yalan

bazen o kadar gözlerini kapatıyor ki insan kendisine söylenen her şeye inanıyor aslına bakarsanız inanmak istiyor çünkü yalan olma ihtimali onu o kadar çok üzecek ki yok sayıyor o ihtimali


sonrasında ise o kadar alışıyor ki kendisine yalan söylenmesine hepsini kabul ediyor sorgulamadan inanıyor çoğu zaman üzücü olsa da bazen doğrusunu bildiğiniz yalanları dinlerken eğleniyorsunuz karşınızdakinin ne kadar aciz bir insan olduğunu görüyorsunuz sizde o kişiye ona göre davranıyorsunuz

sonuç olarak insanlara yalan söylemeyin çünkü çoğu doğrusunu bilse de size bir şey söylemiyor sadece onların gözünde küçülüyorsunuz.

(bkz:siz giderken biz dönüyorduk)
(bkz:sizin güttüğünüz koyun kadar bizim dürttüğümüz çoban var)
karşındaki kişinin kanmasını beklemek suretiyle dile getirilen anlatımlar. bu arada susmanın da yalan olduğu kanaatine kesinlikle katılmıyorum. asla da katılmam
bazen susmak da bir tür yalandır.
doğruyu konuşmayınca susmanın yalandan farkı yok.

"ne çok yalan söyleniyordu yeryüzünde; sözle, yazıyla, resimle ya da susarak."
(bkz:anayurt oteli)
(bkz:yusuf atılgan)


edit: üstteki giriyi görmeden kendi girimi silmiştim, ancak bu giriden bahsedildiği için tekrar yazdım. zaman karmaşası için özür dilerim.
  • /
  • 2

içerik kuralları - iletişim