uzun süren yalnızlığın bıraktığı his

alışmaya başlarsan eğer bir nevi öküzlük, duygusuz pe....klik tadı bıraktı benim gibi bir bünyede.

ya da etrafımda ki hayatının aşkını bulmanın verdiği hazzı yaşayan insanların zevkine göre öyle.

onların abartılı duygusal tepkilerine hak vermiyorum ama ilk paragrafta ki duygusuzluk hissi az da olsa var. nedeni yalnızlığa alışınca duygularını göstermeye korkuyor insan.
'yalnız insanın kimseye eyvallahı olmaz' sözünden yola çıkarak insanı güçlendirdiğini düşündüğüm, hatta bazı dönemler bizzat yaşadığım, insana çok şey katan özel bir dönemdir yalnızlık.
bir tür özgürlüktür bu his.
karamsar olmayın gençler

*birincisi istediğim yere istediğim anda gidip istediğim anda oradan ayrılabiliyorum.
*arkadaş grubumu da minimize ederek bunu sağladım. ancak asosyal değilim ve benim de dışarıda insanlarla bir araya geldiğim birtakım aktivitelerim var.
*uzmanlık sınavına ve (şu an) bir intörn olarak işime daha iyi odaklanıyorum. resmen 5 kat verimliyim. aynı anda tus çalışırken dil yeteneklerimi de geliştiriyorum.
*boş kaprisler, oyunlar, ilk entryde arkadaşın bahsettiği abartılı duygusal tepkiler ve dırdır yok. kafam rahat, altımda araba şehri fırsat buldukça dolaşıyorum.

yalnızlık insana her zaman kötü gelmez. önemli olan seçici bir yalnızlıktır. gereksiz insanlardan, çıkarcı arkadaşlıklardan, size köstek olan sevgiliden kurtulun. ama iyi bir dost veya iyi bir aşık bulacağınıza da eminseniz bu kişileri de es geçmezsiniz olur biter.
süre uzun olduğu için bıraktığı his de değişkendir.

önceki kötü ilişki tecrübelerinden sonra farklı bir arayışa girersin önce:


zaman geçtikçe kafanda bi karakter yaratır, onunla ilgili hayaller kurar, yaşamadan yaşamaya başlarsın:


ancak bir süre sonra sahte gerçeklik yetmez. biriyle gerçekten bir şeyleri paylaşmayı, birinin varlığına güvenmeyi özlersin. bazen bazı şeyleri o kadar özlersin ki küçücük şeylerden bile orantısız mutlu olup hemen kapılıvermeye başlarsın:


aynı zamanda bahar gelince geceleri kedi miyavlamaları sesleriyle özlediğin bir şey daha vardır, ilk dokunan yanar swh
uzun süren yalnızlığın verdiği his, hayattan alınan tadın bir örneğidir. tıbbi boyutunu es geçiyorum, kafa kırdıran varlık felsefesini bir kenara atarak günümüz insanının davranışları her değeri bir meta unsuruna bağlamalarından sıyrılıp sadece kendi ütopyasını yaşayanların anlamlandırdığı histir.
yapmam gereken işler nedeniyle insana maruz kalmak istemediğim şu dönemde yaşadığım durum. elverişli oldu ilk etapta, ama bir süre sonra diyalog açısından körelebiliyosun.

içerik kuralları - iletişim