yapılacak bir ton şeye rağmen öylece oturmak

çok sık yaptığım ve sevdiğim eylemdir. bu eylemi sık uygulamak yapmanız gereken işler için yeterli motivasyonunuzun olmadığının göstergesidir. şahsen ben bazı şeyleri baştan beynimde bırakırım. tamamen istemsiz bir olay ama gerçek bu.
bunun vücut bulmuş hali gibiyim ve halimden hiç de rahatsız değilim
yapılacak bir şey yoksa yerimde duramam ki dedirtendir.
hangisinden başlayacağını bilememek,güç bulamamak ve yerinden kalkmak istememeyle karakterize durum
yapılacak bir ton şeyden kasıt vermeniz gereken fazla kilonuz olan bir ton ise isteseniz de oturmaktan başka bir şey yapamazsınız. o kiloda öylece oturabilmek bile başarı.

bir ton fazlalığınız mı var? öylece oturmaktan başka iş yapamıyor musunuz? öyleyse doğru yerdesiniz! yeni satellet-ton ile ağırlığınız boşa gitmeyecek! kütle çekim kuvvetiniz yüksek olduğundan yörüngenize satellet-ton uydularından yerleştirin ve oturduğunuz yerden para kazanın!
hayatımın tanımı resmen. ayda yılda bir sıkılıp bir şeyler yapmaya çalışıyorum, kendimi zorluyorum yapayım diye. ama 2 3 gün sonra yine eski halime dönüyorum.
yapılacak o kadar çok şey vardır ki sonunda hiçbirini yapamadan günü bitirmiş oluruz. bu nedenle hedeflerimizi akıllıca seçmeliyiz.

hedefleri tanımlamada bir kriter olan smart methodundan bahsetmek istiyorum.
nedir bu smart goals?
baş harflerinin açılımı aşağıdaki gibi olan, bir hedefin sahip olması gereken nitelikler dizisidir.
s (pecific)
m (easurable)
a (chievable)
r (elevant)
t (imely)
öncelikle ulaşmak istediğimiz hedef net ve spesifik olarak belirlenmelidir. ayrıca ilerleme kaydedebileceğimiz ve aşamalı olarak gelişebileceğimiz, bu gelişime tanıklık edebileceğimiz bir durum söz konusu olmalıdır. böylelikle kişi bu ilerlemeyi motivasyon kaynağı olarak görebilecektir. hedefimiz ulaşılabilir/ başarılabilir, gerçekçi, mantıklı ve dayanaklı olmalıdır. son olarak da kendimize belirli bir zaman kısıtlaması -deadline- koymamız gerekiyor. yani artık oturmayı bırakın ;)
bir yerden başlamak gerek canlar. benim kendime çok sık hatırlattığım bir söz var: "hayatını bir türlü düzene koyamayanlar; kendinize çok yüklenmeyin çünkü kaos bir doğa kanunuydu, düzen ise insanoğlunun hayali." insan kendisiyle yüzleşme cesaretini gösterebilmeli. sorunları, sorunların sonuçlarını olduğu gibi kabul edip göğüsleyebilmeli. mesele hiç düşmemek, hata yapmamak değil mesele her düşüşte yeniden ayağa kalkabilmekte, yeniden başlayabilecek gücü kendinde bulabilmekte. içinizdeki gücü, canı, umudu her daim diri tutmanız dileğiyle sevgili tıbbiyeliler.
3 gündür yaptığımdır. bugün de oturdum ağladım hiçbir şey yetişmiyor diye, kendi başıma iş açıyorum. ama insanın bunlara da ihtiyacı var, yıpratıcı olsa da öğreticiliği yüksek. umutsuzluğu umutsuzluk çözmez.

içerik kuralları - iletişim