surgeon who

Durum: 745 - 0 - 0 - 0 - 08.06.2017 23:38

Puan: 8854 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Won't you take me to funkytown
  • /
  • 75

gluteus maximus

ban sebebi açıklanana kadar bu sözlükte ne bir entry okuyacağım ne bir entry yazacağım. sırf sözlüğü eleştirdiği için bu adam uçurulacak ama terör propagandası yapanlar tutulacak. uçan kuşa sataşan tıp okuyup okumadığı muallak tipler, adminlere "abi sizin sayenizde abi siz kurdunuz bu siteyi" diye yalakalananlar kollanacak. yok öyle dünya.

tusem

ankara'daki şubesinin alt katında sex shop olan dershane

vatsapa vatsep diyen tip

aslında doğrusunu söylüyordur ama whatsapp'ın vatsap şeklinde telafuz edilmesi çok yaygınlaşmıştır.

upper-intermediate seviyesinde ingilizcem var(daha geliştirmem gerek, yetersiz olduğunun bilincindeyim) hani ingilizceyi hiç bilmeyen bir tip değilim. buna rağmen karşıma geçip "vatsep diye okunur o yalnız" diye düzelten insanlar çok itici geliyor. düzeltme kardeşim sana mı kaldı benim ingilizcem.

bicycle kelimesini bikaykıl ya da coincidence kelimesini koyinkidık diye okuduğunuzda ben sizi düzeltiyor muyum? hayır. çünkü banane falan filan.

edit; whatsapp'ın "what's up" a bir gönderme olduğunu biz de biliyoruz da piyasaya sürülme adı "whatsapp" şeklinde olduğu için vatsep doğru okunuştur. ha yok eğer sırf atıfta bulunduğu için öyle okuyacaksak ismi mehmet olan herkese muhammed demekte de bir sakınca yoktur.

arda turan ın milli takımı bıraktığını açıklaması

babası yaşındaki adama tonla küfür savurup üstüne bir de boğazını sıkıp bunları onur, şeref, namus ve ailesi için yaptığını beyan eden futbolcunun açıklamasıdır.

umarım sözünde durur ve cidden bırakır.

bugün arda turan'ın kariyeri için milattır. bayrampaşadan barcelona'ya yükselmesi kendi hataları yüzünden barcelona'dan osmanlıspora giderek son bulacaktır.

ayrıca milli takım kampından gönderilmesi fatih terimin ilk desteklediğim kararıdır. fatih terim'e bile sempati oluşturdun bende, helal olsun arda.

çağatay akman

pardon da şarkıcı derken?
kafiyeli yazmayı, kafiyeli eserleri okumayı/dinlemeyi severim de kafiye yazmak için ıkınıp kıpkırmızı olan, işi bittiğinde ortaya böyle bir şey çıkaran kişiye de şarkıcı diyemem. dinleyen varsa beni malignlesin ve tüm ilişiğini kessin.

korsan davulcu

bu konuda bir yazı asılmış kapımın üstüne. korsan davulculara bahşiş vermemem gerektiği vurgulanmış ve mahallenin orijinal davulcularının isimleri, resimleri ve istek için numaraları paylaşılmış.

davulculuk bile artık sektörel bir meslek olmuş. şaşırdım.

bu arada hiçbir davulcuya bahşiş vermedim. hem öğrenciyim ben niye bahşiş verecekmişim.

pavel nedved

çek kanat oyuncusu. juventusun efsanesi. 2005'te juventusun kumpasla serie b'ye düşürülmesinin ardından takımı terkeden arkadaşları için "bir takım küme düştüğünde oyuncular gidebilir ama adamlar kalmalıdır" cümlesini kurmuştur.

sterilenjektor

bir entrysini gördüm reelden tanıdığım birisi sandım. sonra diğer entrylerini okudum özellikle tıbbi konularda yazdığı entryler sayesinde sandığım kişi olmadığını anladım. o salak böyle güzel açıklamalar yazamazdı çünkü swh

arkasına bakmadan koltuğunu yatıran yolcu

benimdir bu. arkamdaki kişi eğer sorsam koltuğu 1 derece bile yatırmama müsade etmeyeceği ama kendisi koltuğunu sonuna kadar yatıran bi tipse katiyen sormam yatırırım direk. bu gibi özel durumlar haricinde böyle birşey yapmam tabii.

yaz tatilinde ne yapıyoduk?

son yaz tatilimin üstünden çok geçti, bir sonrakine de 1.5 ay var. ne yapıyorduk unuttum.
  • /
  • 75

tıbbiyeliye yakıştırılamayan hareketler

tıbbiyeliye yakıştırılamayan hareketler

başka fakülte öğrencilerinin de bulunduğu kütüphanede anatomi atlasındaki penis veya vajina sayfasını masanın üstünde açık bırakıp masanın yanından geçen insanların tepkilerini dışarıdan seyretmek. evet, iflah olmaz bir sosyopatım.

yazarların duyduğu en iyi şarkı sözleri

insanın tam da hissettiklerini yansıtan sözlerdir. hayat felsefesi haline bile getirilebilir. güzel bir tanesi üstad ismail yk'dan gelsin:
- beni beğeneni ben beğenmem, benim beğendiğim ise beni beğenmez.

nervous trigeminus

gergin, endişeli görünen üç çift.

(bkz: nervus trigeminus)

devlet vs vakıf (tip egitimi)

iyi bir desteği olan vakıf üniversitesi veya devlet üniversitesi (çapa ve cerrahpaşa hariç).

vakıf üniversitesi olarak türkiyede güçlü olan sadece 3 üniversite var: `bezm-i alem vakıf üniversitesi` (vakıflar genel müdürlüğünün), `başkent üniversitesi` (haberal eğitim vakfının) ve `yeditepe üniversitesi` (istek vakfının), geri kalanlardan belki acıbadem ama diğerleri tamamen öğrencilerden para kaynağı amaçlı kurulmuş fakülteler. son zamanlarda bezm-i alem hariç hiçbir vakıf üniversitesine asistan alınmadı (2017 nisan tusuyla daha yeni açıldı). asistanı olan üniversite sürekli eğitim verir, bu nedenle sürekli gelişim içinde olması gerekir. gelişen üniversite her zaman daha iyi eğitim verir. yeditepenin piyasada biraz düşmesi bundan ama başkentte bir gıdım asistan olduğu için şimdilik ayakta durmaya çalışıyor. devlet üniversitesinde de durum aynıdır. çoğu dalda asistan alan yer iyi yerdir, bir iki dalda asistan alıyorsa hmm bi dk bi dk diyin.
peki gaba neden cerrahpaşa ve çapa hariç dedin? çünkü istanbul piyasası felaket canlı. iyi bir hoca uygun koşullar karşılığında oralardan ayrılıp xxx vakfı üniversitesi hastanesi veya başka özel hastaneye geçiyor. `prof. dr. erbuğ keskin` gibi idealist hocalar ne kadar duruyor olsa da diğer hocalar hep kaçıyor. iyi hocalar kaçtıkça eğitimin kalitesi de düşüyor.
o nedenledir ki gidilecekse batmamış, desteği iyi olan devlet (marmara, ege gibi) veya vakıf (başkent, bezm-i alem gibi) üniversitelere gidilmeli tıpta.

eklemem gerekir ki çapa ve cerrahpaşanın asistanları intörnleri sürekli boş bırakır ki tusa çalışsınlar diye. ben vakıf mezunu olduğum halde eşşek gibi çalıştırıldım, gocunmadım çünkü doktorluğumda çok işime yaradı, şimdi 3.tusuma çalışıyorum. gazililer de, marmaralılar da benimle hemen hemen aynı durumda.

fotokopicilerin parayı kırması

`hukuk fakültesi `nde açacaksın esas o zaman parayı kırarsın.her şeyi parayla kıyaslayan ne kadar kazanıyor muhabbeti yapanlar ileride ticari doktor olcak hacı.etik mi? o da ne ? sen paradan haber ver mantığıyla hareket edecek, parası olmayana bakmayacak tipler daha okul döneminde fotokopicinin kazandığı parayı baz alarak içten içe bilinç altına itiyor demekki bu düşünceleri.

fahiş

para karşılığında kendini kadınlara pazarlayan erkek kimse.
(bkz: düz mantık)

tibbiyeli sozluk geri donus hareketi

geri dönmeyi düşündüğüm bugünlerde geri dönüşümün herhangi bir yazarın beyanına bağlı olmadığını tüm kamuoyuna duyurmayı egoma bir borç bilirim

histerektomi

`prof. dr. ali ayhan` ve ekibi tarafından her gün 2 ameliyathanede 15 tane yapılandır. ciddi diyorum.

2 ayda 5 bin km yapmak

9-10 saatte yapmışlığım vardır tabi uçakla.. ben de 2 ayrı arabamla yapıyorum ama söylemiyorum.
(bkz: arabam var 0 km arabam var )

Toplam entry sayısı: 745

mutlak seveceksin

sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş;
bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş.
gökten gelerek gönlüne rüzgar gibi inmiş,
bir sır ki bu,ölsen bile açamazsın...

anlatması imkansız olan öyle bir an ki,
hülyadaki ses varlığının gayesi sanki...
bak emrediyor:daldığın alemden uyan ki,
mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın...

kalbin benim olsun diyorum,çünkü mukadder...
cismin sana yetmez mi? çabuk kalbini sök,ver!
yoktur öte alemde de kurtulmaya bir yer!
mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

ram ol bana,ruhun yeni bir aleme girsin...
yazmış kaderin:aşkıma ömrünce esirsin!
aklınla,şuurunla,hayalinle bilirsin.
mutlak seveceksin beni,bundan kaçamazsın...

hüseyin nihâl atsız

en sevdiğim şiir

sözlüğü elit bir ortam zannetmek

aptal taklidi yapan zekiler mi yoksa zeki taklidi yapan aptallardan mı olacaksınız? bence tarafını doğru seçmek sözlük yazarı olurken en önemli noktalardan biri.

18.02.2017 şanlıurfa viranşehir terör saldırısı

inekmatur gibi tiplerin sesi çıkmıyor bak. ikiyüzlü.

beğendiğini malignleyip beğenmediğini benignleme

ara ara bunu yaparım. ama bi sorun neden diye?

mesela çok berbat bir yazı ve 1 benign 4 malign almış. hemen benignliyorum çünkü 2-4 daha güzel duruyor. eğer 3 benign 8 malign alsaydı %49 benign %51 malign atardım. malignlersem malign benign'in 3 katı olacak ve yazı da zaten kötüydü çünkü. ama 2 kat daha hoş duruyor bilemedim şimdi.

ya da güzel bir yazı 12 benign 11 malign almış. malign atıyorum çünkü 12-12 olması gerek onun.

ekleme; beklediğim malign geldi yoksa kendimi malignleyecektim

zerdusck

aleyna tilki

1 aya ismi unutulacak hatun kişi. neden böyle ego yapıyor bilemiyorum sanırsın tıp okuyor.

tıp okuduğunu veya doktor olduğunu saklama hastalığı

bende ve ailemde olan hastalık. misal ailem zorunlu durumlar haricinde kesinlikle önlük giymez, dr plaka araba almaz, arabanın camında yılan simgesi bulundurmaz. kuzenlerim ve ben sorulmadıkça tıp okuduğumuzu söylemeyiz, sorulunca da edebiyat öğretmenliği, matematik bölümü ya da -trolleme damarım tutarsa- otoyıkamacı ve ya kalfa olduğumu söylerim.

edit: malign atanlar ilginç bir kafa yaşıyor.

kendini doktordan üstün sayan hemşire

(bkz: doktorun görev tanımı)
(bkz: hemşirenin görev tanımı)

kimse kimsenin yardımcısı hizmetçisi değildir. kimsenin üstünlüğü yoktur. biri elma biri armuttur.

turkmsic

dedikodunun, adam kayırmanın bol olduğu oligark grup. tam bir kapalı sosyete örneğidir.

lab önlüğü giyerken laf yemem

önlüğümü çaldırmak istemeyişimden mütevellit arabamın arkasına asılı vaziyette bırakırım. çarşamba günü lab için önlüğümü almaya arabaya gittim, hava soğuk olduğu için dışarıda giydim bi de girmeden sigara içeyim dedim. sigara içme alanında tek önlüklü bendim. aksilik ya dönem 2 önlükleriyle her tenefüs inerlerken bu tenefüs dönem 3 olan bendeniz önlüğüyle yalnız kalakalmıştı. konuşma tarzlarından spor bilimleri fakültesinde dönem 1de okuduğunu tahmin ettiğim 3 kız bana dik dik bakarak geçti. arkamda dikildiler dedikoduya başlayacaklar birazdan, sigaramın sonuna yaklaşmıştım. içlerinden biri diğerlerine "bi de önlükle inmiş aşağı tıp okuyo ya havası kimeyse artık" dedi. döndüm arkamı, sigaramı attım. "sana, sana ve sana canım" dedikten sonra cevap beklemeden laba doğru yol aldım. hayatımda en haz aldığım anlardan biriydi. öyle bi ruh haline girmiştim ki öyle bi kasım kasım kasılmıştım ki tekerlekli sandalyeli bi çocuk ayağa kalkıp beni alkışladı, tembel olduğum için hep laf çarpan histo profesörü camdan sarkıp "bravo lan sana" dedi, en son victoria's secret mankenleri bana dokunmak için kavga ediyordu. o an bayılmışım. kendimi mikrobiyoloji labında buldum.

bu da böyle bi anımdır.

tıp okuduğunu veya doktor olduğunu saklama hastalığı

bende ve ailemde olan hastalık. misal ailem zorunlu durumlar haricinde kesinlikle önlük giymez, dr plaka araba almaz, arabanın camında yılan simgesi bulundurmaz. kuzenlerim ve ben sorulmadıkça tıp okuduğumuzu söylemeyiz, sorulunca da edebiyat öğretmenliği, matematik bölümü ya da -trolleme damarım tutarsa- otoyıkamacı ve ya kalfa olduğumu söylerim.

edit: malign atanlar ilginç bir kafa yaşıyor.

meclis başkanı ismail kahramanın che guevara açıklaması

"milliyetçilik bolivya dağlarında öldürülen arjantinli maceracı serseri che guevara için zırlayıp da, sıra kazak kahramanı osman batur‘a gelince susmak hiç değildir!"

-hüseyin nihal atsız

tanım: yerinde bulduğum açıklamadır. türk gençlerinin che denen serseriden daha çok örnek alacağı kimseler bizim tarihimizde çokça vardır.

tıpçının bölümümü sevmiyorum demesi

nefret edilesi insan tipi. defol git başka bölüme kontenjan işgal etme. dayak yiyen doktorların %90ını oluşturan gruptur ayrıca. her şey doktorlarsitesinde anlatıldığı gibi tozpembe değil.

edit: bana cevaben yazılan entry için; başıma gelmedi gelemez ama şahit oldum. misal 70 yaşında kadına oğlunun yanında bağırır laf çarparsanız yumruğu yersiniz. başıma gelirse benden de yumruk yersiniz. misal2; destur demeden hadi çabuk sırala şikayetlerini başka işim var derseniz yumruğu yersiniz. ben bunu sineye çekebilirim, başıma geldi. ama herkes çekmez. seansına 140 tl verdiğim doktor bunu yapamaz.
misal3; yakınını yeni kaybetmiş hastayakınının yanında gülüp eğlenemezsiniz. bu meslek etiği değil insanlıktır

bu saydığım gibi yapan karşıma çıkarsa -ki genelde sabırlı, sakin, kavga sevmeyen, elit ve kültürlü bir ortamda yetişmiş biri olan ben bile- damarıma basmış sayarım. varın siz düşünün herhangi biri ne yapar.

dixi

hayat tecrübesini evinin balkonundan edinmiş yazar kişilik. kendi çapında polyannacılık oynuyor, polyanna'nın kuzuları gibi o da inekleri seviyor.

muhtemelen hayatındaki yegane başarısı "tıp öğrencisi olmak" olduğu için bunun ona kutsal vazifeler getirdiğini sanıyor.

klinisyen hocaların öğrenciye doktor demesi

derste söz istersin, "evet doktor bey" diye söz hakkı verirler. beni çok irrite ediyor çünkü dönem 3 öğrencisiyim daha. hocam bu şekilde hitap ettiğiniz çoğu insanın egosu gereksiz yere okşanıyor. tıp, ömür boyu süren bir eğitim iken d3 öğrencisine doktor derseniz seneye tanrılık ilan eder bu adamlar. yüz vermeyin fazla.

içerik kuralları - iletişim