelmesine vesile olurlar.

okuyunca sıradan gibi gelen bu yazıya aldırmaksızın karşınızda çok sürükleyici bir yapımın olduğunu söylemek isterim

kadrosunda başrolde cillian murphy (tommy) yardımcı oyuncu olarak (bkz: tom hardy) paul anderson ( arthur) yer almakta


dizi ingilterenin kasvetli havasını çok iyi yansıtmış
yer yer aşkında konu edindiğini belirtmeliyim fakat vurdu kırdı mafya beklentisiyle gelenleri bunaltacak kadar aşk yok
karakterlerin teker teker çok iyi ıslenmıs olması ve kendine has özellikler barındırmasıda cok hoşuma gitti yani yan karakterlerin umursamadığı bir dizi değil onlarla ilgili gelişmeleride son sürat merak ettiriyor
her biri 6şar bölümden oluşan 3 sezonu yayımlanmıştır. 4. sezon eylül ayında yayımlanacaktır

son olarak peaky fucking blinders diyorum

vajinal doğum yasaklansın

ekşi sözlükte gezinirken vajinal doğum yasaklansın diye bir başlığa denk geldim, doğal olarak bende hekim olduğum için ilgimi çekti ve tıkladım. orada bir kadın doğum uzmanının yazmış olduğu, benim de gizli bakınız vererek sözlüğümüze taşıdığım bu yazı ile karşılaştım (gbkz: bir kadın doğum uzmanı olarak ciddi ciddi önerdiğim kampanyadır. şöyleki; zaten sağlıkta dönüşüm programı adı altında sağlık sistemi sermayeye peşkeş çekildi. zibil gibi özel hastane açıldı. amerikanın sağlık sistemine benzer boktan bir sistem oluşturuldu. hekimler artık tıbbi literatürün gerektirdiklerini yapmayı bıraktı, parasını verip istediği reçeteyi yazdırabileceğini düşünen esnaf kafalı insanların kölesi haline getirildi. türkiye %50 yi gecen sezaryen orani ile dünyada en çok sezaryen yapan ülke haline getirildi. vajinal doğum sırasında oluşan komplikasyonlara trilyonluk tazminat davaları açılarak hekimler sezaryene zorlandı. peki tüm bu yanlışlara karşı kim bizim yanımızda durdu? bakanlık mı, halkımız mı, meslektaşlarımız mı? kimse durmadı sevgili kadın doğumcular. en son koru hastanesi rezaletine yazılan entryleri okuyun, ana bacı küfürler, cinayet suçlamaları ve daha neler neler... bu ortamda vajinal doğum yaptırılmaz değerli meslektaşlarım. idam sehpamız hazır, halkımız tekme atmak için sıraya girmiş. yargısız infaz ediliyoruz. 
çözüm nedir? vajinal doğum yasaklansın! devlet yasaklasın şunu hepimiz rahatlayalım. yok olmuyor vajinal doğum yaptırmayalım. ya da bırakalım vajinal doğumu ebeler yaptırsın. biz sadece sezaryen yapalım. ben obstetriyi tamamen bıraktım, artık kafam rahat. jinekolojiden ekmeğimizi kazanalım. 3 kuruş az kazanırız, onurumuzla kazanırız. linç edilme korkusu olmadan yaşarız.

edit: başlığı tamamen farkındalık yaratmak amacıyla ve spekülatif olarak açmıştım. galiba başarılı da oldum.beklediğim gibi linçci ekip hemen damladı ve görevini icra etti. ama ironiyi anlayıp inanılmaz entryler giren okurlara da selam ve saygılarımı gönderiyorum. bazı yazarlara cevap olarak bir kaç şey daha eklemek istiyorum. en çok güldüğüm entry volvo xc90 almak istediğimi tahmin eden arkadaşa aitti. gerçekten hayalimdeki araba bu sevgili okur. belki mecburi hizmet yaptığım ve 3 gün bile kalmak istemeyeceğiniz doğudaki bir ilçenin tek özel hastanesinin iş teklifini kabul etseydim ya da oradayken muayenehane açsaydım şu anda 2 tane volvo xc90 almış olabilirdim. fakat ben idealisttim be kardeşim. akademiye geçmek ve bildiklerimi genç meslektaşlarımla paylaşmak istiyordum. yaptım da. onlarca genç meslektaşımın eğitimine katkı verdim. hepsi aslan parçası gibi şimdi. hala zaman zaman problemli durumlarda abilerini arayıp fikir sorarlar, ben de bildiklerimi yine anlatırım. gerekirse hastayı bana yollamalarını söylerim. senin anlayacağın ben bu kafayla volvo falan alamam. daha geçen gün 12 yaşında ikinci el bir arabayı kredi çekerek aldım. 1 yıllık minibüsle işe gitme maceram da böylece sona erdi. 

çalıştığım tüm hastanelerde sezaryen oranım dünya sağlık örgütünün önerdiği %15’i geçmedi. kadın doğumcuların oluşturduğu kapalı bir facebook grubunda yüksek sezaryen oranı olan meslektaşlarımı eleştirdiğim için orada da linç edildim çok şükür. bu ülkenin sağlık bakanı mecburi hizmette ameliyatını yaptığım ve yara yeri enfeksiyonu olan bir hastamı oy toplama amacıyla yatağında ziyaret edip, “doktordan şikayetçimisin, istersen seni ankaraya aldırayım” diye teklif ettiğinde, hastam hayır ben doktorumdan memnunum, burada tedavime devam etmek istiyorum diyebilmişti. halen doğudaki o ilçeden hastalarım gelip beni bulurlar, zaman zaman da arayıp hatırımı sorarlar. beni motive eden, mesleğe tutunduran şeyler bunlar işte. 

olm bana doktorculuk oynuyo falan demişsiniz it herifler. ulan ben kan merkezi bile olmayan o ilçeden 1,5 sene de sadece 1 tane hastayı büyük şehre sevk ettim. onu da ameliyatını yapıp, yoğun bakım ihtiyacı olduğundan dolayı gönderdim. 2 hafta sonra kadın gelip benim elimi öpmeye çalıştı deyyuslar. 1,5 sene diyorum lan, yol kenarında elinde keleşle teröristlerin yürüdüğü çözüm sürecinde yaptım mecburi hizmetimi. her gece hastaneye icaba gittim it herifler, pnömoni (zatürre) oldugumda 40 derece ateşle yatarken kanayan hastaya ameliyata gittim, ara ara tuvalete gidip kusup, sonra tekrar steril olup ameliyata devam ettim. ulan hastaların bana yaptığı duaların zekatını versem cennete gidersiniz puştlar.

gelelim neden bu ironiyi yaptığıma. bir kere şu “normal doğum” denen şeyin aslının “vajinal doğum” olduğunu vurgulamak istedim. bunu unutmayın sakın. normal doğum diye bir şey yoktur. ikincisi o kadar çok rezalet başlığının olduğu bu sözlükte “türkiyenin sezaryen oranlarında dünya birincisi olması rezaleti” başlığını açacak bir yiğide ve bunu seviyeli bir biçimde tartışacak insanlara seslenmek istedim. açın şu başlığı da gerçek rezalet konuşulsun, sebepleri düşünülsün ve çözüm önerileri getirilsin. üçüncüsü artık hekimleri hedef göstermekten vazgeçin. zaten cahiller tarafından sürekli saldırıya uğruyoruz. bari okumuş cahiller belki biraz akıllanır, her fırsatta sağlık çalışanlarını linç etmekten vazgeçer diye umdum. daha geçen gün fırat üniversitesi başhekimini katlettiler.artık yeter. 

destek mesajı atan tüm suserlara sevgilerimi yollar, küfreden tüm dallamalara ise küfürlerini aynen iade ederim. saygılarımla)
yazıyı okumuş olduğunuzu farzederek devam ediyorum, altına imzamı attığımı da ekliyorum.

ülkemiz de gerçekten hekimi koruyan yasa, düzen yok ve ülkemiz de biz hekimlere açılan davalarda kazandığımız paranın kat kat kat fazlası bizden istenmekte, amerika da en azından çok kazandıkları için ödeyebiliyorlar bunu ama amerika da da sigorta çok pahalı o da başka konu.

hekimlerinde insan olduğu unutulmakta,tamam ne zorluklarla okuduğumuzu falan anlamasınlar ama en azından saygı duysunlar hekime. doktor dövmeyi maharet sanan dallamalar var ya biz ülke olarak neredeyiz, nereye gidiyoruz?
eminim ki yarın birgün ameliyat yapacak cerrah olmadığında anlaşılacak değerimiz, tek isteğim çok geç olmasın daha fazla kaybetmeyelim

edit: yazı uzun olduğu için gkbz olmamış, sistem bi hata verdi herhalde


edit 2: bu yazıda ironi olduğunu anlamayacak olanlar ilkokula dönsün. yazar burada vajinal doğum yasaklansın derken dikkat çekmeye ve durumun vahametine dikkat çekmeye çalışmış

z band

düşünsenize kişisel bir radyo programı, her gün eksi sözlükte yayındayız falan diye başlık upluyor. ne kadar gülünç değil mi??

ancak ne olursa olsun bu defa ki yazarlık sürecimde münakaşaya girmek istemediğim için hiçbir yorum yapmayacağım, herkes özgürce hareket edebilir

yaran yanlış okumalar

geçenlerde ilaç doz intravenöz, intramusculer bişeyler çalıştıktan sonra ınternette tarihsel bir konuya denk geldim orada iv. murat 'ı intravenöz murat diye okumuştum
yine bir sınav sonrası metro bekliyorum o sırada da lg g3 yeni çıkmış,karşımda kocaman bir reklamı var onu da immunoglobulin g3 diye okumuştum

tıp fakültesinde bulunan 10 tip

1- en önde oturan kızlar. genelde çok hızlı not tutarlar, saniyede 3 kelime hıza kadar çıkarlar.hayır o kadar hızlı yazmalarına rağmen yazıları da güzeldir. diğer bi önemli özellikleri hocanın ağzından ne çıksa yazmalarıdır. bkz. hocanın gençken okuduğu kitaplar ile izlediği filmleri yazanlar var- gerçek bu-

2- ikinci yabancı dili sağlam veren liselerden mezun kimseler.
slaytta en ufak bi yabancı kelime gördüklerinde öne atılıp kelimenin anlamını açıklama hissi duyarlar. bkz. hocam aslında fransız kökenli bir kelime olmakla birlikte almancaya sonradan geçmiştir.

3-- labdan laba gelen tipler. bu tipler envai çeşit işlerle uğraşır, kimse bilmez ne yaptıklarını ama hep benim gözümde daima zeki insanlardır.notları yüksek veya düşük olabilir. bkz. oğlum bu kim la ilk defa görüyorum. bkz. (senenin sonunda) farma hocası bu muymuş?

4- soru sormak için soru soran tipler.
hocanın gözüne girmeyi mi yoksa popi olmaya mı çalışılır bilinmez ama nerde gereksiz soru var arayıp bulurlar,sınıf başına düşen kişi sayısı 1 ya da 2 dir. genelde sevilmezler,antipatik kişilerdir.bkz.
hocam sub altında demek scapularis de kürek kemiği ise subscapularis kürek kemiğinin altı mı demek ?

5- kasıcılar. sağlam kasarlar, derste,ders aralarında, otobüste, her yerde kasarlar. ortalamaları çok yüksektir. nasıl bir çalışma yöntemleri olduğu merak edilmektedir. genelde birlikte takılırlar, birbirlerine en ayrıntı yerleri sorup karşılıklı bilmek en zevk aldıkları şeydir.bkz. o zaman söyle bakalım pektus ekskavatum düzeltilmesi ameliyatını bulan adamın kütüğe kayıtlı olduğu yer neresidir?

6 derste uyuyan tipler. gece beşik sallamış olma ihtimalleri vardır. derse neden geldikleri bilinmez ancak vicdan azabı duymamak için geldikleri tahmin edilir. bkz. her derse giriyorum ben kanka.

7-laboratuvar dersleri için slayt hazırlayan kimseler. gönüllü olarak yaparlar.herkesin hayır duasını almışlardır.slaytın sonuna hazırlayanların ismini yazmaları da ismen dua istemlerindendir. bkz. iyi düşünmek lazım. onları severiz.

8-abi tipler. 4-5 kere sınıfta kalmıslardır genelde sınav günü dısında onları görmek zordur ama tecrübeli kişilerdir,hangi hoca nasıl sorar bu kişilerden öğrenilir(gelirlerse tabi), hocalarla da araları iyidir bkz. çok kaldıkları için hocaların hafızalarına kazınmışlardır.

( 6 kere kalana sahit oldum)

9-öğle yemeğine gelen tipler derslere gelmezler .
fakülte yemekhanesinden 1-1,5 tl ye yemek yiyip giderler.gurme olacak kıvama gelmişlerdir. bkz. kanki patlıcanın içindeki farklı aromayi fark etmediğini söyleme.

10-derse evlenilecek doğru kişiyi bulmaya gelenler. her tıp fakültesinde görebileceğiniz insanlardır,bu arayışa girmelerinin en büyük sebebi doktorun doktorla evlenmesi gerektiği klişesidir. genelde sağlam ilişkiler 3.sınıf itibariyle başlar,yapılan araştırmalara göre tıp fakültesinde tanışıp evlenenlerin oranı yadirganamayacak miktardadır. bkz. anneniz ilk kan aldığında bayılmıştı çocuklar :))

yaran yanlış okumalar

geçenlerde ilaç doz intravenöz, intramusculer bişeyler çalıştıktan sonra ınternette tarihsel bir konuya denk geldim orada iv. murat 'ı intravenöz murat diye okumuştum
yine bir sınav sonrası metro bekliyorum o sırada da lg g3 yeni çıkmış,karşımda kocaman bir reklamı var onu da immunoglobulin g3 diye okumuştum

vajinal doğum yasaklansın

ekşi sözlükte gezinirken vajinal doğum yasaklansın diye bir başlığa denk geldim, doğal olarak bende hekim olduğum için ilgimi çekti ve tıkladım. orada bir kadın doğum uzmanının yazmış olduğu, benim de gizli bakınız vererek sözlüğümüze taşıdığım bu yazı ile karşılaştım (gbkz: bir kadın doğum uzmanı olarak ciddi ciddi önerdiğim kampanyadır. şöyleki; zaten sağlıkta dönüşüm programı adı altında sağlık sistemi sermayeye peşkeş çekildi. zibil gibi özel hastane açıldı. amerikanın sağlık sistemine benzer boktan bir sistem oluşturuldu. hekimler artık tıbbi literatürün gerektirdiklerini yapmayı bıraktı, parasını verip istediği reçeteyi yazdırabileceğini düşünen esnaf kafalı insanların kölesi haline getirildi. türkiye %50 yi gecen sezaryen orani ile dünyada en çok sezaryen yapan ülke haline getirildi. vajinal doğum sırasında oluşan komplikasyonlara trilyonluk tazminat davaları açılarak hekimler sezaryene zorlandı. peki tüm bu yanlışlara karşı kim bizim yanımızda durdu? bakanlık mı, halkımız mı, meslektaşlarımız mı? kimse durmadı sevgili kadın doğumcular. en son koru hastanesi rezaletine yazılan entryleri okuyun, ana bacı küfürler, cinayet suçlamaları ve daha neler neler... bu ortamda vajinal doğum yaptırılmaz değerli meslektaşlarım. idam sehpamız hazır, halkımız tekme atmak için sıraya girmiş. yargısız infaz ediliyoruz. 
çözüm nedir? vajinal doğum yasaklansın! devlet yasaklasın şunu hepimiz rahatlayalım. yok olmuyor vajinal doğum yaptırmayalım. ya da bırakalım vajinal doğumu ebeler yaptırsın. biz sadece sezaryen yapalım. ben obstetriyi tamamen bıraktım, artık kafam rahat. jinekolojiden ekmeğimizi kazanalım. 3 kuruş az kazanırız, onurumuzla kazanırız. linç edilme korkusu olmadan yaşarız.

edit: başlığı tamamen farkındalık yaratmak amacıyla ve spekülatif olarak açmıştım. galiba başarılı da oldum.beklediğim gibi linçci ekip hemen damladı ve görevini icra etti. ama ironiyi anlayıp inanılmaz entryler giren okurlara da selam ve saygılarımı gönderiyorum. bazı yazarlara cevap olarak bir kaç şey daha eklemek istiyorum. en çok güldüğüm entry volvo xc90 almak istediğimi tahmin eden arkadaşa aitti. gerçekten hayalimdeki araba bu sevgili okur. belki mecburi hizmet yaptığım ve 3 gün bile kalmak istemeyeceğiniz doğudaki bir ilçenin tek özel hastanesinin iş teklifini kabul etseydim ya da oradayken muayenehane açsaydım şu anda 2 tane volvo xc90 almış olabilirdim. fakat ben idealisttim be kardeşim. akademiye geçmek ve bildiklerimi genç meslektaşlarımla paylaşmak istiyordum. yaptım da. onlarca genç meslektaşımın eğitimine katkı verdim. hepsi aslan parçası gibi şimdi. hala zaman zaman problemli durumlarda abilerini arayıp fikir sorarlar, ben de bildiklerimi yine anlatırım. gerekirse hastayı bana yollamalarını söylerim. senin anlayacağın ben bu kafayla volvo falan alamam. daha geçen gün 12 yaşında ikinci el bir arabayı kredi çekerek aldım. 1 yıllık minibüsle işe gitme maceram da böylece sona erdi. 

çalıştığım tüm hastanelerde sezaryen oranım dünya sağlık örgütünün önerdiği %15’i geçmedi. kadın doğumcuların oluşturduğu kapalı bir facebook grubunda yüksek sezaryen oranı olan meslektaşlarımı eleştirdiğim için orada da linç edildim çok şükür. bu ülkenin sağlık bakanı mecburi hizmette ameliyatını yaptığım ve yara yeri enfeksiyonu olan bir hastamı oy toplama amacıyla yatağında ziyaret edip, “doktordan şikayetçimisin, istersen seni ankaraya aldırayım” diye teklif ettiğinde, hastam hayır ben doktorumdan memnunum, burada tedavime devam etmek istiyorum diyebilmişti. halen doğudaki o ilçeden hastalarım gelip beni bulurlar, zaman zaman da arayıp hatırımı sorarlar. beni motive eden, mesleğe tutunduran şeyler bunlar işte. 

olm bana doktorculuk oynuyo falan demişsiniz it herifler. ulan ben kan merkezi bile olmayan o ilçeden 1,5 sene de sadece 1 tane hastayı büyük şehre sevk ettim. onu da ameliyatını yapıp, yoğun bakım ihtiyacı olduğundan dolayı gönderdim. 2 hafta sonra kadın gelip benim elimi öpmeye çalıştı deyyuslar. 1,5 sene diyorum lan, yol kenarında elinde keleşle teröristlerin yürüdüğü çözüm sürecinde yaptım mecburi hizmetimi. her gece hastaneye icaba gittim it herifler, pnömoni (zatürre) oldugumda 40 derece ateşle yatarken kanayan hastaya ameliyata gittim, ara ara tuvalete gidip kusup, sonra tekrar steril olup ameliyata devam ettim. ulan hastaların bana yaptığı duaların zekatını versem cennete gidersiniz puştlar.

gelelim neden bu ironiyi yaptığıma. bir kere şu “normal doğum” denen şeyin aslının “vajinal doğum” olduğunu vurgulamak istedim. bunu unutmayın sakın. normal doğum diye bir şey yoktur. ikincisi o kadar çok rezalet başlığının olduğu bu sözlükte “türkiyenin sezaryen oranlarında dünya birincisi olması rezaleti” başlığını açacak bir yiğide ve bunu seviyeli bir biçimde tartışacak insanlara seslenmek istedim. açın şu başlığı da gerçek rezalet konuşulsun, sebepleri düşünülsün ve çözüm önerileri getirilsin. üçüncüsü artık hekimleri hedef göstermekten vazgeçin. zaten cahiller tarafından sürekli saldırıya uğruyoruz. bari okumuş cahiller belki biraz akıllanır, her fırsatta sağlık çalışanlarını linç etmekten vazgeçer diye umdum. daha geçen gün fırat üniversitesi başhekimini katlettiler.artık yeter. 

destek mesajı atan tüm suserlara sevgilerimi yollar, küfreden tüm dallamalara ise küfürlerini aynen iade ederim. saygılarımla)
yazıyı okumuş olduğunuzu farzederek devam ediyorum, altına imzamı attığımı da ekliyorum.

ülkemiz de gerçekten hekimi koruyan yasa, düzen yok ve ülkemiz de biz hekimlere açılan davalarda kazandığımız paranın kat kat kat fazlası bizden istenmekte, amerika da en azından çok kazandıkları için ödeyebiliyorlar bunu ama amerika da da sigorta çok pahalı o da başka konu.

hekimlerinde insan olduğu unutulmakta,tamam ne zorluklarla okuduğumuzu falan anlamasınlar ama en azından saygı duysunlar hekime. doktor dövmeyi maharet sanan dallamalar var ya biz ülke olarak neredeyiz, nereye gidiyoruz?
eminim ki yarın birgün ameliyat yapacak cerrah olmadığında anlaşılacak değerimiz, tek isteğim çok geç olmasın daha fazla kaybetmeyelim

edit: yazı uzun olduğu için gkbz olmamış, sistem bi hata verdi herhalde


edit 2: bu yazıda ironi olduğunu anlamayacak olanlar ilkokula dönsün. yazar burada vajinal doğum yasaklansın derken dikkat çekmeye ve durumun vahametine dikkat çekmeye çalışmış

ekşi sözlükte açılan doktor başlıkları


bir çoğu doktor olmak isteyip olamamış kişiler, burun kıvırdıkları o puanları alamamış kişiler ve cahil kimseler bunlar, bişey yazıyor, söylüyorlar ama hep yanlıs ve temelsiz. örneğin kendini bilmez birisi doktora gidip şuram ağrıyor memur bey demiş, doktorda ona kızınca hala pişkinlik yapıp ee memur değilmisin demiş. bip bip bip salağı bilmiyor ki biz 657 ye bağlı değiliz.
genelde doktorların yüksek maaşları, arabalar falan bunlara batar, kıskanırlar, içlerinde ki ezikliği kusarlar günümüzde zaten çok parada kazanmıyor doktor milleti ama onu da bilmezler.
bu güne kadar hayatta üremek, tv izlemek, gibi basit aktivitler dışında yetisi olmayan bır baltaya sap olamamış kendini bilmez kimselerdir bunlar.
doktoru hem böyle küçümseyerek kendi seviyelerine indirgemeye çabalarlar hem de bizim hata yapmaya hakkımız olmadığını söyleyerek bizi üstün pozisyona yine kendileri koyarlar. ~ bu ne yaman çelişki anne diyorum ~
atalarımız yıllar önce kedi uzanamadığı ciğere murdar der, tilki uzanamadığı üzüme ham der gibi birçok atasözü ile ezik insanları ifade etmiştir.
rüzgar eken fırtına biçer, ne kadar hayvanca davranırlarsa bizden de o denli özveri alırlar. para kazanmak için tıpta birçok yol var ama bu mesleği samimiyetle yapan, hastalara faydalı olmak isteyen birçok hekim bu yollara başvurmuyor, bu yollara başvurursak görürler bip bip bip

aklıma geldikçe editlerım daha

beyaz tenli kız

evleneceği kızda bekaret arayan erkek

benimdir o erkek, başkalarının sofrasına meze olan kadın bizim soframıza kebap olamaz

pantolonu göbeğine kadar çeken kız tipi

genelde boyu kısa olan kızlardır
götlerini belli etmek için pantolonu kafalarına kadar çekerler
itici olduğunu bilmediklerinden böyle yapıyolar diye düşünüyorum
ayrıca kombinelerini botla tamamlarlar

erkeklerin güzelliğe kadınların para zekaya bakmas

aslında erkeklerin güzelliğe kadınların para ve zekaya
bakması şeklinde olacak başlık
erkeklerin testosteron hormonlarının kurbanı olduğunun göstergesidir
kadınların ise sinsilik barındırdıklarını gösterir

sözlükteki genel yazar profili

bazı işe yaramaz troller, hdpkklılar,boş kafalar var ama genel yazar profili aklı başında türk milliyetçisi, müslümanlardır

edittürk: sözlük aşk hayatında başarısız olup, burada itiraflarda bulunan, içini döken yazarları da barındırmaktadır

doktorların ortak özellikleri

ortak özellik olmasa da birçok kolpacı popülistliğe kalılıp duyar kasar
felsefe melsefe ayağına kafa ütüler

içerik kuralları - iletişim