tonbaliklisalata

Durum: 5 - 0 - 0 - 0 - 01.04.2017 05:44

Puan: 87 -

3 yıl önce kayıt oldu. birinci nesil yazar.

Henüz bio girmemiş.

kitap önerisi

jose saramago-körlük
yuval noah harari-sapiens ve homo deus ( insanın bilişsel evrimi ve yarının tarihi ile ilgili ufuk açıcı okurken heyecan verici 2 kitap)
harper lee- bülbülü öldürmek( etkisinden uzun süre çıkamadığım, doğruluk, adalet, ırkçılık, toplumsal ikiyüzlülüğü işleyen pulitzer ödüllü roman)
engin geçtan-insan olmak( günümüz nevrotik problemlerinin çoğuyla birliktelik gösteren temel duygu ve düşüncelerin analiziyle ilgili sade dille yazılmış bir kitap )

spotify

ucuzluğu ve geniş şarkı yelpazesiyle mecburi hizmetime, nöbetlerime renk katan canım program :)

normal kavramı üzerine

engin geçtan der ki: yirminci yüyılın ilk yarısında, toplum normlarına uyma oranının normalliği, bu kurallardan sapma oranının ise nornal dışını belirlediği görüşü oldukça egemendi. ancak ikinci dünya savaşı'ndan sonra toplumların da bazen hasta olabileceğinin fark edilmesi üzerine bu görüş geçerliğini önemli ölçüde yitirmiştir. hasta toplum, bünyesindeki normal bir davranışı normal dışı olarak yorumlayabilen toplumdur. normalliğin temel ölçütlerinden biri , kişinin kendisini iyi hissedebilmesidir. bu ise yalnızca yaşamın sürdürülebilmesini değil, insanın düna içinde kendine özgü bir yer edinebilmesini ve yaşamından doyum sağlayabilmesini de içerir. buna karşılık, yalnıca toplumun onayına yönelik davranışlar kişiliğin ortadan silinmesine neden olur .
engin geçtan-insan olmak

patoloji

temel bilim değildir. cerrahi branşlar içindedir. tatlı olduğu doğrudur kanımca ama bir o kadar ciddi bilgi yükü, obsesyon ve sorumluluk gerektirir, malpraltisi ağırdır çünkü o preparatlar onlarca yıl saklanır hep arkanda bir iz vardır.

lgbti

cinsel yönelimin özenilerek ve buluşarak geçtiğini mi söylüyorsunuz, önce bunu kendinize sorun, ne zaman heteroseksüel olmaya karar verdiniz, gerçekten de hımm ben erkeğim en mantıklısı bir kadına ilgi duymak dediniz ve o gün her şey belirlendi sizin için sanırım, tercih mi sizce bu? ayrıca özenilerek geçen bir durum olsa küçüklükten beri anne, babamız, çevremiz, televizyon, toplumsal cinsiyet kalıpları.. hepsi heteroseksüelliği özendiririken, tek ve doğru olanın heteroseksüellik olduğu diğerlerinin ise lanetli ve aşağılık olduğu bilinçaltımıza kazanırken bir tercih yapılması gerektiğinde kimse böyle katı tabuları olan bir toplumda lgbt birey olmayı istemezdi herhalde. en az sizler kadar sevmeye, hissetmeye, sevdiğimizin elini tutmaya, bu toplumda var olmaya, sağlıklı bir erişkin olarak yaşamımımızı sürdürmeye hakkımız var, aksini savunmak nefret suçudur. kendinizi daha çocukluktan beri farklı hissetmek, ama bunu tanımlayamamak, kimse ile paylaşamamak, ergenlik dönemine geldiğinde ilk kendin ile savaşmak, kendini ucube zannetmek, hatta belki intiharı bile düşünmek, çevrende hiçbir şekilde desteğin olmaması, daha sonra kendin ile barışma sürecinden sonra zihninde yaşadığın süreçlerin aynısını toplum ile yaşamak, ailenin seni olduğu gibi sevmeyeceğinin derin hüznü ve korkusuyla yaşamak, yapayalnız hissetmek, sevdiğin kişiyle el ele tutuşamamak, gururla işte hayatımı birleştirmek istediğim kişi bu diyememek... hani sizin günlük hayatta bir defa bile karşılaşmadığınız, aklınızın ucundan bile geçmeyen zorluklar, korkular.. yukarıda yazmışsınız, böyle insanlardan yakınlarımın uzak durmasını isterim demişsiniz, ama üzgünüm lgbt bireyler her yerdeler ama şu uyguladığınız toplumsal baskı nedeniyle heteroseksüel rolü ile devam ediyor çoğu hayatına. insanoğlunun nüfus artış piramidine bakın ve görün son 100 yılda nüfusta tarihte olmadığı kadar bir artış var, ne ironiktir ki sizin tezinize göre eşcinseller görünür oldukça nüfus hızla düşecek büyük bir felaket yaşanacaktır, ama tam tersi olmaktadır, size önerim insanları istatistik olarak görmeyiniz, ne olurlarsa olsunlar bir birey olduklarını, hayatlarının sizin kadar değerli olduklarını, onurlu yaşam haklarının olduklarını unutmayınız, sorun odaklı değil çözüm odaklı yaklaşınız, sizin kişisel ahlakınıza aykırı diyelim, bununla ilgili ne öneriyorsunuz mesela, lgbti bireyler sırf bu yüzden toplumla tüm aidiyet bağlantılarını kesip kendilerini soyutlamalı mı ya da duygusal anlamda vasat bir hayatı mı hakediyorlar, nedir öneriniz? yardım edin, fikir sunun lütfen, ergenlikten sonra sessizleşen, içine kapanan kardeşiniz bir gün size gelip eşcinsel olduğunu söylediğinde ona da bu kadar acımasız mı davranacaksınız, kendini normal hissetmediği için intihar eden gençler oldu ve oluyor bu ülkede... lütfen yaşamları bu kadar kolay çöpe atmayın, en azından biz hekimler yapmayalım...
Henüz bir favori entry yok.

Toplam entry sayısı: 5

lgbti

cinsel yönelimin özenilerek ve buluşarak geçtiğini mi söylüyorsunuz, önce bunu kendinize sorun, ne zaman heteroseksüel olmaya karar verdiniz, gerçekten de hımm ben erkeğim en mantıklısı bir kadına ilgi duymak dediniz ve o gün her şey belirlendi sizin için sanırım, tercih mi sizce bu? ayrıca özenilerek geçen bir durum olsa küçüklükten beri anne, babamız, çevremiz, televizyon, toplumsal cinsiyet kalıpları.. hepsi heteroseksüelliği özendiririken, tek ve doğru olanın heteroseksüellik olduğu diğerlerinin ise lanetli ve aşağılık olduğu bilinçaltımıza kazanırken bir tercih yapılması gerektiğinde kimse böyle katı tabuları olan bir toplumda lgbt birey olmayı istemezdi herhalde. en az sizler kadar sevmeye, hissetmeye, sevdiğimizin elini tutmaya, bu toplumda var olmaya, sağlıklı bir erişkin olarak yaşamımımızı sürdürmeye hakkımız var, aksini savunmak nefret suçudur. kendinizi daha çocukluktan beri farklı hissetmek, ama bunu tanımlayamamak, kimse ile paylaşamamak, ergenlik dönemine geldiğinde ilk kendin ile savaşmak, kendini ucube zannetmek, hatta belki intiharı bile düşünmek, çevrende hiçbir şekilde desteğin olmaması, daha sonra kendin ile barışma sürecinden sonra zihninde yaşadığın süreçlerin aynısını toplum ile yaşamak, ailenin seni olduğu gibi sevmeyeceğinin derin hüznü ve korkusuyla yaşamak, yapayalnız hissetmek, sevdiğin kişiyle el ele tutuşamamak, gururla işte hayatımı birleştirmek istediğim kişi bu diyememek... hani sizin günlük hayatta bir defa bile karşılaşmadığınız, aklınızın ucundan bile geçmeyen zorluklar, korkular.. yukarıda yazmışsınız, böyle insanlardan yakınlarımın uzak durmasını isterim demişsiniz, ama üzgünüm lgbt bireyler her yerdeler ama şu uyguladığınız toplumsal baskı nedeniyle heteroseksüel rolü ile devam ediyor çoğu hayatına. insanoğlunun nüfus artış piramidine bakın ve görün son 100 yılda nüfusta tarihte olmadığı kadar bir artış var, ne ironiktir ki sizin tezinize göre eşcinseller görünür oldukça nüfus hızla düşecek büyük bir felaket yaşanacaktır, ama tam tersi olmaktadır, size önerim insanları istatistik olarak görmeyiniz, ne olurlarsa olsunlar bir birey olduklarını, hayatlarının sizin kadar değerli olduklarını, onurlu yaşam haklarının olduklarını unutmayınız, sorun odaklı değil çözüm odaklı yaklaşınız, sizin kişisel ahlakınıza aykırı diyelim, bununla ilgili ne öneriyorsunuz mesela, lgbti bireyler sırf bu yüzden toplumla tüm aidiyet bağlantılarını kesip kendilerini soyutlamalı mı ya da duygusal anlamda vasat bir hayatı mı hakediyorlar, nedir öneriniz? yardım edin, fikir sunun lütfen, ergenlikten sonra sessizleşen, içine kapanan kardeşiniz bir gün size gelip eşcinsel olduğunu söylediğinde ona da bu kadar acımasız mı davranacaksınız, kendini normal hissetmediği için intihar eden gençler oldu ve oluyor bu ülkede... lütfen yaşamları bu kadar kolay çöpe atmayın, en azından biz hekimler yapmayalım...

normal kavramı üzerine

engin geçtan der ki: yirminci yüyılın ilk yarısında, toplum normlarına uyma oranının normalliği, bu kurallardan sapma oranının ise nornal dışını belirlediği görüşü oldukça egemendi. ancak ikinci dünya savaşı'ndan sonra toplumların da bazen hasta olabileceğinin fark edilmesi üzerine bu görüş geçerliğini önemli ölçüde yitirmiştir. hasta toplum, bünyesindeki normal bir davranışı normal dışı olarak yorumlayabilen toplumdur. normalliğin temel ölçütlerinden biri , kişinin kendisini iyi hissedebilmesidir. bu ise yalnızca yaşamın sürdürülebilmesini değil, insanın düna içinde kendine özgü bir yer edinebilmesini ve yaşamından doyum sağlayabilmesini de içerir. buna karşılık, yalnıca toplumun onayına yönelik davranışlar kişiliğin ortadan silinmesine neden olur .
engin geçtan-insan olmak

lgbti

cinsel yönelimin özenilerek ve buluşarak geçtiğini mi söylüyorsunuz, önce bunu kendinize sorun, ne zaman heteroseksüel olmaya karar verdiniz, gerçekten de hımm ben erkeğim en mantıklısı bir kadına ilgi duymak dediniz ve o gün her şey belirlendi sizin için sanırım, tercih mi sizce bu? ayrıca özenilerek geçen bir durum olsa küçüklükten beri anne, babamız, çevremiz, televizyon, toplumsal cinsiyet kalıpları.. hepsi heteroseksüelliği özendiririken, tek ve doğru olanın heteroseksüellik olduğu diğerlerinin ise lanetli ve aşağılık olduğu bilinçaltımıza kazanırken bir tercih yapılması gerektiğinde kimse böyle katı tabuları olan bir toplumda lgbt birey olmayı istemezdi herhalde. en az sizler kadar sevmeye, hissetmeye, sevdiğimizin elini tutmaya, bu toplumda var olmaya, sağlıklı bir erişkin olarak yaşamımımızı sürdürmeye hakkımız var, aksini savunmak nefret suçudur. kendinizi daha çocukluktan beri farklı hissetmek, ama bunu tanımlayamamak, kimse ile paylaşamamak, ergenlik dönemine geldiğinde ilk kendin ile savaşmak, kendini ucube zannetmek, hatta belki intiharı bile düşünmek, çevrende hiçbir şekilde desteğin olmaması, daha sonra kendin ile barışma sürecinden sonra zihninde yaşadığın süreçlerin aynısını toplum ile yaşamak, ailenin seni olduğu gibi sevmeyeceğinin derin hüznü ve korkusuyla yaşamak, yapayalnız hissetmek, sevdiğin kişiyle el ele tutuşamamak, gururla işte hayatımı birleştirmek istediğim kişi bu diyememek... hani sizin günlük hayatta bir defa bile karşılaşmadığınız, aklınızın ucundan bile geçmeyen zorluklar, korkular.. yukarıda yazmışsınız, böyle insanlardan yakınlarımın uzak durmasını isterim demişsiniz, ama üzgünüm lgbt bireyler her yerdeler ama şu uyguladığınız toplumsal baskı nedeniyle heteroseksüel rolü ile devam ediyor çoğu hayatına. insanoğlunun nüfus artış piramidine bakın ve görün son 100 yılda nüfusta tarihte olmadığı kadar bir artış var, ne ironiktir ki sizin tezinize göre eşcinseller görünür oldukça nüfus hızla düşecek büyük bir felaket yaşanacaktır, ama tam tersi olmaktadır, size önerim insanları istatistik olarak görmeyiniz, ne olurlarsa olsunlar bir birey olduklarını, hayatlarının sizin kadar değerli olduklarını, onurlu yaşam haklarının olduklarını unutmayınız, sorun odaklı değil çözüm odaklı yaklaşınız, sizin kişisel ahlakınıza aykırı diyelim, bununla ilgili ne öneriyorsunuz mesela, lgbti bireyler sırf bu yüzden toplumla tüm aidiyet bağlantılarını kesip kendilerini soyutlamalı mı ya da duygusal anlamda vasat bir hayatı mı hakediyorlar, nedir öneriniz? yardım edin, fikir sunun lütfen, ergenlikten sonra sessizleşen, içine kapanan kardeşiniz bir gün size gelip eşcinsel olduğunu söylediğinde ona da bu kadar acımasız mı davranacaksınız, kendini normal hissetmediği için intihar eden gençler oldu ve oluyor bu ülkede... lütfen yaşamları bu kadar kolay çöpe atmayın, en azından biz hekimler yapmayalım...

patoloji

temel bilim değildir. cerrahi branşlar içindedir. tatlı olduğu doğrudur kanımca ama bir o kadar ciddi bilgi yükü, obsesyon ve sorumluluk gerektirir, malpraltisi ağırdır çünkü o preparatlar onlarca yıl saklanır hep arkanda bir iz vardır.

normal kavramı üzerine

engin geçtan der ki: yirminci yüyılın ilk yarısında, toplum normlarına uyma oranının normalliği, bu kurallardan sapma oranının ise nornal dışını belirlediği görüşü oldukça egemendi. ancak ikinci dünya savaşı'ndan sonra toplumların da bazen hasta olabileceğinin fark edilmesi üzerine bu görüş geçerliğini önemli ölçüde yitirmiştir. hasta toplum, bünyesindeki normal bir davranışı normal dışı olarak yorumlayabilen toplumdur. normalliğin temel ölçütlerinden biri , kişinin kendisini iyi hissedebilmesidir. bu ise yalnızca yaşamın sürdürülebilmesini değil, insanın düna içinde kendine özgü bir yer edinebilmesini ve yaşamından doyum sağlayabilmesini de içerir. buna karşılık, yalnıca toplumun onayına yönelik davranışlar kişiliğin ortadan silinmesine neden olur .
engin geçtan-insan olmak

kitap önerisi

jose saramago-körlük
yuval noah harari-sapiens ve homo deus ( insanın bilişsel evrimi ve yarının tarihi ile ilgili ufuk açıcı okurken heyecan verici 2 kitap)
harper lee- bülbülü öldürmek( etkisinden uzun süre çıkamadığım, doğruluk, adalet, ırkçılık, toplumsal ikiyüzlülüğü işleyen pulitzer ödüllü roman)
engin geçtan-insan olmak( günümüz nevrotik problemlerinin çoğuyla birliktelik gösteren temel duygu ve düşüncelerin analiziyle ilgili sade dille yazılmış bir kitap )
Henüz takip ettiği biri yok.

içerik kuralları - iletişim