yapınca iyi hissettiren anlamsız şeyler

masa üstündeki eşyaları simetrik olacak şekilde düzenlemek.
köpük bardak dişlemek.
cüzdandaki kağıt paraları değerine göre dizmek.
yenilen yemeğin son lokmasını içeceğin son kısmına denk getirmek.
aklıma geldikçe editleyeceğim başlık, o kadar çok var ki gün içinde fark edebiliyorum ama şimdilik bu kadar geldi.

kafede pipetin dışındaki poşeti pipeti çıkardıktan sonra minik parçalar kalıncaya dek yırtmak.

çimlerin üstüne oturunca birkaç çim koparmadan duramamak.( çim kopardığımın farkına varmadan önce o elim bir türlü durmuyor malesef, olay bilinç dışı.)

bayram şekerinin naylon kabını iyice açıp tekrar şeker varmışçasına katlamak.

ülker çikolatalı gofret ve benzer kaba sahip çikolataların tırtıklı kenarlarından tutup ince uzun yırtmak.

ocaktaki yemeğin altını kapatmadan önce tamamen açıp son kez fokurdasın diye 10-15saniye beklemek. (sanki daha iyi pişecek o son on saniyede ama açmadan duramıyorum.)
telefonla konuşurken bir şeylerle uğraşmak.

elimizde kalem varsa bir şeyler çiziktirmek veya gömleğin sökük ipiyle oynamak vs gibi. ama kesinlikle bilinçdışı yapılıyor bence tüm bunlar.

başkasını izlerken fark ediyorsun; adamın elinden kalemi alıyorum ama tekrar benden geri alıp çiziktirmeye devam ediyor aksjdh. farkında değiliz gerçekten çünkü bir seferinde elimde makas varken konuşmaya dalmışım, etraftaki kağıtları hafiften kırpa kırpa en son nüfus cüzdanıma yeltendiğimde uyanmıştım duruma. bir de anlamsızca yürüyerek konuşma mevzusu var. araştırılması gereken konular bunlar.
kapıyı kilitledikten sonra ileri geri hareket ettirerek kilitli olup olmadığını kontrol etmek
buzdolabını açıp anlamsızca bakıp kapatmak
biten dürümün poşetini veya kağıdını boş ayran kutusunun içine tepmek.
bayram şekerinin ambalajını tırnağımla dümdüz yapmak
şu beyaz eşyaların sarıldığı saydam baloncuklu poşeti (adının ne olduğunu bilmiyorum) doyasıya patlatmak.
sabah çalışmak için erken kalkıp uykusuzluktan masada uyumak. nedense yatakta uyumaktansa masada uyumak vicdanımı sızlatmıyor. rezillikten hoşlanıyor sanırım vicdanım.
biriyle selamlaşıp öperken 2 kez değil de 3-5 defa öpmek. ben değil de bazı kesimlerde rastladım buna. iki yanağımız var birer kez öpsene işte. "bir onu, bir onu, dur öbürünün hatrı kalmasın, bi tane daha" diye diye yediniz bitirdiniz insanların yanaklarını. şey gibi bu, trafikte de önce sola sonra sağa sonra tekrar sola bakarız ya onun gibi herhalde.

içerik kuralları - iletişim