yanlış anlaşılma

bazen komik anılar bırakır geriye. kuzenimle telefonda konuşuyoruz. tv bozulmuş, sadece teletabiler çıkıyor başka bir şey izleyemiyormuş. allah allah, diyorum. bir, artık teletabi nerde yayınlanıyor; iki, hiçbir kanal açılmayıp niye teletabiler çıkıyor? nasıl yani her kanalda mı teletabiler var diye soruyorum. evet diyor, çoğunda teletabi var ama yayın yok diyor. bende dumur çifte katlanıyor.

bir süre sonra dur bari hava durumuna haberlere bakayım şundan dediği anda bende şimşekler çakıyor. iki saattir 'teletabi' diye anladığım şeyin aslında 'teletext' olduğunu kavrıyorum. bunu ona da anlatınca gerisi kopuş zaten. artık ne kadar özlediysem teletubbiesi.
bazılarının ölümüne korkup uzun uzun açıklama gereği duyduğu, bazılarının üç beş kelimeyle yapmış olmak için açıklayıp geçtiği, kimilerinin zerre umursamadığı, kimilerinin de sapıkça zevk aldığı durumdur.
ameliyathanede yaşanmış bir olay,
(plastik cerrahiye gidecem ve stripleri boneye koydum ama lastik lazım ağzını bağlamam için)
-lastik var mı?
-plastik burası.
-yok lastiği sordum.
-burası işte gerizekalı mısın evladım çık dışarı.
çokça maruz kaldığım durumdur. belki de bazı şeyleri doğru düzgün anlatamamdan da olabilir...

içerik kuralları - iletişim